Bizim Toptan ve g2m güçlerini birleştirdi

Bizim Toptan, bağlı bulunduğu Yıldız Holding’in Ev Dışı Tüketim sektöründeki şirketi g2m ile güçlerini birleştirdi.
Türkiye genelinde 40 yılı aşkın süredir dağıtım ve lojistik faaliyetleri yürüten g2m’yi bünyesine katan Bizim Toptan, sektörün lider oyuncusu konumunu güçlendirdi.
Bizim Toptan, bağlı bulunduğu Yıldız Holding’in EDT (Ev Dışı Tüketim) sektöründeki öncü şirketi g2m’yi devraldı. Yıldız Holding’in yüzde 90’ına sahip olduğu g2m hisselerinin tamamını hisse karşılığında devralan Bizim Toptan, bu işlem ile ödenmiş sermayesini 60 milyon TL’den 80 milyon 476 bin 074 TL’ye yükseltti.

Hüseyin Balcı: “EDT alanında açık ara lideriz”
Yeni yapılanma ile ilgili değerlendirmede bulunan Bizim Toptan CEO’su Hüseyin Balcı sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizin pazar erişimi en yüksek, en fazla işletmeye dokunan, en yaygın organize toptan marketiyiz. Bu konumumuz; 40 yılı geçen EDT sektörü tecrübesiyle birlikte çok geniş bir satış ve distribütörlük ağı bulunan g2m’nin bünyemize katılmasıyla daha da güçlendi. İki şirketin ürün portföyü, müşteri erişimi, depolama, tedarik ve lojistik kabiliyetlerinin birleşmesi ile daha kapsamlı bir faaliyet alanına sahip olduk. Bizim Toptan olarak toptan satış fiyatlarıyla müşterilerimize sunduğumuz gıdadan temizliğe binlerce üründen oluşan portföyümüz, g2m’nin özel markalı ürünleri ve distribütörlük hakkına sahip olduğu ulusal ve uluslararası markaların eklenmesiyle daha da genişledi. Çok kanallı satış ağımıza g2m’nin depo, dağıtım ve profesyonel EDT tecrübesi de eklendi. Yeni yapılanmayla birlikte ülkemizde EDT sektöründe açık ara lider konumda yer alıyoruz. Bu birleşmenin başta ülkemiz ve milletimiz olmak üzere Bizim Toptan, Yıldız Holding ve g2m ile tüm paydaşlar için hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Şampiyonlar kupalarını aldı

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu 2023 Gala Gecesi, TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde Zorlu PSM’de gerçekleştirildi.

2023 sezonunda ralli, pist, offroad,  baja, karting, drift, tırmanma ve klasik otomobil şampiyonalarında dereceye giren sporcu ve takımların ödüllerine kavuştuğu törene, spor, iş ve cemiyet hayatından birçok isim katıldı.

Her bir farklı kategoride dereceye giren sporculara ödülleri verildi.

Eren Üçlertoprağı

TOSFED’de yeni dönem

27 yıldır aynı kurumsal kimlik ve logo ile yoluna devam eden TOSFED, logosunu değiştirdi. Ay ve yıldızdan oluşan yeni logo sporcular ve spor kulüpleri tarafından beğeni topladı. Gecede yeni logonun tanıtımı yarış otomobili ve TOGG ile yapıldı.

93 Başarılı Organizasyon

Spor federasyonları başkanları arasında en genç başkan ünvanını taşıyan Eren Üçlertoprağı, genç sporcularının başarıları ve gerçekleştirdikleri Dünya Ralli Şampiyonası, Formula 1 gibi uluslararası başarılı organizasyonlar ile otomobil sporlarının, hem sportif hem de iletişim açısından büyük değer katarak ilerlediğini açıkladı.

Eren Üçlertoprağı

2024 Sezonu Sarıkamış Rallisi ile başlıyor

Başkan Üçlertoprağı; yeni sezonun ilk yarışını “Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan kurucu başkanımız merhum Oyman Atabay’ın adını vereceğimiz 2024 sezonuna, Şubat ayı sonunda, Sarıkamış Rallisi ile start vereceğiz. Farklı branşlardaki organizasyonlarımız ve sosyal sorumluluk projelerimiz ile hep birlikte ortak tutkumuz için daha da büyük bir şevkle çalışmaya devam edeceğiz.” sözleri ile duyurdu.

Haliç manzarası eşliğinde Sevgililer Günü

İstanbul’un en romantik manzaralarından, en güzel gün batımlarından birini sunan Haliç, Sevgililer Günü’nde Arça Restaurant & Grill’den izlenecek.

