Televizyon reklamları, toplumun kültürel yapısını etkileyen, markalar arasındaki rekabeti kızıştıran ve ünlülerin katkısıyla tüketici davranışlarını şekillendiren güçlü bir pazarlama aracıdır. Reklam filminde marka hikayesi, müziği, ünlüsü tarafından sunulan multi içerik izleyicinin aklında hatırlama, tercih etme gibi yerleşkelere sahiptir. Bu izlemeler neticesinde biz de Maksimum Hatırlanan Reklamların sıralamasını sorduk. Dünyanın lider araştırma şirketi olan Ipsos verileri üzerinden bu sıralamayı sizlere sunmak istedik.
2023’de maksimum hatırlanan 10 reklamı incelendiğinde, önceki yıllardan farklı olarak seçim iletişimlerinin belirgin bir şekilde öne çıktığı gözlemleniyor. Türk izleyicisi bu sene Şubat depremi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi önemli olaylarla da meşguldü. Bu durum, seçim reklamlarının listedeki ağırlığını da anlamlandırılmasını sağlıyor.
İzleyicilerin dikkatinin büyük bir kısmını Türkiye’nin gündemi oluştururken, buna rağmen bazı reklamların hala izleyicilerin hafızasında önemli bir yer edindiği görülmekte. Özellikle A101-Müge Anlı-Alışkanlıklara Meydan Okuyoruz reklamı, 2023’ün öne çıkan kampanyalarından biri olarak belirginleşti. Kampanyanın detaylarına dikkatlice bakıldığında
– Yaratıcı Deneyim: Müge Anlı uzun zamandır A101 markası ile iş birliği içerisinde. A101, televizyon sunucusu ve gazeteci Müge Anlı’nın popülerliğinden yararlanırken, aynı zamanda A101’in marka değerine ve imajına da katkı sağlıyor. Reklamın “Alışkanlıklara Meydan Okuyoruz” sloganı, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını sorgulamalarını, belki de kendilerinden parça bulmayı kolaylaştırıyor.
– Empati & Uyum: Müge Anlı, genellikle dürüstlüğü, adaleti ve toplum hizmetini temsil eden bir kişi olarak tanınıyor. Bu nitelikler, A101’in “Alışkanlıklara Meydan Okuyoruz” mesajı ile uyumlu bir şekilde birleşiyor böylece tüketiciye ucuz ama kaliteli ürünler alabileceği mesajını iletebiliyor.
– Yaratıcı Fikir: Reklam, tanıttığı ürünler ve ‘meydan okuma’ temasıyla tüketicileri bilgilendiriyor ve güçlü söylemi ile rakiplerinden ayrıldığını iddia ediyor.
Almanya, Hırvatistan ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede yatırımları olan Grand Group onursal başkanı Hayri Güneş ile bir araya geldik. Hayri Güneş yeni projeleri ve şirketleri ile ilgili gelecek planlarını bizimle paylaştı.
Merhabalar Hayri Güneş’i biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinizden biraz bahseder misiniz?
Merhabalar. Almanya’da 1980 Yıllarında ilk ticari hayatıma yaşadığımız bölgede bir Türk marketi açarak başladım. O zamanın zor şartları altında kısa sürede bölgenin tüm ihtiyaçlarını karşılayan en iyi marketler arasındaydık. İşte tamda o zaman kariyerimizin başarısına ilk adımı atmış oldum.
Grand Group nasıl ortaya çıktı?
Yılların tecrübesi deneyimi ile 1980 yıllarından başlayan ilk ticari deneyimimiz ile yola çıkarak Türk marketinin kabul görmesinden sonra, kısa süre içinde Antalya Kemer’de İlk Müzikli Taverna ve Pansiyon oteli aldım. Müziğe ve sanata karşı ayrı bir hassasiyet beslediğim için öyle bir karar almıştım. Daha Sonra 1990 yıllarında ilk Grand Şirketler Grubunun temelini oluşturdum.
Grand Group izlediği yolda çok zorluk yaşadı mı?
Muhakkak hayatta başarılı olan her yolun başında çok zorluklar vardır. Başarı önümüze altın tepsi ile sunulmadı. Ama her zorluğun arkasında başarı hepimiz için kaçınılmaz bir gerçektir.
Grand Group’un Avrupa’da birçok başarılı işlere imza artığını biliyoruz. Onursal başkan olarak yine bu başarılarda imzanız var mı?
Elbette ki bir binayı yaparken ilk temel atılır, atılan temeliniz sağlamsa yıkılmadan devam eder. İş hayatımdaki titiz ve disiplinli duruşumla hep değişimi gözetleyen, sürekli yenilenen ve büyüyen bir şirketin her başarısında muhakkak imzamız mevcuttur.
Projeleriniz birçoğunun başında oğlunuz aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan Hayrettin Güneş var. Nasıl hazırladınız kendisini?
Hayrettin Güneş yani oğlum, henüz 14 yaşındayken onu işlerimizin başında muhasebe işlerini yönetmesi konusunda yetiştirmeye başladım. Azimli istekli kararlı ve çok çalışkan bir yapıya sahip olması bizim için hem gurur hemde şans oldu diyebilirim. 14 yaşından itibaren disiplinli iş hayatının sonucu olarak Şuan da gelmiş olduğumuz konumdayız.
Şirketiniz aile şirketi babadan oğula, aile bağlarınız nasıldır?
Şirketimiz bir aile şirketi herkesin sorumlu olduğu bir bölge ve daha güçlü olduğu konumlar olarak herkes kendi alanında güçlü olan bölgeyi yöneterek devam ediyoruz. Oğullarım Mehmet Güneş, Hayrettin Güneş , kızım Filiz Erdikici damadım Ender Erdikici ve gelinim Ewa Güneş işlerin başında işlerini en layığı ile tam bugünlerimize taşımakta çok büyük emekleri var.Benim hep bir vazgeçilmez bir gerçeğim var, yani eskiden 1 taşta 2 kuş vurabilmek için çaba gösteriyorduk, fakat Şuan teknolojik bir çağdayız dolayısı ile çocuklarımın yada torunlarımın bu teknolojiyi çok iyi kullanarak 1 taşta 8 kuş vurmaları gerektiğine inanıyorum. Yani şirketin şuanki halini gün geçtikte üstüne koyarak devam etmesini sağlanmaları gerekiyor. Ve inancım sonsuz
İş hayatında en dikkat ettiğiniz unsurlar nelerdir?
Benim en vazgeçilmezlerim önce güven sonra disiplin ve saygı olmazsa olmazlarım. En tahammül edemediğim şey ise yalan. Asla affetmem yalanı. Dolayısıyla başarımın sırları bunlarda gizlidir diyebilirim.
Para başarıyı getirir mi?
Öyle bir zamandayız ki parasız hiçbir şey olmaz. Para olmadan başarıyı sağlamak muhakkak zor. Ama para ile birlikte akıl, inanç, irade, zeka, kararlılık da şart olan paranızı kullanmayı bilmezseniz eğer para olmaktan ileriye gidemez. Her şeyin başı cesaret…
Global bir şirket olmak için en önemli kural nedir?
İş hayatınızda disiplinli bir ortam yaratamazsanız eğer bir şirket olamazsınız dolayısıyla her şeyin başında disiplin geliyor benim olmazsa olmazlarım bu yüzden en önemli kural disiplin…
Hobileriniz varsa bunlar nelerdir?
Hayvanları çok seviyorum hatta onlarla ilgili hem Antalya’da hem de Almanya’da kendime özel çiftliklerim var. Boş zamanlarımda vakit geçiriyorum ve bu bana ciddi anlamda çok huzur veriyor. Öyle çok özel hobilerim var diyemem.
Pahalı zevkleriniz var mıdır?
O yani çok pahalı zevklerim var diyemem çünkü ben ilk Almanya’ya sadece tahta bir çantayla geldim dolayısıyla o zor şartlarda yaşadığımız hayatı kolay harcayarak yaşamayı sevmediğim için özel zevklere zaman ayırmıyorum sadece araba tutkunluğum var onu da en çok hangisini seviyorsam almayı tercih ediyorum.
