Mustafa Ata’nın resim ve kâğıt işlerinden ilk kez görülecek vitray çalışmaları “Askıda / Suspended” başlıklı koleksiyon sergisi kapılarını açıyor.
Ata’nın Şile’deki yaşam ve üretim mekânı olan Anıt Atölye’de düzenlenen sergi, sanatçının farklı dönemlerden, özellikle son dönem görülmemiş eserlerini 28 Eylül’de ziyarete açıyor.
18. İstanbul Bienali Paralel Etkinlikler kapsamında gerçekleştirilen “Askıda” sergisi, 28 Eylül – 12 Ekim tarihleri arasında Şile Meşrutiyet Mahallesi’nde bulunan Anıt Atölye’de görülebilecek.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/09/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-6-1.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-09-21 18:35:482025-09-21 18:35:4860. yılına özel sergi
TÜİK verilerine göre 2025 yılı Ağustos ayında bu yılın ay bazında gerçekleşen en yüksek sayısına ulaştı 143.319 adet konut satıldı. 2024 Ağustos ayında gerçekleşen 142 bin adet dolayındaki satış adedine kıyasla bu sene yaklaşık %6,8 oranında artış yaşandı. Ancak 2025 yılının ilk sekiz ayı ortalaması aylık 122 bin civarında olan konut satış rakamları 2024 yılının ilk sekiz ayı ortalaması 100 bin civarındaydı.
“2025 yılı Ağustos ayında gerçekleşen konut satışlarına baktığımızda takribi 143 bin adet konutun satılmış olduğunu görüyoruz. Bir önceki yıl (2024) Ağustos ayında gerçekleşen 142 bin adet dolayındaki satış adedine kıyasla bu sene yaklaşık %6,8 oranında artış yaşandı. Ancak 2025 yılının ilk sekiz ayı ortalaması aylık 122 bin civarında olan konut satış rakamları 2024 yılının ilk sekiz ayı ortalaması 100 bin civarındaydı.
2024 ve 2025 yıllarının ilk sekiz aylarını toplam satışları kıyasladığımızda bu sene geçen seneye göre ayda yaklaşık %21 daha fazla konut satışı olduğunu görüyoruz. Ancak satışta olan gayrimenkul sayısına baktığımızda yılın başından bu yana satışı bekleyen gayrimenkul stokunun büyüdüğünü görüyoruz. 2025 yılın başında konut stoku verileri 500 bin civarında konutun piyasada satışı beklediğini gösteriyordu. Bugün ise bu sayı 620 bin seviyelerine çıkmış durumda. Başka bir deyişle satışını bekleyen konut adedi 8 ayda %25 artmış durumda.
Özetle her ne kadar konut satışları bu sene geçen seneye göre yüksek seyretse de, maalesef satışa konup da müşteri bekleyen konut sayısı her geçen gün artıyor. Konut fiyatlarında bekledikleri rakama ulaşamayan satıcıların mülklerini piyasada bekletmesi veya ihtiyaç nedeni ile satanların her geçen gün artması gibi sebepler bu durumun kaynağı olabilir. Önümüzdeki süreçte krediye ulaşmanın biraz daha rahatlamasıyla stokların biraz eriyeceğini ümit edebiliriz, ancak bu durumun da konut fiyatlarını orta vadede yukarı çekmesi gibi bir risk doğabilir.
Yenilikçi ürünleriyle mutfaklara estetik, fonksiyonellik ve teknolojiyi taşıyan Korkmaz, bu yıl da Uluslararası Ev ve Mutfak Eşyaları Fuarı Zuchex’te en yeni koleksiyonlarını sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi.
İstanbul’da ticaretin kalbi Tahtakale’de 50 metrekare bir dükkanda üretime başlayıp bugün ise toplamda 75 bin metrekarelik alana sahip iki fabrikasıyla sektörün önde gelen markaları arasında yer alan Korkmaz, Uluslararası Ev ve Mutfak Eşyaları Zuchex Fuarı’na katıldı.
“Yeni yatırımlarla küresel hedeflerimize hızla ilerliyoruz”
Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Korkmaz Genel Müdürü Kerim Korkmaz, “Zuchex, bizim için sadece ürünlerimizi sergilediğimiz bir fuar değil, aynı zamanda geleceğe dair bakış açımızı ortaya koyduğumuz uluslararası bir buluşma noktası. Bu yıl odağımız; sürdürülebilir üretim anlayışımız, ileri teknolojiyle birleşen tasarım gücümüz ve kullanıcı deneyimini merkeze alan çözümlerimiz oldu. Global pazarlarda markamızı daha da güçlendirmeyi hedeflerken, ülkemizi yenilikçi ürünlerimizle en iyi şekilde temsil etmekten gurur duyuyoruz. Zuchex, bu vizyonumuzu paylaşmak ve sektöre yön verecek iş birlikleri kurmak için eşsiz bir platform sunuyor” açıklamasında bulundu.
