Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor. Kapalı ortamlarda hızla yayılan virüsler, minik bedenlerin bağışıklık sistemini kolayca etkiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, prematüre bebeklerin akciğer ve kalp gibi hayati organlarının gelişimleri tamamlanmadan dünyaya geldiklerini, bağışıklık sistemlerinin çok zayıf olduğunu, dolayısıyla ani ısı değişimleri ve virüsler gibi çevresel risklerden çok daha fazla etkilendiklerini belirterek “Kış mevsimi prematüre bebekler gibi aileleri için de çok daha yüksek risk oluşturmakta ve çok daha zor geçmektedir. Ailelerin günlük rutinlerinde bile çok daha fazla özen göstermeleri gerekmektedir” diyor.
5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeninin prematüre doğum olduğuna dikkat çeken Dr. Tamer, kış aylarında tehlikenin arttığına dikkat çekerek “Beslenmesinden giyimine, bulunduğu ortamın ısısı ve havalandırmasından sağlık kontrollerinin ve gerekli aşılarının zamanında yapılmasına, ziyaretçilerden sigara dumanına dek birçok konuda çok dikkatli olunmalıdır. Anne babalar sıkça “sigarayı sadece balkonda içiyorum, bebeğime hiç duman gelmiyor” deseler de, yapılan çalışmalar, dışarıda veya balkonda içmenin dumanın içeri sızmasını, giysi ve saç yoluyla kalıntı taşınmasını, hatta yüzeylerde biriken toksik kalıntıların bebeği olumsuz etkilemesini engellemediğini gösteriyor” diyor.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, kış aylarında prematüre bebekleri tehdit eden 5 etken ile sağlıklı bir kış mevsimi geçirilebilmesi için alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Kalabalık ortam
Prematüre bebeklerin sağlığını tehdit eden kış etkenlerinin başında kalabalık ortam gelmektedir. Çünkü kalabalık ortam RSV, influenza, grip ve covid gibi önemli viral enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Bağışıklık sistemi hassas olan bebekler kalabalık ortamlarda bu tür enfeksiyonları çok daha kolay alırlar. Dolayısıyla bu bebekleri özellikle kış aylarında hasta kişilerin yanında, mümkünse kalabalık ortamlarda da bulundurmamak gerekir. Influenza ve RSV gibi enfeksiyonlarda da koruyucu aşı uygulamaları doktorunuzun kontrolüyle yapılabilir.
Aşı ve doktor kontrollerinin aksatılması
Dr. Reyhan Tamer “Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği aşılar, zatürre, menenjit, tetanoz, çocuk felci gibi aşılar prematüre bebeklerde hayat kurtarıcıdır. Doktor kontrollerinin düzenli yapılması, erken dönemli büyüme ve gelişme ile ilgili sıkıntıların erken dönemde saptanıp tedavi edilmesi açısından da önemlidir” diyor.
Ortam ısısı
Prematüre bebekler ısı kaybına karşı çok duyarlıdır çünkü yağ dokusu azdır, vücut ısısını koruyamazlar. Soğuk havalarda solunum problemleri tehdit eder, bağışıklık sistemi çok iyi çalışmaz ve vücut strese girer. Ama bebeklerin kalın giydirilmesi yerine, oda ısısını doğru ayarlamak çok daha önemlidir. Prematüre bebeklerde oda ısısı 22-24 derece idealken, çok düşük doğum ağırlıklı bebekler, 1500 gramın altındaki doğum ağırlıklı bebeklerde 24-26 derece olması gerekir. Nem oranının da yüzde 40-60 arasında olmasına özen gösterilmelidir.
Beslenme bozuklukları
Kış aylarında önemini daha da artıran bir faktör de beslenme bozuklukları, kilo almamadır. Bebeklerin hem tartı alması hem de boy uzama ve baş çevresinde sağlıklı büyümesi önemlidir. Özellikle anne sütüyle beslenme prematüre bebeklerde büyüme, gelişme açısından çok önemlidir. Ama anne sütünün olmadığı durumlarda prematüre bebekler için doktor önerisiyle özel mamaların kulllanılması büyük önem taşır. Çünkü düşük ağırlıklı prematüre bebeklerde enerji ihtiyacı daha fazladır. Kilo alma, büyüme çok daha önemlidir.
Sigara dumanı
Dr. Reyhan Tamer, özellikle de kış aylarında prematüre bebekleri bekleyen en önemli tehlikelerden birinin sigara dumanı olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Anne babalar bebeğin yanında sigara içmeyip balkonda içtiklerini belirtiyorlar. Ama yapılan çalışmalar; balkonda içmekle bebeğin yanında içmenin benzer zarar etkilerine sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla lütfen sigara dumanının olduğu ortamdan, hava kirliliğinin olduğu ortamdan çocuklarımızı, bebeklerimizi uzak tutalım. Zira bunlar bebeklerde büyüme ve gelişmenin yavaşlamasından, enfeksiyonların artmasına dek ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor. Prematüre bebeklerin kalp ve akciğer gibi hayati organları gelişmediği, bağışıklık sistemleri çok zayıf olduğu için onlar açısından hayati önem taşıyor.”
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/12/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-3-2.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-12-07 18:20:102025-12-07 18:20:105 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!
İnşaat ve hazır beton sektörünün güvenilir markası Albayrak Beton, Şile’de hayata geçirdiği ‘Teraphill 15’ projesinde daire teslimlerine başladı. Yaşamın başladığı projede satışlar devam ederken, yatırımcılara %50 peşinat, %2,5 vade oranı ve 24 ay vadeyle ödeme kolaylığı sunuluyor.
7 bin 118 metrekare arsa üzerinde yükselen proje; bahçe ve çatı dubleksleri alternatifleriyle toplam 56 daireden oluşuyor. 2+1 ve 3+1 seçenekleri bulunan daireler 50 m² ile 132 m² arasında değişiyor. Proje, doğayla iç içe konumu, yüzme havuzları, barbekü alanları ve denize yakınlığıyla dört mevsim yaşam imkânı sağlıyor.
Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, peşin ödemelerde %10 indirim fırsatı sunduklarını belirterek, “Yeşille mavinin buluştuğu huzurun adresi Şile’de projemizi tamamlayarak sahiplerine teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Daire fiyatları ise 6 milyon TL’den başlıyor.
Şile Devlet Hastanesi’ne 2 km, Işık Üniversitesi’ne 3 km, plajlara 5 km ve Sabiha Gökçen Havalimanı’na 59 km mesafede bulunan proje, ulaşım avantajıyla da dikkat çekiyor. Albayrak Beton’un diğer projeleri ‘Moonpark Koru’ ve ‘Teraphill Loft’ ise 2026’da tamamlanacak.
Türkiye’de teknopark ekosistemi, niceliksel büyümenin ardından artık nitelik odaklı yeni bir döneme giriyor. 100’den fazla teknopark ve 12 bini aşkın teknoloji firmasının oluşturduğu yapı, güçlü bir Ar-Ge tabanı yaratırken, Elektraweb CEO’su Kemal Oral, “Gerçek başarı, üretilen teknolojinin ticarileşmesi ve dünyaya açılmasıyla ölçülür” diyerek küresel rekabette daha iddialı olunması gerektiğini vurguladı.
Antalya Teknokent’te faaliyet gösteren Elektraweb, Akdeniz Üniversitesi ile birlikte otellerde karbon ayak izini uçtan uca yöneten Türkiye’nin ilk entegre yazılım çözümünü geliştirdi. TÜBİTAK destekli proje, teknopark teşviklerinin doğru kullanılmasıyla büyüyen Ar-Ge ekosisteminin somut çıktısı olarak değerlendiriliyor.
Oral, teknoparklarda sıkı denetimlerin rekabeti güçlendirdiğini, yüzde 3 yatırım zorunluluğunun ise erken aşama girişimler için önemli bir kaynak sağladığını belirtti. Ayrıca üniversite–sanayi iş birlikleri, ortak laboratuvarlar ve mikro sertifika programlarının kritik hale geldiğini, teminatsız kredi modelleri ve devlet destekli risk sermayesi fonlarının Ar-Ge firmalarının cesur adımlar atmasını kolaylaştıracağını ifade etti.
Teknoparkların geleceğini ise “Yapay zekâ laboratuvarları, veri merkezleri ve yeşil teknoloji çözümleri yeni kimliği olacak” sözleriyle özetleyen Oral, Türkiye’nin bu ekosistemle bölgenin teknoloji üssü olmaya aday olduğunu söyledi.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/12/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-1-7.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-12-05 16:05:042025-12-05 14:07:07Teknoparklar yeni nesil Ar-Ge’nin üssü
Kurumların en büyük operasyonel yüklerinden biri olan yoğun belge işleme süreçleri, Intelivus IDP (Intelligent Document Processing) ile akıllı bir dönüşüm geçiriyor. Yapay zekâ, makine öğrenmesi, agentic ve generative AI teknolojilerini bir araya getiren çözüm; belgeleri yalnızca taramakla kalmıyor, içeriğini anlayarak sınıflandırıyor ve ilgili sistemlere aktarıyor.
Sigorta, sağlık, telekom, üretim, lojistik, perakende, finans ve kamu sektörlerinde belge işleme hızını katlayan Intelivus IDP; maliyetleri düşürürken hataları ortadan kaldırıyor. %70’e varan maliyet tasarrufu, %80’e kadar zaman kazancı ve %99 doğruluk oranı ile kurumların verimliliğini artırıyor.
PaperWork Teknoloji Satış ve Pazarlama Direktörü Tolga Eşiz, “Intelivus IDP, belge ile çalışan her kurum için verimlilik ve kalite artışı anlamına geliyor. Çalışanların manuel veri girişine ayırdığı zamanı ortadan kaldırarak katma değerli işlere odaklanmasını sağlıyor” dedi.
MICHELIN Rehberi Türkiye, 2026 restoran seçkisini açıklayarak ülkenin gastronomi haritasında önemli bir genişlemeye imza atıyor.
İzmir’de bir restoran iki MICHELIN Yıldızı ile ödüllendirildi.
