Dünyanın en prestijli çağdaş sanat fuarlarından Art Miami, bu yıl genç sanatçı Nilsu Eriş’i ağırladı. Gama Galeri alanında eserlerini ilk kez uluslararası sanatseverlerle buluşturan Eriş, kırılgan ama çarpıcı anlatı dünyasıyla dikkat çekti.
Sanatçının kişisel evreninden doğan özgün çizimleri ve karakterleri, fuarda küratörler ve koleksiyonerlerden yoğun ilgi gördü. Genç yaşına rağmen güçlü bir görsel kimlik ortaya koyan Eriş, Art Miami’deki sergisiyle uluslararası sahnede öne çıkan isimlerden biri oldu.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/12/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-24.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-12-13 20:54:092025-12-13 19:55:59Nilsu Eriş, Art Miami’de genç kuşağın yıldızı oldu
QNB Türkiye, yılbaşına özel hazırladığı yeni reklam filmini yayınladı. “Herkes QNB’ye geçiyor” mottosuyla ekranlara taşınan filmde, sevilen oyuncu Seda Bakan yılbaşı alışverişinin enerjisini QNB Kredi Kartı’nın avantajlarıyla birleştiriyor.
Reklamda, QNB Kredi Kartı’nın yeni dikey tasarımı ilk kez tanıtılırken, yılbaşı dönemine özel “dünyalar kadar ParaPuan” fırsatı öne çıkarılıyor. Seda Bakan’ın “Bu kartı çok tuttum” esprisi ise filme eğlenceli bir ton katıyor. Rabarba imzalı reklam filminin yönetmenliğini Fatih Kızılgök üstleniyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/12/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-2-3.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-12-13 19:40:492025-12-13 19:40:49QNB Türkiye’den yılbaşı sürprizi: Seda Bakan’lı yeni reklam filmi yayında
Türkiye’de kış döneminde acil servislere yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 40’ı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle oluyor. Özellikle grip, soğuk algınlığı, RSV enfeksiyonları, COVID-19, zatürre ve bronşit en sık görülen hastalıklar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre, kış aylarında bu hastalıkların bulaşma riski yaz aylarına nazaran 3 kat daha yüksek. Bunun nedeni ise kapalı alanlarda daha uzun süre kalınması ve havalandırmanın yetersiz olması sebebiyle mikropların yayılımının kolaylaşması. Ayrıca, bağışıklık sisteminin soğuk havada zayıflaması da enfeksiyonlara olan yatkınlığı artırıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, aslında doğru önlemlerle bu enfeksiyonlardan korunmanın veya hastalığa yakalanma riskini ciddi oranda azaltmanın mümkün olduğunu belirterek, “Hem kişisel hijyen hem de yaşam tarzı alışkanlıkları bu süreçte büyük önem taşıyor. Kışın sağlığımızı korumak için en önemli kural ise kalabalık ve kapalı ortamları sınırlamak, doğru havalandırma yapmak ve bağışıklığı güçlü tutmaktır. Ayrıca, öksürme ve hapşırmayla yayılan damlacıklar kolayca bulaşabildikleri için özellikle yüz yüze olan karşılıklı konuşmalarda aramızdaki mesafenin en az 70 cm olmasına özen göstermeliyiz” diyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, kış aylarında hastalıklardan korunmamız için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
Kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçının
Kışın kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınmanız çok önemli. Zira, insanların birbirine yakın bulundukları alanlarda influenza, solunum sinsityal virüsü (RSV) ve COVID-19 gibi virüsler çok hızlı yayılıyorlar. Araştırmalar, kalabalık ve kötü havalandırılan ortamlarda bulaşma riskinin 10 kata kadar arttığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla, sinema, AVM, toplu taşıma ve toplantı salonlarında uzun süre kalmaktan kaçınmak enfeksiyon riskini ciddi şekilde azaltıyor. Mecburi durumlarda maske takmak da etkili olan bir başka önlem.
Haftada en az 3 kez 1’er saat yürüyün
Düzenli egzersiz bağışıklık hücrelerinin dolaşımını artırarak enfeksiyonlara karşı koruyucu etki sağlıyor. Araştırmalar, haftada en az 150 dakika yürüyen kişilerde solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 30 oranında daha az görüldüğünü gösteriyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, kışın soğuk havaya rağmen açık havada yapılan tempolu yürüyüşün hem D vitamini sentezine katkı sağladığını hem de kişiyi kapalı alan kalabalığından uzak tuttuğunu belirterek, “Yürüyüşü mümkünse gün içinde ve rüzgârdan korunaklı bir rota seçerek yapın. Aşırı terlemeyi ve üşümeyi önlemek için kat kat giyinmeye de dikkat edin” diyor.