Ipsos tarafından küresel de gerçekleştirilen Global Advisor Eğitim Monitörü ve ülkemizde Gündeme Dair araştırma verilerinden derlenen raporda; ülkelerdeki eğitim kalitesine dair memnuniyet oranlarının düşük olduğunu ortaya koyuyor. Singapur, 2025 yılında da eğitim kalitesinden en yüksek memnuniyet oranına sahip ülke olarak öne çıkarken, Türkiye’de eğitim kalitesinden memnun olanların oranı %15’e yükseldi. 2024’te bu oran %13 seviyesindeydi. Ancak, %63’lük memnuniyetsizlik oranıyla Türkiye, 30 ülke arasında eğitim kalitesine en olumsuz bakış açısına sahip ülke konumunda bulunuyor. Bu veriler, Türkiye’nin eğitim sisteminde reform ihtiyacını ve ekonomik kalkınmadaki önemli rolünü bir kez daha gündeme getiriyor.
Ülkelerin geleceğini şekillendiren eğitim politikaları her geçen gün önemi artarken, toplumun nabzında derin bir yankı uyandırıyor. Ülkemizde her 10 kişiden 7’sinin eğitim politikalarından memnun olmadığını ortaya koyuyor. Bu oran, geçen seneye göre %5’lik bir artış göstererek, toplumun eğitim sistemine yönelik beklentilerinin giderek güçlendiği görülüyor.
Türkiye’deki eğitim müfredatı, temel akademik bilgiler sağlama açısından belirli bir yeterliliğe sahip olsa da; verilere bakıldığında modern dünyanın gerektirdiği becerileri kazandırma konusunda eksiklikleri olduğu bireyler tarafından ifade edilmektedir. Ülkemizde her 10 kişiden 8’i eğitim müfredatının yeterli olmadığını belirtiyor. Çocukların ve gençlerin küresel rekabete hazırlanması, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmesi için müfredatın daha esnek, uygulamalı ve teknoloji odaklı hale getirilmesi gerekiyor. Ayrıca, müfredatın başarısı, öğretmen kalitesi, okul altyapısı ve sosyoekonomik faktörler gibi unsurlara da bağlı olduğu söylenilebilir.
Üniversite eğitiminin gençlerin hayatta başarılı olması için gerekli olduğunu düşünenlerin de oranı %43. 2024 yılında da bu oran %40’tı. AB sosyo-ekonomik statü (SES) grubundaki bireylerin bu konudaki düşünceleri, diğer SES gruplarına göre daha olumlu. DE SES grubunda ise bu konuda net bir görüşe sahip olmayan bireylerin oranı oldukça dikkat çekici.
Okullarda akıllı telefonların kullanılması yasaklanmalı mı? Ülkeler ortalamasında bireylerin yarısı okullarda akıllı telefon kullanılmaması gerektiğini düşünüyor. Ülkemizde de benzer bir durum görülüyor. Her 2 kişiden biri akıllı telefonların okullarda yasaklanması gerektiği görüşünü destekliyor. Eğitim ortamlarında akıllı telefon kullanımına ilişkin tartışmalar, hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte, teknolojinin eğitim üzerindeki etkilerine dair derin bir sorgulamayı yansıtmaktadır. Uluslararası verilere göre, bireylerin %50’si okullarda akıllı telefonların yasaklanması gerektiğini savunuyor; bu oran, teknolojinin dikkat dağıtıcı potansiyeline ve öğrencilerin öğrenme süreçlerindeki odaklanma ihtiyacına duyulan inancı ortaya koyuyor. Türkiye’de de benzer bir tablo söz konusu: Her iki kişiden biri, yani toplumun yarısı, akıllı telefonların okul ortamlarında yasaklanması gerektiği görüşünü destekliyor.
Ülkeler ortalamasında okullarda yapay zekanın kullanılmaması gerektiğini düşünenlerin oranı %37. Türkiye de ise bu konuda daha olumlu bir görüş hakim, okullarda kullanılması görüşünü destekleyenlerin oranı ise %47.
Ülkelerin bir çoğunda teknolojinin eğitim üzerinde olumlu etkisi olacağı konusundaki görüşlerin yıllar içinde gerilediği görülüyor.
Türkiye’de teknolojinin eğitim üzerinde olumlu etkisi olacağına inananların oranı 2023’te %42 iken, 2024’te %33’e geriledi ve 2025’te de aynı seviyede kaldı.
Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, araştırma verilerini şöyle yorumladı;
Ipsos’un dünya genelinde 30 ülkede yapılan Eğitim Monitörü araştırması sonuçlarına göre vatandaşlar ülkelerindeki eğitim kalitesinden büyük oranda memnun değil. Türkiye’de eğitimden memnun olmayanların oranı %63 ve ülkeler arasındaki en olumsuz bakış açısına sahip ülkeyiz. Eğitim kalitesinden en memnun ülkelere baktığımızda ise ilk üç sırada Singapur, İrlanda ve Hindistan geliyor.
Memnuniyet konusunda Gündeme Dair araştırmamız ile daha detaylı sorular sorarak eğitim politikaları ve eğitimin kalitesi gibi konularda da düşünceleri inceledik. Ülkemizde her on kişiden yedisi eğitim politikalarından memnun olmadığını belirtiyor. Memnun olmayanların oranı geçen seneye göre %5 daha yüksek. Her on kişiden sekizi ise eğitim müfredatının yeterli olmadığını belirtiyor.
Konuşma ve tartışma becerilerini geliştirmek, çağın gerektirdiği bilgi ve becerileri kazanmak, araştırma yapmayı ve iş birliğini öğrenmek, fırsat eşitliği sağlamak, çağdaş ve etkin bir eğitim almak, yeterli fiziksel altyapıya sahip olmak gibi detaylı sorular sorduğumuzda, bireylerin olumsuz düşündüğünü görüyoruz. Her on kişiden altısı, mevcut eğitim sisteminin bu beklentileri karşılamadığını düşünüyor.
Türkiye’de her iki kişiden biri, eğitimin bugün geçmişe kıyasla daha kötü olduğunu düşünüyor. Her yaş grubunda bu düşüncenin baskın olduğu görülüyor. Ancak daha eski yıllarla kıyaslama imkanı olan 46 yaş ve üzerindeki bireyler çok daha memnuniyetsiz. 18-25 yaş arasında her on kişiden dördü kendi dönemindeki eğitim kalitesinin daha iyi olduğunu düşünürken 46 yaş ve üzerinde her on kişiden altısı, 55 yaş ve üzerinde ise her on kişiden yedisi bu düşüncede.
İş hayatına geçmeden önceki son durak olan üniversite konusunda farklı görüşler var. Üniversite eğitiminin gençlerin hayatta başarılı olması için gerekli olduğunu düşünenlerin de oranı %43. AB sosyo-ekonomik statü (SES) grubundaki bireylerin bu konudaki düşünceleri, diğer SES gruplarına göre daha olumlu. Bu SES grubunda her iki kişiden biri üniversite eğitiminin hayatta başarılı olmak için gerekli olduğu düşüncesinde. C1,C2 ve DE SES grubuplarındaki bireylerde ise olumlu bakış açısı azalıyor.
Özellikle DE grubunda net bir görüşe sahip olmayanların oranı dikkat çekici (%28). Özetle, hayatta başarılı olabilmek için orta alt gelir grubundaki insanların daha iyi bir eğitim almaya dair inançları ve beklentileri zayıflıyor.
Ipsos Eğitim Monitörü’nde bu yıl ilgi çeken farklı konularda da sorular soruldu. Ülkelerin çoğunda, bireylerin yarısından fazlası gençlerin okulda akıllı telefon kullanmaması gerektiğini düşünüyor (%55). Ülkemizde de benzer bir durum söz konusu. Her 2 kişiden biri akıllı telefonların okullarda yasaklanması gerektiği görüşünü destekliyor. Ülkeler ortalamasında okullarda yapay zekanın kullanılması gerektiğini düşünenlerin oranı ise %38. Türkiye’de ise bu konuda daha olumlu bir görüş hakim, her iki kişiden biri okullarda yapay zekanın kullanılmasını destekliyor. Araştırmanın enteresan sonuçlarından biri de teknolojinin eğitim üzerindeki etkisi. Ülkelerin çoğunda teknolojinin eğitim üzerinde olumlu etkisi olacağı konusundaki görüşlerin yıllar içinde gerilediği görülüyor. Türkiye’de de 2023 yılında teknolojinin eğitim üzerinde olumlu etkisi olacağını düşünenlerin oranı %42 iken 2024 yılında %33’e gerilemiş ve bu yıl benzer seviyede kalmış durumda.
Hem Türkiye’de dem de dünyada eğitimin geliştirilmesine dair güçlü bir toplumsal talep olduğunu görüyoruz. Teknoloji ve yapay zekânın sunduğu fırsatlar doğru değerlendirildiğinde, daha kapsayıcı ve çağın ihtiyaçlarına yanıt veren eğitim sistemlerine sahip olmak hayal değil.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/09/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-23.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-09-21 12:12:022025-09-21 12:12:02Dünya eğitim sisteminden memnun değil!
The Stay Boulevard Nişantaşı, sonbaharı, Otmar Uras ile hayata geçirdiği yeni sergisi “Gizli Bahçe” ile karşılıyor.
Uluslararası sanatçılar Esteban Fuentes de María, Camille Bruat ve Francesco Poiana’nın eserlerinden oluşan seçki, sanatseverleri görünmeyenin ardında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor. Sergi, 17 Kasım tarihine dek ziyaret edilebilecek.
Sergide, farklı tekniklerle ve çok değişken ölçülerde çalışan Meksikalı sanatçı Esteban Fuentes de María, çağdaş çizim ve metal çalışmalarıyla bilinen Fransız sanatçı Camille Bruat ile eserlerinde genellikle peyzaj çalışmalarına yer veren İtalyan sanatçı Francesco Poiana’nın eserleri yer alıyor.
İngiliz yazar Frances Hodgson Burnett’in aynı adlı kült kitabına atıfta bulunan “Gizli Bahçe”, ilk bakışta bir iyileşme hikâyesi gibi görünse de, aslında görünmeyenin açılış ritüeli olarak kurgulandı. Sergi, kitapta tasvir edilen bahçeyi birebir temsil etmek yerine onun titreşimlerini günümüz sanatının malzemelerine, formlarına dönüştürüyor. Bahçe çizgilerle, dokularla ve yüzeylerle yeniden örülmüş bir iç mekâna dönüşüyor, bir sembol, ritüel ve içsel alan olarak yeniden yorumlanıyor.
“Gizli Bahçe” sergisi, 17 Kasım tarihine dek The Stay Boulevard Nişantaşı’nın 1. katındaki galeri alanında görülebilir.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/09/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-18-3.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-09-20 13:39:072025-09-20 13:39:38“Gizli Bahçe” Sergisi The Stay Boulevard Nişantaşı’nda
Garanti BBVA Ödeme Sistemleri, iş ortağı T-Soft ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle iş yerlerinin dijitalleşme sürecine önemli bir katkı sunuyor. “Uygun ve Kapsamlı Garanti BBVA E-ticaret Paketi” ile işletmeler, düşük komisyon oranları, güçlü altyapı, web site kurulumu ve Garanti BBVA Bonus kart ağıyla taksit imkânlarını bir arada buluyor.
Garanti BBVA Ödeme Sistemleri’nin T-Soft iş birliği ile geliştirdiği yeni paket, işletmelerin online mağaza kurma ve yönetme süreçlerinde anahtar teslim çözüm sunarak dijital dönüşümün hızlanmasına destek oluyor. Garanti BBVA müşterileri, Eylül ayında geçerli olacak kampanya kapsamında yıllık yalnızca 36.000 TL’ye, üstelik peşin fiyatına 12 taksit imkânıyla bu özel paketten yararlanabilecek.
Paket içerisinde web sitesi kurulumu, e-ticaret altyapısı, ücretsiz Garanti BBVA Sanal POS entegrasyonu, üç farklı pazaryeri üyeliği, indirimli kargo ücretleri ve Garanti BBVA Ticari Kartına 2.500 TL Bonus fırsatı sunuluyor. Garanti BBVA Sanal POS ile iş yerleri 7/24 açık sanal mağaza üzerinden hızlı, güvenli ve kolay ödeme alabiliyor. İlk yıl ücretsiz olan Sanal POS, 3 ay boyunca geçerli kampanyada aylık yurt içi tek çekim işlemlerde 1,5 mio TL’ye kadar ertesi gün ödemeli %2,09 komisyon oranı veya ciro baremsiz 25 gün blokeli %0 komisyon seçeneğiyle mikro, KOBİ ve bireysel segmentli işletmelere esneklik sağlıyor.
Garanti BBVA Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Kerem Orbay, iş birliğiyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: “İşletmelerin dijitalleşme yolculuğunda yanlarında olmayı çok önemsiyoruz. T-Soft ile geliştirdiğimiz bu paket, küçükten büyüğe her ölçekteki işletmenin e-ticarete adım atmasını kolaylaştırıyor. Online satış kanallarını hızlı, güvenli ve uygun maliyetlerle kurabilmelerine imkân tanıyoruz. Böylece iş yerleri yalnızca bir ödeme çözümü değil, anahtar teslim bir e-ticaret altyapısına sahip oluyor. Bu süreci Türkiye ekonomisinin dijital geleceğine yapılmış bir yatırım olarak görüyor, işletmelerin rekabet gücünü artırmaya katkı sağlıyoruz.”
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/09/1758120659_Kerem_Orbay1.jpg13332000pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-09-20 12:45:402025-09-20 12:46:31Garanti BBVA ve T-Soft’tan anahtar teslim çözümler
60. yılına özel sergi
Mustafa Ata’nın resim ve kâğıt işlerinden ilk kez görülecek vitray çalışmaları “Askıda / Suspended” başlıklı koleksiyon sergisi kapılarını açıyor.
Ata’nın Şile’deki yaşam ve üretim mekânı olan Anıt Atölye’de düzenlenen sergi, sanatçının farklı dönemlerden, özellikle son dönem görülmemiş eserlerini 28 Eylül’de ziyarete açıyor.
18. İstanbul Bienali Paralel Etkinlikler kapsamında gerçekleştirilen “Askıda” sergisi, 28 Eylül – 12 Ekim tarihleri arasında Şile Meşrutiyet Mahallesi’nde bulunan Anıt Atölye’de görülebilecek.
Satılmayı bekleyen konut stoku artıyor
TÜİK verilerine göre 2025 yılı Ağustos ayında bu yılın ay bazında gerçekleşen en yüksek sayısına ulaştı 143.319 adet konut satıldı. 2024 Ağustos ayında gerçekleşen 142 bin adet dolayındaki satış adedine kıyasla bu sene yaklaşık %6,8 oranında artış yaşandı. Ancak 2025 yılının ilk sekiz ayı ortalaması aylık 122 bin civarında olan konut satış rakamları 2024 yılının ilk sekiz ayı ortalaması 100 bin civarındaydı.
Verileri değerlendiren Gayrimenkul şirketleri açıklamalarda bulundular
“2025 yılı Ağustos ayında gerçekleşen konut satışlarına baktığımızda takribi 143 bin adet konutun satılmış olduğunu görüyoruz. Bir önceki yıl (2024) Ağustos ayında gerçekleşen 142 bin adet dolayındaki satış adedine kıyasla bu sene yaklaşık %6,8 oranında artış yaşandı. Ancak 2025 yılının ilk sekiz ayı ortalaması aylık 122 bin civarında olan konut satış rakamları 2024 yılının ilk sekiz ayı ortalaması 100 bin civarındaydı.
2024 ve 2025 yıllarının ilk sekiz aylarını toplam satışları kıyasladığımızda bu sene geçen seneye göre ayda yaklaşık %21 daha fazla konut satışı olduğunu görüyoruz. Ancak satışta olan gayrimenkul sayısına baktığımızda yılın başından bu yana satışı bekleyen gayrimenkul stokunun büyüdüğünü görüyoruz. 2025 yılın başında konut stoku verileri 500 bin civarında konutun piyasada satışı beklediğini gösteriyordu. Bugün ise bu sayı 620 bin seviyelerine çıkmış durumda. Başka bir deyişle satışını bekleyen konut adedi 8 ayda %25 artmış durumda.
Özetle her ne kadar konut satışları bu sene geçen seneye göre yüksek seyretse de, maalesef satışa konup da müşteri bekleyen konut sayısı her geçen gün artıyor. Konut fiyatlarında bekledikleri rakama ulaşamayan satıcıların mülklerini piyasada bekletmesi veya ihtiyaç nedeni ile satanların her geçen gün artması gibi sebepler bu durumun kaynağı olabilir. Önümüzdeki süreçte krediye ulaşmanın biraz daha rahatlamasıyla stokların biraz eriyeceğini ümit edebiliriz, ancak bu durumun da konut fiyatlarını orta vadede yukarı çekmesi gibi bir risk doğabilir.
Korkmaz, Zuchex 2025’te
Yenilikçi ürünleriyle mutfaklara estetik, fonksiyonellik ve teknolojiyi taşıyan Korkmaz, bu yıl da Uluslararası Ev ve Mutfak Eşyaları Fuarı Zuchex’te en yeni koleksiyonlarını sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi.
İstanbul’da ticaretin kalbi Tahtakale’de 50 metrekare bir dükkanda üretime başlayıp bugün ise toplamda 75 bin metrekarelik alana sahip iki fabrikasıyla sektörün önde gelen markaları arasında yer alan Korkmaz, Uluslararası Ev ve Mutfak Eşyaları Zuchex Fuarı’na katıldı.
“Yeni yatırımlarla küresel hedeflerimize hızla ilerliyoruz”
Fuara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Korkmaz Genel Müdürü Kerim Korkmaz, “Zuchex, bizim için sadece ürünlerimizi sergilediğimiz bir fuar değil, aynı zamanda geleceğe dair bakış açımızı ortaya koyduğumuz uluslararası bir buluşma noktası. Bu yıl odağımız; sürdürülebilir üretim anlayışımız, ileri teknolojiyle birleşen tasarım gücümüz ve kullanıcı deneyimini merkeze alan çözümlerimiz oldu. Global pazarlarda markamızı daha da güçlendirmeyi hedeflerken, ülkemizi yenilikçi ürünlerimizle en iyi şekilde temsil etmekten gurur duyuyoruz. Zuchex, bu vizyonumuzu paylaşmak ve sektöre yön verecek iş birlikleri kurmak için eşsiz bir platform sunuyor” açıklamasında bulundu.
