Sağlıklı beslenme okul başarısını artırıyor!

Uzmanlar, okulların açılmasıyla birlikte sağlıklı beslenmenin çocukların akademik başarısı ve zihinsel gelişimi için kritik hale geldiğini söylüyor.

Gelişme çağındaki çocukların enerji ihtiyaçları yüksek olduğu için günde üç ana öğün yapılmasını öneren Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Güne peynir ve yumurta gibi protein içeriği yüksek bir kahvaltı ile başlamak, odaklanma ve hafıza performansını destekler.” dedi. Yumurta, balık, kuruyemişler, yeşil yapraklı sebzeler ve probiyotik besinlerin beyin gelişimini destekleyen en önemli gıdalar arasında yer aldığını vurgulayan Yiğit, paketli ve şekerli ürünlerin yerine ev yapımı atıştırmalıkların tercih edilmesinin dikkat dağınıklığını önleyebileceğini aktardı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, okul çağındaki çocukların sağlıklı beslenmesinin hem akademik başarıları hem de gelişimleri üzerindeki etkisinden bahsetti.

Çocuklar üç ana öğün yemeli…

Okulların açılmasıyla birlikte hem akademik başarı hem de sağlıklı gelişim açısından beslenme düzeninin önem kazandığını aktaran Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu dönem, çocuklara doğru beslenme alışkanlıkları kazandırmak ve beyin gelişimini desteklemek için değerli bir fırsat sunar.” dedi.

Çocukların günün büyük bir kısmını okulda geçirdiği düşünüldüğünde, yeterli enerji, protein, vitamin ve mineral almalarının, fiziksel ve zihinsel performanslarını olumlu yönde etkileyebildiğini kaydeden Yiğit, “Gelişme çağındaki çocukların enerji ihtiyaçları yüksektir; bu nedenle günde üç ana öğün yapılması önerilir. Güne peynir ve yumurta gibi protein içeriği yüksek bir kahvaltı ile başlamak, odaklanma ve hafıza performansını destekler. Kahvaltı yapılamadığı durumlarda, ilk teneffüslerde tüketilebilecek yeşillikli sandviçler veya esmer unla hazırlanmış ev yapımı peynirli poğaçalar sağlıklı bir alternatif olarak değerlendirilebilir. Kahvaltıda enerji sağlaması amacıyla tercih edilen çikolatalı kremalar yerine, tahin-pekmez veya şekersiz fındık/fıstık ezmeleri önerilir.” şeklinde konuştu.

Beyin gelişimini destekleyen 8 süper besin

Yeni eğitim döneminde zihinsel performansı, dikkat süresini ve hafızayı güçlendirmek için sofralarda mutlaka yer verilmesi gereken besinler olduğuna dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, bu besinleri şöyle sıraladı:

Yumurta: Kolin içeriği sayesinde hafıza ve öğrenme süreçlerini güçlendirir.

Yağlı balıklar: Somon, uskumru ve sardalya gibi Omega-3 zengini balıklar, odaklanmayı artırır.

Ceviz, Fındık, Badem gibi kuruyemişler: Sağlıklı yağlar ve magnezyum açısından zengindir; beyin hücrelerinin enerji ihtiyacını karşılar.

Koyu Yeşil Yapraklı Sebzeler: Folat ve demir içerikleriyle zihinsel performansı destekler.

Tam Tahıllar: Kompleks karbonhidratlarla uzun süreli enerji sağlar, B vitaminleriyle beyin fonksiyonlarını güçlendirir.

Süt ve Süt Ürünleri: Protein ve kalsiyum kaynağıdır; sinir sistemi sağlığını korur.

Mevsimsel Renkli Meyveler: Antioksidan içerikleriyle hafıza dostudur ve bağışıklığı güçlendirir. Eğer çocuk meyve suyu tüketmeyi seviyorsa, taze sıkılmış meyve suları tercih edilmelidir; bu mümkün değilse, üzerinde yüzde 100 meyve suyu ibaresi bulunan cam şişelerdeki ürünler daha sağlıklı bir seçenek olacaktır.

Probiyotik İçeren Besinler (kefir, yoğurt, tarhana, ev yapımı turşu): Bağırsak mikrobiyotasını dengeler, bağışıklık sistemini güçlendirir ve bağırsak-beyin ilişkisi sayesinde dikkat ile öğrenme süreçlerini destekler.

Okul başarısı ve gelişim için sağlıklı beslenme ile düzenli hareket önemli…

Çocukların öğünlerinde sebzelerin mutlaka yer alması gerektiğinin altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “En az bir ana öğünde sebze yemeği bulunmalı; ayrıca tabağı dört eşit parçaya bölerek her besin grubuna yer vermek, beslenme çeşitliliği açısından önem taşır.” dedi.

Paketli kekler, çikolatalı gevrekler ve basit şeker içeriği yüksek ürünlerin, kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olarak dikkat dağınıklığına yol açabildiğine vurgu yapan Yiğit, “Bu nedenle beslenme çantalarına ev yapımı, katkısız atıştırmalıklar eklemek çok daha sağlıklı bir seçimdir. Ayrıca, günün büyük bölümünü sıralarda oturarak geçiren çocukların yeterli fiziksel aktivite yapmasına fırsat tanımak hem okul başarısına hem de genel gelişimlerine katkı sağlar. Sağlıklı beslenme ve düzenli hareket, zihinsel performansı desteklerken öğrenme süreçlerini de güçlendirir.” diyerek sözlerini tamamladı.

L’Oréal Türkiye’ye yeni genel müdür

L’Oréal Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. L’Oréal Romanya ve 9 ülkenin bağlı olduğu Adria-Balkan Ülkeleri Genel Müdürlüğü görevlerini yürüten deneyimli yönetici Vanya Panayotova, 1 Eylül 2025 itibarıyla L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü olarak yeni görevine başladı.

L’Oréal bünyesine 2018 yılında Romanya Genel Müdürü olarak katılan Panayotova, öncesinde küresel şirketlerde; Balkanlar, Rusya, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa’yı kapsayan geniş bir coğrafyada yöneticilik yaptı. L’Oréal çatısı altındaki 6 yılı aşkın sürede Romanya ve Bulgaristan, Sırbistan, Slovenya, Hırvatistan, Kuzey Makedonya, Arnavutluk, Kosova, Karadağ, Bosna Hersek’ten oluşan Adria-Balkan pazarında şirketin satışlarını iki katından fazla artıran Panayotova, sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımı ve ekip gelişimine verdiği önemle tanınıyor.

Antalya’da Sea To Sky heyecanı başlıyor

Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı, 9-11 Ekim tarihlerinde 16’ncı yılında Hard Enduro Dünya Şampiyonası’nın 5’inci ayağı olarak koşulacak.
Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı, dünyanın en iyi enduro motosiklet sporcularını Antalya’nın Kemer ilçesinde bir araya getirecek.

Uluslararası Motosiklet Federasyonu (FIM) tarafından Hard Enduro Dünya Şampiyonası’na dahil edilen Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı, 40 ülkeden 400’ün üzerinde sporcuyu ağırlayacak. Enduro sporunun dünyaca ünlü isimlerini ülkemize getirecek organizasyon, 7 etaptan oluşan dünya şampiyonasının 5’inci ayağı olarak gerçekleştirilecek.

Dünyanın farklı ülkelerinden on binlerce motorsporları tutkunları her yıl ekim ayında Akdeniz Rivierası’nda Kemer’de hem tatil hem de yarışmayı yerinde takip etmek için aileleri ile birlikte bölgeye geliyor. Ekim ayında Kemer’de turizm yoğunluğu azalırken Sea To Sky yarış haftasında yüksek sezondaki gibi turizm hareketliliği yaşanıyor. Oteller başta olmak üzere tüm turizm sektörlerine katkı sağlayan organizasyon, Antalya’nın en büyük Spor Turizmi etkinliği olmasının yanında bölgenin tanıtımına büyük katkı sağlıyor.

Şölen’e yeni ihracat genel müdürü

Hayat Kapukaya Turaman, Şölen’nin yeni ihracat genel müdürü oldu.

Atıştırmalık sektörü markası Şölen, global pazarlardaki varlığını ve ihracat faaliyetlerini daha da güçlendirmek amacıyla deneyimli yönetici Hayat Kapukaya Turaman’ı İhracat Genel Müdürü olarak görevlendirdi.