Üç restoran ilk MICHELIN Yıldızını kazandı.
Üç yeni yetenek, mükemmeliyet ve bağlılıkları nedeniyle MICHELIN Özel Ödülleri ile onurlandırıldı.
MICHELIN Rehberi, Türkiye için hazırlanan 2026 seçkisini duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyor. Bu yılki seçki, Kapadokya’dan ilk kez listeye giren restoranlar da dahil olmak üzere toplam 54 yeni mekânı içeriyor. Gelenek, misafirperverlik ve teruara dayanan güçlü gastronomi kültürüyle Kapadokya, müfettişler üzerinde derin bir etki bıraktı. İstanbul, İzmir, Muğla ve artık Kapadokya; 25’in üzerinde mutfak tarzıyla Türk gastronomisinin çeşitliliğini ve kimliğini yansıtan zengin bir mozaik sunuyor.
Ayrıca MICHELIN Rehberi, 2026’dan itibaren ilk kez tüm Türkiye’yi kapsayan ulusal bir seçki sunacağını açıkladı. Bu kapsamlı seçkiye dair detaylar Ocak 2026’da paylaşılacak.
“Türkiye’nin gastronomi kimliği güçleniyor”
MICHELIN Rehberi Uluslararası Direktörü Gwendal Poullennec, seçkiye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Bu yeni seçki, Türkiye’nin gastronomi kimliğinin gücünü ve olgunluğunu ortaya koyuyor. İstanbul, İzmir, Muğla ve artık Kapadokya’da müfettişlerimiz; geleneğe bağlı kalırken yaratıcılığı cesurca benimseyen, teruarı mutfaklarının merkezine yerleştiren ve daha sorumlu pişirme yöntemlerine kendini adayan şefleri belirledi. Ülke genelinde karşılaştığımız çeşitlilik, yetenek ve samimiyet; derinliği ve özgüveni giderek artan bir gastronomi sahnesinin varlığını doğruluyor.”
Kapadokya’dan seçkiye dahil edilen 18 yeni restoran, bölgenin ruhunu ve zamansız mutfak geleneklerini yansıtıyor. Bölgenin sakin atmosferi, misafirperverliği ve köklü tarifleri; şeflerin nesiller boyu aktarılan teknikleri modern dokunuşlarla harmanlamasına ilham veriyor.
İki MICHELIN Yıldızı alan yeni restoran
İzmir’in 2024 seçkisinde bir yıldız kazanan Vino Locale, bu yıl iki yıldıza yükselerek büyük bir başarıya imza atıyor. Şef Ozan Kumbasar, Türk teruarını Tayland, Japonya ve farklı dünya mutfaklarından aldığı ilhamlarla buluşturan bir yaklaşım benimsiyor. İzmir’in hemen dışında, doğayla iç içe konumlanan restoran; yerel ve mevsimsel malzemeleri merkeze alan menüsüyle toprak, deniz ve yeşillikler arasında zarif bir denge kuruyor.
Seray Kumbasar’ın servis anlayışı ve şarap eşleştirmeleri ise deneyimi daha da yüceltiyor. Vino Locale, İzmir’de iki MICHELIN Yıldızı alan ilk restoran olurken, Türkiye’de bu dereceye ulaşan ikinci restoran olarak TURK FATİH TUTAK’ın yanında yerini alıyor.
Üç yeni restoran ilk MICHELIN Yıldızını kazandı
Bu yıl üç restoran, Bir MICHELIN Yıldızlı restoranlar arasına katılıyor:
Revithia – Kapadokya
UNESCO tescilli Kayakapı bölgesinde yer alan Revithia, neredeyse unutulmuş tarifleri modern dokular ve derin lezzetlerle yeniden yorumluyor. Şef Duran Özdemir, sütte pişirilen kuzu, fermente tahıllar ve sütle hazırlanan tarhana gibi bölgesel gelenekleri canlı bir menüyle onurlandırıyor.
Araf – İstanbul
Şefler Kenan Çetinkaya ve Pınar Korgan Çetinkaya tarafından yönetilen Araf, açık ateş etrafında şekillenen tezgah restoran konseptiyle dikkat çekiyor. Ürün bütünlüğünü ve tekniği önceliklendiren mutfak anlayışı, Türk lezzetlerinin özünü yalın ama güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.
Mezra Yalıkavak – Muğla
Şef Serhat Doğramacı, koruma altındaki Türk ürünleri ve ata mirası pişirme tekniklerini merkeze alan bir mutfak sunuyor. Aktif bir çiftlik ortamında yer alan restoran; odun ateşi, fermantasyon, ızgara ve marine tekniklerini zarif kompozisyonlarla bir araya getiriyor.
Bu eklemelerle Türkiye’deki Bir MICHELIN Yıldızlı restoran sayısı 15’e yükseliyor.
16 yeni Bib Gourmand
1997’den bu yana uygun fiyatlı ve kaliteli yemek sunan restoranları onurlandıran Bib Gourmand kategorisine bu yıl 16 yeni restoran dahil oldu. Böylece Türkiye’deki toplam Bib Gourmand sayısı 39’a ulaştı.
