Tarihi Haliç’te, benzersiz manzara eşliğinde en sevilen lezzetleri sofralara getiren Arça, misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.
Son dönemlerin çekim merkezi olan Haliç, manzarası ve tarihi ile dikkat çekiyor. Haliç’te konumlanan Arça Restaraurant & Grill de bölgeye yeni bir soluk getiriyor. Mekana özel kokteyller eşliğinde manzara eşliğinde yudumluyorsunuz.
Kebaptan bifteklere özel tabakların tadına varmak için, restoran Pazartesi günleri dışında hafta boyu akşam yemeklerinde misafirlerini ağırlıyor. Cuma ve Cumartesi akşamları DJ müziği ile haftanın yorgunluğunu atmak için daha eğlenceli bir ortam da Arça’da konuklarını bekliyor.
Bilgi: 0212 800 12 46 -47
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-38.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-08 18:55:232024-02-08 17:57:36Haliç manzarası eşliğinde lezzet ve eğlence devam ediyor
Kış aylarında enfeksiyonların bulaş riski kalabalık ve kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin de etkisiyle çok daha fazla oluyor. Yetişkinlere göre bağışıklık sistemi çok daha zayıf olan çocuklar öksürük, hapşırık ve konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklardaki virüs ve bakteriler nedeniyle son günlerde çok sık hastalanıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elida Yüksel “Çocukları soğuk hava değil, kapalı ortamlarda kolayca bulaşan mikroplar hasta ediyor. Kirli ellerin yüze sürülmesi, bulunulan ortamın düzenli havalandırılmaması ve öksürüp hapşırırken havaya saçılan virüs ve enfeksiyonlar nedeniyle çocuklar sık hastalanıp okula gidemiyor, iyileştiğinde de çabucak yeniden hasta oluyor” diyor. Son günlerde çocukların en sık kapısını çalan hastalıkları; nezle, grip, akut bronşiyolit ve farenjit olarak sıralayan Dr. Elida Yüksel, bu hastalıkların belirtilerini ve korunmanın yollarını, hastalık kapıyı çaldıysa yapılması gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Dr. Elida Yüksel
Nezle (Soğuk algınlığı)
Çocuklarda en sık görülen kış hastalıklarının başında soğuk algınlığı (nezle) geliyor. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük, hapşırık ve boğazda kaşıntı gibi belirtilerle kendini belli eden soğuk algınlığının tedavisinde; serum fizyolojikle burnun yıkanması, sağlıklı beslenme, C vitamininden zengin sebze ve meyve tüketimi, bol su içilmesi ve dinlenmenin çok önemli olduğunu belirterek, “Aksi taktirde soğuk algınlığı orta kulak iltihabına, akut bakteriyel sinüzite ve alt solunum yolu enfeksiyonuna yol açabilir. Soğuk algınlığı viral enfeksiyon olmasından dolayı tedavisinde antibiyotiğin yeri yoktur. Gereksiz antibiyotik kullanımı vücutta antibiyotik direncine yol açarak fayda yerine ciddi zararlar verir” diyor.
Grip
Son dönemde çok yaygın görülen influenzanın (grip) kapalı ve kalabalık ortamlarda çok kolay bulaştığını vurgulayan Dr. Yüksel, hastalığın başlıca belirtilerini yüksek ve inatçı ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı, kas ve eklemlerde ağrı, karın ağrısı, titreme, gözlerde kızarıklık, öksürük, bulantı, kusma ve ishal olarak sıralıyor. Çocuklarda yetişkinlerden farklı olarak influenza enfeksiyonlarının öncelikle ishal, kusma ya da gözlerde kızarıklık, sulanma ve kaşıntı ile ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Yüksel, mutlaka doktora başvurulması gerektiğini, bakteriyel enfeksiyon söz konusu değilse tedavide antibiyotiklerin faydası olmayacağından gelişigüzel antibiyotikten kaçınılmasının son derece önemli olduğunu söylüyor.
