Besinlerin olumlu etkisini arttıracak 25 öneri

Tüketilen her bir besinin sağlığa büyük katkısı var. Ancak besinlerden en yüksek faydayı almanın yolunun onları doğru yöntemlerle tüketmekten geçtiğini paylaşan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Besinlerin faydalarını bilmek kadar, onların en doğru şekilde nasıl tüketilmesi gerektiğini bilmek de önemli” dedi. Tuba Örnek, besinlerin olumlu etkilerini arttıracak 25 bilimsel öneri paylaştı:

Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek

Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek

Çiğneyin ya da dövün!

Sarımsağı çiğneyerek ya da havanda dövülmüş olarak tüketin.

5 dakika yeterli!

Brokoliyi uzun süre pişirmeyin, 5 dakika yeterli!

Demir onsuz yapamaz

Demir emilimi için yanında C vitamini zengin besin tüketin. Örneğin etin yanında bol limonlu yeşil ve kırmızı biberden zengin bir salata tüketin.

Bu ikiliyi ayırmayın

Zerdeçalı karabiber ile birlikte sıcak yemeklerde kullanın.

Çayınızı güçlendirin!

Demlediğiniz yeşil çaya 1 tatlı kaşığı doğal bal ekleyin, antioksidan değeri artsın.

Ezin ya da öğütün

Karanfili havanda ezerek veya öğüterek çaylarınıza ekleyin.

K2 desteği var mı?

D vitamini takviyelerinizin K2 destekli olmasına dikkat edin.

Pişirmeyin, çiğ tüketin

Ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumları çiğ olarak tüketin.

Saklayın ama öğütmeden!

Keten tohumunu öğütmeden saklayın. Tüketeceğiniz zaman 1-2 tatlı kaşığı öğütüp bekletmeden kullanın.

Meyveleri kabuklarıyla yiyin

Elma, armut gibi meyveleri karbonatlı suda bekleterek tarım ilaçlarından arındırdıktan sonra vitaminlerinden daha fazla faydalanmak için kabuklarını soymadan tüketin.

Kızartmayın, fırınlayın!

Balık kızartıldığında omega 3 azalır. Fırın veya ızgara şeklinde pişirin.

Filizlendirip pişirin

Kurubaklagilleri bir gece önceden ıslatın, hatta filizlendirdikten sonra pişirin.

Pişmiş olarak tüketin

Domatesi pişirdiğinizde likopenden daha fazla faydalanırsınız.

Probiyotik kazanın

Süt yerine yoğurt veya kefir tüketin. Sindirimi daha kolaydır ve probiyotik kazanmış olursunuz.

Rafineden uzak durun

Rafine değil, kabuklu, lifli olan tam tahılları tercih edin.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek

Sızmadan vazgeçmeyin

Zeytinyağını sızma olarak kullanın, ışıksız ortamda saklayın. Sebze yemeklerinizde ve salatalarınızda zeytinyağı kullanırsanız vitamin mineral emilimi artar.

Tuzunuzu karanlıkta saklayın

Tuzunuzu iyot kaybı olmaması için ışıksız ortamda saklayın.

Olgunları seçmeyin!

Muz, elma ve kiviyi olgunlaşmamış olarak tercih edin.

Bitki çaylarını kısa süre demleyin

Yaprak ve çiçeklerinden yararlandığımız bitki çaylarını uzun süre kaynatmayın, 5 dakika demleyin.

Bıçak kullanmayın

Yeşil sebzeleri bıçakla keserek değil elinizle bölerek hazırlayın. Sebze ve meyveleri kesip doğradıktan sonra bekletmeden tüketin.

O kadar da bekletmeyin!

Pişmiş yemeğinizi 2 saatten fazla oda sıcaklığında bekletmeyin, buzdolabında ise 2 günden fazla kalmamalı.

Stresinizi yönetin

Stres sindirimi olumsuz etkiler, besin öğeleri işe yaramaz hale gelir.

Tütün kullanmayın

Sigara besin emilimini azaltır.

Acele yok! Bir saat bekleyin

Çay ve kahvenizi yemekten 1 saat sonra tüketin.

Hemen pişirin

Dondurulmuş sebzelerinizi, çözülmesini beklemeden pişirin.

Ak Portföy 500 milyar ile lider

Ak Portföy, yönettiği 500 milyar TL üzerinde varlık büyüklüğüyle Türkiye’nin özel sektörde en büyük portföy yönetimi şirketi ünvanını koruyor.

Ak Portföy, Sermaye Piyasası Kurulu verilerine göre Şubat 2024 tarihi itibarıyla yönettiği 500 milyar TL varlık büyüklüğü ile özel sektörde Türkiye’nin en büyük portföy yönetim şirketi.

Gücümüzü yatırımcılarımızdan alıyoruz.

Ak Portföy’ün sektörde her alanda lider olduğunun altını çizen Ak Portföy Genel Müdürü Mehmet Ali Ersarı, “Gücümüzü ve enerjimizi, ülkemizin ve sermaye piyasalarımızın geleceğine inanmaktan, dönüşümüne öncülük yapmaktan ve yatırımcılarımızın ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirme heyecanımızdan alıyoruz. Geleceğin inşasında sermaye piyasalarının rolü büyük önem taşıyor. Ülkemizde finansal kurumlar içinde portföy yönetim şirketleri, varlık büyüklükleriyle uzun vadeli yatırım havuzunu yöneten kurumlar olarak öne çıkıyor. Biz de bu doğrultuda, yatırımcılarımızın değişen ihtiyaçlarını ve beklentilerini anlayan ve yenilikçi ürünlerle bu ihtiyaçları karşılayan bir kurum olarak dünya standartlarında yeni nesil ürün ve hizmetler geliştiriyoruz.

Zaman içinde ülkemizde tasarruf sahiplerinin birçok yeni varlık sınıfına kolayca yatırım yapabilmesini mümkün kılan rakipsiz bir ürün gamı ve yatırım fonu çeşitliliği yarattık; sonuç olarak yönettiğimiz 500 milyar TL büyüklük ile Sermaye Piyasası Kurulu verilerine göre özel sektörde Türkiye’nin en büyük portföy yönetim şirketiyiz” dedi.

 

Sivas’ta hatıra ormanı oluşturuldu

Akkomarka, Coca Cola İçecek iş birliğiyle 10 bin fidanlık bir hatıra ormanı oluşturdu.

İki markanın da sürdürülebilirlik stratejileri ve taahhütleri çerçevesinde Sivas’ın Zara ilçesinin Kumoğlu Köyü’nde kurulan “Akkomarka-Coca Cola İçecek Hatıra Ormanı”, Akkomarka’nın tüm işletmelerinin karbon salınımını sıfırlamış olacak.

Bu hatalar yaralanmalara yol açabilir!

Günümüzde yoğun iş temposuna rağmen spora zaman ayıran kişilerin sayısı gün geçtikçe artıyor. Zira, sportif faaliyetler bedensel ve psikolojik sağlığımıza çok önemli katkı sağlıyor. Öyle ki düzenli yapılan spor sağlıklı bir vücut yapısı, güçlü kaslar ve düzgün bir postüre sahip olmamızın yanı sıra günlük yaşamın stresiyle daha kolay baş etmemizde ve daha üretken çalışmamızda önemli bir rol üstleniyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kaya, sporun pek çok faydası olsa da hatalı yapıldığı takdirde spor yaralanmalarına neden olabileceğine dikkat çekerek, “Özellikle soğuk hava kaslarımızın elastikiyetini ve reaksiyon süresini azaltması nedeniyle yaralanma riskini artırır. Kasların ve tendonların kopması, kemikleri birbirine bağlayan doku bantlarının gerilmesi, omuz, diz ve ayak bileğinde yaralanmalar ile kırıklar en yaygın görülen spor yaralanmaları arasında yer alır. Ayrıca herkesin vücut ve kas iskelet sistemi yapısı aynı değildir. Dolayısıyla beden ve sağlık durumunuzla ilgili uzmandan detaylı bilgi sahibi olduktan sonra size uygun olabilecek sporlara yönelmeniz gerekir” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kaya, spor yaparken kaçınmanız gereken hataları anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Prof. Dr. Alper Kaya

Prof. Dr. Alper Kaya

Hata: Spora ısınmadan başlamak

Doğrusu: Spora başlamadan önce, ısınma egzersizlerini yaparak kaslarınızı hazır hale getirmeyi alışkanlık edinmeniz çok önemli. Bu egzersizler vücuttaki kan akışı ile dokulardaki oksijen miktarını artırarak kaslara esneklik kazandırıyor. Bunun aksine soğuk kaslarla yapılan ani hareketler ise kas yaralanmaları, esneklik kazanılmadan yapıldığında menisküs yırtığı gibi sorunlara zemin hazırlıyor. Yine aynı problemleri önlemek için spor sonrasında germe egzersizleriyle vücudunuzu yavaş yavaş soğutmayı da ihmal etmemeniz gerekiyor.

Hata:  Sporun hemen öncesinde aşırı yemek

Doğrusu: Spor yaparken kullanacağınız enerjiye uygun beslenmeye özen gösterin. Spor saatine çok yakın zamanda aşırı tüketilen yemeğin ardından kan dolaşımı kaslardan uzaklaşıp daha çok sindirim sistemine yöneliyor. Bu durum da hem rahatsızlık hissi, hem de erken yorulmalara neden oluyor. Özellikle basit şekerin tüketilmesi ise insülinin hızla yükselmesine yol açıyor ve egzersiz sırasında kan şekeri bu kez hızlıca düşerek baş dönmesi ile bayılma hissine sebep olabiliyor.

Hata: Vücudu susuz bırakmak

Doğrusu: Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında su içmeyi ihmal etmeyin. Prof. Dr. Alper Kaya, sportif faaliyetlerde, aktivitenin şiddeti ve süresine bağlı olarak, vücutta çeşitli düzeylerde sıvı kaybı yaşandığına işaret ederek, “Aşırı susamışlık hissi, yorgunluk, baş ağrısı ile bedensel olarak ağırlaşma hissi veya idrar renginde koyulaşma su kaybının işaretleridir.  Bu durumda spora devam etmemeli ve mutlaka hızlıca sıvı alarak vücuttaki kayıp yerine konmalıdır. Aksi halde kas krampları gibi önemli sorunlar gelişebilir” diyor.

Hata: Aşırı yorgun ve bitkin günlerde spor yapmak

Doğrusu: Aşırı yorgun ve bitkin haldeyken dikkat ile denge duyusu azaldığı için bu dönemlerde spor yapmak yaralanma riskinin artmasına sebep oluyor. Dolayısıyla kendinizi aşırı yorgun ve bitkin hissettiğinizde basit fiziksel aktiviteler dışında spor yapmayı ertelemeniz gerekiyor.

Prof. Dr. Alper Kaya

Hata: Kısa sürede sonuç almaya çalışmak

Doğrusu: Özellikle spora yeni başlayan kişilerin yaptıkları en önemli hatalardan biri, spordan kısa sürede yüksek bir verim alma hayali oluyor.  Ortopedi  ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Alper Kaya,  kısa sürede sonuca ulaşma düşüncesiyle çok kısa aralıklarla ve aşırı antrenman yapmaktan mutlaka kaçınmanız gerektiği uyarısında bulunarak,  “Vücut yapısına uygun olmayan ya da aşırı yüksek tempo ve sıklıkta yapılan sporlar yine aşırı kullanım yaralanmaları olan kas ve eklem hasarlarının yanı sıra kalp ve dolaşım sisteminde önemli sorunlara yol açabilir. Dolayısıyla sporu mutlaka uzmanın önerisi doğrultusunda bir program halinde uygulamalısınız” diyor.

Hata:  Geç saatlerde spor yapmak

Doğrusu: Geç saatlerde ve şiddetli yapılan spor uyku düzenini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle sabahları güneşin doğuşuyla başlayan hormonal ritmin bozulmasına ve kortizolün artmasına sebep olarak vücudun iç dengesinin bozabiliyor. Prof. Dr. Alper Kaya, bu nedenle antrenman günleri arasındaki sürenin iyi düzenlenmesinin ve dinlenmek için vücuda yeterli süre verilmesinin önemini vurgulayarak, şöyle devam ediyor: “Vücudun haftada en az bir-iki gün dinlenmesi çok önemlidir. Dinlendirmeden yapılan yüksek aktiviteli sporlarda ‘aşırı kullanım yaralanmaları’ dediğimiz sorunlar ortaya çıkabilir, örneğin bazı kemiklerin belli bölgelerinde oluşan kemik ödemleri, hatta ‘stres kırığı’ adını verdiğimiz ince kırıklar gelişebilir. Stres kırıkları, sporun yanı sıra günlük aktiviteleri kısıtlayan, uzun süre dinlenmeyi, hatta koltuk değneği kullanmayı gerektiren sorunlardır. Nadiren de olsa bazı hastalarda ameliyat da gerekebilir. Aşırı kullanımla birlikte ayrıca özellikle eklemlerdeki yüklenme sonucu kıkırdak ve yumuşak doku sorunları da görülebilir. Bu yüzden bedeninizin özelliklerine, metabolik durumunuza, kas ile eklem yapınıza ve yorgunluğunuza göre bir tempo seçmelisiniz”

Hata: Spora uygun olmayan kıyafet ve ekipman kullanmak

Doğrusu: Soğuk havalarda dışarıda spor yapacaksanız çok kalın ve yünlü kıyafetleri tercih etmeyin. Bunun yerine terletmeyen ama vücut ısısını koruyan kıyafetler giyin. Ayrıca ayakkabınızın yapacağınız sporun zeminine uygun özelliklere sahip olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Alper Kaya, “Sporda kullanılacak olan ekipmanlar konusunda mutlaka bilgi edinilmeli ve bilinçli seçimler yapılmalıdır. Örneğin, tenis oynarken gelişebilecek olan omuz ve dirsekteki sorunları önlemek için raketin büyüklüğü, ağırlığı veya zeminin uygunluğu açısından mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır. Ayrıca basketbol ayakkabısıyla da tenis oynanmamalıdır. Bu hata ayak bileğinde bağ ve tendon zedelenmelerine yol açabilir” diye konuşuyor

İlaçları zamanından önce bırakmayın!

İlaçları zamanından önce bırakmayın!

Doktora muayene olduktan sonra verilen ilaçların zamanında ve uygun şekilde kullanılmasının önemini vurgulayan uzmanlar, ilaçların belirlenen sürede kullanılmamasının, direnç gelişimine ve hastalığın alevlenmesine neden olabileceği uyarısında bulunuyor.

Ülkemizde bilinçsiz ilaç kullanımının çok fazla olduğunu, çok sayıda antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucu ilacın bilinçsizce kullanıldığını ve bunun sonucunda birtakım yan etkiler ortaya çıktığını dile getiren Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “İlaçlar kimyasal maddelerdir. Kimyasal maddelerle zehir arasındaki çizgiyi belirleyen nokta ise ilaçların kullanma dozu ve şeklidir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, ilaç kullanımında doğru bilinen yanlışları anlattı.

Prof. Dr. Aytaç Atamer

Prof. Dr. Aytaç Atamer

“Doktorun verdiği ilaçlar uygun ve zamanında kullanmalı”

Prof. Dr. Aytaç Atamer, kişilerin doktora muayene olduktan sonra verilen ilaçları uygun ve zamanında kullanması gerektiğini kaydederek, “Çünkü her ilacın bir kullanma süresi vardır. Örneğin bir enfeksiyon hastalığına karşı verilen ilacı hasta kendisini iyi hissettiği zaman keserse o an iyileşebilir fakat antibiyotiklere karşı bir direnç geliştirir. Buna bağlı olarak da sonrasında hastalık daha da alevlenebilir. Bu nedenle ilaçları zamanından önce bırakmak uygun değildir. Kullanılan ilaçlar ve hastalığa göre ilaçları zamanında kullanmak gerekir. Özellikle enfeksiyon hastalıklarına verilen ilaç zamanından önce bırakılırsa o an için rahatlamakla beraber daha sonrası için antibiyotik direnci gelişmekte ve aynı hastalıklara karşı daha güçlü antibiyotiklere geçmek durumunda kalınabilir.” dedi.

 “Eğer ilaçlar erken kesilirse hastalık iyileşmemekle beraber kronikleşiyor”

Antibiyotikler, ağrı kesiciler veya kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yarıda kesilmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Eğer erken kesilirse hastalık iyileşmemekle beraber kronikleşiyor.” şeklinde konuştu.

İnsanlar genellikle hekim tavsiyesinden ziyade komşusunun tavsiyesine göre ilaç aldığını da söyleyen Prof. Dr. Aytaç Atamer, “İlaçlar her kişiye farklı etki göstermektedir. Kişinin kullandığı ilaç kendisine özgüdür. Bu nedenle komşuları ya da çevreyi dinlemek yerine hekimleri dinlemek gerekmektedir. Ülkemizde de bilinçsiz ilaç kullanımı çok fazladır. Çok sayıda antibiyotik, ağrı kesici ve mide koruyucu ilaçlar bilinçsizce kullanılmakta ve bunun sonucunda birtakım yan etkiler ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak ilaçlar kimyasal maddelerdir. Kimyasal maddelerle zehir arasındaki çizgiyi belirleyen nokta ise ilaçların kullanma dozu ve şeklidir.” dedi.

