Dışarıda yeme içme azaldı ama mutfak ürünlerine talep arttı!

Dışarıda yeme içme azaldı ama mutfak ürünlerine talep arttı!

Pandemi öncesi ile kıyaslandığında, dışarıda yeme içme eski seviyenin altında kalırken, evde mutfağa olan ilgi arttı.

Züccaciyeciler Derneği (ZÜCDER) Başkanı Mesut Öksüz, “Züccaciye sektörüne talebin artışını şu şekilde açıkladı.

Geçtiğimiz yıla göre yüzde 4 daralma yaşayan yeme içme sektörü, mutfak ürünlerine olan talebi artırdı. Daha fazla mutfakta vakit geçirilirken airfryer, yoğurt yapma makinesi, kahve makinesi gibi elektrikli küçük ev aletlerinin satışını doğrudan etkilerken, tencerelerin de boyutu büyüdü. Dışarıda yeme içme maliyetinin artarken, televizyon ve sosyal medyanın etkisiyle evde yemek yapmaya yönelik bir eğilimin ortaya çıktığını belirten ZÜCDER Başkanı Mesut Öksüz, “Dışarıda yeme içme oranı azaldı. Bunun en büyük nedeni tabii ki fiyatlar. Bir de televizyondaki yemek programlarına olan ilginin artması ve sosyal medyanın da etkisiyle inovatif ürünlere olan ilgi arttı. Örneğin; elektrikli küçük ev aletlerinin yüzde 80’i Türk malı ve çiğ sütten yoğurt yapmaya, artık evlerin demirbaşı haline airfryer gibi pek çok ürün grubu tüketicinin ilgisini çekiyor. Züccaciye sektöründe bir sepetin tutarı kişi başına 5-10 bin TL’yi buluyor” açıklamalarında bulundu.

Türkiye’nin lojistik avantajı var

300 milyar dolarlık dünya züccaciye pazarında yüzde 2 pay alan Türkiye, dünyanın en büyük 10. ihracatçı ülkesinden biri. Son 15 yıldır her yıl yüzde 10 büyüyen ve pandemi döneminde yüzde 37 büyüyen züccaciye sektörü, 6,1 milyar dolarlık bir ihracat gücüne sahip. İlk aşamada 7 milyar dolarlık bir ihracat hedeflerinin olduğunu belirten Mesut Öksüz, “200’e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Türkiye’nin kilogram başına ihracatı 1,5 dolarken, züccaciye sektörü olarak kilogram başına 4,1 dolar ihracatımız söz konusu ve Türkiye’nin en çok dış ticaret fazlası veren sektörlerinden biriyiz. Ancak finansa ulaşmayla ilgili problem var. Hammadde konusundaki vergiler kaldırılmalı. Yabancı müşterilere maliyetlerdeki artışı anlatmakta zorlanıyoruz. Enflasyon oranında döviz artmayınca rekabette sıkıntı çıkıyor” diye ifade ederken, Türkiye’nin rekabette zorlandığı dönemlerde dahi lojistik avantajı olduğunu sözlerine ekleyerek “Çin’den bir ürün alabilmek için 1 konteyner sipariş vermeniz gerekirken, biz de farklı ürünler için koli koli siparişler verebiliyorsunuz. Sektörümüzün önü çok açık. Dünya ekonomisine uygun yollar şeklindeyiz” dedi.