Kapadokya’dan listeye giren Babayan Evi, cömert tabakları ve yerel ürünlere duyduğu saygı sayesinde aynı zamanda Yeşil Yıldız ile de ödüllendirildi.
Dört restoran Yeşil Yıldız aldı
Sürdürülebilirlik odaklı uygulamalarıyla öne çıkan dört restoran Yeşil Yıldız ile onurlandırıldı:
TURK FATİH TUTAK (İstanbul)
Orfoz (Muğla)
Teruar Urla (İzmir)
Babayan Evi (Kapadokya)
Üç MICHELIN Özel Ödülü
2026 seçkisinde üç özel ödül sahiplerini buldu:
Genç Şef Ödülü – Duru Akgül (Yakamengen III, Muğla)
29 yaşındaki şef, teknik ustalığı ve bölgesine duyduğu bağlılıkla dikkat çekiyor. Özellikle mavi yengeç ve aslan balığı gibi göz ardı edilen türleri yaratıcı tabaklara dönüştürmesiyle öne çıkıyor.
Sommelier Ödülü – Ersin Topkara (Neolokal, İstanbul)
Türk şarapları konusundaki derin bilgisi ve restoranın hikâyesini tamamlayan eşleşmeleriyle müfettişleri etkiliyor.
Servis Ödülü – Ezgi Serdaroğlu (Teruar Urla, İzmir)
Salon yönetimindeki profesyonelliği, sezgisi ve sıcak yaklaşımıyla “Teruar deneyiminin orkestra şefi” olarak anılıyor.
Tavsiye Edilenler listesine 38 yeni restoran eklendi
Bu yıl genişleyen seçkiyle birlikte Tavsiye Edilen restoran sayısı 115’e ulaştı. Müfettişler, yalnızca yemeklerden değil; misafirperverlikten, atmosferden ve Türkiye’nin gastronomi kültürünü tanımlayan içtenlikten de etkilendiklerini belirtiyor.
2026 seçkisi
İki MICHELIN Yıldızı: 2 restoran (1 yeni)
Bir MICHELIN Yıldızı: 15 restoran (3 yeni)
Bib Gourmand: 39 restoran (16 yeni)
Tavsiye Edilen: 115 restoran (38 yeni)
Yeşil Yıldız: 13 restoran (4 yeni)
MICHELIN Rehberi ayrıca dünya genelindeki seçkin otelleri kapsayan MICHELIN Anahtarları programıyla, tasarım, mimari ve hizmet kalitesiyle öne çıkan konaklama deneyimlerini de sunmaya devam ediyor. Tüm otellere MICHELIN Rehberi’nin web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden doğrudan rezervasyon yapılabiliyor.
Silivri Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi ile üniversitenin Acil Afet Komisyonu iş birliğinde düzenlenen “Destek AFAD Gönüllülüğü Eğitimi”, üç oturum halinde başarıyla gerçekleştirildi.
Eğitimlerde afet öncesi hazırlık, afet anı yönetimi ve kriz sonrası koordinasyon süreçleri ele alındı. Öğrenciler, hem teorik hem de uygulamalı çalışmalarla afet bilincini pekiştirirken, saha uygulamalarında arama-kurtarma teknikleri ve kriz iletişimi üzerine deneyim kazandı.
Üniversite yetkilileri, afet farkındalığını toplumun her kesimine yaymak amacıyla benzer eğitimlerin düzenli olarak sürdürüleceğini ve gençlerin afet yönetiminde aktif rol üstlenmesinin önemini vurguladı. Silivri Belediyesi ile yürütülen bu iş birliği, üniversite gençliğinin afetlere hazırlık konusunda bilinçlenmesine katkı sağlayan örnek bir çalışma olarak değerlendirildi.
5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeni!
Kış ayları prematüre yani 37 haftadan önce doğan bebekler için her zaman daha zorlu geçiyor. Kapalı ortamlarda hızla yayılan virüsler, minik bedenlerin bağışıklık sistemini kolayca etkiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi (Dr. Şinasi Can) Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, prematüre bebeklerin akciğer ve kalp gibi hayati organlarının gelişimleri tamamlanmadan dünyaya geldiklerini, bağışıklık sistemlerinin çok zayıf olduğunu, dolayısıyla ani ısı değişimleri ve virüsler gibi çevresel risklerden çok daha fazla etkilendiklerini belirterek “Kış mevsimi prematüre bebekler gibi aileleri için de çok daha yüksek risk oluşturmakta ve çok daha zor geçmektedir. Ailelerin günlük rutinlerinde bile çok daha fazla özen göstermeleri gerekmektedir” diyor.
5 yaş altı çocuk ölümlerinin en sık nedeninin prematüre doğum olduğuna dikkat çeken Dr. Tamer, kış aylarında tehlikenin arttığına dikkat çekerek “Beslenmesinden giyimine, bulunduğu ortamın ısısı ve havalandırmasından sağlık kontrollerinin ve gerekli aşılarının zamanında yapılmasına, ziyaretçilerden sigara dumanına dek birçok konuda çok dikkatli olunmalıdır. Anne babalar sıkça “sigarayı sadece balkonda içiyorum, bebeğime hiç duman gelmiyor” deseler de, yapılan çalışmalar, dışarıda veya balkonda içmenin dumanın içeri sızmasını, giysi ve saç yoluyla kalıntı taşınmasını, hatta yüzeylerde biriken toksik kalıntıların bebeği olumsuz etkilemesini engellemediğini gösteriyor” diyor.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Reyhan Tamer, kış aylarında prematüre bebekleri tehdit eden 5 etken ile sağlıklı bir kış mevsimi geçirilebilmesi için alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Kalabalık ortam
Prematüre bebeklerin sağlığını tehdit eden kış etkenlerinin başında kalabalık ortam gelmektedir. Çünkü kalabalık ortam RSV, influenza, grip ve covid gibi önemli viral enfeksiyonlara davetiye çıkarır. Bağışıklık sistemi hassas olan bebekler kalabalık ortamlarda bu tür enfeksiyonları çok daha kolay alırlar. Dolayısıyla bu bebekleri özellikle kış aylarında hasta kişilerin yanında, mümkünse kalabalık ortamlarda da bulundurmamak gerekir. Influenza ve RSV gibi enfeksiyonlarda da koruyucu aşı uygulamaları doktorunuzun kontrolüyle yapılabilir.
Aşı ve doktor kontrollerinin aksatılması
Dr. Reyhan Tamer “Özellikle Sağlık Bakanlığı’nın önerdiği aşılar, zatürre, menenjit, tetanoz, çocuk felci gibi aşılar prematüre bebeklerde hayat kurtarıcıdır. Doktor kontrollerinin düzenli yapılması, erken dönemli büyüme ve gelişme ile ilgili sıkıntıların erken dönemde saptanıp tedavi edilmesi açısından da önemlidir” diyor.
Ortam ısısı
Prematüre bebekler ısı kaybına karşı çok duyarlıdır çünkü yağ dokusu azdır, vücut ısısını koruyamazlar. Soğuk havalarda solunum problemleri tehdit eder, bağışıklık sistemi çok iyi çalışmaz ve vücut strese girer. Ama bebeklerin kalın giydirilmesi yerine, oda ısısını doğru ayarlamak çok daha önemlidir. Prematüre bebeklerde oda ısısı 22-24 derece idealken, çok düşük doğum ağırlıklı bebekler, 1500 gramın altındaki doğum ağırlıklı bebeklerde 24-26 derece olması gerekir. Nem oranının da yüzde 40-60 arasında olmasına özen gösterilmelidir.
Beslenme bozuklukları
Kış aylarında önemini daha da artıran bir faktör de beslenme bozuklukları, kilo almamadır. Bebeklerin hem tartı alması hem de boy uzama ve baş çevresinde sağlıklı büyümesi önemlidir. Özellikle anne sütüyle beslenme prematüre bebeklerde büyüme, gelişme açısından çok önemlidir. Ama anne sütünün olmadığı durumlarda prematüre bebekler için doktor önerisiyle özel mamaların kulllanılması büyük önem taşır. Çünkü düşük ağırlıklı prematüre bebeklerde enerji ihtiyacı daha fazladır. Kilo alma, büyüme çok daha önemlidir.
Sigara dumanı
Dr. Reyhan Tamer, özellikle de kış aylarında prematüre bebekleri bekleyen en önemli tehlikelerden birinin sigara dumanı olduğunu vurgulayarak şöyle konuşuyor: “Anne babalar bebeğin yanında sigara içmeyip balkonda içtiklerini belirtiyorlar. Ama yapılan çalışmalar; balkonda içmekle bebeğin yanında içmenin benzer zarar etkilerine sahip olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla lütfen sigara dumanının olduğu ortamdan, hava kirliliğinin olduğu ortamdan çocuklarımızı, bebeklerimizi uzak tutalım. Zira bunlar bebeklerde büyüme ve gelişmenin yavaşlamasından, enfeksiyonların artmasına dek ciddi tehlikelere davetiye çıkarıyor. Prematüre bebeklerin kalp ve akciğer gibi hayati organları gelişmediği, bağışıklık sistemleri çok zayıf olduğu için onlar açısından hayati önem taşıyor.”
#Prematüre #PrematüreBebek #BebekSağlığı #ÇocukSağlığı #KışAylarındaSağlık #KışTehlikesi #KışEnfeksiyonları #Bağışıklık #VirüslerdenKorunma #AnneBabaBilgilendirme #BebekBakımı #SağlıklıKış #Acıbadem #AcıbademKadıköy #UzmanGörüşü #SağlıkHaberleri
Albayrak Beton, Teraphill 15’te teslimlere başladı
İnşaat ve hazır beton sektörünün güvenilir markası Albayrak Beton, Şile’de hayata geçirdiği ‘Teraphill 15’ projesinde daire teslimlerine başladı. Yaşamın başladığı projede satışlar devam ederken, yatırımcılara %50 peşinat, %2,5 vade oranı ve 24 ay vadeyle ödeme kolaylığı sunuluyor.
7 bin 118 metrekare arsa üzerinde yükselen proje; bahçe ve çatı dubleksleri alternatifleriyle toplam 56 daireden oluşuyor. 2+1 ve 3+1 seçenekleri bulunan daireler 50 m² ile 132 m² arasında değişiyor. Proje, doğayla iç içe konumu, yüzme havuzları, barbekü alanları ve denize yakınlığıyla dört mevsim yaşam imkânı sağlıyor.
Albayrak Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Albayrak, peşin ödemelerde %10 indirim fırsatı sunduklarını belirterek, “Yeşille mavinin buluştuğu huzurun adresi Şile’de projemizi tamamlayarak sahiplerine teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Daire fiyatları ise 6 milyon TL’den başlıyor.
Şile Devlet Hastanesi’ne 2 km, Işık Üniversitesi’ne 3 km, plajlara 5 km ve Sabiha Gökçen Havalimanı’na 59 km mesafede bulunan proje, ulaşım avantajıyla da dikkat çekiyor. Albayrak Beton’un diğer projeleri ‘Moonpark Koru’ ve ‘Teraphill Loft’ ise 2026’da tamamlanacak.
#AlbayrakBeton #Teraphill15 #ŞileProjeleri #EmlakHaberleri #EkonomiVeEmlak #GayrimenkulYatırımı #YeniEvHayali #İstanbulEmlak #Doğaylaİçİçe #KonutProjeleri
Teknoparklar yeni nesil Ar-Ge’nin üssü
Türkiye’de teknopark ekosistemi, niceliksel büyümenin ardından artık nitelik odaklı yeni bir döneme giriyor. 100’den fazla teknopark ve 12 bini aşkın teknoloji firmasının oluşturduğu yapı, güçlü bir Ar-Ge tabanı yaratırken, Elektraweb CEO’su Kemal Oral, “Gerçek başarı, üretilen teknolojinin ticarileşmesi ve dünyaya açılmasıyla ölçülür” diyerek küresel rekabette daha iddialı olunması gerektiğini vurguladı.
Antalya Teknokent’te faaliyet gösteren Elektraweb, Akdeniz Üniversitesi ile birlikte otellerde karbon ayak izini uçtan uca yöneten Türkiye’nin ilk entegre yazılım çözümünü geliştirdi. TÜBİTAK destekli proje, teknopark teşviklerinin doğru kullanılmasıyla büyüyen Ar-Ge ekosisteminin somut çıktısı olarak değerlendiriliyor.
Oral, teknoparklarda sıkı denetimlerin rekabeti güçlendirdiğini, yüzde 3 yatırım zorunluluğunun ise erken aşama girişimler için önemli bir kaynak sağladığını belirtti. Ayrıca üniversite–sanayi iş birlikleri, ortak laboratuvarlar ve mikro sertifika programlarının kritik hale geldiğini, teminatsız kredi modelleri ve devlet destekli risk sermayesi fonlarının Ar-Ge firmalarının cesur adımlar atmasını kolaylaştıracağını ifade etti.
Teknoparkların geleceğini ise “Yapay zekâ laboratuvarları, veri merkezleri ve yeşil teknoloji çözümleri yeni kimliği olacak” sözleriyle özetleyen Oral, Türkiye’nin bu ekosistemle bölgenin teknoloji üssü olmaya aday olduğunu söyledi.
#Teknopark #ArGe #TeknolojiHaberleri #EkonomiVeTeknoloji #YapayZeka #YeşilTeknoloji #Elektraweb #TÜBİTAK #İnovasyon #TürkiyeTeknolojiÜssü
Intelivus IDP: Evrak yükünü avantaja çeviren yapay zekâ
Kurumların en büyük operasyonel yüklerinden biri olan yoğun belge işleme süreçleri, Intelivus IDP (Intelligent Document Processing) ile akıllı bir dönüşüm geçiriyor. Yapay zekâ, makine öğrenmesi, agentic ve generative AI teknolojilerini bir araya getiren çözüm; belgeleri yalnızca taramakla kalmıyor, içeriğini anlayarak sınıflandırıyor ve ilgili sistemlere aktarıyor.
Sigorta, sağlık, telekom, üretim, lojistik, perakende, finans ve kamu sektörlerinde belge işleme hızını katlayan Intelivus IDP; maliyetleri düşürürken hataları ortadan kaldırıyor. %70’e varan maliyet tasarrufu, %80’e kadar zaman kazancı ve %99 doğruluk oranı ile kurumların verimliliğini artırıyor.
PaperWork Teknoloji Satış ve Pazarlama Direktörü Tolga Eşiz, “Intelivus IDP, belge ile çalışan her kurum için verimlilik ve kalite artışı anlamına geliyor. Çalışanların manuel veri girişine ayırdığı zamanı ortadan kaldırarak katma değerli işlere odaklanmasını sağlıyor” dedi.
#IntelivusIDP #YapayZeka #TeknolojiHaberleri #EkonomiVeTeknoloji #DijitalDönüşüm #Verimlilik #BelgelerdeAkıllıDönüşüm #PaperWorkTeknoloji #AIInnovation #AkıllıÇözümler
MICHELIN 2026’dan rekor genişleme
MICHELIN Rehberi Türkiye, 2026 restoran seçkisini açıklayarak ülkenin gastronomi haritasında önemli bir genişlemeye imza atıyor.
İzmir’de bir restoran iki MICHELIN Yıldızı ile ödüllendirildi.
Üç restoran ilk MICHELIN Yıldızını kazandı.
Üç yeni yetenek, mükemmeliyet ve bağlılıkları nedeniyle MICHELIN Özel Ödülleri ile onurlandırıldı.
MICHELIN Rehberi, Türkiye için hazırlanan 2026 seçkisini duyurmaktan büyük memnuniyet duyuyor. Bu yılki seçki, Kapadokya’dan ilk kez listeye giren restoranlar da dahil olmak üzere toplam 54 yeni mekânı içeriyor. Gelenek, misafirperverlik ve teruara dayanan güçlü gastronomi kültürüyle Kapadokya, müfettişler üzerinde derin bir etki bıraktı. İstanbul, İzmir, Muğla ve artık Kapadokya; 25’in üzerinde mutfak tarzıyla Türk gastronomisinin çeşitliliğini ve kimliğini yansıtan zengin bir mozaik sunuyor.
Ayrıca MICHELIN Rehberi, 2026’dan itibaren ilk kez tüm Türkiye’yi kapsayan ulusal bir seçki sunacağını açıkladı. Bu kapsamlı seçkiye dair detaylar Ocak 2026’da paylaşılacak.
“Türkiye’nin gastronomi kimliği güçleniyor”
MICHELIN Rehberi Uluslararası Direktörü Gwendal Poullennec, seçkiye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Bu yeni seçki, Türkiye’nin gastronomi kimliğinin gücünü ve olgunluğunu ortaya koyuyor. İstanbul, İzmir, Muğla ve artık Kapadokya’da müfettişlerimiz; geleneğe bağlı kalırken yaratıcılığı cesurca benimseyen, teruarı mutfaklarının merkezine yerleştiren ve daha sorumlu pişirme yöntemlerine kendini adayan şefleri belirledi. Ülke genelinde karşılaştığımız çeşitlilik, yetenek ve samimiyet; derinliği ve özgüveni giderek artan bir gastronomi sahnesinin varlığını doğruluyor.”
Kapadokya’dan seçkiye dahil edilen 18 yeni restoran, bölgenin ruhunu ve zamansız mutfak geleneklerini yansıtıyor. Bölgenin sakin atmosferi, misafirperverliği ve köklü tarifleri; şeflerin nesiller boyu aktarılan teknikleri modern dokunuşlarla harmanlamasına ilham veriyor.
İki MICHELIN Yıldızı alan yeni restoran
İzmir’in 2024 seçkisinde bir yıldız kazanan Vino Locale, bu yıl iki yıldıza yükselerek büyük bir başarıya imza atıyor. Şef Ozan Kumbasar, Türk teruarını Tayland, Japonya ve farklı dünya mutfaklarından aldığı ilhamlarla buluşturan bir yaklaşım benimsiyor. İzmir’in hemen dışında, doğayla iç içe konumlanan restoran; yerel ve mevsimsel malzemeleri merkeze alan menüsüyle toprak, deniz ve yeşillikler arasında zarif bir denge kuruyor.
Seray Kumbasar’ın servis anlayışı ve şarap eşleştirmeleri ise deneyimi daha da yüceltiyor. Vino Locale, İzmir’de iki MICHELIN Yıldızı alan ilk restoran olurken, Türkiye’de bu dereceye ulaşan ikinci restoran olarak TURK FATİH TUTAK’ın yanında yerini alıyor.
Üç yeni restoran ilk MICHELIN Yıldızını kazandı
Bu yıl üç restoran, Bir MICHELIN Yıldızlı restoranlar arasına katılıyor:
Revithia – Kapadokya
UNESCO tescilli Kayakapı bölgesinde yer alan Revithia, neredeyse unutulmuş tarifleri modern dokular ve derin lezzetlerle yeniden yorumluyor. Şef Duran Özdemir, sütte pişirilen kuzu, fermente tahıllar ve sütle hazırlanan tarhana gibi bölgesel gelenekleri canlı bir menüyle onurlandırıyor.
Araf – İstanbul
Şefler Kenan Çetinkaya ve Pınar Korgan Çetinkaya tarafından yönetilen Araf, açık ateş etrafında şekillenen tezgah restoran konseptiyle dikkat çekiyor. Ürün bütünlüğünü ve tekniği önceliklendiren mutfak anlayışı, Türk lezzetlerinin özünü yalın ama güçlü bir şekilde ortaya koyuyor.
Mezra Yalıkavak – Muğla
Şef Serhat Doğramacı, koruma altındaki Türk ürünleri ve ata mirası pişirme tekniklerini merkeze alan bir mutfak sunuyor. Aktif bir çiftlik ortamında yer alan restoran; odun ateşi, fermantasyon, ızgara ve marine tekniklerini zarif kompozisyonlarla bir araya getiriyor.
Bu eklemelerle Türkiye’deki Bir MICHELIN Yıldızlı restoran sayısı 15’e yükseliyor.
16 yeni Bib Gourmand
1997’den bu yana uygun fiyatlı ve kaliteli yemek sunan restoranları onurlandıran Bib Gourmand kategorisine bu yıl 16 yeni restoran dahil oldu. Böylece Türkiye’deki toplam Bib Gourmand sayısı 39’a ulaştı.
Kapadokya’dan listeye giren Babayan Evi, cömert tabakları ve yerel ürünlere duyduğu saygı sayesinde aynı zamanda Yeşil Yıldız ile de ödüllendirildi.
Dört restoran Yeşil Yıldız aldı
Sürdürülebilirlik odaklı uygulamalarıyla öne çıkan dört restoran Yeşil Yıldız ile onurlandırıldı:
TURK FATİH TUTAK (İstanbul)
Orfoz (Muğla)
Teruar Urla (İzmir)
Babayan Evi (Kapadokya)
Üç MICHELIN Özel Ödülü
2026 seçkisinde üç özel ödül sahiplerini buldu:
Genç Şef Ödülü – Duru Akgül (Yakamengen III, Muğla)
29 yaşındaki şef, teknik ustalığı ve bölgesine duyduğu bağlılıkla dikkat çekiyor. Özellikle mavi yengeç ve aslan balığı gibi göz ardı edilen türleri yaratıcı tabaklara dönüştürmesiyle öne çıkıyor.
Sommelier Ödülü – Ersin Topkara (Neolokal, İstanbul)
Türk şarapları konusundaki derin bilgisi ve restoranın hikâyesini tamamlayan eşleşmeleriyle müfettişleri etkiliyor.
Servis Ödülü – Ezgi Serdaroğlu (Teruar Urla, İzmir)
Salon yönetimindeki profesyonelliği, sezgisi ve sıcak yaklaşımıyla “Teruar deneyiminin orkestra şefi” olarak anılıyor.
Tavsiye Edilenler listesine 38 yeni restoran eklendi
Bu yıl genişleyen seçkiyle birlikte Tavsiye Edilen restoran sayısı 115’e ulaştı. Müfettişler, yalnızca yemeklerden değil; misafirperverlikten, atmosferden ve Türkiye’nin gastronomi kültürünü tanımlayan içtenlikten de etkilendiklerini belirtiyor.
2026 seçkisi
İki MICHELIN Yıldızı: 2 restoran (1 yeni)
Bir MICHELIN Yıldızı: 15 restoran (3 yeni)
Bib Gourmand: 39 restoran (16 yeni)
Tavsiye Edilen: 115 restoran (38 yeni)
Yeşil Yıldız: 13 restoran (4 yeni)
MICHELIN Rehberi ayrıca dünya genelindeki seçkin otelleri kapsayan MICHELIN Anahtarları programıyla, tasarım, mimari ve hizmet kalitesiyle öne çıkan konaklama deneyimlerini de sunmaya devam ediyor. Tüm otellere MICHELIN Rehberi’nin web sitesi ve mobil uygulaması üzerinden doğrudan rezervasyon yapılabiliyor.
#MICHELINTürkiye #MICHELIN2026 #GastronomiRehberi #TürkiyeninLezzetleri #YıldızlıRestoranlar #TürkGastronomisi #İstanbulGastronomi #İzmirGastronomi #MuğlaGastronomi #KapadokyaLezzetleri #MICHELINYıldızı #BibGourmand #YeşilYıldız #MICHELINÖdülleri #TasteOfTürkiye #FineDiningTürkiye #FoodiesOfTürkiye #LezzetinHaritası #DünyanınEnİyileri
Silivri Belediyesinden Gençlere afet bilinci eğitimi
Silivri Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi ile üniversitenin Acil Afet Komisyonu iş birliğinde düzenlenen “Destek AFAD Gönüllülüğü Eğitimi”, üç oturum halinde başarıyla gerçekleştirildi.
Eğitimlerde afet öncesi hazırlık, afet anı yönetimi ve kriz sonrası koordinasyon süreçleri ele alındı. Öğrenciler, hem teorik hem de uygulamalı çalışmalarla afet bilincini pekiştirirken, saha uygulamalarında arama-kurtarma teknikleri ve kriz iletişimi üzerine deneyim kazandı.
Üniversite yetkilileri, afet farkındalığını toplumun her kesimine yaymak amacıyla benzer eğitimlerin düzenli olarak sürdürüleceğini ve gençlerin afet yönetiminde aktif rol üstlenmesinin önemini vurguladı. Silivri Belediyesi ile yürütülen bu iş birliği, üniversite gençliğinin afetlere hazırlık konusunda bilinçlenmesine katkı sağlayan örnek bir çalışma olarak değerlendirildi.
#İstanbulRumeliÜniversitesi #SilivriBelediyesi #AFADGönüllülüğü #AfetBilinci #YerelYönetim #BelediyeHaberleri #GençlikVeAfet #ToplumsalDayanıklılık #AfetEğitimi #Gönüllülük