Bu uzun yolda en büyük destekçileriniz kimler oldu?
Çok güzel bir söz var her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır başarımın büyük çoğunluğunu hayat arkadaşıma çocuklarımın annesi Müyese Güneş’e borçluyum. Çok vefalı bir insan öyle bir zaman olurdu çocuklarımızı tek başına bırakıp çalışmak zorunda kalırdık ya da bir süre Antalya’da akrabalarımızın yanına bırakırdık tanımadığımız alman dostlarımıza bırakırdık ve bu özveriyle iş hayatımızı onun desteğiyle buralara kadar taşıdık.
Yeni bir şirket kuran girişimcilere tavsiyeleriniz neler olur?
Ticarette başarı kesinlikle cesaretle orantılıdır eğer cesaretiniz varsa ticarette her zaman başarılı olursunuz korkmadan bir şeye cesaret Edip o işi başarıya kavuşturmak için mücadele etmelisiniz ben şimdiki gençlere torunlarıma hep vasiyet olarak şunu söylüyorum teknoloji bir Çağ’dasınız bu teknolojiyi çok iyi kullanan insanlar oturdukları yerde dahi oturarak para kazanırlar hem cesaret hem zeka şu anda en önemli faktörler.
Hayri Güneş nasıl bir babadır?
Çok disiplinli bir babayım. Çok sert ama çokta babacan yüreği yumuşak. Çocuklarıma karşı bazen sevgimizi hissettiremezsek gösteremezsek de hep içimizde besleyerek büyüdük. Çünkü şartlarımız gereği öyle olması gerekiyordu. Ama bunun en iyi cevabı sanırım evlatlarım da… Bu sorunun cevabını onlara sorun.
Başarıda ailenin önemi nedir?
Aile her şeydir. Eğer ticarette ailenizden destek alamazsanız kolay kolay başarı elde edemezsiniz. Bu yüzden başarı da ailenin faktörü çok yüksek. Şu anda başarılı olmamızın en büyük nedeni birlik ve beraberliğimiz içerisinde yürüttüğümüz bir düzen.
Grand Group’u ileride torunlarınız da yaşatsın ister misiniz? Bu durumdan gurur duyar mısınız?
Tabi ki de gurur duyarım. Ben bir yaptıysam torunlarım üzerine on koyarak devam etmeleri gerekiyor. Bu onlara vasiyet değil “Emirdir” Her zaman söylerim çünkü biz kolay şartlarda şirketi bu hale getirmedik çok zor zamanlarımız ödediğimiz bedeller oldu dolayısıyla torunlarımız da bayrağı başarıdan başarıya taşıyarak devam etmeleri gerekiyor.
Hayri Bey üç kelimeyle kendinizi anlatın desek?
Disiplinli, cesaretli ve azimli…
Grand Müzik’le alakalı bir düşünceniz var mı?
Hayatım boyunca müziğe ve sanata karşı hep bir zaafım vardı. Çok eskiden kıymetli sanatçı Bülent Ersoy’un filminde figüran olarak oynamışlığım dahi vardır. Müziğe karşı hassasiyetim ilk Türk marketine açtıktan sonra yaşadığımız Almanya bölgesinde ilk Türk müziklerini yabancı müzikleri filmlerini kaset ve cd olarak satan ilk kişiydim. Dolayısıyla şu anda Grand müziğin olduğu konum benim hayallerimin bir yansımasıdır diyebilirim. Bu konuda kıymetli oğlum Hayrettin Güneş’in şu anki başarısı benim hayallerimdi. Dolayısıyla Grand Müziği buralara kadar taşıdığı için kendisine teşekkür ediyorum ve başarılar diliyorum sanat hayatımızda olmazsa olmazlarımızdandır.
Son olarak hâla onursal başkan olarak yer aldığınız Grand Group’da ki ileriye dönük hedefleriniz neler?
Hedefi olmayan bir şirket hiçbir zaman büyüyemez. Bu yüzden şirket olarak hedeflerimiz her zaman ileriye dönük yeni atılımlar yapıyoruz. Hırvatistan’da yatlarımız kiraya veriyoruz. İnşaat işleriyle uğraşıyoruz. Gazino işleriyle uğraşıyoruz. Bunun yanında hem şirketimizi hem de adamlarımıza genişletebilmek açısından sürekli yenilenerek büyümeye devam ediyoruz.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2023/12/image00005.jpeg600780pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-01-01 06:02:362024-01-01 17:17:18“Başarı önümüze altın tepsi ile sunulmadı”
Turizm sektörünün bu ay ki konuğu Zeytinada hotel Genel Müdürü ve BODER Başkan Yardımcısı Alişir Şahin oldu
Turizm sektöründe gelecek beş yıl içinde ne gibi değişiklikler bekliyorsunuz?
Turizm sektörü müşteri ve insan kaynakları sadakat operasyonlarının en etkili olduğu sektörlerden biri olduğu için doğru yönetildiği takdirde pazarlama stratejilerinin en önemli parçası hâline gelecektir. Teknolojik iyileştirilmeler ile bu yönde yapılacak çalışmalar verimliliğin artırılması yönünde büyük fayda sağlayacaktır ve bu da Türkiye’yi turizm açısından diğer ülkelerin önüne geçirecektir.
Sürdürülebilir turizm uygulamaları gelecekte daha da önem kazanacak mı? Bu konuda ne gibi adımlar atmayı planlıyorsunuz?
Turizmin hem toplum hem de çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirerek yerel ekonomiye, doğal ve kültürel mirasın korunmasına, bölge halkının ve ziyaretçilerin yaşam kalitelerinin artmasına katkıda bulunmayı amaçladığı için her geçen gün sürdürülebilir turizmin önemi artacaktır. Otel olarak sürdürülebilir turizm belgemizi aldık ve bu alanda da senelerdir su tüketiminin ve atık üretiminin azaltılması, güneş enerjisinden en verimli şekilde yararlanmak gibi birçok çalışmamız mevcuttur ve araştırmalarımız devam etmektedir.
Teknolojik gelişmeler turizm sektörünü nasıl etkileyecek? Bu gelişmelere nasıl adapte olmayı planlıyorsunuz?
Günden güne değişen ve gelişen teknolojik devrimler turizm işletmelerinin faaliyetlerini yürütme şekillerini, iletişim yöntemlerini, tüketicilerin bilgi arama ve turistik hizmet ve ürün satın alma yollarını etkilemektedir. Ve bizde otel olarak bu konuda dijital pazarlama, online rezervasyon, bulut iletişim, yapay zeka, sosyal medya gibi kolaylaştırıcı ve güven verici aynı zamanda tanıtım odaklı teknoloji sistemlerini kullanmayı rezervasyonun ilk anından, ödeme seçeneklerine, konaklama ve misafir memnuniyetine kadar en verimli şekilde sürdürüyoruz.
Gelecekte turistlerin tercih ettiği destinasyonlar ve tatil deneyimleri nasıl değişecek? Bu değişimlere nasıl uyum sağlamayı planlıyorsunuz?
Son yıllarda destinasyonun ziyaretçilere göre değişen algısal bir kavram olduğu görüşü giderek kabul görmektedir. Her ne kadar destinasyonu turizmde önemli kılan esas unsur doğal çevre ve kültürel faktörler olsa da yiyecek-içecek, konaklama gibi destinasyon ürünleri de misafir memnuniyeti açısından önem taşıyor. Bizimde en büyük avantajımız ülkemizin en güzel yerlerinden biri olan Bodrum’da yer almamız ve akabinde doğru fiyatlandırma ve doğru hizmet ile değişime uyum sağlanabilir.
Dijital pazarlama ve online rezervasyon sistemleri turizm sektöründe ne kadar önemli? Bu alanlarda yapmayı düşündüğünüz iyileştirmeler nelerdir?
Fiyatlandırma açısından zaman zaman daha avantajlı ve kolaylık açısından pratik olduğu için online rezervasyon bizim sektörümüzde en önemli faktörlerden biri. Otelimizin yıllık gelirinin ortalama %75’ini online rezervasyon ile sağlamaktayız ve bu alanda değişim ve gelişimleri takipteyiz.
Turizm sektöründe çalışanların eğitim ve yeteneklerinde hangi alanlara daha fazla odaklanmanız gerektiğini düşünüyorsunuz?
Turizm sektörü tamamen iletişim ve hizmete dayalı uluslararası bir sektör olduğu için kesinlikle yabancı dil, diksiyon ve güler yüzlülük, öğrenmeye ve gelişmeye açık bireyler önceliklerimiz arasındadır.
Gelecekte turizm sektöründe rekabetin artması bekleniyor. Bu rekabete karşı nasıl bir strateji izlemeyi planlıyorsunuz?
Otel olarak önceliğimiz her zaman misafir memnuniyeti ve kalite olmuştur. Bunun yanında değişen ve gelişen teknolojik sistemi takip ederek devamlı yenilikçi olmanın yeterli olacağını düşünüyorum.
Gelecekte turistlerin sağlık ve güvenlik konularına daha fazla önem vereceği düşünülüyor. Bu konuda ne gibi önlemler almayı planlıyorsunuz?
Kesinlikle sektör olarak çözülmesi gereken bir konu. Otelimiz açısından hijyen her zaman önceliklerimiz arasında olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.
Turizm sektöründe sürdürülebilir büyüme için işbirliği ve ortak projeler önemli mi? Bu konuda neler yapıyorsunuz?
Tabii ki önemli, otel olarak genellikle hava yolları ve acenteler ile iş birliği içerisinde çalışmaktayız ve tüm bunlar hem ekonomik uyumluluk hemde çevre kuralları çerçevesinde sürdürülmektedir.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/01/p.jpg590768pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-01-01 05:06:502023-12-31 16:11:10Alişir Şahin “Bizim en büyük avantajımız ülkemizin en güzel yerlerinden biri olan Bodrum’da yer almamız”
Glutatyon ve C Vitaminin kolajen üretimini destekliyor
Bağışıklık sistemimizin güçlü olmasını istediğimiz, bir sıcak bir soğuk geçen kış mevsiminde C vitaminine her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Sadece C vitaminine değil, bununla birlikte Glutatyon takviyenizi yapmanız da hem karaciğer problemleriniz hem kırışıklık veya lekeleriniz için hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirebilmeniz için önemli. Konu hakkında merak edilenleri Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Koçoğlu anlattı.
Doç. Dr. Hakan Koçoğlu
C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirir
C vitamini, vücutta bir dizi önemli fonksiyona sahiptir. Bunlar arasında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, demir emiliminin artırılması, kolajen üretiminin desteklenmesi, antioksidan etkisi ile hücreleri serbest radikallerin zararlarından koruma gibi görevler bulunur.
Günlük C vitamini ihtiyacı yaşa, cinsiyete, hamilelik durumuna ve kişisel sağlık koşullarına bağlı olarak değişebilir.
Genellikle yetişkinler için önerilen günlük alım miktarı ortalama 60-90 mg arasındadır. C vitamini, kendi başına bir vitamin olarak alınabilir
Multi vitaminler de genellikle içerdikleri C vitamini ile bu ihtiyacı karşılamaya yardımcı olabilir.
C vitamini özellikle taze meyve ve sebzelerde bulunur. Portakal, mandalina, çilek, kivi, brokoli, biber, kuşburnu gibi besinler C vitamini kaynakları arasındadır.
C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir, antioksidan etkisi ile hücreleri korur, demir emilimini artırarak anemi riskini azaltır. Ayrıca kolajen üretimine katkıda bulunarak cilt sağlığını destekler. C vitamini eksikliği genellikle skorbüt olarak bilinen hastalık ile ilişkilidir
Belirtiler arasında yorgunluk, halsizlik, ciltte morarma ve kanama eğilimi bulunabilir. C vitamini suda çözünen bir vitamin olduğu için fazlası idrar yoluyla atılır, ancak aşırı miktarda alımı bazı yan etkilere neden olabilir. Yüksek dozlarda C vitamini alımı ishal, karın ağrısı ve böbrek taşı oluşumu gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle önerilen günlük alım miktarına dikkat edilmelidir. Uzun dönem yüksek doz C vitamini kullanımı önerilmemektedir. Fakat enfeksiyon dönemlerinde enfeksiyonun ilk günlerinde C vitamini takviyesine başlanması enfeksiyon süresinde kısalmaya neden olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle C vitaminini gündelik hayatta daha çok gıdalar ile almaya özen göstermeli ve enfeksiyon dönemlerinde C vitamini takviyeleri almaya çalışmalıyız. Glutatyon,hücre hasarına neden olabilirler
Glutatyon, vücutta doğal olarak bulunan bir antioksidandır. Antioksidanlar, hücreleri serbest radikallerin neden olduğu hasarlardan koruyan bileşiklerdir. Serbest radikaller, vücutta normal metabolik süreçlerin bir yan ürünü olarak ortaya çıkabilir ve hücre hasarına neden olabilirler.
Hücreleri oksidatif stresten koruyabilir
Glutatyonun “Antioksidan Etki” yani serbest radikaller denilen, hücreye ve DNA’ya zararlı bileşikleri etkisiz hale getirerek hücreleri oksidatif stresten korur. “Bağışıklık Sistemi Desteği” sağlayarak bağışıklık sistemi hücrelerinin normal fonksiyonlarını sürdürmelerine yardımcı olur. “Detoksifikasyon” denilen karaciğerde toksinlerin nötralize edilerek vücuttan atılmasına yardımcı olur.
Glutatyon eksikliği, çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir Bu faktörler arasında yaşlanma, çevresel toksinlere maruz kalma, yetersiz beslenme, stres ve bazı sağlık durumları bulunabilir.
Glutatyon eksikliğinde hücreler hasara uğrayabilir
Glutatyon eksikliğinde hücrelerin hasara uğraması nedeniyle enerji üretiminde azalma nedeniyle yorgunluk ve halsizlik, bağışıklık sisteminde zayıflama, karaciğer problemleri ve ciltte matlaşma, kırışıklık veya lekeler gibi benzeri cilt sorunları belirtiler görülebilir.
Glutatyon seviyelerimizi artırmak için kükürt içeren yiyecekler yiyebiliriz
Glutatyon seviyelerimizi artırmak için özellikle kükürt içeren yiyecekler tüketmek glutatyon üretimine katkı sağlar. Sarımsak, soğan, lahana, brokoli gibi sebzeler bu gruba örnektir. Selenyum, glutatyon peroksidaz adı verilen bir enzimin yapı taşıdır. Selenyum içeren besinler arasında Brezilya fıstığı, ton balığı ve hindi eti bulunabilir. Ve yeterli selenyum tüketimi glutatyon seviyelerimizi yükseltebilir. Glutatyon takviyeleri, doğrudan alımını sağlayabilir. Ancak, bu takviyelerin etkinliği konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2023/12/c-1-1.jpg533800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2023-12-31 05:40:272023-12-30 18:42:46Glutatyon ve C Vitaminin kolajen üretimini destekliyor
Yeni yıla sayılı saatler kala yılbaşı gecesine yönelik planlar da şekilleniyor. Kimileri yeni yılı dışarıda karşılamaya hazırlanırken kimileri ise sevdiklerini kendi kuracakları yılbaşı sofrasında ağırlayacak olmanın heyecanını yaşıyor. Ancak dikkat! Gerek sofrada geçirilecek sürenin uzunluğu gerekse sofradaki yemeklerin lezzetli olması adına katkı maddeleri, yağ, şeker, tuz ve kalori oranlarında aşırıya kaçılabilmesi sağlık açısından bazı tehlikeleri beraberinde getirebiliyor! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Yılbaşı sofralarında ölçüyü fazla kaçırmak mide ve bağırsak sorunlarına yol açarak gecenin hastanede acil serviste sonuçlanmasına neden olabildiği gibi, özellikle kalp damar hastaları ve diyabet hastalarında hayati risk oluşturabiliyor. Bu nedenle gerek tüketim miktarı gerekse yiyeceklerin içerikleri açısından dikkatli olmak gerekiyor” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, sağlıklı bir yılbaşı sofrası için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman
Sebze çeşitliliğini artırın
Yılbaşı sofralarınız için yapacağınız meze ya da salatalarda çok çeşitli sebzeler kullanın. Bu sayede kalori yoğunluğu düşük, besin değeri yüksek ve uzun süre tok tutan bu besinler tüketerek, yüksek kalori içeren, besin değeri düşük ürünlerden korunmuş olacaksınız. Yemeğe salata, sebze gibi seçeneklerle başlangıç yaparak iştahınızı kontrol altında tutabilirsiniz.