Dünya eğitim sisteminden memnun değil!
Ipsos tarafından küresel de gerçekleştirilen Global Advisor Eğitim Monitörü ve ülkemizde Gündeme Dair araştırma verilerinden derlenen raporda; ülkelerdeki eğitim kalitesine dair memnuniyet oranlarının düşük olduğunu ortaya koyuyor. Singapur, 2025 yılında da eğitim kalitesinden en yüksek memnuniyet oranına sahip ülke olarak öne çıkarken, Türkiye’de eğitim kalitesinden memnun olanların oranı %15’e yükseldi. 2024’te bu oran %13 seviyesindeydi. Ancak, %63’lük memnuniyetsizlik oranıyla Türkiye, 30 ülke arasında eğitim kalitesine en olumsuz bakış açısına sahip ülke konumunda bulunuyor. Bu veriler, Türkiye’nin eğitim sisteminde reform ihtiyacını ve ekonomik kalkınmadaki önemli rolünü bir kez daha gündeme getiriyor.
Ülkelerin geleceğini şekillendiren eğitim politikaları her geçen gün önemi artarken, toplumun nabzında derin bir yankı uyandırıyor. Ülkemizde her 10 kişiden 7’sinin eğitim politikalarından memnun olmadığını ortaya koyuyor. Bu oran, geçen seneye göre %5’lik bir artış göstererek, toplumun eğitim sistemine yönelik beklentilerinin giderek güçlendiği görülüyor.
Türkiye’deki eğitim müfredatı, temel akademik bilgiler sağlama açısından belirli bir yeterliliğe sahip olsa da; verilere bakıldığında modern dünyanın gerektirdiği becerileri kazandırma konusunda eksiklikleri olduğu bireyler tarafından ifade edilmektedir. Ülkemizde her 10 kişiden 8’i eğitim müfredatının yeterli olmadığını belirtiyor. Çocukların ve gençlerin küresel rekabete hazırlanması, yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmesi için müfredatın daha esnek, uygulamalı ve teknoloji odaklı hale getirilmesi gerekiyor. Ayrıca, müfredatın başarısı, öğretmen kalitesi, okul altyapısı ve sosyoekonomik faktörler gibi unsurlara da bağlı olduğu söylenilebilir.
Üniversite eğitiminin gençlerin hayatta başarılı olması için gerekli olduğunu düşünenlerin de oranı %43. 2024 yılında da bu oran %40’tı. AB sosyo-ekonomik statü (SES) grubundaki bireylerin bu konudaki düşünceleri, diğer SES gruplarına göre daha olumlu. DE SES grubunda ise bu konuda net bir görüşe sahip olmayan bireylerin oranı oldukça dikkat çekici.
Okullarda akıllı telefonların kullanılması yasaklanmalı mı? Ülkeler ortalamasında bireylerin yarısı okullarda akıllı telefon kullanılmaması gerektiğini düşünüyor. Ülkemizde de benzer bir durum görülüyor. Her 2 kişiden biri akıllı telefonların okullarda yasaklanması gerektiği görüşünü destekliyor. Eğitim ortamlarında akıllı telefon kullanımına ilişkin tartışmalar, hem Türkiye’de hem de küresel ölçekte, teknolojinin eğitim üzerindeki etkilerine dair derin bir sorgulamayı yansıtmaktadır. Uluslararası verilere göre, bireylerin %50’si okullarda akıllı telefonların yasaklanması gerektiğini savunuyor; bu oran, teknolojinin dikkat dağıtıcı potansiyeline ve öğrencilerin öğrenme süreçlerindeki odaklanma ihtiyacına duyulan inancı ortaya koyuyor. Türkiye’de de benzer bir tablo söz konusu: Her iki kişiden biri, yani toplumun yarısı, akıllı telefonların okul ortamlarında yasaklanması gerektiği görüşünü destekliyor.
Ülkeler ortalamasında okullarda yapay zekanın kullanılmaması gerektiğini düşünenlerin oranı %37. Türkiye de ise bu konuda daha olumlu bir görüş hakim, okullarda kullanılması görüşünü destekleyenlerin oranı ise %47.
Ülkelerin bir çoğunda teknolojinin eğitim üzerinde olumlu etkisi olacağı konusundaki görüşlerin yıllar içinde gerilediği görülüyor.
Türkiye’de teknolojinin eğitim üzerinde olumlu etkisi olacağına inananların oranı 2023’te %42 iken, 2024’te %33’e geriledi ve 2025’te de aynı seviyede kaldı.
Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, araştırma verilerini şöyle yorumladı;
Ipsos’un dünya genelinde 30 ülkede yapılan Eğitim Monitörü araştırması sonuçlarına göre vatandaşlar ülkelerindeki eğitim kalitesinden büyük oranda memnun değil. Türkiye’de eğitimden memnun olmayanların oranı %63 ve ülkeler arasındaki en olumsuz bakış açısına sahip ülkeyiz. Eğitim kalitesinden en memnun ülkelere baktığımızda ise ilk üç sırada Singapur, İrlanda ve Hindistan geliyor.
Memnuniyet konusunda Gündeme Dair araştırmamız ile daha detaylı sorular sorarak eğitim politikaları ve eğitimin kalitesi gibi konularda da düşünceleri inceledik. Ülkemizde her on kişiden yedisi eğitim politikalarından memnun olmadığını belirtiyor. Memnun olmayanların oranı geçen seneye göre %5 daha yüksek. Her on kişiden sekizi ise eğitim müfredatının yeterli olmadığını belirtiyor.
Konuşma ve tartışma becerilerini geliştirmek, çağın gerektirdiği bilgi ve becerileri kazanmak, araştırma yapmayı ve iş birliğini öğrenmek, fırsat eşitliği sağlamak, çağdaş ve etkin bir eğitim almak, yeterli fiziksel altyapıya sahip olmak gibi detaylı sorular sorduğumuzda, bireylerin olumsuz düşündüğünü görüyoruz. Her on kişiden altısı, mevcut eğitim sisteminin bu beklentileri karşılamadığını düşünüyor.
Türkiye’de her iki kişiden biri, eğitimin bugün geçmişe kıyasla daha kötü olduğunu düşünüyor. Her yaş grubunda bu düşüncenin baskın olduğu görülüyor. Ancak daha eski yıllarla kıyaslama imkanı olan 46 yaş ve üzerindeki bireyler çok daha memnuniyetsiz. 18-25 yaş arasında her on kişiden dördü kendi dönemindeki eğitim kalitesinin daha iyi olduğunu düşünürken 46 yaş ve üzerinde her on kişiden altısı, 55 yaş ve üzerinde ise her on kişiden yedisi bu düşüncede.
İş hayatına geçmeden önceki son durak olan üniversite konusunda farklı görüşler var. Üniversite eğitiminin gençlerin hayatta başarılı olması için gerekli olduğunu düşünenlerin de oranı %43. AB sosyo-ekonomik statü (SES) grubundaki bireylerin bu konudaki düşünceleri, diğer SES gruplarına göre daha olumlu. Bu SES grubunda her iki kişiden biri üniversite eğitiminin hayatta başarılı olmak için gerekli olduğu düşüncesinde. C1,C2 ve DE SES grubuplarındaki bireylerde ise olumlu bakış açısı azalıyor.
Özellikle DE grubunda net bir görüşe sahip olmayanların oranı dikkat çekici (%28). Özetle, hayatta başarılı olabilmek için orta alt gelir grubundaki insanların daha iyi bir eğitim almaya dair inançları ve beklentileri zayıflıyor.
Ipsos Eğitim Monitörü’nde bu yıl ilgi çeken farklı konularda da sorular soruldu. Ülkelerin çoğunda, bireylerin yarısından fazlası gençlerin okulda akıllı telefon kullanmaması gerektiğini düşünüyor (%55). Ülkemizde de benzer bir durum söz konusu. Her 2 kişiden biri akıllı telefonların okullarda yasaklanması gerektiği görüşünü destekliyor. Ülkeler ortalamasında okullarda yapay zekanın kullanılması gerektiğini düşünenlerin oranı ise %38. Türkiye’de ise bu konuda daha olumlu bir görüş hakim, her iki kişiden biri okullarda yapay zekanın kullanılmasını destekliyor. Araştırmanın enteresan sonuçlarından biri de teknolojinin eğitim üzerindeki etkisi. Ülkelerin çoğunda teknolojinin eğitim üzerinde olumlu etkisi olacağı konusundaki görüşlerin yıllar içinde gerilediği görülüyor. Türkiye’de de 2023 yılında teknolojinin eğitim üzerinde olumlu etkisi olacağını düşünenlerin oranı %42 iken 2024 yılında %33’e gerilemiş ve bu yıl benzer seviyede kalmış durumda.
Hem Türkiye’de dem de dünyada eğitimin geliştirilmesine dair güçlü bir toplumsal talep olduğunu görüyoruz. Teknoloji ve yapay zekânın sunduğu fırsatlar doğru değerlendirildiğinde, daha kapsayıcı ve çağın ihtiyaçlarına yanıt veren eğitim sistemlerine sahip olmak hayal değil.
