Novo Nordisk Türkiye’nin yeni iletişim ve kurumsal ilişkileri

Novo Nordisk organizasyonundaki iletişim ve kurumsal ilişkiler yapılanmasını güçlendirmek üzere Türkiye’de yeni bir döneme adım atıyor.

Füsun Feridun, 1 Ağustos 2025 itibarıyla, şirketin Türkiye’deki iletişim stratejilerine liderlik etmeye başladı.

Füsun Feridun kimdir?

Sağlık, teknoloji ve telekomünikasyon sektörlerinde 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Füsun Feridun, Apple, IBM, AstraZeneca, Siemens, Avea ve Turkcell gibi global ve yerel markaların dönüşüm hikâyelerinde aktif rol aldı. Kriz yönetiminden marka itibarına, lider iletişiminden medya ve sürdürülebilirlik iletişimine pek çok alanda sorumluluk üstlenen Füsun Feridun, şirketin küresel hedefleri ile Türkiye’deki kurumsal önceliklerinin stratejik uyum içinde yönetilmesine katkı sağlayacak. Son 10 yılda Apple Türkiye İletişim Liderliğini yürüten ve Apple CEMEA liderlik ekibinde yer alan Füsun Feridun, şimdi bu tecrübesiyle Novo Nordisk ’in toplum sağlığı vizyonuna stratejik katkılar sunmayı hedefliyor.

NarPOS, 2025’in ilk yarı karını açıkladı

10 ülkede 14 binden fazla işletmeye hizmet veren NarPOS, 2025’in ikinci çeyreğinde gelirlerini yüzde 250 artırarak, yıl sonu itibarıyla NarPOS ödeme sistemleri üzerinden geçmesi planlanan 5,5 milyar TL ciro hedefini pekiştirdi.

NarPOS, stratejik finans danışmanı Valor Advise’ın raporlarına göre; 2025 yılının ilk yarısında gelirlerini geçen yıla kıyasla yüzde 250 artırdı. Komisyon işlem hacmi, ikinci çeyrekte bir önceki yılın tamamına oranla yüzde 88 artarak şirket tarihindeki en yüksek seviyeye ulaştı. Yıl sonu için belirlenen 5,5 milyar TL komisyon geçişi hedefi doğrultusunda emin adımlarla ilerleyen şirket, brüt kâr marjını yüzde 70’in üzerinde korurken FAVÖK de pozitif seyrini sürdürdü.

İlyas Akça: “”Dijitalleşme ve inovasyonla sektörde lider konumdayız”

NarPOS Kurucu Ortağı ve CEO’su İlyas Akça, “2025’in ilk yarısı, sektörümüz için zorlukların yoğunlaştığı; ancak dijitalleşme ve verimlilik arayışının da zirveye ulaştığı bir dönem oldu. Bugüne kadar olduğu gibi, 2025 yılının ilk yarısında da zorlu ekonomik koşullara rağmen hem müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artırmayı hem de kendi büyümemizi hızlandırmayı başardık. Yatırımlarımızın kısa sürede gelir getirmesi, dijital pazarlama stratejilerimizin doğruluğu ve Ar-Ge odaklı yaklaşımımız, bizi sektörde lider konuma taşıyor. Hedefimiz, teknolojiyi ve inovasyonu kullanarak her zaman müşterilerimize daha hızlı, daha verimli ve daha kaliteli hizmet sunmak.” dedi.

Pera Müzesi’nden 2 yeni sergi

Kuruluşunun 20. yılında sanatseverleri art arda sergilerle buluşturan Pera Müzesi, sonbaharı iki yeni sergiyle karşılıyor.

Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar, 29 sanatçının eserleri aracılığıyla koleksiyon ve kurumların yalnızca geçmişi muhafaza etmekle kalmayıp günümüzün toplumsal ve politik dinamikleriyle güçlü ilişkiler kurma potansiyeline odaklanıyor. İsveçli sanatçı Åsa Jungnelius’un Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize ise cam ve taşın etkileşiminden yola çıkarak malzeme ile insan arasındaki ilişkiyi araştırıyor.

Pera Müzesi’nin kuruluşunun 20. yılında sanatseverlerle buluşturmaya hazırlandığı Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar ve Åsa Jungnelius: Toprak, Ateş, Su ve Havayla Yazılmış Bir Dize sergileri 16 Eylül 2025 – 18 Ocak 2026 arasında ziyaret edilebilecek.

Ülkemizde her yıl 23 milyon ton gıda israf ediliyor

Türkiye Gıda Sanayi İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, son dönemde gündeme gelen ve Türkiye’deki gıda israfının boyutlarını gözler önüne seren verilere ilişkin açıklama yaptı. Sidar, “Ülkemizde her yıl 23 milyon ton gıdanın israf edildiğine ve kişi başına yıllık 102 kilogram yiyeceğin çöpe gittiğine ilişkin veriler son derece endişe verici. Özellikle, üretilen meyve ve sebzelerin yüzde 35’inin sofraya ulaşamadan israf olması, tedarik zincirindeki süreçleri yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini ortaya koyuyor” dedi.

Her yıl 23 milyon ton gıda israf ediliyor!

Kaan Sidar, yayınlanan son verilere değinerek israfın geldiği noktayı; “Türkiye’de her yıl 23 milyon ton gıdanın israf edildiğine ve kişi başına yıllık 102 kilogram yiyeceğin çöpe gittiğine ilişkin veriler son derece endişe verici. Bu rakamlar, ekonomik bir kayıp olmanın ötesinde açlıkla mücadele eden milyonlarca insanın var olduğu bir dünyada vicdani bir sorundur. Özellikle, üretilen meyve ve sebzelerin yüzde 35’inin sofraya ulaşamadan israf olması, tedarik zincirindeki süreçleri yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini ortaya koyuyor” sözleriyle özetledi.

“İsrafa karşı mücadeleye destek”

Gıda sanayiinin üretimin ilk halkasından tüketicinin sofrasına kadar olan zincirin en kritik aktörlerinden biri olduğunu belirten Sidar, “Bu nedenle, gıda israfıyla mücadelede en büyük sorumluluklardan birini taşıdığımızın farkındayız. Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu’nun başlattığı milli uyanış hamlesini ve bu konuya yönelik çalışmalarını büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. TÜGİS olarak, bu çalışmalara işveren sendikası olarak  destek vermeye hazırız” dedi.

 “Operasyonel süreçler iyileştirilmeli”

Gıda israfıyla mücadelede atılacak somut adımlar arasında üretim, depolama ve lojistik süreçlerinde kayıpları en aza indirecek akıllı teknolojilerin teşvikinin önemli olduğunun altını çizen Sidar, kamu ve tüketici nezdinde yapılması gerekenleri de vurguladı. Sidar, “Hane halkı düzeyinde israfın önlenmesine yönelik eğitim ve bilgilendirme kampanyalarının desteklenmesi, mevcut gıda kaynaklarının daha verimli kullanılması ve tüketim alışkanlıklarımızın gözden geçirilmesi gerekiyor. Ayrıca gıda fazlasının ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında kanuni düzenlemelerin ve operasyonel süreçlerin geliştirilmesi önem arz ediyor”  ifadelerini kullandı.

 

Hisseler el değiştirdi

İstanbul Havalimanı çatısı altında dünyanın en büyük yiyecek-içecek alanını yöneten TUM’un ortaklık yapısında önemli bir değişim gerçekleşti.

Kurucu Ortaklardan Mehmet Kalyoncu’nun sahibi olduğu TUM’daki %30 oranındaki pay, ÜNLÜ & Co aracılığıyla devredildi 34 bin m²’lik alanda 120’den fazla ünite ve 65’in üzerinde yerli ve yabancı markanın operasyonunu yürüten TUM’daki bu hisse, Ziraat Portföy Yönetimi A.Ş. tarafından kurulmuş olan Element GSYF (Özel Girişim Sermayesi Yatırım Fonu) tarafından satın aldı.

TUM CEO’su Sadettin Cesur, işlemle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

“İGA İstanbul Havalimanı, bulunduğu coğrafyanın merkezinde konumlanan stratejik bir hub olmasının yanı sıra, güçlü marka karması ve operasyonel ölçeğiyle dünyada örnek gösterilen bir gastronomi merkezi konumundadır. Bu yeni ortaklık yapısı, TUM’un büyüme potansiyelini daha da güçlendirecek ve global arenadaki başarılarımızı hızlandıracaktır.”

“TUM olarak inovasyon ve kaliteye dayalı büyüme hedeflerimizi sürdürürken, Element GSYF’nin katkısıyla markalarımıza ve yolcularımıza daha güçlü bir değer sunmayı amaçlıyoruz. Bu yatırım, stratejik yol haritamızda önemli bir kilometre taşıdır.”

