Estée Lauder Companies Türkiye’ye yeni genel müdür

Estée Lauder Companies Türkiye’ye yeni genel müdür

Nazlı (Koruyan) Altıpat’ın 1 Ocak 2024 tarihi itibarıyla Estée Lauder Şirketleri Türkiye Genel Müdürü olarak yeni görevine başladı.

Nazlı Koruyan Altıpat kimdir?

2011 yılında Aveda Marka Müdürü olarak Estée Lauder Şirketleri Türkiye’ye katılan Nazlı Altıpat, 2018 yılında M.A.C Cosmetics Türkiye Marka Müdürü görevini üstlendi. 2020–2022 yılları arasında mevcut pozisyonuna ek olarak, Virtual Selling Lideri sorumluluğunu da alan Nazlı Altıpat 2021 yılının Nisan ayından bu yana M.A.C ve Bobbi Brown Marka Direktörü olarak görev yaptı.

Son üç yılda M.A.C Cosmetics Türkiye’nin yıllık büyüme oranını her sene dolar bazında %30’un üzerinde artırarak, önemli bir başarıya imza atan Altıpat, kavramsal pazarlamaya ve perakende uygulamalarında mükemmelliğe öncülük etti. Ayrıca M.A.C Cosmetics Türkiye’nin ilk kez tamamen Türkiye’de yaratılan #GösterRenklerini isimli iletişim kampanyasının da hayata geçmesine liderlik yaptı.

2020 yılının Mart ayından bu yana Estée Lauder Companies Türkiye Genel Müdürü olan İpek Ersavaş, M.A.C ve Too Faced markaları İngiltere ve İrlanda’dan sorumlu Başkan Yardımcısı / Genel Müdür pozisyonuna terfi alarak, mevcut görevini Nazlı Altıpat’a devretti. Nazlı Altıpat, dünyaca ünlü prestij güzellik sektöründeki geniş deneyim ve uzmanlığının yanı sıra, enerjik ve kapsayıcı liderlik vizyonuyla ve insanı önceliklendiren düşünce yapısıyla Estée Lauder Şirketleri’nin büyüme yolculuğuna değer katmaya devam edecek. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümü mezunu, evli ve iki çocuk annesi olan Altıpat, aynı zamanda aktif bir veteran basketbol oyuncusudur.

 

Bebek Otel menüsünü yeniledi

Bebek Otel menüsünü yeniledi

Bebek Otel by The Stay, eşsiz manzarası, keyifli anlara eşlik eden müzikleri ve yenilenen menüsü ile misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.

Bebek Otel by The Stay, mevsim geçişini restaurant menüsüne yansıttı. Yenilenen menüsü, uluslararası mutfağın etkileyici dokunuşlarından ilham almanın yanı sıra, geleneksel Türk lezzetlerini de modern ve yaratıcı bir yaklaşımla birleştiriyor.

Sürdürülebilirlik ilkesine tamamen bağlı kalarak, Muğla’nın yerel üreticilerinden tedarik ettiği eşsiz bal ve %100 manda sütünden elde edilen kaymak ile Türk kahvaltısının benzersiz lezzetlerini sunarken, öğlen ve akşam buluşmaları için hazırlanan yemekler, her tercihe ve damak zevkine uygun bir lezzet seçkisi sunuyor.

Bebek Otel Executive Chef’i İsmail Yıldırım, özellikle kış ayları için özel olarak hazırlanan menü hakkında şunları belirtiyor: “Her tabakta bir hikâye gizli. İlhamımız çok çeşitli kaynaklardan geliyor; kültür, aile, sanat eserleri, seyahatler ve modern sanat. Menü ve yemek tasarımı sürecinde mevsim ürünlerini kullanmaya, doğal ve organik ürünleri tercih etmeye, misafirlerin beklentilerini karşılamaya ve sürdürülebilir bir yaklaşım benimsemeye özen gösteriyoruz. Teruar’a, bir diğer deyişle bölgenin tadına yürekten inanan birisiyim. Sonsuz saygı duyduğum dünya üzerinde var olan klasik reçetelere de kendime özgü eklemeler ve dokunuşlar yapmayı seviyorum. Yemeğin tadı kadar görselliği de bizim için önemli. Menüyü tasarlamaya başladığımız ilk anda renkler ve dokuları canlandırıp tabağın son halini mutfakta yaratıyoruz” dedi.

