İnşaat sektörünün köklü ve güvenilir markalarından Beyaz Group İnşaat, Büyükçekmece’nin Mimaroba bölgesinde yeni projesi ‘Finance Center’ için çalışmalara başladı. Toplam 1 milyar TL yatırım ile hayata geçirilecek proje, kurumsal markalar için stratejik bir merkez olarak tasarlanıyor. Haziran 2027’de teslim edilmesi planlanan proje, bölgenin sosyal dokusunu ve iş dünyası dinamiklerini yeniden şekillendirecek.
Stratejik Lokasyon
Finance Center, E-5 karayolu üzerinde konumlanarak ulaşım avantajı sağlıyor. TEM otoyoluna 10 dakika, İstanbul Havalimanı’na 25 dakika, TÜYAP Fuar Merkezi’ne 8 dakika mesafede bulunmasıyla iş dünyası için kritik bir erişim noktası oluşturuyor. Ayrıca özel eğitim kurumlarına, alışveriş merkezlerine ve sağlık tesislerine yakınlığıyla bölgenin cazibesini artırıyor.
Mimari ve Teknik Özellikler
25 bin metrekarelik alanda yükselen Finance Center; iki bloklu yatay mimarisi, deniz manzaralı cam cepheli ofisleri ve modüler yapısıyla dikkat çekiyor. Projede 13 ticari ünite ve 98 ofis bulunurken, ofisler 47 m²’den 220 m²’ye kadar farklı seçenekler sunuyor. Modüler sistem sayesinde ofisler 500 m²’ye kadar genişletilebiliyor.
Projede güneş panelleriyle enerji ihtiyacının önemli bir kısmı karşılanarak aidat ve işletme giderlerinde avantaj sağlanacak. Ayrıca kafe-restoran alanları, market, ATM hizmetleri, toplantı odaları, fiber internet ve tam kapasite jeneratör desteği ile modern iş yaşamının tüm ihtiyaçları karşılanacak.
Sürdürülebilirlik ve Konfor
Finance Center, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı çözümleriyle öne çıkıyor. Ortak alanların enerji ihtiyacının büyük kısmı güneş panelleriyle karşılanırken, düşük aidat ve işletme giderleriyle yatırımcıya uzun vadeli avantaj sağlanıyor. Kat bahçeli ofisler, açık hava kullanım imkânı sunarken, geniş avlu alanı çalışanlara sosyal bir buluşma noktası yaratıyor.
Emrah Beyaz’dan Açıklama
Beyaz Group İnşaat Yönetim Kurulu Eş Başkanı Emrah Beyaz, proje hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Finance Center, yalnızca bir ofis projesi değil; kurumsal markalar için görünürlük, erişilebilirlik ve değer kazandıran stratejik bir merkez olacak. Büyükçekmece’de bugüne kadar birçok kentsel dönüşüm projesine imza attık ve bölgenin sosyal dokusunu şekillendirdik. Bu yeni yatırımımızla iş dünyasına modern, sürdürülebilir ve prestijli bir merkez kazandırıyoruz. Amacımız, yatırımcılarımıza uzun vadeli değer sunarken, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine de katkı sağlamak.”
Yatırım ve Ödeme Kolaylıkları
Alfa Beta Proje Pazarlama Satış Direktörü Esin Karadağ, metrekare birim fiyatlarının 130 bin TL olarak belirlendiğini, lansmana özel olarak %35 peşin ve 15 ay vade farksız ödeme planı sunduklarını açıkladı. Bu ödeme kolaylıkları, yatırımcılar için cazip fırsatlar yaratıyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/01/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-1-12.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-01-15 16:40:302026-01-15 16:48:42Beyaz Group İnşaat’tan Büyükçekmece’ye 1 Milyar TL’lik Yatırım
ETi Maximus, yeni reklam filmiyle günlük hayatın sıradan anlarını eğlenceli ve yüksek tempolu bir kurguya dönüştürüyor. “Bakkala diye çıktı” hikâyesiyle başlayan film, genç bir karakterin kendini bir anda ödüllü bir dublör olarak bulduğu sürpriz sahnelerle ilerliyor.
Aksiyon filmi tadındaki reklam, artan temposu, dinamik sahneleri ve beklenmedik gelişmeleriyle izleyiciyi adım adım içine çekiyor. ETi Maximus’un enerjisini ve genç ruhunu yansıtan film, televizyon ve dijital mecralarda izleyiciyle buluşuyor.