Çiftlere özel iki kişilik menüsüyle Sevgililer Günü’ne özel alternatif sunuyor.

Kişnişli, portakallı kerevizin iştah açıcı etkisiyle başlayan, kestaneli lahana dolmadan tahin soslu pancar mücveri ve Antakya usulü zahterli zeytin kavurmasına uzanan menü, sürpriz bir tatlıyla taçlanıyor.

Fiks menü tercih etmeyenler ise, önce Arça’nın özel kokteyllerini deneyebilir, menüden dilediklerini seçerek ister sevilen mezelerle rakı eşleşmesi ister dinlendirilmiş özel etlerle kırmızı şarap tercihi yaparak zevklerine uygun şekilde tadı damaklarından ve hafızalarından uzun süre silinmeyecek bir gece geçirebilirler.

Bilgi: 0212 800 12 46

Dünya, 2050’de 10 milyar nüfusu nasıl doyuracak?

“Sürdürülebilirlik, Gıdanın ve Gastronominin Geleceği” seminerinde bu sorunun yanıtı arandı.

2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyar kişiye ulaşacağı öngörülüyor. Aynı tarihlerde Türkiye nüfusunun ise 105 milyon civarında olacağı tahmin ediliyor. Günümüzün en temel meselerinden biri haline gelen gıdaya ulaşılabilirlik, gelecek için önemli riskleri beraberinde getiriyor. Altınbaş Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünde gerçekleştirilen “Sürdürülebilirlik, Gıdanın ve Gastronominin Geleceği” seminerinde, hızlı nüfus artışı karşısında gelecekte yeterli gıdaya ulaşmada sürdürülebilirliğin daha da önem kazanacağı ifade edildi. Bu kapsamda alınabilecek önlemler konusunda da uyarılarda bulunuldu.

“Dünyada üretilen gıdanın 1/3’ü ziyan oluyor”

Altınbaş Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özge Seçmeler’in moderatörlüğünü yaptığı seminerin konuğu, Gıda Hijyeni ve Güvenliği Uzmanı, Altınbaş Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Nezih Besim Müftügil idi. Turkish DO&CO’nun danışmanlığını da yapan Prof. Dr. Nezih Besim Müftügil, gıda zincirindeki üretim – tüketim sürecinde çok fazla atığın oluştuğuna dikkat çekti. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre; dünyada üretilen gıdanın 1/3’ünün daha tüketilmeden ziyan olduğuna işaret etti. Ülkemizde de gıda kayıplarının gıda cinsine göre %25-40 arasında olduğu belirten Prof. Dr. Nezih Besim Müftügil, “Bu gıda kayıpları ve tarım – hayvancılık faaliyetlerinin yarattığı sera gazı oluşumunun en aza indirilebilmesi için, tüm gıda zinciri sürecinde sürdürülebilirlik yaklaşımına göre önemli değişiklikler yapılmalı. Bu kadar zor ulaştığımız gıdayı korumak için, öncelikle bu kayıpların giderilmesi şart.” dedi.

“Gastronomi sektörü, günde 22 milyon insana hizmet verebilir”

Gastronomi sektörünün ülkemizde hızla geliştiğini söyleyen Prof. Dr. Nezih Besim Müftügil, sektörün günde 22 milyon insana hizmet verebilecek kapasiteye ulaştığını hatırlattı. Her yıl %10-15 oranında büyüyen gastronominin yılda 60 milyondan fazla yabancı turisti ağırlayabilme kapasitesi olduğunu da ekledi. Bu kadar büyük bir sektörü besleyen, topraktan sofraya olarak tanımlanan gıda zincirinin, küresel ısınmadan etkilendiğini söyledi. Bununla birlikte küresel iklim değişikliğine de sebep olan sera gazı salınımının %25’ine de tarımsal  faaliyetler neden olduğunun altını çizdi. Prof. Dr.Müftügil özellikle, hayvansal üretim sırasında hayvanların geviş getirme sonrasında ağızlarından çıkan metan gazının, dünyadan salınan toplam metan gazının %68’ini oluşturduğunu da kaydetti.

