2024 turizm yaz sezonu umut veriyor

Türkiye’nin önemli turizm etkinliklerinden Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (EMITT), 6-9 Şubat tarihleri arasında TÜYAP Kongre Merkezi’nde gerçekleşti.

Bilet Dükkanı, fuar süresince yoğun bir iş trafiği yaşadı ve birçok yeni iş birliği fırsatını değerlendirdi.

Bilet Dükkanı CEO’su Ercan Uzman, EMITT Fuarı hakkında şu yorumları paylaştı: “EMITT Fuarı bu yıl yoğun katılımla bizleri pek çok acente ile buluşturdu. Yeni iş birliklerine imza attığımız verimli bir etkinlik geçirdik. Acentelerle yaptığımız görüşmelerde bu yaz sezonu için umutlu ve iddialı olduklarını gözlemledik. Sektör olarak tam gaz yeni sezona hazırlanıyoruz. Yurt dışında da Orta Doğu pazarına odaklanarak bölgesel konumumuzu güçlendirmeyi hedefliyoruz. İş birliği yaptığımız ve planladığımız ülkelerin pazar gereksinimlerine uygun ‘akıllı seyahat’ hizmetlerimiz ile 2024 yılında da hızla devam edeceğiz.

Müşteri memnuniyetimizi daha da artırarak ve genişleyen pazarlarda etkili bir şekilde yükselerek devam etmek için yeni dönem acente ve bireysel kullanıcılarımız için birçok kolaylık sağlama hedefindeyiz. 23 ülkede aktifliğimizi devam ettirirken EMITT ile 2024 yılında hedeflediğimiz acente sayısını artırmaya bir adım daha yaklaşmış olduk.” dedi.

Trump Art Gallery’de yeni sergi

“Zamanın Ötesinde Kadın: Köklerden Zirveye”

Trump Art Gallery, Mart ayı boyunca beş sanatçının ortak sergisine ev sahipliği yapıyor. ‘Zamanın Ötesinde Kadın: Köklerden Zirveye’ adlı karma sergide beş sanatçı bir araya geliyor; kadının çok yönlü kimliğini, sanatın evrensel dili aracılığıyla anlatmayı amaçlıyor.

Sergide; Ayla Aksoyoğlu, Bahar Bilici Öztürk, Rukiye Epli Dede, Tolou Zabihi ve Ümmühan Tunçtürk adlı sanatçıların eserleri yer alıyor.

Küratörlüğünü Kenan Bahadır Derre’nin üstlendiği sergi, 31 Mart’a kadar Trump Alışveriş Merkezi B2 katında bulunan Trump Art Gallery’de ziyaret edilebilir.

Ağzının tadını bilenlere müjde Tallinn Restoran Haftası başlıyor

Tallinn Restoran Haftası Estonya 11-17 Mart

Estonya’nın başkenti, Kasım ve Mart aylarında Tallinn Restoran Haftası sırasında gurme yemekleri kutlayabileceğiniz ve şehrin en iyi restoranlarından bazılarında uygun fiyatlarla yemek yiyebileceğiniz bir yemek cenneti haline gelir.

Kasım ayının ilk haftası ve 11-17 Mart tarihleri ​​Tallinn’deki yemek severler için keşiflerle doludur hem yerel gurmeler hem de ziyarete gelen turistler bütçelerini zorlamadan şehrin en iyi restoranlarında yemek yiyebilir ve bunları karşılaştırabilirler.

Öksürük 3 haftadan fazla sürerse, dikkat!

Kış mevsiminde sıkça görülen soğuk algınlığı, Covid-19 ve bronşit gibi viral etkenlerin sebep olduğu solunum yolu enfeksiyonlarının en yaygın görülen belirtisi, öksürük oluyor. Öyle ki doğal seyrinde, ilk 48 saatte, hastaların yaklaşık yüzde 85’inde öksürük gelişiyor. Soğuk havalarda viral bir enfeksiyondan kurtulup diğerine yakalanabildiğimiz gibi, bu enfeksiyonların üzerine eklenen sinüzit ve bronşit gibi bakteriyel enfeksiyonlar da öksürükle seyreden uzamış şikayetlere yol açabiliyor. Dolayısıyla kış aylarında hekimlere en sık başvuru nedenleri arasında yer alan öksürük, bazen haftalarca dinmeyebiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu, öksürüğün basit bir üst solunum yolu enfeksiyonunda görülen şikayetin yanı sıra ciddi bir hastalığın habercisi de olabileceğine dikkat çekerek, “Kış aylarında, viral solunum yolu enfeksiyonları sonrası sinir liflerinde artan hassasiyet nedeniyle kişi sağlıklı iken soğuk kuru hava bile öksürük etkeni olabilir. Ancak öksürüğü ‘kış mevsiminde normaldir’ düşüncesiyle önemsememek bazı ciddi hastalıkların tanı ile tedavisinde gecikmelere yo açabilir. Ayrıca erken döneminde sebebi tespit edilmeden hemen öksürük refleksini baskılayıcı ilaçlar kullanarak öksürük yakınmasından kurtulmaya çalışmak da tanı ile tedavide gecikmelerin yanı sıra altta yatan hastalığın ağırlaşmasına sebep olabilir. Dolayısıyla üç hafta geçmesine rağmen öksürük dinmemiş ise veya süre dikkate alınmaksızın kanlı öksürük, nefes darlığı, ateş ile balgam gibi sorunlar varsa, hemen hekime başvurulmalıdır” diyor.

Dr. Artunç Kaan Turanoğlu

Dr. Artunç Kaan Turanoğlu

Bu şikayetlerinizde zaman kaybetmeyin!

Öksürük hava yolumuzu korumak amacıyla çalışan ve hayati öneme sahip bir refleks mekanizması. Yabancı bir cisim kaçtığında hava yolunun açılmasını sağlıyor veya özellikle kış aylarında yaygın görülen enfeksiyonların varlığında artan tıkayıcı mukusu hava yolundan temizlemeye yardımcı oluyor.  Genellikle kısa süreli olsa da, bazı durumlarda inatçı oluyor ve haftalar, hatta aylarca sürebiliyor. Balgamlı veya kanlı öksürük, özellikle gece ve istirahat halinde olan nefes darlığı, ses kısıklığı, yutma güçlüğü, kilo kaybı, bacaklarda artan şişlik ile ateş gibi sistemik şikayetlerde dikkatli olmak gerekiyor. Zira bu hastalıklar zatürre gibi alt solunum yolu enfeksiyonları, kalp-damar hastalıkları ve kanser gibi ciddi sorunların habercisi olabiliyor.

Süresi ve özelliği dikkate alınıyor

Öksürük yakınması olan hastanın ayırıcı tanısını yaparken öksürüğün süresi ve karakteri (balgamlı ya da kuru), eşlik eden diğer yakınmaların varlığı oldukça önem taşıyor. Yetişkinlerde öksürük, süresine göre akut (3 haftaya kadar), subakut (3-8 hafta arası) ve kronik (8 haftadan uzun) olarak 3 gruba ayrılıyor. Çocuklarda ise 4 haftadan uzun süren öksürük kronik öksürük olarak kabul ediliyor. Tedavi kılavuzları, 3 hafta sonrasında belirgin enfeksiyon nedeni mevcut değilse, 8 hafta beklenmeden öksürüğün kronik olarak kabul edilerek tetkik edilmesi önerisinde bulunuyor.

Dr. Artunç Kaan Turanoğlu

Tedavi nedene göre planlanıyor

Öksürük bir hastalık değil, pek çok hastalıkta görülebilen bir şikayet. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Artunç Kaan Turanoğlu,  bu nedenle tedavinin öksürüğe sebep olan  hastalığa özgü planlandığını belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Öksürüğe yol açan hastalığa yönelik uygulanan tedavi dışında; bol sıvı tüketmek, alerjenlerden kaçınmak, reflü mevcutsa diyete dikkat etmek ve ihtiyaç halinde hekimin önerdiği öksürük kesici ürünleri kullanmak, bu dönemin daha konforlu geçirilmesini sağlar. Hastalığın tedavi edilmesiyle birlikte öksürük yakınması da geçer. Tüm yaygın ve nadir sebepler dışlandıktan sonra ‘açıklanamayan öksürük’ tanısı da konulabilir. Bu hastalarda hayat kalitesini etkileyen bir durum söz konusu ise yan etki profili düşük öksürük kesici ilaçlar ve solunum yolu egzersizleri tedavide değerlendirilebilir”

Öksürüğün pek çok sebebi olabiliyor!

Kış aylarında öksürük en sık viral üst solunum yolu enfeksiyonları (soğuk algınlığı, grip vb.), alt solunum yolu enfeksiyonları (akut bronşit vb.), mevcut kronik akciğer hastalıklarının (astım, kronik bronşit, bronşektazi vb.) alevlenmeleri ve çevresel sebeplerle (hava kirliliği, hava yolu irritanlarına artmış maruziyet) görülüyor. Bu etkenlerin yanı sıra aşağıda yer alan sorunlar da öksürük sebebi olabiliyor.

  • Zatürre
  • Akciğer pıhtısı (pulmoner tromboemboli)
  • Kalp yetmezliği
  • Üst hava yolu öksürük sendromu (geniz akıntısı sendromu-alerjik/nonalerjik rinit-kronik sinüzit)
  • Gastroözefageal veya boğaz reflüsü
  • Eozinofilik bronşit
  • İlaçlar (hipertansiyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar)
  • Sigara kullanımı ve dumanına maruz kalmak
  • Nadiren hava yolu kanserleri, kalp yetmezliği, verem, yutma fonksiyon bozuklukları ve psikolojik sebepler
2023 yılın ihracatta şampiyonu seramik oldu

Türkiye Seramik Federasyonu tarafından hazırlanan Türkiye İhracat Katkı Endeksi 2023 yılı sonuçları açıklandı.

Buna göre inşaat seramikleri, yılın ilk yarısındaki düşüşe rağmen 11,0’lık oranla 2023 yılında ihracatta en yüksek katkı oranına sahip sektör oldu. Bu sektörü 6,61 ile mobilya ve 5,26 ile giyim izledi.

Dünyada 2023 genelinde yüksek enflasyona karşı uygulanan sıkı para politikaları dünya ticaretini ve ihracat pazarlarını olumsuz etkiledi. Türkiye’nin ihracat performansı da bu koşullar içinde yavaşladı. Şubat ayında yaşanan deprem, mayıs ayındaki uzun seçim süreci, nisan ve haziran aylarında çalışma gün sayısındaki azalmalar ile 2023 yılının ikinci yarısında yeni politikalara uyum süreci Türkiye’nin ihracatını sınırladı. 2023 yılının ilk yarısında Türk lirası aşırı değerlenirken, çoklu kurlar oluştu ve finansmana erişim zorlaşmıştır. Yılın ikinci yarısında ise sıkı para politikalarına geçilince TL’de düzeltme oldu ve reel faizlere geçildi. Dolayısıyla 2023 yılında Türkiye’nin ihracatı yüzde 0,6 artışla 255,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu koşullar içinde endeks 2022 yılını 0,89 puan ile negatif kapatırken 2023 yılı ilk yarısında 0,82; 2023 sonunda ise 0,91 puan oldu. Dolayısıyla ihracat artışı yavaşlarken ithalat azaldı.

İlk yarı düştü, ikinci yarı yükseldi

Türkiye Seramik Federasyonu tarafından sektörlerin Türkiye’nin dış ticaretine katkısının ölçülmesi, sektörlerin katkılarına göre sıralandırılması ve sektörlerin katkılarına göre desteklenmesi için bilgi seti oluşturulması amacıyla hazırlanan “Türkiye İhracat Katkı Endeksi”nin 2023 yılı sonuçlarına göre inşaat seramikleri sektörü 11,0’lık oranla 2023 yılında ihracata en yüksek katkı sağlayan sektör oldu. Sektörün katkı oranı ilk yarıda düşmesine rağmen ikinci yarıda yükseldi. Bu yükselişin ithalattaki gerilemeden kaynaklandığı gözlendi. Sektörün net ihracat katkısı ilk 2023 yılında 849 milyon dolar olarak gerçekleşti. Öte yandan 2023 yılında 20 sanayi kolu içinde ihracat katkı oranı pozitif olan sektör sayısı 11’e çıktı. İnşaat seramiklerini izleyen yüksek katkı oranına sahip sektörler 6,61 ile mobilya ve 5,26 ile giyim eşyaları oldu. Bu arada 2023 yılında en yüksek ihracatı 0,86 katkı oranıyla motorlu kara taşıtları sanayi gerçekleştirdi. 9 sanayi kolunun ihracat katkı oranları 2023 yılında negatif oranda gerçekleşirken, en yüksek negatif oran ise 0,18 puan ile elektronik ve bilgisayar sanayinde görüldü.

