Türkiye’de üniversite öğrencilerinin karşılaştığı barınma ve finansal zorluklar, son yıllarda giderek daha belirgin hale gelmiştir. Dünyanın ve ülkemizin önde gelen Araştırma şirketi Ipsos’un Gündeme Dair raporundan derlenen verilere gör ;öğrencilerin yarısından fazlası üniversite eğitimleri için yaşadıkları şehirden başka bir şehre gitmek durumunda kalıyor. Bu durum, özellikle barınma ihtiyacını ön plana çıkarırken, ekonomik koşullar öğrencilerin tercihlerini ve yaşam koşullarını doğrudan etkiliyor. Araştırmamız, öğrencilerin büyük bir kısmının devlet yurtlarını tercih ettiğini, ancak hem özel hem de devlet yurtlarının maliyetlerinin öğrenciler ve aileleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ortaya koyuyor. Üniversite eğitimi için gerekli bütçe, gençlerin ve ailelerin mali imkanlarını zorlamaya devam ederken, finansal kaygılar öğrencileri ek iş arayışına ve geleceğe dair belirsizliklerle başa çıkma çabasına yöneltiyor.
Ülkemizde üniversite öğrencilerinin yarısından fazlası gidecekleri üniversitenin yaşadıkları şehirden başka bir şehirde olduğunu belirtiyor. Bu durum, öğrencilerin barınma, ulaşım ve ekonomik zorluklar gibi ek ihtiyaçlarla karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Özellikle başka bir şehirde okuyan öğrencilerin %76’sı yurtta kalmayı tercih ederken, ekonomik koşullar nedeniyle devlet yurtları öncelikli seçenek haline geliyor.
Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, araştırma verilerini şöyle yorumladı;
Gündeme Dair araştırmamıza göre, ülkemizdeki üniversite öğrencilerinin yarısından fazlası gideceği üniversitenin yaşadıkları şehirden başka bir şehirde olduğunu belirtiyor.
Başka şehirde yaşamak söz konusu olduğunda öğrenciler için başlıca konulardan biri de barınma ihtiyacı.
Araştırmamızın sonuçlarında gördük ki gidecekleri üniversite yaşadıkları şehirde olsa bile her iki öğrenciden biri yurtta kalmayı tercih ediyor. Yaşadıkları şehirden başka bir şehirde okuyacak olan öğrencilere sorduğumuzda ise bu oran yüzde 76’ya çıkıyor.
Yurtta kalacağını belirtenlerin neredeyse tamamının tercihi devlet yurtları. Elbette ki bunun en temel sebebi ekonomik koşullar. Her on öğrenciden dokuzu özel yurtların pahalı olduğunu düşünüyor. Hatta devlet yurtları için de her iki öğrenciden biri “pahalı” yorumunu yapıyor. Öğrencilerin barınma konusunda giderek daha sınırlı seçeneklere sahip olduğunu ve zorlandıklarını görüyoruz.
Üniversite eğitimi için gerekli bütçe, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da öğrencilerin ve ailelerin bütçesini zorluyor. Her on öğrenciden dokuzu kendisinin ya da ailesinin bütçesinin çok ya da az zorladığını belirtiyor. Yaşadığı şehirde ya da başka bir şehirde üniversiteye gidilecek olması ise bu durumu çok farklılaştırmıyor. Finansal kaygılar, enerjilerini öğrenimlerine yönlendirmesi gereken gençleri geçim derdi, ek iş arayışı veya geleceğe dair belirsizliklere karşı karşıya bırakıyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/10/Treehouse_double_4personsuite_9.jpg7001245pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-10-14 11:02:332025-10-14 11:03:29Üniversitelilerin barınma sorunu aileleri de bunaltıyor!
Çocuklarda son yıllarda ekran kullanım süresinin uzaması, uyku düzensizlikleri, okul stresi ve sağlıksız beslenme nedeni ile baş ağrısı sorunu yaygınlaşıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nur Aydınlı, baş ağrısının masum nedenleri olduğu gibi, ciddi hastalıklara işaret eden tehlikeli nedenlerinin de olabildiğini belirterek “Ülkemizde özellikle okul çağı çocuklarında baş ağrısı yaygın bir sağlık sorunu haline gelmiştir. İlköğretim çağındaki çocukların yaklaşık yarısı, lise çağındaki çocukların ise üçte ikisinin değişen sıklıklarla baş ağrısı yaşadığı saptanmıştır. Baş ağrısının altında bazen açlık ve susuzluk gibi basit nedenler yatabilirken, bazen de ciddi sorunlardan kaynaklanabilir” diyor. Bu nedenle ailelerin özellikle bazı belirtilere çok dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aydınlı, çocuklarda baş ağrısına yol açan etkenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Uyku düzeni ve beslenme bozuklukları
Yetersiz uyku, düzensiz uyku saatleri, açlık ve susuzluk çocuklarda baş ağrısı gelişimine zemin hazırlar. Düzenli uyku ve yeterli beslenme ağrıları azaltabilir.