Hayat Kapukaya Turaman kimidr?

Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu olan Turaman, Koç Üniversitesi’nde MBA programını tamamladı. Kariyerine 1997 yılında Tab Gıda’da Ürün Yöneticisi olarak başlayan Turaman, sonrasında Mey İçki’de Ürün Müdürü olarak devam etti. 2007 yılından itibaren ise Şölen bünyesinde; Marka Müdürü, Pazarlama Müdürü, Kıdemli Pazarlama Müdürü, Türkiye Pazarlama Direktörü ve Yurtdışı Pazarlama Direktörü gibi kritik pozisyonlarda görev aldı. Bu süre içinde Biscolata, Luppo ve Greta gibi önemli markaların yaratılmasında ve pek çok ödüllü kampanyaların hayata geçirilmesinde önemli rol oynadı.

'İlişki Geliştirme Merkezi’ yeni sezonda sahneleniyor

Tiyatro dünyasının başarılı prodüksiyonlarına imza atan Tiyatro Mitos, Kemal Uçar’ın kaleminden çıkan oyunu “İlişki Geliştirme Merkezi” ile yeni sezonda da izleyicinin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Komedi ve dramayı birleştiren oyun, modern insan ilişkilerini ve yalnızlaşan toplumun trajikomik halini sahneye taşıyor. Arzu Önder ve R. Onur Duru’nun yönetmenliğini üstlendiği oyunda Pınar Şenol ve 13 yıllık aradan sonra yeniden sahnelere dönen usta oyuncu Şenol Önder, Ali ve Mürvet karakterlerine hayat veriyor.

Oyun, 10 Eylül Çarşamba akşamı saat 20.30’da Şişli Tiyatrosu’nda izleyiciyle buluşacak.

Okul çağı çocuklarında 4 önemli sağlık taraması!

Okul zilinin çalmasına çok az bir zaman kaldı.  Ebeveynler, okula yeni başlayacak olan çocuklarının okul öncesindeki son hazırlıklarının tatlı bir telaşını yaşıyorlar. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, okula başlayacak olan çocukların eğitim sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlamalarında genel sağlık kontrollerinin büyük bir öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Sağlıklı büyüme  ve gelişmenin değerlendirilmesi, hastalıkların erken dönemde saptanması, eksik aşıların tamamlanması, temel kan değerleri ve vitamin değerlerinin okul öncesinde gözden geçirilmesi, uzun soluklu bir maraton olan okul döneminde anne ve babalara hem destek hem de kılavuz olmaktadır” diyor.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, bu kontrollerin bazı hastalıklara erkenden müdahale edilmesini de sağladığını belirterek, “Yine  bu kontrollerde eksik aşılar da tamamlanır. Bu sayede, çocuklarımızı aşıyla önlenebilir hastalıklardan korumamız mümkün olmaktadır. Muayenelerde, çocuğun sosyal, motor ve bilişsel fonksiyonlarının değerlendirilmesi de yapıldığından eksiklerin giderilmesi durumunda okul başarısının da artması sağlanacaktır” diye konuşuyor. Peki, okul öncesinde çocukların hangi sağlık kontrollerinden geçmeleri öneriliyor? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, okul öncesinde yapılması gereken muayeneleri anlattı; önemli bilgiler verdi.

Göz muayenesi: Göz tembelliğinden kırma kusurlarına!

Rutin göz muayenesinin dışında, okula başlamadan yapılacak olan göz muayenesi; şaşılık, göz tembelliği, katarakt, kırma kusurları ile kayma gibi sorunların önceden saptanması ve gerekli müdahalelerin (gözlük, operasyon, göz kapama tedavisi gibi) yapılması çocuğun okul başarısını doğrudan etkiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, görme problemi yaşayan çocukların okulda başarısız ve hırçın olabildiklerini belirterek,  “Unutmayalım ki bazı görme kusurları erken dönemde tedavi edilmelidir, zira ileri yaşta tedavisi güçleşebilir, hatta mümkün olmayabilir” diyor.

Kulak ve işitme muayenesi: İşitme kaybından alerjik tabloya!

Ülkemizde yenidoğan bebeklere işitme testi rutin olarak yapılırken, okul öncesinde işitmenin tekrar değerlendirilmesi son derece önemli. Çünkü, işitme kaybı çocuğun öğrenme güçlüğüne sebep olurken dil gelişimini de olumsuz yönde etkiliyor. Kulak ve işitme muayenelerinde; işitme kaybı, geniz eti ve bademcik problemleri erkenden saptanabiliyor.  İşitme kaybı varsa işitme cihazları; geniz eti, bademcik ve alerjik durumların saptanması durumunda da medikal veya cerrahi yöntemlere başvuruluyor.

Diş muayenesi: Diş çürüğünden ağız ve çenede yapısal bozukluklara

Ağız ile diş bakımı da çocukların büyüme ve gelişimlerini etkiliyor.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, okul dönemindeki çocuklarda bu kontrollerin mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Diş hekiminizin yapacağı rutin kontrollerde ağız ve çene yapısı bozuklukları saptanabilir ve ortodontik tedaviler uygulanabilir. Ayrıca, florür uygulaması gibi dişleri koruyucu tedaviler ile çürük tedavileri de okul öncesinde mutlaka yapılmalıdır” bilgisini veriyor.

Rutin muayene: Vitamin eksikliğinden yüksek tansiyona…

Çocuğunuzun genel doktor muayenesi de okul öncesinde büyük bir önem taşıyor. Muayene sırasında kan basıncı ve nabız ölçümleri yapılıyor. Tam kan sayımı, tam idrar tahlili, kan kolesterol-lipid düzeyi, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, dışkıda parazit incelemesi, tam idrar analizi, ailevi hastalık var ise  açlık kan şekerine mutlaka bakılması gerekiyor. Sık hastalanan çocuklarda bağışıklık sistemi testlerinin de yapılabildiğine işaret eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, “Bu analizlerde aşı karnesi gözden geçirilmeli, eksik aşılar varsa, okul öncesi dönemde mutlaka tamamlanmalıdır. Son zamanlarda özel olarak uygulanan takvim dışı meningokok aşıları da yapılmalıdır. Ağır spor yapan çocuklarda kardiyolojik muayene de  çok önemlidir” diye konuşuyor. Rutin çocuk hekimi muayenesinde, ayrıca, çocuğun boy ve kilo ölçümlerinin de yapıldığını anlatan Dr. Pınar Atılkan, “Büyüme geriliği saptanan çocuklarda gerekli testlerin istenmesi ve endokrinoloji bölümüne yönlendirilmesi gerekebilir” diyor.

Demir, B12 ve D Vitamini eksikliğinde okul başarısı düşüyor!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, çocuğun okul başarısını olumsuz etkileyen demir, B12 ve D vitamini eksikliğinin mutlaka tedavi edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Dr. Pınar Atılkan, bu vitaminlerin ve demir eksikliğinin neden olduğu sorunları şöyle özetliyor:

B12 vitamini eksikliği: Tipik bulguları arasında; yorgunluk, konsantrasyon ve öğrenme güçlüğünün yanı sıra unutkanlık, halsizlik, el ve ayaklarda uyuşukluk ile karıncalanma gibi şikayetler yer alıyor. Kabızlık, iştahsızlık, denge sağlamada güçsüzlük, bellekte zayıflama ve kilo kaybı da B12 vitamini eksikliği göstergeleri arasında. B12 eksikliği ayrıca kansızlığa da sebep olarak okul başarısında ciddi bir düşüşe sebep olabiliyor.

Demir eksikliği: Zekâ işlevleri ve okul başarısı üzerinde olumsuz etkisi olduğu biliniyor. Demir eksikliği anemisi erken tanı konulup tedavi edilmediği durumda, çocukta ileride demir tedavisiyle kan değerleri normale ulaşsa bile beyin gelişiminde demir elementinin rol alması nedeniyle zeka düzeyinde düşüklük görülebiliyor. Demir eksikliği anemisi olan çocuklarda gelişme geriliği, algılamada gerilik ve dikkat dağınıklığı başlayabiliyor. Demir eksikliği anemisi devam ederse, giderek ilerleyen halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık günlük yaşamı da zorlaştırıyor. Ağır demir eksikliği anemisinde kalp yetmezliği de oluşabiliyor.

D vitamini eksikliği: Halsizlik, kemik ve eklem ağrıları gibi belirtilerle kendini gösteriyor.