Değişken yaşam kalbi koruyor

Etrafımızda çok sık duyduğumuz ani ölümlerin başında kalp krizleri geliyor. Bunun birçok nedeni olsa da basit kontrollerle, yaşam tarzınızı iyileştirerek riski kendinizden uzaklaştırabilirsiniz. Peki nedir bu öneriler? Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meryem Aktoz, 9 maddede kalp krizi riskini en aza indirmenin ipuçlarını anlattı.

Prof. Dr. Meryem Aktoz

Prof. Dr. Meryem Aktoz

1-Yaşam tarzınızı değiştirmeyi seçin
Kalp damar hastalıkları en çok görülen kalp hastalığı türüdür. Kalbin atardamarlarında oluşan ve lipid içeriği yüksek olan plaklar damarınızı daraltır. Kalp ihtiyaç duyduğu oksijeni alamaz. Bu durum özellikle egzersiz yaptığınızda anjina dediğimiz göğüs ağrısına neden olur. Eğer plak kırılır ve atardamarı tamamen tıkarsa kalp krizi geçirirsiniz. Bu durum tüm dünyada olduğu gibi bizim ülkemizde de en sık mortalite nedenidir. Ülkemizde her 100.000 popülasyon için 663 tane yeni kalp damar hastası olduğunu ve bu yükün giderek arttığını biliyoruz. Hem epidemiyolojik ve halk sağlığı açısından hem de ekonomik perspektifden baktığımızda toplumumuza ciddi bir yük oluşturmaktadır. Ancak kalp damar hastalıkları için risk oluşturan birçok klinik tablo ile yalnızca yaşam tarzımızı değiştirerek mücadele edebiliriz.

2-Yüksek tansiyonunuzu yönetmeyi öğrenin
Yüksek tansiyon ve diyabet gibi durumlar, herhangi bir belirti olmadan kalbinizi etkileyebilir. Kilonuz ve kolesterol değeriniz zamanla yavaş yavaş artabilir. Bunlar kalbinizi de etkiler. Yüksek tansiyonunuz varsa ve bunu iyi yönetemezseniz kalp krizi ve felç geçirme olasılığınız artar. İdeal kan basıncınız 120/80 mmHg’nın altında olmalıdır. Eğer kan basıncınız yüksekse diyetinizi değiştirmelisiniz ve egzersiz yapmalısınız. Eğer bunlarla kontrol edemiyorsanız doktorunuz size ilaç başlayabilir.

3-Kan şekerinizi dikkatle izleyin
Diyabetinizi yönetin, kan şekerinizi dikkatle izlemeniz ve doktorunuzun talimatlarına uymanız önemlidir.

4-Kolesterolünüzü kontrol edin
Yüksek LDL “kötü” kolesterol ve düşük düzeyde HDL “iyi” kolesterol, damarlarınızda kan akışını sınırlayan ve felce yol açabilen plak dediğimiz darlıkların oluşumunu arttırabilir. Diyetinizde doymuş ve trans yağları “hayvansal yağlar” azaltmak LDL’nizi düşürmenize yardımcı olabilir ve egzersiz HDL’nizi arttırabilir. Hayvansal yağlar yerine sıvı bitkisel yağları, az yağlı süt ürünlerini, kırmızı et yerine sağlıklı beyaz et veya baklagilleri ve sebze-meyveyi tercih etmek gibi birkaç küçük değişiklik fark yaratabilir. Eğer bunlar ile hedef değerlere ulaşılamazsa doktorunuz sizin 10 yıllık kalp damar hastalığı riskinize göre ilaç başlayabilir.

5-Yaklaşık 30 dakika boyunca tempolu yürüyün
Egzersiz, sağlıklı bir kiloya ulaşmanıza, kan basıncınızı, diyabetinizi ve kolesterol değerlerinizi kontrol altına almanıza yardımcı olur. Haftanın 5 günü yaklaşık 30 dakika boyunca tempolu yürüyüşler kalp krizi ve felç geçirme olasılığınızı azaltacaktır. Günde 30 dakika kadar az bir aktivite bile büyük bir fark yaratabilir.

6-Kilo kontrolü yaparak, ideal kiloda kalın
Sağlıklı kiloda kalmak, yaş aldıkça fazla kilo almanız aslında alışılmadık bir durum değil. Ancak bu, kalbinizin daha çok çalışmasına neden olacaktır. Aldığınız kaloriye dikkat etmek, doğru beslenmek, düzenli egzersiz yapmak fazla kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olacaktır.

sağlık

7-Kötü alışkanlıklardan uzak durun
Sigara, kötü kolesterolünüzü yükseltebilir, iyi kolesterolünüzü düşürebilir, atardamarlarınızı ve kanınızı kalınlaştırabilir ve kan akışınızı yavaşlatabilir. Bunlar kalp krizi ve felç riskinizi arttırır. Sigara içiyorsanız bırakmak için harekete geçin, gerektiğinde doktorunuzdan yardım alın.

