Cookshop’ta Yeni Dönem: Hasan Yeşilyurt Genel Müdür

Kazancı Holding iştiraki Cookshop Markalar Topluluğu, Hasan Yeşilyurt’un Genel Müdür olarak atandığını duyurdu. Topluluk; Cookshop, Magnolia Shop, Not a Burger, Arkabahçe ve sağlıklı beslenme alanında faaliyet gösteren Rafinera markalarıyla, ayrıca bulut mutfak konsepti kapsamında online olarak tüketicilerle buluşuyor. Yeşilyurt, yeni görevinde toplamda 62 şube ile hizmet veren grubun operasyonel mükemmeliyet odaklı sürdürülebilir büyüme stratejisine liderlik edecek.

Hasan Yeşilyurt kimdir?

Kariyerine TAV Havalimanları Holding’de Kurumsal İletişim Müdürü olarak başladı.

2015–2020 yılları arasında TAT Danışmanlık A.Ş.’de Genel Müdür olarak görev aldı; yatırımcı ve franchise ilişkilerini yönetti.

2020–2024 döneminde Akkomarka Gıda ve Turizm A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyesi olarak çok markalı yapının stratejik planlama ve marka geliştirme süreçlerinde aktif rol üstlendi.

Son olarak Büyük Şefler Gıda ve Turizm A.Ş.’de Strateji ve Yurtdışı Büyüme Direktörü olarak BigChefs, NumNum, Buselik Meyhane ve Kont Coffee gibi markaların yurt dışı operasyonları ve franchise süreçlerine liderlik etti.

Hasan Yeşilyurt’un yeni görevi, Cookshop Markalar Topluluğu’nun büyüme vizyonunu güçlendiren önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

#Cookshop #HasanYeşilyurt #AtamaHaberi #KazancıHolding #MarkalarTopluluğu #KurumsalBaşarı #Liderlik #GıdaSektörü #Franchise #BüyümeStratejisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Karaca’dan Çelik İmzalı Reklam

Karaca, mutfak teknolojisinde çığır açan Plasma Steel 3PLY 316+ Tencere Seti için hazırladığı yeni reklam filminde 90’lar Türkçe pop müziğinin ikonik ismi Çelik ile iş birliği yaptı. Türkiye’de ilk kez plasma teknolojisiyle güçlendirilmiş çelik yapısıyla öne çıkan ürün, yanmaz ve yapışmaz özelliği, sağlıklı pişirme avantajı ve uzun ömürlü kullanım sunuyor.

Reklam filminde Çelik, enerjik performansı ve karizmatik duruşuyla mutfaklarda yeni bir dönemi simgeleyen bu inovatif teknolojiyi eğlenceli bir anlatımla izleyiciye aktarıyor. Modern mutfakların ihtiyaçlarına cevap veren Plasma Steel 3PLY 316+ Serisi, hem profesyonel hem de ev kullanıcıları için maksimum performans ve estetik tasarım sunuyor.

KÜNYE:

Reklamveren Yetkilileri:

Sultan Köse – Marka ve Ürün Pazarlama Direktörü

Emel Cansu Suvancı – Marka ve Ürün Pazarlama Müdürü

Cemre Mollaibrahimoğlu – Marka ve Ürün Pazarlama Uzman Yardımcısı

AJANS

Enis Orhun – CEO

Ümit Taşlı – ECD

Semih Türkmen – Creative Director

Kübra Demirkaya – Creative Group Head

İrem Kasuto – Sanat Yönetmeni

İdil Eda Altunışık – Copywriter

Burak Kaçi – Strateji Direktörü

Beyza Saraç – Strategy Planning

Yekta Gürel – Genel Müdür

Pınar Özçakır – Account Team Director

Özden Ersöz – Account Supervisor

Fulya Akay – Üretim Müdürü

Begüm Özkul – Agency Producer

Beril Girit – JR. Ajansı Yapımcısı

Hakan Tahan – Grafik Sanatçısı

Karaca Plasma Steel SM Ekibi:

Kreatif Ekip: Gizem Serin, Serra Torun, Ezgi Kara

Sosyal Medya Ekibi: Sera Aktüre Öngel, Berfin Atsız, Melis Tavacı

Yapım: Dcc Film

Yönetmen: Mert İçgören

 

#Karaca #PlasmaSteel #Çelik #ReklamFilmi #MutfakTeknolojisi #YenilikçiÜrünler #SağlıklıPişirme #Dayanıklılık #EvYaşamı #TürkçePop #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çırağan Sarayı’nda Sevgililer Günü İhtişamı

Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da Sevgililer Günü: Romantizmin ve Gastronominin Buluştuğu Sofralar

Boğaz’ın büyüleyici manzarası, saray ihtişamı ve seçkin gastronomi deneyimleriyle Çırağan Palace Kempinski İstanbul, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü çiftler için unutulmaz bir kutlamaya dönüştürüyor.

Ayrıcalıklı Konaklama Paketleri

Çiftler için hazırlanan iki özel konaklama paketi, romantik akşam yemekleri ve zengin kahvaltı menüleriyle Sevgililer Günü’nü taçlandırıyor. Osmanlı ve Türk mutfağının asırlık lezzetlerini sunan Tuğra Restoran ile Anadolu mutfağının çağdaş yorumlarını romantik atmosferde buluşturan Rüya İstanbul, çiftlere zarif ve unutulmaz anlar yaşatıyor.

Romantik Gastronomi Deneyimleri

Tuğra Restoran: Michelin Guide tavsiyesi ve Gault & Millau ödülleriyle öne çıkan mekân, sekiz aşamalı özel menüsüyle romantizmi sofistike bir gastronomi yolculuğuna dönüştürüyor. (Kişi başı 9.600 TL)

Bellini: İtalyan mutfağının zarif tatlarını Boğaz manzarası eşliğinde sunarak romantik bir akşam vaat ediyor. (Kişi başı 7.800 TL)

Gazebo: 9–15 Şubat tarihleri arasında Sevgililer Günü’ne özel beş çayı menüsüyle aşk dolu sohbetlere eşlik ediyor. (Kişi başı 3.800 TL)

Saray Zarafetiyle Sevgililer Günü

Çırağan Palace Kempinski İstanbul, romantizmi Boğaz’ın eşsiz manzarasıyla buluşturarak çiftlere ihtişamlı bir Sevgililer Günü deneyimi sunuyor.

#ÇırağanPalaceKempinski #SevgililerGünü #RomantikAkşam #GurmeLezzetler #TuğraRestoran #Bellini #Gazebo #İstanbulBoğazı #Romantizm #14Şubat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Hamilelikte enfeksiyon riski artıyor!

Dondurucu kış soğuklarının yanı sıra kapalı ve kalabalık alanlarda daha uzun süre kalınması solunum yolu enfeksiyonlarının çok hızlı ve çok kolay bulaşmasına neden olurken, bu durum hamileler için ciddi tehlikeleri de beraberinde getirebiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meriç Kabakcı, gebelikte bağışıklık sisteminin influenza ve diğer enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geldiğini belirterek “Son günlerde hamilelerde özellikle influenza ile çok sık karşılaşıyoruz. Bu nedenle anne adayları olası bir burun akıntısı ya da baş ağrısı gibi enfeksiyon belirtilerini hafife alıp ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle ilaç kullanarak zaman kaybetmemeli, mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanına ya da ilgili hekime başvurmalıdır. Aksi taktirde gebelikte bilinçsiz ilaç kullanımı anne ve bebek sağlığı açısından hayati riske yol açabilmektedir” diyor. Alınacak basit ama düzenli önlemlerle enfeksiyon riskini büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Meriç Kabakcı kış hamileliğinde enfeksiyonlara karşı 7 etkili önerisini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

  • Hijyene dikkat edin

Hijyen, kış enfeksiyonlarından korunmanın en etkili yollarından biridir. Eller gün içinde sık sık, en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalıdır. Özellikle dışarıdan eve gelindiğinde, toplu taşıma kullanıldıktan sonra ve yemeklerden önce el hijyenine özen gösterilmelidir. El yıkama imkanı olmayan durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılabilir.

  • Kapalı ve kalabalık ortamlardan uzak durun

Kalabalık ve kapalı ortamlardan mümkün olduğunca uzak durmak, hamileler için önemli bir diğer korunma yöntemidir. Alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçları ve havalandırması yetersiz kapalı alanlarda virüsler çok kolay ve çok hızlı bulaşırken, hamilelikte bağışıklık sistemi daha hassas olduğu için bu ortamlarda enfeksiyon kapma riski çok daha fazladır.  Mecbur kalınan durumlarda maske kullanımı ve mesafenin korunması faydalı olacaktır.

  • Beslenmenize dikkat edin

Kış aylarında beslenme düzeni bağışıklık sistemini desteklemede kilit rol oynar. C vitamini, çinko ve protein açısından zengin besinler bağışıklığın güçlenmesine yardımcı olur. Mevsim sebze ve meyveleri, yeterli süt ve süt ürünleri, iyi pişmiş et ve baklagiller ile yeterli su tüketimi vücudun enfeksiyonlarla savaşma kapasitesini artırır. Herhangi bir vitamin veya takviye kullanımı mutlaka doktor önerisiyle yapılmalıdır.

  • Uyku düzeninize özen gösterin

Dr. Meriç Kabakcı “Yapılan araştırmalar; yetersiz uykunun bağışıklık sistemini zayıflattığını göstermektedir. Hamilelikte hormonal değişimler uyku düzenini zorlaştırsa da, mümkün olduğunca düzenli ve kaliteli uyumaya çalışmak, vücudun kendini yenilemesini sağlar ve enfeksiyonlara karşı direnci artırır. Günde ortalama 7–9 saat uyumaya özen göstermek, mümkünse aynı saatlerde yatıp kalkmak, aşırı yorgunluktan kaçınmak ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemi açısından büyük fayda sağlayacaktır” diyor.

  • Ortamı sık sık havalandırın

Ortamın havalandırılması da çoğu zaman göz ardı edilen ancak oldukça etkili bir önlemdir. Kapalı alanlarda biriken mikroplar, havalandırma yapılmadığında daha kolay yayılır. Ev ve iş ortamları günde birkaç kez, kısa süreli de olsa mutlaka havalandırılmalıdır. Soğuk havadan çekinerek camları hiç açmamak, virüslerin kapalı alanda daha kolay yayılmasına neden olabilir.

  • Aşı olun

Dr. Meriç Kabakcı “Influenza (grip) aşısı hamilelikte güvenle uygulanabilen ve hem anne hem de bebeği koruyan önemli bir önlemdir. Grip aşısı, gebeliğin uygun dönemlerinde doktor kontrolünde güvenle yapılabilir. Kış aylarında sık görülen grip ve benzeri enfeksiyonlar gebelerde daha ağır seyredebildiği için, aşı ile korunmak ciddi komplikasyonların önüne geçebilir. Ancak aşı kararı mutlaka doktorla değerlendirilmelidir” diyor.

  • Doktora başvurmadan ilaç almayın

Boğaz ağrısı, halsizlik, burun akıntısı ve ateş gibi şikayetler ortaya çıktığında ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle doktora danışmadan, rastgele ilaç kullanmak hem anneye hem bebeğe zarar verir. Hamilelikte her ilaç güvenli değildir. Bu nedenle en küçük belirtide bile mutlaka doktora başvurulmalı ve tedavi uzman kontrolünde yapılmalıdır.

#HamilelikteSağlık #EnfeksiyonRiskineDikkat #AnneAdayları #GebelikteInfluenza #SağlıkHaberi #DrMeriçKabakcı #AnneBebekSağlığı #KışHamileliği #EnfeksiyonÖnlemleri #SağlıklıGebelik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Meme kanserine yönelik bilimsel çalışmada çarpıcı gerçek!

Dünya genelinde erkeklerde meme kanseri, kadınlara göre nadir görülse de son yıllarda giderek artış gösteriyor. Toplumumuzda ‘erkeklerde meme kanseri olmaz’ gibi yanlış bir algı olduğunu belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan “Türkiye’de yılda yaklaşık 25 bin kadında, 200-250 erkekte meme kanseri teşhis ediliyor. Erkeklerde kadınlardan daha ileri dönemde 65-70 yaşlarında görülmektedir. En sık yapılan hataların başında; meme kanserinin sadece kadınlara özgü bir hastalık sanılması, gelişen kitlelerin önemsenmemesi ve doktora geç başvurulması gelmektedir. Bilimsel araştırmalar; erkeklerde meme kanserinin çoğunlukla geç fark edildiğini gösteriyor” diyor.

Genetik yatkınlık ve ailede meme kanseri öyküsü olmasının riski artırdığına dikkat çeken Prof. Dr. Aydoğan buna karşın bazı yanlış yaşam alışkanlıklarının da meme kanserine zemin hazırlayabildiğini vurguluyor. Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan, erkeklerde meme kanserine neden olan 7 etkeni sıraladı, erkeklerde meme kanserine yönelik uluslararası dergide yayınlanan bilimsel çalışmalarında ortaya çıkan çarpıcı sonucu paylaştı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

  • Aşırı alkol kullanımı

Alkol, karaciğer fonksiyonlarını bozarak hormon dengesini etkileyebilir. Karaciğerin düzgün çalışmaması, vücutta östrojenin artmasına yol açar. Bu durum meme dokusunu olumsuz etkileyerek kanser riskini artırabilir. Düzenli ve aşırı alkol tüketimi, erkeklerde meme kanseriyle ilişkilendirilmiştir.

  • Fazla kilo ve obezite

Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fatih Aydoğan “Fazla kilo, erkeklerde meme kanseri için önemli bir risk faktörüdür. Yağ dokusu arttıkça vücutta kadınlık hormonu olarak bilinen östrojenin düzeyi yükselir. Bu hormon artışı meme dokusunu olumsuz etkileyebilir. Obezite aynı zamanda bağışıklık sistemini zayıflatır ve vücuttaki iltihabi durumu artırır. Bu nedenle kilo kontrolü büyük önem taşır” diyor.

  • Hareketsiz yaşam

Düzenli fiziksel aktivitenin olmaması, meme kanseri riskini artıran faktörler arasındadır. Hareketsiz yaşam kilo alımına, hormon dengesinin bozulmasına ve metabolizmanın yavaşlamasına neden olur. Düzenli yürüyüş, egzersiz ve aktif yaşam tarzı hem kilo kontrolünü sağlar hem de kanser riskini azaltır. Özellikle masa başı çalışan erkeklerde bu risk daha belirgindir.

  • Aile öyküsü ve genetik yatkınlık

Ailede meme kanseri öyküsü olan erkeklerde risk artar. Özellikle anne, kız kardeş ve erkek akrabalarda meme kanseri bulunması önemlidir. Bazı erkekler doğuştan meme kanseri riskini artıran genetik değişiklikler taşıyabilir. En bilineni BRCA2 genidir. Ancak ailede kanser öyküsü olmayan erkeklerde de meme kanseri görülebilir.

  • İleri yaş

Prof. Dr. Aydoğan “Erkek meme kanseri en sık ileri yaşlarda görülür. Özellikle 60 yaşından sonra risk belirgin şekilde artar. Yaş ilerledikçe vücutta hormon dengesi değişir ve hücrelerde birikmiş hasar artar. Bu durum kanser gelişimine zemin hazırlayabilir. Erkeklerde meme kanserinin kadınlara göre daha geç yaşlarda ortaya çıkmasının en önemli nedenlerinden biri budur” diyor.

  • Göğüs bölgesine radyasyon maruziyeti

Daha önce göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış erkeklerde meme kanseri riski artabilir. Özellikle genç yaşta alınan radyasyonun etkisi daha fazladır. Lenfoma gibi hastalıklar nedeniyle göğüs bölgesine radyasyon alan kişilerde bu risk yıllar sonra ortaya çıkabilir.

  • Hormon dengesizliği ve bazı hastalıklar

Prof. Dr. Aydoğan “Erkeklerde hormon dengesini bozan bazı durumlar meme kanseri riskini artırabilir. Karaciğer hastalıkları, testosteron düşüklüğü ve bazı endokrin sorunlar buna örnektir. Ayrıca Klinefelter sendromu gibi doğuştan gelen bazı durumlarda meme kanseri riski belirgin şekilde yükselir” diyor.

Bilimsel araştırmada çarpıcı gerçek!

Duygusal ve sosyal destek tıbbi tedavi kadar hayati rol oynuyor!

Prof. Dr. Fatih Aydoğan’ın da yer aldığı ekibin, uluslararası dergide yayınlanan çalışması, meme kanserinde çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Prof. Dr. Aydoğan şöyle konuşuyor: “Özellikle meme kanseri olan erkeklerde, toplumdaki önyargılar ve yanlış algılar nedeniyle yalnızlık sık görülebiliyor. Kanser tedavisinde ilaç kadar önemli olan bir şey varsa, o da moral ve paylaşım duygusudur. Yaptığımız bilimsel araştırmanın sonuçları; duygusal ve sosyal desteğin tıbbi tedavi kadar hayati olduğunu gösteriyor. Tedavi sürecinde hastanın yanında onu anlayan ve motive eden biri ya da birilerinin varlığı -ki bu aile bireyleri, arkadaş, komşu, hekim ekibi hatta hasta destek grupları olabilir- sağkalımı doğrudan etkileyebiliyor.”

#MemeKanseri #ErkeklerdeMemeKanseri #KanserFarkındalığı #SağlıkHaberi #Onkoloji #ProfFatihAydoğan #ErkenTeşhis #SosyalDestek #KanserAraştırmaları #SağlıklıYaşam #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kartlı Alışverişler 2025’te 24 Trilyon TL’yi Aştı

Garanti BBVA Ödeme Sistemleri’nin (GÖSAŞ), Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine dayanarak hazırladığı “Türkiye’de Kartlı Ödemeler 2025” araştırması, kartlı alışverişlerin güçlü büyümesini sürdürdüğünü ortaya koydu. Kredi kartı ve banka kartı kullanımındaki artış, e-ticaretin yükselen payı ve temassız ödeme alışkanlığının kalıcı hale gelmesi dikkat çekti.

Kart Sayısı ve Harcama Hacminde Rekor

2025 yılı sonunda Türkiye’de toplam banka ve kredi kartı sayısı %5,8 artışla 460 milyon adede ulaştı. Bunların 142 milyonu kredi kartı, 318 milyonu ise banka kartı oldu. Kartlı alışveriş hacmi ise %51,9 artarak 24 trilyon 62 milyar TL seviyesine çıktı. Harcamaların 20,4 trilyon TL’si kredi kartlarıyla, 3,6 trilyon TL’si ise banka kartlarıyla gerçekleştirildi. Bu rakamlar, kartlı ödeme sistemlerinin Türkiye ekonomisindeki ağırlığının giderek arttığını gösteriyor.

Peşin Ödeme Tercihi Güçlü

Kredi kartı harcamalarında peşin ödeme alışkanlığı devam etti. 2025 yılında kredi kartı ile yapılan alışverişlerin %80,5’i peşin, %19,5’i taksitli olarak gerçekleşti. Toplam 20,4 trilyon TL’lik kredi kartı harcamasının 16,4 trilyon TL’si peşin, 4 trilyon TL’si ise taksitli işlemlerden oluştu. Bu tablo, kullanıcıların günlük harcamalarda hâlâ peşin ödeme tercihine yöneldiğini ortaya koyuyor.

Garanti BBVA

E-Ticaretin Payı Yükseldi

2025 yılında e-ticaret hacmi 6,7 trilyon TL’ye ulaştı ve toplam kartlı alışverişler içindeki payı %32,8 oldu. Son beş yılda e-ticaretin kartlı harcamalar içindeki payı istikrarlı şekilde artış gösterdi. Sektör bazında e-ticaret harcamalarının en yüksek olduğu alanlar seyahat (%57), elektrik-elektronik ve bilgisayar (%51) ile yapı malzemeleri (%46) oldu.

E-Ticarette Taksitli İşlemler Öne Çıktı

E-ticaret tarafında taksitli işlemlerin payı yükseldi. 2025 yılı boyunca kredi kartlarıyla yapılan 6,7 trilyon TL’lik e-ticaret harcamasının %34,4’ü taksitli işlemlerden oluştu. Bu oran 2024’te %55,5 iken 2025’te %57,8’e çıktı. Özellikle sağlık/kozmetik (%86), market (%85) ve yapı malzemeleri (%69) sektörlerinde e-ticaret harcamalarında büyük artış yaşandı.

Garanti BBVA

Temassız Ödemeler Kalıcı Hale Geldi

Araştırma sonuçlarına göre temassız ödeme alışkanlığı 2025’te de güçlenerek sürdü. Yıl sonunda temassız işlem adedi 7,9 milyar seviyesine ulaştı. Temassız işlemlerin toplam kartlı işlemler içindeki payı %68’e çıkarak günlük hayatın vazgeçilmez ödeme yöntemi haline geldi. Son beş yılda temassız işlemlerin payı %47’den %68’e yükselirken, işlem adedi yaklaşık üç katına çıktı.

Genel Değerlendirme

Bu veriler, Türkiye’de kartlı ödeme sistemlerinin hızla geliştiğini, e-ticaretin büyüme ivmesini sürdürdüğünü ve temassız ödemenin artık kalıcı bir alışkanlık haline geldiğini gösteriyor. Kartlı ödeme sistemleri, hem tüketici davranışlarını hem de perakende sektörünün işleyişini dönüştürmeye devam ediyor.

#KartlıÖdeme #EkonomiHaberi #Ecommerce #TemassızÖdeme #GarantiBBVA #BKMVerileri #Finans #TürkiyeEkonomisi #KrediKartı #BankaKartı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity