Yıldızlar Yatırım Holding, 130 yıllık mirasını geleceğe taşıyor

Yıldızlar Yatırım Holding, 130 yılı aşkın sanayi mirasını ‘Yaşamın Temelinde’ vizyonuyla geleceğe taşıyor. Sıfır atık hedefi, yenilenebilir enerji yatırımları, döngüsel ekonomi uygulamaları ve toplumsal projelerle sürdürülebilir büyüme yol haritasını paylaşıyor.

Bugün orman ürünlerinden kimya ve gübreye, demir-çelikten liman işletmeciliğine uzanan geniş bir alanda faaliyet gösteren grup; 5 bini aşkın çalışanı, 14 tesisi, 2 liman yatırımı ve 80’i aşkın ülkeye yaptığı ihracatla ülke ekonomisinin en güçlü aktörlerinden biri konumunda yer alıyor. YYH, bu köklü sanayi mirasını artık sürdürülebilirlik odaklı bir gelecek vizyonuyla güçlendiriyor. “Yaşamın Temelinde” yaklaşımıyla şekillenen bu vizyon; sıfır atığa giden bir grup olmayı, üretimde geri kazanımı ve yeniden kullanımı artırmayı, 2035’e kadar sera gazı salımlarını azaltmayı ve biyoçeşitlilik yatırımlarını büyütmeyi, sürdürülebilir tedarik zinciri ve risk yönetimini güçlendirmeyi hedefliyor.

“Sürdürülebilirliği işimizin kalbine yerleştiriyoruz”

Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Hakkı Yıldız, “Sürdürülebilirliği yalnızca ekonomik göstergelerle değil, çevreye, insana ve topluma karşı taşıdığımız sorumlulukla birlikte ele alıyoruz. Bu nedenle sürdürülebilirliği işimizin kalbine yerleştiriyor, iş yapış biçimlerimizi bu anlayışla şekillendiriyoruz. ‘Yaşamın Temelinde’ yaklaşımımız, sıfır atığa giden bir üretim modelini, döngüsel ekonomi uygulamalarını ve yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsıyor. Enerji verimliliğini artırarak karbon emisyonlarını azaltmayı, iş sağlığı ve güvenliğinde sıfır kaza kültürü oluşturmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin net sıfır yolculuğuna paralel olarak biz de gücümüzü sadece rakamlardan değil, çevreye duyarlı ve kapsayıcı büyüme anlayışımızdan alıyoruz. Yıldız Entegre, İGSAŞ, Yıldız Demir Çelik ve Yıldızlar Deniz İşletmeciliği başta olmak üzere tüm grup şirketlerimiz, kendi alanlarında ortaya koydukları projelerle bu ortak vizyonu güçlendiriyor. Amacımız, 130 yılı aşkın mirasımızı geleceğe taşırken topluma ve gezegene kalıcı değer katan bir kültür inşa etmek.”

Arzum, operasyonlarını tek çatı altında topluyor

Arzum, Tuzla Şekerpınar’da faaliyete geçirdiği yeni yedek parça ve servis merkeziyle satış sonrası operasyonlarını tek çatı altında topluyor.

Arzum, satış sonrası hizmetlerde hız ve verimliliği artırmak amacıyla Tuzla Şekerpınar’da yeni yedek parça ve servis merkezini faaliyete geçirdi. Tek çatı altında yedek parça depolama ve dağıtım, merkez teknik servis ve iade yönetimi süreçlerini toplayan tesis; operasyonel çevikliği, müşteri memnuniyetini ve sürdürülebilirliği aynı anda güçlendirecek.

Türkiye’de yaygın servis ağı ve tecrübeli ekibi ile hizmet veren Arzum, yeni merkezle birlikte yedek parça temin süresini kısaltmayı, tamirat sonrası teslimatları hızlandırmayı ve satış sonrası hizmetlerde daha yüksek bir standart sunmayı hedefliyor. Tesisin yakın vadeli hedefleri arasında iade ürünlerden yedek parça üretimiyle döngüsel ekonomiye katkı sağlamak da yer alıyor.

Arzum Elektrikli Ev Aletleri İcra Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Evren Albaş:

“Arzum ürünlerine sağlanan garanti ve Türkiye’ye yayılan servis imkanlarının önemli yeri var.  Servis operasyonlarımızı yurtdışında da aynı başarıyla yönetmek için ilgili ülkelerin önemli servis sağlayıcı şirketleri ile anlaşmalar yaparak, distribütörümüz olan iş ortaklarımızda yedek parça ve servis altyapısı oluşturarak yurtdışındaki tüketicilerimize de ürünlerimizi güvenle kullanma imkânı sunuyoruz. Tuzla Şekerpınar’daki yeni merkezimizle yedek parça ve merkez servis operasyonlarımızı aynı çatı altında birleştirerek yalın ve çevik bir altyapıya kavuştuk. Müşterilerimize uzun süreli değer yaratmaya onlara hızlı ve kaliteli bir servis deneyimi sunarak devam edeceğiz. Ayrıca bu tesiste yapılan geri kazanım ve dönüştürme çalışmaları ile döngüsel ekonomiye verdiğimiz katkıyı arttırmayı hedefliyoruz.”

Anadolubank’tan 2025 yılının ilk yarısında sürdürülebilir büyüme

Anadolubank, yılın ilk yarısında yüzde 47 özkaynak kârlılığına ulaşarak güçlü büyüme ivmesini sürdürdü.

Banka, dijital yatırımları ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla Ticari Bankacılık ve KOBİ Bankacılığı’nda istikrarlı performansını devam ettirdi. Dış ticarette aracılık edilen akreditifli işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine oranla bu yıl iki kat artarken, Dijital Bankacılık alanındaki yenilikler müşteri deneyimini güçlendirdi.

2025 yılının ilk yarısında Anadolubank, Ticari Bankacılık ve KOBİ Bankacılığı’nda sürdürülebilir ve kârlı büyüme odağını, krediye dayalı aktif büyüme ve müşteri ilişkilerinde derinleşme ile sürdürdü. Dijitalleşme ve müşteri odaklı hizmet felsefesiyle müşterilerine özel çözümler sunmaya devam eden Banka, değişken piyasa koşullarına rağmen güçlü büyüme ivmesini devam ettirdi.

Anadolubank Genel Müdürü Suat İnce, 2025 yılının ilk yarısına ilişkin yaptığı değerlendirmelerde; ‘Anadolubank, Ticari ve KOBİ müşterilerine sunduğu ürünlerle birlikte, yılın ilk yarısında reel sektöre sağladığı güçlü desteğini daha da artırdı. Bu doğrultuda toplam ticari kredilerde 2025’in ilk yarısında  yüzde 37 büyüme ile sektöre göre daha fazla gelişim göstererek pazar payını artırdı. Banka, Nakit Kredilerde KGF ve İGE Kefaletli Kredileri de portföyüne dahil ederek KOBİ’leri ve ihracatçı firmaları desteklemeye devam etti.

Dış ticarette büyüme devam ediyor

Anadolubank, 2025 yılının ilk yarısında Dış Ticaret ve Uluslararası Bankacılık alanında önemli atılımlar gerçekleştirdi. İlk 6 ayda aracılık edilen akreditifli işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine oranla iki kat arttı. İşlem adetlerindeki artış ise yüzde 20’nin üzerinde gerçekleşti. Banka, gerek kendi kaynağından gerekse TCMB ve Eximbank kaynaklı krediler ile ihracatçılara verdiği finansman desteğini yılın ilk yarısında artırarak müşterilerinin yanında olmaya ve onları desteklemeye devam etti. Banka, dış ticaretteki uzmanlığıyla müşterilerine sunduğu danışmanlık hizmeti ve uygun çözümler ile firmaların mevzuat ve regülasyon değişikliklerine daha hızlı adapte olabilmelerinde de desteğini devam ettirdi.

Sonbaharda görünmez tehlikeye dikkat!

Yaz mevsiminin sona erip sonbahara girilmesi ve okulların açılmasıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere hastalıkların görülme sıklığı artıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş, özellikle kapalı alanlarda daha uzun süre zaman geçirilmesi nedeniyle, sağlığımızı korumak için önlem almanın çok daha önemli hale geldiğini belirterek “Sonbahar ve kış aylarında ağırlıklı olarak üst solunum yolu enfeksiyonlarını görüyoruz. Bu enfeksiyonlar öksürme, hapşırma hatta konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklar yoluyla kolayca ve hızla bulaşıyor. Bu nedenle bazı basit önlemler almak, mikropların konsantrasyonunu azaltmada ve hastalıklardan korunmada büyük önem taşıyor” diyor. Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş, sonbaharda çocukları enfeksiyonlardan korumanın 7 etkili yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

  • Ortamı sık sık havalandırın

Sınıflar ve odaların çocuklar yokken iyice havalandırılması, mikroplarla karşılaşma riskini azaltacaktır. Ders aralarında bu havalandırma yapılabilir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş “Bazı hastalıkların bulaştırıcılığı klinik bulgu vermeden başlar. Havalandırma ile bulaş riski, mikrop konsantrasyonu azaltılır” diyor.

