Diş çekimlerinin ardından ortaya çıkan çene kemik erimesine karşı çözüm: Çene Kemiği Ogmentasyonu!
İmplant uygulayabilmek için belirli yükseklikte ve kalınlıkta kemik varlığına ihtiyaç olduğunu kaydeden uzmanlar, bu tarz vakaların sıklıkla hastanın kendi kemiğinden alarak ya da yapay biomateryaller kullanarak giderildiğini söylüyor.
Cerrahi prosedürün, kemik yetersizliğinin miktarına, yatay ya da dikey yönde oluşuna göre değişebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Ogmentason işleminden 4 ila 6 ay sonrasında çene kemiği, implant yapımına uygun hale geliyor.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Diş Hastanesi Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, çene kemiği ogmentasyonu (arttırımı) hakkında bilgi verdi.
Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop
“Diş çekimlerinden sonra karşılaşılan en büyük problemlerden biri çene kemiklerinde görülen erime.”
Diş çekimlerinden sonra, uzun dönemde karşılaşılan en büyük problemlerden birinin çene kemiklerinde görülen erime olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Ancak İmplant uygulayabilmek için belirli yükseklikte ve kalınlıkta kemik varlığına ihtiyaç duyuluyor. Bu tarz vakaları sıklıkla hastanın kendi kemiğinden alarak ya da yapay biomateryaller kullanarak gideriyoruz. Basit vakalarda sentetik kemik greftleri ve bariyerlerini kullanırken daha geniş hacimde kemiğe ihtiyaç duyduğumuzda hastanın kendi çenesinden doku alarak kemik naklini gerçekleştirebiliyoruz.” dedi.
“İşlemden 4 ila 6 ay sonrasında çene kemiği implant yapımına uygun hale geliyor.”
Cerrahi prosedürün, kemik yetersizliğinin miktarına, yatay ya da dikey yönde oluşuna göre değişebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Ogmentason işleminden 4 ila 6 ay sonrasında çene kemiği implant yapımına uygun hale geliyor.
“Otojen greftleme işlemlerinde, hastanın kendi kemiği ve kemik vidaları kullanılıyor.”
Otojen greftleme işlemlerinde, hastanın kendi kemiği ve kemik vidaları kullanıldığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Bekleme süresinin 4-4.5 ay sürmesi, yüksek biyouyum, düşük komplikasyon riski gibi avantajlar mevcutken ikinci bir cerrahi alanın oluşması dezavantaj sağlamaktadır. Yapay biomateryaller ise sentetik ya da hayvan ve insan kaynaklı olarak üretiliyor. Operasyonda kemik tozu, bariyer ve fiksasyon vidaları kullanılır. Yeni kemik oluşum süreci 6-7 ay kadar sürmektedir, biyouyumu daha düşüktür. Ancak cerrahi prosedürü daha kolaydır. Tercih vakanın durumuna ve hekimin deneyimine göre şekillenmektedir.” şeklinde konuştu. diş tedavileri de tam donanımlı ameliyathanede genel anestezi altında gerçekleştiriliyor. Ayrıca dudak-damak yarığı, konuşma rahatsızlıkları ve yaşlılarda diş estetiği konularında da hizmet veriliyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-84.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-16 12:43:352024-02-16 11:45:56Diş kemiği erimelerine yeni çözüm
Sanatçı Melis Gürsel’in “KUSUR” isimli solo resim ve heykel sergisi Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Sanatçı, soyut ve ekspresyonist portre tarzını yansıttığı çalışmalarında çevreye duyarlı materyallerde kullanmaktadır. Gürsel; altın yaprak, sim, kurutulmuş kahve gibi malzemeleri geri dönüştürülebilir kağıt, karton ve tahta gibi materyallerle bütünleştirdiği 53 eseri sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Sergi, Evrim Sanat Galerisi’nde 1 Mart 2024 tarihine kadar ziyaret edilebilir.
“Dünyada yılda 300 bin çocuğa (0-19 yaş arası) kanser tanısı konuluyor. Ülkemizde iseher yıl 3 bin 500 çocuk ve genç kanser tanısı alıyor. Tüm dünyada bu mücadeleye dikkat çeken bir gün var: 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü. Bugün özellikle çocukluk çağı kanserlerine dikkat çekmek, farkındalık yaratmak ve çocukluk çağı kanseriyle ilgili gerçekleri paylaşmak için oldukça önemli.” diyen Liv Hospital Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı; tek bir kişinin yaratabileceği etkiyi asla küçümsememek gerektiğinin de altını çiziyor.
Prof. Dr. Gül Nihal Özdemir
Kanserin çeşitli tipleri vardır ve kaynaklandığı organ veya dokuya göre değişebilir
Çocuklarda kanser erişkinlere göre çok daha nadir görülür. Bazı kanser tipleri sadece çocuklarda ortaya çıkar ve yine erişkinin bazı kanserleri ise çocuklarda neredeyse hiç görülmez. Kanserin çeşitli tipleri vardır ve kaynaklandığı organ veya dokuya göre değişir. Pek çok hastalık gibi kanserin de çeşitli türleri vardır. Örneğin gözün retinasında oluşan tümörlere retinoblastoma, karaciğerden kaynaklanan tümörlere hepatoblastoma ve hepatokarsinom denir. Kan hücrelerinin çoğaldığı kanser türüne lösemi (kan kanseri) denilir. Çocuklarda en sık lösemi görülür.
En sık 1 ile 5 yaş arasında ortaya çıkabilir
Çocukluk çağı kanserleri her yaşta görülebilir ancak en sık 1 ile 5 yaş arasında ortaya çıkar. Belli yaşlarda bazı kanserler daha sık görülür.
Çocuklarda kanser gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin bir arada rol oynadığı düşünülüyor. Radyasyon, sigara dumanına maruziyet, kimyasal maddeler ve bazı virüsler hücre düzeyinde değişiklikler yaparak kanser oluşumuna etki edebilir. Bu faktörlere maruziyet özellikle hamilelik döneminde önemlidir.
Bazı önlenebilir kanserler beslenmeyle ilişkili olabilir
Bazı önlenebilir kanserlerin de beslenmeyle ilişkili olduğu bulunmuştur. Örneğin; dengesiz beslenme, özellikle de aşırı kırmızı et tüketimi, yaşlılarda barsak kanseri ile ilişkilidir. Ancak kırmızı et, protein ve demir kaynağı olarak çocuklar için çok önemli bir besindir ve onu diyetten çıkarmak düşünülemez; bu nedenle kırmızı etin yanı sıra balık ve yeşil sebzeler de tüketilmelidir. Dışarıdan vitamin takviyesi almak yerine doğal yoldan yani taze sebze ve meyvelerden vitamin almanın vücudumuzun ihtiyaç duyduğu maddeleri sağladığı düşünülmektedir. Bu nedenle beslenme alışkanlıklarımızda mümkün olduğunca hormonsuz, doğal bitki ve meyvelere ağırlık vermek doğru olacaktır.
Katkı maddelerinin kanserojen etkilerine ilişkin araştırmalar devam etmekte olup, bazı katkı maddelerinin kanserojen etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır. Yapılacak en doğru şey mümkün olduğunca doğal gıdalar tüketmek ve katkı maddelerinden kaçınmaktır. Sağlıklı bir yaşam için herhangi bir gıda ürününü satın almadan önce ambalajını dikkatlice okumanız tavsiye edilir.
Bazı kanser tipleri ailesel olabilir. Ailede başka bireylerde de özellikle erken yaşta kanser gelişmiş olması genetik yatkınlık düşündürür.
Çocuklarda ne zaman kanserden şüphe edilir?
Çocuklarda kanseri erken fark etmek zordur. Bazen ilk şikayet veya bulgular hafif olabilir ve pek önemsenmeyebilir. Bu nedenle ailelerin kanserin ilk bulguları açısından dikkatli olmaları ve şüphe halinde doktora başvurmaları önemlidir.
Özellikle bazı tümörlerde geç tanı tedaviyi zorlaştırır.
Ateş, halsizlik, nefes alma sorunları, öksürük, şişlikler, kilo kaybı, boyunda veya koltuk altında şişlikler, vücutta morluklar, bacak ağrısı, baş ağrısı, kusma, ani dengesizlik veya şaşılık ve idrarda kanama kanser belirtisi olabilir. Bu bulgular özellikle enfeksiyon veya başka bir nedenle açıklanamıyor ve ısrar ediyor ise şüpheci olmak gerekir.
Çocukluk çağı kanserleri nasıl tedavi edilir?
Kanser hücreleri insan bağışıklık sistemini yanıltırlar bu nedenle vücut bu hastalığı kendi başına yenemez.
Kanser tedavisi genellikle kemoterapi, cerrahi ve radyoterapiden oluşur. Her kanser tipinin farklı bir tedavisi vardır.
Çocuk hematoloji onkoloji uzmanı dışında çocuk cerrahı, beyin cerrahı, ortopedi ve radyasyon onkoloğu doktorlarından oluşan bir tedavi ekibi gereklidir.
Tedavinin ilk hedefi kanserin tamamen ortadan yok edilmesi yani hastanın tamamen iyileştirilmesidir.
Çocukluk çağı kanserlerinde günümüzde tedavisi oldukça başarılıdır.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-82.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-15 22:56:122024-02-15 20:03:14Dünyada kanserli çocukların sayısı artıyor!
Halkbank’tan esnafa ve akaryakıt istasyonlarına özel kampanya
Halkbank, esnafa ve akaryakıt istasyonlarına özel yeni POS kampanyasını duyurdu.
Sağladığı krediler ve özel kampanyalarla müşterilerini destekleyen Halkbank, akaryakıt sektörüne özel belirlediği avantajlı üye işyeri fiyat ve ücretleriyle destek paketini hizmete sunmuştu. Banka, şimdi ise bu özel kampanyaya esnafı da dahil etti.
Üye işyerlerinin maliyetlerinin azaltılmasına katkıda bulunmak için hayata geçirilen kampanyada işletmeler, tüm kart tipleri için kullanılabilecek yüzde 2,39 komisyon oranından veya komisyonsuz blokeli avantajlı fiyatlama koşullarından faydalanabilecek. Kampanya ile işletmelere, aylık üye işyeri ücretleri de yüzde 50 indirimli olarak uygulanacak.
Ticari hayatı destekleyerek işletmeleri güçlendirmeyi amaçlayan kampanya kapsamında esnaf, kendilerine özel belirlenmiş fiyat ve ücretleri tercihlerine göre kampanyalı ve blokeli olarak belirlenen seçenekler ile kullanabilecekler. Kampanyaya katılmak için Halkbank şubelerine başvurmak yeterli olacak.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-81.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-15 21:27:062024-02-15 19:29:10Halkbank’tan esnafa ve akaryakıt istasyonlarına özel kampanya
Türkiye’deki yeme-içme sektöründe önde gelen zincir markalardan BigChefs, halka arz sürecinin ardından iş dünyasından Mehmet Can Karabağ’ın şirketin %5’lik hissesini satın almasıyla yeni bir döneme adım attı.
BigChefs’in Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada konuyla ilgili şu ifadelere yer verildi: “BigChefs’in kuruluşundan beri yükselişine birebir şahit olan Mehmet Can Karabağ, büyüme yolculuğunda Yönetim Kurulu’na zaman zaman fikir danışmanlığı da yapmıştır. BigChefs’in halka arzından sonra Mehmet Can Karabağ’ın şirketimize ve büyüme potansiyelimize olan inancı bizleri ayrıca memnun etmiştir. Kendisinin gerek stratejik gerekse de yönetim konularındaki fikirleri ve kariyer yolculuğunda edindiği tecrübeleri ile hedeflerimize çok daha hızlı ulaşacağımıza inancımız çok yüksektir. Mehmet Can Karabağ gibi değerli bir ismin aramıza katılmasının mutluluğunu yaşıyoruz.”
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/BigChefs.jpg10661600pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-15 20:17:072024-02-15 19:19:54BigChefs’in yüzde beş hissesi satıldı
Özellikle kış aylarında, ciltte bir türlü hafiflemeyen kaşıntı hissi, kuruluk, kızarıklık ile döküntüler, enfeksiyona yol açan bir cilt hastalığı olan atopik dermatit, daha yaygın bir ifadeyle egzamaya işaret edebiliyor. Egzama, cildin içten alınan veya dıştan temas eden bazı maddelere karşı, tıpkı yabancı maddeyi reddetme gibi bir korunma mekanizması şeklinde ortaya çıkıyor. Her yaş grubunda görülen egzamaya bünyesi alerjiye yatkın kişilerde rastlanıyor ve hemen her madde herhangi bir kişi için alerjik olabiliyor. Cilt kaşıntısının kalınlaşmış deriye ve cilt yüzeyinde açık kesiklere yol açabileceğini belirten Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransu, “Kızarıklık ve çatlak cilt görünümü bir dereceye kadar rahatsız edici olsa da esas sıkıntı yoğun kaşıntı hissidir. El ve ayak derisindeki sertleşme ile elastikiyet kaybının yanı sıra bunlara bağlı oluşan çatlaklar yaşam kalitesini bozabilir. Özellikle kışın cildin kuruması nedeniyle daha fazla egzama şikayeti ortaya çıkar. Bu nedenle cildi soğuktan korumak ve nemli tutmak çok önemlidir” diyor.
Prof. Dr. Orhan Baransu
Soğuk hava ve rüzgar tetikliyor!
Bebek ve küçük çocuklarda; genellikle dirsek, diz, kafa derisi ve yüz bölgelerinde görülen lezyonlar daha büyük çocuklar ile yetişkinlerde ise çoğunlukla eller, ayaklar, kol içleri ve dizlerin arkasında ortaya çıkıyor. Yeni doğan bebeklerde anneden emzirme yoluyla gelen alerjenler etkili olabildiği gibi, kumaşlarda kullanılan temizlik malzemeleri, alt bezleri, krem gibi bazı kozmetik maddeler de etken olabiliyor. Egzamanın belirtileri çok farklı olsa da genellikle, “Kuru ve pullu lezyonlar, kuru bir cilt, ciltte kalınlaşma, kızarma ile şişlik, cilt renginde değişiklikler, duyarlılık, hassasiyet ile kaşıma esnasında ciltte oluşan yaralanmalar” olarak görülüyor. Alerjik bünyelerde deride nem tutan proteinlerde oluşan anormallik, nemin azlığına neden olabiliyor. Hem bu nem azlığı nedeniyle hem de özellikle kış aylarında, soğuk hava ile rüzgarın da etkisiyle durum daha da kötüleşebiliyor. Yine ter, kendi başına alerjik olabileceği gibi, kumaşlardaki alerjenleri deriyle temasa geçirerek etki edebiliyor. Aynı şekilde, gözyaşı ve tükürük de alerjen olabiliyor. Bazı kozmetik ürünler temas ettikleri el veya yüz gibi yerlerde reaksiyon gösterebiliyor. Ayrıca stres de egzama için çok önemli bir uyarıcı faktör olarak kabul ediliyor.
Bol su için, cildin nemini koruyun
Vücudumuzun yüz ile eller gibi havayla temas eden kısımlarını soğuktan ve rüzgardan sakınmak gerektiğinin altını çizen Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransu, şunları söylüyor: “Havanın soğuduğu ve nem oranının azaldığı kış ayları egzama şikayetlerini artırır. Dışarıdaki soğuk havadan içerideki sıcak ve kuru havaya geçiş, kapalı ısıtma sistemlerinin odalardaki havayı kurutması, kalın kıyafetlerin giyilmesi ve sıcak banyo uygulaması da egzamayı tetikler” Bu nedenle yünlü kıyafet yerine pamuklu kıyafetlerin tercih edilmesi, bol su içilmesi, sıcak banyodan kaçınılması, uygun kozmetik ürünler ile cildin neminin korunması öneriliyor.
Tedavi egzamanın türüne göre belirleniyor
Terlemede ve kurumada ilk hedefin uygun nemlendirici ürünler ile derinin nemini ve direncini artırmak olduğuna dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransu, “Alerji yapan unsurlardan uzak durmak ve olabildiğince az kozmetik kullanmak da önemlidir. Bilinenin aksine; elleri çok sık yıkamak, derinin koruyucu tabakasını bozacağından sakıncalıdır. Nemlendiriciler yağlı bölgelerde su bazlı, çok kuru yerlerde daha yağlı seçilmelidir” diyor. Egzamanın kesin bir tedavisi olmasa bile içten ve dıştan tedavilerle kaşıntı kontrol altına alınarak, enfeksiyon önlenebiliyor, ancak buna rağmen hastalık tekrar edebiliyor. Tedavi yöntemi egzamanın türüne göre belirleniyor. Kontrol altına alınamayan egzama ve diğer alerjik durumlarda alerji uzmanlarından destek alınması tavsiye ediliyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-80.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-15 19:03:542024-02-15 19:03:54Egzamalılar, yünlü kıyafet ile sıcak banyodan kaçının
Diş kemiği erimelerine yeni çözüm
Diş çekimlerinin ardından ortaya çıkan çene kemik erimesine karşı çözüm: Çene Kemiği Ogmentasyonu!
İmplant uygulayabilmek için belirli yükseklikte ve kalınlıkta kemik varlığına ihtiyaç olduğunu kaydeden uzmanlar, bu tarz vakaların sıklıkla hastanın kendi kemiğinden alarak ya da yapay biomateryaller kullanarak giderildiğini söylüyor.
Cerrahi prosedürün, kemik yetersizliğinin miktarına, yatay ya da dikey yönde oluşuna göre değişebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Ogmentason işleminden 4 ila 6 ay sonrasında çene kemiği, implant yapımına uygun hale geliyor.” dedi.
Üsküdar Üniversitesi Üsküdar Diş Hastanesi Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, çene kemiği ogmentasyonu (arttırımı) hakkında bilgi verdi.
Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop
“Diş çekimlerinden sonra karşılaşılan en büyük problemlerden biri çene kemiklerinde görülen erime.”
Diş çekimlerinden sonra, uzun dönemde karşılaşılan en büyük problemlerden birinin çene kemiklerinde görülen erime olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Ancak İmplant uygulayabilmek için belirli yükseklikte ve kalınlıkta kemik varlığına ihtiyaç duyuluyor. Bu tarz vakaları sıklıkla hastanın kendi kemiğinden alarak ya da yapay biomateryaller kullanarak gideriyoruz. Basit vakalarda sentetik kemik greftleri ve bariyerlerini kullanırken daha geniş hacimde kemiğe ihtiyaç duyduğumuzda hastanın kendi çenesinden doku alarak kemik naklini gerçekleştirebiliyoruz.” dedi.
“İşlemden 4 ila 6 ay sonrasında çene kemiği implant yapımına uygun hale geliyor.”
Cerrahi prosedürün, kemik yetersizliğinin miktarına, yatay ya da dikey yönde oluşuna göre değişebildiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Ogmentason işleminden 4 ila 6 ay sonrasında çene kemiği implant yapımına uygun hale geliyor.
“Otojen greftleme işlemlerinde, hastanın kendi kemiği ve kemik vidaları kullanılıyor.”
Otojen greftleme işlemlerinde, hastanın kendi kemiği ve kemik vidaları kullanıldığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi M. Seda Altop, “Bekleme süresinin 4-4.5 ay sürmesi, yüksek biyouyum, düşük komplikasyon riski gibi avantajlar mevcutken ikinci bir cerrahi alanın oluşması dezavantaj sağlamaktadır. Yapay biomateryaller ise sentetik ya da hayvan ve insan kaynaklı olarak üretiliyor. Operasyonda kemik tozu, bariyer ve fiksasyon vidaları kullanılır. Yeni kemik oluşum süreci 6-7 ay kadar sürmektedir, biyouyumu daha düşüktür. Ancak cerrahi prosedürü daha kolaydır. Tercih vakanın durumuna ve hekimin deneyimine göre şekillenmektedir.” şeklinde konuştu. diş tedavileri de tam donanımlı ameliyathanede genel anestezi altında gerçekleştiriliyor. Ayrıca dudak-damak yarığı, konuşma rahatsızlıkları ve yaşlılarda diş estetiği konularında da hizmet veriliyor.
Melis Gürsel’in Solo Resim&Heykel Sergisi “Kusur”
Sanatçı Melis Gürsel’in “KUSUR” isimli solo resim ve heykel sergisi Evrim Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
Sanatçı, soyut ve ekspresyonist portre tarzını yansıttığı çalışmalarında çevreye duyarlı materyallerde kullanmaktadır. Gürsel; altın yaprak, sim, kurutulmuş kahve gibi malzemeleri geri dönüştürülebilir kağıt, karton ve tahta gibi materyallerle bütünleştirdiği 53 eseri sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Sergi, Evrim Sanat Galerisi’nde 1 Mart 2024 tarihine kadar ziyaret edilebilir.
Evrim Sanat Galerisi
Adres: Göztepe Mahallesi, Bağdat Caddesi Handan Palas Apartmanı No:233 Daire: 1 Kadıköy-İstanbul
Tel.: (0533) 237 59 06
Ziyaret Saatleri: Pzt-Çrş-Perş-Cuma-Cmt 11:00-19:00
Pazar 12:00-18:00, Salı günleri ziyarete kapalıdır.
Dünyada kanserli çocukların sayısı artıyor!
“Dünyada yılda 300 bin çocuğa (0-19 yaş arası) kanser tanısı konuluyor. Ülkemizde ise her yıl 3 bin 500 çocuk ve genç kanser tanısı alıyor. Tüm dünyada bu mücadeleye dikkat çeken bir gün var: 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanser Günü. Bugün özellikle çocukluk çağı kanserlerine dikkat çekmek, farkındalık yaratmak ve çocukluk çağı kanseriyle ilgili gerçekleri paylaşmak için oldukça önemli.” diyen Liv Hospital Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı; tek bir kişinin yaratabileceği etkiyi asla küçümsememek gerektiğinin de altını çiziyor.
Prof. Dr. Gül Nihal Özdemir
Kanserin çeşitli tipleri vardır ve kaynaklandığı organ veya dokuya göre değişebilir
Çocuklarda kanser erişkinlere göre çok daha nadir görülür. Bazı kanser tipleri sadece çocuklarda ortaya çıkar ve yine erişkinin bazı kanserleri ise çocuklarda neredeyse hiç görülmez. Kanserin çeşitli tipleri vardır ve kaynaklandığı organ veya dokuya göre değişir. Pek çok hastalık gibi kanserin de çeşitli türleri vardır. Örneğin gözün retinasında oluşan tümörlere retinoblastoma, karaciğerden kaynaklanan tümörlere hepatoblastoma ve hepatokarsinom denir. Kan hücrelerinin çoğaldığı kanser türüne lösemi (kan kanseri) denilir. Çocuklarda en sık lösemi görülür.
En sık 1 ile 5 yaş arasında ortaya çıkabilir
Çocukluk çağı kanserleri her yaşta görülebilir ancak en sık 1 ile 5 yaş arasında ortaya çıkar. Belli yaşlarda bazı kanserler daha sık görülür.
Çocuklarda kanser gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin bir arada rol oynadığı düşünülüyor. Radyasyon, sigara dumanına maruziyet, kimyasal maddeler ve bazı virüsler hücre düzeyinde değişiklikler yaparak kanser oluşumuna etki edebilir. Bu faktörlere maruziyet özellikle hamilelik döneminde önemlidir.
Bazı önlenebilir kanserler beslenmeyle ilişkili olabilir
Bazı önlenebilir kanserlerin de beslenmeyle ilişkili olduğu bulunmuştur. Örneğin; dengesiz beslenme, özellikle de aşırı kırmızı et tüketimi, yaşlılarda barsak kanseri ile ilişkilidir. Ancak kırmızı et, protein ve demir kaynağı olarak çocuklar için çok önemli bir besindir ve onu diyetten çıkarmak düşünülemez; bu nedenle kırmızı etin yanı sıra balık ve yeşil sebzeler de tüketilmelidir. Dışarıdan vitamin takviyesi almak yerine doğal yoldan yani taze sebze ve meyvelerden vitamin almanın vücudumuzun ihtiyaç duyduğu maddeleri sağladığı düşünülmektedir. Bu nedenle beslenme alışkanlıklarımızda mümkün olduğunca hormonsuz, doğal bitki ve meyvelere ağırlık vermek doğru olacaktır.
Katkı maddelerinin kanserojen etkilerine ilişkin araştırmalar devam etmekte olup, bazı katkı maddelerinin kanserojen etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır. Yapılacak en doğru şey mümkün olduğunca doğal gıdalar tüketmek ve katkı maddelerinden kaçınmaktır. Sağlıklı bir yaşam için herhangi bir gıda ürününü satın almadan önce ambalajını dikkatlice okumanız tavsiye edilir.
Bazı kanser tipleri ailesel olabilir. Ailede başka bireylerde de özellikle erken yaşta kanser gelişmiş olması genetik yatkınlık düşündürür.
Çocuklarda ne zaman kanserden şüphe edilir?
Çocuklarda kanseri erken fark etmek zordur. Bazen ilk şikayet veya bulgular hafif olabilir ve pek önemsenmeyebilir. Bu nedenle ailelerin kanserin ilk bulguları açısından dikkatli olmaları ve şüphe halinde doktora başvurmaları önemlidir.
Özellikle bazı tümörlerde geç tanı tedaviyi zorlaştırır.
Ateş, halsizlik, nefes alma sorunları, öksürük, şişlikler, kilo kaybı, boyunda veya koltuk altında şişlikler, vücutta morluklar, bacak ağrısı, baş ağrısı, kusma, ani dengesizlik veya şaşılık ve idrarda kanama kanser belirtisi olabilir. Bu bulgular özellikle enfeksiyon veya başka bir nedenle açıklanamıyor ve ısrar ediyor ise şüpheci olmak gerekir.