Psikolojik Stres ve Anksiyete
Çocuklarda okul stresleri, arkadaş ilişkileri veya aile problemleri baş ağrısını tetikleyebilir. Bu durumlarda ebeveynlerin davranışları ve çocuğa yaklaşımları önemlidir, psikolojik destek gerekli olabilir.
Migren
Migren çocuklarda çok sık görülen baş ağrısı tipidir. Zonklayıcı, genellikle tek taraflıdır ve ışık, ses hassasiyeti, mide bulantısı gibi eşlik eden semptomlar olabilir. Atağı başlatan tetikleyiciler stres, açlık, uyku düzensizliği olabilir.
Göz sorunları
Yanlış numaralı gözlük kullanımı, göz yorgunluğu, ekrana uzun süre maruz kalma veya göz hastalıkları baş ağrısına neden olabilir. Özellikle okul çağındaki çocuklarda görme muayenesi ve uygun gözlük seçimi önemlidir.
Gerilim tipi baş ağrısı
Çocuklarda en sık görülen baş ağrısı türlerinden biri de gerilim tipi baş ağrısıdır. Stres, okul baskısı, duruş bozukluğu, psikolojik sıkıntılar bu baş ağrısına yol açabilir. Ağrı genellikle baş çevresinde sıkıştırıcı veya baskı hissi şeklindedir.
Sinüzit ve Enfeksiyonlar
Soğuk algınlığı, sinüs enfeksiyonu gibi durumlarda sinüslerin iltihaplanması baş ağrısı oluşturabilir. Bu ağrılar genellikle yüz ve başın ön kısmında hissedilir, burun tıkanıklığı gibi belirtilerle birlikte olur.
Kafa travmaları ve organik nedenler
Kafa yaralanmaları, kafa içi basınç artışları, nadiren tümör gibi ciddi nedenler de baş ağrısının sebebi olabilir ve mutlaka ciddi değerlendirme gerektirir.
Bu belirtiler varsa zaman kaybetmeyin
Çocuklarda baş ağrısı konusunda toplumda en sık yapılan hatalar arasında; yanlış ağrı kesici kullanımı, baş ağrısını ihmal etme veya stres ve psikolojik etkenleri göz ardı etme geliyor. Prof. Dr. Nur Aydınlı, baş ağrısına özellikle bazı belirtiler eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden çocuk nöroloğu veya sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiğini belirterek, baş ağrısında ihmale gelmez durumları şöyle sıralıyor;
Ani başlayan, şiddetli veya sürekli ilerleyici baş ağrıları varsa
Baş ağrısına kusma, mide bulantısı, görme bozukluğu, bilinç değişikliği eşlik ediyorsa
Baş ağrısı uykudan uyandırıyorsa veya sabahları daha şiddetliyse
Kafa travması sonrası baş ağrısı varsa
Ağrı kesiciye yanıt vermiyorsa
Haftada iki veya daha fazla tekrarlıyorsa
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/10/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-11.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-10-14 08:50:132025-10-14 08:51:05Çocuklarda baş ağrısı yaygınlaştı!
Neş’e Erdok, Hüsnü Koldaş, Kemal İskender, Nedret Sekban, Resul Aytemür ve Ahmet Umur Deniz’in eserlerini aynı mekânda buluşturan grup sergisi “Ağaçlar Gibi Konuşmak”, Brieflyart Galeri’de açıldı!