8-Zararlı içecekleri tüketmeyin
Alkol, aşırı miktarda tüketmek, kalbinize zarar verecek sonuçlara neden olabilir. Kan basıncınızı yükseltebilir, bazı kan yağlarını arttırabilir ve kilo almanıza neden olabilir. Kadınlar için günde bir, erkekler için günde iki içki ile sınırlandırmak hatta içilmiyorsa hiç başlamamak en iyisi gibi duruyor.

9-Sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirin
Sağlıklı beslenin, çünkü kalbiniz daha iyi olacaktır. Günlük almanız gereken kalorinizi oluştururken daha fazla sebze meyve, tam tahıl, balık, fındık ve az yağlı süt ürünlerini tüketin. Doymuş yağ (hayvansal yağlar), tuz ve ilave şekeri azaltın.

Sağlıklı bir yaşam tarzı kalp damar hastalığı ve kalp krizi olasılığını azaltır. Birkaç önemli karar ile kalbinize sorun yaratabilecek durumların üstesinden gelebilirsiniz.  Özellikle sorunların erken belirtilerini yakalamak için düzenli doktor kontrollerinizi yaptırın, doktorunuzun tedavi planını takip edin ve ilaçları düzenli alın.

“10 yıldır dünya un ihracatı lideriyiz!”

20. yılını kutlayan Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), Antalya’da “Global Tarım Politikaları, Gıda ve Enerji” temasıyla düzenlediği 18. Uluslararası Kongre ve Sergisi’nde, sektör paydaşları ve tedarikçiler başta olmak üzere 1300’den fazla delegeyi bir araya getirdi.

TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan, geçtiğimiz sezon 166 ülke, 6 serbest bölgede 3.6 milyon tonun üzerinde ihracat gerçekleştirerek tüm zamanların en yüksek rakamına ulaşıldığını, 2024 sezonunda bu oranı 4 milyon tona çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

1300’ü aşkın delegenin bir araya geldiği kongrede, 40’tan fazla sergi alanı yer aldı. Sektör temsilcilerinin yanı sıra ekonomi çevreleri tarafından yoğun ilgiyle takip edilen etkinlikte; değişen global tarım politikaları, iklim değişikliği, kuraklık ve yeni ticaret dinamikleri gibi konular, alanında uzman isimler tarafından masaya yatırıldı. TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan ve yönetim kurulu üyelerinin katılımlarıyla gerçekleşen kongrede, hububat ve un piyasaları, dünya tahıl politikaları ve üretimde teknolojik dönüşümler derinlemesine konuşuldu.

Haluk Tezcan: “Türkiye, dünyanın un ambarı konumunda”

Tüm dünyanın en kilit gıda maddesini oluşturan un sanayisini temsil eden bir sivil toplum kuruluşu olarak sektörün gelişimine öncülük ettiklerini söyleyen TUSAF Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Tezcan: “2023, ülkemiz için rekorlar kırmayı başardığımız bir yıl oldu. Ekim alanlarımızdaki artışın yanı sıra son 7 yılın en yüksek üretimi olan 21.5 milyon ton rakamına ulaştık. Gıda arz güvenliğinin dünyayı tehdit eden en büyük tehlikelerden biri olduğu bu günlerde, ülkece sağlam stoklara sahip olmanın yanında Türkiye olarak uzun zamandan sonra Toprak Mahsulleri Ofisi vasıtasıyla makarnalık buğday ihraç etmeye başladık. Böylece bundan sonraki süreçlerde de stok konusunda endişe duymayacağımızın sinyallerini tüm dünyaya vermiş olduk. Türkiye, dünyanın un ambarı olmayı gururla sürdürüyor.’’ Dedi.

Bu yanlışlar böbrek kaybına götürebilir!

