Roca Grup’tan 2026’da %10 büyüme hedefiyle Türkiye ve globalde yatırım hamlesi

Banyolarda teknoloji ve tasarımı buluşturan Roca Grup, 2025 yılında üretim altyapısına yaptığı yatırımlar ve yeni bayi açılışlarıyla Türkiye pazarındaki büyümesini sürdürdü. Roca Türkiye Genel Müdürü Dr. Murat Özyamanoğlu, 2026’da yeşil dönüşüm, modernizasyon ve kapasite artışına odaklanacaklarını açıkladı.

Globalde 78 üretim tesisi ve 20 binden fazla çalışanıyla lider konumda olan grup, İtalya’da Antonio Lupi Design’ın çoğunluk hissesini satın almak üzere anlaşmaya vardı. Orta Asya’da ise Kazakistan Kızılorda’da yeni üretim tesisiyle büyümesini destekleyecek.

Enerji tasarrufu ve çevre dostu üretim süreçlerine öncelik veren Roca, 2025’i bütçenin %4 üzerinde kapatmayı öngörürken, 2026 için enflasyon ve kur farkından arındırılmış %10 büyüme hedefi koydu.

 

#RocaGrup #EkonomiHaberleri #YeşilDönüşüm #SürdürülebilirYatırım #GlobalBüyüme #TürkiyeEkonomisi #BanyoTasarımı #İnovasyon #KapasiteArtışı #EkonomiGündemi

OlivetoLive ile Türk zeytinyağına ihracatta yeni güç

Türk zeytincilik sektörü, son yıllarda yaşanan ihracat daralmasına karşı güçlerini Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği öncülüğünde hayata geçirilen “OlivetoLive” UR-GE Projesi ile birleştiriyor.

Ticaret Bakanlığı tarafından %75 oranında desteklenen proje, ihracatçı firmaların kümelenerek yetkinliklerini artırmasını, ortak pazarlama faaliyetleriyle rekabet gücünü yükseltmesini hedefliyor. Üç yıl sürecek proje kapsamında eğitimler, danışmanlık hizmetleri, fuar ziyaretleri ve yurt dışı pazarlama etkinlikleri öne çıkacak.

Birlik Başkanı Emre Uygun, ihracatta yaşanan %80’lik düşüşe dikkat çekerek, “Bu kışın elbet bir baharı olacak. Sektör olarak birlikte hareket ederek yaralarımızı sarmak istiyoruz” dedi.

Firmaların projeye katılım için 15 Ocak 2026 tarihine kadar başvuru yapmaları gerekiyor. “OlivetoLive”, Türk zeytinyağını yeniden dünya sofralarında güçlü bir marka haline getirmeyi amaçlıyor.

#OlivetoLive #Zeytinyağı #EkonomiHaberleri #URGEProjesi #TürkZeytini #GastronomiEkonomisi #İhracat #EgeZeytin #SürdürülebilirTarım #GurmeTurizm

Zorlu Enerji’den 100 genç kadına liderlik yolculuğu

Zorlu Enerji, Turkishe ve YeniBirLider iş birliğiyle hayata geçirilen “Liderlikte Kadın Yüz’ü” Programı, Türkiye’nin farklı bölgelerinden seçilen 100 genç kadını 8 ay sürecek eğitim, mentorluk ve rol model buluşmalarıyla liderliğe hazırlıyor.

Program, Zorlu Enerji’nin Akıllı Hayat 2030 vizyonu ve Eşit Bi’Hayat yaklaşımıyla uyumlu olarak tasarlandı. Katılımcılar; Mini MBA formatında eğitimler, girişimcilik odaklı proje geliştirme süreçleri ve C-level yöneticilerden mentorluk desteğiyle çok boyutlu bir gelişim yolculuğuna çıkacak.

Enerji sektöründe kadın istihdam oranı Türkiye genelinde %12 seviyesinde bulunurken, Zorlu Enerji bu oranı kurum bünyesinde %26’ya taşıdı ve 2030’a kadar %30’un üzerine çıkmayı hedefliyor. CEO Elif Yener, programın genç kadınların potansiyelini görünür kılmayı ve karar alma süreçlerine daha güçlü katılımını desteklediğini vurguladı.

Programın sosyal etkisi, SROI modeliyle ölçülerek ölçeklenebilir bir yapıya dönüştürülecek. Bu girişim, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinin güçlü bir örneği olarak genç kadın liderliğini destekleyen kapsayıcı bir gelecek vizyonuna katkı sunuyor.

#ZorluEnerji #KadınLiderler #EkonomiHaberleri #Mentorluk #EşitBiHayat #AkıllıHayat2030 #Kadınİstihdamı #LiderlikteKadınYüzü #SürdürülebilirGelecek #EkonomiVeToplum

Mandalina ihracatı 615 milyon dolarla rekor kırdı

Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında lider ürünü mandalina, 2025 yılında tarihi bir başarıya imza attı. Ekim ayında 114 milyon dolar, Kasım ayında ise 239 milyon dolarlık ihracatla yükselişini sürdüren mandalina, yılın ilk 11 ayında 615 milyon dolarlık rekor ihracat gerçekleştirdi.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2025 yılında tarih yazıyoruz. Aralık ayı ile birlikte 750–800 milyon dolara ulaşacağız. 2026’dan itibaren yıllık 1 milyar doları aşmayı hedefliyoruz” dedi.

