Marcello’da “Dolce Vita” temalı yılbaşı yemeği

Marcello’da “Dolce Vita” temalı yılbaşı yemeği
Nişantaşı’nda merkezi lokasyonu ile Marcello yeni yılı tatlı sürprizlerle ‘dolce vita’ temalı özel bir eğlenceyle kutlayacak.

İtalyan ruhunu, yerinden en iyi lezzetleri bir araya getirerek zengin bir yemek deneyimini ile yaşatan Marcello, canlı DJ performansı eşliğinde kutlanacak yılbaşı gecesinde, yeni yılı renkli iç mekânında ve yemyeşil terasında İtalyan ambiyans ile İstanbul’un benzersiz manzarası eşliğinde unutulmaz anlara ev sahipliği yapacak.

Yılbaşı Menüsünde ise Napolili Executive Şef Luigi Mariconda ve Genovalı focaccia şefi Massimiliano Nardo liderliğinde, İtalya’nın en iyi lezzetlerini bir araya getirerek özel bir yılbaşı menüsü sunacak.
5 course’dan oluşan şarap eşleşmeli Marcello yılbaşı özel menüsü, İtalya’nın eşsiz lezzetlerini bir araya getirerek misafirlerine şık bir ziyafet sunuyor. Stracciatella peyniri ve taze trüf gibi seçkin malzemelerle hazırlanan başlangıçlar, sofraya özgün bir lezzet katıyor. Istakozlu ravioli; kuşkonmaz ve siyah sarımsak ile İtalyan mutfağının sofistike tatlarını bir araya getirerek ana yemekleri zirveye taşıyor. Çilek soslu deniz levreği de hafifliği ilebirlikte tatlı bir notayla buluşuyor. Biberiye ve yeşil elma sorbe ise ara tat olarak hafif ve ferahlatıcı bir mola sunuyor. Uzun pişmiş dana kaburga ve kestanenin uyumu ise İtalyan mutfağının iç ısıtan dokusunu yansıtıyor. Mont Blanc tatlısı ile sonlanan yılbaşı özel menüsü, İtalyan gurme lezzetlerini bir araya getirerek Nişantaşı’nda unutulmaz bir yılbaşı kutlaması seçeneği sunuyor.

Bilgi: +90 532 200 90 25

Mondelēz International Türkiye’de atama

Mondelēz International Türkiye’de atama

Mondelēz International Türkiye Sakız Kategorisi Marka Grup Müdürü Kristin Gültaşyan oldu.

Kristin Gültaşyan kimdir?

Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesi’ni bitiren Kristin Gültaşyan kariyerine Turkcell’de pazarlama bölümünde adım attı. Ardından yaklaşık 10 yıl süresince ETİ’de Pazarlama Uzmanlığı, Marka Müdürlüğü, Kıdemli Marka Müdürlüğü ve Kıdemli Pazarlama Müdürlüğü gibi pozisyonlarda görev aldı. Kristin Gültaşyan 2023 Ekim ayından bu yana Mondelēz International Türkiye’de Sakız Kategorisi Marka Grup Müdürü olarak görev yapıyor. Gültaşyan, görevi kapsamında sakız kategorisinin pazarlama stratejilerini belirlemekten sorumlu olacak.

Çağlar olmadı, Savic olsun!

Çağlar olmadı, Savic olsun!

Devre arasında defansa takviye yapmak isteyen Fenerbahçe’nin ilk hedefi Atletico Madrid forması giyen milli stoper Çağlar Söyüncü idi.. Milli yıldızı ikna etmek için Cengiz Ünder ve şimdi Hull City forması giyen Ozan Tufan da devreye girdi… Ancak Çağlar milli takımdan iki arkadaşının tüm ısrarlarına rağmen İspanyol ekibinden ayrılmak istemediğini belirtince Fenerbahçe gözünü diğer alternatiflere çevirdi. Yine Atletico forması giyen Sırp stoper Stefan Savić’in yanısıra Premier Lig ekibi Tottenham’da bu sezon şans bulmakta zorlanan İngiliz stoper Eric Dier için temaslar sürüyor… Ayrıca Fransa’da forma giyen ve ismi saklanan genç bir stoper de takibe alındı.

DEVA Partili Karal “TÜİK’in terazisi bozuk”

Karal, “Kaynakları vatandaşa değil ne yazık ki israfa, şatafata, faize harcayan bir bütçe”

“Tarımsal desteğin 13 katından fazlasını faize vermeyi vicdanınız nasıl kabul ediyor?”

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) görüşülmeye devam eden 2024 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ile ilgili olarak, “2024 bütçesi, kaynakları vatandaşa değil ne yazık ki israfa, şatafata, faize harcayan bir bütçe özelliği taşıyor. Soruyorum; tarımsal desteğin 13 katından fazlasını faize vermeyi vicdanınız nasıl kabul ediyor?” dedi.

Partisinin İstanbul İl Başkanlığı binasında partililerle bir araya gelen DEVA Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal, TBMM Genel Kurulunda 11 Aralık’ta görüşülmeye başlayan 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin en temel sorunlarından birinin giderek daha çok yaygınlaşan ve derinleşen yoksulluk ile gelir dağılımındaki dengesizlik olduğunu belirten Hasan Karal, uygulanan yanlış politikalar dolayısıyla hükümetin kendi yarattığı ekonomik krizin faturasını, memura, emekliye, işçiye, çiftçiye çıkardığını ifade etti.

‘Bütçenin aslan payı eğitime değil faizie’

2024 bütçesinde sabit ve dar gelirli vatandaşlara yeni yükler yüklendiğini vurgulayan Karal, “Bütçede gelirler vergisi, kurumlar vergisi, KDV, ÖTV derken yük yine vatandaşın sırtına biniyor, fatura vatandaşa kesiliyor. Bütçede en büyük pay 1 trilyon 90 milyar lira ile eğitime ayrılmış görünüyor ama faize ayrılan kaynak ise 1 trilyon 254 milyar lira. Bu rakamlardan da anlaşılıyor ki söyledikleri gibi bütçenin aslan payı eğitime değil faize ayrılıyor. En kötü dönemini yaşayan çiftçilerimize ise 2024 yılı için 91,55 milyar lira tarımsal destek ödemesi planlanıyor. Bu rakam, yasal sınırı bile bulmuyor. Soruyorum; tarımsal desteğin 13 katından fazlasını faize vermeyi vicdanınız nasıl kabul ediyor? Bu durum, içinize nasıl siniyor?” diye konuştu.

 ‘Vatandaş yoksulluğu iliklerine kadar hissediyor’

Milletvekili Karal, 2024 bütçesinin Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve yapısal sorunlara hiçbir şekilde çözüm getiremeyeceğini ifade etti. Hükümetin ısrarla ve inatla hayat pahalılığını ve yoksulluğu ‘sümen altı’ ettiğini kaydeden Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne yazık ki ülkemiz yoksulluğun gittikçe derinleştiği, vatandaşların iliklerine kadar hissettiği bir hal almıştır. Bunun yanında ise parası olan, zengin kesim sermayesine sermaye katmış, daha çok zenginleşmiştir. Ülkemiz bir yanımız yaprak dökerken bir yanımız bahar bahçe halini almış, aynı ülkede değil de sanki iki ayrı kutupta yaşayan bir toplum haline dönüşmüştür. TBMM’de görüşülen 2024 bütçesi de kaynakları vatandaşa değil ne yazık ki israfa, şatafata, faize harcayan bir bütçe özelliği taşımaktadır. Bunun da belli bir kesimi daha çok zenginleştirmekten bir kesimin ise elindeki bir ekmeğin yarısını daha almaktan başka hiçbir anlamı bulunmamaktadır. Çözüm için hukukun üstünlüğünün egemen kılındığı, şeffaf, hesap verilebilir bir yönetim anlayışı derhal ve acilen tesis edilmelidir.”

Dizlerde tam protez yerine yarım protez de yapılıyor!

Dizlerde tam protez yerine yarım protez de yapılıyor!

Vücudumuzun tüm yükünü taşıyan, bükülen, dönen, bizi dimdik ayakta tutan dizlerimiz… Bazen yaşla, bazen genetik etkilerle, fazla kilo veya yaralanma gibi sebeplerle bu temel eklemdeki kıkırdak doku aşınıyor ve dizler ağrılar içinde kalabiliyor; üstelik yaşla birlikte kireçlenme ihtimali de artıyor. İnsan vücudunun en karmaşık ve en büyük eklemlerinden olan dizler, ayak bilekleri ve kalçalarla birlikte vücudun tüm yükünü taşıyor. Bu eklemlerin rahat hareket etmelerini sağlayan kaygan kıkırdak doku niteliğini kaybeder ve aşınırsa “kireçlenme” dediğimiz hastalık ortaya çıkıyor. Acıbadem Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Akan, sıklıkla dizde şişlik, ağrı ve sertlik şeklinde kendini belli eden kireçlenmenin, yürüme, eğilme, çömelme ve merdiven çıkma gibi gündelik işleri bile engelleyerek kişinin yaşam kalitesini azalttığına dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Burak Akan

Prof. Dr. Burak Akan

Her yaşa uygun bir tedavi yöntemi

Genetik yatkınlık, spor yaralanması, fazla kilo, eklemlerin fazla kullanımı gibi durumların neden olduğu diz kireçlenmesinin görülme sıklığı yaşla birlikte artıyor. Diz kireçlenmesi özellikle dizin tek bölgesini etkiliyorsa (çoğunlukla dizin iç tarafı) yarım diz protezi, bu tedavide başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Akan, ‘parsiyel diz protezi’ ya da ‘unikondiler veya unikompartmental diz protezi’ olarak da adlandırılan yarım diz protezi ameliyatlarına dair, “Bu tedavi kireçlenme ve osteokondral defekt gibi nedenlerden dolayı diz ekleminin sadece bir bölgesinde oluşan kıkırdak kaybının tedavisinde kullanılan total diz protezine alternatif bir ameliyattır. Menisküs ve kök yırtıkları olmak üzere birçok durumda kullanılır. Bu protezler düzeltilebilir varus -valgus gibi hekimin muayene ve tetkikler ile karar verebileceği bazı durumlarda, tek bölge kıkırdak harabiyeti olan yetişkin hastalara uygundur. Her yaşa uygun olmakla beraber, 60 yaş altı veya 80 yaş üstü hastalarda özellikle tercih edilir. 60 yaş altında ileride revizyon gerekirse total diz protezine alternatif, ileri yaş grubunda ise daha az riskli bir ameliyat olduğu için tercih edilir” diyor. Yarım diz protezinde total diz protezine göre daha az riskle daha hızlı bir iyileşme amaçlanıyor. Bu ameliyat, açık yöntemle hastaların heyecanını alan hafif uyku altında vücudun belden aşağısının spinal anestezi ile uyuşturulmasıyla yapılıyor ve 45 dakika – 1 saat içinde tamamlanıyor. 10 yıllık kullanım oranları yüzde 95’in üzerinde olan bu ameliyatlarda hastanın ömür boyu iyileşmesi hedefleniyor.

Prof. Dr. Burak Akan

Daha düşük riskle daha doğal bir diz

Bu yöntemle hastaların hızla iyileştiğine değinen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Akan, “Amacımız fonksiyonu bozulmuş bir diz eklemini tekrar ağrısız ve işler hale geri getirmek, yani ağrısız hareket elde etmektir. Total diz protezine göre daha düşük riskle daha doğal bir diz elde etmek en büyük avantajı olmakla birlikte, enfeksiyon oranları daha düşüktür, yara izi daha küçüktür, hastalar daha hızlı normal hayata dönerler ve çoğu ameliyatsız normal bir diz gibi hisseder” diyor. Hastalar, ameliyattan 5-6 saat sonra ayağa kalkıp diz üzerine tam yük vererek yürüyorlar. Hastanede bir gün kaldıktan sonra taburcu edilen hastalar genelde 3-4 hafta sonra kendi rutin yaşamlarına dönebiliyorlar. Her işlemde olduğu gibi bu ameliyatta da enfeksiyon, yara iyileşmesinde gecikme ve anestezi komplikasyonları gibi riskler minimum düzeyde bulunsa da bu tedavi yöntemiyle oldukça başarılı sonuçlar elde ediliyor.

“Aşırı acı yemek hemoroide neden olabilir”

“Aşırı acı yemek hemoroide neden olabilir”

Hemoroidin nasıl oluştuğundan bahseden Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun, “Hemoroid oluşum nedeni belli olmamakla birlikte yanlış tuvalet alışkanlığı, ishal ve kabızlık durumları, aşırı acı ve baharat kullanımı, alkol tüketimi, ayakta uzun süre durmak gerektiren meslekler, uzun yol şoförleri gibi insanlarda daha sık görülmektedir. Gebelikte de sık görülür” dedi.

Medical Park Tokat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Kemal Dursun hemoroid (basur) hakkında açıklamalarda bulundu.

Hemoridin tanımını ve nasıl ortaya çıktığına değinen Op. Dr. Dursun, “Kalın bağırsağın son kısmı olan anüs bölgesinde genişlemiş damarlar ve üzerindeki mukozanın oluşturduğu küçük yastık pakeleri vardır. Bu normal anatomik yapılar sağlıklı insanlarda anüsün daha sıkı kapanmasını sağlayarak gaz ve sıvı kaçışını önlerler. Normalde üç adet olan bu pakelerin büyümesi, kanaması içinde pıhtı olması veya ağrı yapması gibi durumlar olduğunda hemoroid adını almaktadır” diye konuştu.

Dr. Mustafa Kemal Dursun

Dr. Mustafa Kemal Dursun

AŞIRI ACI VE BAHARAT TÜKETİMİ NEDEN OLABİLİR

Hemeroidin nasıl oluştuğunu anlatan Op. Dr. Dursun, şu bilgileri paylaştı:

“Hemoroid oluşum nedeni belli olmamakla birlikte yanlış tuvalet alışkanlığı, ishal ve kabızlık durumları, aşırı acı baharat kullanımı, alkol tüketimi, ayakta uzun süre durmak gerektiren meslekler, uzun yol şoförleri gibi insanlarda daha sık görülmektedir. Gebelikte de sık görülür.”

KANAMA ŞİKÂYETLERİ OLABİLİR

Hemeroidlerin iki tip olduğunu söyleyen Op. Dr. Dursun, “Anal kanalın içinde bağırsak mukozası ile anüs derisinin birleştiği linea dentata denilen bir hat vardır. Bu hattın içeri kısmında olursa iç hemeroid, dış kısmında olursa dış hemeroid adını alır. İç hemeroidler şişlik, kanama gibi şikâyetler yapar. Dış hemeroidler iseiçinde pıhtı olduğunda semptom yapar, bunun dışında sorun oluşturmazlar” dedi.

4 KADEMEDE GÖRÜLÜR

İç hemeroidlerin 4 kademede görüldüğünü dile getiren Op. Dr. Dursun, şunları söyledi:

“Birinci kademe sadece kanama ile kendini gösterir. İkinci kademe kanama olsun olmasın ıkınmakla anüsten dışarı meme çıkar kendiliğinden içeri girer. Üçüncü kadamede meme dışarı çıkar kendiliğinden içeri girmez ancak parmak yardımıyla girer. Dördüncü kademede ise memeler sürekli dışardadır içeri itilemezler. Anal fissür, fistül ve abseler hemoroidle karıştırılmamalıdır. Semptomları yanıltıcı olabilir. Ayrıca polip, condylom, kanser, ıslak makat, anismus, levator ani sendromu gibi durumlarla karıştırılabilir.”

KOLONOSKOPİ UYGULANABİLİR

Hemoroid olunduğunda mutlaka anal muayene yapılması gerektiğini ve görüntüleme olmadan ilaca başlanmamasına dikkat çeken Op. Dr. Dursun, “Muayenede hemeroid tespit edildikten sonra arka planda inflamatuar bir bağırsak hastalığı veya kanser bulunmadığını anlamak için rektosigmoidoskopi veya kolonoskopi yapılması gerekir. Ayrıca altta bir kronik karaciğer hastalığı ya da kan hastalığı olabileceği akılda tutulmalıdır” ifadelerini kullandı.

BESLENME TARZINA DİKKAT EDİLMELİ

Tedavi yollarından bahseden Op. Dr. Dursun, “Birinci derecede pek tedavi gerektirmez. Yaşam tarzı, tuvalet alışkanlığı ve beslenme önerileri yeterli olur. İkinci derecede ilaç tedavisi ve bir önceki öneriler uygulanır. Üçüncü ve dördüncü derecede ise hemoroidektomi, band ligasyon, lazer, krioterapi, infraruj tedavisi, stapler hemoroidektomi, hemeroid arter ligasyon ve hemoroidopeksi yöntemlerinden herhangi biri kişiye özel seçilmek suretiyle uygulanır. Her bir yöntemin kendine has artı ve eksi yönleri vardır” diyerek açıklamalarını sonlandırdı