Odalarınızı günde 3 kez 15’er dakika havalandırın
Kışın pencereler genelde kapalı kaldıkları için virüsler havada daha uzun süre asılı kalıyorlar. Bu nedenle, oturduğumuz, çalıştığımız veya uyuduğumuz ortamları günde 3 kez en az 10–15 dakika havalandırmak büyük fark oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü, iyi havalandırmanın solunum yolu hastalıklarını yüzde 50 oranında azalttığını bildiriyor. Havalandırma sırasında kısa süreli ısı kaybı olsa bile hava kalitesinin korunması enfeksiyon riskini ciddi oranda düşürüyor. Kapalı ortamlarda sürekli klima veya soba kullanımı havayı kuruttuğu için nem dengesini korumak da önem taşıyor.
Aşılarınızı mutlaka tamamlayın
Grip aşısı, özellikle risk grubunda yer alan kişilerde hastaneye yatış riskini yüzde 60 oranına kadar azaltıyor. COVID-19 hatırlatma dozları bağışıklık düzeyinin düştüğü kış aylarında koruma sağlıyor. Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, 65 yaş üstünde veya kronik hastalığı olanlarda zatürre (pnömokok) aşısının da ciddi enfeksiyonları önleyebildiğini vurgulayarak, “Aşılar hastalıkların bulaşmalarını ve ağır seyretmelerini önleyen en güçlü araçlardandır. Üstelik, sadece sizi değil çevrenizdeki hassas kişileri de koruyor” bilgisini veriyor.
Eve geldiğinizde ilk iş ellerinizi yıkamak olsun
Virüslerin büyük bir bölümü eller yoluyla bulaşıyor. Bu nedenle, ellerinizi yıkamadan yüzünüze, burnunuza veya gözlerinize asla dokunmayın. Ellerin su ve sabunla en az 20 saniye yıkanması enfeksiyon riskini yüzde 40–50 oranında azaltıyor. Dolayısıyla, özellikle toplu taşıma, market, okul veya iş yerinden dönüşte bu alışkanlık çok önem taşıyor. Su ve sabun yoksa en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptikleri de fayda sağlıyor.
Boyun ve burun bölgenizi koruyun
Soğuk hava solunum yolu mukozasını zayıflatarak virüslere daha duyarlı hâle getiriyor. Boyun ve burun bölgesini korumak ise özellikle rüzgârın etkisini azaltarak mukozanın kurumasını ve bu sayede virüslerin solunum yollarında kolayca tutunmalarını önlüyor. Yaygın inanışın aksine, üşümek doğrudan hastalık yapmıyor; ancak bağışıklığı baskılayarak enfeksiyonlara zemin hazırlıyor. Dolayısıyla dışarı çıkmadan önce termal içlik ve atkı kullanmak faydalı oluyor. Bunların yanı sıra ince tek bir kıyafet yerine kat kat giyinmek vücut ısısını dengede tutuyor.
Günde 7–8 saat kesintisiz uyuyun
Uykusuzluk bağışıklık sistemi hücrelerinin aktivitelerini azaltıyor ve bu nedenle viral enfeksiyonların gelişme riskini artırıyor. Bilimsel çalışmalar, günde 6 saatten az uyuyan kişilerde hastalanma riskinin yaklaşık 4 kat arttığını gösteriyor. “Düzenli ve kaliteli uyku için uyku saatlerinin mutlaka sabit olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, “Yoğun günlerde kısa molalar vermek stres hormonlarının seviyelerini düşürüyor ve böylece bağışıklığı güçlendiriyor. Akşam geç saatlerde ekran kullanımını sınırlandırmak da uyku kalitesini artırıyor” diye konuşuyor.
Yetersiz beslenme, enfeksiyonlara yatkınlığı yüzde 20–30 oranında artırıyor. Bu nedenle, dengeli ve yeterli beslenme bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Günde birkaç porsiyon sebze ve meyve tüketimi bağışıklığı destekliyor. Ayrıca, C vitamini, çinko, D vitamini ve omega-3 bakımından zengin gıdalar, antioksidan ve antiinflamatuar etkileri sayesinde enfeksiyon riskini azaltıyor. Haftada 2 kez balık, her gün yoğurt veya kefir tüketimi ise güçlü bir bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan bağırsak florasını destekliyor. Aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak da enfeksiyon süresini kısaltmaya yardımcı oluyor.
Geceleri odanıza bir bardak su koyun
Kışın kullanılan ısıtıcılar odadaki nemi düşürüyor; kuru hava, virüslerin solunum yollarına kolayca tutunmalarına yol açıyor. Burun içinin kuruması da hem kanamaya hem enfeksiyona yatkınlık oluşturuyor. Bu nedenle, ortam neminin yüzde 40–60 arasında olması ideal kabul ediliyor. Geceleri odaya bir bardak su koymak veya nemlendirici cihaz kullanmak odanın nemlenmesinde fayda sağlıyor. Bu basit önlem bile üst solunum yolu enfeksiyonlarını azaltabiliyor.
Yüz yüze konuşurken en az 70 cm uzak durun
Kış aylarında aile ortamlarında bulaşma riski oldukça yükseliyor. Öyle ki temas hâlindeki her 3 kişiden 1’i enfeksiyonu kapabiliyor. Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, basit temas önlemlerinin bile bulaşma riskini önemli şekilde azaltabildiğini vurgulayarak, “Bunun için yüz yüze konuşurken mesafe korunmalı ve mümkünse maske kullanılmalı. Ortak havlular, bardaklar veya telefonlar paylaşılmamalı. Bunların yanı sıra hastanın ayrı odada kalması ve sık havalandırma da çok önemlidir” diyerek sözlerini tamamlıyor.
İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki şirketlerin performansını ortaya koyan listede Ulusoy Un, 26 milyar 055 milyon TL’lik net satış geliriyle Anadolu’nun en büyük 20. firması oldu.
Un sektöründe önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da liderliğini koruyan Ulusoy Un, gıda firmaları arasında 8. sırada, Samsun özelinde ise şehrin en büyük şirketi olarak konumunu pekiştirdi. Böylece şirket, Türkiye un pazarındaki açık ara liderliğini bir kez daha tescillemiş oldu.
Ulusoy Un Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, şirketin büyüme vizyonuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu:
“Ulusoy Un olarak artık sadece un değil, un ve unlu mamuller kategorisinin tamamında global bir üretici olmayı hedefliyoruz. Buğdaydan sofraya uzanan tüm zincirde yer almak istiyoruz.”
Dr. Ulusoy, Samsun’daki 50. Yıl Üretim Tesisi yanında kurulacak yeni makarna üretim tesisi ile ürün portföyünün genişleyeceğini belirterek, gıda sektöründe daha yüksek katma değer yaratmayı amaçladıklarını ifade etti. Ayrıca şirketin yurt dışı yatırımları kapsamında İtalya’da makarna sektörüne yönelik stratejik bir adım attığını da duyurdu.
Ulusoy Un, hem iç pazardaki güçlü konumunu hem de global büyüme hedeflerini destekleyen yatırımlarıyla sektör liderliğini daha da güçlendiriyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/12/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-23.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-12-12 13:06:502025-12-12 02:09:44Ulusoy Un, 26 Milyar TL’lik satışla Anadolu’nun ilk 20 şirketi arasında
Türkiye’nin ihracatında ikinci büyük bölge konumundaki Ege Bölgesi, kasım ayında ihracatta düşüş yaşadı. Bölgenin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %7,3 azalarak 3,7 milyar dolardan 3,4 milyar dolara geriledi. Böylece Ege’nin kasım ayı kaybı 270 milyon dolar oldu.
Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı Kasım Ayı Faaliyet İlleri İhracat İstatistikleri’ne göre Türkiye’nin toplam ihracatı kasımda %2,2 artışla 22,7 milyar dolara yükselirken, Ege Bölgesi ülke genelinden ayrışarak düşüş kaydetti. Bu gerilemede, bölgenin ihracat lokomotifleri olan İzmir, Manisa ve Denizli’nin performansındaki düşüş etkili oldu.
Ege İhracatçı Birlikleri’nin verilerine göre bölgenin 11 aylık ihracatı ise %1 artışla 39,9 milyar dolara çıktı.
İllerin Kasım Ayı İhracat Performansı
İzmir – %11 düşüş
İzmir’in kasım ayı ihracatı 1,76 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre %11 gerileyen şehir, 11 aylık dönemde 21,6 milyar dolar ile Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü ili olmayı sürdürdü. İzmir, Ege Bölgesi ihracatının %54’ünü tek başına gerçekleştirdi.
Manisa – %9,3 düşüş
Manisa kasım ayında 608 milyon dolar ihracat yaptı. Yıllık bazda %9,3 düşüş yaşayan ilin 11 aylık ihracatı da %3 azalarak 6,78 milyar dolara geriledi.
Denizli – %1,8 düşüş
Denizli kasımda 359,6 milyon dolar ihracat yaptı. Aylık bazda düşüş yaşansa da şehir, 11 aylık dönemde %5,4 artışla 4,1 milyar dolara ulaştı.
Bölgedeki Diğer İllerin Performansı
Balıkesir: Kasımda %1,5 artışla 233 milyon dolar; 11 ayda %2,7 artışla 2,29 milyar dolar. 2025 sonunda 2,5 milyar dolar hedefleniyor.