Proteine mutlaka yer verin
Yılbaşı sofranızda proteinlere mutlaka yer verin. Proteinlerin sindirim süresi uzundur ve sizi daha uzun süre tok tutar. Ana yemekte kırmızı et yerine hindi-balık gibi protein türevlerine ve yine meze olarak bakliyat salatası gibi bitkisel proteinlere yer vererek hem tok tutucu hem de sağlıklı proteinleri öğününüze eklemiş olursunuz.
Hafif mezeler seçin
Kızartarak yaptığınız ya da yoğun soslu, mayonezli mezeler hazım problemlerine yol açabileceğinden fırınlama yöntemini tercih edin. Böylece yılbaşı akşamını hem daha konforlu hem de daha az kalori alarak geçirebilirsiniz. Yine gıda zehirlenmelerinden korunmak için mezeleri taze olarak tüketmek, beklemiş olanları tercih etmemek büyük önem taşıyor.
Şeker ilavesiz, doğal içecekler tercih edin
Lezzetli sofraların eşlikçisi lezzetli içecekler yılbaşında da sofralarınıza renk katar. Ancak yoğun kalorili, şeker ilaveli hazır içecekler hem kalorisi hem de doğal olmayan içeriği ile sağlığınızı tehdit edebilir. Evde çeşitli meyveleri kaynatarak yapacağınız bir içecek hem sofranıza renk katar hem de sağlığınızı korumanıza yardımcı olur. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Kuru üzüm ve ayvayı kaynatarak biraz da tarçın kabuğu ve karanfil ekleyerek güzel bir içecek elde edebilirsiniz. Ayrıca en değerli içeceğimiz olan su tüketimine de yer verebilmek için sularınızı frenk üzümü, taze nane gibi renkli meyvelerle ve sebzelerle aromalandırabilirsiniz” diyor.
Meyveli ya da sütlü tatlıları tercih edin
Yılbaşı sofraları tatlılarla taçlandırılsa da alınan yoğun kaloriler üzerine bir de yoğun şerbetli, hamurlu bir tatlı tercih etmek mide bağırsak sorunları, hatta uyku problemlerine dahi yol açabilir. Bu nedenle meyve tatlıları, sütlü tatlılar çok daha hafif seçenekler olacaktır.
Kompleks karbonhidratları seçin
Pirinç ve beyaz un gibi basit karbonhidratlar kan şekerinizde dalgalanmalara neden olarak tok hissetmenizi engelleyebilir. Yılbaşı sofrasında yardımcı yemek olarak pirinç, beyaz unlu yiyecekler ve börek yerine bulgur, kara buğday, esmer pirinç gibi kompleks karbonhidratları sofranıza ekleyerek daha tok hissetmeyi ve dolayısıyla daha az kalori alımını hedefleyebilirsiniz.
Kuruyemişleri kontrollü tüketin
Kuruyemişlerin her zaman olduğu gibi yılbaşı sofrasında da kontrollü tüketilmesi gereken besinler arasında olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ozman “Sağlıklı olduğu kadar yoğun yağ içeriği ve kaloriye sahip bu besinlerin de fazlası hazım ya da gaz problemlerine yol açabilir. Bu nedenle yaklaşık 1 avuç kuruyemişi tabağınıza alarak tüketmeye çalışın, paketten ya da kontrolsüz tüketimi engelleyin” diyor.
Sofraya aç oturmayın, yavaş yavaş yiyin
‘Nasıl olsa güzel bir sofraya oturacağım’ düşüncesiyle yılbaşı yemeğine çok aç halde başlamayın. Mümkünse 2-3 saat kadar önce 1 su bardağı kefir ya da 8-10 çiğ badem yanında sütlü bir kahve ile ara öğün yapın. Bu sayede yılbaşı sofrasında yediğiniz miktarları kontrol altında tutabilirisiniz. Sofrada yemeklerinizi yavaş tüketin ve iyi çiğneyin, bu sayede hem hazım problemlerinden kurtulmuş hem de çok daha az kalori almış olursunuz.
2024’te Helal Expo Fuarı’nı 10’uncu kez düzenleyeceklerini anlatan Ete, özellikle yabancı firmaların ilgisinin çok yüksek olduğunu ve şimdiden yerlerini ayırdıklarını kaydetti.
Dünyada en hızlı büyüyen pazarlar arasında yer alan ‘Helal’ pazarının büyüklüğü 5 trilyon doları aştı. Gelecek 5 yılda 10 trilyon doları bulması beklenen Helal ekonomisi, dünyada en çok yatırım yapılan alanlar arasında yerini aldı. Bu kapsamda Türkiye de çalışmalarını hızlandırdı. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İTT) Helal Ekonomi Raporu’na göre Türkiye, Endonezya ve Malezya, helal ekonomi ürünlerinde ilk 20 ihracatçı arasına girmeyi başardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9. Dünya Helal Zirvesi ve 10. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Helal Expo Fuarı 2023’e gönderdiği video mesajda da, helal sektörünün stratejik önem arz ettiğine dikkati çekmişti.
Helal ürün ve hizmetlerin uluslararası ticarette dolaşımının kolaylaştırılması için belgeleme ve standartlaşmanın önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak ülkemize kazandırdığımız Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) ile bu meseleye verdiğimiz önemi gösterdik. Kurumumuzu ve faaliyetlerini her daim destekleyerek helal sektörünün ülkemizde hak ettiği konuma gelmesini sağlayacağız” ifadelerini kullanmıştı.
Müslüman ülkelerdeki tüketiciler tarafından gıdaya yapılan harcamaların 2022’de 1 trilyon doları aştığını belirten Dünya Helal Zirvesi Konsey Başkanı ve Discover Events Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete, bunun 2026 yılına kadar 1.5 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini kaydetti. Bu kapsamda helal ihracatın da hızla arttığının altını çizen Ete, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik önemine dikkat çektiği helal sektörü her geçen gün büyüyor. Ülkeler arası savaşlar ve tüm dünyayı etkisini alan salgın sebebi ile gıda güvenliğinin önemi daha da artıyor” dedi.
Sektörden aldıkları pay büyüyor
Helal ürünlere artan talebin dünyanın en büyük ‘helal organizasyonu’ olan Helal Expo Fuarı’na olan ilgiyi artırdığını anlatan Yunus Ete, “Helal Expo fuarının düzenlenme sebebi, helal piyasasında hizmet veren ve verebilme potansiyeli olan yerli ve yabancı firmaları bir araya getirmek ve ticari iş fırsatları oluşturmak. Helal fuarına her yıl gıdadan kozmetiğe, finanstan turizme, tekstilden ilgili tüm tedarik zincirlerinde yer alan firmalar katılıyor. Ve bu fuara katılan firmaların bu sektörden aldığı pay her geçen gün artıyor. Bu fuardan ciddi verim elde eden firmaların ilgisi de her geçen gün artıyor” şeklinde konuştu.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2023/12/h-6.jpg571800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2023-12-30 23:55:332023-12-30 17:59:46Türkiye helal ekonomide ilk 20’de
Maksimum Hatırlanan Reklamlar…
Maksimum Hatırlanan Reklamlar…
CHP-CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ 2023-SANA SÖZ YİNE BAHARLAR GELECEK
AKP-TÜRKİYE YÜZYILI
TRENDYOL İLGİLİ AY İNDİRİMLERİ 2023
A101 MARKET-GENEL
A101 MARKET-MÜGE ANLI-ALIŞKANLIKLARA MEYDAN OKUYORUZ
CHP-HAYDİ TÜRKİYE
AKP-SEÇİM 2023-DOĞRU ZAMAN DOĞRU ADAM-GENEL
TRENDYOL-ONLINE ALIŞVERİŞ
A101 MARKET-MÜGE ANLI-GENEL
YEMEK SEPETİ-GENEL
Televizyon reklamları, toplumun kültürel yapısını etkileyen, markalar arasındaki rekabeti kızıştıran ve ünlülerin katkısıyla tüketici davranışlarını şekillendiren güçlü bir pazarlama aracıdır. Reklam filminde marka hikayesi, müziği, ünlüsü tarafından sunulan multi içerik izleyicinin aklında hatırlama, tercih etme gibi yerleşkelere sahiptir. Bu izlemeler neticesinde biz de Maksimum Hatırlanan Reklamların sıralamasını sorduk. Dünyanın lider araştırma şirketi olan Ipsos verileri üzerinden bu sıralamayı sizlere sunmak istedik.
