Ramazan ayı boyunca Çırağan Palace Kempinski İstanbul, iftar sofralarında geleneksel tatlardan rafine sunumlara uzanan ayrıcalıklı lezzetler sunuyor. Sarayın ihtişamlı atmosferinde Osmanlı ve Türk mutfağının mirasını modern dokunuşlarla harmanlayan Tuğra Restoran, Michelin Guide Tavsiye Listesi’nde yer alan menüsüyle misafirlerini Ramazan boyunca ağırlıyor. İftariyeliklerden ara sıcaklara, hünkâr beğendi ve kuzu incik gibi klasiklerden Gaziantepli ustaların el açması baklavalarına uzanan menü, Ramazan’ın paylaşma ruhunu sofralara taşıyor.
Çırağan Sarayı’nda Boğaz’a nazır konumlanan Rüya İstanbul, Borsa Restaurant’ın imzasını taşıyan geleneksel iftar sofralarına ev sahipliği yapıyor. Anadolu mutfağını çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan menü, Ramazan’ın ikinci yılında da misafirlerine zarif bir gastronomi deneyimi sunuyor.
Ayrıca Çırağan Palace Shop, Ramazan boyunca Saray mutfağının seçkin tatlarını online sipariş imkânıyla sofralara taşıyor. Kurumsal iftar davetleri ve konaklayan misafirlere özel sahur menüsüyle Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Ramazan ayını eşsiz bir deneyime dönüştürüyor.
Dünya gıda ticaretinin en prestijli buluşma noktalarından biri olan Gulfood 2026, 26–30 Ocak tarihleri arasında Dubai Dünya Ticaret Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’de mısır yağı üretimi ve ihracatında lider konumda bulunan Elita Gıda, fuarda uluslararası sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek sürdürülebilir üretim yaklaşımını ve küresel büyüme hedeflerini paylaştı.
Şirket, yüksek kalite standartlarında ürettiği mısır ve ayçiçek yağı ürünlerini ziyaretçilere sunarken, Orta Doğu’dan Avrupa, Asya ve Afrika’ya uzanan temaslarla yeni ihracat fırsatlarını değerlendirdi. Elita Gıda, Türkiye’de sürdürülebilir ayçiçek tarımını ilk uygulayan şirket olarak, uluslararası denetimlerden başarıyla geçtiğini ve paydaş çiftçi sayısını artırmayı hedeflediğini açıkladı.
Genel Müdür Mustafa Çoban, “Gulfood yalnızca bir fuar değil, küresel gıda ticaretinin nabzını tutan stratejik bir platform. Burada kurduğumuz temaslar mevcut iş birliklerimizi güçlendirirken yeni pazarlara açılmamız için önemli fırsatlar sunuyor” dedi.
Şişli Belediyesi, ilçede hızla artan motosiklet sayısına çözüm üretmek amacıyla yeni park alanları kazandırıyor. İlçenin yoğun cadde ve sokaklarında toplam 1000 motosiklet kapasiteli park alanı için çalışmalar başladı.
İlk etapta Teşvikiye, Feriköy, Duatepe ve Cumhuriyet Mahall
Şişli’de Motosiklet Sürücülerine Güvenli Park Alanları
elerinde 130 motosiklet kapasiteli park alanı hizmete açıldı. Bu alanlarda motosiklet kullanıcıları için özel işaretlemeler ve güvenlik bariyerleri oluşturuldu. Çalışmaların etaplar halinde tamamlanarak kısa sürede tüm ilçede hizmete sunulması planlanıyor.
Yeni düzenlemelerle motosiklet sürücülerine güvenli ve düzenli park imkânı sağlanırken, yaya ve araç trafiğinin olumsuz etkilenmemesi hedefleniyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/02/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-16.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-02-05 23:04:172026-02-05 23:04:36Şişli’de Motosiklet Sürücülerine Güvenli Park Alanları
Türkiye’nin enerji teknolojileri alanındaki köklü markalarından Tunçmatik, 56 yıllık birikimini Avrupa merkezli yeni büyüme stratejisiyle güçlendiriyor. Şirket, Bulgaristan’da kurduğu yeni operasyon üssüyle Avrupa pazarında daha hızlı, doğrudan ve rekabetçi bir yapı inşa ederken; Messina ve Napoli’den Afrika’ya uzanan uluslararası referanslarını genişletiyor.
Elektrikli araç şarj çözümlerinden güneş enerjisine, UPS sistemlerinden enerji depolama teknolojilerine uzanan bütünleşik inovasyon ekosistemiyle Tunçmatik, Türkiye’nin teknoloji evriminde kritik roller üstlenmeye devam ediyor. Bugün Türkiye’nin en geniş elektrikli araç şarj ürün gamına sahip yerli üreticilerinden biri olarak öne çıkan şirket, EPDK lisanslı şarj ağı işletmecisi Tunçmatik Charge Teknolojileri A.Ş. ile 26–27 şehirde 380’in üzerinde noktada hizmet veriyor ve 2026’da 1.000 istasyona ulaşmayı hedefliyor.
Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, “Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak; otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden ve endüstriyel sahalarda elektrikli taşıtların hızla arttığını göreceğiz” diyerek şirketin vizyonunu paylaştı. Özer ayrıca, geleceğin “elektriğin yüzyılı” olacağını vurguladı.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/02/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-15.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-02-05 22:52:492026-02-05 22:52:49Tunçmatik’ten Avrupa’ya Enerji Hamlesi: Bulgaristan’da Yeni Üs
Uzun saatler masa başında çalışma, hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış duruş alışkanlıkları boyun sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Ağrı boyunla sınırlı kalmayıp omuzlara, kollara ve hatta parmaklara kadar yayılabiliyor. Çoğu zaman basit bir ‘tutulma’ olarak görülen ve ötelenen boyun ağrısı her zaman masum olmayıp, bazı durumlarda altta yatan ciddi bir sorunun, yani boyun fıtığının habercisi olabiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yüce, “Boyun ağrısına eşlik eden kol ya da kollarda ağrı, uyuşma, his ya da kas gücü kaybı şikayetleri var ise boyun fıtığı öncelikli tanılarımız arasında yer alır” diyor. Boyun fıtığıyla günümüzde artık gençlerde de sık karşılaşıldığını belirten Doç. Dr. Yüce, günlük yaşamda yapılan bazı hataların da boyun fıtığına zemin hazırladığını söylüyor. Boyun fıtığı tedavisinde cerrahiye en son yöntem olarak başvurulduğunu, son yıllarda teknolojideki gelişmeler sayesinde ameliyatta minimal invaziv yöntemlerin hastaya büyük konfor sağladığını vurgulayan Doç. Dr. İsmail Yüce, boyun fıtığına yol açan 5 etkeni, korunma ve tedavi yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Uzun süre hareketsiz kalmak
Masa başında saatlerce aynı pozisyonda oturmak, boyun kaslarının zayıflamasına ve omurlar arasındaki disklerin baskı altında kalmasına neden olur. Zamanla bu baskı disklerin yapısını bozarak fıtık oluşumuna zemin hazırlar.
Yanlış duruş ve oturma alışkanlıkları
Öne eğik baş pozisyonu, kambur oturmak/durmak ya da bilgisayar ekranına yanlış açıyla bakmak boyun omurgasına normalin birkaç katı yük bindirir. Bu durum uzun vadede disklerin kaymasına ve sinirlere baskı yapmasına yol açabilir.
Telefon ve tabletin aşırı kullanımı
Sürekli aşağıya bakarak telefonla vakit geçirmek, modern çağda ‘teknoloji boynu’ olarak adlandırılan bir soruna neden oluyor. Doç. Dr. İsmail Yüce “Bu alışkanlık, özellikle çocuklarda ve gençlerde boyun kasları ve omurgada zorlanma, ağrı ve duruş bozukluğu oluşturmakla birlikte boyun fıtığı riskini ciddi şekilde artırıyor. Bu nedenle bilgisayar ekranının göz hizasında olması, cep telefonuna bakarken başı öne eğmek yerine cihazın göz seviyesinde tutulması, gün içinde sık sık mola verilmesi, otururken sırtın dik tutulması büyük önem taşımaktadır” diyor.
Zayıf boyun ve sırt kasları
Kaslar omurgayı destekleyen doğal bir korse gibidir. Hareketsizlik nedeniyle zayıflayan kaslar boyun omurlarını yeterince koruyamaz ve diskler daha kolay zarar görür. Düzenli boyun egzersizleriyle boyun ve sırt kaslarını güçlendirmek gerekiyor.
Ani hareketler ve yanlış yük kaldırma
Doç. Dr. Yüce boyun fıtığının, omurların arasında yer alan kıkırdak benzeri diskin yapısının bozulmasıyla ortaya çıktığı gibi, ani ve kontrolsüz şiddetli hareket ya da travma ile kısa sürede de meydana gelebildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Ani boyun hareketleri, ağır yükleri eğilerek kaldırmak ya da spor sırasında hatalı pozisyonlar disklerde yırtılmalara ve fıtık oluşumuna neden olabilir. Özellikle spora başlamadan önce mutlaka ısınma hareketleri yaparak vücudu esnetmek, ağır yük kaldırırken dizlerden güç almak ve ani boyun hareketlerinden kaçınmak koruyucu etki sağlamaktadır.”
Cerrahi tedavi nadiren gerekiyor
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yüce, boyun fıtığında cerrahi tedavinin nadiren gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Öncelikli olarak boyun fıtığı olan hastalarımızın çok azını ameliyat ederek tedavi ediyoruz. Konservatif tedaviler dediğimiz cerrahi dışı tedaviler ilk seçeneklerimiz olmaktadır. Egzersizler ve fizik tedavi uygulamaları, bunların arasında ilk sıralarda yer alır. Cerrahi tedavinin öncelikli sebepleri şiddetli, dayanılmaz, ilaç tedavisine yanıt vermeyen ve hayat kalitesini bozan ağrı, kol ya da kollarda güçsüzlük, his kaybı şikayetleridir.”
Minimal invaziv cerrahi büyük konfor sağlıyor
Cerrahi tedavinin amacının, boyun omurları arasında yer alan diskin sinir köküne ya da omur iliğe oluşturduğu basıyı ortadan kaldırmak olduğunu belirten Doç. Dr. Yüce, son yıllarda gelişen teknolojinin de sayesinde omurgaya yabancı cisim koymadan yapılan ameliyatların hastaya büyük konfor sağladığını söylüyor. Doç. Dr. Yüce yöntemi şöyle anlatıyor: “Cerrahi tedavide önemli olan fıtığın oluşturduğu basıyı ortadan kaldırırken boyun omurlarının doğal dinamiğini bozmamaktır. Minimal invaziv cerrahi tedavilerde ise omurgalar arasına materyal konulmadığı ve boyun omurga dinamiği bozulmadığı için hasta ameliyatın ertesi günü taburcu edilmekte ve çok kısa sürede günlük yaşantısına dönmekte, ameliyat sonrasında boyunluk kullanımı gerekmemektedir.”
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/02/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-4-1.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-02-05 08:28:352026-02-05 03:30:48Basit bir ‘boyun tutulması’ gibi görülüyor, ama!
Sanatçı Payam Latifi, kimlik, köken, görünmezlik ve sevme/sevilme hâllerini İran halılarının görsel şöleni altında çağdaş ve soyut bir anlatıyla yeniden kuruyor. “Halı Altına Süpürülenler” sergisi, izleyiciyi desenlerin, renklerin ve düğümlerin altına bakmaya; gizlediklerimiz ve tamir ettiklerimizle yüzleşmeye davet ediyor.
Latifi, halı ve camı malzeme olarak kullanarak zıtlıklar üzerinden soyut bir evren kuruyor. Camın kırıldığı yerden ışığın yansıdığı bu evren, kişisel ve kolektif bir yüzleşmeyi beraberinde getiriyor. “Esaret” ve “özgürleşme” ikiliğini İran halıları ve cam kırıkları üzerinden görünür kılan sergi, 17 Şubat – 17 Mart 2026 tarihleri arasında Çankaya Belediyesi Fikret Otyam Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/02/payamlatifi_halialtinasupurulenler_1-scaled.jpeg19202560pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-02-05 07:49:302026-02-05 02:51:48“Halı Altına Süpürülenler”: Kimlik ve Kökenle Yüzleşme
Çırağan Palace Kempinski İstanbul’da Ramazan Sofraları
Ramazan ayı boyunca Çırağan Palace Kempinski İstanbul, iftar sofralarında geleneksel tatlardan rafine sunumlara uzanan ayrıcalıklı lezzetler sunuyor. Sarayın ihtişamlı atmosferinde Osmanlı ve Türk mutfağının mirasını modern dokunuşlarla harmanlayan Tuğra Restoran, Michelin Guide Tavsiye Listesi’nde yer alan menüsüyle misafirlerini Ramazan boyunca ağırlıyor. İftariyeliklerden ara sıcaklara, hünkâr beğendi ve kuzu incik gibi klasiklerden Gaziantepli ustaların el açması baklavalarına uzanan menü, Ramazan’ın paylaşma ruhunu sofralara taşıyor.
Çırağan Sarayı’nda Boğaz’a nazır konumlanan Rüya İstanbul, Borsa Restaurant’ın imzasını taşıyan geleneksel iftar sofralarına ev sahipliği yapıyor. Anadolu mutfağını çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan menü, Ramazan’ın ikinci yılında da misafirlerine zarif bir gastronomi deneyimi sunuyor.
Ayrıca Çırağan Palace Shop, Ramazan boyunca Saray mutfağının seçkin tatlarını online sipariş imkânıyla sofralara taşıyor. Kurumsal iftar davetleri ve konaklayan misafirlere özel sahur menüsüyle Çırağan Palace Kempinski İstanbul, Ramazan ayını eşsiz bir deneyime dönüştürüyor.
#ÇırağanPalace #RamazanLezzetleri #TuğraRestoran #BorsaRestaurant #Rüyaİstanbul #GurmeDeneyim #İftarSofrası #GaziantepBaklavası #Ramazan2026 #İstanbulGastronomi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Elita Gıda, Gulfood 2026’da Küresel Büyüme Yolunda
Dünya gıda ticaretinin en prestijli buluşma noktalarından biri olan Gulfood 2026, 26–30 Ocak tarihleri arasında Dubai Dünya Ticaret Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’de mısır yağı üretimi ve ihracatında lider konumda bulunan Elita Gıda, fuarda uluslararası sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek sürdürülebilir üretim yaklaşımını ve küresel büyüme hedeflerini paylaştı.
Şirket, yüksek kalite standartlarında ürettiği mısır ve ayçiçek yağı ürünlerini ziyaretçilere sunarken, Orta Doğu’dan Avrupa, Asya ve Afrika’ya uzanan temaslarla yeni ihracat fırsatlarını değerlendirdi. Elita Gıda, Türkiye’de sürdürülebilir ayçiçek tarımını ilk uygulayan şirket olarak, uluslararası denetimlerden başarıyla geçtiğini ve paydaş çiftçi sayısını artırmayı hedeflediğini açıkladı.
Genel Müdür Mustafa Çoban, “Gulfood yalnızca bir fuar değil, küresel gıda ticaretinin nabzını tutan stratejik bir platform. Burada kurduğumuz temaslar mevcut iş birliklerimizi güçlendirirken yeni pazarlara açılmamız için önemli fırsatlar sunuyor” dedi.
#ElitaGıda #Gulfood2026 #GıdaTicareti #Ekonomi #MısırYağı #AyçiçekYağı #SürdürülebilirTarım #İhracat #Dubai #GlobalVizyon #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Şişli’de Motosiklet Sürücülerine Güvenli Park Alanları
Şişli Belediyesi, ilçede hızla artan motosiklet sayısına çözüm üretmek amacıyla yeni park alanları kazandırıyor. İlçenin yoğun cadde ve sokaklarında toplam 1000 motosiklet kapasiteli park alanı için çalışmalar başladı.
İlk etapta Teşvikiye, Feriköy, Duatepe ve Cumhuriyet Mahall
Şişli’de Motosiklet Sürücülerine Güvenli Park Alanları
elerinde 130 motosiklet kapasiteli park alanı hizmete açıldı. Bu alanlarda motosiklet kullanıcıları için özel işaretlemeler ve güvenlik bariyerleri oluşturuldu. Çalışmaların etaplar halinde tamamlanarak kısa sürede tüm ilçede hizmete sunulması planlanıyor.
Yeni düzenlemelerle motosiklet sürücülerine güvenli ve düzenli park imkânı sağlanırken, yaya ve araç trafiğinin olumsuz etkilenmemesi hedefleniyor.
#ŞişliBelediyesi #MotosikletParkı #YerelYönetim #Şişli #TrafikÇözümleri #GüvenliPark #İstanbul #BelediyeHaber #MotosikletSürücüleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Tunçmatik’ten Avrupa’ya Enerji Hamlesi: Bulgaristan’da Yeni Üs
Türkiye’nin enerji teknolojileri alanındaki köklü markalarından Tunçmatik, 56 yıllık birikimini Avrupa merkezli yeni büyüme stratejisiyle güçlendiriyor. Şirket, Bulgaristan’da kurduğu yeni operasyon üssüyle Avrupa pazarında daha hızlı, doğrudan ve rekabetçi bir yapı inşa ederken; Messina ve Napoli’den Afrika’ya uzanan uluslararası referanslarını genişletiyor.