Müftügil, son 100 yıldaki endüstrileşme sürecinde özellikle gelişmiş ülkelerin enerji üretimi için kullandığı kömür, petrol ürünleri, doğal gaz fosil yakıtların yarattığı çevre kirliliğinin günümüzde yarattığı sıkıntılardan bahsetti. Küresel ısınmanın, gıda üretimdeki verimliliğin azalmasını nasıl etkilediğini anlattı: “Fosil yakıtların kullanımı atmosferde sera gazlarının oluşumuna neden oluyor. Bu da atmosferde sıcaklığın artmasına neden olurken, insanlığı küresel ısınma gibi yaşamsal bir tehditle karşı karşıya bırakıyor. Yüzey sıcaklığı 1.1 C derecelik artış, dünyanın iklim dengesinin bozulmasına yeti. Son yıllarda daha sık tanık olduğumuz kuraklık, susuzluk, orman yangınları, sel ve fırtınalar, canlı türlerinin azalması, gıda üretimindeki verim azalması ciddi yaşamsal  tehditler olarak karşımıza çıktı.” açıklamalarını yaptı.

“Sürdürülebilirlik, dünya için bir beka sorunu”

Bilim insanlarının önlem alınmazsa küresel ısınmanın hızlanarak artacağı yönündeki uyarılarına hatırlatan Müftügil, “bunun da geri dönüşü mümkün olmayan sıkıntılara neden olacağı aşikar. O nedenle sürdürülebilirlik artık dünya için bir beka sorunu.” diyerek gastronomi sektörünü yapması gerekenleri sıraladı.”

“Gastronominin topraktan sofraya uzanan yolculuğunun, her aşaması bundan sonra sürdürülebilirlik ilkelerine göre yürütülmeli. Bunun için iki eğilim dikkati çekiyor. Bunlardan birincisi, sağlıklı gıdaya ve özellikle bitkisel esaslı beslemeye yönelmek. Bir diğeri ise gastronomi işletmelerinde atıkların azaltılması ve israfın önlenmesi. Sürdürülebilirliğin şekilllendirdiği bu yaklaşımlar sektörde “sürdürülebilir gastronomi” algısının yaygınlaşması ve pekişmesine katkı verecektir.”  diyerek sözlerine son verdi.

Ali Ocakbaşı lezzetleri şimdi Barcelona’da

Ali Ocakbaşı Türk mutfağının vazgeçilmezi kebabı, Amsterdam’dan sonra Barcelona’ya taşıdı.

Barcelona’da şubesi bulunan ilk Türk gastronomi markası olan Ali Ocakbaşı, geleneksel mezelerin, kebap çeşitlerinin yanı sıra vegan ürünlerden oluşan menüsüyle kısa sürede bölgenin favori restoranlarından biri haline geldi.

Yeni nesil ocakbaşı ve kebap keyfi yaşatma hedefiyle, orijinal reçeteleri modern sunamla birleştiren Ali Ocakbaşı’nın Barcelona’da açtığı yeni şubesi büyük ilgi görüyor.

90 kişilik kapasitesi, kendine özgü konsepti ve zengin menüsüyle misafirlerine unutulmaz bir deneyim sunan Ali Ocakbaşı, Barcelona’da şubesi bulunan ilk Türk gastronomi markası oldu.

Kış aylarında cilt sağlığınız için bu hatalardan kaçının!

Kış aylarında cildimiz gün boyu hem soğuk hem de sıcak ortamların olumsuz koşullarına maruz kaldığından her zamankinden daha fazla yıpranmaya açık hale geliyor. Havadaki nemin de azalarak ciltte kuruma ve tahrişi artırdığını, karın yansıtıcı etkisinin ise güneş yanığına yol açabildiğini belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya “Kış mevsiminin kendine has özellikleri nedeniyle cildimizde neden olduğu bu olumsuzluklara bir de günlük yaşam alışkanlıklarımız arasında yer alan bazı yanlış davranışlarımız eklendiğinde cildimiz her zamankinden daha fazla yıpranarak daha hızlı yaşlanabiliyor” diyor. Ancak buna karşın bazı kurallara dikkat edilerek kış aylarında da sağlıklı ve ışıltılı bir cilde sahip olmanın mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkaya kışın cilt bakımında dikkat edilmesi gereken 9 kuralı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya

Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya

  • Doğru beslenin

Sağlıklı ve dengeli beslenmek cildimiz için kritik önem taşıyor. Şekerli ve işlenmiş gıdalardan kaçınarak, mevsim sebzeleri ve meyveleri başta olmak üzere cildimiz için gerekli vitaminleri ve mineralleri içeren besinler tüketmeye özen gösterin.

  • Bol su için

Kış aylarında susamayı beklemeden su içmek gerektini vurgulayan Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya, yetersiz su tüketiminin cildin en büyük düşmanları arasında olduğunu vurgulayarak günde mutlaka iki litre su tüketilmesi gerektiğini söylüyor.

