Mobilya sektöründe bir ilk: Sürdürülebilirlik kapasitesi bilimsel endeksle ölçüldü

Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED), Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı’nın (IIFF) bu yılki temasını “sürdürülebilirlik” olarak belirledi ve sektörün yeşil dönüşüm kapasitesini ölçen ilk bilimsel çalışma olan Yeşil Ekonomi Endeksini açıkladı. İktisadi Araştırmalar Vakfı (İAV) iş birliğiyle hazırlanan rapor, Türk mobilya endüstrisinin sürdürülebilirlik performansını beş ana başlık altında değerlendirdi.

Bir yıl süren çalışma kapsamında firmalardan enerji verimliliği, atık ve su yönetimi, karbon azaltım uygulamaları, sürdürülebilir hammadde kullanımı ve yeşil tedarik zinciri gibi alanlarda kapsamlı veriler toplandı. Analizler, sektörün yeşil dönüşüm yolunda “gelişmekte olan–erken aşama” seviyesinde olduğunu ortaya koydu.

MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, endeksin sektör için bir ilk olduğunu belirterek, “Yeşil dönüşüm artık ticari varlığın sürdürülebilmesi için zorunlu. IIFF’yi bu dönüşümün küresel vitrini haline getiriyoruz” dedi. Güleç, sektörün özellikle döngüsel ekonomi ve geri dönüşüm alanlarında güçlü bir potansiyele sahip olduğunu, ancak KOBİ’lerin uygulama desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

Raporda politika yapıcılara ve firmalara yönelik öneriler de yer aldı. Bunlar arasında dijital ürün pasaportu pilotu, KOBİ’lere karbon-su muhasebesi desteği, mobilya geri kazanım merkezi kurulması, yeşil yatırımlar için teşviklerin artırılması ve sektörel emisyon ticaret sistemi entegrasyonu gibi başlıklar bulunuyor.

Endeks, Türk mobilya sektörünün sürdürülebilirlik yolculuğunda önemli bir başlangıç noktası olarak görülüyor ve önümüzdeki yıllarda ihracat rekabetçiliğine doğrudan katkı sağlaması bekleniyor.

#MOSFED #IIFF2025 #SürdürülebilirMobilya #YeşilEkonomiEndeksi #MobilyaSektörü #YeşilDönüşüm #DöngüselEkonomi #TürkMobilyası #Sürdürülebilirlik

TEMA Vakfı: “Sağlıklı Kentler İçin Sağlıklı Topraklar Şart”

TEMA Vakfı, 5 Aralık Dünya Toprak Günü’nde toprağın yaşam için taşıdığı kritik öneme dikkat çekerek kentlerde hızla artan betonlaşmanın yarattığı tehditleri gündeme taşıdı. Bu yıl “Sağlıklı Kentler İçin Sağlıklı Topraklar” temasıyla yapılan açıklamada, iklim krizi ve artan nüfus nedeniyle kentlerde yaşayan insanların toprağın sunduğu yaşamsal hizmetlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu vurgulandı.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, kentlerin kontrolsüz büyümesinin verimli toprakları yok ettiğini belirterek, “Kentlerin dayanıklılığı ve refahı sağlıklı topraklara bağlı” dedi. Son 35 yılda Türkiye’de İstanbul büyüklüğünde alanın kente dönüştüğünü hatırlatan Ataç, kişi başına düşen tarım alanının son 30 yılda %50 azaldığını ifade etti.

Ataç, plansız kentleşme, erozyon ve yanlış tarım uygulamaları nedeniyle tarım topraklarının hızla verim kaybettiğini belirterek, Türkiye’de her yıl 642 milyon ton verimli üst toprağın kaybedildiğini söyledi. Bu gidişatın devam etmesi halinde 2050’de dünya tarım topraklarının %90’ının sağlığını kaybedeceği uyarısında bulundu.

Kentlerdeki yeşil alan eksikliğine de dikkat çeken TEMA Vakfı, Türkiye’de kentsel yeşil alan oranının %1’in altında olduğunu, kişi başına düşmesi gereken yeşil alan miktarının ise önerilen seviyenin çok gerisinde kaldığını açıkladı.

Ataç, karar vericilere çağrıda bulunarak, “Toprağı kaybetmek yaşamı kaybetmektir. Sağlıklı kentler için bilimi, doğayı ve katılımcılığı esas alan planlamalar yapılmalı; toprak ve diğer doğal varlıklar korunmalıdır” dedi.

#TEMA #DünyaToprakGünü #SağlıklıTopraklar #SağlıklıKentler #ToprakKoruma #İklimKrizineKarşı #YeşilAlan #SürdürülebilirGelecek #ÇevreHaberleri

Kadınların %97’si işe dönmek istiyor

Türkiye’de kadın istihdamının dönüşümüne odaklanan 8. Yeniden Gelecek Zirvesi, Sabancı Center’da 750’den fazla katılımcıyla gerçekleşti. Akbank’ın mekân, Heltia’nın ana sponsorluğunu üstlendiği zirve; iş dünyası liderlerini, kurum temsilcilerini ve kadın istihdamını destekleyen paydaşları bir araya getirdi. Etkinlikte, IPSOS Türkiye iş birliğiyle hazırlanan “YenidenBiz Kariyer Molasında Kadınlar” araştırmasının sonuçları da açıklandı.

Kadınların iş hayatına dönüşünü destekleyen YenidenBiz, bugüne kadar yaklaşık 500 bin kadına ulaşarak yeniden istihdama dönüş yolculuklarında önemli bir rol üstlendi. 5.000’den fazla kadının yer aldığı yetenek havuzu, 70 kurumsal üye ve 1.200 gönüllüden oluşan ekosistemiyle kuruluş, 10 yıllık deneyimini zirvede tüm paydaşlarıyla buluşturdu.

Açılış konuşmalarında YenidenBiz Yönetim Kurulu Eş Başkanları Selen Kocabaş ve Yılmaz Yıldız, kadınların iş gücüne katılımının ekonomik büyüme ve kurumsal rekabetçilik açısından kritik önem taşıdığını vurguladı. Zirvede Acar Baltaş, Arzu Kaprol, Bekir Ağırdır ve Gamze Cizreli gibi iş dünyasının tanınan isimleri de yer aldı.

Araştırma: Kadınların %97’si Yeniden Çalışmak İstiyor

IPSOS Türkiye iş birliğiyle hazırlanan araştırma, kariyer molasındaki kadınların süreci pasif bir bekleyiş değil, aktif bir yeniden yapılanma dönemi olarak gördüğünü ortaya koydu. Bulgulara göre:

Kadınların %97’si yeniden iş hayatına dönmek istiyor.

İşten uzaklaşmanın temel nedenleri arasında bakım yükü, esneklik eksikliği, iletişim sorunları ve iş–özel yaşam dengesi yer alıyor.

Kadınların büyük bölümü yeniden katkı sunabileceklerine inanırken, işveren önyargısı ve fırsat eşitsizliği en kritik engeller olarak öne çıkıyor.

Kadınların %96’sı, dijitalleşmenin iş verimliliğini artırdığı görüşünde.

Bu veriler, yeni ekonominin gerektirdiği dijital yetkinliklerle kadınların dönüş isteğinin güçlü bir şekilde örtüştüğünü gösteriyor.

İş Dünyası İçin Güçlü Bir Mesaj

Zirve, kadınların iş gücüne katılımını hızlandıracak modellerin, kapsayıcı politikaların ve veri odaklı yaklaşımların önemini bir kez daha ortaya koydu. 20’den fazla kurumun desteğiyle gerçekleşen etkinlik, iş dünyasında kapsayıcı büyüme ve sürdürülebilir istihdam için önemli bir platform olmayı sürdürüyor.

#YenidenBiz #YenidenGelecekZirvesi #Kadınİstihdamı #İşDünyası #EkonomiGündemi #KadınGücü #IPSOS #Akbank #Heltia

PepsiCo ve Mercedes-AMG PETRONAS F1 Takımı 2026 için küresel ortaklık kurdu

PepsiCo, 2026 yılından itibaren Mercedes‑AMG PETRONAS Formula 1 Takımı ile kapsamlı bir küresel ortaklık anlaşması imzaladığını duyurdu. Anlaşma kapsamında PepsiCo’nun üç güçlü markası Gatorade, Sting ve Doritos, ilk kez bir F1 takımıyla aynı çatı altında buluşuyor.

Formula 1’in küresel büyüme ivmesine paralel olarak şekillenen bu çok yıllı iş birliği, PepsiCo markalarının takım operasyonlarına entegre edilmesini içeriyor. Ortaklık; hidrasyon programlarından taraftar deneyimlerine, yarış hafta sonu aktivasyonlarından dijital içeriklere kadar geniş bir alanı kapsıyor.

Gatorade Performans Programına Dahil Oluyor

Gatorade, 60 yıllık spor bilimi birikimini Mercedes-AMG PETRONAS F1 Takımı’nın performans süreçlerine taşıyacak. Sürücülerin yarış sırasında kaybettikleri sıvı miktarı göz önüne alındığında, markanın hidrasyon uzmanlığı takım için stratejik bir avantaj sağlayacak.

Sting ve Doritos Genç Hayran Kitlesine Odaklanıyor

Enerji içeceği Sting, özellikle gelişmekte olan pazarlardaki güçlü konumuyla F1’in genç izleyici kitlesine ulaşmayı hedefliyor. Doritos ise yarış hafta sonlarında yüksek enerjili, kültür odaklı aktivasyonlarla taraftar deneyimini zenginleştirecek.

Takım ve Marka Liderlerinden Açıklamalar

PepsiCo Uluslararası İçecekler İcra Kurulu Başkanı Eugene Willemsen, ortaklığın performans, enerji ve lezzeti bir araya getirdiğini vurgularken; Mercedes-AMG PETRONAS F1 Takımı CEO’su Toto Wolff, PepsiCo’nun inovasyon gücünün takımla mükemmel uyum sağladığını belirtti. Ticari Direktör Richard Sanders ise ortaklığın taraftar deneyimini küresel ölçekte güçlendireceğini ifade etti.

Bu iş birliği, hem PepsiCo’nun spor alanındaki varlığını genişletmesi hem de Mercedes-AMG PETRONAS F1 Takımı’nın küresel marka gücünü artırması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

#Formula1 #F1 #MercedesAMGF1 #Motorsporları #PepsiCo #KüreselOrtaklık #SporEkonomisi #MarkaStratejisi #Gatorade #StingEnergy #Doritos

 AB’den Türkiye’nin iklim ve altyapı mücadelesine 368 milyon avroluk destek

Avrupa Birliği, Türkiye’nin iklim kriziyle mücadelesi ve deprem bölgesindeki altyapı ihtiyaçları için önemli bir destek paketi sağladı. AB’nin 286 milyon Avroluk hibesine ek olarak Fransız Kalkınma Ajansı AFD’nin 82 milyon Avro finansman sağlamasıyla “Belediye Hizmetleri Projesi”nin toplam bütçesi 368 milyon Avro’ya ulaştı. Proje, İLBANK tarafından yürütülüyor.

Adıyaman, Gaziantep, Hatay, Kilis, Malatya, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa’nın da aralarında bulunduğu 8 ilde toplam 20 altyapı yatırımı hayata geçirilecek. İçme suyu, kanalizasyon ve katı atık sistemlerini kapsayan projelerle hem deprem sonrası zarar gören altyapılar yenilenecek hem de yeni yerleşim alanlarında modern sistemler kurulacak.

Ankara’da düzenlenen çalıştayda, proje paydaşları uluslararası ihale süreçleri, çevresel risk yönetimi, iş sağlığı ve güvenliği gibi teknik konularda deneyimlerini paylaştı. Deprem sonrası artan maliyetler nedeniyle AB’nin hibeyi artırdığı, projenin uygulama süresinin ise 2029 sonuna kadar uzatıldığı açıklandı.

Proje tamamlandığında bölgede yaşayan yaklaşık 2,4 milyon kişi daha kaliteli içme suyu ve atık yönetimi hizmetlerine erişecek. Ayrıca yılda 12,5 milyon m³ kirli suyun çevreye karışması önlenecek, 22 milyon m³ içme suyu tasarrufu sağlanacak. Program, belediyelerin iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendirerek çevre kirliliğinin ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına katkı sunacak.

#AvrupaBirliği #İklimKrizineKarşı #BelediyeHizmetleriProjesi #İLBANK #AFD #SürdürülebilirAltyapı #DepremBölgesi #EkonomiGündemi #ÇevreYatırımları

GİV Başkanı Koç: “Türkiye’nin Girişimcilik Ekosistemi İçin Merkezi Yapı Şart”

Girişimci İşadamları Vakfı (GİV) Genel Başkanı Mehmet Koç, Türkiye’de girişim projelerinin önemli bir kısmının fikir aşamasında kaybolduğunu belirterek, girişimcilik politikalarının tek merkezden yönetilmesi için Cumhurbaşkanlığı bünyesinde bir “Girişimcilik Ofisi” veya “Girişimcilik Bakanlığı” kurulması gerektiğini söyledi.

Koç, açıklamasını GİV tarafından Eyüpsultan Bahariye Mevlevihanesi’nde düzenlenen Türkiye Girişimci Buluşması – Fikirden Girişime 2025 ve 12. GİV Girişimcilik Ödülleri programında yaptı. Etkinlik; Necmeddin Bilal Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İstanbul Valisi Davut Gül ve BDDK Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun da aralarında bulunduğu geniş bir katılımla gerçekleşti. 70 girişim standının yer aldığı organizasyonda girişimciler projelerini yatırımcılara doğrudan tanıtma fırsatı buldu.

Bu yıl ödüllere 500’ün üzerinde başvuru yapıldı; finalistler yatırımcılarla birebir görüşmeler gerçekleştirdi. Toplam 1 milyon TL ödül, 11 kategoride sahiplerine verildi.

Koç, girişimciliğin ekonomik bir faaliyet olmanın ötesinde kalkınma ve özgüven modeli olduğunu belirterek, Türkiye’nin teknoloji üreten ve ihraç eden ülkeler ligine çıkması için AR-GE’nin güçlendirilmesi, üniversite–sektör iş birliğinin artırılması ve gençlerin girişim süreçlerine yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Küresel rekabette sermaye, teknoloji ve yapay zekânın belirleyici olduğuna dikkat çeken Koç, girişim projelerinin finansman ve mentörlük eksikliği nedeniyle ilerleyemediğini, merkezi bir yapının bu süreci hızlandıracağını ifade etti.

Etkinlik, girişimcilerin buluştuğu, iş birliklerinin kurulduğu ve projelerin yatırımcılarla buluştuğu kapsamlı bir platform niteliği taşıdı.

#GİV #Girişimcilik #StartupEkosistemi #EkonomiGündemi #FikirdenGirişime #GirişimcilikÖdülleri #TeknolojiYatırımları #ArGe #YapayZeka #İşDünyası