Bilgi: +90 538 487 18 46

“Türk evlatları istilaya karşı tepkilerini ifade ediyor”

Prof. Dr. Ümit Özdağ: Bu sessiz istiladan rahatsız olan vatansever Türk evlatları bu istilaya karşı tepkilerini sosyal medyada demokratik hukuk devletinin kuralları içerisinde ifade edince ülkemizi bu sessiz istilaya açan saray rejiminin bu insanları susturmak için ve toplumu bu konuda suskunluğa ve yılgınlığa itmek için sessiz istila karşısında sessiz kalmalarını sağlamak için bir dizi tutuklama yaptığını gördük. Bu tutuklamaların hedefinde Zafer Partisi’nin ve Zafer Partisi’nin istilaya karşı direnişinin olduğunu biliyoruz. Tutuklamalar başlar başlamaz yapmış olduğumuz basın toplantısında şunu söylemiştik, “Birbirimizi doğru anlayalım. Bizi öldürmedikçe susturamazsınız.” Biz hala aynı noktadayız. Atatürk’ün kurmuş olduğu cumhuriyeti yıktırmayacağız. Türkiye’yi istila ettirmeyeceğiz. 13 milyon sığınmacı ve kaçağı vatanlarına geri yollayacağız.

Bugün görülen davada bu istilaya karşı çıkan şerefli Türk evlatları mahkeme tarafından tahliye edildiler.
Bugün görülen davada bu istilaya karşı çıkan şerefli Türk evlatları mahkeme tarafından tahliye edildiler. Biz bunu bir zafer olarak görmüyoruz. Esasen bu insanların üç aydan beri hapishanede tutuluyor olması dahi kabul edilemez. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Ege adlı bir genç bir itiş kakıştan sonra tutuklandıysa, Ege’nin tutuklanması da kabul edilemez. Çünkü Ege’nin yapmış olduğu, göstermiş olduğu tepki fiili eyleme dönüştüğü andan itibaren tasvip etmediğimiz bir eylem ama bu Ege’nin milli hislerle hareket ettiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Üstelik polisin yanında Ege’ye saldırı oluyor. Ege’ye saldıran tutuklanmıyor fakat Ege yasaya aykırı olarak tutuklanıyor. Bu mu adalet? Herkese eşitlik bu mu?
Bu ülkede cumhuriyeti savunursan kuruluş esaslarını savunursan eşit değil baskı altındasın ama cumhuriyeti yıkmaktan bahsedersen, örtülü istilayı desteklemekten bahsedersen kapılar önünde açılıyor. Biz, Zafer Partisi olarak bundan sonra da şimdiye kadar olduğu gibi Türkiye’nin Atatürk çizgisinde kuruluş felsefesi üzerinde 21. Yüzyıla doğru ilerleme mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz. Örtülü istilaya da aynı kararlılıkla karşı çıkacağız.
Siz baskı yaptıkça Zafer Partisi büyüyor
Bu tür saldırılar, bu tür baskı politikaları bizi yıldırmıyor. Siz baskı yaptıkça Zafer Partisi büyüyor. Evet, bakın bugün Türkiye’nin dört bir yanından buraya yüzlerce insan Zafer Partili geldiler ve tavırlarını ortaya koydular. Bundan sonra baskı yaparsanız on binlerce daha sonra yüz binlerce insan gelecek. Yol yakınken bu yanlış yoldan geri dönün. Sığınmacıları, işgalcileri vatanlarına yollamak için Türkiye artık hazırlıklara başlasın. Bu kadar gerilim, istila, toplumsal kutuplaşma Türkiye’nin hayrına olmadığı açık. Zafer Partisi üzerine düşenin fazlasını yapıyor. Artık sıra AKP’nin de üstüne düşeni yapması ve toplumsal kutuplaşmayı bitirmek için hukuk devletinin kurallarını uygulaması, başka bir şey istemiyoruz. Mevcut anayasaya sadık olması, başka bir şey istemiyoruz.

Yaz saati uygulamasından vazgeçmiyor, bu ısrar neden?

Yaz saati uygulamasından vazgeçmiyor, bu ısrar neden?

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili ve Doğa ve Çevre Politikaları Başkanı Evrim Rızvanoğlu ile DEVA Partisi Şişli Belediye Başkan Adayı Benan Şenbayram İstanbul Mecidiyeköy’de, kalıcı yaz saati uygulaması sebebiyle karanlıkta işe ve okula gitmek zorunda kalan vatandaşlarla bir araya geldi.

“Her kesimin tek beklentisi, kalıcı yaz saati uygulamasından vazgeçilsin!”

