Organ bağışında anlamlı konser

Organ Bağışı Haftası kapsamında düzenlenen ‘Yaşam En Güzel Miras’ Ayda1Detoks konseri, 04 Kasım 2025 tarihinde Jolly Joker Vadistanbul sahnesinde gerçekleşecek.

Yaşamın değerine dikkat çekmek ve organ bağışı farkındalığını artırmak amacıyla düzenlenen gecede müzik, umut ve iyilik aynı sahnede buluşacak. Etkinlikten elde edilecek gelir ile fidan dikilecek ve organ bağışı bilincinin yaygınlaştırılması hedeflenecek.

Her yıl 3–9 Kasım tarihleri arasında kutlanan Organ Bağışı Haftası, toplumda organ bağışı bini artırmak ve daha fazla kişinin yaşam kurtaran bu adımı atmasını teşvik etmek amacıyla düzenlenir. Türkiye’de her yıl binlerce hasta organ nakli beklerken, bu hafta boyunca gerçekleştirilen etkinlikler; bilgilendirme kampanyaları, konserler, seminerler ve sosyal sorumluluk projeleriyle organ bağışının önemine dikkat çekmeyi hedefler.

Etkinlik kapsamında her bilet, bir fidan olarak katkı sağlarken, gece boyunca organ bağışı hakkında bilgilendirme yapılacak.

📅 Etkinlik Detayları

  • Tarih: 4 Kasım 2025
  • Yer: Jolly Joker Vadistanbul
  • Kapı Açılışı: 20.00
  • Bilet Satış: Biletix ve Jolly Joker Gişeleri
Güneş panellerinin gölgesinde tarım

Enerjisa Üretim, güneş panelleriyle elektrik ürettiği Beykoz Komşuköy ve Bandırma Enerji Üssü’nde, aynı zamanda Agrivoltaik tarım uygulamalarıyla toprağa yeniden hayat veriyor.

Güneş panellerinin gölgesinde yetişen ürünlerle iki sahada toplam 5 tonluk hasada ulaşıldı.

Güneş panelleriyle elektrik ürettiği alanlarda tarımsal üretimi de mümkün kılan Agrivoltaik sistemleriyle hem toprağın hem enerjinin verimini artırıyor. 2022 yılında Beykoz Komşuköy’de başlattığı ilk uygulamayla Türkiye’de özel sektör öncülüğünde yeni bir modelin kapısını araladı. 2023’te Bandırma Enerji Üssü’nde devreye aldığı ikinci Agrivoltaik sahasıyla bu yaklaşımı ölçeklendirerek hem enerji hem gıda güvenliğine katkı sunan öncü bir dönüşüm hareketine imza attı. 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde Enerjisa Üretim, temiz enerjiyle beslenen bu yenilikçi üretim modeliyle sürdürülebilir bir gelecek için enerjinin ve tarımın gücünü birleştiriyor.

Güneşin altında hem enerji hem bereket

Yaban mersininden naneye, brokoliden kavuna kadar birçok ürün aynı arazide enerjiyle birlikte yetişiyor. Sadece 2024 yılında bu iki sahadan toplam 5 tona yakın ürün hasadı yapıldı. Kışlık dönemde 580 kg brokoli, 271 kg karnabahar, 1.344 kg lahana ve 120 kg kırmızı lahana; yazlık dönemde ise 742 kg biber, 485 kg patlıcan, 485 kg kavun ve 840 kg nane üretildi. Bu üretim, güneş panellerinin enerjinin yanı sıra, sürdürülebilir bir yaşam döngüsü de yarattığının en somut kanıtı oldu. Hasatlardan elde edilen ürünler, çalışanlara ve İstanbul’dan Çanakkale’ye, Balıkesir’den İzmir’e uzanan birçok Enerjisa Üretim santraline ulaştırıldı.

“Yerli ata tohumlarımızı koruyoruz”    

Karaman’da kurulduğu günden bu yana doğal taş değirmen yöntemini modern teknolojiyle birleştiren Duru Gıda, iklim değişikliği ve kuraklık gibi küresel sorunlara karşı dayanıklı bir üretim modeli oluşturuyor. 94 ürün çeşidiyle 58 ülkeye ulaşan marka, üretimin her aşamasında doğallık, verimlilik ve toplumsal fayda ilkeleriyle hareket ediyor.

