Şehri Maskeli Baloya çeviren Venedik Karnavalı başlıyor

Şehri Maskeli Baloya çeviren Venedik Karnavalı başlıyor

Venedik karnavalı 27 Ocak 13 Şubat

Dünya en ünlü festivalleri arasında yer alıyor. Venedik Karnavalı ilk kez 11. yüzyılda düzenlendi ve kısa sürede yüzen şehrin ünlü bir sembolü haline geldi. 18. yüzyılda durduruldu ancak 1979’da yeniden hayata döndürüldü. Bugün muhtemelen dünyadaki herkes bu olayı duymuştur.

Venedik’i dünyada olmasa da İtalya ve Avrupa’da mutlaka görülmesi gereken destinasyonlar listesinde daha da üst sıralara taşıdı. Daha önce karnaval, San Marco Meydanı’nda düzenlenen balolarla başlıyor ve tüm şehirde yaşanan eğlencelerle devam ediyordu. Belirli sosyal statüdeki insanlar maske ve kostüm takıyordu. Şimdi turistlerin daha çok rağbet ettiği bu festival gelenekleri bozulmadan devam ediyor.

BCC Catering şimdi de Manisa’da  

BCC Catering şimdi de Manisa’da  

Türkiye’nin 33 farklı şehrinde, 110 üretim tesisiyle hizmet veren BCC Catering, yeni mutfağını Manisa’da açtı.

Kuruluşundan bu yana 33 farklı şehirde büyük bir organizasyon haline gelen, sektördeki birikimi ve güvenilirliği sonucunda günde 120 binden fazla kuver ile yemek hizmeti veren BCC Catering, yeni mutfağını Manisa’da açtı. 2 binin üzerinde çalışanıyla Türkiye genelinde yerinde yemek hizmeti, taşıma yemek hizmeti, özel hastane ve şehir hastaneleri yemek hizmeti veren BCC Catering’in Ankara, Adana, İstanbul, İzmir ve Manisa illerinde yedi ana mutfağı bulunuyor. Yaklaşık 110 üretim tesisi, 225 güncel müşteri sayısı ile ortalama günlük 120 bin kuver yemek üretimi gerçekleştiren BCC Catering, yerinde üretim hizmeti ile okullar, hastaneler, fabrikalar, sanayi kuruluşları, üniversiteler, şantiyeler, yaşlı bakımevleri olmak üzere büyük gruplara ve topluluklara yemek hizmeti sunuyor. Yeni mutfağını Manisa’da açan BCC Catering, altı ayın sonunda Manisa mutfağında yüzde 80 doluluk hedefliyor.

“İlk altı ayın sonunda Manisa mutfağımızda yüzde 80 doluluk hedefliyoruz”

2024 yılı hedeflerini de paylaşan BCC Catering Genel Müdürü Vedat Uluğ, sözlerine şöyle devam etti:

“Öncelikle ana hedefimiz Manisa bölgesinde kalitesi ile tercih edilen bir şirket olmak. BCC’yi ve hizmet kalitesini bu bölgede duyurmak. İlk altı ayın sonunda Manisa mutfağımızda yüzde 80 doluluk hedefi planlıyoruz. Marmara bölgesinde daha güçlü varlık göstermek için bu bölgede satış konsantrasyonumuz arttırıldı. Ayrıca; İstanbul bölgede ikinci taşıma mutfağımız olan Yenikapı Merkez mutfağımız açıldı.  Manisa’da açılan merkezi mutfakla birlikte potansiyeli olan bölgelerde yapılanmaya devam ediyoruz.”

Bizim Toptan ve g2m güçlerini birleştirdi

Bizim Toptan, bağlı bulunduğu Yıldız Holding’in Ev Dışı Tüketim sektöründeki şirketi g2m ile güçlerini birleştirdi.
Türkiye genelinde 40 yılı aşkın süredir dağıtım ve lojistik faaliyetleri yürüten g2m’yi bünyesine katan Bizim Toptan, sektörün lider oyuncusu konumunu güçlendirdi.
Bizim Toptan, bağlı bulunduğu Yıldız Holding’in EDT (Ev Dışı Tüketim) sektöründeki öncü şirketi g2m’yi devraldı. Yıldız Holding’in yüzde 90’ına sahip olduğu g2m hisselerinin tamamını hisse karşılığında devralan Bizim Toptan, bu işlem ile ödenmiş sermayesini 60 milyon TL’den 80 milyon 476 bin 074 TL’ye yükseltti.

Hüseyin Balcı: “EDT alanında açık ara lideriz”
Yeni yapılanma ile ilgili değerlendirmede bulunan Bizim Toptan CEO’su Hüseyin Balcı sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizin pazar erişimi en yüksek, en fazla işletmeye dokunan, en yaygın organize toptan marketiyiz. Bu konumumuz; 40 yılı geçen EDT sektörü tecrübesiyle birlikte çok geniş bir satış ve distribütörlük ağı bulunan g2m’nin bünyemize katılmasıyla daha da güçlendi. İki şirketin ürün portföyü, müşteri erişimi, depolama, tedarik ve lojistik kabiliyetlerinin birleşmesi ile daha kapsamlı bir faaliyet alanına sahip olduk. Bizim Toptan olarak toptan satış fiyatlarıyla müşterilerimize sunduğumuz gıdadan temizliğe binlerce üründen oluşan portföyümüz, g2m’nin özel markalı ürünleri ve distribütörlük hakkına sahip olduğu ulusal ve uluslararası markaların eklenmesiyle daha da genişledi. Çok kanallı satış ağımıza g2m’nin depo, dağıtım ve profesyonel EDT tecrübesi de eklendi. Yeni yapılanmayla birlikte ülkemizde EDT sektöründe açık ara lider konumda yer alıyoruz. Bu birleşmenin başta ülkemiz ve milletimiz olmak üzere Bizim Toptan, Yıldız Holding ve g2m ile tüm paydaşlar için hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Şampiyonlar kupalarını aldı

Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu 2023 Gala Gecesi, TOSFED Başkanı Eren Üçlertoprağı ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde Zorlu PSM’de gerçekleştirildi.

2023 sezonunda ralli, pist, offroad,  baja, karting, drift, tırmanma ve klasik otomobil şampiyonalarında dereceye giren sporcu ve takımların ödüllerine kavuştuğu törene, spor, iş ve cemiyet hayatından birçok isim katıldı.

Her bir farklı kategoride dereceye giren sporculara ödülleri verildi.

Eren Üçlertoprağı

TOSFED’de yeni dönem

27 yıldır aynı kurumsal kimlik ve logo ile yoluna devam eden TOSFED, logosunu değiştirdi. Ay ve yıldızdan oluşan yeni logo sporcular ve spor kulüpleri tarafından beğeni topladı. Gecede yeni logonun tanıtımı yarış otomobili ve TOGG ile yapıldı.

93 Başarılı Organizasyon

Spor federasyonları başkanları arasında en genç başkan ünvanını taşıyan Eren Üçlertoprağı, genç sporcularının başarıları ve gerçekleştirdikleri Dünya Ralli Şampiyonası, Formula 1 gibi uluslararası başarılı organizasyonlar ile otomobil sporlarının, hem sportif hem de iletişim açısından büyük değer katarak ilerlediğini açıkladı.

Eren Üçlertoprağı

2024 Sezonu Sarıkamış Rallisi ile başlıyor

Başkan Üçlertoprağı; yeni sezonun ilk yarışını “Kısa bir süre önce aramızdan ayrılan kurucu başkanımız merhum Oyman Atabay’ın adını vereceğimiz 2024 sezonuna, Şubat ayı sonunda, Sarıkamış Rallisi ile start vereceğiz. Farklı branşlardaki organizasyonlarımız ve sosyal sorumluluk projelerimiz ile hep birlikte ortak tutkumuz için daha da büyük bir şevkle çalışmaya devam edeceğiz.” sözleri ile duyurdu.

Haliç manzarası eşliğinde Sevgililer Günü

İstanbul’un en romantik manzaralarından, en güzel gün batımlarından birini sunan Haliç, Sevgililer Günü’nde Arça Restaurant & Grill’den izlenecek.

Çiftlere özel iki kişilik menüsüyle Sevgililer Günü’ne özel alternatif sunuyor.

Kişnişli, portakallı kerevizin iştah açıcı etkisiyle başlayan, kestaneli lahana dolmadan tahin soslu pancar mücveri ve Antakya usulü zahterli zeytin kavurmasına uzanan menü, sürpriz bir tatlıyla taçlanıyor.

Fiks menü tercih etmeyenler ise, önce Arça’nın özel kokteyllerini deneyebilir, menüden dilediklerini seçerek ister sevilen mezelerle rakı eşleşmesi ister dinlendirilmiş özel etlerle kırmızı şarap tercihi yaparak zevklerine uygun şekilde tadı damaklarından ve hafızalarından uzun süre silinmeyecek bir gece geçirebilirler.

Bilgi: 0212 800 12 46

Dünya, 2050’de 10 milyar nüfusu nasıl doyuracak?

“Sürdürülebilirlik, Gıdanın ve Gastronominin Geleceği” seminerinde bu sorunun yanıtı arandı.

2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyar kişiye ulaşacağı öngörülüyor. Aynı tarihlerde Türkiye nüfusunun ise 105 milyon civarında olacağı tahmin ediliyor. Günümüzün en temel meselerinden biri haline gelen gıdaya ulaşılabilirlik, gelecek için önemli riskleri beraberinde getiriyor. Altınbaş Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünde gerçekleştirilen “Sürdürülebilirlik, Gıdanın ve Gastronominin Geleceği” seminerinde, hızlı nüfus artışı karşısında gelecekte yeterli gıdaya ulaşmada sürdürülebilirliğin daha da önem kazanacağı ifade edildi. Bu kapsamda alınabilecek önlemler konusunda da uyarılarda bulunuldu.

“Dünyada üretilen gıdanın 1/3’ü ziyan oluyor”

Altınbaş Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özge Seçmeler’in moderatörlüğünü yaptığı seminerin konuğu, Gıda Hijyeni ve Güvenliği Uzmanı, Altınbaş Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Nezih Besim Müftügil idi. Turkish DO&CO’nun danışmanlığını da yapan Prof. Dr. Nezih Besim Müftügil, gıda zincirindeki üretim – tüketim sürecinde çok fazla atığın oluştuğuna dikkat çekti. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre; dünyada üretilen gıdanın 1/3’ünün daha tüketilmeden ziyan olduğuna işaret etti. Ülkemizde de gıda kayıplarının gıda cinsine göre %25-40 arasında olduğu belirten Prof. Dr. Nezih Besim Müftügil, “Bu gıda kayıpları ve tarım – hayvancılık faaliyetlerinin yarattığı sera gazı oluşumunun en aza indirilebilmesi için, tüm gıda zinciri sürecinde sürdürülebilirlik yaklaşımına göre önemli değişiklikler yapılmalı. Bu kadar zor ulaştığımız gıdayı korumak için, öncelikle bu kayıpların giderilmesi şart.” dedi.

“Gastronomi sektörü, günde 22 milyon insana hizmet verebilir”

Gastronomi sektörünün ülkemizde hızla geliştiğini söyleyen Prof. Dr. Nezih Besim Müftügil, sektörün günde 22 milyon insana hizmet verebilecek kapasiteye ulaştığını hatırlattı. Her yıl %10-15 oranında büyüyen gastronominin yılda 60 milyondan fazla yabancı turisti ağırlayabilme kapasitesi olduğunu da ekledi. Bu kadar büyük bir sektörü besleyen, topraktan sofraya olarak tanımlanan gıda zincirinin, küresel ısınmadan etkilendiğini söyledi. Bununla birlikte küresel iklim değişikliğine de sebep olan sera gazı salınımının %25’ine de tarımsal  faaliyetler neden olduğunun altını çizdi. Prof. Dr.Müftügil özellikle, hayvansal üretim sırasında hayvanların geviş getirme sonrasında ağızlarından çıkan metan gazının, dünyadan salınan toplam metan gazının %68’ini oluşturduğunu da kaydetti.

Müftügil, son 100 yıldaki endüstrileşme sürecinde özellikle gelişmiş ülkelerin enerji üretimi için kullandığı kömür, petrol ürünleri, doğal gaz fosil yakıtların yarattığı çevre kirliliğinin günümüzde yarattığı sıkıntılardan bahsetti. Küresel ısınmanın, gıda üretimdeki verimliliğin azalmasını nasıl etkilediğini anlattı: “Fosil yakıtların kullanımı atmosferde sera gazlarının oluşumuna neden oluyor. Bu da atmosferde sıcaklığın artmasına neden olurken, insanlığı küresel ısınma gibi yaşamsal bir tehditle karşı karşıya bırakıyor. Yüzey sıcaklığı 1.1 C derecelik artış, dünyanın iklim dengesinin bozulmasına yeti. Son yıllarda daha sık tanık olduğumuz kuraklık, susuzluk, orman yangınları, sel ve fırtınalar, canlı türlerinin azalması, gıda üretimindeki verim azalması ciddi yaşamsal  tehditler olarak karşımıza çıktı.” açıklamalarını yaptı.

“Sürdürülebilirlik, dünya için bir beka sorunu”

Bilim insanlarının önlem alınmazsa küresel ısınmanın hızlanarak artacağı yönündeki uyarılarına hatırlatan Müftügil, “bunun da geri dönüşü mümkün olmayan sıkıntılara neden olacağı aşikar. O nedenle sürdürülebilirlik artık dünya için bir beka sorunu.” diyerek gastronomi sektörünü yapması gerekenleri sıraladı.”

“Gastronominin topraktan sofraya uzanan yolculuğunun, her aşaması bundan sonra sürdürülebilirlik ilkelerine göre yürütülmeli. Bunun için iki eğilim dikkati çekiyor. Bunlardan birincisi, sağlıklı gıdaya ve özellikle bitkisel esaslı beslemeye yönelmek. Bir diğeri ise gastronomi işletmelerinde atıkların azaltılması ve israfın önlenmesi. Sürdürülebilirliğin şekilllendirdiği bu yaklaşımlar sektörde “sürdürülebilir gastronomi” algısının yaygınlaşması ve pekişmesine katkı verecektir.”  diyerek sözlerine son verdi.