Sergide eseri yer alan sanatçıların katıldığı özel bir davetle açılan sergi, şair Rainer Maria Rilke’nin “Ağaçların arasında yalnız hissetmez insan; onlar hep birlikte ayakta durur,” dizelerinden ilham alıyor. Bir arada olmanın hem yükünü hem de ferahlığını sanat aracılığıyla gösteren “Ağaçlar Gibi Konuşmak” sergisi, kuşaklar arası sessiz diyalogları görünür kılıyor. Küratörlüğünü sanat tarihçi Aslı Bora’nın üstlendiği sergi, izleyiciyi de bu sessiz diyaloglara tanıklık etmeye davet ediyor. “Ağaçlar Gibi Konuşmak” sergisi, 16 Kasım’a kadar Gümüşsuyu’nda yer alan Brieflyart’ta görülebilir.
“Ağaçlar Gibi Konuşmak” sergisi, 7 Ekim – 16 Kasım 2025 tarihlerinde salı-cumartesi günleri 11.00 – 19.00; pazar günleri 13.00 – 19.00 saatleri arasında Brieflyart’ta ziyaret edilebilir.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/10/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-6.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-10-13 10:21:232025-10-13 10:21:39Farklı kuşaklardan sanatçı bu sergide buluştu
Türk spor camiasında anlamlı bir buluşma yaşandı. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yeni başkanı Sadettin Saran, UN Women Türkiye tarafından İyi Niyet Elçisi seçilen Fenerbahçe ve A Milli Kadın Voleybol Takımı kaptanı Eda Erdem’e ödül takdim ettiği anlamlı törenden sonra, sporun birleştirici gücünü bir kez daha gösterdi.
Saran, İstanbul’da Beşiktaş Spor Kulübü Divan Başkanlığı seçimlerine hazırlanan genç iş insanı Emir Tamer’i ofisinde ziyaret etti. Bu ziyaret, sadece iki kulüp arasında değil, aynı zamanda sporun farklı alanlarında emek veren iki vizyoner arasında da bir dostluk ve dayanışma mesajı taşıdı.
Sporcu desteği
Sadettin Saran’ın Emir Tamer’e olan desteği, yalnızca bir nezaket ziyaretiyle sınırlı kalmadı. İkilinin geçmişe dayanan bir spor arkadaşlığı bulunuyor; yüzme branşında yıllar önce başlayan bu dostluk, bugün spor yönetiminde farklı kulvarlarda devam ediyor. Saran, ziyareti sırasında Emir Tamer’e seçimlerde başarılar dileyerek, “Sporun içinden gelen, vizyon sahibi gençlerin kulüplerimize yön vermesi çok kıymetli. Emir Tamer’in Beşiktaş camiasına katacağı değer büyük” ifadelerini kullandı.
Beşiktaş’a yeni bir soluk
Beşiktaş Divan Kurulu Başkanlığı için adaylığını açıklayan Emir Tamer, seçim sürecinde projeleriyle dikkat çekiyor. Divanın elinden alınan yetkileri geri kazandırmayı, kulüp içi iletişimi güçlendirmeyi ve uluslararası vizyonu Beşiktaş’a taşımayı hedefleyen Tamer, sporun sadece saha içinde değil, yönetim kademelerinde de yenilikçi yaklaşımlarla gelişmesi gerektiğini savunuyor.
Profesyonel windsurf sporcusu ve antrenörü Çağla Kubat tarafından organize edilen Alaçatı Wind Fest 2025 kapsamında düzenlenen özel yarışta, güneş enerjisiyle aydınlatılmış yelkenler Alaçatı semalarını büyüleyici bir atmosfere dönüştürdü.
Gecenin sponsoru Signify, “Enerjiyi dönüştürme gücüne inanan bir marka olarak” sürdürülebilir teknolojilerin ışığında şekillenen geleceğe dikkat çekti.
“Signify Solar Gecesi ve Kokteyl” temasıyla gerçekleştirilen etkinlik hem turizm hem de enerji sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.
Katılımcılar, güneş enerjisiyle aydınlatılan yelkenlerin görsel şölenine tanıklık ederken, aynı zamanda sektörel paydaşlarla tanışma, yeni iş birlikleri kurma ve ilham dolu sohbetler gerçekleştirme fırsatı buldu. Kubat, bu özel buluşmanın amacını şu sözlerle özetledi:
“Bu gece yalnızca bir gösteri değil, sürdürülebilir bir geleceğe ortak bir adım. Işığın gücüyle doğadan ilham alıyor, birlikte daha parlak bir yarın inşa ediyoruz.”