Süreçte TUM’un danışmanlığını üstlenen ÜNLÜ & Co’dan Kurumsal Finansman Yönetici Direktörü İbrahim Romano ise şunları paylaştı:

“ÜNLÜ & Co olarak şirket birleşme ve satın almalarında 30 yıla yaklaşan deneyim ve uzmanlığımızı, TUM’un büyüme potansiyelini güçlendirecek bu stratejik işlemde de ortaya koymuş olmaktan memnuniyet duyuyoruz.”

AGI Seyahat Yeme içme ve kiralama hizmetleri AŞ CFO’su Ali Sinan Manzak konuyla ilgili şu hususun altını çizdi:

“2017 yılında kurduğumuz TUM şirketinin 8 yıl süren başarılı performansından sonra kentsel yatırım projelerimize odaklanmak için 2024 yılı son çeyreğinde çıkış kararı aldık. Bu kararımızı uygulamak için Nisan ayında AGİ’yi kurarak, özel şirket satışı şeklinde işlemi yürütmek için 2016 yılında kurulan Kalyon Kentsel Proje Yatırımları paylarını AGİ’ye devrettik ve bu ay hisse satış işlemini tamamladık. Bu stratejik karar tipik bir “başlangıç- gelişme-değer üretme” şeklinde özetlenebilecek bir süreç anlayışıyla örnek teşkil edecek bir boyut kazanmıştır. Tüm paydaşlar için hayırlı olmasını dileriz.”

Xiaomi’nin ikinci çeyrek kârı yüzde 75 arttı

Xiaomi’nin 2025 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarına göre, şirketin geliri 116,0 milyar RMB’ye (yaklaşık 16,16 milyar USD) ulaşarak bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30,5 oranında artış gösterdi. Aynı dönemde düzeltilmiş net kârı ise yıllık bazda yüzde 75,4 artarak 10,8 milyar RMB’ye (yaklaşık 1,51 milyar USD) yükseldi. Premiumlaşma stratejisi hız kazanırken, akıllı telefonlar, akıllı elektrikli araçlar ve akıllı ev aletlerinde güçlü büyümeyi beraberinde getiriyor.

“Human x Car x Home” akıllı ekosistem stratejisiyle yoluna devam eden Xiaomi’nin üç ana iş kolu olan akıllı telefonlar, akıllı elektrikli araçlar ve büyük ev aletleri, ikinci çeyrekte sağlam bir büyüme kaydetti.

Akıllı telefon iş kolu gelirleri 45,5 milyar RMB’ye (yaklaşık 5,39 milyar USD) ulaşırken, satışlar üst üste sekizinci çeyrekte de büyümesini sürdürdü ve Xiaomi premiumlaşma stratejisinde sağlanan sürekli ilerlemelerle birlikte, 20 çeyrek üst üste dünya genelinde ilk üçteki yerini korudu.

IoT ve yaşam tarzı ürünleri segmenti, akıllı ev aletlerinden elde edilen gelirin yüzde 66,2 oranında artmasıyla birlikte yıllık bazda yüzde 44,7 büyüyerek 38,7 milyar RMB(yaklaşık 5,39 milyar USD) ile yeni bir gelir rekoruna imza attı.

Akıllı elektrikli araçlar, yapay zeka ve diğer yeni girişimler segmentinin geliri yıllık bazda yüzde 234 artarak 21,3 milyar RMB (yaklaşık 2,97 milyar USD)’ye ulaştı. Yalnızca elektrikli araçlardan elde edilen gelir ise ilk kez 20 milyar RMB’yi (yaklaşık 2,79 milyar USD) aşarak iş kolu adına önemli bir dönüm noktası oldu.

İkinci çeyrekte küresel akıllı telefon pazarındaki genel baskılara rağmen, Xiaomi’nin akıllı telefon iş kolu hem Çin ana karasında hem de dünya genelinde dayanıklılığını ortaya koydu. Küresel akıllı telefon sevkiyatları 42,4 milyon adede yükselerek, üst üste sekizinci çeyrekte de yıllık bazda büyüme kaydetti. Araştırma şirketi Canalys’in verilerine göre, Xiaomi’nin küresel pazar payı 2025’in ikinci çeyreğinde yüzde 14,7 oldu.

Xiaomi’nin tablet iş kolu da dönem boyunca güçlü ivmesini sürdürdü. Canalys’in verilerine göre, Xiaomi’nin global tablet satışları yıllık bazda yüzde 42,3 artış göstererek dünyanın en büyük beş tedarikçisi arasında en hızlı büyüyen marka oldu. TWS (gerçek kablosuz stereo) kulaklık sevkiyatlarında Xiaomi, globalde 2. sırada, Çin ana karasında ise 1. sırada yer aldı.