“Sektör liderliğini korumaya devam ediyor”

Türk seramik sektörünün dünyada önemli bir oyuncu olduğunun altını çizen Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı İlter Yurtbay; “Gerek ülkemizde gerekse tüm dünyada yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen, yerli kaynaklarla üretim yapan ve ihracatta öne çıkan seramik sektörü ekonomimize katma değer sağlamaya ve ihracatta liderliğini korumaya devam ediyor. Hedefimiz, yeniden şekillenen dünya pazarında ve tedarik zincirinde Türk seramiklerinin kalıcı olarak yer almasıdır. 2023 yılının başında büyük bir deprem felaketi, ekonomide dalgalanmalar ve uzunca bir seçim süreci yaşanmış olsa da inşaat seramiklerinin ihracata olan katkısı göz ardı edilemez. Bugün bu kadar iyi ihracat yapabiliyor olmamızın altında yatan en önemli sebeplerden biri de son derece modern üretim tesislerimizin olması ve her koşulda üretmeye devam edebilme motivasyonumuz. Başta Amerika pazarı olmak üzere ihracat yaptığımız ülkelerde daha da güçlenmeye ve yüksek yerli katma değer oranımızla net döviz girişini artırmaya devam edeceğiz” dedi.

Epilepsi her 100 kişiden 1’inde görülüyor

Dünyada en sık görülen nörolojik hastalıklardan biri olan ve halk arasında ‘sara’ olarak bilinen epilepsi, ülkemizde her 100 kişiden 1’inde gelişiyor. Beyindeki bazı hücrelerin anormal elektrik sinyali yollamasıyla ortaya çıkan ve bilinç kaybı ile istemsiz hareketler şeklinde nöbetlerle seyreden epilepsi, tedavi edilmezse hastanın hayatını zorlaştırabiliyor, dahası ciddi yaralanmalara neden olabiliyor. Günümüzde epilepsi tedavisinden ise oldukça başarılı sonuçlar elde edilebiliyor. Öyle ki ilaç tedavisiyle hastaların nöbetleri önlenebiliyor veya sıklığı azaltılabiliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can  (Kadıköy) Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bayri, ancak düzenli ilaç kullanımına rağmen epilepsi hastalarının yüzde 30-40’ında nöbetlerin devam ettiğine dikkat çekerek, “İlaca direnç gösteren nöbetlerde, uygun hastalarda cerrahi işlem gündeme gelir. Cerrahi yöntemde amaç, nöbetleri ortadan kaldırmak veya sıklığını azaltmak, nörolojik zararları önlemek ve ilaçların yan etkilerini azaltıp, yaşam kalitesini arttırmaktır. Günümüzde epilepsi cerrahisinden yaklaşık yüzde 80 oranında başarı elde edilir” diyor.

Doç. Dr. Yaşar Bayri

Doç. Dr. Yaşar Bayri

Hastaların çoğunda nedeni saptanamıyor

Doğumsal anomali, doğum travması, kafa travması, beyin enfeksiyonu, beyin – damar hastalıkları, kanama ve tümörler, nöbetlere  neden olabiliyor. Ancak hastaların yüzde 70-80 gibi büyük çoğunluğunda nöbetlerin sebebi tespit edilemiyor. Doç. Dr. Yaşar Bayri, nöbetlerin tipinin kaynaklandıkları bölge ve yayılım şekline göre değişiklik gösterdiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Nöbetler düşme ve bilinç bozukluğu atakları; sadece bilincin bozulduğu ve korkmuş anlamsız bakışlar; mimiklerde korku, hayret, huzursuzluk veya ifadesizlik; gülme ve ağlama; el ve parmaklarda tekrarlayan hareketler şeklinde gelişebilir. Büyük nöbetlerde bilinç kapanır, beden kasılır ve idrar kaçırma oluşabilir. Bilinç açılıncaya kadar tam bilinç kapanıklığı, kafa karışıklığı ile sersemlik hissi dönemi olur”

İlaç tedavisine direnç gösterebiliyor

Epilepsinin asıl tedavisi antiepileptik ilaçlar ile nöbetleri engellemek olsa da, düzenli ilaç kullanımına rağmen hastaların yüzde 30-40’ında nöbetler devam ediyor. Bu tip epilepsiye ‘ilaca dirençli epilepsi’ deniliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bayri, “Böyle durumlarda nöbetleri ortadan kaldırmak veya sıklığını azaltmak, nörolojik zararları engellemek ve ilaçların yan etkilerini azaltmak için cerrahi yöntem gündeme gelir. Ancak ilaca dirençli her epilepsi hastası cerrahi yöntem için uygun bir aday olmayabilir. Bu nedenle hasta öncesinde çok ayrıntılı bir incelemeden geçer” diyor.

Doç. Dr. Yaşar Bayri

48 saatlik video kaydı alınıyor

Cerrahi yöntem için uygun olan hastalarda ameliyat öncesinde, epileptik aktivitenin nedenini tespit etmek için Video EEG monitörizasyonu yapıldığını belirten Doç. Dr. Yaşar Bayri, bu süreci şöyle özetliyor:  “Bunun için en az 48 saat boyunca sürekli EEG’si çekilerek video kaydı alınan hasta nöbet geçirmesi yönünde uyarılır. EEG kaydı ve nöbet sırasındaki video görüntüleriyle; nöbetin tipi ve beyinde hangi bölgeyi işaret ettiği, tek odaktan mı kaynaklandığı, yoksa birden fazla odağı mı olduğu tespit edilir. Ayrıca beyin MR, fonksiyonel MR, MR spektroskopi görüntülemeleri, PET ile SPECT gibi incelemelerle beyinde bir lezyon olup olmadığı, anormal kanlanma bölgesi varlığı ya da metabolitlerin dağılımında uygunsuzluk gösteren bir bölge olup olmadığı gibi pek çok ayrıntıya bakılır. Bunların yanı sıra nöropsikolojik testler yapılarak etkilenmiş beyin fonksiyonları belirlenir”

Cerrahi yöntemin başarı oranı yüksek 

Epilepsi cerrahisinde hastada nöbet kaynağı belirlenmişse, önemli merkezlere zarar gelmemesi kaydıyla o bölge çıkarılıyor. Eğer birden fazla odak varsa, o zaman ameliyat sırasında beyin üzerine intraoperatif EEG elektrodları serilerek EEG kaydı alınıyor ve tespit edilen anormal bölgeler çıkarılıyor. Saptanan odak hareket merkezi, konuşma merkezi gibi yerleri işaret ediyorsa, bu bölgelere de nöbetin yayılmasını önlemek amacıyla bağlantı yollarını bozan teknikler uygulanıyor. Ameliyat öncesi yapılan incelemelerde odak saptanamadığı takdirde, yine nöbetin yayılımını önleyen, bağlantı yollarını bozucu cerrahiler ya da vagal sinir stimülatörü takılması ameliyatı yapılabiliyor.  Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Yaşar Bayri, “Ameliyat öncesinde hastada nöbet odağı saptanmış ise o bölgeyi çıkarmaya yönelik uygulanan cerrahi yöntemle nöbetlerin ortadan kaldırılma şansı yüzde 60-80’i bulabilir. Bağlantı yollarını bozan cerrahilerde nöbetleri önlemenin başarı oranı daha düşük olsa da, yöntemin nöbetin şiddeti ve sayısını azaltıcı etkileri sayesinde hastanın yaşam kalitesi yükselir” diyor.