  • Hijyenin önemini öğretin

Hastalıklardan korunmada el temizliği başta olmak üzere hijyen kurallarına dikkat etmek son derece önemlidir. Çocuklara özellikle tuvaletten sonra ve yemeklerden önce ellerini sabunla, doğru bir şekilde yıkamanın önemi öğretilmeli, bu konuda rol model olunmalıdır.

  • Bu eşyaların kişiye özel olduğunu anlatın

Çocuklar sınıfta birbirlerinin eşyalarını (özellikle su kabı, çatal, bıçak vb) kullanmamalıdır. Aksi halde bulaş ağız yoluyla kolaylıkla olacaktır. Aynı şekilde kalemleri ağıza değdirmemek ve elleri gün içinde özellikle ağız ve gözlere sürmemek de çok önemlidir.

  • Grip aşısı yaptırın

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş “Grip aşısı kış sezonu öncesinde çocukları gripten korumada önemli bir rol oynamaktadır. Aşıların ihmal edilmemelidir. Grip aşısı, grip sonrası ortaya çıkabilecek kulak iltihabı ve zatürre gibi komplikasyonları da önler” diyor.

  • Hasta ise okula göndermeyin

Çocukların hastayken kreşe götürülmemesi ve okula gönderilmemesi, kapalı alanlarda enfeksiyonların yayılmasını büyük ölçüde azaltır. Ailelerin buna çok dikkat etmesi gerekir. Gerekirse maske kullanılmalı ve maske dört saatte bir değiştirilmelidir.

  • Açık havada zaman geçirmesini sağlayın

Sonbaharla birlikte güneş yavaş yavaş yerini bulutlu ve serin havaya bıraksa da, fırsat buldukça mutlaka çocuğunuzun açık havada güneşten faydalanmasını sağlayın. Bu sayede hem D vitamini almış olacak hem de bağışıklık sistemi güçlenecektir.

  • Gelişigüzel vitamin ve mineral takviyesi kullanmayın

Dr. Ülkü Yılmaz Tıraş “Ebeveynler çocuklarının bağışıklığını kuvvetlendirmek için; internetten, sosyal medyadan ya da arkadaş çevresinden duyduklarıyla takviye ürünler kullandırabiliyorlar. Oysa çocuğun kan testi ile değerlerine bakılarak, vitamin ve mineral takviyesine gerek görüldüğü durumda doktor önerisiyle başlanmalıdır. Aksi taktirde fayda yerine çok ciddi zararlara yol açabilir” diyor.

İyi huylu prostat büyümesinin belirtilerine dikkat!

Prostat, erkeklerde idrar torbasının çıkışında yer alan ve idrar kanalını (üretra) çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir salgı bezidir. Erkek üreme sisteminin doğal bir parçası olan prostat, yaygın inanışın aksine bir hastalık değil; her erkekte bulunan normal bir organdır. Ancak yaşla birlikte bu bezde çeşitli hastalıklar gelişebilİir. Sık, acil ve gece idrara çıkma, idrar yolu enfeksiyonları da neden olabilen iyi huylu prostat büyümesi günümüzdeki ileri lazer teknolojik yöntemleriye tedavi edilebiliyor.  Memorial Bodrum Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. İlter Alkan, iyi huylu prostat büyümesinin (BPH) nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Büyüyen prostat yaşam kalitesini düşürüyor

İdrar kanalını bir yüzük gibi saran prostat bezindeki büyüme, kanalın sıkışmasına ve idrar akışının zorlaşmasına neden olmaktadır. Bu durum, mesane kaslarının daha fazla çalışmasına, zamanla mesane duvarının kalınlaşmasına ve ileri evrelerde mesanenin tamamen boşalamamasına yol açabilir. İdrar sonrası mesanede idrar kalması enfeksiyon ve böbrek hasarı riskini artırabilir. Bazı vakalarda hasta aniden hiç idrar yapamaz hale gelir ve sonda takılması gerekebilir. Bu da genellikle cerrahi müdahale gerektiren bir durumdur.

Kesik kesik idrara çıkma prostat büyümesinin belirtisi olabilir

  1. Sık idrara çıkma
  2. Ani idrar yapma hissi
  3. İdrar kaçırma
  4. Zorlanarak/ıkınarak idrar yapma
  5. Kesik kesik idrar
  6. Mesanenin tam boşalmadığı hissi

Bu belirtiler tedavi edilmediğinde mesane fonksiyon bozukluklarına ve hatta böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Risk faktörlerini biliyor musunuz?

  • Yaşlanma: 50 yaş üstü erkeklerin yarısında, 75 yaş üstü erkeklerin ise % 70-80’ inde BPH görülür.
  • Genetik Yatkınlık: Yakın akrabalarında BPH olan kişilerde risk daha fazladır.
  • Etnik Köken: Asya kökenlilerde daha az, siyah ırkta daha sık görülür.
  • Obezite: Kilo problemi olan bireylerde daha yaygındır.

HoLEP Yöntemi ile Konforlu Tedavi

İyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılan HoLEP (Holmium Lazer ile Prostat Enükleasyonu) yöntemi, bilimsel olarak etkili ve güvenli olduğu kanıtlanmış modern bir tekniktir. Son teknoloji Magneto 150W ile HoLEP, özellikle büyük prostatlarda bile güvenle uygulanabilmektedir. Yöntem şu avantajları ile bilinmektedir:

* Tamamen kapalı (endoskopik) cerrahi, cilt kesisi olmadan uygulanır.

* Hızlı ve hassas doku çıkarımı

* Minimum kanama riski

* Büyük prostatlarda dahi güvenli kullanım

* Yalnızca 1 gün hastanede yatış ve sondalı kalma süresi

Kapalı olarak gerçekleştirilen bu ameliyat sayesinde hasta hızlıca iyileşmekte ve kısa sürede günlük yaşamına geri dönebilmektedir.

Erken tanı çok önemli

Prostat sağlığı, erkeklerin genel sağlığının ayrılmaz bir parçasıdır. Erken tanı, doğru tedavi ve gelişmiş cerrahi teknikler sayesinde yaşam kalitesini yükseltmek mümkündür. Özellikle idrar yapma şikayetleri yaşayan erkeklerin vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurmaları önerilmektedir.

Prostat büyümesinden korunmak için…

Prostat büyümesini tamamen önlemek mümkün olmasa da bazı yaşam tarzı değişiklikleri riski azaltabilir. Aşırı kilo ve yüksek vücut yağı, hormon dengesini bozarak prostat büyümesini tetikleyebilir. Bu nedenle;

* İdeal kiloda kalmak

* Yağ oranını düşürmek

* Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek

* Düzenli egzersiz yapmak, prostat sağlığını destekleyen önemli faktörlerdir.

Muhalefeti işlevsizleştirmeye çalışıyorlar!       

Zafer Parti sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, partinin haftalık olağan basın toplantısında Türkiye gündemini değerlendirdi.

Azmi Karamahmutoğlu: Bugün 15 Eylül, Türk demokrasi yaşamının ağır bir sınavdan geçeceği bir gün olarak bekleniyordu. Fakat süre almak istedi müdahalede bulunan taraf, Türkiye’mizde açlıkla baskı altına alınan, fakirleştirilen halkımızın sofrasından çalınan ekmeğinden sonra, şimdi de en temel vatandaşlık hakları ve demokratik hakları elinden alınmak, çalınmak isteniyor. Bunlar tehdit altında. Türkiye bir demokrasi mücadelesiyle karşı karşıya ve Zafer Partisi verilen demokrasi mücadelesinde, Türk demokrasisinin kökleşmesi ve güçlenmesi için her türlü çabanın içinde bugüne değin olduğu gibi, bundan sonra da olacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi, ana muhalefet partilerinden biri olarak bir anti-demokratik müdahaleyle karşı karşıya. 2023 yılının 4-5 Kasım günlerinde yapmış olduğu, 38. Büyük Kurultayının mahkeme kararıyla iptalinin görüşüldüğü bugünkü davada ara karar verilerek, duruşma bir buçuk ay sonraya, 24 Ekim 2025 tarihine ertelendi. Bu günlerde 1946 seçimlerinde zamanın iktidarınca uygulanan ‘Açık oy gizli sayım’ skandalına benzer, o skandaldan sonra Türk demokrasi tarihinde ülkemizde yaşanan en büyük skandala, yargı bir kaldıraç olarak kullanılarak, kullanılma suretiyle imza atılıyor. Ana Muhalefet Partisi’nin tamamen bu işle görevli olan Yüksek Seçim Kurulu’nun, denetimi altında yapılmış ve hukuken sonuç doğurmuş olan kongresi, bu konuda hukuken görevsiz başka bir mahkeme tarafından, bütün sonuçlarıyla birlikte yok hükmünde mutlak butlan olarak sayılmaya çalışılıyor. İleride mutlaka demokrasi tarihimizde ayıplı günlerden biri olarak anılacak olan bugün, sürecin içerisindeki bütün aktörleriyle birlikte ve AKP’nin kurumsal kimliğiyle birlikte, bu ayıplı anılmaktan kurtulamayacaktır. Muhalefet Partilerinden biri olan AKP hükümetinin karşısındaki partilerden biri olan Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşatılanlar, yargısal iş ve işlemler gibi gösterilse de özünde siyasal sonuçlar doğuran bir siyasal müdahale olduğu apaçık meydandadır. Muhalefetin yargı marifetiyle sindirilmeye çalışıldığı günlerden sonra, bugünlerde AKP-Bahçeli iktidarının karşısında olan muhalefet partilerinin, yine yargı marifetiyle şekillendirilmesine tanık oluyoruz. Sindirilmesinden sonra muhalefet şimdi de şekillendiriliyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçmeninin tercihini mahkeme kararıyla yok sayan, CHP delegelerinin iradesinin gaspı anlamına gelebilecek bu yargı kararları, elimizde demokrasi adına kala kala sadece seçme hakkımız kalmışken, şimdi bu seçme hakkımızın bile kullandırılmayacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz.

Rüşvetle kongre seçimlerinin kazanıldığını iddia edip, kurultay seçim sonuçlarının iptal edildiği ülkemizde, başka partiden seçilmiş belediye başkanlarını iktidarda bulunmanın gücüyle, transfer ederek hükümetteki AKP’ye katıyorlar. AKP bu transferler yoluyla seçimsiz bir yöntemle il ve ilçe belediyeleri kazanıyor. Havuç ve sopa ile mi yatırım rüşveti, tehdit veya şantaj ya da en masum ifadesiyle, vaatlerle mi bu belediye başkanlarını muhalefet partisinden istifa ettirip, iktidar partisi AKP’ye geçirtildiği sorusu zamanla cevabını bulacaktır.

 

Siyasal partiler demokrasilerin vazgeçilmez kurumlarıdır ve en önemlilerindendir. AKP hükümeti başta siyasal partiler olmak üzere ülkemizin bütün demokratik kurumlarına saldırıyor. Böylece muhalefeti işlevsizleştirmeye çalışırken, gerçekte sonuç olarak doğrudan siyaseti de işlevsizleştiriyor ne yazık ki. Tayyip Erdoğan iktidarı Türkiye’yi içine yuvarladığı ekonomik buhranda, Türkiye’yi içine yuvarladığı bu açlıkla yoklukla sınanan bir dönemde, halkımız yoklukla, fukaralıkla, açlıkla boğuşurken, bu geniş halk kitlelerini şimdi bir de demokrasi ve en temel bireysel haklar mücadelesini, demokratik haklar mücadelesini vermek zorunda bırakıyor. Vatandaşlarımız şimdi de böylesi bir mücadelenin içine itiliyor. Bilindiği gibi ilk olarak Zafer Partisi’nin Sayın Genel Başkan Ümit Özdağ örneğinde olduğu gibi, yargı yoluyla, tutuklamalarla toplumun önündeki politik şahsiyetler siyaset yapamaz hale getiriliyor. Hatta bazıları siyasi yasaklı hale getiriliyor. Bazıları da siyasi yasaklar getirdikten sonra böylece seçilme hakları elinden alınırken, şimdi de yapılmış olan kongrelerle iş başına gelen siyasi parti örgütlerinin yöneticilerini mahkeme kararıyla görevden alarak, genel seçmenin oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarını görevden alarak, seçilme hakkından sonra vatandaşların önemli bir kısmının seçme hakkını da ellerinden alıyor. Adeta ülkemizde demokratik seçimler tasfiye ediliyor. Seçimli demokrasinin mezarı kazılıyor. Yani belki sancılı, inişli çıkışlı, inkıtalı bir geçmişe sahip olsa da ülkemizde ilerleyen, gelişen bir seçimli demokrasi işleyişi rejimi vardı, şimdi bu seçimli demokrasinin mezarı kazılıyor.