Yarışın kazananları ise şöyle sıralandı:
1. Mert Günel
2. Kora Polacsko
3. Batuhan Şenkaya
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/10/Isigin-Gucu-Alacatida_-2025-Alacati-Wind-Festte-Cagla-Kubattan-Signify-Solar-GecesiPHOTO-2025-10-12-11-41-30.jpg10661600pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-10-13 10:06:112025-10-13 10:06:11Alaçatı, Wind Fest ile renklendi
İnce kabuğu, yoğun aroması ve yüksek meyve suyu oranıyla öne çıkan satsuma mandalinada hasat ve ihracat heyecanı başladı.
Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığında oluşturulan “Satsuma Mandarin Çeşidinin Kesim ve İhraç Tarihlerinin Belirlenmesi Komisyonu”, İzmir’e bağlı ilçelerde emsal bahçelerde yaptığı incelemeler ve İzmir Laboratuvar Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen analizler sonucunda, satsuma mandalina çeşidinin 14 Ekim 2025’te kesimine ve 17 Ekim 2025’te ihracatına izin verilmesine karar verdi.
Mandalina üretiminde dünya üçüncüsüyüz
Türkiye’nin yıllık 1,9 milyon tonluk mandalina üretimiyle dünyada ilk üç üretici ülke arasında yer aldığını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın tüketiciler tarafından en çok tercih edilen mandalina türü olduğunu vurguladı.
Başkan Uçak, “Türkiye’nin mandalina rekoltesi hem iç piyasaya hem de ihracata yetecek seviyede. 2024 yılında 430 milyon dolarlık mandalina ihracatı gerçekleştirdik. Bu ihracatın 104 milyon dolarlık kısmını satsuma mandalina oluşturdu. 2025 yılının Ocak–Eylül döneminde mandalina ihracatımız yüzde 12 artışla 170 milyon dolardan 190 milyon dolara yükseldi. Yıl sonunda toplam mandalina ihracatından 500 milyon dolar döviz kazancı hedefliyoruz. Satsuma mandalina ihracatında ise 125 milyon dolara ulaşmayı amaçlıyoruz.
İhracatta ilk üç ülke Rusya, Ukrayna ve Sırbistan
Satsuma mandalina ihracatında Rusya Federasyonu 68 milyon dolarla liderliğini sürdürürken, Rusya’yı 21 milyon dolarla Ukrayna ve 3,7 milyon dolarla Sırbistan izledi. Türkiye, 2024 yılında 41 farklı ülkeye satsuma mandalina ihraç ederek güçlü bir pazar çeşitliliği yakaladı.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/10/1760098591_1722503476_1715321480_1667210268_HAYRETTIN_UCAK1.jpg7891184pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-10-13 09:40:322025-10-13 09:40:51Türkiye, 2024 yılında 41 farklı ülkeye satsuma mandalina ihraç edecek
Üniversitelilerin barınma sorunu aileleri de bunaltıyor!
Türkiye’de üniversite öğrencilerinin karşılaştığı barınma ve finansal zorluklar, son yıllarda giderek daha belirgin hale gelmiştir. Dünyanın ve ülkemizin önde gelen Araştırma şirketi Ipsos’un Gündeme Dair raporundan derlenen verilere gör ;öğrencilerin yarısından fazlası üniversite eğitimleri için yaşadıkları şehirden başka bir şehre gitmek durumunda kalıyor. Bu durum, özellikle barınma ihtiyacını ön plana çıkarırken, ekonomik koşullar öğrencilerin tercihlerini ve yaşam koşullarını doğrudan etkiliyor. Araştırmamız, öğrencilerin büyük bir kısmının devlet yurtlarını tercih ettiğini, ancak hem özel hem de devlet yurtlarının maliyetlerinin öğrenciler ve aileleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğunu ortaya koyuyor. Üniversite eğitimi için gerekli bütçe, gençlerin ve ailelerin mali imkanlarını zorlamaya devam ederken, finansal kaygılar öğrencileri ek iş arayışına ve geleceğe dair belirsizliklerle başa çıkma çabasına yöneltiyor.
Ülkemizde üniversite öğrencilerinin yarısından fazlası gidecekleri üniversitenin yaşadıkları şehirden başka bir şehirde olduğunu belirtiyor. Bu durum, öğrencilerin barınma, ulaşım ve ekonomik zorluklar gibi ek ihtiyaçlarla karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Özellikle başka bir şehirde okuyan öğrencilerin %76’sı yurtta kalmayı tercih ederken, ekonomik koşullar nedeniyle devlet yurtları öncelikli seçenek haline geliyor.
Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik, araştırma verilerini şöyle yorumladı;
Gündeme Dair araştırmamıza göre, ülkemizdeki üniversite öğrencilerinin yarısından fazlası gideceği üniversitenin yaşadıkları şehirden başka bir şehirde olduğunu belirtiyor.
Başka şehirde yaşamak söz konusu olduğunda öğrenciler için başlıca konulardan biri de barınma ihtiyacı.
Araştırmamızın sonuçlarında gördük ki gidecekleri üniversite yaşadıkları şehirde olsa bile her iki öğrenciden biri yurtta kalmayı tercih ediyor. Yaşadıkları şehirden başka bir şehirde okuyacak olan öğrencilere sorduğumuzda ise bu oran yüzde 76’ya çıkıyor.
Yurtta kalacağını belirtenlerin neredeyse tamamının tercihi devlet yurtları. Elbette ki bunun en temel sebebi ekonomik koşullar. Her on öğrenciden dokuzu özel yurtların pahalı olduğunu düşünüyor. Hatta devlet yurtları için de her iki öğrenciden biri “pahalı” yorumunu yapıyor. Öğrencilerin barınma konusunda giderek daha sınırlı seçeneklere sahip olduğunu ve zorlandıklarını görüyoruz.
Üniversite eğitimi için gerekli bütçe, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da öğrencilerin ve ailelerin bütçesini zorluyor. Her on öğrenciden dokuzu kendisinin ya da ailesinin bütçesinin çok ya da az zorladığını belirtiyor. Yaşadığı şehirde ya da başka bir şehirde üniversiteye gidilecek olması ise bu durumu çok farklılaştırmıyor. Finansal kaygılar, enerjilerini öğrenimlerine yönlendirmesi gereken gençleri geçim derdi, ek iş arayışı veya geleceğe dair belirsizliklere karşı karşıya bırakıyor.
Çocuklarda baş ağrısı yaygınlaştı!
Çocuklarda son yıllarda ekran kullanım süresinin uzaması, uyku düzensizlikleri, okul stresi ve sağlıksız beslenme nedeni ile baş ağrısı sorunu yaygınlaşıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nur Aydınlı, baş ağrısının masum nedenleri olduğu gibi, ciddi hastalıklara işaret eden tehlikeli nedenlerinin de olabildiğini belirterek “Ülkemizde özellikle okul çağı çocuklarında baş ağrısı yaygın bir sağlık sorunu haline gelmiştir. İlköğretim çağındaki çocukların yaklaşık yarısı, lise çağındaki çocukların ise üçte ikisinin değişen sıklıklarla baş ağrısı yaşadığı saptanmıştır. Baş ağrısının altında bazen açlık ve susuzluk gibi basit nedenler yatabilirken, bazen de ciddi sorunlardan kaynaklanabilir” diyor. Bu nedenle ailelerin özellikle bazı belirtilere çok dikkat etmeleri gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Aydınlı, çocuklarda baş ağrısına yol açan etkenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Yetersiz uyku, düzensiz uyku saatleri, açlık ve susuzluk çocuklarda baş ağrısı gelişimine zemin hazırlar. Düzenli uyku ve yeterli beslenme ağrıları azaltabilir.
Çocuklarda okul stresleri, arkadaş ilişkileri veya aile problemleri baş ağrısını tetikleyebilir. Bu durumlarda ebeveynlerin davranışları ve çocuğa yaklaşımları önemlidir, psikolojik destek gerekli olabilir.
Migren çocuklarda çok sık görülen baş ağrısı tipidir. Zonklayıcı, genellikle tek taraflıdır ve ışık, ses hassasiyeti, mide bulantısı gibi eşlik eden semptomlar olabilir. Atağı başlatan tetikleyiciler stres, açlık, uyku düzensizliği olabilir.
Yanlış numaralı gözlük kullanımı, göz yorgunluğu, ekrana uzun süre maruz kalma veya göz hastalıkları baş ağrısına neden olabilir. Özellikle okul çağındaki çocuklarda görme muayenesi ve uygun gözlük seçimi önemlidir.
Çocuklarda en sık görülen baş ağrısı türlerinden biri de gerilim tipi baş ağrısıdır. Stres, okul baskısı, duruş bozukluğu, psikolojik sıkıntılar bu baş ağrısına yol açabilir. Ağrı genellikle baş çevresinde sıkıştırıcı veya baskı hissi şeklindedir.