İstanbul Mecidiyeköy’de sahaya çıkan DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, “Bugün, senenin ilk iş ve ilkokul gününde saat 07.00’den itibaren İstanbul Mecidiyeköy metrobüs durağındaydık. Kalıcı yaz saati uygulaması sebebiyle karanlıkta işe, okula gitmek zorunda kalan vatandaşlarımızın sorunlarını dinledik. Vatandaşlar “İşe karanlıkta gidiyoruz, karanlıkta dönüyoruz” diyor. Her kesimin tek beklentisi, kalıcı yaz saati uygulamasından vazgeçilsin!” ifadelerini kullandı.

”Karanlıkta bekleyen herkesin sesi olarak iktidara sesleniyorum”

Milletvekili Rızvanoğlu, metrobüs bekleyen vatandaşlarla sohbet ettikten sonra iktidara çağrıda bulunarak: “İktidar tam yedi yıldır kalıcı yaz saati uygulamasından vazgeçmiyor. Biz de soruyoruz, bu ısrar ne için? Şu an hava hala karanlık, ancak çocuklar, veliler, çalışanlar, kadınlar, yaşlılar, engelliler sokakta. Biz de hemen hemen herkesle bu konuyu konuştuk. Karanlıkta bekleyen herkesin sesi olarak iktidara tam buradan, bu saatte sesleniyorum; Bu karanlıkta aileler çocuklarını okula nasıl yalnız göndersin, kadınlar nasıl korkmadan işe gitsin? Peki ya engelliler ve yaşlılar… Onların yaşadığı güçlüğü düşündünüz mü? Toplumun geniş kesimlerinden yükselen sesi duymuyor musunuz? Bu uygulama vatandaşları mutsuz ediyor hiç mi umursamıyorsunuz? Hiç sanmıyoruz çünkü siz vatandaştan kopalı uzun zaman oldu.” açıklamasında bulundu.

“Sayın Bakan, bir gün de işe erken gitmeye çalışın”

Açıklamalarında, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a çağrıda bulunan Milletvekili Rızvanoğlu,” Sayın Bakan, bir gün de işe erken gitmeye çalışın. Karanlıkta bakanlık binasına doğru ilerlerken belki vatandaşların nasıl bir eziyet çektiğini görürsünüz. Çünkü sizin inada bildirdiğiniz bu kalıcı yaz saati uygulamanız yüzünden, kadınlar karanlıkta korkarak otobüs duraklarına yürüyor, emektarlarımız, memurlarımız işe gitmek için karanlıkta araç bekliyor. Ebeveynler, çocuklarını karanlıkta okula götürmeye zorunda kalıyor.” İfadelerini kullandı.

Rızvanoğlu, ”Bugün bir kere daha yüksek sesle yineliyoruz kalıcı yaz saati uygulamasına son verilsin.” sözleriyle açıklamalarını sonlandırdı.

2. Dönem İcra Kurulu Başkanı Arif Emre Ünal oldu

Global marka olma hedefleri doğrultusunda 2023 yılında Co-CEO yönetim sistemine geçen Arzum’un İcra Kurulu Başkanlığı’nda 2. Dönem İcra Kurulu Başkanı Arif Emre Ünal oldu.

Yönetim sistemi gereği üç üst düzey yöneticinin birer yıl arayla İcra Kurulu Başkanlığı görevini üstlendiği sistemde Arzum Teknoloji, Ürün ve Tedarik Zincirinden Sorumlu Genel Müdür Arif Emre Ünal, İcra Kurulu Başkanlığı’nı Arda Altınok’tan devraldı. 2025 yılında ise İcra Kurulu Başkanlığı görevini Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Serhan Giray yürütecek.

Diğer genel müdürler de sorumlu oldukları alanlarda görevlerine devam edecekler. Buna göre, Arda Altınok Mali ve Kurumsal İşlerden Sorumlu Genel Müdür, Serhan Giray ise Ticaretten Sorumlu Genel Müdür olarak görev yapmaya devam edecek.

Arif Emre Ünal kimdir?

2002 yıllında İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Arif Emre Ünal, 2002-2005 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde Mühendislik ve Teknoloji Yönetimi Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimi aldı. 2014-2015 yılları arasında İstanbul Üniversitesi MBA Programı’nı Onur Derecesi ile tamamladı. 2005 ila 2010 yılları arasında Arkas Holding’de Bilgi Teknolojileri Müdürlüğü görevini üstlenen Ünal, 2010 ila 2012 yılları arasında McCann Worldgroup İstanbul’da Bilgi Teknolojileri Müdürü olarak görev yaptı. 2012 yılından bu yana Arzum’da çeşitli roller üstlenen Arif Emre Ünal, Ocak 2023 itibarıyla Arzum Teknoloji, Ürün ve Tedarik Zincirinden Sorumlu Genel Müdürlüğü görevini yürütmektedir.

Hamilelik öncesinde sağlık kontrolü şart!

Hamilelik kadınlar için en heyecanlı ve bir o kadar da mucizevi bir süreç kuşkusuz. Ancak anne olmaya karar verdiğinizde hekiminizle mutlaka ön görüşme için randevu alın. Zira, psikolojik olarak hamileliğe ne kadar hazır olsanız da bebeğiniz ve kendi sağlığınız için yapmanız gereken çok önemli şeyler var; örneğin jinekolojik muayene olmak ve bazı yaşam alışkanlıklarınızı değiştirmek gibi! Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gülay Beydilli Nacak, anne adaylarının korunmayı bırakmadan 3-4 ay önce hamilelik öncesi danışmanlık almalarının son derece önemli olduğuna işaret ederek,  “Hamileliğin planlı olması bu sürecin daha sağlıklı geçmesini, ileride karşılaşılacak olan zorlukların daha kolay ve bilinçli atlatılmasını sağlıyor. Hamilelik öncesi danışmanlık ile anne ve bebeğin sağlığı optimize ediliyor, değiştirilebilir olan risk faktörleri önlenebiliyor. Ayrıca anne adayı sağlıklı hamilelik koşullarını sağlamak konusunda bilgilendiriliyor, böylece anne ve bebek için en iyi şartlar sağlanabiliyor” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gülay Beydilli Nacak, anne olmaya karar verdiğinizde dikkat etmeniz gereken 10 önemli kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Dr. Gülay Beydilli Nacak

Dr. Gülay Beydilli Nacak

Hamilelik öncesinde danışmanlık alın

Hamile kalmadan önce; hamilelik öncesi değerlendirme, muayene ve tetkiklerin yapılması, varsa hastalıkların tedavi edilmesi, hamilelik öncesinde kullanmanız gereken vitaminler ve ilaçların belirlenmesi için mutlaka doktorunuzla görüşün. Zira diyabet, hipertansiyon, tiroit hastalıkları ile sağlıklı kiloda olmamak gibi birçok problem, doğurganlık ve hamilelik sonucunu etkileyebiliyor. Dolayısıyla bu problemlerin hamilelik öncesinde en iyi şekilde tedavi edilmeleri gerekiyor. Hamilelik öncesindeki değerlendirmede ayrıca aşılar gözden geçiriliyor, bağışıklık değerlendirilmesi yapılıyor, çeşitli tarama ve testler, gerekiyorsa cinsel yolla bulaşan enfeksiyon taraması yapılıyor. Bunların yanı sıra hamilelik öncesi yapılan pelvik muayene ile smear testi gibi testlerle hamilelik ve bebeğin sağlığını etkileyebilecek pek çok faktör değerlendiriliyor.

Her gün 400 mikrogram folik asit şart!

Vücudumuzdaki hücreler sağlıklı büyümeleri ve gelişmeleri için B vitamini olan folik aside ihtiyaç duyuyorlar. Hamilelikten en az bir ay önce ve hamilelik sırasında vücudunuzda yeterli miktarda folik asit bulunması, gelişmekte olan bebeğinizin beyninde ve omurgasında meydana gelebilecek büyük doğum kusurlarını (anensefali ve spina bifida) önlemeye yardımcı olabiliyor. Dr. Gülay Beydilli Nacak, “Bu nedenle hamile kalmadan önce folat açısından zengin bir diyete ek olarak, her gün 400 mikrogram folik asit almayı ihmal etmeyin” diyor.

Genetik danışmanlık önemli

Ailenizin sağlık geçmişine dayanarak doktorunuz sizi genetik danışmanlığa yönlendirebiliyor. Ayrıca hamile kalmada zorluk, birden fazla düşük, bebek ölümü, önceki hamilelik sırasında oluşan genetik bir rahatsızlık veya doğum kusuru durumunda, genetik danışmanlık gerekiyor. Dr. Gülay Beydilli Nacak, “Taşıyıcıysanız, kendinizde bu hastalık yoktur, ancak bebeğinize aktarabileceğiniz bir gen değişikliğiniz vardır. Hem siz hem de eşiniz aynı genetik hastalığı taşıyorsanız, bebeğinizin bu tabloya yakalanma riski artıyor” diyor. Hamilelikten önce test yaptırmanın bebeğinizin risklerini değerlendirmenize ve hamile kalma konusunda karar vermenize destek verebileceğini belirten Dr. Gülay Beydilli Nacak, “Kistik fibroz, spinal müsküler atrofi, talasemi ve kırılgan x sendromu, günümüzde sıklıkla taşıyıcılık taraması yapılan genetik hastalıkları oluşturuyor” bilgisini veriyor.