Doğum sancısından bile şiddetli ağrılara neden olabilen, kapısını çaldığı kişinin acil servise kendini ‘zor atmasına’ yol açan böbrek taşı hastalığı günümüzde giderek yaygınlaşıyor.  Acıbadem Fulya Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Zeren, ülkemizde her 10 kişiden birinde görülme oranıyla dünya ortalamasının üzerinde seyreden böbrek taşına genetik etkenlerden yanlış yaşam alışkanlıklarına dek bir çok etkenin neden olduğunu belirterek bu ciddi sağlık sorununa karşı özellikle günlük yaşantıda bazı kritik kurallara mutlaka uyulması gerektiğini vurguluyor. Böbrek taşı olanların ise “Taşımı herhalde düşürdüm ama görmedim, ağrım geçti” şeklinde yanılgısına çok sık düştüklerini ancak bu düşünceyle tedavinin bırakılmasının böbrek kaybına dahi götürebildiğini belirten Prof. Dr. Zeren “Taş problemi yaşayanların sonraki 10 yıl içinde tekrar benzeri şeyleri yaşama ihtimali yüzde 50’dir. Bu nedenle benzer yakınmaları olmasa bile düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekir” diyor. Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Zeren böbrek taşına yol açan 8 önemli hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Sinan Zeren

Prof. Dr. Sinan Zeren

  •  Az su içmek: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Az su içmek böbrekte kum ve taş oluşumuna zemin hazırlar. Günde 2-2.5 litre idrar çıkarmak özellikle de böbrek taşı oluşturmaya yatkın kişilerde taş oluşum riskini yüzde 50 azaltır. Bu nedenle her gün en az 2.5 litre su içmeye özen gösterin. Ayrıca alınan sıvının bir kısmının limon, portakal suyu şeklinde olması da idrarda taş oluşumunu engelleyen sitrat maddesini artıracağından ayrıca faydalı olacaktır. Son yıllardaki bazı çalışma sonuçları kahvenin de taş oluşumunu engellediği yönündedir.

  • Fazla tuz ve şeker tüketmek: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Fazla tuzlu yemek idrarla kalsiyum çıkışını artırarak çoğunluğu kalsiyum içerikli olan taşların oluşumunu tetikleyebilir. Fazla tuzlu yemek zaman içinde yüksek tansiyon nedeni de olabileceğinden böbrek damarlarının etkilenmesiyle böbrek fonsiyon bozukluklarına da yol açabilmektedir. Tuz yanında rafine şeker tüketimi de idrarla kalsiyum çıkışını artıran diğer bir risk faktörüdür. Bu nedenle fazla tuz ve şeker tüketiminden kaçının.

  • Bilinçsizce vitamin takviyesi kullanmak: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Son yıllarda öne çıkan vitamin ve mineral takviyeleri kişinin ihtiyacına göre doktor tavsiyesiyle değil gelişigüzel kullanıldığında uzun vadede böbreklere de çok ciddi zararlar veriyor. Örneğin; en masum görünenlerden biri vücut direncinin düştüğü, gribal durum hissedildiğinde ilk akla gelen destek ürünlerden olan C vitamininin alımını abartmak böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlar. Günlük yiyeceklerle alınan doğal C vitamini için böyle bir risk söz konusu değildir. Vücudunuzun vitamin ve mineral ölçümleri yapılmadan ve doktor tavsiye etmedikçe vitamin ve mineral takviyesini gelişigüzel kullanmaktan kesinlikle kaçının.

  • Hareketsiz olmak: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Hareketli olmak taşların büyümeye fırsat bulamadan kristal veya kum halindeyken idrarla atılmasını kolaylaştıracaktır. Bu nedenle fiziksel bir engeliniz olmadığı takdirde hareketsiz kalmaktan mutlaka kaçınmak ve her gün düzenli yürüyüş/egzersiz yapmak, işyerinde dahi öğle tatillerinde mutlaka kısa da olsa yürümek gerekir. Egzersiz yaparken terlenebileceğinden beraberinde bol su içilmesi de unutulmamalıdır.

  • Hayvansal gıdaları aşırı tüketmek: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Kırmızı et, yumurta, tavuk, balık gibi hayvansal proteinler idrarı asit hale getirip, kalsiyum dengesini bozması yanında idrardaki taş oluşumu için koruyucu olan maddelerin azalmasına da neden olmaktadır. Bu nedenle hayvansal gıdaların tüketiminde aşırıya kaçmamak, günlük tüketimde 150-160 gramı geçmemeye dikkat etmek gerekir. Salam, sucuk ve sosis gibi işlenmiş etler de ciddi oranda tuz içerdiğinden tüketiminden uzak durulmalıdır. Diyete dikkat ederek taş oluşum riski oldukça azaltılabilmektedir.

  • Kas yapmak için aşırı protein almak: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Özellikle vücut geliştirmek amacıyla spor yapanlar kas oluşturmak için protein tozlarına ağırlık veriyor. Ancak dikkat! Yapılan bilimsel çalışmalar; aşırı protein alımının böbrek fonksiyonlarını bozduğunu ve kas yapsa da böbrekte taş oluşumuna zemin hazırladığını ortaya koyuyor. Bu nedenle doktorunuzun önerisi olmadan protein takviyesi kullanmayın.