Aydın: Kasımda %3,3 düşüşle 176 milyon dolar; 11 ayda %5 artışla 1,74 milyar dolar.
Muğla: Kasımda %9 artışla 119 milyon dolar; 11 ayda %8,5 artışla 1,27 milyar dolar. Bölgenin ihracat artış rekortmeni oldu.
Kütahya: Kasımda %4,3 düşüşle 78,3 milyon dolar; 11 ayda %2,7 artışla 881 milyon dolar. 1 milyar dolar hedefi 2026’ya kaldı.
Afyonkarahisar: Kasımda %7 artışla 50 milyon dolar; 11 ayda %21,6 artışla 770 milyon dolar. Bölgenin çift haneli büyüyen tek ili oldu.
Uşak: Kasımda %8,4 artışla 44,4 milyon dolar; 11 ayda %4,7 artışla 425,7 milyon dolar.
Eskinazi: “2026 fırsat yılı olabilir, doğru adımlar atılmalı”
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye’nin ihracat iklimindeki iyileşmeye rağmen ihracatçıların kur baskısı nedeniyle rekabet gücü kaybettiğini belirtti.
“En büyük 10 pazarımızın sekizinde ekonomik aktivite artarken bizim ihracatımız %7 azalıyor. 3 yıldır enflasyonun çok gerisinde kalan döviz kurlarıyla rekabetçi olmamız mümkün değil. Maliyet baskısı hafifletilirse 2026 ihracatta toparlanma yılı olabilir.”
Horoz Lojistik, Tohum Otizm Vakfı ile “Birlikte Daha İyi” projesini hayata geçirerek otizmli bireylerin lojistik sektöründe sürdürülebilir istihdamını destekleyecek önemli bir adım attı. Türkiye’de İŞKUR destekli bu model, sektör için bir ilk olma özelliği taşıyor.
Projenin imza töreni Horoz Lojistik’in Çerkezköy deposunda gerçekleştirildi. Törene şirket yöneticileri, Tohum Otizm Vakfı temsilcileri ve İŞKUR yetkilileri katıldı. Konuşmalarda kapsayıcı istihdamın hem toplumsal hem de kurumsal faydalarına dikkat çekildi.
Horoz Lojistik yöneticileri, projenin şirketin kapsayıcılık kültürünü güçlendirdiğini ve diğer tesislere de yayılacağını vurgularken; Tohum Otizm Vakfı Başkanı Aylin Sezgin, iş dünyasının bu alandaki adımlarının otizmli bireylerin topluma katılımını hızlandırdığını belirtti. İŞKUR yetkilileri ise destekli istihdam projelerinin aileler ve çalışanlar için yarattığı olumlu etkilerin altını çizdi.
Proje, iş koçluğu, görev uyarlamaları, çalışan farkındalığı ve kapsayıcı kurum kültürü gibi unsurları bir araya getirerek otizmli bireylerin iş hayatında bağımsızlaşmasını hedefleyen bir model sunuyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/12/1765445229_DSC06145-scaled.jpg14392560pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-12-12 11:47:242025-12-12 01:48:54Horoz Lojistik’ten Otizmli bireyler için örnek istihdam hamlesi
Nilsu Eriş, Art Miami’de genç kuşağın yıldızı oldu
Dünyanın en prestijli çağdaş sanat fuarlarından Art Miami, bu yıl genç sanatçı Nilsu Eriş’i ağırladı. Gama Galeri alanında eserlerini ilk kez uluslararası sanatseverlerle buluşturan Eriş, kırılgan ama çarpıcı anlatı dünyasıyla dikkat çekti.
Sanatçının kişisel evreninden doğan özgün çizimleri ve karakterleri, fuarda küratörler ve koleksiyonerlerden yoğun ilgi gördü. Genç yaşına rağmen güçlü bir görsel kimlik ortaya koyan Eriş, Art Miami’deki sergisiyle uluslararası sahnede öne çıkan isimlerden biri oldu.
#NilsuEriş #ArtMiami #ÇağdaşSanat #ModernSanat #SanatHaber #Aktüel #GamaGaleri #SanatSeverler #Koleksiyonerler #SanatTrend
QNB Türkiye’den yılbaşı sürprizi: Seda Bakan’lı yeni reklam filmi yayında
QNB Türkiye, yılbaşına özel hazırladığı yeni reklam filmini yayınladı. “Herkes QNB’ye geçiyor” mottosuyla ekranlara taşınan filmde, sevilen oyuncu Seda Bakan yılbaşı alışverişinin enerjisini QNB Kredi Kartı’nın avantajlarıyla birleştiriyor.