  • Cildinizi temizlemeden yatmayın

Kış aylarının yorucu şartları nedeniyle kimi geceler makyajı temizlemeden uyunabiliyor. Ancak makyajla uyumak gece boyu cildin hava almasını engelleyerek yaşlanmayı hızlandırdığı ve gözenekleri tıkayarak enfeksiyona yol açabildiği için yatmadan önce mutlaka yüzü temizlemek gerekiyor.

  • Sıcak sudan kaçının

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Özkaya “Yüzümüzü ve ellerimizi sıcak suyla yıkamak cildimizde daha fazla kurumaya yol açtığından sıcak su yerine ılık suyla yıkamalıyız. Duş alırken de aynı kurala uymak gerekir. Kışın uzun sıcak banyolar cildimize iyi geliyor gibi gözükse de aksine cildimizi kurutarak daha hassas hale getirmektedir. Banyolar ılık suyla ve 5-10 dakikayı geçmeyecek şekilde yapılmalıdır” diyor.

  • Nemlendirirken dikkat edin

Ciltte kuruluğun arttığı kış aylarında cilt bakımı ve yaşlanma karşıtı amaçlı kullanılan retinoik asit, salisilik asit ve glikolik asit gibi ürünlerle sert içerikli temizleyicilerin cildi daha da kurutarak tahrişe neden olabildiğini belirten Prof. Dr. Özkaya şöyle konuşuyor: “Cildimizde kuruma, soyulma, kızarıklık olduğunu farkettiğimizde, deriyi soyan ürünler varsa bunları kullanmaya ara vermeliyiz. Yazın cildimiz için yeterli olan hafif bir nemlendirici kışın yeterli olmayabilir. Daha yoğun kıvamlı nemlendiriciler kullanmak kış mevsiminde daha iyi nem sağlayabilmektedir.”

Dermatoloji

  • Dışarı çıkarken yüzünüzü koruyun

Soğuk ortamda cildi koruyucu kıyafetler giyilmezse kuruluk, çatlama, kızarıklık ve soyulma gibi olumsuzluklar ortaya çıkabiliyor. Kış aylarında eldiven, atkı, şapka hatta güneş gözlüğünü ihmal etmemek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya egzama, kaşıntı ve mantar gibi enfeksiyonları tetikleyebildiğini dolayı yünlü ve sentetik giysilerle çok dar ve hava aldırmayan kıyafetlerden uzak durulmasında fayda olduğunu söylüyor.

El ve dudakları sık nemlendirin

Kışın olumsuz şartlarından ellerimiz ve dudaklarımız fazlasıyla etkilendiğinden gün içerisinde sık nemlendirmek gerekiyor. Kışın nemlendirici seçerken daha yağlı ürünlerin tercih edilmesini, vazelinin çatlamış dudaklarda iyileşmeye yardımcı olduğunu ve kurumayı önlediğini belirten Prof. Dr. Özkaya “Kurumuş dudakları farketmeden yalamak, derisini koparmak ve ısırmak da daha fazla kuruluğa neden olur. Bu davranışlardan mutlaka kaçınmalıyız” diyor.

  • Gereksiz yere dezenfektan kullanmayın

Ellerimizi gün içerisinde yıkadıktan sonra mutlaka nemlendirici sürmek, ev temizliği yaparken ya da bulaşık yıkarken kimyasallardan korumak için eldiven kullanmak, gereksiz yere dezenfektan ve kolonya sürmemek gerekiyor. Ellerinize nemlendirici sürdükten sonra bir süre pamuklu eldivenler giyip bekleyerek nemi daha iyi emmesini sağlayabilirsiniz.

  • Güneş koruyucuyu ihmal etmeyin

Çoğu kişi kış mevsiminde güneş koruyucu kullanmak gerektiğini bilmezken, bilenler de ihmal edebiliyor. Oysa kar tatilinde yükseklikle ve karın yansıtıcı etkisiyle güneş yanığıyla sık karşılaşıldığını belirten Prof. Dr. Dilek Bıyık Özkaya “Kardan yansıyan güneş ışınları cildimizde hasara yol açabilmektedir. Kışın yüksek faktörlü olması gerekmese de (kar tatili hariç) mutlaka güneş koruyucu kullanılmalıdır. SPF içeren nemlendiriciler hem nem sağlamaya hem de cildimizi UV’nin zararlı etkilerinden korumaya yardımcı olacaktır” diyor.