Miktar bazında ihracat yüzde 18 artışla 690 bin tona çıkarken, mandalina 2025’te domates ve limonu geride bırakarak açık ara lider oldu.

İhracat pazarlarında Rusya 239 milyon dolarla zirvede, Irak ise yüzde 406’lık artışla 203 milyon dolara ulaşarak ikinci sıraya yükseldi. Ukrayna ise 48 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı.

Bu performans, Türk mandalinasının hem gastronomi hem de ekonomi açısından küresel pazarda yükselen değerini bir kez daha ortaya koydu.

Son 10 yıllık mandalina ihracat rakamları

2015    298 milyon dolar

2016     312 milyon dolar

2017     351 milyon dolar

2018     311 milyon dolar

2019     347 milyon dolar

2020     437 milyon dolar

2021     453 milyon dolar

2022     463 milyon dolar

2023     575 milyon dolar

2024     475 milyon dolar

2025    615 milyon dolar*

*2025 yılı verileri 11 aylıktır.

#Mandalinaİhracatı #TürkMandalinası #GastronomiEkonomisi #YaşMeyveSebze #İhracatRekoru #Rusya #Irak #Ukrayna #TarımEkonomisi #GurmeTurizm

Yeni SES modeli ekonomik gerçekliği daha net ölçüyor

Türkiye’de pazarlama, medya ve araştırma sektörlerinin ortak ihtiyacını karşılamak amacıyla yürütülen kapsamlı Sosyo-Ekonomik Statü (SES) Güncellemesi Araştırması tamamlandı. Reklamverenler Derneği, Reklamcılar Derneği, TİAK, IAB Türkiye, RİAK, ARVAK, MMA Türkiye ve TÜAD’ın ortak finansmanıyla gerçekleştirilen çalışma, 12 Aralık 2025’te sektörle tanıtılacak.

Türkiye Araştırmacılar Derneği koordinasyonunda dört yıldır sürdürülen çalışma; ihtiyaç analizlerinden uluslararası örneklerin incelenmesine, paydaş görüşlerinin toplanmasından meslek gruplarının genişletilmesine kadar birçok başlıkta kapsamlı bir geliştirme süreci içeriyor. Yeni model, mevcut sistemdeki meslek ve eğitim temelli iki boyutlu yapıyı genişleterek hane gelirini ve ekonomik statüyü yansıtan objektif göstergeleri de SES tanımına dahil ediyor.

Araştırma kapsamında 26 bölgede 21.000 adres taraması ve 6.300 görüşme gerçekleştirildi. İstatistik komitesinin analizleri, 2025 boyunca yürütülen toplantılar ve validasyon süreçleriyle son haline getirildi. TÜİK’in Mekânsal Adres Kayıt Sistemi’ni (MAKS) kullanmaya başlamasıyla birlikte Türkiye’nin fiili kent–kır yapısını daha doğru yansıtan “yoğun kent, orta yoğun kent ve kır” sınıflaması oluşturuldu. Buna göre nüfusun %67,2’si yoğun kent, %15,5’i orta yoğun kent, %17,2’si ise kır bölgelerinde yaşıyor.

Yeni modelde meslek sorgulaması uzun listeler yerine aşamalı sorgulama yöntemiyle yapılırken, hane gelirine ilişkin sorular bireysel beyana değil, somut varlık bilgisine dayalı objektif veri noktalarına dönüştürüldü. Tüm değişkenlerin ağırlık katsayıları hesaplanarak hanelere skorlar atandı ve SES grupları bu skorlar üzerinden yeniden tanımlandı.

Araştırmanın “yoğun kent” sonuçlarına göre SES dağılımı şöyle gerçekleşti:

ABC1: %43,9

AB: %21,5

C1: %22,4

C2: %32,5

DE: %23,7

TİAK’ın 2026’da tamamlanacak Veri Tabanı Araştırması’nın ardından orta yoğun ve kır bölgelerini kapsayan tüm Türkiye SES sonuçları kamuoyuyla paylaşılacak. TÜAD, yeni SES yapısının araştırma, pazarlama ve medya planlama süreçlerinde daha doğru hedefleme ve daha sağlıklı karar alma açısından kritik bir katkı sağlayacağını vurguluyor.

#SES2025 #Ekonomi #Pazarlama #Medya #AraştırmaSektörü #TÜAD #TİAK #SosyoEkonomikStatü #YoğunKent #TürkiyeEkonomisi #VeriAnalitiği #PazarAraştırması

Türkiye Araştırmacılar Derneği

Epilepsinin en sinsi belirtisi: Sessiz ve kısa nöbetler!

Halk arasında sara hastalığı olarak bilinen epilepsi, beynin elektriksel aktivitesinin zaman zaman kontrolden çıkarak tekrarlayan nöbetlere yol açtığı nörolojik bir hastalık. Dünyada yaklaşık 65 milyon, Türkiye’de de yaklaşık bir milyon epilepsi hastası olduğu belirtiliyor.  Epilepsi ani gelişen nöbetler nedeniyle hastaların iş, aile ve sosyal yaşamlarında ciddi sorunlara neden olabilirken, nadiren de olsa yaşamı tehdit eden tablolara da yol açabiliyor.  Acıbadem Altunizade Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aykut Kural, oysa epilepsi nöbetlerinin doğru tanı ve kişiye özel tedaviyle çoğunlukla kontrol altına alınabildiğine dikkat çekerek, ”Ancak, tedaviden başarılı sonuç alınabilmesinde erken tanı büyük önem taşımaktadır. Erken tanı ile nöbetler daha hızlı kontrol altına alınmakta, nöbetlerin direnç kazanmaları ve beynin tekrarlayan nöbetlerden zarar görmesi önlenebilmektedir. Bunlar sayesinde hastalarımızın çoğu nöbetsiz bir yaşam sürebilmekte ve eğitim ile iş yaşamlarına sorunsuz devam edebilmektedirler. Erken tanı için özellikle gözden kaçabilen belirtilerin bilinmesi ve zaman kaybetmeden hekime başvurulması çok değerlidir” diyor.

 “Dalgın bakışlar” epilepsi sinyali olabilir!

Epilepsi nöbetleri denildiğinde aklımıza ilk olarak ’ağızdan gelen köpükler, bilinç kaybı ve sert kasılmalar’ geliyor. Yaygın inanışın aksine, her epilepsi nöbeti bu şekilde gerçekleşmiyor. Epilepside birçok farklı nöbet tipi mevcut. Belirtiler sorunun beynin hangi bölgesinde başladığı ve ne hızla yayıldığıyla ilgili olarak gelişiyor. Bilinç kaybı, kasılma, dalma, uykuda ani sıçrama, konuşmanın durması, kötü koku duyulması veya déjà-vu gibi tuhaf hisler, epilepsinin en sık görülen belirtilerinden. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aykut Kural, aslında nöbetlerin toplum tarafından bilinmeyen pek çok sinyali de olduğuna işaret ederek, ”Sadece saniyeler süren kısa donakalma, dalgın bakışlar ve sıçrama nöbetleri de epilepside sık görülür ve çoğu zaman fark edilmez. Bu belirtilerin gözden kaçması ise tanıyı ve tedaviyi geciktirmektedir” diye konuşuyor.

Uzayan nöbetlerde her dakika çok kritik!

Epilepsi nöbetlerinin çoğu 1–2 dakika içinde geçiyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aykut Kural, ancak 5 dakikadan uzun süren nöbetlerde acil müdahalenin son derece önemli olduğunu vurgulayarak ”Zira, nöbet süresi uzadıkça beynin oksijensiz kalmasına bağlı olarak kalıcı beyin hasarı riski artmaktadır. Bu nedenle, uzayan nöbetlerde her dakika çok kritiktir” uyarısında bulunuyor.

Yapay zeka destekli analizler tanıyı güçlendiriyor

Epilepsinin en yaygın nedenlerini genetik yatkınlık, doğum sırasında oksijen yetersizliği, inme, travma, beyin tümörleri, enfeksiyonlar ve yapısal beyin bozuklukları oluşturuyor. Bazı hastalarda ise belirgin bir neden saptanamayabiliyor ve bu tablo ”idiopatik epilepsi” olarak tanımlanıyor. Epilepsi hastalığında beynin elektriksel sinyallerini kaydederek anormal paternleri gösteren elektroensefalografi (EEG) temel tanı yöntemi olarak kullanılıyor. Gerekli durumlarda manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve video-EEG yöntemlerine başvuruluyor. Yapay zekâ destekli EEG analizleri tanıyı güçlendiriyor ve tedaviyi hastaya özel hale getiriyor.

Tedaviyle nöbetsiz bir yaşam mümkün!

Günümüzde epilepsi tedavisinden oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor. Tedavide amaç nöbetleri tamamen durdurmak ve yan etkisiz bir yaşam sağlamak. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Aykut Kural, epilepsi hastalarının yüzde 65–70’inin doğru ilaç tedavisiyle tamamen nöbetsiz bir yaşam sürebildiklerini vurguluyor.

#Epilepsi #EpilepsiFarkındalık #SessizNöbetler #AbsansNöbeti #DalgınBakışlar #SaraHastalığı #Nöroloji #ErkenTanı #SağlıkHaberleri #NöbetBelirtileri #BeyinSağlığı #Acıbadem #MustafaAykutKural #SağlıktaFarkındalık #TürkiyeSağlık #EpilepsiNedir #EpilepsiİleYaşam #EpilepsiTedavisi #SağlıkGündemi #HastalıkBelirtileri #SağlıkBilinci #ToplumSağlığı