Kırık kalp sendromu


Herkesin zaman zaman kullandığı “kalbim kırıldı” teriminin bilimsel taraftaki karşılığını merak ettiniz mi hiç? Aşırı üzüntü ve keder sonucu ortaya çıkan ve genellikle kadınlarda görülen Kırık Kalp Sendromu, yani bilimsel adıyla Takotsubo Kardiyomiyopati bazen gerçekten kalbimizi etkileyebilir! Liv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu duygusal stresin kalp üzerindeki etkilerini ve kalbinizi nasıl koruyabileceğinizi anlattı.

Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu

Prof. Dr. Mehmet Vefik Yazıcıoğlu

Duygusal ya da fiziksel stres sonrası ortaya çıkar
Kırık Kalp Sendromu, adından da anlaşılacağı üzere, genellikle ciddi duygusal ya da fiziksel stres sonrası ortaya çıkar.

Sevgililer Günü’nde çoğumuz, sevdiğimiz kişiyle romantik bir gün geçirmeyi hayal ederiz. Ancak, bu gün herkes için pembe balonlar ve kırmızı gül demetleriyle dolu olmayabilir. Bazıları için, bu özel gün beklenmedik bir stres kaynağına dönüşebilir. Belki de beklenen o büyük aşk itirafı gelmez ya da daha da kötüsü, bir ayrılık haberi alınır. İşte tam da bu noktada, Kırık Kalp Sendromu’nun perde arkası devreye girer.

Ama endişelenmeyin, bu sendrom genellikle geçicidir ve uygun tedavi ile çoğu insan tamamen iyileşir. Eğer Sevgililer Günü sizi biraz fazla stres altında bırakırsa, unutmayın ki kalbiniz kırılsa bile, zamanla ve doğru bakımla iyileşecektir.

Uygun tedavi genellikle semptomları hafifletmeye yöneliktir

Kırık kalp sendromu, tıbbi adıyla takotsubo kardiyomiyopati, genellikle şiddetli duygusal ya da fiziksel stresin ardından ortaya çıkan geçici bir kalp durumudur. Uygun tedavi genellikle semptomları hafifletmeye ve kalbin normal işlevini desteklemeye yöneliktir.

Tedavi yaklaşımları

İlaç tedavisi: Beta blokerler, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (ACE inhibitörleri) ve diüretikler gibi ilaçlar, kalbin iş yükünü azaltabilir ve semptomları hafifletebilir.

Stres yönetimi: Psikolojik destek ve stres yönetimi teknikleri, duygusal stresin neden olduğu zararı azaltmaya yardımcı olabilir.

Dinlenme ve izleme: Akut fazda hastalar genellikle hastanede izlenir. Kalp fonksiyonlarının düzelmesini sağlamak için yeterli dinlenme önemlidir.

Yaşam tarzı değişiklikleri: Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve sigara gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınma, kalbin iyileşmesine yardımcı olabilir.

Düzenli takip: Kırık kalp sendromu geçiren hastaların, kalp fonksiyonlarının tam olarak iyileşip iyileşmediğini değerlendirmek için düzenli kardiyolojik kontrollere ihtiyacı vardır.

Kırık kalp sendromu, kalp sağlığımızı ciddiye almanın önemini hatırlatır. Sevgi dolu ilişkiler, sağlıklı bir kalp için elbette önemlidir, ancak kendi sağlığımıza da dikkat etmeliyiz. Duygusal stresin kalp üzerindeki etkilerini hafife almayın ve eğer kendinizi aşırı üzgün veya stresli hissederseniz, bir uzmana danışmaktan çekinmeyin.

Sekiz güçlü kadın bir sergide buluştu

Sekiz güçlü kadın sanatçı “K.Ö.K. II” adlı sergiyle Galeri Diani’de sanatseverlerle buluşuyor.

Galeri Diani, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü sekiz kadın sanatçının yapıtlarının yer aldığı; Karşı, Öteki, Kahraman kelimelerinin güçlü vurgusu ile alt yapısını oluşturduğu “K.Ö.K. II” sergisi ile kutluyor.

Birbirinden farklı kurgu ve stillerde yapıtlar üreten sekiz kadın sanatçının yapıtlarının yer aldığı “K.Ö.K. II” adlı sergi, 9-30 Mart 2024 tarihleri arasında Galeri Diani’de sanat severlerle buluşuyor.

Küratörlüğünü ilk sergide olduğu gibi Telga Südor Mendi’nin yaptığı; Su Yücel, Şebnem Toker Bahar, Elif Saltık, Sevinç Ciftçi, Ruken Aslan, Pınar Yeşilnacar, Zeynep Özdemir ve Tünay Tunç gibi değerli kadın sanatçıların yapıtlarının yer aldığı sergi, ‘K.Ö.K.’ kavramını merkeze alarak işaretlediği üç temel anlayışı aydınlatmaya çalışıyor.

Karavanınız bahara hazır mı? İşte karavan bakım önerileri

Kapalı hava batıda yerini güneşli günlere bıraktı. Karavancılar kısa tatil yapmak için haftasonunu bekliyor.

Karavanla seyahat etmek, pek çok kişinin hayalini süsleyen bir tatil anlayışı. Özgürlük, konfor ve macera dolu bir karavan tatili için, karavanınızın da bakımlı ve sağlam olması gerekiyor.

Karavanınızın iç ve dış temizliği önemli

Her seyahatten sonra yüzeyleri silin, zeminleri temizleyin ve tüm eşyaları yerine koyun. İç mekanı düzenli olarak havalandırarak taze hava sirkülasyonunu sağlayın. Karavanınızın dış yüzeyini de düzenli olarak temizlemek oksidasyonu ve paslanmayı önlemeye yardımcı olur. Kir, böcekler veya kuş pislikleri gibi kalıntılar, uzun vadede yüzey hasarına neden olabilir. Uygun temizleyiciler ve koruyucu kaplamalar kullanarak karavanınızın parlak ve temiz görünmesini sağlayın.

Tekerlekler ve lastikleri kontrol edin

Tekerlekleri ve lastikleri düzenli olarak kontrol edilmelidir. Doğru lastik basınçlarını koruyun ve lastiklerde aşınma izleri veya hasarlar olup olmadığını periyodik olarak kontrol edin. Yedek lastiği de unutmayın ve gerektiğinde kullanılabilir durumda olduğundan emin olun.

Elektrik ve su sistemlerine dikkat

Şamandıra valflerini kontrol edin. Su ve herhangi bir sızıntıyı hemen giderin. Elektrik sistemini düzenli olarak test edin. Prizlerin ve anahtarların işlevselliğini kontrol edin. Karavanınızın mekanik bakımını yaptırın. Karavanınızın mekanik parçalarını düzenli olarak kontrol edin ve bakımını yaptırın. Düzenli olarak bir profesyonel tamirciye göstererek kontrol ettirin. Herhangi bir aşınma veya hasar belirtisi hemen tamir edilmelidir.

Yolda susuz kalmamak için su deposunu düzenli temizleyin

Su ve atık depolarını dezenfekte temizlenip dezenfekte edilmemesi durumunda depolarda bakteri ve ya hastalık oluşabilir.

Güvenlik ekipmanları unutulmamalı

Kontrol edilmeyen sistemler istenmeyen kazalara davetiye çıkarır. Bu sebeple elektrik tesisatının ve bakımını yapın. Yangın söndürücünün sağlam olduğundan ve uzun süreli bir servis gerektirmediğinden emin olun. Üzerindeki tarihi kontrol edin. Duman alarmınızın çalışıp çalışmadığını kontrol edin ve en son dışarı çıktığınızda kullanılmışsa ilk yardım çantanızı doldurun.

Dijital anahtar ile her gün 250 bin kez kapı açılıyor

Cep telefonu, NFC, QR kod, T.C. kimlik kartı ve pasaport kullanılan Geçiş Kontrol sistemiyle her gün 250 bin kez kapı açıyor.

Klasik kartlı geçiş sistemleri yerine Armongate’in sunduğu yeni nesil teknolojiler ile plazalar, binalar, kampüsler, AVM’ler ve etkinliklerde hızlı, güvenli ve temassız geçişin konforu yaşanıyor.

En son teknolojiyi sunmakta kararlıyız

Yaşanan geçiş sistemleri sorunları markaların imajlarına zarar verirken, Armongate’in ortaya koyduğu teknolojiler çalışma yaşamı, sosyalleşme ve alışverişi zevke dönüştürüyor. Armongate COO’su Göksun Aktaş, sahip oldukları inovasyon ve Ar-Ge gücü ile birçok üstün geçiş teknolojisini okullar, hastaneler, kampüsler, AVM’ler, plazalar ve binalarda başarıyla hayata geçirdiklerini belirtti. Bir kez çalışmaya başladıktan sonra sürekli olarak en yeni teknolojiyi müşterilerine sunduklarını söyleyen Aktaş, Geçiş Kontrol, Ödemeli Geçiş, Ziyaretçi Yönetimi ve Mobile Intercom ürünleri ile müşterilerine hızlı, temassız ve güvenli geçiş sağladıklarını söyledi.

Kartı unutabiliriz ama telefonumuzu asla

Armongate’nin fiziki anahtar ve karta gerek kalmadan cep telefonu, T.C kimlik kartı veya pasaport kullanılarak sağladığı yeni nesil geçiş kontrol teknolojisinin detaylarını aktaran Göksun Aktaş, şu bilgileri verdi:

“Geçiş Kontrol uygulamalarımız ile akıllı telefonların Bluetooth, NFC ve QR gibi özellikleri kullanılarak geçiş sağlayabiliyoruz. Bunun dışında kişiye özel T.C. kimlik kartları ve pasaportlarda yer alan MRZ datası okutularak, temassız, hızlı geçiş sağlayan teknolojiyi uygulamaya alıyoruz. Bu yöntemler her alanda kartlı geçiş sistemine göre birçok avantaj sağlıyor. Çünkü hepimiz iş yerine, evimize ve spor salonuna giriş için ayrı kartlar taşımak zorundayız fakat Armongate ile tüm geçişleri tek bir cep telefonu uygulaması ya da T.C. kimlik kartı ve pasaport ile çözmek mümkün. Böylece kartım kayboldu, çalındı kaygısı yaşamadan daima yanımızda olan telefonumuz ve kimliğimiz ile kapıların bize kolayca açılmasını sağlıyoruz.”

Bulut teknolojisi sayesinde alt yapı için ekstra yatırım yapmaya gerek yok.

Uygulamanın her türlü kapı, kurum ve bina için güvenli giriş çıkış sağlayan yeni nesil bir geçiş teknolojisi olduğunu kaydeden Armongate COO’su Göksun Aktaş, “Bulut tabanlı yazılımımız geçiş kontrol sisteminin yönetiminde gelişmiş kontrol, yüksek güvenlik ve kolay izlenebilirlik sağlıyor. Bir şehirde merkezi ve Türkiye çapında şubeleri, mağazaları olan firma, ilgili personelinin mesai başlangıcı ve bitimi, mola zamanlarını tam olarak sistemde görebilir, verilere erişebilir ve bunu raporlayabilir. Bu bilgiler için de markanın ayrıca BT alt yapı yatırımı yapmasına gerek kalmaz ve tasarruf sağlanır. Bir günde ortalama kapılar 250 bin kez bizim üstün teknolojimiz ile açılıp kapanıyor. Türkiye’deki her kapıyı dijital anahtarla açıp kapatmak istiyoruz. Tüm yatırımlarımızı da bu hedefe ulaşmak için gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

Yarın adası, dün adası

Diomede adaları birbirinden yalnızca üç mil uzaktadır ancak büyük ada, küçük komşusundan neredeyse bir gün (21 saat) öndedir çünkü Pasifik Okyanusu’ndan geçen ve bir takvim günü ile bir takvim günü arasındaki sınırı belirleyen Uluslararası Tarih Çizgisinin her iki yanında yer alırlar.  ve sonraki.  Alaska anakarası ile Sibirya arasındaki Bering Boğazı’nda oturuyorlar

Big Diomede Rusya tarafında, Little Diomede ise ABD tarafında yer alıyor.  İki ada arasında kışın oluşan buz köprüsü, yasa dışı da olsa aralarındaki kısa mesafeyi yürümeyi ve ‘zamanda yolculuk yapmayı’ mümkün kılıyor

Deniz Kireç'in  kişisel sergisi "Seascapes-II"

Deniz Kireç’in “Seascapes-II” isimli kişisel sergisi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.

Sergide yer alan eserlerde sanatçının adını taşıyan Deniz adını taşıyan figürlerle semboller kullanmaktadır. Balıklar, girdaplar ve bitkiler gibi semboller, sezgisel ve dışavurumcu bir yaklaşımla bilinçdışı ifadeler olarak resmedilmiş.

Sanatçı Deniz Kireç, sergide yer alan eserleri ile ilgili düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor.: “Sezgisel ve dışavurumcu bir sanat anlayışına sahibim dolayısıyla tuvallerimde bilinçdışı figürler canlanıyor. İsmim olan Deniz’e ait figürleri temsil eden simgelerde kompozisyonlarımda yerlerini alıyorlar. Balıklar, girdaplar, yosunlar v.s. gibi. Eserlerimde altın varak kullanıyorum. Jung’a göre “Ruh” dairesel bir formda tasvir edilmektedir. Bundan ilham alarak çalışmalarımda, altın daire ile yaşayan canlıların ruhlarını simgeselleştiriyor ve ruhun ne kadar değerli olduğuna vurgu yapıyorum. Eserlerimdeki düşsel ve içsel yolculuğumu paylaşmak üzere sanatseverleri sergime bekliyorum.”

Sergi, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde 19 Şubat 2024 tarihine kadar ziyaret edilebilir.