“Gizli Bahçe” Sergisi The Stay Boulevard Nişantaşı’nda
The Stay Boulevard Nişantaşı, sonbaharı, Otmar Uras ile hayata geçirdiği yeni sergisi “Gizli Bahçe” ile karşılıyor.
Uluslararası sanatçılar Esteban Fuentes de María, Camille Bruat ve Francesco Poiana’nın eserlerinden oluşan seçki, sanatseverleri görünmeyenin ardında keşif dolu bir yolculuğa davet ediyor. Sergi, 17 Kasım tarihine dek ziyaret edilebilecek.
Sergide, farklı tekniklerle ve çok değişken ölçülerde çalışan Meksikalı sanatçı Esteban Fuentes de María, çağdaş çizim ve metal çalışmalarıyla bilinen Fransız sanatçı Camille Bruat ile eserlerinde genellikle peyzaj çalışmalarına yer veren İtalyan sanatçı Francesco Poiana’nın eserleri yer alıyor.
İngiliz yazar Frances Hodgson Burnett’in aynı adlı kült kitabına atıfta bulunan “Gizli Bahçe”, ilk bakışta bir iyileşme hikâyesi gibi görünse de, aslında görünmeyenin açılış ritüeli olarak kurgulandı. Sergi, kitapta tasvir edilen bahçeyi birebir temsil etmek yerine onun titreşimlerini günümüz sanatının malzemelerine, formlarına dönüştürüyor. Bahçe çizgilerle, dokularla ve yüzeylerle yeniden örülmüş bir iç mekâna dönüşüyor, bir sembol, ritüel ve içsel alan olarak yeniden yorumlanıyor.
“Gizli Bahçe” sergisi, 17 Kasım tarihine dek The Stay Boulevard Nişantaşı’nın 1. katındaki galeri alanında görülebilir.
Garanti BBVA ve T-Soft’tan anahtar teslim çözümler
Garanti BBVA Ödeme Sistemleri, iş ortağı T-Soft ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle iş yerlerinin dijitalleşme sürecine önemli bir katkı sunuyor. “Uygun ve Kapsamlı Garanti BBVA E-ticaret Paketi” ile işletmeler, düşük komisyon oranları, güçlü altyapı, web site kurulumu ve Garanti BBVA Bonus kart ağıyla taksit imkânlarını bir arada buluyor.
Garanti BBVA Ödeme Sistemleri’nin T-Soft iş birliği ile geliştirdiği yeni paket, işletmelerin online mağaza kurma ve yönetme süreçlerinde anahtar teslim çözüm sunarak dijital dönüşümün hızlanmasına destek oluyor. Garanti BBVA müşterileri, Eylül ayında geçerli olacak kampanya kapsamında yıllık yalnızca 36.000 TL’ye, üstelik peşin fiyatına 12 taksit imkânıyla bu özel paketten yararlanabilecek.
Paket içerisinde web sitesi kurulumu, e-ticaret altyapısı, ücretsiz Garanti BBVA Sanal POS entegrasyonu, üç farklı pazaryeri üyeliği, indirimli kargo ücretleri ve Garanti BBVA Ticari Kartına 2.500 TL Bonus fırsatı sunuluyor. Garanti BBVA Sanal POS ile iş yerleri 7/24 açık sanal mağaza üzerinden hızlı, güvenli ve kolay ödeme alabiliyor. İlk yıl ücretsiz olan Sanal POS, 3 ay boyunca geçerli kampanyada aylık yurt içi tek çekim işlemlerde 1,5 mio TL’ye kadar ertesi gün ödemeli %2,09 komisyon oranı veya ciro baremsiz 25 gün blokeli %0 komisyon seçeneğiyle mikro, KOBİ ve bireysel segmentli işletmelere esneklik sağlıyor.
Garanti BBVA Ödeme Sistemleri Genel Müdürü Kerem Orbay, iş birliğiyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: “İşletmelerin dijitalleşme yolculuğunda yanlarında olmayı çok önemsiyoruz. T-Soft ile geliştirdiğimiz bu paket, küçükten büyüğe her ölçekteki işletmenin e-ticarete adım atmasını kolaylaştırıyor. Online satış kanallarını hızlı, güvenli ve uygun maliyetlerle kurabilmelerine imkân tanıyoruz. Böylece iş yerleri yalnızca bir ödeme çözümü değil, anahtar teslim bir e-ticaret altyapısına sahip oluyor. Bu süreci Türkiye ekonomisinin dijital geleceğine yapılmış bir yatırım olarak görüyor, işletmelerin rekabet gücünü artırmaya katkı sağlıyoruz.”