Çocukluk çağı kanserleri nasıl tedavi edilir?
Kanser hücreleri insan bağışıklık sistemini yanıltırlar bu nedenle vücut bu hastalığı kendi başına yenemez.
Kanser tedavisi genellikle kemoterapi, cerrahi ve radyoterapiden oluşur. Her kanser tipinin farklı bir tedavisi vardır.
Çocuk hematoloji onkoloji uzmanı dışında çocuk cerrahı, beyin cerrahı, ortopedi ve radyasyon onkoloğu doktorlarından oluşan bir tedavi ekibi gereklidir.
Tedavinin ilk hedefi kanserin tamamen ortadan yok edilmesi yani hastanın tamamen iyileştirilmesidir.
Çocukluk çağı kanserlerinde günümüzde tedavisi oldukça başarılıdır.
Halkbank’tan esnafa ve akaryakıt istasyonlarına özel kampanya
Halkbank’tan esnafa ve akaryakıt istasyonlarına özel kampanya
Halkbank, esnafa ve akaryakıt istasyonlarına özel yeni POS kampanyasını duyurdu.
Sağladığı krediler ve özel kampanyalarla müşterilerini destekleyen Halkbank, akaryakıt sektörüne özel belirlediği avantajlı üye işyeri fiyat ve ücretleriyle destek paketini hizmete sunmuştu. Banka, şimdi ise bu özel kampanyaya esnafı da dahil etti.
Üye işyerlerinin maliyetlerinin azaltılmasına katkıda bulunmak için hayata geçirilen kampanyada işletmeler, tüm kart tipleri için kullanılabilecek yüzde 2,39 komisyon oranından veya komisyonsuz blokeli avantajlı fiyatlama koşullarından faydalanabilecek. Kampanya ile işletmelere, aylık üye işyeri ücretleri de yüzde 50 indirimli olarak uygulanacak.
Ticari hayatı destekleyerek işletmeleri güçlendirmeyi amaçlayan kampanya kapsamında esnaf, kendilerine özel belirlenmiş fiyat ve ücretleri tercihlerine göre kampanyalı ve blokeli olarak belirlenen seçenekler ile kullanabilecekler. Kampanyaya katılmak için Halkbank şubelerine başvurmak yeterli olacak.
BigChefs’in yüzde beş hissesi satıldı
BigChefs’in yüzde beş hissesi satıldı
Türkiye’deki yeme-içme sektöründe önde gelen zincir markalardan BigChefs, halka arz sürecinin ardından iş dünyasından Mehmet Can Karabağ’ın şirketin %5’lik hissesini satın almasıyla yeni bir döneme adım attı.
BigChefs’in Yönetim Kurulu’ndan yapılan açıklamada konuyla ilgili şu ifadelere yer verildi: “BigChefs’in kuruluşundan beri yükselişine birebir şahit olan Mehmet Can Karabağ, büyüme yolculuğunda Yönetim Kurulu’na zaman zaman fikir danışmanlığı da yapmıştır. BigChefs’in halka arzından sonra Mehmet Can Karabağ’ın şirketimize ve büyüme potansiyelimize olan inancı bizleri ayrıca memnun etmiştir. Kendisinin gerek stratejik gerekse de yönetim konularındaki fikirleri ve kariyer yolculuğunda edindiği tecrübeleri ile hedeflerimize çok daha hızlı ulaşacağımıza inancımız çok yüksektir. Mehmet Can Karabağ gibi değerli bir ismin aramıza katılmasının mutluluğunu yaşıyoruz.”
Egzamalılar, yünlü kıyafet ile sıcak banyodan kaçının
Özellikle kış aylarında, ciltte bir türlü hafiflemeyen kaşıntı hissi, kuruluk, kızarıklık ile döküntüler, enfeksiyona yol açan bir cilt hastalığı olan atopik dermatit, daha yaygın bir ifadeyle egzamaya işaret edebiliyor. Egzama, cildin içten alınan veya dıştan temas eden bazı maddelere karşı, tıpkı yabancı maddeyi reddetme gibi bir korunma mekanizması şeklinde ortaya çıkıyor. Her yaş grubunda görülen egzamaya bünyesi alerjiye yatkın kişilerde rastlanıyor ve hemen her madde herhangi bir kişi için alerjik olabiliyor. Cilt kaşıntısının kalınlaşmış deriye ve cilt yüzeyinde açık kesiklere yol açabileceğini belirten Acıbadem International Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransu, “Kızarıklık ve çatlak cilt görünümü bir dereceye kadar rahatsız edici olsa da esas sıkıntı yoğun kaşıntı hissidir. El ve ayak derisindeki sertleşme ile elastikiyet kaybının yanı sıra bunlara bağlı oluşan çatlaklar yaşam kalitesini bozabilir. Özellikle kışın cildin kuruması nedeniyle daha fazla egzama şikayeti ortaya çıkar. Bu nedenle cildi soğuktan korumak ve nemli tutmak çok önemlidir” diyor.
Prof. Dr. Orhan Baransu
Soğuk hava ve rüzgar tetikliyor!
Bebek ve küçük çocuklarda; genellikle dirsek, diz, kafa derisi ve yüz bölgelerinde görülen lezyonlar daha büyük çocuklar ile yetişkinlerde ise çoğunlukla eller, ayaklar, kol içleri ve dizlerin arkasında ortaya çıkıyor. Yeni doğan bebeklerde anneden emzirme yoluyla gelen alerjenler etkili olabildiği gibi, kumaşlarda kullanılan temizlik malzemeleri, alt bezleri, krem gibi bazı kozmetik maddeler de etken olabiliyor. Egzamanın belirtileri çok farklı olsa da genellikle, “Kuru ve pullu lezyonlar, kuru bir cilt, ciltte kalınlaşma, kızarma ile şişlik, cilt renginde değişiklikler, duyarlılık, hassasiyet ile kaşıma esnasında ciltte oluşan yaralanmalar” olarak görülüyor. Alerjik bünyelerde deride nem tutan proteinlerde oluşan anormallik, nemin azlığına neden olabiliyor. Hem bu nem azlığı nedeniyle hem de özellikle kış aylarında, soğuk hava ile rüzgarın da etkisiyle durum daha da kötüleşebiliyor. Yine ter, kendi başına alerjik olabileceği gibi, kumaşlardaki alerjenleri deriyle temasa geçirerek etki edebiliyor. Aynı şekilde, gözyaşı ve tükürük de alerjen olabiliyor. Bazı kozmetik ürünler temas ettikleri el veya yüz gibi yerlerde reaksiyon gösterebiliyor. Ayrıca stres de egzama için çok önemli bir uyarıcı faktör olarak kabul ediliyor.
Bol su için, cildin nemini koruyun
Vücudumuzun yüz ile eller gibi havayla temas eden kısımlarını soğuktan ve rüzgardan sakınmak gerektiğinin altını çizen Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransu, şunları söylüyor: “Havanın soğuduğu ve nem oranının azaldığı kış ayları egzama şikayetlerini artırır. Dışarıdaki soğuk havadan içerideki sıcak ve kuru havaya geçiş, kapalı ısıtma sistemlerinin odalardaki havayı kurutması, kalın kıyafetlerin giyilmesi ve sıcak banyo uygulaması da egzamayı tetikler” Bu nedenle yünlü kıyafet yerine pamuklu kıyafetlerin tercih edilmesi, bol su içilmesi, sıcak banyodan kaçınılması, uygun kozmetik ürünler ile cildin neminin korunması öneriliyor.
Tedavi egzamanın türüne göre belirleniyor
Terlemede ve kurumada ilk hedefin uygun nemlendirici ürünler ile derinin nemini ve direncini artırmak olduğuna dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Orhan Baransu, “Alerji yapan unsurlardan uzak durmak ve olabildiğince az kozmetik kullanmak da önemlidir. Bilinenin aksine; elleri çok sık yıkamak, derinin koruyucu tabakasını bozacağından sakıncalıdır. Nemlendiriciler yağlı bölgelerde su bazlı, çok kuru yerlerde daha yağlı seçilmelidir” diyor. Egzamanın kesin bir tedavisi olmasa bile içten ve dıştan tedavilerle kaşıntı kontrol altına alınarak, enfeksiyon önlenebiliyor, ancak buna rağmen hastalık tekrar edebiliyor. Tedavi yöntemi egzamanın türüne göre belirleniyor. Kontrol altına alınamayan egzama ve diğer alerjik durumlarda alerji uzmanlarından destek alınması tavsiye ediliyor.