SPF Seçimi ve Doğru Uygulama ile Etkili Koruma

Yaz mevsiminin etkisini artırmasıyla birlikte, güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarına karşı korunma ihtiyacı yeniden gündemin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Central Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Yağcıoğlu, güneş kremi kullanımında yapılan hataların ve cilt tipine uygun olmayan ürün tercihlerinin, beklenen korumayı sağlamadığı gibi ciltte çeşitli sorunlara da yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Doğru Uygulama Korumanın Temeli

Güneş koruyucuların etkili olabilmesi için doğru ve düzenli kullanım büyük önem taşıyor. Uzmanlar, güneş kremi uygulamasının güneşe çıkmadan en az 20 dakika önce yapılması gerektiğini belirtiyor. Yüz ve boyun bölgesi için “iki parmak kuralı” ile yeterli miktarda ürün kullanılması, koruyuculuğun sağlanması açısından kritik görülüyor.

Dr. Yağcıoğlu, gün içinde etkin korumanın devam etmesi için güneş kreminin her iki saatte bir yenilenmesi gerektiğini vurgularken; yüzme, terleme veya havluyla kurulanma sonrasında da tekrar uygulanması gerektiğini ifade ediyor.

Cilt Tipine Göre Güneş Kremi Seçimi

Güneş koruyucu seçiminde yalnızca SPF değeri değil, cilt tipi de belirleyici bir faktör olarak öne çıkıyor:

-Yağlı ve karma ciltler: Gözenekleri tıkamayan, su bazlı, mat bitişli ve “non-komedojenik” ürünler tercih edilmeli.

-Kuru ciltler: Hyaluronik asit ve seramid gibi nemlendirici içeriklere sahip formüller daha uygun.

-Hassas ciltler: Alerji riskini azaltan mineral filtreli (çinko oksit ve titanyum dioksit içeren) ürünler öneriliyor.

Günlük kullanım için en az SPF 30, yoğun güneş maruziyeti ve uzun süreli açık hava aktivitelerinde ise SPF 50 ürünlerin tercih edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Yalnızca UVB Değil, UVA Koruması da Önemli

Central Hospital Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Yağcıoğlu, yalnızca UVB ışınlarına değil, UVA ışınlarına karşı da koruma sağlayan “geniş spektrumlu” ürünlerin kullanılmasının; güneş yanıklarının yanı sıra erken cilt yaşlanması ve leke oluşumunun önlenmesinde önemli rol oynadığını vurguluyor.

Güneş kreminin yalnızca yaz aylarında değil, kış mevsimi dahil olmak üzere yıl boyunca düzenli olarak kullanılması gerektiği hatırlatılıyor. Uzmanlar, UV ışınlarının bulutlu havalarda dahi cilde zarar verebileceğine dikkat çekiyor.

 

#GüneşKremi #SPF #CiltSağlığı #UVKoruma #Dermatoloji #SağlıkHaber #GüneştenKorunma #CiltBakımı #CentralHospital #DrGizemYağcıoğlu #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Riskli Alanlarda Toz Solumak Hantavirüs Tehlikesini Artırıyor

Bir yolcu gemisinde tespit edilen ve paniğe neden olan Hantavirüsün, kemirgenler aracılığıyla bulaştığını belirten uzmanlar, dünya genelinde görülebilen bir enfeksiyon olduğunu söylüyor.

En sık bulaş yolu, kemirgen idrarı ve salgılarıyla kirlenmiş tozların solunması olduğuna vurgu yapan Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Türkiye dahil Avrupa’da Puumala ve Dobrava-Belgrad virüsleri, Asya’da ise Hantaan virüsü daha çok böbrek tutulumuyla seyreden klinik tablo oluşturur.” dedi. Erken dönemde ateş, kas ağrısı ve sindirim sistemi şikayetleri ile kendini gösterebildiğini aktaran Dr. Mamçu, özellikle riskli alanlarda kemirgen teması ve toz kaldırmaktan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu, son günlerde tüm dünyada salgın korkusuna neden olan hantavirüsün dünya genelindeki yayılımı, bulaş yolları, risk faktörleri ve korunma yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Hantavirüs enfeksiyonları tüm dünyada görülebilir!

Hantavirüslerin, yıllar içinde birçok ülkede çok sayıda kemirici türünden farklı tiplerde ortaya çıktığını aktaran Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Hantavirüs enfeksiyonları tüm dünyada görülebilir. Yıllık vaka sayısı ortalama 30 bindir.” dedi.