Elektrikli araç şarj çözümlerinden güneş enerjisine, UPS sistemlerinden enerji depolama teknolojilerine uzanan bütünleşik inovasyon ekosistemiyle Tunçmatik, Türkiye’nin teknoloji evriminde kritik roller üstlenmeye devam ediyor. Bugün Türkiye’nin en geniş elektrikli araç şarj ürün gamına sahip yerli üreticilerinden biri olarak öne çıkan şirket, EPDK lisanslı şarj ağı işletmecisi Tunçmatik Charge Teknolojileri A.Ş. ile 26–27 şehirde 380’in üzerinde noktada hizmet veriyor ve 2026’da 1.000 istasyona ulaşmayı hedefliyor.
Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer, “Elektrikli araç dönüşümü binek otomobillerle sınırlı kalmayacak; otobüs ve kamyon filolarında, liman ve marina uygulamalarında, maden ve endüstriyel sahalarda elektrikli taşıtların hızla arttığını göreceğiz” diyerek şirketin vizyonunu paylaştı. Özer ayrıca, geleceğin “elektriğin yüzyılı” olacağını vurguladı.
#Tunçmatik #ElektrikliAraç #ŞarjEkosistemi #EnerjiTeknolojileri #Bulgaristan #AvrupaPazarı #Ekonomi #Otomotiv #GüneşEnerjisi #EnerjiDepolama #ElektriğinYüzyılı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Basit bir ‘boyun tutulması’ gibi görülüyor, ama!
Uzun saatler masa başında çalışma, hareketsiz yaşam tarzı ve yanlış duruş alışkanlıkları boyun sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Ağrı boyunla sınırlı kalmayıp omuzlara, kollara ve hatta parmaklara kadar yayılabiliyor. Çoğu zaman basit bir ‘tutulma’ olarak görülen ve ötelenen boyun ağrısı her zaman masum olmayıp, bazı durumlarda altta yatan ciddi bir sorunun, yani boyun fıtığının habercisi olabiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yüce, “Boyun ağrısına eşlik eden kol ya da kollarda ağrı, uyuşma, his ya da kas gücü kaybı şikayetleri var ise boyun fıtığı öncelikli tanılarımız arasında yer alır” diyor. Boyun fıtığıyla günümüzde artık gençlerde de sık karşılaşıldığını belirten Doç. Dr. Yüce, günlük yaşamda yapılan bazı hataların da boyun fıtığına zemin hazırladığını söylüyor. Boyun fıtığı tedavisinde cerrahiye en son yöntem olarak başvurulduğunu, son yıllarda teknolojideki gelişmeler sayesinde ameliyatta minimal invaziv yöntemlerin hastaya büyük konfor sağladığını vurgulayan Doç. Dr. İsmail Yüce, boyun fıtığına yol açan 5 etkeni, korunma ve tedavi yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Masa başında saatlerce aynı pozisyonda oturmak, boyun kaslarının zayıflamasına ve omurlar arasındaki disklerin baskı altında kalmasına neden olur. Zamanla bu baskı disklerin yapısını bozarak fıtık oluşumuna zemin hazırlar.
Öne eğik baş pozisyonu, kambur oturmak/durmak ya da bilgisayar ekranına yanlış açıyla bakmak boyun omurgasına normalin birkaç katı yük bindirir. Bu durum uzun vadede disklerin kaymasına ve sinirlere baskı yapmasına yol açabilir.
Sürekli aşağıya bakarak telefonla vakit geçirmek, modern çağda ‘teknoloji boynu’ olarak adlandırılan bir soruna neden oluyor. Doç. Dr. İsmail Yüce “Bu alışkanlık, özellikle çocuklarda ve gençlerde boyun kasları ve omurgada zorlanma, ağrı ve duruş bozukluğu oluşturmakla birlikte boyun fıtığı riskini ciddi şekilde artırıyor. Bu nedenle bilgisayar ekranının göz hizasında olması, cep telefonuna bakarken başı öne eğmek yerine cihazın göz seviyesinde tutulması, gün içinde sık sık mola verilmesi, otururken sırtın dik tutulması büyük önem taşımaktadır” diyor.
Kaslar omurgayı destekleyen doğal bir korse gibidir. Hareketsizlik nedeniyle zayıflayan kaslar boyun omurlarını yeterince koruyamaz ve diskler daha kolay zarar görür. Düzenli boyun egzersizleriyle boyun ve sırt kaslarını güçlendirmek gerekiyor.
Doç. Dr. Yüce boyun fıtığının, omurların arasında yer alan kıkırdak benzeri diskin yapısının bozulmasıyla ortaya çıktığı gibi, ani ve kontrolsüz şiddetli hareket ya da travma ile kısa sürede de meydana gelebildiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Ani boyun hareketleri, ağır yükleri eğilerek kaldırmak ya da spor sırasında hatalı pozisyonlar disklerde yırtılmalara ve fıtık oluşumuna neden olabilir. Özellikle spora başlamadan önce mutlaka ısınma hareketleri yaparak vücudu esnetmek, ağır yük kaldırırken dizlerden güç almak ve ani boyun hareketlerinden kaçınmak koruyucu etki sağlamaktadır.”
Cerrahi tedavi nadiren gerekiyor
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. İsmail Yüce, boyun fıtığında cerrahi tedavinin nadiren gerektiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Öncelikli olarak boyun fıtığı olan hastalarımızın çok azını ameliyat ederek tedavi ediyoruz. Konservatif tedaviler dediğimiz cerrahi dışı tedaviler ilk seçeneklerimiz olmaktadır. Egzersizler ve fizik tedavi uygulamaları, bunların arasında ilk sıralarda yer alır. Cerrahi tedavinin öncelikli sebepleri şiddetli, dayanılmaz, ilaç tedavisine yanıt vermeyen ve hayat kalitesini bozan ağrı, kol ya da kollarda güçsüzlük, his kaybı şikayetleridir.”
Minimal invaziv cerrahi büyük konfor sağlıyor
Cerrahi tedavinin amacının, boyun omurları arasında yer alan diskin sinir köküne ya da omur iliğe oluşturduğu basıyı ortadan kaldırmak olduğunu belirten Doç. Dr. Yüce, son yıllarda gelişen teknolojinin de sayesinde omurgaya yabancı cisim koymadan yapılan ameliyatların hastaya büyük konfor sağladığını söylüyor. Doç. Dr. Yüce yöntemi şöyle anlatıyor: “Cerrahi tedavide önemli olan fıtığın oluşturduğu basıyı ortadan kaldırırken boyun omurlarının doğal dinamiğini bozmamaktır. Minimal invaziv cerrahi tedavilerde ise omurgalar arasına materyal konulmadığı ve boyun omurga dinamiği bozulmadığı için hasta ameliyatın ertesi günü taburcu edilmekte ve çok kısa sürede günlük yaşantısına dönmekte, ameliyat sonrasında boyunluk kullanımı gerekmemektedir.”
#TeknolojiBoynu #BoyunSağlığı #BoyunFıtığı #DuruşBozukluğu #OmurgaSağlığı #FizikTedavi #MinimalİnvazivCerrahi #SağlıkYaşam #KasEgzersizi #HareketsizYaşamRiskleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
“Halı Altına Süpürülenler”: Kimlik ve Kökenle Yüzleşme
Sanatçı Payam Latifi, kimlik, köken, görünmezlik ve sevme/sevilme hâllerini İran halılarının görsel şöleni altında çağdaş ve soyut bir anlatıyla yeniden kuruyor. “Halı Altına Süpürülenler” sergisi, izleyiciyi desenlerin, renklerin ve düğümlerin altına bakmaya; gizlediklerimiz ve tamir ettiklerimizle yüzleşmeye davet ediyor.
Latifi, halı ve camı malzeme olarak kullanarak zıtlıklar üzerinden soyut bir evren kuruyor. Camın kırıldığı yerden ışığın yansıdığı bu evren, kişisel ve kolektif bir yüzleşmeyi beraberinde getiriyor. “Esaret” ve “özgürleşme” ikiliğini İran halıları ve cam kırıkları üzerinden görünür kılan sergi, 17 Şubat – 17 Mart 2026 tarihleri arasında Çankaya Belediyesi Fikret Otyam Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.
#PayamLatifi #HalıAltınaSüpürülenler #ÇağdaşSanat #SergiHaber #FikretOtyamSanatMerkezi #SanatVeKimlik #İranHalıları #SoyutSanat #SanatEtkinliği #AnkaraSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity