Uzun “Türkiye, siyaseti şiddet ve sabotajla dizayn edilmeye çalışıyor”
Adalet Birlik Partisi Genel Başkanı ve Türkiye İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı İrfan Uzun’a yönelik 27 Nisan 2025 tarihli sabotaj girişimi, Türkiye’de siyasi liderlerin can güvenliğinin dahi teminat altında olmadığını bir kez daha ortaya koydu.
Seçim atmosferine giren Türkiye’de, siyaseti şiddet ve sabotajla dizayn etme girişimleri yeniden gün yüzüne çıkıyor. 27 Nisan günü Kırklareli’nin Kofçaz ilçesinde yapılan ilçe kongresinin ardından merkeze dönüş yolunda, Genel Başkan İrfan Uzun’un da içinde bulunduğu resmi konvoyda yaşananlar, sıradan bir teknik arıza değil; doğrudan planlanmış bir suikast girişimi olduğuna işaret etti.
SABOTAJIN AYRINTILARI ORTAYA ÇIKTI
Makam aracının seyir halindeyken arka sol tarafından olağandışı sesler gelmeye başladı. Bunun üzerine İrfan Uzun, konvoyda arkasında seyreden Kırklareli İl Başkanı’nı telefonla arayarak aracın altından bir şey görüp görmediğini sordu. İl Başkanı’nın hızın düşürülmesini önermesiyle araç yavaşladı ve bu sırada altından bir poşet uçarak uzaklaştı. Ancak sesler kesilmedi.
Pınarhisar’a yaklaşırken bu kez araç içinden yanık kokusu geldi. Bunun üzerine araç, boş bir tarlanın kenarına çekildi ve o esnada kanala kayarak hafif şekilde çukura düştü. Araç güçlükle çıkartıldı. İlk gözle yapılan incelemede belirgin bir sorun görünmese de araçta bulunan Genel Başkan Yardımcısı güvenlik gerekçesiyle aracın altına girerek fiziki bir kontrol gerçekleştirdi. Yapılan bu incelemede, arka sol amortisör sistemine sıkıştırılmış metal bir vida düzeneği tespit edildi.
Bu düzeneğin, lastiğe sürekli sürterek aşırı ısınmaya ve deformasyona yol açtığı anlaşıldı. Aracın lastiği yanma noktasına gelmişti. Derhal kasko sigorta şirketi aranarak çekici talep edildi; Genel Başkan İrfan Uzun, olay yerine gelen kiralık araçla güvenlik amacıyla Pınarhisar’a gönderildi.
Aracın geçici onarımının ardından, 29 Nisan Pazartesi günü araç İstanbul’da Mercedes yetkili servisine götürüldü. Burada yapılan detaylı teknik inceleme sonucunda, amortisör bölgesine yerleştirilen metal parçanın kendiliğinden oluşmasının mümkün olmadığı, bunun yalnızca bilinçli ve kasıtlı bir insan eliyle yapılabileceği açıkça raporlandı.
Servis uzmanları, düzenekte kullanılan parçanın doğrudan lastiği patlatmaya ve aracın kaza yapmasına neden olacak nitelikte olduğunu belirtti. Bu bulgular, olayın bir arıza değil, doğrudan bir sabotaj ve suikast teşebbüsü olduğunu belgeledi.
“GERİ ADIM YOK, SUSMAK YOK!”
Açıklamanın sonunda şu ifadeler yer aldı:
“Karanlık ellerin yolumuza tuzak kurduğu bu dönemde milletimize çağrımız açıktır: Biz korkmuyoruz! Bu yolda geri adım atmayacağız, susmayacağız. Hiçbir tehdit, halkın içinden çıkmış bir liderin yürüyüşünü durduramaz. Bu olay tüm yönleriyle aydınlatılmalı, failler derhal adalet önüne çıkarılmalıdır. Sessizlik, suça ortaklıktır.”