2023’de maksimum hatırlanan 10 reklamı incelendiğinde, önceki yıllardan farklı olarak seçim iletişimlerinin belirgin bir şekilde öne çıktığı gözlemleniyor. Türk izleyicisi bu sene Şubat depremi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi önemli olaylarla da meşguldü. Bu durum, seçim reklamlarının listedeki ağırlığını da anlamlandırılmasını sağlıyor.
İzleyicilerin dikkatinin büyük bir kısmını Türkiye’nin gündemi oluştururken, buna rağmen bazı reklamların hala izleyicilerin hafızasında önemli bir yer edindiği görülmekte. Özellikle A101-Müge Anlı-Alışkanlıklara Meydan Okuyoruz reklamı, 2023’ün öne çıkan kampanyalarından biri olarak belirginleşti. Kampanyanın detaylarına dikkatlice bakıldığında
– Yaratıcı Deneyim: Müge Anlı uzun zamandır A101 markası ile iş birliği içerisinde. A101, televizyon sunucusu ve gazeteci Müge Anlı’nın popülerliğinden yararlanırken, aynı zamanda A101’in marka değerine ve imajına da katkı sağlıyor. Reklamın “Alışkanlıklara Meydan Okuyoruz” sloganı, tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını sorgulamalarını, belki de kendilerinden parça bulmayı kolaylaştırıyor.
– Empati & Uyum: Müge Anlı, genellikle dürüstlüğü, adaleti ve toplum hizmetini temsil eden bir kişi olarak tanınıyor. Bu nitelikler, A101’in “Alışkanlıklara Meydan Okuyoruz” mesajı ile uyumlu bir şekilde birleşiyor böylece tüketiciye ucuz ama kaliteli ürünler alabileceği mesajını iletebiliyor.
– Yaratıcı Fikir: Reklam, tanıttığı ürünler ve ‘meydan okuma’ temasıyla tüketicileri bilgilendiriyor ve güçlü söylemi ile rakiplerinden ayrıldığını iddia ediyor.
“Başarı önümüze altın tepsi ile sunulmadı”
Almanya, Hırvatistan ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede yatırımları olan Grand Group onursal başkanı Hayri Güneş ile bir araya geldik. Hayri Güneş yeni projeleri ve şirketleri ile ilgili gelecek planlarını bizimle paylaştı.
Merhabalar Hayri Güneş’i biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinizden biraz bahseder misiniz?
Merhabalar. Almanya’da 1980 Yıllarında ilk ticari hayatıma yaşadığımız bölgede bir Türk marketi açarak başladım. O zamanın zor şartları altında kısa sürede bölgenin tüm ihtiyaçlarını karşılayan en iyi marketler arasındaydık. İşte tamda o zaman kariyerimizin başarısına ilk adımı atmış oldum.
Grand Group nasıl ortaya çıktı?
Yılların tecrübesi deneyimi ile 1980 yıllarından başlayan ilk ticari deneyimimiz ile yola çıkarak Türk marketinin kabul görmesinden sonra, kısa süre içinde Antalya Kemer’de İlk Müzikli Taverna ve Pansiyon oteli aldım. Müziğe ve sanata karşı ayrı bir hassasiyet beslediğim için öyle bir karar almıştım. Daha Sonra 1990 yıllarında ilk Grand Şirketler Grubunun temelini oluşturdum.
Grand Group izlediği yolda çok zorluk yaşadı mı?
Muhakkak hayatta başarılı olan her yolun başında çok zorluklar vardır. Başarı önümüze altın tepsi ile sunulmadı. Ama her zorluğun arkasında başarı hepimiz için kaçınılmaz bir gerçektir.
Grand Group’un Avrupa’da birçok başarılı işlere imza artığını biliyoruz. Onursal başkan olarak yine bu başarılarda imzanız var mı?
Elbette ki bir binayı yaparken ilk temel atılır, atılan temeliniz sağlamsa yıkılmadan devam eder. İş hayatımdaki titiz ve disiplinli duruşumla hep değişimi gözetleyen, sürekli yenilenen ve büyüyen bir şirketin her başarısında muhakkak imzamız mevcuttur.
Projeleriniz birçoğunun başında oğlunuz aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olan Hayrettin Güneş var. Nasıl hazırladınız kendisini?
Hayrettin Güneş yani oğlum, henüz 14 yaşındayken onu işlerimizin başında muhasebe işlerini yönetmesi konusunda yetiştirmeye başladım. Azimli istekli kararlı ve çok çalışkan bir yapıya sahip olması bizim için hem gurur hemde şans oldu diyebilirim. 14 yaşından itibaren disiplinli iş hayatının sonucu olarak Şuan da gelmiş olduğumuz konumdayız.
Şirketiniz aile şirketi babadan oğula, aile bağlarınız nasıldır?
Şirketimiz bir aile şirketi herkesin sorumlu olduğu bir bölge ve daha güçlü olduğu konumlar olarak herkes kendi alanında güçlü olan bölgeyi yöneterek devam ediyoruz. Oğullarım Mehmet Güneş, Hayrettin Güneş , kızım Filiz Erdikici damadım Ender Erdikici ve gelinim Ewa Güneş işlerin başında işlerini en layığı ile tam bugünlerimize taşımakta çok büyük emekleri var.Benim hep bir vazgeçilmez bir gerçeğim var, yani eskiden 1 taşta 2 kuş vurabilmek için çaba gösteriyorduk, fakat Şuan teknolojik bir çağdayız dolayısı ile çocuklarımın yada torunlarımın bu teknolojiyi çok iyi kullanarak 1 taşta 8 kuş vurmaları gerektiğine inanıyorum. Yani şirketin şuanki halini gün geçtikte üstüne koyarak devam etmesini sağlanmaları gerekiyor. Ve inancım sonsuz
İş hayatında en dikkat ettiğiniz unsurlar nelerdir?
Benim en vazgeçilmezlerim önce güven sonra disiplin ve saygı olmazsa olmazlarım. En tahammül edemediğim şey ise yalan. Asla affetmem yalanı. Dolayısıyla başarımın sırları bunlarda gizlidir diyebilirim.
Para başarıyı getirir mi?
Öyle bir zamandayız ki parasız hiçbir şey olmaz. Para olmadan başarıyı sağlamak muhakkak zor. Ama para ile birlikte akıl, inanç, irade, zeka, kararlılık da şart olan paranızı kullanmayı bilmezseniz eğer para olmaktan ileriye gidemez. Her şeyin başı cesaret…
Global bir şirket olmak için en önemli kural nedir?
İş hayatınızda disiplinli bir ortam yaratamazsanız eğer bir şirket olamazsınız dolayısıyla her şeyin başında disiplin geliyor benim olmazsa olmazlarım bu yüzden en önemli kural disiplin…
Hobileriniz varsa bunlar nelerdir?
Hayvanları çok seviyorum hatta onlarla ilgili hem Antalya’da hem de Almanya’da kendime özel çiftliklerim var. Boş zamanlarımda vakit geçiriyorum ve bu bana ciddi anlamda çok huzur veriyor. Öyle çok özel hobilerim var diyemem.