Reklamda, QNB Kredi Kartı’nın yeni dikey tasarımı ilk kez tanıtılırken, yılbaşı dönemine özel “dünyalar kadar ParaPuan” fırsatı öne çıkarılıyor. Seda Bakan’ın “Bu kartı çok tuttum” esprisi ise filme eğlenceli bir ton katıyor. Rabarba imzalı reklam filminin yönetmenliğini Fatih Kızılgök üstleniyor.
Künye:
Reklam: SEDA BAKAN QNB KREDİ KARTI’NI ÇOK TUTTU!
Reklamveren: QNB
Reklam Ajansı: Rabarba
Reklamveren Yetkilisi: Armağan Engel, Banu Akyıl Akıncı, Rengin Çavdar, Ecem Taşçı, Ecenaz Uygun, Arya Küçükservi
Yönetici Kreatif Direktör: Pemra Ataç Açıktan
Kreatif Direktör: Volkan Yanık
Kreatif Ekip Liderleri: Ebru Karaman Mertler, Sergen Bayram
Kreatif Ekip: Nurgül İletir Türkeş, Tamay Öğüt, Bilge Nur Kiraz
Strateji: Oğuz Savaşan
Ajans Başkan Yardımcısı: Melda Tarlan
Müşteri İlişkileri: Nihan Şimşek Gür, İzel Oktay, Damla Karcı
Prodüktör: Berrak Damla Olgun, Dila İraf
Prodüksiyon Şirketi: Kala Film
Yönetmen: Fatih Kızılgök
DOP: Can Dolu
Yapımcı: Hazer Baycan – Buse Hamamcıoğlu
Post Prodüksiyon: Roots Post Production
Müzik: Jingle Janckson
#QNBTürkiye #QNBKrediKartı #SedaBakan #ReklamFilmi #İşDünyası #MarkaHaber #YeniReklam #ParaPuan #YılbaşıKampanyası
Bulaşma riski 10 kat artıyor!
Türkiye’de kış döneminde acil servislere yapılan başvuruların yaklaşık yüzde 40’ı solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle oluyor. Özellikle grip, soğuk algınlığı, RSV enfeksiyonları, COVID-19, zatürre ve bronşit en sık görülen hastalıklar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre, kış aylarında bu hastalıkların bulaşma riski yaz aylarına nazaran 3 kat daha yüksek. Bunun nedeni ise kapalı alanlarda daha uzun süre kalınması ve havalandırmanın yetersiz olması sebebiyle mikropların yayılımının kolaylaşması. Ayrıca, bağışıklık sisteminin soğuk havada zayıflaması da enfeksiyonlara olan yatkınlığı artırıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, aslında doğru önlemlerle bu enfeksiyonlardan korunmanın veya hastalığa yakalanma riskini ciddi oranda azaltmanın mümkün olduğunu belirterek, “Hem kişisel hijyen hem de yaşam tarzı alışkanlıkları bu süreçte büyük önem taşıyor. Kışın sağlığımızı korumak için en önemli kural ise kalabalık ve kapalı ortamları sınırlamak, doğru havalandırma yapmak ve bağışıklığı güçlü tutmaktır. Ayrıca, öksürme ve hapşırmayla yayılan damlacıklar kolayca bulaşabildikleri için özellikle yüz yüze olan karşılıklı konuşmalarda aramızdaki mesafenin en az 70 cm olmasına özen göstermeliyiz” diyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, kış aylarında hastalıklardan korunmamız için dikkat etmeniz gereken 10 kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
Kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçının
Kışın kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınmanız çok önemli. Zira, insanların birbirine yakın bulundukları alanlarda influenza, solunum sinsityal virüsü (RSV) ve COVID-19 gibi virüsler çok hızlı yayılıyorlar. Araştırmalar, kalabalık ve kötü havalandırılan ortamlarda bulaşma riskinin 10 kata kadar arttığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla, sinema, AVM, toplu taşıma ve toplantı salonlarında uzun süre kalmaktan kaçınmak enfeksiyon riskini ciddi şekilde azaltıyor. Mecburi durumlarda maske takmak da etkili olan bir başka önlem.
Haftada en az 3 kez 1’er saat yürüyün
Düzenli egzersiz bağışıklık hücrelerinin dolaşımını artırarak enfeksiyonlara karşı koruyucu etki sağlıyor. Araştırmalar, haftada en az 150 dakika yürüyen kişilerde solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 30 oranında daha az görüldüğünü gösteriyor. İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, kışın soğuk havaya rağmen açık havada yapılan tempolu yürüyüşün hem D vitamini sentezine katkı sağladığını hem de kişiyi kapalı alan kalabalığından uzak tuttuğunu belirterek, “Yürüyüşü mümkünse gün içinde ve rüzgârdan korunaklı bir rota seçerek yapın. Aşırı terlemeyi ve üşümeyi önlemek için kat kat giyinmeye de dikkat edin” diyor.
Odalarınızı günde 3 kez 15’er dakika havalandırın
Kışın pencereler genelde kapalı kaldıkları için virüsler havada daha uzun süre asılı kalıyorlar. Bu nedenle, oturduğumuz, çalıştığımız veya uyuduğumuz ortamları günde 3 kez en az 10–15 dakika havalandırmak büyük fark oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü, iyi havalandırmanın solunum yolu hastalıklarını yüzde 50 oranında azalttığını bildiriyor. Havalandırma sırasında kısa süreli ısı kaybı olsa bile hava kalitesinin korunması enfeksiyon riskini ciddi oranda düşürüyor. Kapalı ortamlarda sürekli klima veya soba kullanımı havayı kuruttuğu için nem dengesini korumak da önem taşıyor.
Aşılarınızı mutlaka tamamlayın
Grip aşısı, özellikle risk grubunda yer alan kişilerde hastaneye yatış riskini yüzde 60 oranına kadar azaltıyor. COVID-19 hatırlatma dozları bağışıklık düzeyinin düştüğü kış aylarında koruma sağlıyor. Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, 65 yaş üstünde veya kronik hastalığı olanlarda zatürre (pnömokok) aşısının da ciddi enfeksiyonları önleyebildiğini vurgulayarak, “Aşılar hastalıkların bulaşmalarını ve ağır seyretmelerini önleyen en güçlü araçlardandır. Üstelik, sadece sizi değil çevrenizdeki hassas kişileri de koruyor” bilgisini veriyor.
Eve geldiğinizde ilk iş ellerinizi yıkamak olsun
Virüslerin büyük bir bölümü eller yoluyla bulaşıyor. Bu nedenle, ellerinizi yıkamadan yüzünüze, burnunuza veya gözlerinize asla dokunmayın. Ellerin su ve sabunla en az 20 saniye yıkanması enfeksiyon riskini yüzde 40–50 oranında azaltıyor. Dolayısıyla, özellikle toplu taşıma, market, okul veya iş yerinden dönüşte bu alışkanlık çok önem taşıyor. Su ve sabun yoksa en az yüzde 60 alkol içeren el antiseptikleri de fayda sağlıyor.
Boyun ve burun bölgenizi koruyun
Soğuk hava solunum yolu mukozasını zayıflatarak virüslere daha duyarlı hâle getiriyor. Boyun ve burun bölgesini korumak ise özellikle rüzgârın etkisini azaltarak mukozanın kurumasını ve bu sayede virüslerin solunum yollarında kolayca tutunmalarını önlüyor. Yaygın inanışın aksine, üşümek doğrudan hastalık yapmıyor; ancak bağışıklığı baskılayarak enfeksiyonlara zemin hazırlıyor. Dolayısıyla dışarı çıkmadan önce termal içlik ve atkı kullanmak faydalı oluyor. Bunların yanı sıra ince tek bir kıyafet yerine kat kat giyinmek vücut ısısını dengede tutuyor.
Günde 7–8 saat kesintisiz uyuyun
Uykusuzluk bağışıklık sistemi hücrelerinin aktivitelerini azaltıyor ve bu nedenle viral enfeksiyonların gelişme riskini artırıyor. Bilimsel çalışmalar, günde 6 saatten az uyuyan kişilerde hastalanma riskinin yaklaşık 4 kat arttığını gösteriyor. “Düzenli ve kaliteli uyku için uyku saatlerinin mutlaka sabit olması gerektiğini belirten Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, “Yoğun günlerde kısa molalar vermek stres hormonlarının seviyelerini düşürüyor ve böylece bağışıklığı güçlendiriyor. Akşam geç saatlerde ekran kullanımını sınırlandırmak da uyku kalitesini artırıyor” diye konuşuyor.
Bağışıklığı güçlendiren beslenme düzenini sürdürün
Yetersiz beslenme, enfeksiyonlara yatkınlığı yüzde 20–30 oranında artırıyor. Bu nedenle, dengeli ve yeterli beslenme bağışıklık sisteminin güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Günde birkaç porsiyon sebze ve meyve tüketimi bağışıklığı destekliyor. Ayrıca, C vitamini, çinko, D vitamini ve omega-3 bakımından zengin gıdalar, antioksidan ve antiinflamatuar etkileri sayesinde enfeksiyon riskini azaltıyor. Haftada 2 kez balık, her gün yoğurt veya kefir tüketimi ise güçlü bir bağışıklık sisteminde önemli rol oynayan bağırsak florasını destekliyor. Aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak da enfeksiyon süresini kısaltmaya yardımcı oluyor.