Soğuk algınlığı, sinüs enfeksiyonu gibi durumlarda sinüslerin iltihaplanması baş ağrısı oluşturabilir. Bu ağrılar genellikle yüz ve başın ön kısmında hissedilir, burun tıkanıklığı gibi belirtilerle birlikte olur.
Kafa yaralanmaları, kafa içi basınç artışları, nadiren tümör gibi ciddi nedenler de baş ağrısının sebebi olabilir ve mutlaka ciddi değerlendirme gerektirir.
Bu belirtiler varsa zaman kaybetmeyin
Çocuklarda baş ağrısı konusunda toplumda en sık yapılan hatalar arasında; yanlış ağrı kesici kullanımı, baş ağrısını ihmal etme veya stres ve psikolojik etkenleri göz ardı etme geliyor. Prof. Dr. Nur Aydınlı, baş ağrısına özellikle bazı belirtiler eşlik ediyorsa zaman kaybetmeden çocuk nöroloğu veya sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiğini belirterek, baş ağrısında ihmale gelmez durumları şöyle sıralıyor;
Farklı kuşaklardan sanatçı bu sergide buluştu
Neş’e Erdok, Hüsnü Koldaş, Kemal İskender, Nedret Sekban, Resul Aytemür ve Ahmet Umur Deniz’in eserlerini aynı mekânda buluşturan grup sergisi “Ağaçlar Gibi Konuşmak”, Brieflyart Galeri’de açıldı!
Sergide eseri yer alan sanatçıların katıldığı özel bir davetle açılan sergi, şair Rainer Maria Rilke’nin “Ağaçların arasında yalnız hissetmez insan; onlar hep birlikte ayakta durur,” dizelerinden ilham alıyor. Bir arada olmanın hem yükünü hem de ferahlığını sanat aracılığıyla gösteren “Ağaçlar Gibi Konuşmak” sergisi, kuşaklar arası sessiz diyalogları görünür kılıyor. Küratörlüğünü sanat tarihçi Aslı Bora’nın üstlendiği sergi, izleyiciyi de bu sessiz diyaloglara tanıklık etmeye davet ediyor. “Ağaçlar Gibi Konuşmak” sergisi, 16 Kasım’a kadar Gümüşsuyu’nda yer alan Brieflyart’ta görülebilir.
“Ağaçlar Gibi Konuşmak” sergisi, 7 Ekim – 16 Kasım 2025 tarihlerinde salı-cumartesi günleri 11.00 – 19.00; pazar günleri 13.00 – 19.00 saatleri arasında Brieflyart’ta ziyaret edilebilir.
Adres: Gümüşsuyu Mah. İnönü Cad. Ongan Apt. No: 43A Beyoğlu/ İSTANBUL
(Alman Başkonsolosluğu karşısı)
Tel: 0 (532) 179 29 62
Sadettin Saran, Emir Tamer’e seçimde başarılar diledi
Türk spor camiasında anlamlı bir buluşma yaşandı. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün yeni başkanı Sadettin Saran, UN Women Türkiye tarafından İyi Niyet Elçisi seçilen Fenerbahçe ve A Milli Kadın Voleybol Takımı kaptanı Eda Erdem’e ödül takdim ettiği anlamlı törenden sonra, sporun birleştirici gücünü bir kez daha gösterdi.
Saran, İstanbul’da Beşiktaş Spor Kulübü Divan Başkanlığı seçimlerine hazırlanan genç iş insanı Emir Tamer’i ofisinde ziyaret etti. Bu ziyaret, sadece iki kulüp arasında değil, aynı zamanda sporun farklı alanlarında emek veren iki vizyoner arasında da bir dostluk ve dayanışma mesajı taşıdı.
Sporcu desteği
Sadettin Saran’ın Emir Tamer’e olan desteği, yalnızca bir nezaket ziyaretiyle sınırlı kalmadı. İkilinin geçmişe dayanan bir spor arkadaşlığı bulunuyor; yüzme branşında yıllar önce başlayan bu dostluk, bugün spor yönetiminde farklı kulvarlarda devam ediyor. Saran, ziyareti sırasında Emir Tamer’e seçimlerde başarılar dileyerek, “Sporun içinden gelen, vizyon sahibi gençlerin kulüplerimize yön vermesi çok kıymetli. Emir Tamer’in Beşiktaş camiasına katacağı değer büyük” ifadelerini kullandı.