İnsanlarda Renal Sendromla Seyreden Kanamalı Ateş (RSHA) ve Kardiyopulmoner Sendrom (HKPS) şeklinde iki farklı klinik tabloya neden olduğunu kaydeden Dr. Mamçu, ülkemizde şu ana kadar RSHA klinik tablosu izlendiğini dile getirdi.

Temel bulaş yolu kemirgenlerin idrar ve salgılarıyla kirlenmiş tozların solunması!

Hantavirüsünün bulaş yolları hakkında bilgi veren Dr. Mamçu, şunları söyledi:

“Kemirgenlerin idrar ve salgılarıyla kirlenmiş tozların solunması temel bulaş yoludur. Bununla birlikte kemirgen idrarıyla kirlenmiş gıdaların tüketilmesi, kemirgen ısırıkları veya çıkarılarının ciltteki açık yaralara temas etmesiyle de bulaş görülebilir. İnsandan insana bulaşma sadece bir tek tür Hantavirüs’te gösterilmiştir.

Kuluçka dönemi 2-4 haftadır. Başlangıçta; ateş, baş ağrısı, şiddetli kas ağrıları, iştahsızlık, bulantı-kusma, ışığa hassasiyet, göz hareketleri ile ağrı ve bulanık görme şikayetleri vardır. Hastalara genellikle bu dönemde tanı konur. Ciltte döküntüler ve idrar miktarında azalma olabilir. Kanama, hastaların yüzde 10’unda görülür. Hantavirüse karşı henüz etkili bir ilaç ya da aşı geliştirilmemiştir. Hastalara destek tedavisi uygulanır. Ölüm oranı yüzde 1’den azdır. Kuzey Amerika’da Sin Nombre Hantavirüsü, Güney Amerika’daysa insandan insana bulaşabilen Andes Hantavirüsü daha çok ağır akciğer tutulumuyla seyreden, daha ölümcül olan bir klinik tabloya neden olur. Türkiye dahil Avrupa’da Puumala ve Dobrava-Belgrad virüsleri, Asya’da ise Hantaan virüsü daha çok böbrek tutulumuyla seyreden klinik tablo oluşturur.”

Virüsün yayılması insan davranışlarına bağlı!

Hantavirüs hastalığından etkilenen tüm ülkelerde, yıllık vaka sayıları ve etkilenen bölgelerin her yıl değişebildiğine işaret eden Dr. Dilek Leyla Mamçu, “Bu farklılıklar iklim faktörlerine (yağış, sıcaklık), doğal rezervuar olan kemirgen türlerinin coğrafi dağılımına, kemirgen popülasyon dinamiklerine, sosyal gelişmeye ve kemirgen ile insan etkileşimini artıran insan davranışlarına bağlıdır. Farelerin yoğun olduğu havasız ortamlarda enfekte hayvanların salgılarına temas edilmesi veya viral partiküllerin solunması başlıca bulaş yoludur.” dedi.

Hantavirüsü enfeksiyonunda erken teşhisin önemli olduğuna vurgu yapan Dr. Mamçu, “Şüpheli vakalarda gözlerde kızarma, döküntü, sırt ve bel ağrısı, tansiyon düşüklüğü ve bilinç değişikliği durumunda bir sağlık kurumuna başvurulmalıdır. Laboratuvar testleri ve PCR ile kolayca tanı konur.” şeklinde konuştu.

Farelerin bulunabileceği riskli alanlarda toz kaldırılmamalı!

Korunmanın temel yolunun ise kemirgenlerle teması önlemek, hastalığın bulaşında rol alan farelerin evlerden ve insanlardan uzak tutulmasını sağlamak olduğuna dikkat çeken Dr. Dilek Leyla Mamçu sözlerini şöyle tamamladı:

“Ev içinde farelerin bulunması açısından çatı katı, bodrum, kiler, odunluk ve ahır gibi riskli alanların temizliğinden önce yarım saat ortamın havalandırılması, özellikle süpürme gibi toz kaldıracak yöntemlerden kaçınılması önemlidir. Toz kaldıracak işlemler öncesinde ıslatma, maske takılması, süpürme yerine mümkünse çamaşır suyu ile ıslatılmış bezle silme veya yıkama önerilir.