Bu yılın Dünya Gıda Günü teması “Daha İyi Gıdalar ve Daha İyi Bir Gelecek İçin El Ele” olarak belirlendi. Bu tema doğrultusunda açıklama yapan Duru Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Emin Duru; “Yerli üretimi ve sürdürülebilir tarımı güçlendirerek, doğal kaynakları koruyup gelecek nesillere sağlıklı gıdalar bırakmayı amaçlıyoruz. ‘Daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla hem üreticinin hem tüketicinin aynı zincirde buluştuğu, adil ve sürdürülebilir bir gıda sistemi için el ele veriyoruz.” diye konuştu.

Duru Gıda’nın 2018 yılında Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi iş birliğiyle başlattığı Ahmet Buğdayı Projesi, bu vizyonun en güçlü örneklerinden biri. Emin Duru, “Yerli ata tohumlarımızı koruyor, kuraklığa dayanıklı çeşitlerle üretim yapıyor ve çiftçimizin gelirini artırıyoruz. Böylece ülkemizin tarımsal bağımsızlığına katkıda bulunuyoruz.” dedi.

“İyi gıda; doğaya, üreticiye ve topluma saygılı üretimdir”

Enerji verimliliği, su tasarrufu ve atık yönetimi konularında da sistematik çalışmalar yürüttüklerini belirten Duru; “Temiz enerji yatırımlarımızla karbon ayak izimizi azaltıyoruz. Elektrik tüketimimizin yüzde 85’ini güneş enerjisinden karşılamayı hedefliyoruz. Modern teknolojiyi, üretim tesislerimizde kullanılan doğal taş değirmen geleneğiyle birleştirerek buğdayın doğallığını ve besin değerini koruyoruz. Bu sayede hem ürün kalitesini artırıyor hem de sürdürülebilir bir üretim anlayışını destekliyoruz. Bizim için iyi gıda; doğaya, üreticiye ve topluma saygılı, besleyici ve izlenebilir üretim süreçlerinin sonucudur. Duru Gıda olarak doğayla uyumlu, besin değeri yüksek, geleneksel yöntemlerle üretilmiş ürünleri tüketiciyle buluşturmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

 

Uzun raf ömrü ve porsiyon kontrolü israfı önler

Dondurulmuş ekmek, ihtiyaç duyulan miktarda çözdürülüp tüketilebildiği için gıda israfının önüne geçilmesine katkıda bulunuyor. Konuya dikkat çeken Donuk Fırıncılık Ürünleri Genel Müdürü Ilgın Hasırcıoğlu; uzun raf ömrü ve porsiyon kontrolü gibi avantajları sayesinde dondurulmuş ekmeğin, sorumlu tüketim ve sürdürülebilirlik anlayışıyla sofralarda giderek daha fazla yer aldığını vurguladı.

Ilgın Hasırcıoğlu: “Dondurulmuş ekmek ürünlerimizle ekmek israfını önlemeye katkı sağlıyoruz”

Dünya Ekmek Günü’nde tüketicilere bilinçli tüketim çağrısında bulunan DFU Genel Müdürü Ilgın Hasırcıoğlu, uzun raf ömrü ve porsiyon kontrolü gibi avantajları sayesinde donuk ekmeğin, ekmek israfını önlemeye sağladığı katkıyı vurguladı. Hasırcıoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Ekmek, kültürümüzde sofraların vazgeçilmez bir parçası olarak yer alıyor. Bu nedenle ürün portföyümüzde ekmek çeşitleri özel bir yere sahip; yaklaşık 60 farklı çeşitle bu kategoride geniş bir yelpaze sunuyoruz. Yenilikçi teknolojilerle hijyenik koşullarda üretilen ürünlerimiz, -40°C’ye varan üretim şartlarında şoklanıp 1 yıl raf ömrüyle paketleniyor ve Türkiye’nin ilk tam otomatik donuk deposunda -18°C’de saklanıp soğuk zincir kırılmadan taşınıyor. Bu sayede, Türkiye genelinde birçok noktaya ulaşan ürünlerimiz müşteri memnuniyetini artırırken, gıda israfını azaltmaya da katkı sağlıyor.”

İnşaat sektörü son çeyreğe yavaş girdi

“Hazır Beton Endeksi” 2025 Eylül Ayı Raporu’nu açıkladı. Temmuz ayındaki zirveden sonra ağustosta eşik değerin altına gerileyen Faaliyet Endeksi, eylül ayında eşik değerin altındaki yatay hareketine devam etmiştir. Endekslerin geçen yıla göre yükselse de eşik değerin altında kalması, sektörün daha iyi bir noktada olduğunu ancak hâlâ istenen seviyede olmadığını göstermektedir.

Hazır Beton Endeksi 2025 Eylül Ayı Raporu’na göre, temmuz ayındaki zirveden sonra ağustosta eşik değerin altına gerileyen Faaliyet Endeksi, eylül ayında eşik değerin altındaki yatay hareketine devam etmiştir. Beklenti ve Güven Endekslerinin her ikisi de yine negatif tarafta hareket etmiştir. Beklentide görülen sınırlı artış, endeks değerini eşiğin üzerine taşımaya yeterli olmamıştır. Güven Endeksi ise eylül ayında gerilemiş görünmektedir. Son olarak birleşik Beton Endeksi de Güven Endeksi’ndeki azalışa paralel olarak düşüş kaydetmiştir.

Geride bıraktığımız eylül ayında tüm endeksler, geçen yılın aynı ayına kıyasla yükselmiş görünmektedir. Artış oranı açısından bakıldığında ön plana çıkan endeksler Faaliyet ve Beklenti endeksleridir ancak bu durum, her iki endeksin de eylül ayında mutlak değer olarak eşik değerin altında konumlandığı bilgisi ile birlikte değerlendirilmelidir. Güven Endeksi’ndeki artış ise geçen yıla kıyasla oldukça sınırlı kalmıştır. Eylül ayındaki tüm endekslerin eşik değerin altında kalmalarına rağmen geçen yıla kıyasla daha yüksek bir değerde olmaları, inşaat sektörünün eylül ayında geçen yılın aynı ayına göre daha iyi bir noktada olduğunu teyit etmekte, ancak mevcut durumun henüz istenen seviyede olmadığını göstermektedir.

Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Temmuz ayındaki zirvenin ardından ağustosta eşik değerin altına gerileyen Faaliyet Endeksi, eylül ayında eşik değerin altındaki yatay hareketine devam etmiştir. Eylül ayında tüm endeksler, geçen yılın aynı ayına kıyasla yükselmiştir. Tüm endekslerin eşik değerin altında kalmalarına rağmen geçen yıla göre daha yüksek bir değerde olmaları, inşaat sektörünün geçen yıla kıyasla daha iyi bir noktada olduğunu, ancak henüz istenen seviyede olmadığını göstermektedir.” dedi.

Ekonomik gelişmelerle ilgili görüşlerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Türkiye ekonomisinde yılın son çeyreğindeki, daha da önemlisi 2026 yılına dönük gelişmelerin belirleyicisi faiz ve ona bağlı olarak finansman maliyeti olacaktır. Dünyada ise küresel büyümede yavaşlama riskleri ve resesyon endişeleriyle birlikte, bazı piyasalarda normalleşen para politikalarının gevşemesi konusu öne çıkmaktadır. Sektörümüz için en olumlu senaryo; enflasyonun istikrarlı şekilde gerilemesi, TCMB’nin öngörülebilir bir duruşa kavuşması ve kamu altyapı harcamalarının planlandığı şekilde devam etmesi olacaktır. Bu senaryoda konut talebi ve yatırım iştahı güçlenebilir, inşaat sektörü de büyümeyi ve istihdamı sırtlayabilir ancak düşmeyen enflasyon, belirsiz faiz politikası veya dış kaynaklı şoklar olursa maliyetler ve finansman tablosu olumsuz etkilenebilir. Ekonomi yönetimi öngörülebilirliği artırıp maliyet ve finansman risklerini minimize ederek yatırımları sürdürülebilir kıldığı sürece inşaat sektörü ekonomiyi daha fazla destekleyecektir.” dedi.

WRC’de şampiyonluk heyecanı

Castrol Ford Team Türkiye, dünyanın en önemli ralli organizasyonlarından Dünya Ralli Şampiyonası’nda sezonun son etabına çıkıyor.

Bu yılın şampiyonunu belirleyecek olan WRC Orta Avrupa Rallisi’nin etapları, 16-19 Ekim 2025 tarihlerinde Almanya, Avusturya ve Çekya sınırlarında gerçekleşiyor. Castrol Ford Team Türkiye ekibi, Junior WRC’de sezonu şampiyon olarak tamamlayarak bu değerli kupayı Türkiye’ye ilk kez kazandırmayı hedefliyor.

Castrol Ford Team Türkiye, takım pilotu Ali Türkkan ve co-pilotu Oytun Albayrak ile bu final yarışında Dünya Şampiyonluğu için yarışacak.