Plastik sektörü 2023 yılında da büyüdü

Plastik sektörü 2023 yılında da büyüdü

2023 yılının gerek ülkemize özgü sorunlar gerek ticareti zorlaştıran bölgesel gelişmeler sebebiyle bir hayli zorlu geçtiğini dile getiren Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Karadeniz, “Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen plastik sektörümüzün miktar bazında ihracatını artırdığı gibi toplam üretimde de yılı büyümeyle kapattığını görüyoruz” dedi.

Hem İhracat Hem Üretimde Artış

Plastik sektörünün 2023 yılını hem ihracatta hem üretimde artışla kapattığını belirten Karadeniz, “2023 yılında, çok sayıda insanın hayatını ve malını kaybetmesine neden olan ve ülkemizi yasa boğan depremler, ihracat pazarlarındaki talep daralması, seçim süreci, bölgesel çatışmalar ve finansmana erişimdeki zorluklar gibi çeşitli olumsuz faktörlerin etkisiyle plastik sektörünün performansı yavaşladı. İlk üç çeyrekte yalnızca %2,5 oranında büyüyen sektör, son çeyrekte ise sevindirici bir performans sergileyerek yılı %5 civarında bir büyümeyle tamamladı. Türkiye’nin dış ilişkilerde doğru konumlanması sayesinde, coğrafyamızda yaşanan bölgesel çatışmaların ülke ticaretimizi olumsuz etkilemediğini gözlemledik. Hatta geleneksel ihracat pazarlarımızdaki talep daralmasına bağlı ihracat kayıplarımız, bu doğru konumlanma sayesinde gelişen yeni pazarlara açılmamız sayesinde telafi edildi. Bu gelişmelerle birlikte, plastik ihracatımız yılsonu itibariyle yaklaşık %2’lik artışla 4,6 milyon tona yükseldi. Ancak, küresel piyasalarda plastik hammadde fiyatlarında yaşanan düşüş, ihracatımızın değer bazında gerilemesine neden oldu ve ihracatımız değer bazında yılı yaklaşık %7 civarında bir kayıpla tamamladı. Plastik sektörü, otomotiv başta olmak üzere 30’dan fazla sektöre ara girdi sağlamaktadır. Bu nedenle, ihracatının önemli bir bölümü dolaylı olarak gerçekleşmektedir. Hesaplamalarımıza göre, dolaylı ihracatı da dikkate alarak plastik sektörünün 2023 yılı ihracatının yaklaşık olarak 16 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz.” dedi.

Katma Değerli Üretimin Anahtarı Nitelikli İşgücü

Yüksek katma değerli üretim için sektörün üretim kompozisyonunda değişikliğe gidilmesi gerektiğini ifade eden Karadeniz, “Sektörümüzün yıllardır süre gelen en başat sorunlarından biri düşük katma değerli üretim yapıyor olmamız. Yüksek katma değerli üretime geçmek adına sürekli hedefler konuluyor olsa da üretim kompozisyonunu değiştirmek için en önemli ihtiyaç olan nitelikli insan kaynağına erişimin çok kısıtlı olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Eğer ülke olarak verimliliği artıracaksak kaynaklarımızı mutlaka eğitime aktarmamız gerekiyor. Öte yandan, son yıllarda önemi hızla artan bir diğer önemli sorun ise yaşanmakta olan finansman darboğazı. Ne yazık ki, içinden geçtiğimiz dönemde finans kuruluşlarının vadeleri kıstığını ve finansmana erişimin giderek zorlaştığını görmekteyiz. Firmalar işletme sermayesi bulmakta dahi güçlük çekerken yatırım planları ötelenmekte ve buna bağlı olarak ülkemiz dış ticaretteki rakiplerine pozisyon kaybetmektedir. İmalat sanayimizin büyüme potansiyelini gerçekleştirebilmesi adına finansmana erişim imkanlarının geliştirilmesi gerekiyor” dedi.

Tansiyon ve diyabete karşı egzersiz yapın

Tansiyon ve diyabete karşı egzersiz yapın

Kalp hastalıkları, tansiyon ve diyabet dünyada sık görülen rahatsızlıklar arasında yer alıyor. Hareketsiz yaşam ve fazla kilo sebebiyle bu hastalıkların görülme yaşı giderek daha da düşüyor. Egzersiz ve spor bu hastalıkların kontrol altına alınabilmesi için kullanılan etkili yöntemler arasında bulunuyor. Düzenli egzersiz sağlığın korunmasını sağlıyor ve hastalıkları önlüyor. Memorial Wellness Medikal Fitness Bölümü’nden Hasan Ercan, düzenli egzersizin diyabet, tansiyon, kalp ve damar hastalıkları üzerindeki olumlu etkisi hakkında bilgi verdi.

Hasan Ercan

Egzersiz kas ve iskelet sistemi koruyor

Diyabet dünyada görülme sıklığı nedeniyle önemli bir halk sağlığı problemidir. Türkiye’de yaklaşık 7 milyon diyabet hastası olduğu tahmin edilmektedir. Her 3 kişiden birinin ise tansiyon hastası olduğu düşünülmektedir. Orta şiddette ve düzenli yapılan egzersizlerin tansiyon, Tip 1 ve Tip 2 diyabet hastalıklarında fayda sağlamaktadır. Egzersiz insülin duyarlılığını artırır. Kan şekeri seviyelerini düşürür. Vücut yağ oranını azaltır. Kalp ve damar fonksiyonlarını geliştirerek kalp dolaşım sistemi, solunum sistemi, kas ve iskelet sistemini korur ve güçlendirir, tansiyonun kontrol altında tutulmasına ve buna bağlı rahatsızlıkların engellenmesinde önemli derecede rol oynar.

Tansiyonu kontrol altında tutuyor

Yapılan çalışmalarda haftada en az 2 kere orta şiddette düzenli yapılan egzersizler, uygun nabız aralığı, kişiselleştirilmiş ve kontrollü müdahaleler ile egzersizin tansiyon (kan basıncı) kontrolüne katkıda bulunduğunu göstermektedir. Egzersizin kan basıncını azaltması (tansiyonun optimal düzeyde olması) için şiddeti, tipi, sıklığı ve süresi özellikle diyabet ve tansiyon hastalarında belirlenmeli ve uygun yüklenme aralıkları ile planlaması yapılmalıdır.

Düzenli egzersiz ve spor hastalıklardan koruyor

Yaş ilerledikçe vücudun kendini yenileme hızında düşüşler oluşmaya başlar. Dolaşım ve solunum sistemi verimsizleşirken, kemik yoğunluğunda azalma, yaş ilerledikçe görülen iskelet kası kütlesi kaybı ve fonksiyonelliğin azalması olarak tabir edilen “sarkopeni”  kalp ve damar hastalıklarına bağlı dolaşım bozuklukları, kan şekeri dengesizlikleri görülebilir. Düzenli spor yapan ileri yaşlılarda kan şekeri ve dolaşıma bağlı bozukluklar da azalma görülmüş, kas oranına bağlı, hareket kısıtlılığının azalmış olduğu tespit edilmiştir. Düzenli spor yapan 70 yaşındaki bir bireyin 40 yaşındaki birey ile aynı fiziksel durumda olabileceği düşünürsek, düzenli ve bilinçli yapılan spor yaşam kalitemizi arttırmada etkili önemli parametrelerden olacaktır

Egzersiz her yaş için kişinin sağlık durumuna göre özel planlanmalı

Her ileri yaşlı bireyin sağlık durumu farklıdır, bu nedenle kişiye özel bir egzersiz planı oluşturulmalıdır. Ancak genel olarak, tansiyon ve kalp hastaları için uygun olan bazı düşük yoğunluklu egzersiz seçenekleri şunlar olabilir:

  • Yavaş tempoda yürüyüş yapmak, kalp ve dolaşım sağlığını geliştirmek için iyi bir seçenektir. Başlangıçta kısa mesafelerle başlayabilir ve zamanla süreyi artırabilirsiniz.
  • Düşük hızda ve düz yollar üzerinde bisiklet sürmek, kas ve kalp sağlığını destekler.
  • Yüzme birçok kas grubunu çalıştıran etkili bir egzersizdir ve kalp sağlığını geliştirmeye yardımcı olabilir. Yüzmek tansiyona da fayda sağlar.
  • Uzman hekimin de onayıyla hafif aerobik egzersizleri yapılabilir.
  • Yoga gibi düşük etkili egzersizler, stresi azaltmaya, dengeyi geliştirmeye ve esnekliği artırmaya yardımcı olabilir

Egzersize başlamadan önce mutlaka bir doktora danışılmalı

Egzersizi aşırıya kaçmadan ve yavaşça başlatın. İleri seviyelere çıkmadan önce vücudunuzu dinleyin. Sıcak havalarda veya aşırı soğuk havalarda aşırı egzersizden kaçının. Egzersiz sırasında belirtiler (örneğin, nefes darlığı, göğüs ağrısı, baş dönmesi) ortaya çıkarsa hemen durun ve bir doktora başvurun. İlaçlarınızı düzenli olarak alın ve doktor tavsiyelerini takip edin.

Long Bar Live’da eğlence Ocak ayında da devam ediyor

Long Bar Live’da eğlence Ocak ayında da devam ediyor

Raffles İstanbulun sevilen mekânı Long Bar, 2024’te de birbirinden özel isimlerin canlı müzik performanslarıyla eğlencenin vazgeçilmez adresi olmaya devam edecek.

Long Bar, Ocak ayında da birbirinden keyifli performanslara ev sahipliği yapacak. Akşam 21.30 itibarıyla farklı tarzların en iyi seslerini sahnesinde ağırlayan Long Bar Live’da Ocak ayında, Ezgi Ayçe, Barbaros, Demet Sağıroğlu, Sibel Tüzün ve Yeşim Salkım müzikseverlerle buluşacak.

Long Bar Live, Raffles İstanbul’un mutfağının nefis lezzetleri ve Long Bar’ın imza kokteylleri eşliğinde, gece boyunca hem kulağa ve göze, hem de damağa hitap eden unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.

Raffles İstanbul Long Bar Live Ocak Programı

Her akşam 21.30

6 Ocak 2024 – Ezgi Ayçe

12 Ocak 2024 – Barbaros

13 Ocak 2024 – Sibel Tüzün

19 Ocak 2024 – Barbaros

20 Ocak 2024 – Yeşim Salkım

26 Ocak 2024 – Barbaros

27 Ocak 2024 – Demet Sağıroğlu

Bilgi: 0533 284 3160

Basit bir göz sorunu beyin tümörü habercisi olabilir!

Gözlerimiz, sadece dünyaya açılan pencerelerimiz mi? Bunu hiç düşündünüz mü? Ciddi hastalıkların işaretçisi olarak bizleri uyaran en önemli organlarımızın başında gelen gözlerimiz ve sağlığı son derece önemli. Çünkü gözlerimiz genel sağlığımız, özellikle de beyin sağlığımız hakkında bizlere önemli bilgiler de sunuyor. Örneğin; görme bozuklukları beyin tümörlerinin erken uyarı işaretlerinden biri. Ve belirtilerin farkında olmak, hastalığın zamanında teşhis ve tedavi edilmesi için büyük önem taşıyor. Liv Hospital Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Abuzer Güngör, beyin ile görme arasındaki bağı, beyin tümörlerinin çeşitlerini ve etkilerini anlattı.

Doç. Dr. Abuzer Güngör

Doç. Dr. Abuzer Güngör

Beyin ile görme arasındaki bağ
Beynimiz, görme yeteneğimizi yönetir ve işler. Bir tümör, bulunduğu yere bağlı olarak bu karmaşık sistemi bozabilir. Görme sinirlerine baskı yapabilir, görsel korteksi etkileyebilir veya görsel bilgiyi taşıyan yolları engelleyebilir.

Erken tanı ve müdahale ile görme fonksiyonlarının iyileşmesi
Erken tanı ve müdahale, görme fonksiyonlarının kısmen veya tamamen geri kazanılmasını sağlayabilir. Beyin tümörlerinin zamanında tespit edilip tedavi edilmesi, görme sinirlerine verilen zararın azaltılmasına ve bazen de tersine çevrilmesine yardımcı olur. Bu, özellikle tümörün görme sinirlerine baskı yaparak görme kaybına neden olduğu durumlarda önemlidir.

Beyin tümörlerinin çeşitleri ve etkileri
Beyin tümörleri, türlerine ve yerleşim yerlerine göre farklılık gösterir, her biri görme yeteneğimizi farklı şekillerde etkileyebilir:

  • Gliomlar: Görme yollarına baskı yaparak görme bozukluklarına neden olabilir.
  • Meningiomlar: Genellikle iyi huylu olan bu tümörler, görme sinirinin yakınında büyüyerek görme değişikliklerine yol açabilir.
  • Hipofiz tümörleri: Beynin alt kısmında yer alır ve yakındaki görme sinirlerini etkileyerek özellikle periferik görüşü bozabilir.
  • Metastatik beyin tümörleri: Vücudun başka bölgelerinden beyine yayılan kanserler, görsel iletişim yollarını etkileyebilir.

