Endometriozisle başa çıkmayı sağlayan 7 etkili öneri!

Bir hastalık düşünün ki en alakasız görünen organı bile etkileyip, yol açtığı bambaşka sorunlarla kişinin ‘doktor doktor gezmesine’, yıllarca tanısı konulamadığından derdine çare bulamamasına neden olsun! İşte, kadınların hayatını kabusa çevirebilen bu sinsi hastalığın adı; Derin Pelvik Endometriozis! Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Faruk Abike endometriozisin toplumda sadece ‘çikolata kisti’ olarak algınlanmasının da hastalığın teşhisini geciktirdiğini, bu nedenle bu algının değiştirilmesi gerektiğini vurguluyor. Doç. Dr. Faruk Abike, geçmeyen bağırsak şikayetlerinden cinsel ilişki sırasında ağrıya, idrar yolları sorunlarından kasık, bel ve sırt ağrısına kadar, tutulum yaptığı organa göre birçok şikayete neden olabilen endometriozisin en şiddetli türü olan Derin Pelvik Endometriozisi anlattı, yaşam konforunu artırıcı önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak adlandırılan endometriozis, endometrium dokusunun rahim dışındaki bölgelerde tutulum yapması anlamına geliyor. Toplumda sanılanın aksine ‘çikolata kisti’ endometriozisin çeşitlerinden sadece biri olup, çok daha şiddetli türü olarak karşımıza Derin Pelvik Endometriozis çıkıyor! Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Faruk Abike “Endometriozis hastalığının sadece çikolata kisti olarak algılanması son derece yanlıştır ve bu yanlış algının bir an önce değiştirilmesi gerekir. Çünkü hastada çikolata kisti saptanmamış olsa da, endometriozisin en şiddetli çeşidi olan Derin Pelvik Endometriozis söz konusu olabilir ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir” diyor. Birçok hastalığı taklit ederek o hastalıkların şikayetlerine yol açtığı için Derin Pelvik Endometriozisin teşhisinin 10 yılı bile bulabildiğini belirten Doç. Dr. Faruk Abike şöyle konuşuyor: “Derin Pelvik Endometriozis; bağırsakların tıkanmasına, geçmeyen gaz yakınmalarına, dışkılama sırasında ağrıya, ishal ve kabızlığa, cinsel ilişki sırasında ve adet döneminde şiddetli ağrıya, kasık, bel ve sırt ağrılarına neden olabilir. Bağırsak tutulumu olan hastalarda sıklıkla karınlarında sanki hamileymiş gibi şişlik sorunu yaşanır. Anne olmanın önündeki en önemli engellerden de biridir.”

Doç. Dr. Faruk Abike

Doç. Dr. Faruk Abike

Erken teşhis ve tedavi için bu önerilere dikkat!

Özellikle zamanla artan adet sancısı, cinsel ilişki sırasında ağrı, gebe kalamama, bağırsak sorunları ve anormal kanama sorunları olan kadınlarda ultrason veya diğer görüntüleme yöntemlerinde hiçbir patoloji saptanılmasa bile, mutlaka endometriozis konusunda deneyimli bir jinekolog tarafından değerlendirme yapılması gerektiğini belirten Doç. Dr. Faruk Abike “Derin Pelvik Endometriozisin teşhisi klasik görüntüleme yöntemleri ile çok zor olup, bu hastalık konusunda deneyimli olan bir Kadın Doğum Uzmanına jinekolojik muayene ve özel tekniklerle yapılan transvaginal ultrason incelemesi, gerekli durumlarda MR incelemesi ile tanı konulur. Tanı konulduktan sonra, uygun tedavi seçenekleri belirlenir ve hastanın semptomları yönetilir. Bu hastalığın erken tanı ve tedavisi, hastaların yaşam kalitesini artırabilir ve doğurganlık sorunlarını azaltabilir” diyor. Tedavinin kişiye özel yaklaşımlarla; medikal tedavi, diyet değişiklikleri ya da cerrahi müdahale gibi uygulamalarla yapılabileceğini belirten Doç. Dr. Faruk Abike, kişiye özel yaklaşımla hareket edilmesinin çok önemli olduğunu söylüyor.

Acıbadem Taksim Hastanesi

Derin Pelvik Endometriozise Karşı Etkili Önlemler!

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Faruk Abike, Derin Pelvik Endometriozis hastalığıyla başa çıkmak için önerilerini 7 maddede sıralıyor;

  • Doktorunuzla düzenli iletişimde olun. Şikayetlerinizde bir değişiklik olursa veya yeni sorunlar ortaya çıkarsa mutlaka haberdar edin.
  • Tedavi planınızı aksatmayın. Gerekirse planınızı doktorunuzla gözden geçirin.
  • Hafif egzersizler yapın ancak aşırı egzersizden kaçının. Doktorunuza danışmadan yeni bir egzersiz programına başlamayın.
  • Anti-inflamatuar özelliklere sahip besinleri içeren bir diyet benimseyin. C vitamini, omega-3 yağ asitleri ve lif içeren gıdalar, iltihaplanmayı azaltabilir.
  • Stres hastalık şikayetlerinizi artırabilir. Meditasyon, derin nefes alma teknikleri, yoga veya terapi gibi stres yönetimi tekniklerini uygulayın.
  • Derin Pelvik Endometriozis ile başa çıkma sürecinde destek gruplarına katılmak, diğer insanlarla deneyimleri paylaşmak ve duygusal destek almak faydalı olabilir.
  • Sigara içmeyi bırakmak, sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmak ve alkol tüketimini sınırlamak gibi yaşam tarzı değişiklikleri genel sağlığınızı iyileştirebilir.
Uğur Batur "Erzincan, Türkiye'nin Çernobil'i"

Zafer Parti sözcüsü Uğur Batur, Türkiye gündemine ilişkin görüşlerini açıkladı.

Uğur Batur: “Öncelikle iki gün önce Erzincan İliç’te meydana gelen cinayetten bahsetmek istiyorum. Evet, basında bu bir kaza olarak adlandırıldı ama kaza dediğimiz şey tüm tedbirler alınmasına rağmen, bir yanlışlık sonucu meydana gelen durumdur. Bu durumda tedbir yok, bunun yaşanacağı belli, hatta gelen haberlere göre, o kadar belli ki 2 işçi sahanın durumunu görünce “biz burada çalışamayız, can güvenliğimiz yok” demiş ve o şartlarda çalışmayı reddetmiş. Haklı da çıkmışlar. Maalesef işi kaybetme korkusu ile mecbur kalıp sahaya girip çalışan 9 kişi ise kayıp. Göz göre göre önlem alınmadan olan şey kaza değil cinayettir.

 

Biz bu tehlikenin ne kadar büyük olduğunu 2022 Haziran’ında gidip yerinde anlattık ve bu madeni kapattırdık. Hatta Genel Başkanımız konunun ne kadar önemli ve tehlikeli olduğunu anlatabilmek için bu madeni “Türkiye’nin Çernobil’i” olarak tanımlamıştı. Bu konu gerçekten Çernobil kadar tehlikeliydi. Fakat ne hikmetse o günlerde bir şekilde bu konunun üzeri örtüldü, unutturuldu ve maden tekrar açılıp faaliyetlerine devam etti. Artık tüm Türkiye tehlikenin farkında fakat şunu unutmamak lazım, bu olayın bir de uluslararası boyutu olacaktır. Bu zehir Fırat’a çoktan karıştı ve nehir aracılığı ile başka ülkelere de bulaşıyor. Yani firma uluslararası bir krizle karşı karşıya. Kaldı ki bölgede yağacak yağmur bu zehrin taşınması sürecini de hızlandıracaktır.

 

Ayrıca dün aldığım bir bilgiye göre SSR madencilik hisseleri Amerika’da ve Kanada ‘da büyük bir düşüş yaşamış. Amerika’da 35 sene önceki değerlerine gerilemiş, Kanada’da ise %60 dan fazla düşüş olmuş. Gerçi bu şuanda en küçük dertleri olabilir çünkü Amerika 2 konuda çok hassastır; doğa katliamı ve rüşvet. Şayet bunlar kanıtlanırsa bu şirketin Amerika’da ve Kanada’da barınması pek mümkün olmayacaktır” dedi.

 

Karatutlu: ‘‘Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa’’

Kahramanmaraş Milletvekili İrfan Karatutlu, şehrin kurtuluşunun 104. yıl dönümü ve geçtiğimiz yıl yaşanan büyük depremin birinci yıl dönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.

Deprem sonrası yaşanan süreçte, şehrin hazırlıksız olduğunu ve birçok aksaklık yaşandığını vurgulayan Karatutlu, halkın bilgilendirilme hakkının ihlal edildiğini ve mağduriyetlerin yaşandığını belirtti. Özellikle orta hasarlı binalar, uygunsuz alanlarda yaşayan vatandaşlar ve rezerv alan ilan edilen bölgelerdeki halkın mağduriyetine dikkat çekti.

Karatutlu, TOKİ vasıtasıyla yapılan konut dağıtımının adil olmadığını, Kahramanmaraşta depremden en çok etkilenen ilçelerin yeterince destek almadığını ifade etti. Gaziantep’e yapılan konut sayısının, depremin etkilediği nüfusa oranla fazla olduğunu belirterek, adil bir dağıtımın önemine vurgu yaptı.

Kahramanmaraş Milletvekili Dr. İrfan Karatutlu, depremden etkilenen şehirlerde adil bir destek dağıtımının yapılması gerektiğini vurgulayarak, kendi çıkarları doğrultusunda hareket eden yerel ve merkezi yönetimlere eleştirilerini yönelterek, ‘‘Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa’’ diyerek sözlerini tamamladı.

Yapılan TOKİ konutlarının ulaşım ve sosyal donatılar açısından yetersiz olduğunu belirten Karatutlu, bölgedeki esnafın durumuna da değindi. Esnafın borçlarının ertelenmesi ve ekonomik destek sağlanması gerektiğini vurguladı.

Kuyumcukent bölgesindeki kuyumcu atölyelerinin durumuna dikkat çeken Karatutlu, sivil toplum örgütlerinin ve meslek odalarının yetersiz kaldığını ifade etti. Sağlık hizmetlerinin geri kalmış durumda olduğunu ve Kahramanmaraş’taki sağlık sisteminin ülkenin gerisinde kaldığını belirtti.

Ulaşım konusunda da sorunlar yaşandığını vurgulayan Karatutlu, havaalanı seferlerinin iptal edilmesi ve uygunsuz sefer saatlerinin sıkıntı yarattığını ifade etti. Depremzedelerin yaşadığı hukuki süreçlerin yavaş ilerlediğini ve depreme sebep olan durumların yeterince analiz edilmediğini belirtti.

Kahramanmaraş’taki hapishane durumuna da değinen Karatutlu, Türkoğlu Hapishanesi’nin hasar alması nedeniyle tahliye edilen tutuklu ve hükümlülerin mağduriyetine dikkat çekti. Adalet Bakanlığı’ndan bu konuda bir çözüm beklediklerini ifade etti.

Dr. İrfan Karatutlu, Kahramanmaraş’ın yeni bir yerel seçime gittiğini belirterek, “Allah sonumuzu hayır etsin” diyerek sözlerini tamamladı.

KOBİ’ler için Sanal POS işlemleri de artık Akbank Mobil’de

Akbank, KOBİ’ler için Akbank Mobil uygulamasını kullanarak hızlı ve pratik bir şekilde Sanal POS’a sahip olmalarına imkân sunan bir yeniliği hayata geçirdi.

Sanal POS ürünü ile KOBİ’lerin işlerine hız kazandırılırken aynı zamanda verimlilik ve kolaylık sağlanıyor. Akbanklı KOBİ’ler, aynı zamanda diğer POS hizmetlerinden de kapsamlı bir şekilde faydalanabiliyor.

Banka müşterilerine açık, yeni nesil ödeme platformu Juzdan uygulamasında ‘Juzdan ile Öde’ seçeneğiyle güvenli bir ödeme yöntemi alternatifi sunuyor. Kullanıcılar, Sanal POS başvuruları sırasında Juzdan ile Öde’yi seçerek tek bir entegrasyon ile tahsilatlarını kredi kartı, banka kartı, kredi ve banka hesabı ile yapabiliyorlar.

Akbank, lansmana özel bir kampanya ile de KOBİ’leri destekliyor. Akbank Mobil’den Sanal POS’a başvuranlar, 1 yıl boyunca ücret ödemiyor ve %1,99 avantajlı komisyon oranından yararlanabiliyor. 31 Mart’a kadar Sanal POS üzerinden 100.000 TL ciro geçiren iş yerleri ise 3.000 TL chip-para kazanma fırsatından yararlanıyor.

Hedeflerinin dijital uygulamalarla KOBİ’lere her alanda güçlü çözümler sunmak olduğunu belirten Akbank KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz; “Dijitalleşen Sanal POS başvuru sürecimiz ile KOBİ müşterilerimiz Akbank Mobil üzerinden yaptıkları başvurularının güncel durumunu adım adım takip edebiliyor. Diledikleri yer ve zamanda Sanal POS başvuru işlemlerini gerçekleştirerek operasyonlarına hız ve verimlilik katıyor. Henüz Akbanklı olmayan KOBİ’ler ise yine dijital kanallar üzerinden kolaylıkla müşterimiz olabiliyor ve Sanal POS başvurusunu yapabiliyorlar. Bu hizmetle KOBİ’lerin işlerini ileri taşıma yolculuklarına değer katma kararlılığımızı bir kez daha görünür kılıyoruz” dedi.

Akbank’ın dijitalleşme yolculuğunda KOBİ’lere yönelik yeni nesil ürün ve hizmetlerin hayata geçirilmesinin önemini vurgulayan Akbank Bireysel Bankacılık ve Dijital Çözümler Genel Müdür Yardımcısı Burcu Civelek Yüce ise “Bugün, bireysel müşterilerimizde olduğu gibi KOBİ’lerin de dijitalleşme yolculuğunda Akbank’ın sektöre yön veren teknolojik çözümleri ve yetkinlikleri ile bir ürünümüzü daha dijitalden kullanıma sunuyoruz. Sanal POS ürünümüze Akbank Mobil üzerinden uçtan uca dijital bir süreç ile müşterilerimizin erişimini mümkün kılıyoruz. KOBİ’lerimizin dijitalleşmesiyle ana faaliyetlerine daha çok vakit ayırmalarını önemsiyoruz. Yenilikçi çözümlerimizle ilerleyen dönemlerde de onlara destek olmaya devam edeceğiz” dedi.

Güçlü bir bağışıklığın anahtarı: Sağlıklı beslenmek!

Güçlü bir bağışıklığın anahtarı: Sağlıklı beslenmek!

Kış mevsiminde havaların soğuk olması ve kapalı ortamlarda uzun süre kalınması nedeniyle çocuklar soğuk algınlığı ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha kolay yakalanabiliyorlar. Mikroplardan korunmaları veya hastalığı kolay atlatabilmeleri için çocukların bu dönemde güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmaları ayrı bir öneme sahip. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, sağlıklı beslenmenin çocukların bağışıklık sistemini güçlü tutan en önemli etkenlerden biri olduğuna dikkat çekerek, “Güçlü bir bağışıklık sistemi için dengeli, yeterli ve çeşitli vitamin ile minerallerden oluşan bir menü planı oluşturmak gerekir. Karbonhidrat ve protein kaynaklarının yanı sıra sağlıklı yağ kaynaklarına da yer vermek çocuğun hem bağışıklığının korunmasında hem de hastalıklarla baş edebilmesinde kilit rol oynar.  Besin değeri oldukça düşük olan paketli ve işlenmiş gıdalardan kaçınmak, bunların yerine besin değeri yüksek yoğurt, kefir, ceviz, fındık, badem gibi ürünlere yer vermek önem taşır.  Yine ana ve ara öğünlerde mevsime uygun taze sebze ve meyveleri bulundurmak da güçlü bir bağışıklık sistemine önemli katkı sağlar” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken beslenme kurallarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman

Her öğün taze sebze ve meyve şart!

Mevsimine uygun taze meyve ve sebzeler, içerdikleri C vitamini ile A vitamini gibi bağışıklığı güçlendiren vitamin içerikleri nedeniyle çocukların her öğününde bulunmaları gerekiyor.  Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, “Öğünlerde mevsime uygun sebzelerden salata ve ara öğünlerde meyve tüketmelerini sağlamak, çocukların günlük vitamin ihtiyaçlarını karşılamalarına katkı sağlar. Meyvelerin iyi yıkanmış olmaları ve taze tüketilmeleri ise enfeksiyonlardan korunmanın yanı sıra besin içeriğini korumak için de önemlidir” diyor.

C vitamini içeren meyve çok önemli

Yeteri kadar C vitamini almak güçlü bir bağışıklık sistemi sağlayabilmede önemli bir rol üstleniyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, kış mevsiminde özellikle kivi, portakal ve mandalina gibi C vitamininden zengin meyveleri çocukların beslenme listesine mutlaka eklemek gerektiğine işaret ederek, “Bir yumruk kadar meyve bir porsiyon olarak baz alınmalı. Çocukların günlük beslenmelerine 1-2 porsiyon meyve, öğünlerine 5-6 yemek kaşığı sebze yemeği veya bir büyük kase salata ekleyerek, günlük C vitamini ve diğer vitamin ile mineral gereksinimlerini sağlamak mümkün” bilgisini veriyor.

Demir eksikliğine karşı koruyun

Dünyada en sık görülen mikro besin öğesi eksikliği, genellikle yetersiz beslenmeden kaynaklanan demir eksikliği oluyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Nur Ecem Baydı Ozman, bağışıklık sisteminin korunmasında demirin önemli bir rol oynadığını belirterek, “Demir eksikliği anemisi mental ve fiziksel gelişimi etkiler. Demir,  bağışıklık hücrelerinin çoğalmasında rol alır ve eksikliğinde yeterli bir bağışıklık cevabı oluşturulamaz. Bu nedenle demir eksikliği oluşmaması için kırmızı et, yumurta ve hindi eti gibi besin kaynaklarının çocukların öğünlerinde mutlaka yer alması gerekir” diye konuşuyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Sağlıklı yağları ihmal etmeyin

Sağlıklı yağlar, hem çocukların sağlıklı bir gelişim sürmeleri hem de bağışıklık sistemlerinin korunması için yeterli ve dengeli olarak alınması gereken bir besin grubu. Kızartma ya da hazır gıdalardan gelen kontrolsüz yağlar yerine zeytinyağı, tahin, ceviz ve badem gibi sağlıklı yağ kaynaklarını çocukların günlük beslenmelerine eklemek gerekiyor. Çocukların her gün 2 adet ceviz veya 8-10 adet çiğ fındık, badem gibi kuru yemişler tüketmeleri, yemeklerinde zeytinyağı kullanılması, günlük sağlıklı yağ alımlarına katkı sağlıyor.

Öğün atlamalarını engelleyin

Çocukların günlük besin öğesi ve enerji alımlarını dengeli bir şekilde sağlayabilmeleri için öğün düzeni oluşturulması şart. Zira kahvaltı ya da herhangi bir öğünü atlamaları yetersiz beslenmeye neden olmasının yanı sıra paketli veya sağlıksız olarak adlandırabileceğimiz besinlere yönelimlerini arttırabiliyor. Bu nedenle evde veya okulda besin alımlarını takip ederek her öğünde yeterli beslendiklerinden emin olmak gerekiyor.

Çinko eksikliğine dikkat!

Çinko bağışıklık sisteminin devamlılığı için gerekli bir mineral. Eksikliğinde büyüme geriliği ve bağışıklık sisteminde bozulmalar görülebiliyor. Bu nedenle çocukların öğünlerine bu besinleri eklemek önem taşıyor. Kırmızı et, kuru baklagiller, balık ve tam tahıllar çinko bakımından zengin besinler arasında yer alıyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Hazır gıdalar değil ‘ev yapımı’ yemekler

Çocuklar lezzetiyle ön plana çıkan fast food tipi hazır yemekleri çoğunlukla ev yemeklerine tercih ediyorlar. “Ancak ne yazık ki bu ürünler çoğunlukla besin değeri düşük, işlenmiş ürünlerden oluşurlar ve çocukların büyümelerine ya da bağışıklık   sistemlerinin gelişmesine katkı sağlamazlar” uyarısında bulunan Nur Ecem Baydı Ozman, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuklar besin değeri olmayan bu ürünleri tükettiklerinde besin değeri yüksek sebze, meyve ile balık gibi ürünlerden mahrum kalırlar. Dolayısıyla çocukların mümkün olduğunca evde hazırlanmış besin değeri yüksek olan besinleri tüketmeleri çok önemlidir”

Kefiri ihmal etmeyin

Sağlıklı bir bağışıklık için sağlıklı bir bağırsak olması şart! Kefir içeriğindeki yararlı bakteriler sayesinde bağırsak sağlığını desteklerken içeriğindeki protein ve kalsiyum gibi besin ögeleriyle aynı zaman da büyümeyi de destekliyor. Çocuklara haftada 3-4 gün süt, yoğurt ve ayran yerine bir su bardağı kefir içirmek bağışıklığı güçlendirebiliyor.

Sanat ile aşk buluştu

Galerie D’art La Visione kapsamında Sent Antuan Kilisesi’nde Four Seasons in Love sergisi, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde sanatseverlerle buluştu. Beyoğlu ve Sent Antuan Kilisesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen sergiye, 136 sanatçı 152 eseriyle katıldı. Bu büyük karma sergi büyük ilgi gördü. Sanatçı, Uzman Psikolog Filiz Zekioğlu bu karma sergiye eseri ile katkı sağladı. Four Seasons in Love Sergisi 17 Şubat tarihine kadar 11:00-18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.