Prof. Dr. Sinan Zeren

  • Yoğurt, süt ve peyniri az tüketmek: YANLIŞ!

DOĞRUSU: Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Zeren “Taşların büyük kısmı yapı olarak kalsiyum oksalat taşlarıdır. Bu nedenle çok eskiden süt, peynir, yoğurt gibi kalsiyumdan zengin gıdaların az tüketilmesi önerilirdi. Artık bunun yanlış olduğu bilinmektedir. Ancak kalsiyumlu yiyeceklerin ana öğünlerde tüketilmesi gerekir! Çünkü; domates, koyu yeşil yapraklı sebzeler, çilek, armut, kuruyemişler, çikolata ve çay gibi birçok yiyecekte bulunan oksalat maddesi kalsiyumdan zengin gıdalarla beraber tüketildiğinde oksalatın vücuda girişini engellemek büyük ölçüde mümkün olabilmektedir” diyor.

  • Yetersiz idrar yolu enfeksiyonu tedavisi: YANLIŞ!

DOĞRUSU: İdrar yollarında enfeksiyona neden olan mikroplardan bazıları idrarın yapısını değiştirerek “enfeksiyon taşı” denen kalsiyum oksalattan farklı yapıdaki taşlara neden olmaktadır. Çok kısa süre içinde hızla büyüyebilen bu farklı yapıdaki taşların tamamen temizlenmesi ve idrarın uygun antibiyotik tedavisi ile tamamen mikropsuz hale getirilmesi çok önemlidir. Taşlar ameliyatla alınsa bile enfeksiyon tam temizlenmediği takdirde çok kısa süre içinde aynı yapıdaki taşlar hızlıca tekrarlamaktadır.

  • Böbrek taşı olanlar dikkat!

Ağrınız kesildi diye tedaviyi bırakmayın!

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Zeren “Böbrek taşı olanların çok sık düştüğü bir yanlış; taşın düştüğü görülmeden, ağrı kesildi diye tedavinin yarım bırakılmasıdır. Takibin bırakılması böbrek kaybına kadar gidebilecek çok riskli bir durumdur. Eğer taş düşerken kısmi tıkanıklık yapacak şekilde yolda takılıp kalırsa idrarın taşın yanından az da olsa geçiyor olması ağrının ortadan kalkmasına neden olacaktır. Hastalar genellikle bu dönemde ‘taşımı herhalde düşürdüm, görmedim’ düşüncesi ile günlük yaşantılarına dönerler. Kısmi de olsa tıkanıklık devam etmesi böbreğin zamanla şişmesi ve kaybıyla sonuçlanabilir. İdrar yollarından taş, kum dökmüş veya ameliyat geçirmiş olanların sonraki yaşantılarında benzer yakınmaları olmasa bile düzenli kontrollerini yaptırmaları gerekir. Taş problemi yaşayanların sonraki 10 yıl içinde tekrar benzeri şeyleri yaşama ihtimali yüzde 50’dir” diyor.

Serkan Yazıcı; “Demokratik bir seçim süreci ile bütünleşerek başlamak istiyoruz!”

“Cumhur İttifakı Marmaris ilçesi Belediye Başkanı adayı Serkan Yazıcı, Marmaris’in karşı karşıya olduğu tüm sorunları çözmeye söz verdi.

Marmaris ilçesi belediye başkan adayı Turizmci ve İş insanı Serkan Yazıcı, siyasi ve kamu kurumları ile sivil toplum örgütleri arasında ayrım yapmadan herkesi dinlemeye ve çözüm odaklı çalışmaya davet ediyor. “Sorunlarımız ortak, hiçbirimiz bu ilçenin kötülüğünü istemiyoruz!” diyen Yazıcı, Marmaris’in geleceği için birlikte hareket etmenin önemine vurgu yapıyor.

Her ziyaretinde insanların sorunlarını dinleyerek not alan ve soruları yanıtlayan Yazıcı, vatandaşların sesini duyurmak ve ihtiyaçlarına çözüm bulmak için aktif bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor. Marmaris için çok önemli bir dönemeçte olduğunun altını çizen Yazıcı, Yol, altyapı, otopark, sosyal tesis, temiz ve modern plajlar, spor tesisleri gibi birçok önemli konudaki sorunlara çözüm odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

Marmaris’in geleceği için daha sürdürülebilir bir yol izlenmesi gerektiğini vurgulayan Serkan Yazıcı, toplumun tüm kesimlerini kucaklayarak ortak bir vizyon oluşturmanın öneminin altını çiziyor.