KÜNYE
Reklamveren: ETi Maximus
Reklamveren Marka Ekibi: Alper Eroğlu, Onat Kıcalı, Murat Yaz, Helin Su Akfırat
Reklam Ajansı: TBWA\Istanbul
Grup Kreatif Direktör: Mesut Koçarslan
Kreatif Direktör: Serdar Güngör
Kreatif Grup Liderleri: Orkun Süslü, Utku Gümüş
Yaratıcı Ekip: Ekin Tuncer, Müge Sert
Genel Müdür: Tuğyan Çelik
Genel Müdür Yardımcısı: Ömer Üstündağ
Marka Ekibi: Bahar Kılıç, Tuğçe Genç, Yağmur Ayata
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/01/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-31.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-01-15 15:27:402026-01-15 14:29:41ETi Maximus’tan Aksiyon Dolu Reklam Filmi
Son dönemlerde yeterince hareket etmiyor ve daha fazla yemek yiyorsanız, kilo almanız çok olağan. Ancak, beslenme alışkanlığınıza özen göstermenize rağmen kilo alıyorsanız ve yağlar özellikle bacak ile kol bölgelerinde birikiyorsa, dikkat! Bu şikayetinizin nedeni, toplumda “ağrılı selülit” olarak da bilinen ve çoğunlukla kadınları etkileyen lipödem olabilir! Yağ dokusunun patolojik bir şekilde birikmesi ve vücutta anormal dağılım göstermesiyle ortaya çıkan lipödem; özellikle bacaklar, kalçalar ile kollarda ilerleyici ve simetrik genişlemelere neden oluyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, cilt altındaki yağ dokusunun sertleşmesi, ağrı, hassasiyet ve kolay morarma gibi belirtilerle kendini gösteren lipödemin sadece estetik bir sorun olmadığına, ciddi yaşam kalitesi kaybının yanı sıra önemli sağlık sorunlarına da yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ancak, lipödem konusunda toplumda farkındalığın az olması nedeniyle hastaların vücutta oluşan yağ birikimini “selülit” zannederek hekime geç başvurduklarını belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, “Lipödem erken fark edilip tedavi edilmezse ilerleyerek eklem ağrıları, hareket yetisinin azalması sebebiyle yürüme güçlüğü ve enfeksiyon gibi ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Ayrıca, hareketsiz kalınması diyabet, kalp-damar ve obezite gibi bazı hastalıkların kontrolünü de zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla, erken teşhis için özellikle bacak ile kollarda şişlik varsa ve dokunulduğunda bu bölgeler ağrıyorsa veya kolay morarıyorsa, mutlaka hekime başvurulmalıdır” diyor.
Lipödem genellikle kadınları etkiliyor, erkeklerde ise çok nadir rastlanıyor. Batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda, lipödemin kadınlarda görülme sıklığının yüzde 11 ila 18 arasında değiştiği bildiriliyor. Ancak uzmanlara göre, lipödem farkındalığının düşük olması nedeniyle bu oranlar gerçek hasta sayısını yansıtmıyor. Hastalık çoğunlukla ergenlik sonrası dönemde veya 20’li yaşlarda belirginleşmeye başlıyor. Menopoz döneminde lipödem semptomlarının şiddetlenebildiği belirtiliyor.
Gün sonunda şişlik artıyorsa, dikkat!
Lipödem belirtileri, vücutta anormal yağ birikimi olan bölgelerde görülüyor. Hastalığın en sık rastlanan sinyalleri; vücutta simetrik şişlik, ağrı ve hassasiyet olarak sıralanıyor. Bu ağrılar dokunma, basınç veya hareket sırasında artabiliyor. Bacaklar kolaylıkla morarabiliyor ve akşama doğru lipödemli bölgelerde şişlik artabiliyor. Prof. Dr. Şule Arslan, hastaların ağrıları bazen bacakta yanma hissi şeklinde ifade ettiklerini anlatarak, “Özellikle morarma yakınması olan hastalar ise herhangi bir çarpma hatırlamasalar bile kol ve bacaklarının kolaylıkla morardığını dile getirmektedirler” diyor. Ayaklar ise daha az etkileniyor ve çoğu zaman tutulum göstermiyor; bu durum lipödemiyi diğer ödem türlerinden ayıran önemli bir özellik olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Şule Arslan, bacaklarında şişlik olan hastaların kıyafet alırken alt beden ve üst beden arasında fark olması nedeniyle de sorun yaşayabildiklerini söylüyor.
Kilo artışı şikayetleri ağırlaştırıyor
Genetik yatkınlık, hormonal faktörler (ergenlik, hamilelik, doğum kontrol hapı kullanımı) inflamasyon, hareketsiz yaşam tarzı ve hatalı beslenme gibi etkenler lipödem gelişimde rol oynuyorlar. Aile geçmişinde lipödem olan kadınlarda bu hastalığa daha sık rastlanıyor. Ayrıca, lipödem teşhis edilen hastaların büyük bir bölümünde vücut kitle indeksinin normalin üzerinde olduğu belirtiliyor. Kilo artışı da diyabet ve hipertansiyon gibi sorunların kötüleşmesine neden olabiliyor.
