Kelebek Mobilya’dan Soffice Koleksiyon

Kelebek Mobilya’dan Soffice Koleksiyon

Kelebek Mobilya, Soffice Koleksiyonu’yla meşenin en sakin ve sıcak tonunu bir araya getiriyor

İskandinav tasarım stilinin zamansız ve dinamik enerjisini yansıtan Soffice Koleksiyonu, kişiseleştirilmiş detaylarıyla yaşam alanlarına estetik bir hava katıyor.

Safir meşe rengiyle yaşam alanlarını güzelleştirmek için hazırlanan Soffice Yemek Odası Takımı, özgün tasarımıyla yemek odalarını göz alıcı hale getiriyor. Beyaz kaplama sandalyelerle birleştirilen koleksiyon, özel sünger yapısıyla da konforu maksimum seviyeye çıkarıyor. Yemek yemeyi keyifli hale getiren Soffice Yemek Odası Takımı, natural yuvarlak ayna seçeneğiyle de yemek odalarına yeni bir boyut kazandırıyor.

Soffice TV Ünitesi, salonların en özel parçası olmaya hazırlanıyor. Televizyon izlemeyi keyifli hale getiren TV ünitesi, ayrı ayrı modüllerle satışa sunuluyor. Pratik temizleme özelliğine sahip ürün, depolama alanları sayesinde evlere düzen ve kullanım kolaylığı kazandırıyor. Bu koleksiyona özel üretilen Soffice Orta Sehpa ve Dresuar, TV ünitesinin tamamlayıcı parçaları olarak yer alıyor.

 

 

Zayıflama iğneleri iştahı kontrol ediyor!

Zayıflama iğneleri iştahı kontrol ediyor!

Kilosundan memnun olmayan kişilerin sayısı artmış durumda. Değişen güzellik algısı bu memnuniyetsizliğin altını fazlasıyla çizerken bireyleri de farklı yöntemlere başvurmaya itti. Bunların başında da tartışma konusu olan ve çok konuşulan zayıflama iğneleri geliyor. Peki sağlıklı zayıflamak için nelere dikkat etmek gerekir? Zayıflama iğneleri ne işe yarar? Sağlıklı ve sağlıksız olanları neler? Kimler kullanamaz? Yan etkileri var mı? Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun yanıtladı.

Dr. Yusuf Emre Uzun

Dr. Yusuf Emre Uzun

Dengeli beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığı önemli

Zayıflamak ya da ideal vücut ağırlığında olmak için en doğru ve sağlıklı yöntem; dengeli beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığına sahip olmaktır. Bunun dışında kişinin kilo almasına sebep olan veya kilo kaybını zorlaştıran tiroid bozuklukları, bazı hormonal anormallikler gibi tıbbi durumlar varsa tedavi edilmeli.
Halk arasında en bilineni zayıflama iğnesi
Kilo kaybı amacıyla kullanılan bazı medikal ve cerrahi tedavi yöntemleri mevcut. Medikal tedavi yöntemleri arasında en güncel ve en sık kullanılan durumda olanı ise halk arasında “zayıflama iğnesi” olarak bilinen tıbbi terminolojide GLP-1 reseptör analogları olarak adlandırılan ilaçlar.
FDA onayına sahip
Aslında “zayıflama iğnesi” olarak ifade edilmeleri bir miktar güvensizlik oluşturabilir. Bu ilaçlar diyabet veya obezite tedavisi için FDA onayına sahip güvenli ilaçlardır. Ulusal ve uluslararası diyabet, obezite tedavi kılavuzlarınca önerilmekle birlikte, özellikle son yıllarda tedavi tercihleri arasında üst sıralarda yer almaktadırlar. Özelikle antidiyabetik ilaçlar kullanıma girmeden önce FDA tarafından sıkı denetime tabi tutulmakta, başta kalp ve damar sağlığı olmak üzere birçok konuda güvenli olduklarına emin olunduktan sonra kullanıma girebilmektedirler. Ülkemizde şu an için sadece enjeksiyon formları bulunurken aynen insülin tedavisinde olduğu gibi hasta tarafından kolayca uygulanabilmektedir.

Dr. Yusuf Emre Uzun

İştahı kontrol ediyor ve midenin boşalmasını yavaşlatıyor
Yemek yedikten sonra ince bağırsaklarımız tarafından üretilen bazı hormonlar mevcuttur. Bu hormonlardan bir tanesi de GLP-1 (Glucagon-like peptide-1) olup, görevleri arasında, insülin ve glukagon salınımını düzenlemek (kan şekeri dengesini sağlayan hormonlar), iştahı kontrol etmek ve midenin boşalmasını yavaşlatmak yer alır.

Midenin boşalma süresi uzatıyor
GLP-1 reseptör agonistleri ise bu hormonun analogu olarak görev yapan sentetik türevleridir. Yani bu hormonu ve etkilerini taklit ederler. Dolayısıyla bu ilaçlar uygulandığı zaman hastanın kan şekeri düzenlenir, midenin boşalma süresi uzar ve beyindeki iştah merkezi baskılanarak tokluk hissi oluşur. Bu mekanizmalar yolu ile hem kan şekeri kontrolü hem de kilo kaybı sağlanmış olur.

Dr. Yusuf Emre Uzun

Diyabet ve obezite tedavisinde kullanılıyor

Bu ilaçlar diyabet ve obezite tedavisinde kullanılırlar dolayısıyla tedavinin başarılı olması durumunda diyabet ve obezitenin yol açtığı sağlık sorunları engellenebilir. Obezitenin sebep olabileceği başlıca sağlık sorunları arasında insülin direnci, diyabet, kolesterol, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, inme (felç), kronik böbrek hastalığı, karaciğer yağlanması, safra kesesi taşları, uyku apnesi, ortopedik problemler, depresyon, artmış kanser sıklığı sayılabilir.

Herkes zayıflama iğnesi kullanabilir mi?

Bu tedavilerin kullanımı için farklı ülkelerde çok küçük farklılıklar gösteren kısıtlamalar olmakla beraber genel olarak; beden kitle indeksi 30’un üzerinde olan ya da 27’nin üzerinde olup eşlik eden metabolik problemleri (diyabet, hipertansiyon, kolesterol vs) bulunan hastalar uygun görülmektedir.

Bu ilaçları kimler kullanamaz?
Daha önce geçirilmiş pankreatit (pankreas iltihabı) veya pankreas kanseri öyküsü olan ya da ailesinde medüller tiroid kanseri (nadir bir tiroid kanseri türü) bulunan kişilerde ise bu tedavi yöntemi önerilmiyor. Safra kesesinde taş olan hastalarda ise dikkatli kullanılması gerekir. Ayrıca gebelik ve emzirme dönemleri için de uygun değildir.

Ne gibi yan etkiler görülebilir?

Bu ilaçlara bağlı görülebilecek en sık yan etkiler arasında ise; bulantı, kusma (genellikle zamanla hafifler), ishal, kabızlık, karın ağrısı sayılabilir. Yan etki olarak pankreatit görülmesi son derece nadirdir. Bu tedavi yöntemi mutlaka bir iç hastalıkları ya da endokrinoloji uzmanı kontrolü altında uygulanmalıdır.

Milli Piyango’dan yılbaşı ikramiyesi hakkında açıklama geldi

Bazı haber mecraları ve sosyal medya kanallarında yer alan, “Milli Piyango yılbaşı ikramiyesinin Kolombiya’da bir kişiye çıktığına” ilişkin iddialara dair, şeffaflık ve doğru bilgilendirme ilkelerimiz kapsamında açıklama yapma gereği hasıl olmuştur.

31 Aralık Pazar akşamı gerçekleştirilen Milli Piyango yılbaşı özel çekilişinde 400 milyon TL’lik büyük ikramiye Milli Piyango Online üzerinden alınan bir tam bilete isabet etmiştir. Büyük ikramiyeyi kazanan talihli İstanbul’da ikamet etmekte olup, 1969 doğumlu erkek bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Kişisel Verileri Koruma Kanunu uyarınca talihlinin rızası olmadan kendisiyle alakalı daha fazla bilgiye yer verilememekte olup, “İkramiyenin Kolombiya’ya çıktığı” iddiası tamamıyla asılsız ve gerçek dışıdır.

Milli Piyango Online’da üyelik kaydı yapılabilmesi için T.C. kimlik numarası verisinin girilmesi yasal olarak zorunludur. Bu bilgi, MERNİS (Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi) üzerinden teyit edildikten sonra üyelik açılabilmektedir. Ayrıca ülkemizdeki mevcut yasal düzenlemeler gereği, üyelerin oyun oynayabilmeleri ve ikramiye ödemesi alabilmeleri için mutlaka Türkiye bankalarında hesap sahibi olmaları gerekmektedir. İkramiye ödemeleri de üyelerin Türkiye’de bulunan kişisel banka hesaplarına yapılmaktadır.

Sosyal medyada gerçek kimliklerini gizleyerek anonim olarak paylaşım yapan bazı hesaplardan başlatılan bu asılsız iddiaların ve spekülasyonların, bir siyasi partinin genel başkan yardımcılığı görevini yürüten bir şahıs tarafından, gerçekliği araştırılmadan kamuoyu açıklamasına konu yapılması ise son derece üzücüdür.

Sosyal medyada kurumumuza yönelik üretilen asılsız iddialara itibar edilmemesini, dezenformasyon üreten ve yayan kişilere karşı hukuki süreç başlattığımızı kamuoyuna önemle duyururuz.

Saygılarımızla

Kademe cirosunu arttırdı

Kademe cirosunu arttırdı

Temizlik araçları ve ekipmanlarını üreten Kademe A.Ş., belediyelerin ihtiyaçlarına göre Ar-Ge çalışmaları yaparak yerli ve milli araçlar üretmeye devam ediyor.

Üretim ve cirosunu büyük oranda artıran Kademe A.Ş’nin ürettiği kompakt ve vakumlu tip yol süpürme araçlarına gösterilen talep, geçtiğimiz yıla oranla yüzde 100 arttı.

Kademe A.Ş., ithal yol süpürme araçlarına kıyasla satın alma ve kullanım maliyetlerinde yüzde 60’a varan oranlarda tasarruf sağlıyor. Kademe’nin AGA 6000 ve AGA 2100 serisi, kamu ve özel sektörün ilk tercihleri arasında yer alıyor. Türkiye’de 500’e yakın belediye, kamu ve özel kurumla aktif olarak çalışan Kademe A.Ş, yurt dışında da 50’nin üzerinde ülkede hizmet veriyor.

Zirvede yılbaşı

Zirvede yılbaşı

Kars Sarıkamış’ta bulunan Duja Chalet yeni yıla özel bir program hazırladı. Misafirler yeni yıla, dans gösterileri, havai fişek şovu ve sanatçı Sinan Güleryüz’ün şarkıları ile girdi.

Güleryüz’ün performansını, geceye katılan oyuncu eşi Özge Özder ve çiftin kızları da izledi ve sahne öncesi çift yeni yıl dileklerini paylaştı.

Sarıkamış’ta kar yağışı ve pistlerin açılması ile kayakseverler ve yılbaşını kristal kar ile kutlamak isteyen tatilciler Duja Chalet’e büyük ilgi gösterdiler.

Misafirler kristal kar buluştu

Dünyanın en uzun kayak pistlerinden birine ve sadece Alplerde bulunan kristal kar kalitesine sahip Kars Sarıkamış’ta hizmet veren Duja Chalet, sezonu 21 Aralık 2023 tarihinde açtı. Üstün hizmet anlayışı ile destinasyon olarak Sarıkamış’ı da ön plana çıkarmayı hedefleyen Duja Chalet, 144 odası, kapalı yüzme havuzu, 500 kişilik toplantı salonu ve çocuk kulübü ile bu sezon da misafirlerine hizmet veriyor. Duja Chalet misafirleri bu sezon diğer sezonlardan farklı olarak, belirli zamanlar için ücretsiz temel kayak eğitim dersi alabilecekler. Ayrıca kayak tutkunu misafirleri için konaklamaları boyunca skipassleri ücretsiz. Her gün 16:00’da başlayan after ski partileri ile kayak yorgunluğu eğlenceye dönüşecek.

Pist alternatifleri

Toplam uzunluğu 25 kilometre olan 9 adet pist bulunan Sarıkamış’ta, pistlerin ikisi zirveden Karanlıkdere mevkiine, pistlerin beş tanesi zirveden 1. Etap mevkiine, diğer iki pist de zirveden otele kadar uzanıyor. Başlangıç pisti, 1 Kolay Pist, 3h Orta Pist, 3 Zor Pist bulunuyor. Ayrıca çevre uzunluğu 50 kilometre olan ve 5 kilometresi Uluslararası Cross Country Federasyonu tescilli Cross Country Pisti de kayak tutkusunu bir şölene dönüştürüyor.

Anoreksiya yaşamı kısaltan bir hastalık!

Günümüzde herkesin ‘daha zayıf olmalıyım’ düşüncesine sahip olduğunu belirten uzmanlar kilo kaybı için başvurulan yöntemlerin Anoreksiya Nevroza’ya dönüşebileceğine dikkat çekiyor. Anoreksiya Nevroza’da zayıflama hızının başlangıçta yavaş olduğuna ve giderek arttığına değinen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama ne yazık ki sonu çok tatsız bir şekilde gelir.” uyarısında bulundu.

Prof. Dr. Hüsnü Erkmen: “Yaşamı kısaltan bir hastalıktır. Belli bir tanıyı geçtikten sonra bir ölüm olmasa bile vücut her türlü hastalığa açık hale gelir.”

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen özellikle genç kadınlar arasında sıkça görülen anoreksiya hastalığı ile ilgili bilgi verdi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi

Prof. Dr. Hüsnü Erkmen

‘Spor yapayım kalori kaybedeyim’ diye düşünenler psikiyatri uzmanına başvurmalı

Günümüzde herkesin ‘daha zayıf olmalıyım’ düşüncesine sahip olduğunu dile getiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, her mahallede, her sokakta, küçük şehirlerde bile spor salonları olduğuna dikkat çekerek, “Buraya giden zayıflamak için gidiyor, ‘spor yapayım kalori kaybedeyim’ diye düşünüyor. Böyle bir durumda olan birisi varsa, çok fazla vakit geçirmeden bir psikiyatri uzmanına başvurmaları uygun olur.” uyarısında bulundu.

Basit işlerde bile başlangıçta işi bitirmenin çok daha kolayken zaman geçtikçe daha zor olduğuna değinen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen “Atalarımız söylemiş ağaç yaşken eğilir. Bir fidanı herkes eğebilir, büyük ağaç olduğu zaman kimse eğemez. Bunun için çok vakit kaybetmemek gerekir. Aklınıza gelen her türlü tıbbi olayda vakit kaybetmemek gerekir. Bir an evvel doktora başvurmak gerekir.” dedi.

Dişler düşmeye, saçlar dökülmeye başlar…

Anoreksiyanın genellikle huzursuz aile ortamında büyüyen kişilerde daha fazla göründüğünü ifade eden Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, anoreksiyaya sahip kişilerin kendilerini güzel bulmalarının temelinde psikiyatrik sorunlar olabildiğine işaret etti. Bazı kadınların kalçalarını ve göğüslerini yok ederek kadınlık yönlerini reddetmeye çalıştıklarını, bazılarının da ‘ne kadar zayıf o kadar iyi’ algısını ön plana taşıdıklarını belirten Erkmen, “Sonuç olarak bu beyindeki bir takım aksamalardan ortaya çıkan bir zayıflamadır. Basitçe bir insanın diyet yapıp kilo vermesinden çok daha ileri bir şeydir. Her kilo verdiğinde anoreksik olduğunu zannetmemek demektir. Hatta bazen aşırı kusmaya bağlı olarak bir sebeple diş hekimine giderse, diş hekimleri dişlerinin arka kısımlarının aşınmış olduğunu fark ederler. Kusarken çıkarılan asit dişleri tahrip eder ve bir süre sonra dişler dökülmeye başlar. Kesinlikle bir güzellik ortaya çıkmaz. Aksine olabildiğince çirkin bir tablo ortaya çıkar. İyi beslenemedikleri için saçlar dökülebilir.” şeklinde konuştu.

Özellikle 30 kilonun altına düşenler ciddi tehlike altında

Anoreksiya Nevroza’da zayıflama hızının başlangıçta yavaş olduğuna ve giderek arttığına değinen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, bunun nedeninin de hiçbir şekilde gıda almayıp, aldıklarında da kusarak çıkarma, ishalle çıkarma veya aşırı spor yapma gibi eylemler olduğunu söyledi.

“Bu hastaların çok ilginç olan tarafı da her türlü gıdanın ne kadar kalori vereceği hakkında çok ciddi bilgileri vardır.” diyen Erkmen, sözlerine şöyle devam etti:

“Onlar bir ekmek, bir tabak et kaç kalori bilirler. Dolayısıyla da ona dikkat ederek yemek yemeye başlarlar. Başlangıçta diyet gibi görünebilir ama ne yazık ki sonu çok tatsız bir şekilde gelir. İşin kötü olan tarafı da herkes bunun kötü bir zayıflık olduğunu fark eder. Hastalar ise ‘daha şişmanım biraz daha kilo vermem gerekiyor’ gibi kendilerinin daha şişman olduğunu iddia bile ediyor olabilirler. Ancak ne yazık ki iş kötüye gidiyor manasına gelir. Özellikle 30 kilonun altına düşerse ciddi tehlike vardır. Hastaneye yatırmak gerekir. Belki zorla besleme metotları uygulanabilir.”

Önce kişi hastalığını kabul etmeli

Tedavi süresi ve başarı oranının hastadan hastaya değişiklik gösterdiğini aktaran Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, “Çok kötü hastalığa tutulmuş bir insan ameliyat olur bir bakarsın bir şey olmadan güzel bir şekilde yaşar ya da çok basit bir hastalıktan dolayı da ölebilir. Genel tıptan bahsediyoruz. Anoreksiyada da benzeri bir durum söz konusu. Dereceleri vardır. Mantıklı miktarda zayıfladıktan sonra ‘bu işin tadı kaçtı ben burada durayım’ diyenler de var, sonuna kadar gidenler de var. Otuz kilonun altına düşmüş, çocuk ağırlığında neredeyse ama hala yemek yememeye, kusmaya veya başka şeyler yapmaya çalışabilir. Yaşamı kısaltan bir hastalıktır. Belli bir tanıyı geçtikten sonra bir ölüm olmasa bile vücut her türlü hastalığa açık hale gelir. Başka türlü bir hastalığa tutulabilir.” şeklinde konuştu.

Tedavide başarıyı sağlamak içinse kişinin hastalığı kabul etmesi ve tedavi için erken başvurması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir, iki senedir devam eden bir şey halinde gelinirse ve hasta iyi uyum sağlarsa tedaviye iyileşir. Ancak eğer ilaçlarını kullanmaz ve kilo vermek için aynı davranışlarına devam ederse bu iş kötüye doğru gider ne yazık ki