Geceleri odanıza bir bardak su koyun
Kışın kullanılan ısıtıcılar odadaki nemi düşürüyor; kuru hava, virüslerin solunum yollarına kolayca tutunmalarına yol açıyor. Burun içinin kuruması da hem kanamaya hem enfeksiyona yatkınlık oluşturuyor. Bu nedenle, ortam neminin yüzde 40–60 arasında olması ideal kabul ediliyor. Geceleri odaya bir bardak su koymak veya nemlendirici cihaz kullanmak odanın nemlenmesinde fayda sağlıyor. Bu basit önlem bile üst solunum yolu enfeksiyonlarını azaltabiliyor.
Yüz yüze konuşurken en az 70 cm uzak durun
Kış aylarında aile ortamlarında bulaşma riski oldukça yükseliyor. Öyle ki temas hâlindeki her 3 kişiden 1’i enfeksiyonu kapabiliyor. Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, basit temas önlemlerinin bile bulaşma riskini önemli şekilde azaltabildiğini vurgulayarak, “Bunun için yüz yüze konuşurken mesafe korunmalı ve mümkünse maske kullanılmalı. Ortak havlular, bardaklar veya telefonlar paylaşılmamalı. Bunların yanı sıra hastanın ayrı odada kalması ve sık havalandırma da çok önemlidir” diyerek sözlerini tamamlıyor.
#KışHastalıkları #SolunumYoluEnfeksiyonları #KışaHazırlık #SağlıkÖnerileri #KışSağlığı #KişiselHijyen #DoğruHavalandırma #KapalıAlanRiskleri #Bulaşıcılık #KorunmaYolları #BağışıklıkGüçlendirme #SağlıklıYaşam #KışAylarındaSağlık #GüçlüBağışıklık #KışÖnlemleri #SağlıkHaberleri #UzmanGörüşü #Bilgilendirme #KışUyarısı #ToplumSağlığı
Ulusoy Un, 26 Milyar TL’lik satışla Anadolu’nun ilk 20 şirketi arasında
İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki şirketlerin performansını ortaya koyan listede Ulusoy Un, 26 milyar 055 milyon TL’lik net satış geliriyle Anadolu’nun en büyük 20. firması oldu.
Un sektöründe önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da liderliğini koruyan Ulusoy Un, gıda firmaları arasında 8. sırada, Samsun özelinde ise şehrin en büyük şirketi olarak konumunu pekiştirdi. Böylece şirket, Türkiye un pazarındaki açık ara liderliğini bir kez daha tescillemiş oldu.
Ulusoy Un Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, şirketin büyüme vizyonuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu:
“Ulusoy Un olarak artık sadece un değil, un ve unlu mamuller kategorisinin tamamında global bir üretici olmayı hedefliyoruz. Buğdaydan sofraya uzanan tüm zincirde yer almak istiyoruz.”
Dr. Ulusoy, Samsun’daki 50. Yıl Üretim Tesisi yanında kurulacak yeni makarna üretim tesisi ile ürün portföyünün genişleyeceğini belirterek, gıda sektöründe daha yüksek katma değer yaratmayı amaçladıklarını ifade etti. Ayrıca şirketin yurt dışı yatırımları kapsamında İtalya’da makarna sektörüne yönelik stratejik bir adım attığını da duyurdu.
Ulusoy Un, hem iç pazardaki güçlü konumunu hem de global büyüme hedeflerini destekleyen yatırımlarıyla sektör liderliğini daha da güçlendiriyor.
#UlusoyUn #EkonomiHaberleri #Anadolunun500ü #GıdaSektörü #UnSanayi #SamsunSanayi #TürkiyeEkonomisi #ŞirketHaberleri #SanayiVeÜretim
Ege Bölgesi’nin İhracatı Kasımda %7,3 geriledi
Türkiye’nin ihracatında ikinci büyük bölge konumundaki Ege Bölgesi, kasım ayında ihracatta düşüş yaşadı. Bölgenin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %7,3 azalarak 3,7 milyar dolardan 3,4 milyar dolara geriledi. Böylece Ege’nin kasım ayı kaybı 270 milyon dolar oldu.
Ticaret Bakanlığı’nın açıkladığı Kasım Ayı Faaliyet İlleri İhracat İstatistikleri’ne göre Türkiye’nin toplam ihracatı kasımda %2,2 artışla 22,7 milyar dolara yükselirken, Ege Bölgesi ülke genelinden ayrışarak düşüş kaydetti. Bu gerilemede, bölgenin ihracat lokomotifleri olan İzmir, Manisa ve Denizli’nin performansındaki düşüş etkili oldu.
Ege İhracatçı Birlikleri’nin verilerine göre bölgenin 11 aylık ihracatı ise %1 artışla 39,9 milyar dolara çıktı.