Bronşiyolit
Son günlerde özellikle iki yaş altındaki bebeklerde çok sık görülen, viral bir enfeksiyon kaynağı olan bronşiyolit, üst solunum yolu şikayetleri sonrasında gelişen hışıltı ve solunum sıkıntısı olarak tanımlanıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yüksel, kalabalık ortamlarda bulunan ve sigara dumanına maruz kalan bebeklerde öncelikle burun akıntısı ve hafif ateşle seyreden hastalığın, akciğerlere inerek solunum sıkıntısı, hızlı nefes alma ve hışıltılı solunuma yol açtığını belirterek “Bu şikayetler olduğunda zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır aksi taktirde ciddi solunum sıkıntısı, solunum durması (apne), sıvı kayıpları ve kalp yetmezliği gibi çok önemli hastalıklara yol açabilir” uyarısında bulunuyor.
Akut farenjit
Çok yüksek bulaş riskine sahip olan ve damlacıklar yoluyla bulaşan kış aylarının kabusu farenjit, bademciklerin iltihaplanması anlamına geliyor. Sıklıkla yüksek ateş, üşüme, titreme, yutkunmada zorlanma, boğaz ve kulak ağrısı ile başlayan farenjitte şikayetler artarak ilerliyor. Farenjitin doğru ve zamanında tedavi edilmediği takdirde bademciğe bağlı orta kulak iltihabına hatta kalp romatizmasına zemin hazırlayabildiğini söyleyen Dr. Elida Yüksel “Akut farenjit çoğunlukla viral enfeksiyonlardan kaynaklandığı için gelişigüzel antibiyotik kullanılmamalı, bakteriyel farenjit durumunda doktor gerekli görürse antibiyotik kullanılmalıdır” diyor.
Çocukları kış enfeksiyonlarından korumanın 10 yolu
Mevsim sebze ve meyveleri yedirin.
Gün içinde bol sıvı (su, ayran, kefir, çorba) tüketimine özen gösterin.
Çocuğun bulunduğu ortamı düzenli havalandırın.
Açık havada kısa yürüyüşler yaptırın.
Ellerini gün içinde yüzüne götürmeme ve sabunla yıkama alışkanlığı kazandırın.
Kendini okula gidecek kadar iyi hissetmiyorsa evde dinlenmesini sağlayın.
Evde sigara içmeyin. Çocuğun olmadığı ortamda içilse de üzerinize sinen koku çocuğu rahatsız eder.
Çevresinde hasta bir kişi varsa kendini korumak için maske takmaya teşvik edin.
Toplu taşımada tutacakları, kapı kollarını vb ortak alanlarla temastan sonra ellerini yıkaması gerektiğini anlatın.
Avucunun içine değil, kağıt mendile ya da koluna hapşırmasını sağlayın.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-37.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-08 17:14:402024-02-08 17:45:18Çocukları kış hastalıklarından korumanın 10 püf noktası!
DEPREMİN ARDINDAN NASIL HİSSEDİYORUZ? 6 Şubat depremlerinin birinci senesinde deprem bölgesinde yaşayan bireylerin hissettiği duygular daha olumsuz. Deprem illerinde yaşayan bireyler toplumun geneline göre daha yorgun, endişeli, üzgün ve kafası karışmış hissediyor…
SON BİR HAFTADIR NELER KONUŞUYORUZ? Geçim zorluğu herkes tarafından en çok konuşulan konu. Türkiye genelinde yerel seçimler, deprem illerine göre daha yüksek oranda konuşuluyor. Deprem illerinde ise olabilecek yeni bir deprem ve bu illerde yaşayan bireylerin ihtiyaçları, toplumun geneline göre çok daha fazla konuşulan konular.
DEPREM KONUSUNDA ENDİŞE DÜZEYİ…
Yaşanılan bölgede / ilde deprem olması konusundaki endişe düzeyi hala yüksek. Ancak 6 Şubat depremlerinin hemen sonrasında deprem illeri dışındaki illerde yaşayan kişilerin %56’sı oldukça endişeliyken bugüne gelindiğinde bu oran %40’a kadar gerilemiş durumda. Deprem illerinde yaşayan bireylerin endişesi ise çok daha yüksek.