“Antibiyotik direnci olan durumlarda ölüme kadar uzanan bir direnç söz konusu olabiliyor”

Özellikle antibiyotik konusunda önemli bir problem yaşandığını dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Çünkü ilaç şirketleri yeni antibiyotikler geliştirmemektedir. Bu nedenle antibiyotik direnci olan durumlarda ölüme kadar uzanan bir direnç söz konusu olabilmektedir. Kişilerin yoğun antibiyotik kullanması ileride belki de yoğun bakım koşullarına neden olan bir hastalığa düştüğünde antibiyotik direnci yüzünden hayatta kalma şansları da azalabilir.” dedi.

Rusya, Asyalı şirketler için koordinasyon merkezi kurdu

Rusya, Asyalı şirketler için koordinasyon merkezi kurdu

Rusya-Ukrayna savaşı da dahil birçok gerekçeyle ABD ve Avrupa ülkelerinin Rusya’ya yönelik ambargoları ve diğer ekonomik kısıtlamaları ülke ekonomisinin büyümesini engelleyemedi. Rusya son olarak Çinli şirketler başta olmak üzere Asyalı tüm şirketlerin Moskova ile ticari bağlarını güçlendirmek için ‘Ulusal Koordinasyon Merkezi’ kurdu

Rusya ekonomisi ABD ve Avrupa’nın ambargolarına rağmen büyüyor

Rusya ekonomisi 2023 yılında yüzde 3,5’lik büyüme ile herkesi şaşırttı. Çünkü uzun süredir ABD ve Avrupa ülkeleri, Rusya’ya karşı ambargolar ve çeşitli ekonomik kısıtlamalar uyguluyor. Bu politikaların temelinde Rusya Ukrayna savaşı dahil birçok gerekçe bulunuyor. Batı, Rusya’ya askeri alanda olduğu kadar ekonomik alanda da zarar vermek isterken Rusya, ülkede Avrupalı ve ABD’li şirketlerin yerine Çinli ve diğer Asyalı ülkelerin şirketlerini konumlandırıyor. Bu süreci hızlandırmak için Moskova’da ‘Ulusal Koordinasyon Merkezi’ kuruldu.

ABD ve Avrupa ile ticaret çöktü

Eurostat’ın istatistiklerine göre, AB’den Rusya’ya ihracat yaklaşık yüzde 40 oranında düştü. Avrupa, Rus hidrokarbonlarına bağımlılığını en aza indirmek, önümüzdeki birkaç yıl içinde sıfıra indirmek için çaba harcıyor. ABD ile Rusya’nın ticaret hacmi de birkaç kat azaldı. Washington da Rusya’dan ithalatı en aza indirmeye çalışıyor. Örneğin Rusya’dan uranyum ithalatına yasak getirildi. Washington yönetimi, uzay roketleri için Rus motoru alımını durdurma niyetini de açıklamıştı.

ABD yaptırımları korkutsa da su yolunu buluyor!

Asyalı ve Orta Doğulu şirketler, Rus ortaklarıyla işbirliği nedeniyle ABD yaptırımlarıyla karşılaşma riski altında bulunuyor. Rusya’nın Asyalı muhatapları döviz transferleri, hava ve kara ulaşımı, ABD’nin ikincil yaptırımları gibi konularda sorunlar yaşıyor. Çin atasözündeki gibi ‘su her zaman yolunu buluyor’ ve 140 milyonluk Rusya pazarına girmek isteyen Çinli, Hintli, Arap ve Türk firmalar Rusya’da yatırıma devam ediyor. Üstelik Batılı şirket ve markaların bu pazardan çıkışından faydalanarak yeni ortaklıklar geliştiriyor. Örneğin, bir Çinli yatırımcı “Batı’nın Rusya’da bizim için bıraktığı boşlukları dolduracağız” diyor. Bu Çinlinin şirketi, şu anda büyük bir Çinli otomobil üreticisinin, bir zamanlar Avrupalı bir otomobil devine ait olan bir Rus fabrikasında üretim yapmasına yardımcı oluyor. Resmi verilere göre, 2023 yılında Asya ile ticaret ve iş birliği, Rusya’nın dış ticaret cirosunun yüzde 70’ini aştı.