Dr. Gülay Beydilli Nacak

Sigara ve alkolden uzak durun

Sigara ve alkol tüketimi; erken doğum, doğum kusurları ile bebek ölümü gibi birçok ciddi soruna neden olabiliyor. Dolayısıyla sigara ile alkolü bırakmanız sizin ve bebeğinizin sağlığı için büyük önem taşıyor.

Toksik maddelerden korunun

Hamilelik sürecinde zararlı kimyasallar, çevresel kirleticiler, bazı metaller, gübreler, böcek ilaçları, kedi veya kemirgen dışkısı gibi toksik maddelerden kaçınmanız çok önemli.  Dr. Gülay Beydilli Nacak, bu kimyasallar ve toksik maddelerin erkek ile kadınların üreme sistemlerine zarar verebileceğine işaret ederek, “Hamilelik, bebeklik, çocukluk veya ergenlik döneminde toksik maddelere küçük miktarlarda bile maruz kalmak çeşitli hastalıklara yol açabiliyor. Bunun sonucunda hamile kalmayı zorlaştırabiliyor” diyor.

Sağlıklı kilonuza ulaşın

Obezite sorunu yaşayan kadınlar hamilelik sürecinde; yüksek tansiyon, hamileliğe bağlı diyabet ve doğum travmaları gibi komplikasyon gelişimi, kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve bazı kanserler (rahim, meme ve kolon) dahil olmak üzere, birçok ciddi hastalıklarda daha yüksek risk altında oluyorlar. Tam aksine düşük kilolu kadınlar da aynı riski taşıyorlar. Dolayısıyla obezite veya düşük kilo sorununuz varsa, hamile kalmadan önce sağlıklı kilonuza ulaşmanın ve bu kiloyu korumanın yolları hakkında doktorunuzla konuşun.

Korunmayı bırakın

Doğum kontrol hapı kullanıyorsanız, yumurtlamanın normale dönmesi birkaç ay alabiliyor. Dolayısıyla hamile kalmayı düşündüğünüz tarihten itibaren ilacı bırakmanızda fayda var. Bu, vücudunuzun birkaç normal adet döngüsüne sahip olmasını sağlıyor. Hamilelikten önce normal döngülere sahip olmak, hamile kaldığınızda son adet tarihinin belirlemesine yardımcı olabiliyor. Spiralin ise çıkarıldıktan hemen sonra doğum kontrolü etkisi ortadan kalkıyor.

Dr. Gülay Beydilli Nacak

Aşılarınızı yaptırın

Doğru aşıları doğru zamanda yaptırmak sağlıklı kalmanıza ve bebeğinizi yaşamının ilk birkaç ayında bazı hastalıklardan korumanıza yardımcı olabiliyor. Kızamıkçık (Rubella) hamilelik sırasında size ve bebeğinize zarar verebiliyor. Dolayısıyla bağışıklığınız yok ise hamile kalmadan önce aşılarınızı yaptırmayı ihmal etmeyin.

Ağız ve diş sağlığınızdan emin olun

Hamilelik öncesinde ve hamilelik sırasında düzenli diş kontrollerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin. Zira bazı çalışmalar, diş eti hastalığı ile prematüre veya düşük doğum ağırlıklı bebeğe sahip olmak arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Dr. Gülay Beydilli Nacak, diş eti hastalığınız varsa hamilelikten önce tedavi olmanızın sizin ve bebeğinizin sağlık sorunlarını önleyebileceğine işaret ederek, “Diş hekiminize hamile kalmayı planladığınızı veya hamilelik sırasında gittiyseniz, hamile olduğunuzu mutlaka söyleyin” diyor.

Zihinsel sağlığınızı koruyun

“Ruh sağlığı; hayatla başa çıkarken nasıl düşündüğümüz, nasıl hissettiğimiz, nasıl davrandığımızdır ve fiziksel sağlığımız kadar önemlidir” uyarısında bulunan Dr. Gülay Beydilli Nacak, sözlerine şöyle devam ediyor: “Hamilelik hayatınızın en önemli dönemlerinden birisidir ve süreci en sağlıklı şekilde geçirmek için hayatınız hakkında iyi hissetmeniz ve kendinize değer vermeniz gerekiyor. Herkes bazen endişeli, üzgün veya stresli hissedebiliyor. Ancak bu duygular geçmiyorsa ve günlük yaşamınızı etkiliyorsa uzman yardımı almayı ihmal etmeyin”