Turizmci ve başarılı bir iş insanı olan Serkan Yazıcı’nın belediye başkan adaylığı, Marmaris’in kalkınması ve ilerlemesi için önemli bir adım olarak nitelendiriliyor.

 

Online alışveriş öncesi neye dikkat edilmeli

Online alışveriş öncesi neye dikkat edilmeli

Türkiye’de e-ticaret hacmi her geçen yıl büyümeye devam ediyor. Dijitalleşmeden kaynaklı iş yapış biçimlerindeki değişim ile beraber tüketici alışkanlıklarında ve davranışlarında da farklılaşma olduğunu belirten Cimri’nin Büyümeden Sorumlu GMY’si Mustafa Oral, “Tüketiciler mutlaka alacakları ürünlerin özelliklerini incelemeli, kargo maliyetlerini gözden geçirmeli ve kampanyaları düşünerek anlık fiyatını takip etmeli. Buradan yola çıkarak Cimri olarak biz tüketicilerimize online alışverişlerinde rehberlik ediyoruz” diyor.

Cimri’nin Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Oral, online alışverişin tüketicilere büyük bir araştırma ve sorgulama özgürlüğü sunduğunu belirterek daha bilinçli alışveriş için kullanıcıların Cimri’den faydalanabileceği özellikleri şöyle sıraladı:

  • Alacağınız ürünün özelliklerini inceleyin.
  • Ürünün ihtiyaçlarınıza uygun olduğundan emin olmak için farklı modellerin özellikleriyle mutlaka kıyaslayın.
  • Ürünün fiyatını düzenli olarak takip edin. Anlık fiyat düşüşlerini takip etmek için Cimri’de yer alan fiyat alarmı özelliğinden yardım alın.
  • İndirim döneminde alışveriş yapıyorsanız gerçek indirim olup olmadığını anlamak için ürünün geçmişe yönelik fiyatını incelemeyi unutmayın. Cimri’nin fiyat analizi özelliğinden yardım alın.
  • Kullanıcı ve satıcı yorumlarını okumayı ihmal etmeyin.
  • Aradığınız ürünün farklı satıcılardaki fiyatlarını kontrol edin.
  • Alacağınız ürünün fiyatını hesaplarken kargo maliyetini de göz önünde bulundurmayı unutmayın.
  • Market alışverişleriniz öncesi Cimri Markette üzerinden özellikle market ürün fiyatlarında paket fiyatını değil birim fiyatını kontrol edin.
Akbank POS’larda bloke yok

Akbank, yenilikçi POS Bloke Transfer ile Akbank POS’larından alınacak ödemelerin vadesi dolmadan kullanılabilmesine olanak tanıyor. Böylece işletmeler, vade beklemeden blokeli alacaklarını transfer ederek finansal ihtiyaçlarını hızla ve kolaylıkla karşılıyor.

POS Bloke Transfer ile müşterilerine alternatif bir finansman kaynağı ve esnek ödeme çözümü sunduklarını belirten Akbank Ödeme Sistemleri Bölüm Başkanı Yasin Mengüllüoğlu; “Müşterilerimizin en önemli ihtiyaçlarından biri olan ödeme ve nakit akışının yönetiminde yeni nesil bir çözümü hayata geçirdik. Böylece Akbanklı işletmeler vade beklemeden blokeli alacaklarını finansal bir değere dönüştürebiliyor ve ödemelerini çok daha kolay ve esnek bir modelle gerçekleştiriyor. Alanında öncü çözümlerimize yenilerini ekleyerek müşterilerimizin tüm finansal ihtiyaçlarında yanlarında yer almaya devam edeceğiz” dedi.

Akbank POS Bloke Transfer ile kredi limit tahsisi gibi süreçlere gerek olmadan, Akbank Mobil üzerinden diledikleri yerden bu hizmetten kolaylıkla faydalanabilen işletmeler, vadesi dolmamış blokeli alacaklarını istedikleri kişiye anında transfer edebiliyor.

POS Bloke Transfer, alıcılar için de vadeli mal ve hizmet satımındaki tahsilat riskini ortadan kaldırıyor. Talimat verildiği anda finansman sahipliği alıcıya aktarılıyor ve ister yeni bir transferle ister erken nakit özelliğiyle anında kullanılabiliyor.

Üstelik Akbank, lansmana özel bir kampanyayla 15 Mart’a kadar %1,99 avantajlı komisyon oranı ile her 20.000 TL’lik POS Bloke Transfer işlemine 500 TL, toplamda 2.500 TL’ye varan chip-parayı üye iş yerlerine sunuyor.