Beşiktaş’a yeni bir soluk
Beşiktaş Divan Kurulu Başkanlığı için adaylığını açıklayan Emir Tamer, seçim sürecinde projeleriyle dikkat çekiyor. Divanın elinden alınan yetkileri geri kazandırmayı, kulüp içi iletişimi güçlendirmeyi ve uluslararası vizyonu Beşiktaş’a taşımayı hedefleyen Tamer, sporun sadece saha içinde değil, yönetim kademelerinde de yenilikçi yaklaşımlarla gelişmesi gerektiğini savunuyor.
Alaçatı, Wind Fest ile renklendi
Profesyonel windsurf sporcusu ve antrenörü Çağla Kubat tarafından organize edilen Alaçatı Wind Fest 2025 kapsamında düzenlenen özel yarışta, güneş enerjisiyle aydınlatılmış yelkenler Alaçatı semalarını büyüleyici bir atmosfere dönüştürdü.
Gecenin sponsoru Signify, “Enerjiyi dönüştürme gücüne inanan bir marka olarak” sürdürülebilir teknolojilerin ışığında şekillenen geleceğe dikkat çekti.
“Signify Solar Gecesi ve Kokteyl” temasıyla gerçekleştirilen etkinlik hem turizm hem de enerji sektörünün önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.
Katılımcılar, güneş enerjisiyle aydınlatılan yelkenlerin görsel şölenine tanıklık ederken, aynı zamanda sektörel paydaşlarla tanışma, yeni iş birlikleri kurma ve ilham dolu sohbetler gerçekleştirme fırsatı buldu. Kubat, bu özel buluşmanın amacını şu sözlerle özetledi:
“Bu gece yalnızca bir gösteri değil, sürdürülebilir bir geleceğe ortak bir adım. Işığın gücüyle doğadan ilham alıyor, birlikte daha parlak bir yarın inşa ediyoruz.”
Yarışın kazananları ise şöyle sıralandı:
1. Mert Günel
2. Kora Polacsko
3. Batuhan Şenkaya
Türkiye, 2024 yılında 41 farklı ülkeye satsuma mandalina ihraç edecek
İnce kabuğu, yoğun aroması ve yüksek meyve suyu oranıyla öne çıkan satsuma mandalinada hasat ve ihracat heyecanı başladı.
Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığında oluşturulan “Satsuma Mandarin Çeşidinin Kesim ve İhraç Tarihlerinin Belirlenmesi Komisyonu”, İzmir’e bağlı ilçelerde emsal bahçelerde yaptığı incelemeler ve İzmir Laboratuvar Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen analizler sonucunda, satsuma mandalina çeşidinin 14 Ekim 2025’te kesimine ve 17 Ekim 2025’te ihracatına izin verilmesine karar verdi.
Mandalina üretiminde dünya üçüncüsüyüz
Türkiye’nin yıllık 1,9 milyon tonluk mandalina üretimiyle dünyada ilk üç üretici ülke arasında yer aldığını belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın tüketiciler tarafından en çok tercih edilen mandalina türü olduğunu vurguladı.
Başkan Uçak, “Türkiye’nin mandalina rekoltesi hem iç piyasaya hem de ihracata yetecek seviyede. 2024 yılında 430 milyon dolarlık mandalina ihracatı gerçekleştirdik. Bu ihracatın 104 milyon dolarlık kısmını satsuma mandalina oluşturdu. 2025 yılının Ocak–Eylül döneminde mandalina ihracatımız yüzde 12 artışla 170 milyon dolardan 190 milyon dolara yükseldi. Yıl sonunda toplam mandalina ihracatından 500 milyon dolar döviz kazancı hedefliyoruz. Satsuma mandalina ihracatında ise 125 milyon dolara ulaşmayı amaçlıyoruz.
İhracatta ilk üç ülke Rusya, Ukrayna ve Sırbistan
Satsuma mandalina ihracatında Rusya Federasyonu 68 milyon dolarla liderliğini sürdürürken, Rusya’yı 21 milyon dolarla Ukrayna ve 3,7 milyon dolarla Sırbistan izledi. Türkiye, 2024 yılında 41 farklı ülkeye satsuma mandalina ihraç ederek güçlü bir pazar çeşitliliği yakaladı.