Belirtiler
Beyin tümörlerine bağlı görme değişiklikleri, hafiften ağıra değişebilir:

  • Sürekli bulanık görme veya çift görme
  • Aniden veya yavaşça ortaya çıkan periferal görüş kaybı
  • Göz önünde beliren noktalar veya ışık çakmaları
  • Renk algılamada veya görme keskinliğinde zorlanma
  • Görme alanında veya derinlik algısında açıklanamayan değişiklikler

Liv Hospital

Düzenli göz muayenelerinin önemi
Düzenli göz muayeneleri, beyin tümörlerinin erken belirtilerini ortaya çıkarabilir. Göz doktorları, görme sinirindeki şişkinlik veya diğer anormallikleri fark edebilir. Bu nedenle, göz sağlığınıza dikkat etmek ve düzenli kontrollerinizi aksatmamak büyük önem taşır.

Doktora başvurma zamanı
Eğer gözle görülen sürekli bir değişiklik fark ederseniz, özellikle baş ağrısı, mide bulantısı veya denge problemleri gibi diğer belirtilerle birlikteyse, derhal bir sağlık uzmanına başvurmalısınız. Bu belirtiler, özellikle birkaçının bir arada yaşanması, acil tıbbi müdahale gerektirebilir.

Sonuç
Görme değişiklikleri göz ardı edilmemelidir; çünkü bunlar, örneğin bir beyin tümörü gibi ciddi bir sağlık sorununun ilk işaretleri olabilir. Farkındalık ve zamanında tıbbi müdahale, tedavi sonuçlarını büyük ölçüde iyileştirebilir ve bazen kaybedilen görme fonksiyonlarının geri kazanılmasına yardımcı olabilir.

Kiğılı artık Cezayir’de

Kiğılı artık Cezayir’de

Erkek giyimin perakende markalarından Kiğılı, global arenada büyüme hedefi doğrultusunda, Cezayir’de ilk mağazasını açtı.

Türkiye’de hazır giyim sektöründe 85 yılı geride bırakan, bu süreçte birçok öncü adımla sektöre yön veren Kiğılı, yurt dışında büyümeye devam ediyor. Kiğılı’nın yurt dışı mağaza atağında yeni durağı Cezayir oldu. Ülkenin sahil şeridinde turistik bir şehir olan Oran’da ilk mağazasını açan Kiğılı, böylece 85 yıllık kalitesi ve seçkin koleksiyonlarını Cezayir’de de müşterileriyle buluşturdu.

2024 Çevre Proje Çağrısı

Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği, çevre koruma alanında faaliyet gösteren Türk sivil toplum kuruluşlarını desteklemek amacıyla düzenlediği Çevre Proje Çağrısının 5. sini başlatıyor.

Çevre konusundaki bu beşinci proje çağrısında aşağıdaki konularla ilgili projeler değerlendirilecektir:

– Biyoçeşitlilik ve iklim değişikliği;

– Ekosistemlerin korunması ve muhafazası

– Ekosistemlerin restorasyonu ve yenilenmesi;

– İstilacı türler;

– Kirlilikle mücadele;

– Döngüsel ekonomi;

– Yeşil şehirler;

– Kirlilik ve iklim değişikliğinin sağlık, gıda, su ve göç açısından yarattığı zorluklar;

– Ulaşım sektörünün yeşillendirilmesi.

Fransa ve Kosta Rika hükümetleri tarafından ortaklaşa olarak Haziran 2025’te Nice’te düzenlenecek 3. Birleşmiş Milletler Okyanuslar Konferansı öncesinde bu yılki proje çağrısında Akdeniz’deki deniz yaşamına özel bir önem verilecektir.

Ayrıca 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenenlerle dayanışma amacıyla, felaketin çevresel sonuçlarını ele alan projeler de değerlendirmeye alınacaktır.

Bu yılki proje çağrısı için ayrılan miktar 50.000 Avro‘dur. Seçilen projeler, jürinin en geç Nisan 2024 sonuna kadar açıklanacak olan kararına bağlı olarak 5.000 ila 15.000 Avro arasında bir meblağ alacaktır.

Son başvuru tarihi: 1 Nisan 2024

Uygunluk kriterleri:

– Projeler en geç 15 Mayıs 2024 tarihinde başlamalı ve 30 Kasım 2024 tarihine kadar tamamlanmalıdır.

– Talep edilen hibe 5.000 ila 15.000 Avro arasında olmalı ve toplam proje bütçesinin %80’ini aşmamalıdır.

– Operasyonel maliyetler (proje ile ilgili olmayan idari maliyetler, kira, ofis ekipmanı) toplam bütçenin %20’sini aşmamalıdır.

Sağlanması gereken belgeler:

– Bütçeli proje teklifi (yukarıdaki bağlantıdan indirin)

– Yasal temsilci(ler) tarafından imzalanmış, projenin sunulma nedenlerini ve talep edilen miktarı belirten başvuru mektubu.

– Kuruluşun ana sözleşmesi (tüzük).