İSTANBUL / MARMARA DEPREMİ KONUSUNDA ENDİŞE…
Marmara depremi konusundaki endişeler devam ediyor. Ancak endişe düzeyinin yoğunluğu azalmış
NORMALLEŞME SÜRECİ …
Deprem bölgesi dışında yaşayan her dört kişiden biri halen normale dönemediğini ifade ediyor. Deprem illerinde yaşayan bireylerin yarısı normale dönemediklerini belirtirken hayatının normalleştiğini söyleyenlerin oranı yalnızca %5.
Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; 6 Şubat Depremleri’nde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz, geride kalanlara bir kez daha sabır ve şifa diliyoruz. Toplum yaraların sarılması için ilk andan itibaren takdire değer bir kenetlenme örneği gösterdi, ilk haftalarda çok yoğun bir destek faaliyeti yaşandı. Ancak zaman ilerledikçe insanın en önemli özelliklerinden biri olan “unutma” kabiliyeti devreye girdi. Ne yazık ki deprem 2023 yılı Nisan ayına geldiğimizde ülkemizin en önemli sorunu listemizdeki yerini kaybetmişti bile.
Aradan bir yıl geçti, deprem illeri ile ülkenin geri kalanı arasında hissedilen duygular bakımından bir fark olup olmadığını araştırdık. Depremden bağımsız olarak, özellikle de ekonomik kriz nedeni ile uzun bir süredir genellikle olumsuz duygular dile getiriliyor. Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlar açısından bu olumsuz hisler bir kat daha fazla.
Deprem şehirleri haricindeki bölgelerde yaşayan vatandaşlar içinde bölgedeki insanların ihtiyaçlarının dile getirilme oranı %19, bölgede ise bunun iki katı bir oran var. Yaklaşan seçimlerin gündem oluşturması oranı da bölgede daha düşük. Yeni bir deprem yaşanma ihtimali de yine bölgede yaşayan vatandaşların gündemini daha fazla meşgul ediyor.
Geçen yıl depremden sonra bölge dışında yaşayan vatandaşların %56’sı bulunduğu şehirde bir deprem yaşanması ihtimalinden büyük endişe duyuyordu. 1 sene sonra bu oran %40’a gerilemiş halde. Öte yandan bu endişe, deprem bölgesinde sıcaklığını korumaya devam ediyor. Benzer durum bilim insanları tarafından uyarıları yapılan muhtemel Marmara depremi için de geçerli. Deprem bölgesindeki vatandaşların sadece kendi şehirlerine yönelik değil olası Marmara depremine dair endişeleri de yüksek.
Manevi etkisi hiçbir zaman yok olmayacak bir felaket yaşadık. Deprem bölgesi dışında yaşayan her dört vatandaştan biri halen normale dönemediğini ifade ediyor. Deprem bölgesinde ise neredeyse her iki vatandaştan biri halen normale dönemediğini belirtiyor. Hayatının normalleştiğini belirtenlerin oranı sadece %5, ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor.
Yaklaşan yerel seçimlerde adayların taahhütleri arasında depreme yönelik önlemler öne çıkıyor. Felaketin bu anlamda bir uyandırma çağrısı görevi görmüş olması çok önemli. Umarız seçimlerden sonra kazanan adaylar bugün ortaya koydukları projeleri hızla hayata geçirirler ve binalarımızı depreme hazırlıklı hale getirebiliriz. Bizden sonraki nesillere deprem riski karşısında daha güvenli şehirler bırakmak boynumuzun borcu olmalı.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-36.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-07 08:57:062024-02-07 18:20:20Deprem konusunda endişe düzeyi nerede?
Sofra ve mutfak markası Jumbo’nun yeni pazarlama direktörü Meltem Şuekinci oldu.
Meltem Şuekinci kimdir?
UCLA Extension’da pazarlama ve reklam alanında eğitim alan Şuekinci, 15 yıllık kariyeri boyunca farklı sektörlerden bir çok markaya yönelik başarılı kampanyalarda liderlik etti. Şuekinci, Aralık 2023 itibariyla Jumbo’nun pazarlama faaliyetlerinin başındaki isim oldu.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-35.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-07 07:31:302024-02-07 00:35:36Jumbo pazarlama direktörü Meltem Şuekinci oldu
Balat’ın tarihi binalarından birinde konumlanan, zengin menüsü, eşsiz tatları ve enerji dolu atmosferiyle Forno Balat, Sevgililer Günü’nde çiftlere unutulmaz bir deneyim yaşatmaya hazırlanıyor.
Yerel mutfağın incelikle yorumlandığı Forno Balat’ ta tarihi dokunun ve benzersiz atmosferin eşliğinde aşkın büyüsü Balat’ı saracak.
Fırında pişirilen lahmacun ve pideleri, sabahları sıcacık servis edilen kruvasanları ve özel tarifli sufleleriyle misafirlerini ağırlayan Forno Balat, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde çiftlerin kalp atışlarının en hızlı attığı yer olacak. Buram buram tarih ve kültür kokan Balat’ın eğimli arnavut kaldırımlı sokakları boyunca uzanan ve semtin simgesi olan tarihi yapılardan birinde yer alan Forno Balat, bu özel günü sevdikleriyle geçirmek isteyen herkese yüzde 10 indirimli menüsü ve ev yapımı hiçbir katkı maddesi, tatlandırıcı kullanmadan sadece pancar şekerinden yapılan meşhur reçel hediyesi ile Sevgililer Günü’nüze lezzet katacak.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-34.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-07 06:27:102024-02-07 00:28:49Tarihi semtte romantik Sevgililer Günü
Fransız Guyanası Karnavalı veya Cayenne Karnavalı, her yıl Epifani ile Kül Çarşambası arasında gerçekleşen renkli bir kutlamadır. Gösterişli kostümleri, enerjik müziği ve canlı geçit törenleriyle tanınır. Festival, Guian kültürünün ve mirasının kutlanmasıdır ve Fransa’nın bu denizaşırı bölgesindeki en popüler etkinliklerden biridir.
Fransız Guyanası Karnavalının kökleri sömürge dönemine dayanmaktadır. O dönemde Fransız yerleşimcilerin düzenlediği karnaval kutlamalarına kölelerin katılması yasaktı. Ancak köleler, kültürlerini ve kimliklerini ifade etmenin bir yolu olarak kullandıkları kendi gizli karnaval kutlamalarını yarattılar.
Köleliğin kaldırılmasının ardından eski kölelerin karnaval kutlamaları Fransız Karnavalı kutlamalarıyla daha bütünleşmiş hale geldi. Bugün, Fransız Guyanası Karnavalı, her kökenden insanın keyif aldığı, gerçek anlamda kapsayıcı bir etkinliktir.
Cayenne Karnavalı, gösterişli gösteriler ve kostümler içeren Büyük Geçit Töreni de dahil olmak üzere çeşitli etkinliklerin yer aldığı uzun bir festivaldir.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-33.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-07 05:09:412024-02-06 23:12:17Gösterişli kostümler, enerjik müzik ve geçit töreni
Haliç manzarası eşliğinde lezzet ve eğlence devam ediyor
Tarihi Haliç’te, benzersiz manzara eşliğinde en sevilen lezzetleri sofralara getiren Arça, misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.
Son dönemlerin çekim merkezi olan Haliç, manzarası ve tarihi ile dikkat çekiyor. Haliç’te konumlanan Arça Restaraurant & Grill de bölgeye yeni bir soluk getiriyor. Mekana özel kokteyller eşliğinde manzara eşliğinde yudumluyorsunuz.
Kebaptan bifteklere özel tabakların tadına varmak için, restoran Pazartesi günleri dışında hafta boyu akşam yemeklerinde misafirlerini ağırlıyor. Cuma ve Cumartesi akşamları DJ müziği ile haftanın yorgunluğunu atmak için daha eğlenceli bir ortam da Arça’da konuklarını bekliyor.
Bilgi: 0212 800 12 46 -47
Çocukları kış hastalıklarından korumanın 10 püf noktası!
Kış aylarında enfeksiyonların bulaş riski kalabalık ve kapalı ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesinin de etkisiyle çok daha fazla oluyor. Yetişkinlere göre bağışıklık sistemi çok daha zayıf olan çocuklar öksürük, hapşırık ve konuşma esnasında havaya yayılan damlacıklardaki virüs ve bakteriler nedeniyle son günlerde çok sık hastalanıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Elida Yüksel “Çocukları soğuk hava değil, kapalı ortamlarda kolayca bulaşan mikroplar hasta ediyor. Kirli ellerin yüze sürülmesi, bulunulan ortamın düzenli havalandırılmaması ve öksürüp hapşırırken havaya saçılan virüs ve enfeksiyonlar nedeniyle çocuklar sık hastalanıp okula gidemiyor, iyileştiğinde de çabucak yeniden hasta oluyor” diyor. Son günlerde çocukların en sık kapısını çalan hastalıkları; nezle, grip, akut bronşiyolit ve farenjit olarak sıralayan Dr. Elida Yüksel, bu hastalıkların belirtilerini ve korunmanın yollarını, hastalık kapıyı çaldıysa yapılması gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Dr. Elida Yüksel
Çocuklarda en sık görülen kış hastalıklarının başında soğuk algınlığı (nezle) geliyor. Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, öksürük, hapşırık ve boğazda kaşıntı gibi belirtilerle kendini belli eden soğuk algınlığının tedavisinde; serum fizyolojikle burnun yıkanması, sağlıklı beslenme, C vitamininden zengin sebze ve meyve tüketimi, bol su içilmesi ve dinlenmenin çok önemli olduğunu belirterek, “Aksi taktirde soğuk algınlığı orta kulak iltihabına, akut bakteriyel sinüzite ve alt solunum yolu enfeksiyonuna yol açabilir. Soğuk algınlığı viral enfeksiyon olmasından dolayı tedavisinde antibiyotiğin yeri yoktur. Gereksiz antibiyotik kullanımı vücutta antibiyotik direncine yol açarak fayda yerine ciddi zararlar verir” diyor.
Son dönemde çok yaygın görülen influenzanın (grip) kapalı ve kalabalık ortamlarda çok kolay bulaştığını vurgulayan Dr. Yüksel, hastalığın başlıca belirtilerini yüksek ve inatçı ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı, kas ve eklemlerde ağrı, karın ağrısı, titreme, gözlerde kızarıklık, öksürük, bulantı, kusma ve ishal olarak sıralıyor. Çocuklarda yetişkinlerden farklı olarak influenza enfeksiyonlarının öncelikle ishal, kusma ya da gözlerde kızarıklık, sulanma ve kaşıntı ile ortaya çıkabildiğini belirten Dr. Yüksel, mutlaka doktora başvurulması gerektiğini, bakteriyel enfeksiyon söz konusu değilse tedavide antibiyotiklerin faydası olmayacağından gelişigüzel antibiyotikten kaçınılmasının son derece önemli olduğunu söylüyor.
Son günlerde özellikle iki yaş altındaki bebeklerde çok sık görülen, viral bir enfeksiyon kaynağı olan bronşiyolit, üst solunum yolu şikayetleri sonrasında gelişen hışıltı ve solunum sıkıntısı olarak tanımlanıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yüksel, kalabalık ortamlarda bulunan ve sigara dumanına maruz kalan bebeklerde öncelikle burun akıntısı ve hafif ateşle seyreden hastalığın, akciğerlere inerek solunum sıkıntısı, hızlı nefes alma ve hışıltılı solunuma yol açtığını belirterek “Bu şikayetler olduğunda zaman kaybetmeden doktora başvurulmalıdır aksi taktirde ciddi solunum sıkıntısı, solunum durması (apne), sıvı kayıpları ve kalp yetmezliği gibi çok önemli hastalıklara yol açabilir” uyarısında bulunuyor.
Çok yüksek bulaş riskine sahip olan ve damlacıklar yoluyla bulaşan kış aylarının kabusu farenjit, bademciklerin iltihaplanması anlamına geliyor. Sıklıkla yüksek ateş, üşüme, titreme, yutkunmada zorlanma, boğaz ve kulak ağrısı ile başlayan farenjitte şikayetler artarak ilerliyor. Farenjitin doğru ve zamanında tedavi edilmediği takdirde bademciğe bağlı orta kulak iltihabına hatta kalp romatizmasına zemin hazırlayabildiğini söyleyen Dr. Elida Yüksel “Akut farenjit çoğunlukla viral enfeksiyonlardan kaynaklandığı için gelişigüzel antibiyotik kullanılmamalı, bakteriyel farenjit durumunda doktor gerekli görürse antibiyotik kullanılmalıdır” diyor.
Çocukları kış enfeksiyonlarından korumanın 10 yolu
Deprem konusunda endişe düzeyi nerede?
DEPREMİN ARDINDAN NASIL HİSSEDİYORUZ? 6 Şubat depremlerinin birinci senesinde deprem bölgesinde yaşayan bireylerin hissettiği duygular daha olumsuz. Deprem illerinde yaşayan bireyler toplumun geneline göre daha yorgun, endişeli, üzgün ve kafası karışmış hissediyor…
SON BİR HAFTADIR NELER KONUŞUYORUZ? Geçim zorluğu herkes tarafından en çok konuşulan konu. Türkiye genelinde yerel seçimler, deprem illerine göre daha yüksek oranda konuşuluyor. Deprem illerinde ise olabilecek yeni bir deprem ve bu illerde yaşayan bireylerin ihtiyaçları, toplumun geneline göre çok daha fazla konuşulan konular.
DEPREM KONUSUNDA ENDİŞE DÜZEYİ…
Yaşanılan bölgede / ilde deprem olması konusundaki endişe düzeyi hala yüksek. Ancak 6 Şubat depremlerinin hemen sonrasında deprem illeri dışındaki illerde yaşayan kişilerin %56’sı oldukça endişeliyken bugüne gelindiğinde bu oran %40’a kadar gerilemiş durumda. Deprem illerinde yaşayan bireylerin endişesi ise çok daha yüksek.
İSTANBUL / MARMARA DEPREMİ KONUSUNDA ENDİŞE…
Marmara depremi konusundaki endişeler devam ediyor. Ancak endişe düzeyinin yoğunluğu azalmış
NORMALLEŞME SÜRECİ …
Deprem bölgesi dışında yaşayan her dört kişiden biri halen normale dönemediğini ifade ediyor. Deprem illerinde yaşayan bireylerin yarısı normale dönemediklerini belirtirken hayatının normalleştiğini söyleyenlerin oranı yalnızca %5.
Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; 6 Şubat Depremleri’nde hayatını kaybedenleri rahmetle anıyoruz, geride kalanlara bir kez daha sabır ve şifa diliyoruz. Toplum yaraların sarılması için ilk andan itibaren takdire değer bir kenetlenme örneği gösterdi, ilk haftalarda çok yoğun bir destek faaliyeti yaşandı. Ancak zaman ilerledikçe insanın en önemli özelliklerinden biri olan “unutma” kabiliyeti devreye girdi. Ne yazık ki deprem 2023 yılı Nisan ayına geldiğimizde ülkemizin en önemli sorunu listemizdeki yerini kaybetmişti bile.
Aradan bir yıl geçti, deprem illeri ile ülkenin geri kalanı arasında hissedilen duygular bakımından bir fark olup olmadığını araştırdık. Depremden bağımsız olarak, özellikle de ekonomik kriz nedeni ile uzun bir süredir genellikle olumsuz duygular dile getiriliyor. Deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlar açısından bu olumsuz hisler bir kat daha fazla.
Deprem şehirleri haricindeki bölgelerde yaşayan vatandaşlar içinde bölgedeki insanların ihtiyaçlarının dile getirilme oranı %19, bölgede ise bunun iki katı bir oran var. Yaklaşan seçimlerin gündem oluşturması oranı da bölgede daha düşük. Yeni bir deprem yaşanma ihtimali de yine bölgede yaşayan vatandaşların gündemini daha fazla meşgul ediyor.
Geçen yıl depremden sonra bölge dışında yaşayan vatandaşların %56’sı bulunduğu şehirde bir deprem yaşanması ihtimalinden büyük endişe duyuyordu. 1 sene sonra bu oran %40’a gerilemiş halde. Öte yandan bu endişe, deprem bölgesinde sıcaklığını korumaya devam ediyor. Benzer durum bilim insanları tarafından uyarıları yapılan muhtemel Marmara depremi için de geçerli. Deprem bölgesindeki vatandaşların sadece kendi şehirlerine yönelik değil olası Marmara depremine dair endişeleri de yüksek.
Manevi etkisi hiçbir zaman yok olmayacak bir felaket yaşadık. Deprem bölgesi dışında yaşayan her dört vatandaştan biri halen normale dönemediğini ifade ediyor. Deprem bölgesinde ise neredeyse her iki vatandaştan biri halen normale dönemediğini belirtiyor. Hayatının normalleştiğini belirtenlerin oranı sadece %5, ateş düştüğü yeri yakmaya devam ediyor.
Yaklaşan yerel seçimlerde adayların taahhütleri arasında depreme yönelik önlemler öne çıkıyor. Felaketin bu anlamda bir uyandırma çağrısı görevi görmüş olması çok önemli. Umarız seçimlerden sonra kazanan adaylar bugün ortaya koydukları projeleri hızla hayata geçirirler ve binalarımızı depreme hazırlıklı hale getirebiliriz. Bizden sonraki nesillere deprem riski karşısında daha güvenli şehirler bırakmak boynumuzun borcu olmalı.
Jumbo pazarlama direktörü Meltem Şuekinci oldu
Sofra ve mutfak markası Jumbo’nun yeni pazarlama direktörü Meltem Şuekinci oldu.
Meltem Şuekinci kimdir?
UCLA Extension’da pazarlama ve reklam alanında eğitim alan Şuekinci, 15 yıllık kariyeri boyunca farklı sektörlerden bir çok markaya yönelik başarılı kampanyalarda liderlik etti. Şuekinci, Aralık 2023 itibariyla Jumbo’nun pazarlama faaliyetlerinin başındaki isim oldu.
Tarihi semtte romantik Sevgililer Günü
Balat’ın tarihi binalarından birinde konumlanan, zengin menüsü, eşsiz tatları ve enerji dolu atmosferiyle Forno Balat, Sevgililer Günü’nde çiftlere unutulmaz bir deneyim yaşatmaya hazırlanıyor.
Yerel mutfağın incelikle yorumlandığı Forno Balat’ ta tarihi dokunun ve benzersiz atmosferin eşliğinde aşkın büyüsü Balat’ı saracak.
Fırında pişirilen lahmacun ve pideleri, sabahları sıcacık servis edilen kruvasanları ve özel tarifli sufleleriyle misafirlerini ağırlayan Forno Balat, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde çiftlerin kalp atışlarının en hızlı attığı yer olacak. Buram buram tarih ve kültür kokan Balat’ın eğimli arnavut kaldırımlı sokakları boyunca uzanan ve semtin simgesi olan tarihi yapılardan birinde yer alan Forno Balat, bu özel günü sevdikleriyle geçirmek isteyen herkese yüzde 10 indirimli menüsü ve ev yapımı hiçbir katkı maddesi, tatlandırıcı kullanmadan sadece pancar şekerinden yapılan meşhur reçel hediyesi ile Sevgililer Günü’nüze lezzet katacak.
Gösterişli kostümler, enerjik müzik ve geçit töreni
Cayenne Karnavalı Fransız Guyanası 10 – 13 Mart
Fransız Guyanası Karnavalı veya Cayenne Karnavalı, her yıl Epifani ile Kül Çarşambası arasında gerçekleşen renkli bir kutlamadır. Gösterişli kostümleri, enerjik müziği ve canlı geçit törenleriyle tanınır. Festival, Guian kültürünün ve mirasının kutlanmasıdır ve Fransa’nın bu denizaşırı bölgesindeki en popüler etkinliklerden biridir.
Fransız Guyanası Karnavalının kökleri sömürge dönemine dayanmaktadır. O dönemde Fransız yerleşimcilerin düzenlediği karnaval kutlamalarına kölelerin katılması yasaktı. Ancak köleler, kültürlerini ve kimliklerini ifade etmenin bir yolu olarak kullandıkları kendi gizli karnaval kutlamalarını yarattılar.
Köleliğin kaldırılmasının ardından eski kölelerin karnaval kutlamaları Fransız Karnavalı kutlamalarıyla daha bütünleşmiş hale geldi. Bugün, Fransız Guyanası Karnavalı, her kökenden insanın keyif aldığı, gerçek anlamda kapsayıcı bir etkinliktir.
Cayenne Karnavalı, gösterişli gösteriler ve kostümler içeren Büyük Geçit Töreni de dahil olmak üzere çeşitli etkinliklerin yer aldığı uzun bir festivaldir.