Hastalık kontrol altına alınabiliyor!
Günümüzde mevcut olan tedavi seçenekleriyle tam iyileşme sağlanması mümkün olmasa da tedaviye uyumu yüksek hastalarda doğru ve sürdürülebilir bir tedaviyle hastalık kontrol altına alınabiliyor. Bu sayede hastalar yaşam kaliteleri bozulmadan günlük yaşamlarına devam edebiliyor. Tedavide hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması, semptomların gerilemesi ve ikincil komplikasyonların önlenmesi amaçlanıyor. Bu durumda multidisipliner ve bütüncül bir yaklaşımın önem kazandığını belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, “Zira, hastalığın yönetiminde beslenmeden egzersize, stres kontrolünden düzenli takibe kadar pek çok unsur bir arada ele alınmaktadır” diye konuşuyor.
Yaşam tarzı değişikliği çok önemli!
Komplet dekonjestif terapi, yani manuel lenfatik drenaj, kompresyon tedavisi ile cilt bakımı gibi çok bileşenli tedavi yaklaşımı ve cerrahi girişimler, lipödemin temel tedavi yaklaşımlarını oluşturuyor. Bunların yanı sıra düşük tuzlu-düşük şekerli diyete uyulması, kilo kontrolü, özellikle lenfatik dolaşımı destekleyen egzersizlerin düzenli yapılması, uzun süre ayakta kalma veya seyahat etme durumunda bası giysilerinin kullanımı ve stres yönetimi, etkili tedaviler olarak öne çıkıyor. Fizik tedavi, hareket kısıtlamalarının azaltılmasında, kasların güçlendirmesinde ve ağrının hafifletilmesinde etkili oluyor. Prof. Dr. Şule Arslan, özellikle komplikasyonların önlenmesinde hastaların düzenli hekim takibinde olmalarının ve yaşam tarzı değişikliğini uzun vadede sürdürebilmelerinin son derece önlemli olduğuna vurgu yapıyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/01/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-2-7.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-01-15 14:20:362026-01-15 14:21:26Bacak ve kollardaki yağlanma ile ağrıya dikkat!
Zorlu Tekstil Grubu Heimtextil 2026’da Tasarım ve Sürdürülebilirlik Vizyonunu Sergiledi
Türkiye’nin ev tekstili ve iplik üretiminde önde gelen şirketlerinden Zorlu Tekstil Grubu, 13–16 Ocak 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen dünyanın en prestijli ev tekstili fuarlarından Heimtextil 2026’da yoğun ilgi gördü.
Fuarda Zorluteks’in perde koleksiyonları, Valeron’un yeni sezon nevresim ve otel grubu ürünleri, lisanslı Disney Home koleksiyonları ve Korteks’in sürdürülebilir iplik çözümleri sektör profesyonelleriyle buluştu. Yenilikçi tasarımlar, yüksek kalite standartları ve çevre odaklı üretim anlayışıyla öne çıkan grup, fuarın en dikkat çeken katılımcılarından biri oldu.
Zorlu Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın, “Heimtextil 2026, üretim gücümüzü ve tasarım yetkinliğimizi küresel ölçekte sergilediğimiz önemli bir buluşma noktası oldu. Geniş ürün portföyümüzle hem tüketici beklentilerini hem de profesyonel pazarın ihtiyaçlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Fuarda gördüğümüz yoğun ilgi, markalarımızın uluslararası pazarlardaki güvenilirliğini ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu” dedi.
Valeron’un zarif tasarımları, Disney Home’un renkli koleksiyonları ve Korteks’in TAÇ REBORN®, TAÇ BIOLOOP®, CiClO Inside gibi sürdürülebilir ürünleri, Zorlu Tekstil Grubu’nun inovasyon ve sorumlu üretim vizyonunu uluslararası arenada güçlü biçimde yansıttı.
Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, farklı sektörleri bünyesinde barındıran şirketler için veri çeşitliliğinin önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Özel, yapay zekâ ve veri analitiği yatırımlarının etkisini artırmak için silo çözümler yerine ortak analitik reflekslerin ve problem odaklı modellerin geliştirilmesinin kritik olduğunu vurguladı.
“Geleceğe Değer Üretmek” mottosuyla 9 farklı sektörde faaliyet gösteren Bacacı Yatırım Holding, veri analizini yalnızca raporlama aracı olarak değil, karar alma süreçlerini yönlendiren stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Özel, “Cross learning ve cross industry intelligence yaklaşımıyla bir sektörde olgunlaşmış analitik modelleri diğer sektörlere uyarlayarak hızlandırıcı etki yaratmayı hedefliyoruz” dedi.
Holding, finansal yatırım tarafında kullanılan zaman serisi ve volatilite modellerini lojistik operasyonlarına uyarlayarak kapasite kullanımını optimize etmeyi planlıyor. Özel, “Yapay zekâdan beklenen iş değerini üretmek için sağlam veri altyapısı, doğru analitik, yetkin ekipler ve güvenlik dengesi şart. Bugün hız, veri, güvenlik ve insan arasında doğru dengeyi kurmak en kritik nokta” ifadelerini kullandı.
Avrupa’da Personel Krizi Derinleşiyor: Türkiye İçin Stratejik Fırsat
Avrupa turizm ve konaklama sektörü, artan talebe rağmen insan kaynağı tarafında ciddi bir darboğazla karşı karşıya. Yapılan araştırmalar, Batı Avrupa’daki otellerin %47’sinin nitelikli personel bulmakta zorlandığını ortaya koyuyor. Özellikle Almanya’da gastronomi ve konaklama sektörlerinde 65 binin üzerinde kalifiye çalışan açığı bulunduğu belirtiliyor. Bu tablo, sektörün artık mevsimsel değil, yapısal bir krizle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Personel Açığı Yapısal Hale Geliyor
Batı Avrupa’daki otellerin neredeyse yarısı, yetenekli personel bulmayı operasyonel büyümenin önündeki en büyük engel olarak görüyor. Almanya’da sektör birliği DEHOGA’nın verileri, gastronomi ve konaklama alanında ciddi bir insan kaynağı açığına işaret ediyor. Bu durum, artan turizm talebine rağmen hizmet kapasitesinin sınırlı kalmasına yol açarken, yeni insan kaynağı ve organizasyon modellerini zorunlu hale getiriyor.
Türkiye’nin Stratejik Potansiyeli
Avrupa’daki bu kriz, güçlü turizm altyapısı ve yetişmiş iş gücüyle Türkiye açısından stratejik bir fırsat oluşturuyor.
Türkiye, Avrupa’ya genç ve nitelikli iş gücü sağlayan ülkeler arasında öne çıkıyor.
Turizm ve hizmet sektörlerinde çok dilli, sahaya hızlı adapte olabilen genç nüfus dikkat çekiyor.
Türk turizm çalışanları Avrupa’da mutfak, servis ve operasyon gibi kritik alanlarda istihdam ediliyor.
Uzmanlara göre, Türkiye’nin turizm sektöründe yetişmiş insan kaynağı, Avrupa’daki personel açığını kapatmada önemli bir rol oynayabilir. Bu durum, hem Türk çalışanlar için yeni istihdam fırsatları hem de Türkiye’nin turizm sektöründeki küresel etkisini artıracak bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Küresel Rekabet ve Yeni Modeller
Avrupa’daki insan kaynağı krizi, yalnızca otellerin değil, gastronomi ve hizmet sektörünün tamamını etkiliyor. Bu nedenle, ülkeler arası iş gücü hareketliliği ve stratejik iş birlikleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, Avrupa’nın bu açığını kapatmada kritik bir rol üstlenebilir.
Beyaz Group İnşaat’tan Büyükçekmece’ye 1 Milyar TL’lik Yatırım
İnşaat sektörünün köklü ve güvenilir markalarından Beyaz Group İnşaat, Büyükçekmece’nin Mimaroba bölgesinde yeni projesi ‘Finance Center’ için çalışmalara başladı. Toplam 1 milyar TL yatırım ile hayata geçirilecek proje, kurumsal markalar için stratejik bir merkez olarak tasarlanıyor. Haziran 2027’de teslim edilmesi planlanan proje, bölgenin sosyal dokusunu ve iş dünyası dinamiklerini yeniden şekillendirecek.
Stratejik Lokasyon
Finance Center, E-5 karayolu üzerinde konumlanarak ulaşım avantajı sağlıyor. TEM otoyoluna 10 dakika, İstanbul Havalimanı’na 25 dakika, TÜYAP Fuar Merkezi’ne 8 dakika mesafede bulunmasıyla iş dünyası için kritik bir erişim noktası oluşturuyor. Ayrıca özel eğitim kurumlarına, alışveriş merkezlerine ve sağlık tesislerine yakınlığıyla bölgenin cazibesini artırıyor.
Mimari ve Teknik Özellikler
25 bin metrekarelik alanda yükselen Finance Center; iki bloklu yatay mimarisi, deniz manzaralı cam cepheli ofisleri ve modüler yapısıyla dikkat çekiyor. Projede 13 ticari ünite ve 98 ofis bulunurken, ofisler 47 m²’den 220 m²’ye kadar farklı seçenekler sunuyor. Modüler sistem sayesinde ofisler 500 m²’ye kadar genişletilebiliyor.
Projede güneş panelleriyle enerji ihtiyacının önemli bir kısmı karşılanarak aidat ve işletme giderlerinde avantaj sağlanacak. Ayrıca kafe-restoran alanları, market, ATM hizmetleri, toplantı odaları, fiber internet ve tam kapasite jeneratör desteği ile modern iş yaşamının tüm ihtiyaçları karşılanacak.
Sürdürülebilirlik ve Konfor
Finance Center, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı çözümleriyle öne çıkıyor. Ortak alanların enerji ihtiyacının büyük kısmı güneş panelleriyle karşılanırken, düşük aidat ve işletme giderleriyle yatırımcıya uzun vadeli avantaj sağlanıyor. Kat bahçeli ofisler, açık hava kullanım imkânı sunarken, geniş avlu alanı çalışanlara sosyal bir buluşma noktası yaratıyor.
Emrah Beyaz’dan Açıklama
Beyaz Group İnşaat Yönetim Kurulu Eş Başkanı Emrah Beyaz, proje hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Finance Center, yalnızca bir ofis projesi değil; kurumsal markalar için görünürlük, erişilebilirlik ve değer kazandıran stratejik bir merkez olacak. Büyükçekmece’de bugüne kadar birçok kentsel dönüşüm projesine imza attık ve bölgenin sosyal dokusunu şekillendirdik. Bu yeni yatırımımızla iş dünyasına modern, sürdürülebilir ve prestijli bir merkez kazandırıyoruz. Amacımız, yatırımcılarımıza uzun vadeli değer sunarken, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine de katkı sağlamak.”
Yatırım ve Ödeme Kolaylıkları
Alfa Beta Proje Pazarlama Satış Direktörü Esin Karadağ, metrekare birim fiyatlarının 130 bin TL olarak belirlendiğini, lansmana özel olarak %35 peşin ve 15 ay vade farksız ödeme planı sunduklarını açıkladı. Bu ödeme kolaylıkları, yatırımcılar için cazip fırsatlar yaratıyor.
https://www.beyazgroup.com.tr
0212 880 29 29
#BeyazGroupİnşaat #FinanceCenter #Büyükçekmece #EmlakHaberi #İnşaatSektörü #OfisProjeleri #YatırımFırsatları #İstanbulEmlak #KurumsalMerkez #Gayrimenkul #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
ETi Maximus’tan Aksiyon Dolu Reklam Filmi
ETi Maximus, yeni reklam filmiyle günlük hayatın sıradan anlarını eğlenceli ve yüksek tempolu bir kurguya dönüştürüyor. “Bakkala diye çıktı” hikâyesiyle başlayan film, genç bir karakterin kendini bir anda ödüllü bir dublör olarak bulduğu sürpriz sahnelerle ilerliyor.
Aksiyon filmi tadındaki reklam, artan temposu, dinamik sahneleri ve beklenmedik gelişmeleriyle izleyiciyi adım adım içine çekiyor. ETi Maximus’un enerjisini ve genç ruhunu yansıtan film, televizyon ve dijital mecralarda izleyiciyle buluşuyor.
KÜNYE
Reklamveren: ETi Maximus
Reklamveren Marka Ekibi: Alper Eroğlu, Onat Kıcalı, Murat Yaz, Helin Su Akfırat
Reklam Ajansı: TBWA\Istanbul
Grup Kreatif Direktör: Mesut Koçarslan
Kreatif Direktör: Serdar Güngör
Kreatif Grup Liderleri: Orkun Süslü, Utku Gümüş
Yaratıcı Ekip: Ekin Tuncer, Müge Sert
Genel Müdür: Tuğyan Çelik
Genel Müdür Yardımcısı: Ömer Üstündağ
Marka Ekibi: Bahar Kılıç, Tuğçe Genç, Yağmur Ayata
CSO: Toygun Yılmazer
Stratejik Planlama Ekibi: Yunuscan Hısımcıl, Elif Altuntaş
Prodüksiyon Ekibi: Tümce Yağcı, Mert Adabaş
Optimizasyon Ekibi: Neslihan Gücüm, Gözde Bilir
Yapım Şirketi: Kala Film
Yönetmen: Deniz Tarsus
Post Prodüksiyon Şirketi: Post Fx
Seslendirme Şirketi: İmaj
Seslendirme Sanatçısı: Zeki Kayahan Coşkun
#ETiMaximus #YoldanÇıkaranEnerji #ReklamFilmi #AksiyonDoluAnlar #EnerjiniKeşfet #GençRuh #TelevizyonVeDijital #ETiTürkiye #ReklamHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Bacak ve kollardaki yağlanma ile ağrıya dikkat!
Son dönemlerde yeterince hareket etmiyor ve daha fazla yemek yiyorsanız, kilo almanız çok olağan. Ancak, beslenme alışkanlığınıza özen göstermenize rağmen kilo alıyorsanız ve yağlar özellikle bacak ile kol bölgelerinde birikiyorsa, dikkat! Bu şikayetinizin nedeni, toplumda “ağrılı selülit” olarak da bilinen ve çoğunlukla kadınları etkileyen lipödem olabilir! Yağ dokusunun patolojik bir şekilde birikmesi ve vücutta anormal dağılım göstermesiyle ortaya çıkan lipödem; özellikle bacaklar, kalçalar ile kollarda ilerleyici ve simetrik genişlemelere neden oluyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, cilt altındaki yağ dokusunun sertleşmesi, ağrı, hassasiyet ve kolay morarma gibi belirtilerle kendini gösteren lipödemin sadece estetik bir sorun olmadığına, ciddi yaşam kalitesi kaybının yanı sıra önemli sağlık sorunlarına da yol açabileceğine dikkat çekiyor. Ancak, lipödem konusunda toplumda farkındalığın az olması nedeniyle hastaların vücutta oluşan yağ birikimini “selülit” zannederek hekime geç başvurduklarını belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, “Lipödem erken fark edilip tedavi edilmezse ilerleyerek eklem ağrıları, hareket yetisinin azalması sebebiyle yürüme güçlüğü ve enfeksiyon gibi ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Ayrıca, hareketsiz kalınması diyabet, kalp-damar ve obezite gibi bazı hastalıkların kontrolünü de zorlaştırmaktadır. Dolayısıyla, erken teşhis için özellikle bacak ile kollarda şişlik varsa ve dokunulduğunda bu bölgeler ağrıyorsa veya kolay morarıyorsa, mutlaka hekime başvurulmalıdır” diyor.
Kadınları etkiliyor, 20’li yaşlarda belirginleşiyor
Lipödem genellikle kadınları etkiliyor, erkeklerde ise çok nadir rastlanıyor. Batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda, lipödemin kadınlarda görülme sıklığının yüzde 11 ila 18 arasında değiştiği bildiriliyor. Ancak uzmanlara göre, lipödem farkındalığının düşük olması nedeniyle bu oranlar gerçek hasta sayısını yansıtmıyor. Hastalık çoğunlukla ergenlik sonrası dönemde veya 20’li yaşlarda belirginleşmeye başlıyor. Menopoz döneminde lipödem semptomlarının şiddetlenebildiği belirtiliyor.
Gün sonunda şişlik artıyorsa, dikkat!
Lipödem belirtileri, vücutta anormal yağ birikimi olan bölgelerde görülüyor. Hastalığın en sık rastlanan sinyalleri; vücutta simetrik şişlik, ağrı ve hassasiyet olarak sıralanıyor. Bu ağrılar dokunma, basınç veya hareket sırasında artabiliyor. Bacaklar kolaylıkla morarabiliyor ve akşama doğru lipödemli bölgelerde şişlik artabiliyor. Prof. Dr. Şule Arslan, hastaların ağrıları bazen bacakta yanma hissi şeklinde ifade ettiklerini anlatarak, “Özellikle morarma yakınması olan hastalar ise herhangi bir çarpma hatırlamasalar bile kol ve bacaklarının kolaylıkla morardığını dile getirmektedirler” diyor. Ayaklar ise daha az etkileniyor ve çoğu zaman tutulum göstermiyor; bu durum lipödemiyi diğer ödem türlerinden ayıran önemli bir özellik olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Şule Arslan, bacaklarında şişlik olan hastaların kıyafet alırken alt beden ve üst beden arasında fark olması nedeniyle de sorun yaşayabildiklerini söylüyor.
Kilo artışı şikayetleri ağırlaştırıyor
Genetik yatkınlık, hormonal faktörler (ergenlik, hamilelik, doğum kontrol hapı kullanımı) inflamasyon, hareketsiz yaşam tarzı ve hatalı beslenme gibi etkenler lipödem gelişimde rol oynuyorlar. Aile geçmişinde lipödem olan kadınlarda bu hastalığa daha sık rastlanıyor. Ayrıca, lipödem teşhis edilen hastaların büyük bir bölümünde vücut kitle indeksinin normalin üzerinde olduğu belirtiliyor. Kilo artışı da diyabet ve hipertansiyon gibi sorunların kötüleşmesine neden olabiliyor.
Hastalık kontrol altına alınabiliyor!
Günümüzde mevcut olan tedavi seçenekleriyle tam iyileşme sağlanması mümkün olmasa da tedaviye uyumu yüksek hastalarda doğru ve sürdürülebilir bir tedaviyle hastalık kontrol altına alınabiliyor. Bu sayede hastalar yaşam kaliteleri bozulmadan günlük yaşamlarına devam edebiliyor. Tedavide hastalığın ilerlemesinin yavaşlatılması, semptomların gerilemesi ve ikincil komplikasyonların önlenmesi amaçlanıyor. Bu durumda multidisipliner ve bütüncül bir yaklaşımın önem kazandığını belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şule Arslan, “Zira, hastalığın yönetiminde beslenmeden egzersize, stres kontrolünden düzenli takibe kadar pek çok unsur bir arada ele alınmaktadır” diye konuşuyor.
Yaşam tarzı değişikliği çok önemli!
Komplet dekonjestif terapi, yani manuel lenfatik drenaj, kompresyon tedavisi ile cilt bakımı gibi çok bileşenli tedavi yaklaşımı ve cerrahi girişimler, lipödemin temel tedavi yaklaşımlarını oluşturuyor. Bunların yanı sıra düşük tuzlu-düşük şekerli diyete uyulması, kilo kontrolü, özellikle lenfatik dolaşımı destekleyen egzersizlerin düzenli yapılması, uzun süre ayakta kalma veya seyahat etme durumunda bası giysilerinin kullanımı ve stres yönetimi, etkili tedaviler olarak öne çıkıyor. Fizik tedavi, hareket kısıtlamalarının azaltılmasında, kasların güçlendirmesinde ve ağrının hafifletilmesinde etkili oluyor. Prof. Dr. Şule Arslan, özellikle komplikasyonların önlenmesinde hastaların düzenli hekim takibinde olmalarının ve yaşam tarzı değişikliğini uzun vadede sürdürebilmelerinin son derece önlemli olduğuna vurgu yapıyor.
#Lipödem #CiltSağlığı #BacakAğrısı #KolAğrısı #SelülitDeğilLipödem #SağlıkBilgilendirme #ErkenTeşhis #YaşamKalitesi #FizikTedavi #AcıbademHastanesi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Zorlu Tekstil Heimtextil 2026’da Yoğun İlgi Gördü
Zorlu Tekstil Grubu Heimtextil 2026’da Tasarım ve Sürdürülebilirlik Vizyonunu Sergiledi
Türkiye’nin ev tekstili ve iplik üretiminde önde gelen şirketlerinden Zorlu Tekstil Grubu, 13–16 Ocak 2026 tarihleri arasında Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen dünyanın en prestijli ev tekstili fuarlarından Heimtextil 2026’da yoğun ilgi gördü.
Fuarda Zorluteks’in perde koleksiyonları, Valeron’un yeni sezon nevresim ve otel grubu ürünleri, lisanslı Disney Home koleksiyonları ve Korteks’in sürdürülebilir iplik çözümleri sektör profesyonelleriyle buluştu. Yenilikçi tasarımlar, yüksek kalite standartları ve çevre odaklı üretim anlayışıyla öne çıkan grup, fuarın en dikkat çeken katılımcılarından biri oldu.
Zorlu Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın, “Heimtextil 2026, üretim gücümüzü ve tasarım yetkinliğimizi küresel ölçekte sergilediğimiz önemli bir buluşma noktası oldu. Geniş ürün portföyümüzle hem tüketici beklentilerini hem de profesyonel pazarın ihtiyaçlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alıyoruz. Fuarda gördüğümüz yoğun ilgi, markalarımızın uluslararası pazarlardaki güvenilirliğini ve rekabet gücünü bir kez daha ortaya koydu” dedi.
Valeron’un zarif tasarımları, Disney Home’un renkli koleksiyonları ve Korteks’in TAÇ REBORN®, TAÇ BIOLOOP®, CiClO Inside gibi sürdürülebilir ürünleri, Zorlu Tekstil Grubu’nun inovasyon ve sorumlu üretim vizyonunu uluslararası arenada güçlü biçimde yansıttı.
#ZorluTekstil #Heimtextil2026 #EkonomiHaberi #Sürdürülebilirlik #EvTekstili #Korteks #Valeron #DisneyHome #İnovasyon #GlobalRekabet #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Bacacı Yatırım Holding: Veri Çeşitliliği Stratejik Güce Dönüşüyor
Bacacı Yatırım Holding Bilgi Teknolojileri İcra Kurulu Üyesi Vildan Çal Özel, farklı sektörleri bünyesinde barındıran şirketler için veri çeşitliliğinin önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Özel, yapay zekâ ve veri analitiği yatırımlarının etkisini artırmak için silo çözümler yerine ortak analitik reflekslerin ve problem odaklı modellerin geliştirilmesinin kritik olduğunu vurguladı.
“Geleceğe Değer Üretmek” mottosuyla 9 farklı sektörde faaliyet gösteren Bacacı Yatırım Holding, veri analizini yalnızca raporlama aracı olarak değil, karar alma süreçlerini yönlendiren stratejik bir yetkinlik olarak konumlandırıyor. Özel, “Cross learning ve cross industry intelligence yaklaşımıyla bir sektörde olgunlaşmış analitik modelleri diğer sektörlere uyarlayarak hızlandırıcı etki yaratmayı hedefliyoruz” dedi.
Holding, finansal yatırım tarafında kullanılan zaman serisi ve volatilite modellerini lojistik operasyonlarına uyarlayarak kapasite kullanımını optimize etmeyi planlıyor. Özel, “Yapay zekâdan beklenen iş değerini üretmek için sağlam veri altyapısı, doğru analitik, yetkin ekipler ve güvenlik dengesi şart. Bugün hız, veri, güvenlik ve insan arasında doğru dengeyi kurmak en kritik nokta” ifadelerini kullandı.
#BacacıYatırımHolding #EkonomiHaberi #VeriAnalitiği #YapayZeka #DijitalDönüşüm #CrossIndustryIntelligence #Teknoloji #İşStratejisi #VeriÇeşitliliği #KurumsalGüven #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Almanya’da 65 Binlik Açık, Türkiye’nin Gücüyle Kapanabilir
Avrupa’da Personel Krizi Derinleşiyor: Türkiye İçin Stratejik Fırsat
Avrupa turizm ve konaklama sektörü, artan talebe rağmen insan kaynağı tarafında ciddi bir darboğazla karşı karşıya. Yapılan araştırmalar, Batı Avrupa’daki otellerin %47’sinin nitelikli personel bulmakta zorlandığını ortaya koyuyor. Özellikle Almanya’da gastronomi ve konaklama sektörlerinde 65 binin üzerinde kalifiye çalışan açığı bulunduğu belirtiliyor. Bu tablo, sektörün artık mevsimsel değil, yapısal bir krizle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Personel Açığı Yapısal Hale Geliyor
Batı Avrupa’daki otellerin neredeyse yarısı, yetenekli personel bulmayı operasyonel büyümenin önündeki en büyük engel olarak görüyor. Almanya’da sektör birliği DEHOGA’nın verileri, gastronomi ve konaklama alanında ciddi bir insan kaynağı açığına işaret ediyor. Bu durum, artan turizm talebine rağmen hizmet kapasitesinin sınırlı kalmasına yol açarken, yeni insan kaynağı ve organizasyon modellerini zorunlu hale getiriyor.
Türkiye’nin Stratejik Potansiyeli
Avrupa’daki bu kriz, güçlü turizm altyapısı ve yetişmiş iş gücüyle Türkiye açısından stratejik bir fırsat oluşturuyor.
Türkiye, Avrupa’ya genç ve nitelikli iş gücü sağlayan ülkeler arasında öne çıkıyor.
Turizm ve hizmet sektörlerinde çok dilli, sahaya hızlı adapte olabilen genç nüfus dikkat çekiyor.
Türk turizm çalışanları Avrupa’da mutfak, servis ve operasyon gibi kritik alanlarda istihdam ediliyor.
Uzmanlara göre, Türkiye’nin turizm sektöründe yetişmiş insan kaynağı, Avrupa’daki personel açığını kapatmada önemli bir rol oynayabilir. Bu durum, hem Türk çalışanlar için yeni istihdam fırsatları hem de Türkiye’nin turizm sektöründeki küresel etkisini artıracak bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Küresel Rekabet ve Yeni Modeller
Avrupa’daki insan kaynağı krizi, yalnızca otellerin değil, gastronomi ve hizmet sektörünün tamamını etkiliyor. Bu nedenle, ülkeler arası iş gücü hareketliliği ve stratejik iş birlikleri giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, Avrupa’nın bu açığını kapatmada kritik bir rol üstlenebilir.
#AvrupaTurizm #PersonelKrizi #TürkiyeİşGücü #TurizmSektörü #Almanya #Gastronomi #Konaklama #İstihdam #EkonomiHaberi #StratejikFırsat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity