Unutmayın, halksız bütçe, haksız bütçe demektir!

Unutmayın, halksız bütçe, haksız bütçe demektir!

DEVA Partisi Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, TBMM Genel Kurulu’nda 2024 bütçesine ilişkin konuştu. “Bu bütçede vergi var, enflasyon var, borç var, faiz var, açık var, haksızlık var” diyen Dalgın “Ancak bu bütçede orta direk yok, tasarruf yok, adalet yok, kalkınma yok” ifadelerini kullandı.

DEVA Partisi Balıkesir Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Burak Dalgın, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada 2024 bütçesini değerlendirdi.

“Rahmetli Demirel’in dediği gibi, ‘Bütçe, bir hesaplaşmanın zeminidir. Bu hesaplaşma, yönetenlerle yönetilenler arasında olur ve hür demokratik sistemin en önemli müessesesidir.’ Gelin bu hesaplaşmayı yapalım.” ifadelerini kullanan Dalgın, “Adını net koyalım: Meclisimize gelen bu bütçe, tahsildar bütçesidir.” dedi

 

‘Bu bütçe bir vergi bütçesidir’

Dalgın, konuşmasına bütçedeki vergi artışlarına değinerek başladı:

“Hükümet her Allah’ın günü bizden 20 milyar lira vergi istiyor. Uyanık olduğumuz her saat 1 milyar lira para versek yine paçayı kurtaramıyoruz.

Üstelik, vergilerde 2023’e göre yüzde 73,5’lik bir artış var. Değerli vatandaşlarım; siz, gelirinizde yüzde 73,5 artış bekliyor musunuz? İnşallah bekliyorsunuzdur. Çünkü Sayın Hazine ve Maliye Bakanı sizden alacağını bu oranda artıracak!

Üstelik hükümet her Allah’ın günü 30 milyar lira para harcamak istiyor.

Peki vergilerimiz karşılığında satın aldığımız kamu hizmetinden memnun muyuz? Millî Eğitim Bakanlığı’nın okullarından Sağlık Bakanlığı’nın hastanelerinden, musluktan akan sudan memnun muyuz? Yoksa hem vergi veriyor hem bu hizmetlere ilave ücret mi ödüyoruz?

Unutmayalım: Devletin parası yoktur, toplanan para da harcanan para da sizin, benim, tüm milletimizin parasıdır.”

‘Bu bütçe bir enflasyon bütçesidir’

Dalgın, enflasyon hedefleri ve maaş zamlarıyla devam etti:

“Merkez Bankası Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu. TÜİK ise ilişkili kuruluşu. Yalnız Merkez Bankası Başkanı enflasyonu TÜİK ile değil apartman görevlisi Sadık Abi ile istişare ediyor. Çok şaşırmamak lazım, zira Sn. Cumhurbaşkanı da hain 15 Temmuz darbe girişimini eniştesinden öğrenmişti. Böyle ilginç bir kurumsal mimarimiz var.

2024 enflasyon tahmini yüzde 36. Maaş zamlarını da bu seviyede yapmak isteyenler var. Bunun ciddiyetini görmek için bu seneki performansı hatırlayalım:

26 Ocak Enflasyon Raporunda hedef yüzde 22. 4 Mayıs’ta yine yüzde 22. Ne de olsa 10 güne seçim var. 27 Temmuz’da hedef yüzde 58’e çıkıyor. 2 Kasım’da da yüzde 65 olarak güncelleniyor. Altı ayda üç kat artış karşısında bize de maşallah demek düşüyor!”

‘Bu bütçe bir borç bütçesidir’

Dalgın, konuşmasının devamında artan kamu kamu borcuna dikkat çekti:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi başladığında kamunun brüt toplam borç stoku 1 trilyon liraydı. Aradan 6 sene geçmeden bu sayı 6 trilyonun üstüne çıktı!

Cumhuriyetimizin kurulduğu 1923’den Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin başladığı 2018’e kadar 65 tane hükümet gelmiş geçmiş. Maaş ödemiş, okul açmış, veremle savaşmış, iki tane boğaz köprüsü inşa etmiş, Atatürk barajını dikmiş, Avrasya tünelini açmış, duble yolları yapmış… Neticede 1 birim borç yapmış.

Cumhurbaşkanlığı kabinesi bunu almış, 6 sene geçmeden borcu 6’ya katlamış.

Siz ne yaptınız arkadaşlar!”

‘Bu bütçe bir faiz bütçesidir’

Burak Dalgın, 2024 bütçesindeki faiz ödemelerine şu ifadelerle dikkat çekti:

“Karşımızda 1,25 trilyon liralık faiz ödemesi var. Trilyonu hatırlayalım: milyon tane milyon. Yani 12 tane sıfır! Şimdi böyle milyar, trilyon deyince anlaşılmıyor:

Donanmamızın amiral gemisi TCG Anadolu gurur kaynağımız. Maliyeti 650 milyon avro. Yani 20 milyar lira. Hükümet haftada bir TCG Anadolu’yu çöpe atacağım diyor.

Bu senenin toplam tarım desteği 92 milyar lira. Sanayi desteği 82 milyar lira. Hükümet çiftçiye bir senede vereceğim desteği, sanayiciye bir senede vereceğim desteği, faizcilere bir aydan kısa sürede vermek istiyorum diyor!

 Bir türlü bulunamayan faiz lobisi nihayet ortaya çıktı: bütçenin tam göbeğindeymiş!”

‘Bu bütçe bir açık bütçesidir’

Dalgın, konuşmasının devamında bütçedeki açığa ilişkin değerlendirmelerde bulundu:

“Bütçe giderleri gelirlerden yüzde 33 fazla. Bütçe açığı 2 trilyon 600 milyar lira! Yani borcunun faizini bile borçlanarak ödeyen bir Hazine var! Bu kadar borçlanma, özel sektörün kullanabileceği kaynağı Hazine’nin tüketmesi demek. Daha az yatırım, daha az istihdam demek.

Sayın Cumhurbaşkanı ‘Türkiye anonim şirket gibi yönetilmeli’ diyordu. Kasası böyle olan bir şirketin yöneticisine hissedarlar pek iyi gözle bakmazlar, onu söyleyeyim.

Burada KKM’ye bir parantez açalım. Hani rahmetli Özal’ın ‘bilgisizliğin vesikası’ dediği, ‘kendilerini akıllı, uyanık sananların dalaveresi’ diye tarif ettiği KKM’ye. Onun maliyeti bu hesaplarda yok, çünkü Merkez Bankası para basarak ödüyor. Daha doğrusu, enflasyon yaratarak çaktırmadan hepimize ödetiyor.

Tam bir tersine Robin Hood. Vatandaştan alıyor, zenginlere veriyor!”

‘Bu bütçe bir haksızlık bütçesidir’

Dalgın, vergi yükünün orta direğe yüklendiğini belirterek maaş artışlarındaki dengesizliğe dikkat çekti:

“Vergi yükü tamamen orta direğin sırtına yükleniyor. Üç liralık verginin ikisi KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerle tahsil ediliyor. Gelir vergisi dilimleri yeterince güncellenmiyor; maaşlar eriyor.

Bun yetmezmiş gibi, memur ve emeklilere yüzde 15+10 bir artış öngörülüyor. Toplam yüzde 26,5 eder. Hükümetin kendi öngörüsü olan yüzde 36’lık enflasyonun bile gerisinde!

Ama Cumhurbaşkanlığı bütçesindeki artış ne kadar? Yüzde 86! Vatandaşa yapılanın iki katı!”

‘Adını net koyalım: bu bütçe bir tahsildar bütçesidir’

Burak Dalgın, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı:

“Bütçenin temel yaklaşımı milletimizin mutluluğu ve refahı değil, Türkiye’ye yüksek faizle borç verenlere hoş gözükmektir.

Siz merak etmeyin, biz orta direğin sırtına bineriz, vergiyi salarız, faizi öderiz demektir.

Bu yüzden önümüzdeki bütçe, sadece ve sadece bir yatırımcı ilişkileri sunumudur.

Tam da bu yüzden, bu bütçenin muhatabı Balıkesir değil New York, Konya değil Londra, Diyarbakır değil Hong Kong’dur.

Değerli arkadaşlar; Türkiye Cumhuriyeti borcuna hep sadık kaldı, hiç temerrüt etmedi. Elbette bundan sonra da borcunu ödeyecek.

Ancak unutmayın, halksız bütçe, haksız bütçe demektir!

DEVA Partili Karal: ‘Gürcistan’ın parası, bizim paramızdan 10 kat değerli’

DEVA Partili Karal: ‘Gürcistan’ın parası, bizim paramızdan 10 kat değerli’

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Hasan Karal, memleketi Rize’de basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gazetecilerle sohbet eden Milletvekili Karal, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

‘Gürcistan’ın parası, bizim paramızdan 10 kat değerli. Başka bir şey konuşmaya gerek var mı?’

İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Karadeniz’e komşu Gürcistan’ın para birimi Gürcistan Larisi’nin Türk Lirası’ndan 10 kat daha değerli olduğunu, bundan 4-5 yıl önce Türk Lirası’nın ise Gürcistan Larisi’nden 2,5 kat daha değerli olduğunu anımsattı. Türkiye’nin her geçen gün fakirleştiğini ifade eden Karal, şöyle devam etti:

“Gürcistan, vatandaşları gelip bizim ülkemizde Karadeniz’de, Rize’de çalışan, günlük yevmiye ile geçimlerini sağlayan vatandaşlara sahip fakir bir ülke. Böyle bir ülkenin parası, bizim paramızdan 10 kat daha değerli olmuş. Başka bir şey konuşmaya gerek var mı? Ne yazık ki Gürcistan Larisi değerlenmedi, bizim paramız değer kaybetti. Dolar değerlenmiyor, doların dünyanın her tarafında değeri aynı, ama bizim paramız doların karşısında devamlı değer kaybediyor. 12 bin 600 dolara çıkan milli gelirimiz, 9 bin doların altına düştü. Gün geçtikte fakirleşiyoruz. Dünyada milli geliri düşen tek ülkeyiz. Herkes bunu arabasına benzin alırken, mazot alırken, bakkaldan ekmek alırken, marketten alışveriş yaparken yaşıyor.”

‘TÜİK doğru rakam vermese ne olur, vatandaş pazarda, markette zamları iliklerine kadar hissediyor’

Milletvekili Karal, devletin kurumlarının ve güvenilirliğinin kalmadığını ifade etti. Her ay enflasyon verilerini açıklayan Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) doğruları açıklamadığını bildiren DEVA Partili Karal, “Bağımsız bir kuruluş olan Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) enflasyonu yüzde 120 diyor, TÜİK yüzde 60 olarak açıklıyor. Arada yüzde 100 fark var. Bu duruma ‘Sen nasıl yalan yanlış bilgi yayarsın’ diye devletin mahkemeleri hesap soramaz mı aslında? Soramıyor, çünkü gerçek ENAG’ın açıkladığı rakamlar. Kafasından onu yazmıyor. Gidiyor, objektif bir şekilde marketten sepeti dolduruyor, enflasyon budur diyor. Ama TÜİK rakamları yanıltarak veriyor. TÜİK doğru rakam vermese ne olur. İnsanlar markete, pazara gidince gelen zamları görüyor, iliklerine kadar hissediyor.” şeklinde konuştu.

 

Havalar soğudu çocuklarda enfeksiyon riski arttı!

 Havalar soğudu çocuklarda enfeksiyon riski arttı!

Kış aylarında havaların soğuması çocuklarda üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarına adeta davetiye çıkarıyor. Öyle ki çocuklar yaşamlarının ilk yıllarında 8-10 kez üst solunum yolu hastalığına yakalanabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz, bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için çocukların sık hastalandıklarını belirterek, “Evde okula giden bir kardeş varsa enfeksiyon kolaylıkla bulaşabiliyor.

Ayrıca çocuk anne sütüyle beslenmiyor ise risk daha da artıyor. Gözlerini kaşıyan, burunlarını silen veya ağızlarına dokunup tekrar oyuncaklara dokunan çocuklar eller ve oyuncaklar yoluyla enfeksiyon etkenlerinin diğer çocuklara yayılmasına neden oluyor” diyor. Kapalı ve havalandırılmayan ortamların da mikropların yayılma riskini artırdığına dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz, “Ayrıca el yıkama, diş fırçalama ve tuvalet sonrası temizlik gibi öz bakım becerilerinin henüz tam gelişmemesi de çocukların sıkça hastalanmalarına yol açıyor. Üst solunum yolu enfeksiyonları çoğunlukla yakınmalara yönelik uygulanan tedavilerle geçseler de bazen kulak enfeksiyonu, sinüzit ve zatürre gibi önemli sorunlar oluşturabiliyor. Bu nedenle kış aylarında çocukları mikroplardan korumak büyük öneme sahip” diye konuşuyor.

Dr. Serap Sapmaz Deniz

Dr. Serap Sapmaz Deniz

En etkili önlem: Ellerini sık sık sabunla yıkayın!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz, “Mikroplardan korunmanın en güçlü panzehiri ellerin sabunla yıkanmasıdır” diyerek, şöyle devam ediyor:  “Yemekten önce, tuvaletten sonra, dışarıdan eve geldikten sonra, evcil hayvanlarla temasın ardından, hapşırma veya öksürme sonrasında, evde biri hasta olduğunda çocuğun elleri sık sık yıkanmalıdır. Eller, tüm yüzeyi sabunla temas edilip 20 saniye boyunca ovalanmalı, durulandıktan sonra mutlaka kurulanmalıdır. Süreyi hatırlatmak için çocuğunuzla beraber bir el yıkama şarkısı seçebilirsiniz.”

Dengeli beslenme, uyku ve spor çok önemli!

Enfeksiyonların yayılmasının önlenmesi için çocukların aşılarının tam ve zamanında yapılması da büyük önem taşıyor. Dr. Serap Sapmaz Deniz, çocukları kış enfeksiyonlarından korumak için alınması gereken diğer önlemleri şöyle anlatıyor: “Kapalı ortamların sık havalandırılması,  ortamın serin tutulması (20-22 derece), gözler kaşınacaksa parmak uçlarıyla değil el sırtıyla kaşınmasının öğretilmesi gerekiyor. Çocukların spor yapmaları, olabildiğince erken uyumaları, yeterli ve dengeli beslenmeleri bağışıklık sistemlerinin gelişmesinde önem taşıyor. Anne sütüyle beslenme bebeklerin hastalıklara daha az yakalanmalarını ve daha hızlı iyileşmelerini sağlıyor. Renk renk, çeşit çeşit, mevsimsel sebze ve meyvelerin bol olduğu, et-balık-yumurta-bal- soğan- sarımsak-yoğurt-kefir-ceviz gibi gıdalardan zengin, paketli gıdalar ve şekerli içeceklerin tüketilmediği bir beslenme ve idrarın açık sarı renkte olacağı kadar su tüketilmesi de dikkat edilmesi gereken diğer önlemleri oluşturuyor”

Dr. Serap Sapmaz Deniz

Bu belirtiler varsa, dikkat! 

Hastalık belirtileri gösteren çocukların mutlaka evde istirahat etmeleri ve solunum yollarının temizlenerek bol sıvı verilmesi gerektiğini belirten Dr. Serap Sapmaz Deniz, “Böylece çocukların okula devam ettikleri gün sayısı artacak, enfeksiyonun çevreye yayılması azalacak ve hastalıklara bağlı gelişebilecek kulak enfeksiyonu, bronşiolit, zatürre ile krup gibi tablolar azaltılacaktır” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Serap Sapmaz Deniz,Özellikle üç aydan küçük bebeklerde;  zor nefes alıp verme, nefes alıp verirken burun kanatlarının dışa doğru açılıp kapanması,  göğüste nefes alırken cildin kaburgalar içerisine  göçmesi, 39 derece ateş, kulak ağrısı,  dudaklarda morarma, öksürüğün bir haftadan uzun sürmesi veya aşırı uyku hali gibi durumlarda mutlaka doktor muayenesi gerekiyor.” uyarısında bulunuyor.

Üreten kadınlara destek Halkbank'dan

Üreten kadınlara destek Halkbank’dan

Halkbank’ın ülkemizdeki girişimcilik ekosistemini güçlendirmek, girişimci kadınların iş fikirlerini gerçeğe dönüştürmelerine destek olmak amacıyla düzenlediği Üreten Kadınlar Yarışması üçüncü yılına girdi.

Üreten Kadınlar Yarışması’nın 2023 yılı jürisinin tanıtıldığı basın toplantısında konuşan Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, kadın girişimciliğinin ekonomik büyümenin ve sürdürülebilir istihdamın olmazsa olmazı olduğunu vurguladı. Bugüne dek 212 bin kadın girişimciye 53 milyar TL finansal destek sunduklarını ifade eden Arslan, 2024 yılının sonuna kadar bu sayıyı 250 bine çıkartacaklarını söyledi.

Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan bu yıl üçüncü yılına giren Üreten Kadınlar Yarışması ve yarışmayla eş zamanlı olarak ülke genelinde hayata geçirilen Üreten Kadınlar Toplantıları ile ülkenin dört bir yanından on binlerce kadın girişimciye ulaştıklarını kaydetti.  Bugün gelinen noktada, Üreten Kadınlar Yarışması’nın ülkenin en büyük kadın girişimcilik markası haline geldiğini belirten Osman Arslan, “Bugün Türkiye’de Girişimci Kredi pazarının yüzde 50’sini tek başına Bankamız finanse ediyor. Hayallerinin peşinden koşan her 2 kadın girişimciden biri bizim hem iş ortağımız hem de en kuvvetli destekçimiz” dedi.

Üreten Kadınlar Yarışması’nın 2023 yılı jüri üyeleri arasında; tasarımcı, akademisyen, yemek kültürü yazarı ve koleksiyoner Dr. Gönül Paksoy, Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) Başkanı ve İstanbul Galata Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Nilüfer Bulut, Gürok Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat, Perveran markası ve Kırmızı Çocuklar Derneği’nin kurucusu tasarımcı Simay Bülbül, dokuma sanatçımız Fırat Neziroğlu, Kısmet By Milka markasının kurucusu Milka Karaağaçlı, Ashley Joy markasının kurucusu Aslı Gümüşel, Gürmen Grup’un Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin Gür Solmaz ve İpekyol Grup Kreatif Direktörü Hilal Şendur yer alıyor.

 

“Lütfen sandığa küsmeyin, demokratik tercihinizi yapın!”

Ekmen’den Turizm Bakanı Ersoy’a dört soru!

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kültür ve Turizm Bakan’ı Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a dört soru yöneltti.

Aile yapısını tahrip eden TV programları

Bilindiği gibi gündüz kuşağında yayınlanan bazı TV programları akla zarar içeriklerle aile yapımıza ciddi anlamda zarar vermektedir. Vatandaşlar tarafından RTÜK’e en çok şikâyet edilen programların başında gelen bu yayınlarla ilgili Mehmet Emin Ekmen, Bakan Ersoy’a şu soruyu yöneltti:

“Sayın Bakanım, aile yapımızı tahrip eden gündüz kuşağı programlarıyla ilgili olarak RTÜK’ün ceza vermemesinin nedenlerini nasıl açıklayabiliriz?”

Tarihi eserlerin yurda iadesi

Binlerce yıllık geçmişiyle bir kültür ve medeniyet beşiği olan yurdumuz yıllardır birçok önemli tarihi hazinesini kaçakçılara ve talancılara kaptırmış durumdadır. Ekmen, her vatandaşımızın başka ülkelerdeki müzelerde sergilendiğini gördüğünde içinin cız ettiği bu durumu şu sözlerle sordu:

“Yurt dışına kaçırılan eserlerin yurda iadesiyle ilgili olarak bu yıl yürütülmesi hedeflenen programlar nelerdir?”

Karboğazı Turizm Geliştirme Bölgesi

Her fırsatta Mersin’in turistik geleceğini gündemine alan Ekmen, son olarak şu soruyu yöneltti:

“Bakanlığınızın çalışmakta olduğu Mersin Karboğazı Turizm Geliştirme Bölgesi’nin planı ne aşamadadır?”

Geleneksel sanatların yaşatılması

Kültür ve medeniyet birikimimizin gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir rol oynayan geleneksel sanatların yaşatılması adına Mehmet Emin Ekmen, şu soruyu yöneltti:

“Geleneksel sanatlarımızın yaşatılması ve önümüzdeki kuşaklara aktarımıyla ilgili olarak Bakanlığınızın 2024 programında ne bulunmaktadır?”

Bakan Ersoy’dan Ekmen’e geleneksel sanatların yaşatılması cevabı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Bütçe görüşmeleri esnasında Mehmet Emin Ekmen’in sorduğu yukarıdaki sorulardan “geleneksel sanatların yaşatılması” ile ilgili olan soruya yazılı olarak şu cevabı verdi:

“Bakanlığımız Güzel Sanatlar Müdürlüğünce geleneksel Türk sanatlarının yaşatılması adına 2024 yılında ‘Hüsn-i Hat, Minyatür, Tezhip, Çini, Ebru, Katı ve Kalemişi’ dallarında 22. Devlet Türk Sanatları Yarışması’ iki yılda bir düzenlenecektir. Bakanlığımız Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğünce, geleneksel el sanatlarının çeşitli alanlarında, sanatın yaşatılması ve sanatçı/zanaatkarların desteklenmesine yönelik çalışmalar yürütülmektedir. Bu çerçevede; somut olmayan kültürel miras taşıyıcılarına Sanatçı Tanıtma Kartı verilerek Halk Kültürü Bilgi ve Belge Merkezinde kayıt altına alınmaktadır. Ayrıca Bakanlığımız yaygın kültürel eğitim faaliyetleri kapsamında Türk süsleme sanatları ve geleneksel el sanatları kursları açılmaktadır.”

DEVA Partili Avşar: Aylık 894 TL ile ev sahibi olmayı vaadini sordu

DEVA Partili Avşar: Aylık 894 TL ile ev sahibi olma vaadini sordu

DEVA Partisi Tekirdağ Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Cem Avşar, verdiği yazılı soru önergesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye 2019 yılında 100 Bin Sosyal Konut Projesi’yle yüzde 10 peşinat, ayda 894 liralık taksitle ve 240 aya varan vadelerle kira öder gibi ev sahibi olma vaadi verildiğini ancak şimdi 13 bin 769 TL ile başlayan taksitler talep edildiğini ve mağduriyetler yaşandığını ifade etti.

“Sayın Cumhurbaşkanı; ‘Temeli attıktan sonra azami 1-1,5 yıl içinde konutları bitirip sahiplerine teslim edeceğiz’ demişti”

Avşar, Sayın Cumhurbaşkanının 2019 yılında 100 Bin Sosyal Konut Projesi tanıtım toplantısında kullandığı ifadeleri hatırlattı ve “Bugünkü tanıtım töreniyle 2020 programımız kapsamında ülkenin 81 vilayetinde 100 bin sosyal konutun da inşa sürecini başlatıyoruz. İnşallah yılbaşı itibarıyla temeli attıktan sonra azami 1 ila 1,5 yıl içinde konutları bitirip sahiplerine teslim edeceğiz. Bu projelerle vatandaşlarımıza yüzde 10 peşinatın ardından kalan tutarın tamamı için aylık 894 liradan başlayan taksitler ve 240 aya varan vadelerle ev sahibi olma imkânını sağlayacağız. Böylece 100 bin dar gelirli ailemizin kira öder gibi konut sahibi olabilmelerini temin edeceğiz.”, şeklinde konuştuğunu ifade etti.

“Dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak; ‘Her yıl 100 bin konutu vatandaşlarımıza kazandıracak bu proje modelinin finansal altyapısını tamamladık’ demişti”

Avşar, yine dönemin Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın, 100 Bin Sosyal Konut Projesi ile dar gelirli vatandaşları çok düşük maliyetle konut sahibi yapacaklarını ve her yıl 100 bin konutu vatandaşlarımıza kazandıracak bu proje modelinin finansal altyapısını tamamladıklarını söylediğini hatırlattı.

“Yukarıda ifade edildiği şekilde 100 Bin Sosyal Konut Projesi halka sunulmuştu” diyen Avşar, “ancak üzerinden 4 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen çoğu yerde yapımı tamamlanmadığı gibi yeni fiyat listeleri ve yeni vadeler halkımızın önüne konulmuştur. Örneğin ‘100 Bin Sosyal Konut Kampanyası İstanbul Tuzla 5750 Konut Projesi’nin 2+1 satıştaki bağımsız bölümlerin fiyat listesinin taksit ödeme tutarı 13 bin 769 TL ile başlamaktadır” şeklinde konuştu. ve Bakan Özhaseki’ye bir dizi soru yöneltti:

‘Kira öder gibi ev sahibi olmayı vaat ettiler, vatandaşımız ne ev sahibi olabiliyor ne de kirayı ödeyebiliyor’

  1. 4 yılı aşkın bir süredir tamamlanamayan 100 Bin Sosyal Konut Projesi’nin hak sahiplerine teslim edilmeyen kısmı ne zaman teslim edilecektir? Son teslim takviminiz belirlenmiş midir?
  2. Daha önce TOKİ sitesinde “”mülkiyet ve planlamadan kaynaklı maliyet artışları konut fiyatlarına yansıtılmayacak ve vatandaşlarımız mağdur edilmeyecektir” şeklinde duyuru yapılmış ve dönemin Bakanı Sayın Kurum, yaptığı videolu paylaşımla söz konusu duyuruda belirtildiği üzere ilk günkü şartlarda halka teslimatının yapılacağını ifade etmiştir. Ancak, gelinen bu noktada kampanyanın taksit bedeli 13 bin 769 TL ile başlayan fiyatlarla güncellenmiştir. Bu durumda oluşan farkı ve mağduriyeti nasıl telafi etmeyi planlamaktasınız?
  3. Şayet bu güncelleme hak sahiplerine yansıtılacaksa kapsamı ve şartları ne olacaktır? Hak sahiplerine sunulan bireysel bir ödeme planı var mıdır? Bu konuda bir bilgilendirme yapılmakta mıdır?