İllerin Kasım Ayı İhracat Performansı
İzmir – %11 düşüş
İzmir’in kasım ayı ihracatı 1,76 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre %11 gerileyen şehir, 11 aylık dönemde 21,6 milyar dolar ile Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü ili olmayı sürdürdü. İzmir, Ege Bölgesi ihracatının %54’ünü tek başına gerçekleştirdi.
Manisa – %9,3 düşüş
Manisa kasım ayında 608 milyon dolar ihracat yaptı. Yıllık bazda %9,3 düşüş yaşayan ilin 11 aylık ihracatı da %3 azalarak 6,78 milyar dolara geriledi.
Denizli – %1,8 düşüş
Denizli kasımda 359,6 milyon dolar ihracat yaptı. Aylık bazda düşüş yaşansa da şehir, 11 aylık dönemde %5,4 artışla 4,1 milyar dolara ulaştı.
Bölgedeki Diğer İllerin Performansı
Balıkesir: Kasımda %1,5 artışla 233 milyon dolar; 11 ayda %2,7 artışla 2,29 milyar dolar. 2025 sonunda 2,5 milyar dolar hedefleniyor.
Aydın: Kasımda %3,3 düşüşle 176 milyon dolar; 11 ayda %5 artışla 1,74 milyar dolar.
Muğla: Kasımda %9 artışla 119 milyon dolar; 11 ayda %8,5 artışla 1,27 milyar dolar. Bölgenin ihracat artış rekortmeni oldu.
Kütahya: Kasımda %4,3 düşüşle 78,3 milyon dolar; 11 ayda %2,7 artışla 881 milyon dolar. 1 milyar dolar hedefi 2026’ya kaldı.
Afyonkarahisar: Kasımda %7 artışla 50 milyon dolar; 11 ayda %21,6 artışla 770 milyon dolar. Bölgenin çift haneli büyüyen tek ili oldu.
Uşak: Kasımda %8,4 artışla 44,4 milyon dolar; 11 ayda %4,7 artışla 425,7 milyon dolar.
Eskinazi: “2026 fırsat yılı olabilir, doğru adımlar atılmalı”
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Türkiye’nin ihracat iklimindeki iyileşmeye rağmen ihracatçıların kur baskısı nedeniyle rekabet gücü kaybettiğini belirtti.
Eskinazi, İSO İhracat İklimi Endeksi’nin kasımda 52,4 seviyesinde olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:
“En büyük 10 pazarımızın sekizinde ekonomik aktivite artarken bizim ihracatımız %7 azalıyor. 3 yıldır enflasyonun çok gerisinde kalan döviz kurlarıyla rekabetçi olmamız mümkün değil. Maliyet baskısı hafifletilirse 2026 ihracatta toparlanma yılı olabilir.”
#Egeİhracat #EkonomiHaberleri #DışTicaret #İhracatRaporu #İzmir #Manisa #Denizli #EİB #TürkiyeEkonomisi #Kasım2025 #SanayiVeİhracat
Horoz Lojistik’ten Otizmli bireyler için örnek istihdam hamlesi
Horoz Lojistik, Tohum Otizm Vakfı ile “Birlikte Daha İyi” projesini hayata geçirerek otizmli bireylerin lojistik sektöründe sürdürülebilir istihdamını destekleyecek önemli bir adım attı. Türkiye’de İŞKUR destekli bu model, sektör için bir ilk olma özelliği taşıyor.
Projenin imza töreni Horoz Lojistik’in Çerkezköy deposunda gerçekleştirildi. Törene şirket yöneticileri, Tohum Otizm Vakfı temsilcileri ve İŞKUR yetkilileri katıldı. Konuşmalarda kapsayıcı istihdamın hem toplumsal hem de kurumsal faydalarına dikkat çekildi.
Horoz Lojistik yöneticileri, projenin şirketin kapsayıcılık kültürünü güçlendirdiğini ve diğer tesislere de yayılacağını vurgularken; Tohum Otizm Vakfı Başkanı Aylin Sezgin, iş dünyasının bu alandaki adımlarının otizmli bireylerin topluma katılımını hızlandırdığını belirtti. İŞKUR yetkilileri ise destekli istihdam projelerinin aileler ve çalışanlar için yarattığı olumlu etkilerin altını çizdi.
Proje, iş koçluğu, görev uyarlamaları, çalışan farkındalığı ve kapsayıcı kurum kültürü gibi unsurları bir araya getirerek otizmli bireylerin iş hayatında bağımsızlaşmasını hedefleyen bir model sunuyor.
#Kapsayıcıİstihdam #HorozLojistik #TohumOtizmVakfı #BirlikteDahaİyi #OtizmFarkındalığı #Destekliİstihdam #LojistikSektörü