Pahalı zevkleriniz var mıdır?
O yani çok pahalı zevklerim var diyemem çünkü ben ilk Almanya’ya sadece tahta bir çantayla geldim dolayısıyla o zor şartlarda yaşadığımız hayatı kolay harcayarak yaşamayı sevmediğim için özel zevklere zaman ayırmıyorum sadece araba tutkunluğum var onu da en çok hangisini seviyorsam almayı tercih ediyorum.
Bu uzun yolda en büyük destekçileriniz kimler oldu?
Çok güzel bir söz var her başarılı erkeğin arkasında başarılı bir kadın vardır başarımın büyük çoğunluğunu hayat arkadaşıma çocuklarımın annesi Müyese Güneş’e borçluyum. Çok vefalı bir insan öyle bir zaman olurdu çocuklarımızı tek başına bırakıp çalışmak zorunda kalırdık ya da bir süre Antalya’da akrabalarımızın yanına bırakırdık tanımadığımız alman dostlarımıza bırakırdık ve bu özveriyle iş hayatımızı onun desteğiyle buralara kadar taşıdık.
Yeni bir şirket kuran girişimcilere tavsiyeleriniz neler olur?
Ticarette başarı kesinlikle cesaretle orantılıdır eğer cesaretiniz varsa ticarette her zaman başarılı olursunuz korkmadan bir şeye cesaret Edip o işi başarıya kavuşturmak için mücadele etmelisiniz ben şimdiki gençlere torunlarıma hep vasiyet olarak şunu söylüyorum teknoloji bir Çağ’dasınız bu teknolojiyi çok iyi kullanan insanlar oturdukları yerde dahi oturarak para kazanırlar hem cesaret hem zeka şu anda en önemli faktörler.
Hayri Güneş nasıl bir babadır?
Çok disiplinli bir babayım. Çok sert ama çokta babacan yüreği yumuşak. Çocuklarıma karşı bazen sevgimizi hissettiremezsek gösteremezsek de hep içimizde besleyerek büyüdük. Çünkü şartlarımız gereği öyle olması gerekiyordu. Ama bunun en iyi cevabı sanırım evlatlarım da… Bu sorunun cevabını onlara sorun.
Başarıda ailenin önemi nedir?
Aile her şeydir. Eğer ticarette ailenizden destek alamazsanız kolay kolay başarı elde edemezsiniz. Bu yüzden başarı da ailenin faktörü çok yüksek. Şu anda başarılı olmamızın en büyük nedeni birlik ve beraberliğimiz içerisinde yürüttüğümüz bir düzen.
Grand Group’u ileride torunlarınız da yaşatsın ister misiniz? Bu durumdan gurur duyar mısınız?
Tabi ki de gurur duyarım. Ben bir yaptıysam torunlarım üzerine on koyarak devam etmeleri gerekiyor. Bu onlara vasiyet değil “Emirdir” Her zaman söylerim çünkü biz kolay şartlarda şirketi bu hale getirmedik çok zor zamanlarımız ödediğimiz bedeller oldu dolayısıyla torunlarımız da bayrağı başarıdan başarıya taşıyarak devam etmeleri gerekiyor.
Hayri Bey üç kelimeyle kendinizi anlatın desek?
Disiplinli, cesaretli ve azimli…
Grand Müzik’le alakalı bir düşünceniz var mı?
Hayatım boyunca müziğe ve sanata karşı hep bir zaafım vardı. Çok eskiden kıymetli sanatçı Bülent Ersoy’un filminde figüran olarak oynamışlığım dahi vardır. Müziğe karşı hassasiyetim ilk Türk marketine açtıktan sonra yaşadığımız Almanya bölgesinde ilk Türk müziklerini yabancı müzikleri filmlerini kaset ve cd olarak satan ilk kişiydim. Dolayısıyla şu anda Grand müziğin olduğu konum benim hayallerimin bir yansımasıdır diyebilirim. Bu konuda kıymetli oğlum Hayrettin Güneş’in şu anki başarısı benim hayallerimdi. Dolayısıyla Grand Müziği buralara kadar taşıdığı için kendisine teşekkür ediyorum ve başarılar diliyorum sanat hayatımızda olmazsa olmazlarımızdandır.
Son olarak hâla onursal başkan olarak yer aldığınız Grand Group’da ki ileriye dönük hedefleriniz neler?
Hedefi olmayan bir şirket hiçbir zaman büyüyemez. Bu yüzden şirket olarak hedeflerimiz her zaman ileriye dönük yeni atılımlar yapıyoruz. Hırvatistan’da yatlarımız kiraya veriyoruz. İnşaat işleriyle uğraşıyoruz. Gazino işleriyle uğraşıyoruz. Bunun yanında hem şirketimizi hem de adamlarımıza genişletebilmek açısından sürekli yenilenerek büyümeye devam ediyoruz.
Alişir Şahin “Bizim en büyük avantajımız ülkemizin en güzel yerlerinden biri olan Bodrum’da yer almamız”
Turizm sektörünün bu ay ki konuğu Zeytinada hotel Genel Müdürü ve BODER Başkan Yardımcısı Alişir Şahin oldu
Turizm sektöründe gelecek beş yıl içinde ne gibi değişiklikler bekliyorsunuz?
Turizm sektörü müşteri ve insan kaynakları sadakat operasyonlarının en etkili olduğu sektörlerden biri olduğu için doğru yönetildiği takdirde pazarlama stratejilerinin en önemli parçası hâline gelecektir. Teknolojik iyileştirilmeler ile bu yönde yapılacak çalışmalar verimliliğin artırılması yönünde büyük fayda sağlayacaktır ve bu da Türkiye’yi turizm açısından diğer ülkelerin önüne geçirecektir.
Sürdürülebilir turizm uygulamaları gelecekte daha da önem kazanacak mı? Bu konuda ne gibi adımlar atmayı planlıyorsunuz?
Turizmin hem toplum hem de çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirerek yerel ekonomiye, doğal ve kültürel mirasın korunmasına, bölge halkının ve ziyaretçilerin yaşam kalitelerinin artmasına katkıda bulunmayı amaçladığı için her geçen gün sürdürülebilir turizmin önemi artacaktır. Otel olarak sürdürülebilir turizm belgemizi aldık ve bu alanda da senelerdir su tüketiminin ve atık üretiminin azaltılması, güneş enerjisinden en verimli şekilde yararlanmak gibi birçok çalışmamız mevcuttur ve araştırmalarımız devam etmektedir.
Teknolojik gelişmeler turizm sektörünü nasıl etkileyecek? Bu gelişmelere nasıl adapte olmayı planlıyorsunuz?
Günden güne değişen ve gelişen teknolojik devrimler turizm işletmelerinin faaliyetlerini yürütme şekillerini, iletişim yöntemlerini, tüketicilerin bilgi arama ve turistik hizmet ve ürün satın alma yollarını etkilemektedir. Ve bizde otel olarak bu konuda dijital pazarlama, online rezervasyon, bulut iletişim, yapay zeka, sosyal medya gibi kolaylaştırıcı ve güven verici aynı zamanda tanıtım odaklı teknoloji sistemlerini kullanmayı rezervasyonun ilk anından, ödeme seçeneklerine, konaklama ve misafir memnuniyetine kadar en verimli şekilde sürdürüyoruz.
Gelecekte turistlerin tercih ettiği destinasyonlar ve tatil deneyimleri nasıl değişecek? Bu değişimlere nasıl uyum sağlamayı planlıyorsunuz?
Son yıllarda destinasyonun ziyaretçilere göre değişen algısal bir kavram olduğu görüşü giderek kabul görmektedir. Her ne kadar destinasyonu turizmde önemli kılan esas unsur doğal çevre ve kültürel faktörler olsa da yiyecek-içecek, konaklama gibi destinasyon ürünleri de misafir memnuniyeti açısından önem taşıyor. Bizimde en büyük avantajımız ülkemizin en güzel yerlerinden biri olan Bodrum’da yer almamız ve akabinde doğru fiyatlandırma ve doğru hizmet ile değişime uyum sağlanabilir.
Dijital pazarlama ve online rezervasyon sistemleri turizm sektöründe ne kadar önemli? Bu alanlarda yapmayı düşündüğünüz iyileştirmeler nelerdir?
Fiyatlandırma açısından zaman zaman daha avantajlı ve kolaylık açısından pratik olduğu için online rezervasyon bizim sektörümüzde en önemli faktörlerden biri. Otelimizin yıllık gelirinin ortalama %75’ini online rezervasyon ile sağlamaktayız ve bu alanda değişim ve gelişimleri takipteyiz.
Turizm sektöründe çalışanların eğitim ve yeteneklerinde hangi alanlara daha fazla odaklanmanız gerektiğini düşünüyorsunuz?
Turizm sektörü tamamen iletişim ve hizmete dayalı uluslararası bir sektör olduğu için kesinlikle yabancı dil, diksiyon ve güler yüzlülük, öğrenmeye ve gelişmeye açık bireyler önceliklerimiz arasındadır.
Gelecekte turizm sektöründe rekabetin artması bekleniyor. Bu rekabete karşı nasıl bir strateji izlemeyi planlıyorsunuz?
Otel olarak önceliğimiz her zaman misafir memnuniyeti ve kalite olmuştur. Bunun yanında değişen ve gelişen teknolojik sistemi takip ederek devamlı yenilikçi olmanın yeterli olacağını düşünüyorum.
Gelecekte turistlerin sağlık ve güvenlik konularına daha fazla önem vereceği düşünülüyor. Bu konuda ne gibi önlemler almayı planlıyorsunuz?
Kesinlikle sektör olarak çözülmesi gereken bir konu. Otelimiz açısından hijyen her zaman önceliklerimiz arasında olmuştur ve olmaya da devam etmektedir.
Turizm sektöründe sürdürülebilir büyüme için işbirliği ve ortak projeler önemli mi? Bu konuda neler yapıyorsunuz?
Tabii ki önemli, otel olarak genellikle hava yolları ve acenteler ile iş birliği içerisinde çalışmaktayız ve tüm bunlar hem ekonomik uyumluluk hemde çevre kuralları çerçevesinde sürdürülmektedir.
Glutatyon ve C Vitaminin kolajen üretimini destekliyor
Glutatyon ve C Vitaminin kolajen üretimini destekliyor
Bağışıklık sistemimizin güçlü olmasını istediğimiz, bir sıcak bir soğuk geçen kış mevsiminde C vitaminine her zamankinden çok daha fazla ihtiyacımız var. Sadece C vitaminine değil, bununla birlikte Glutatyon takviyenizi yapmanız da hem karaciğer problemleriniz hem kırışıklık veya lekeleriniz için hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirebilmeniz için önemli. Konu hakkında merak edilenleri Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Koçoğlu anlattı.
Doç. Dr. Hakan Koçoğlu
C vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirir
C vitamini, vücutta bir dizi önemli fonksiyona sahiptir. Bunlar arasında bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, demir emiliminin artırılması, kolajen üretiminin desteklenmesi, antioksidan etkisi ile hücreleri serbest radikallerin zararlarından koruma gibi görevler bulunur.
Günlük C vitamini ihtiyacı yaşa, cinsiyete, hamilelik durumuna ve kişisel sağlık koşullarına bağlı olarak değişebilir.
Genellikle yetişkinler için önerilen günlük alım miktarı ortalama 60-90 mg arasındadır.
C vitamini, kendi başına bir vitamin olarak alınabilir
Multi vitaminler de genellikle içerdikleri C vitamini ile bu ihtiyacı karşılamaya yardımcı olabilir.
C vitamini özellikle taze meyve ve sebzelerde bulunur. Portakal, mandalina, çilek, kivi, brokoli, biber, kuşburnu gibi besinler C vitamini kaynakları arasındadır.
C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir, antioksidan etkisi ile hücreleri korur, demir emilimini artırarak anemi riskini azaltır. Ayrıca kolajen üretimine katkıda bulunarak cilt sağlığını destekler.
C vitamini eksikliği genellikle skorbüt olarak bilinen hastalık ile ilişkilidir
Belirtiler arasında yorgunluk, halsizlik, ciltte morarma ve kanama eğilimi bulunabilir. C vitamini suda çözünen bir vitamin olduğu için fazlası idrar yoluyla atılır, ancak aşırı miktarda alımı bazı yan etkilere neden olabilir. Yüksek dozlarda C vitamini alımı ishal, karın ağrısı ve böbrek taşı oluşumu gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle önerilen günlük alım miktarına dikkat edilmelidir. Uzun dönem yüksek doz C vitamini kullanımı önerilmemektedir. Fakat enfeksiyon dönemlerinde enfeksiyonun ilk günlerinde C vitamini takviyesine başlanması enfeksiyon süresinde kısalmaya neden olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle C vitaminini gündelik hayatta daha çok gıdalar ile almaya özen göstermeli ve enfeksiyon dönemlerinde C vitamini takviyeleri almaya çalışmalıyız.
Glutatyon, hücre hasarına neden olabilirler
Glutatyon, vücutta doğal olarak bulunan bir antioksidandır. Antioksidanlar, hücreleri serbest radikallerin neden olduğu hasarlardan koruyan bileşiklerdir. Serbest radikaller, vücutta normal metabolik süreçlerin bir yan ürünü olarak ortaya çıkabilir ve hücre hasarına neden olabilirler.
Hücreleri oksidatif stresten koruyabilir
Glutatyonun “Antioksidan Etki” yani serbest radikaller denilen, hücreye ve DNA’ya zararlı bileşikleri etkisiz hale getirerek hücreleri oksidatif stresten korur. “Bağışıklık Sistemi Desteği” sağlayarak bağışıklık sistemi hücrelerinin normal fonksiyonlarını sürdürmelerine yardımcı olur. “Detoksifikasyon” denilen karaciğerde toksinlerin nötralize edilerek vücuttan atılmasına yardımcı olur.
Glutatyon eksikliği, çeşitli faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabilir
Bu faktörler arasında yaşlanma, çevresel toksinlere maruz kalma, yetersiz beslenme, stres ve bazı sağlık durumları bulunabilir.
Glutatyon eksikliğinde hücreler hasara uğrayabilir
Glutatyon eksikliğinde hücrelerin hasara uğraması nedeniyle enerji üretiminde azalma nedeniyle yorgunluk ve halsizlik, bağışıklık sisteminde zayıflama, karaciğer problemleri ve ciltte matlaşma, kırışıklık veya lekeler gibi benzeri cilt sorunları belirtiler görülebilir.
Glutatyon seviyelerimizi artırmak için kükürt içeren yiyecekler yiyebiliriz
Glutatyon seviyelerimizi artırmak için özellikle kükürt içeren yiyecekler tüketmek glutatyon üretimine katkı sağlar. Sarımsak, soğan, lahana, brokoli gibi sebzeler bu gruba örnektir. Selenyum, glutatyon peroksidaz adı verilen bir enzimin yapı taşıdır. Selenyum içeren besinler arasında Brezilya fıstığı, ton balığı ve hindi eti bulunabilir. Ve yeterli selenyum tüketimi glutatyon seviyelerimizi yükseltebilir. Glutatyon takviyeleri, doğrudan alımını sağlayabilir. Ancak, bu takviyelerin etkinliği konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.
Yılbaşı eğlencesi Acil Servis’de sonuçlanmaması için!
Yılbaşı eğlencesi Acil Servis’de sonuçlanmaması için!
Yeni yıla sayılı saatler kala yılbaşı gecesine yönelik planlar da şekilleniyor. Kimileri yeni yılı dışarıda karşılamaya hazırlanırken kimileri ise sevdiklerini kendi kuracakları yılbaşı sofrasında ağırlayacak olmanın heyecanını yaşıyor. Ancak dikkat! Gerek sofrada geçirilecek sürenin uzunluğu gerekse sofradaki yemeklerin lezzetli olması adına katkı maddeleri, yağ, şeker, tuz ve kalori oranlarında aşırıya kaçılabilmesi sağlık açısından bazı tehlikeleri beraberinde getirebiliyor! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Yılbaşı sofralarında ölçüyü fazla kaçırmak mide ve bağırsak sorunlarına yol açarak gecenin hastanede acil serviste sonuçlanmasına neden olabildiği gibi, özellikle kalp damar hastaları ve diyabet hastalarında hayati risk oluşturabiliyor. Bu nedenle gerek tüketim miktarı gerekse yiyeceklerin içerikleri açısından dikkatli olmak gerekiyor” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, sağlıklı bir yılbaşı sofrası için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman
Sebze çeşitliliğini artırın
Yılbaşı sofralarınız için yapacağınız meze ya da salatalarda çok çeşitli sebzeler kullanın. Bu sayede kalori yoğunluğu düşük, besin değeri yüksek ve uzun süre tok tutan bu besinler tüketerek, yüksek kalori içeren, besin değeri düşük ürünlerden korunmuş olacaksınız. Yemeğe salata, sebze gibi seçeneklerle başlangıç yaparak iştahınızı kontrol altında tutabilirsiniz.
Proteine mutlaka yer verin
Yılbaşı sofranızda proteinlere mutlaka yer verin. Proteinlerin sindirim süresi uzundur ve sizi daha uzun süre tok tutar. Ana yemekte kırmızı et yerine hindi-balık gibi protein türevlerine ve yine meze olarak bakliyat salatası gibi bitkisel proteinlere yer vererek hem tok tutucu hem de sağlıklı proteinleri öğününüze eklemiş olursunuz.
Hafif mezeler seçin
Kızartarak yaptığınız ya da yoğun soslu, mayonezli mezeler hazım problemlerine yol açabileceğinden fırınlama yöntemini tercih edin. Böylece yılbaşı akşamını hem daha konforlu hem de daha az kalori alarak geçirebilirsiniz. Yine gıda zehirlenmelerinden korunmak için mezeleri taze olarak tüketmek, beklemiş olanları tercih etmemek büyük önem taşıyor.
Şeker ilavesiz, doğal içecekler tercih edin
Lezzetli sofraların eşlikçisi lezzetli içecekler yılbaşında da sofralarınıza renk katar. Ancak yoğun kalorili, şeker ilaveli hazır içecekler hem kalorisi hem de doğal olmayan içeriği ile sağlığınızı tehdit edebilir. Evde çeşitli meyveleri kaynatarak yapacağınız bir içecek hem sofranıza renk katar hem de sağlığınızı korumanıza yardımcı olur. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman “Kuru üzüm ve ayvayı kaynatarak biraz da tarçın kabuğu ve karanfil ekleyerek güzel bir içecek elde edebilirsiniz. Ayrıca en değerli içeceğimiz olan su tüketimine de yer verebilmek için sularınızı frenk üzümü, taze nane gibi renkli meyvelerle ve sebzelerle aromalandırabilirsiniz” diyor.
Meyveli ya da sütlü tatlıları tercih edin
Yılbaşı sofraları tatlılarla taçlandırılsa da alınan yoğun kaloriler üzerine bir de yoğun şerbetli, hamurlu bir tatlı tercih etmek mide bağırsak sorunları, hatta uyku problemlerine dahi yol açabilir. Bu nedenle meyve tatlıları, sütlü tatlılar çok daha hafif seçenekler olacaktır.
Kompleks karbonhidratları seçin
Pirinç ve beyaz un gibi basit karbonhidratlar kan şekerinizde dalgalanmalara neden olarak tok hissetmenizi engelleyebilir. Yılbaşı sofrasında yardımcı yemek olarak pirinç, beyaz unlu yiyecekler ve börek yerine bulgur, kara buğday, esmer pirinç gibi kompleks karbonhidratları sofranıza ekleyerek daha tok hissetmeyi ve dolayısıyla daha az kalori alımını hedefleyebilirsiniz.
Kuruyemişleri kontrollü tüketin
Kuruyemişlerin her zaman olduğu gibi yılbaşı sofrasında da kontrollü tüketilmesi gereken besinler arasında olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Ozman “Sağlıklı olduğu kadar yoğun yağ içeriği ve kaloriye sahip bu besinlerin de fazlası hazım ya da gaz problemlerine yol açabilir. Bu nedenle yaklaşık 1 avuç kuruyemişi tabağınıza alarak tüketmeye çalışın, paketten ya da kontrolsüz tüketimi engelleyin” diyor.
Sofraya aç oturmayın, yavaş yavaş yiyin
‘Nasıl olsa güzel bir sofraya oturacağım’ düşüncesiyle yılbaşı yemeğine çok aç halde başlamayın. Mümkünse 2-3 saat kadar önce 1 su bardağı kefir ya da 8-10 çiğ badem yanında sütlü bir kahve ile ara öğün yapın. Bu sayede yılbaşı sofrasında yediğiniz miktarları kontrol altında tutabilirisiniz. Sofrada yemeklerinizi yavaş tüketin ve iyi çiğneyin, bu sayede hem hazım problemlerinden kurtulmuş hem de çok daha az kalori almış olursunuz.
Türkiye helal ekonomide ilk 20’de
Türkiye helal ekonomide ilk 20’de
2024’te Helal Expo Fuarı’nı 10’uncu kez düzenleyeceklerini anlatan Ete, özellikle yabancı firmaların ilgisinin çok yüksek olduğunu ve şimdiden yerlerini ayırdıklarını kaydetti.
Dünyada en hızlı büyüyen pazarlar arasında yer alan ‘Helal’ pazarının büyüklüğü 5 trilyon doları aştı. Gelecek 5 yılda 10 trilyon doları bulması beklenen Helal ekonomisi, dünyada en çok yatırım yapılan alanlar arasında yerini aldı. Bu kapsamda Türkiye de çalışmalarını hızlandırdı. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İTT) Helal Ekonomi Raporu’na göre Türkiye, Endonezya ve Malezya, helal ekonomi ürünlerinde ilk 20 ihracatçı arasına girmeyi başardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9. Dünya Helal Zirvesi ve 10. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Helal Expo Fuarı 2023’e gönderdiği video mesajda da, helal sektörünün stratejik önem arz ettiğine dikkati çekmişti.
Helal ürün ve hizmetlerin uluslararası ticarette dolaşımının kolaylaştırılması için belgeleme ve standartlaşmanın önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye olarak ülkemize kazandırdığımız Helal Akreditasyon Kurumu (HAK) ile bu meseleye verdiğimiz önemi gösterdik. Kurumumuzu ve faaliyetlerini her daim destekleyerek helal sektörünün ülkemizde hak ettiği konuma gelmesini sağlayacağız” ifadelerini kullanmıştı.
Müslüman ülkelerdeki tüketiciler tarafından gıdaya yapılan harcamaların 2022’de 1 trilyon doları aştığını belirten Dünya Helal Zirvesi Konsey Başkanı ve Discover Events Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Ete, bunun 2026 yılına kadar 1.5 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini kaydetti. Bu kapsamda helal ihracatın da hızla arttığının altını çizen Ete, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik önemine dikkat çektiği helal sektörü her geçen gün büyüyor. Ülkeler arası savaşlar ve tüm dünyayı etkisini alan salgın sebebi ile gıda güvenliğinin önemi daha da artıyor” dedi.
Sektörden aldıkları pay büyüyor
Helal ürünlere artan talebin dünyanın en büyük ‘helal organizasyonu’ olan Helal Expo Fuarı’na olan ilgiyi artırdığını anlatan Yunus Ete, “Helal Expo fuarının düzenlenme sebebi, helal piyasasında hizmet veren ve verebilme potansiyeli olan yerli ve yabancı firmaları bir araya getirmek ve ticari iş fırsatları oluşturmak. Helal fuarına her yıl gıdadan kozmetiğe, finanstan turizme, tekstilden ilgili tüm tedarik zincirlerinde yer alan firmalar katılıyor. Ve bu fuara katılan firmaların bu sektörden aldığı pay her geçen gün artıyor. Bu fuardan ciddi verim elde eden firmaların ilgisi de her geçen gün artıyor” şeklinde konuştu.