Genel olarak el temizliğine dikkat edilmeli, canlı veya ölü farelere çıplak elle dokunulmamalı, dokunulduğu takdirde eller bol sabunlu su ile yıkanmalı, tuvaletlerde lağım farelerinin evlere ulaşmasını engelleyecek şekilde tek yönlü tuvalet kapağı kullanımı yaygınlaştırılmalı.”

 

#Hantavirüs #EnfeksiyonHastalıkları #SağlıkHaber #KemirgenTeması #TozSoluma #BöbrekSağlığı #AkciğerTutulumu #ErkenTeşhis #ÜsküdarÜniversitesi #DrDilekLeylaMamçu #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Türkiye’de Alışveriş Turizmine Finansal Destek

Türkiye’nin büyüyen turizm ekonomisine katkı sağlamak amacıyla Mastercard, Global Blue ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında yabancı turistlere özel avantajlı alışveriş fırsatları sunuyor. Program sayesinde Mastercard logolu yabancı kart kullanıcıları, Türkiye’de yapacakları “Tax Free” alışverişlerde standart iade tutarına ek olarak %50 ekstra iade kazanıyor.

Finansal İnovasyon ve Turizm Katkısı

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, “Bu iş birliğiyle yabancı turistler daha avantajlı alışveriş fırsatları yakalayacak, artan harcama tutarlarıyla ülke ekonomisine katkı sağlayacak” dedi. Global Blue Türkiye Genel Müdürü Sera Tüne ise, “%50 ekstra iade programı, akıllı alışveriş ekosisteminin en güçlü adımlarından biri. Bu teşvik, turistlerin bütçelerini yeniden alışverişe yönlendirerek yerel perakende için pozitif bir döngü yaratıyor” ifadelerini kullandı.

Alışverişte Ekstra İade

Program kapsamında İstanbul’daki İstinye Park, EMAAR Square Mall ve Zorlu Center gibi alışveriş merkezlerinde Mastercard logolu yabancı kartlarla yapılan alışverişlerde, standart KDV iadesine ek olarak %50 ekstra iade doğrudan karta aktarılıyor. Bu uygulama, Türkiye’yi alışveriş turizmi açısından daha rekabetçi bir destinasyon haline getiriyor.

 

#Mastercard #GlobalBlue #FinansSektörü #TaxFree #Ekstraİade #TürkiyeTurizmi #AlışverişTurizmi #Finansalİnovasyon #TurizmEkonomisi #KDVİadesi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Kütahya, Blueberry Üretiminde Uluslararası Tarım Üssü Olmaya Hazırlanıyor

Kütahya Ticaret Borsası (KÜTBO) ile Hollanda Büyükelçiliği iş birliğinde yürütülen Blueberry Yetiştiriciliği Projesi, Türkiye’nin tarım sektöründe en dikkat çekici uluslararası iş birliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Eğitimden teknoloji transferine, sözleşmeli üretimden ihracata kadar geniş kapsamlı bir dönüşüm modeli sunan proje, Kütahya’yı yeni nesil tarımın merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.

Hollanda Modeli Kütahya’da

Hollanda’nın ileri tarım teknolojilerinin Kütahya’ya adapte edilmesiyle üreticilere modern blueberry yetiştiriciliği, doğru çeşit seçimi, sulama yönetimi, iklim ve toprak optimizasyonu gibi konularda eğitimler verildi. Bu iş birliği sayesinde Kütahya, klasik tarım anlayışından yüksek katma değerli üretime geçişte stratejik bir merkez olma yolunda ilerliyor.

Ekonomik ve Sosyal Katkılar

KÜTBO Başkanı Necati Gültekin, projenin yalnızca üretim değil aynı zamanda bilgi ve teknoloji paylaşımı açısından da büyük önem taşıdığını vurgularken; Onursal Başkan Nafi Güral ise yatırımı kırsal kalkınma, istihdam ve sürdürülebilir üretim açısından stratejik bir adım olarak değerlendirdi. Kadın kooperatiflerinin projeye dahil edilmesiyle kırsal ekonomiye kadınların daha güçlü şekilde katılması da hedefleniyor.

Türkiye’nin Blueberry Potansiyeli

Kütahya Valisi Musa Işın, bölgenin iklim yapısının blueberry üretimi için uygun olduğunu belirterek, yüksek katma değerli ürünlerin kırsal kalkınma açısından önemine dikkat çekti. Uzmanlar, Türkiye’nin erkenci ve geç çeşit avantajıyla üretim sezonunu uzun bir döneme yayabileceğini ve önümüzdeki 3–5 yıl içinde dünya blueberry pazarında ilk 10 üretici ülke arasına girebileceğini ifade ediyor.

Hollanda’nın teknoloji ve lojistik gücü ile Türkiye’nin üretim potansiyelinin birleşmesi, Kütahya’yı yalnızca ulusal değil, Avrupa pazarında da önemli bir blueberry üretim merkezi haline getirecek.

 

#Kütahya #Blueberry #TarımYatırımı #HollandaİşBirliği #GıdaSektörü #KırsalKalkınma #KadınKooperatifleri #TarımTeknolojisi #İhracat #TarımHaberi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sanatta Persona ve Palyaço Arketipi İzmir’de

Çağdaş mozaik sanatçısı Gözde Tolan küratörlüğünde hazırlanan kolektif sergi Kadın Palyaçolar, 21 Mayıs’ta Gama Gallery’de sanatseverlerle buluşuyor. 19 sanatçının 40 eserle yer aldığı seçki, gündelik yaşamda taşınan yüzlere ve parlak kabukların ardında biriken sessiz anlatılara odaklanıyor.

Carl Gustav Jung’un “Persona” kavramı ve “Palyaço” arketipinden beslenen sergi, görünür kimlik ile içsel ses arasındaki eşiği aralıyor. Kadınların toplumsal yaşamda üstlendiği rollerin yarattığı görünmeyen ağırlıklara ışık tutan eserler, izleyiciyi yüzeyin ötesini görmeye davet ediyor.

Doğal taş, cam, yarı değerli taş, kumaş ve seramik gibi farklı malzemelerin bir araya gelişi, parçalı bir varoluşu hatırlatan güçlü bir dil kuruyor. Sergi aynı zamanda toplumsal bir fayda misyonu taşıyor: elde edilecek gelirin bir bölümü Hatay’da kadınların güçlenmesine yönelik projelere destek sağlamak üzere Birİz Derneği’ne bağışlanacak.

Sergi Alanı: Gama Gallery

Adres: Turnacıbaşı Cd. No: 21 Beyoğlu/İstanbul

Tarih: 21 Mayıs – 20 Haziran 2026

Ziyaret saatleri: Pazar günleri hariç 12:00 – 18:00 arası

 

#KadınPalyaçolar #GamaGallery #SanatSergisi #GözdeTolan #ÇağdaşSanat #Persona #PalyaçoArketipi #KadınSanatçılar #SanatVeToplum #BirİzDerneği #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Encounter II” Londra’da Sanatseverlerle Buluşuyor

Uluslararası seramik sanatçısı Tuba Önder Demircioğlu ve mimar-tasarımcı Fahrettin Aykut, Londra’da yeni bir sanat buluşmasına imza atıyor. Fahrettin Aykut’un küratörlüğünü üstlendiği “Encounter II” sergisi, 12–16 Mayıs tarihleri arasında Gallery Marquess’te izleyiciyle buluşacak.

Sergi, önceden belirlenmiş bir kompozisyon yerine anın içinden doğan sezgisel karşılaşmaları merkeze alıyor. Tuba Önder Demircioğlu’nun kalıp kullanmadan, kontrol ile rastlantı arasındaki kırılgan dengede şekillendirdiği seramik yüzeyler; elin ritmini, bedenin izini ve malzemenin direncini görünür kılıyor. Bu üretim dili, biçimsel kusursuzluk yerine dönüşümün kendisine odaklanarak üretimin doğal hafızasını sanatın merkezine taşıyor.

Fahrettin Aykut’un küratöryel kurgusuyla şekillenen “Encounter II”, izleyiciyi kesin anlamların ötesinde yaşayan bir düşünce alanına davet ediyor. Eserler, tamamlanmış bir anlatı sunmak yerine izleyiciyle yeniden kurulan çok katmanlı bir deneyim öneriyor. Zaman, hareket ve dönüşümle kurulan bu organik bağ, sergiyi sezgisel bir keşif alanına dönüştürüyor.

 

#EncounterII #TubaÖnderDemircioğlu #FahrettinAykut #GalleryMarquess #SeramikSanatı #ÇağdaşSanat #LondraSanat #SanatSergisi #Küratörlük #SanatHaber #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity