Oba Makarna’nın halka arz başvurusu Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, ÜNLÜ Menkul Değerler, Ziraat Yatırım ve QNB Finansinvest liderliğinde gerçekleştirilecek halka arzda pay başına satış fiyatı 39,24 TL olarak belirlendi. Oba Makarna’nın halka arzında, çıkarılmış sermayesinin 407 milyon 169 bin 500 TL’den 479 milyon 421 bin 759 TL’ye çıkarılması nedeniyle ihraç edilecek 72 milyon 252 bin 259 TL nominal değerli paylar ile mevcut ortaklardan Alpinvest Yatırım Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ve Turkey Pasta Holding Ltd’ye ait toplamda 24 milyon 84 bin 86 TL nominal değerli paylar olmak üzere toplam 96 milyon 336 bin 345 adet pay satışa sunulacak olup, halka arz büyüklüğü 3 milyar 780 milyon 238 bin 178 TL olarak hedefleniyor. Bireysel yatırımcıya eşit dağıtım yöntemi uygulanacak halka arzda halka açıklık oranının da %20,1 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-100.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-19 09:55:362024-02-19 09:55:36Oba Makarna’nın halka arzı onaylandı
Kış mevsimi sadece hastalıkların en çok yaşandığı dönem değil, cilt problemlerinin de yine benzer artışta olduğu bir dönemdir. Bunun da sebeplerinin başında; kuru hava ve ısıtma sistemlerinden kaynaklı ortamdaki nemli havanın azalması gelmektedir. Cildin kendini korumasız bıraktığı bu dönemde güç kalkanı oluşturmak adına nemlendirmek çok önemli. Bununla birlikte kış güneşinin de ciltte yanma ve lekelenmelere de sebep olabileceği ihtimalini de unutmamak gerekir. Bu yüzden güneş koruma kremlerinizi de her daim çantanızda taşımanızda fayda var. Dermakozmetik işlemler için de yine uygun zaman olan kış döneminde dikkat edilmesi gerekenleri Liv Hospital Dermatoloji Uzmanı Doçent Dr. Anıl Gülsel Bahalı anlattı.
Doç. Dr. Anıl Gülsel Bahalı
Azalan nem cilt problemlerine sebep oluyor
Kış aylarında görülen soğuk ve kuru hava,
Kapalı ortamlardaki ısıtma sistemleri sonucunda nemin azalması ve
Artan çevre kirliliği, cilt problemlerinin sıklığında yükselişe sebep olabiliyor.
Kızarıklık, kaşıntı, egzama gibi şikayetler artışta
Yapılan araştırmalar; düşük nem ve düşük sıcaklıkların cilt bariyer fonksiyonunun azalmasına,
Ciltteki nem kaybının artmasına ve cilt kuruluğunun daha fazla görülmesine sebep verdiğini ortaya koymuştur.
Artan kuruluk nedeni ile cildin dış etkenlere daha duyarlı hale gelmesi beraberinde; kızarıklık, kaşıntı, egzama gibi şikayetlerin daha sık görülebilmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle cilt kuruluğunu azaltmaya yönelik önlemler bu aylarda daha önemlidir.
Kış döneminde cilt kuruluğunu ve egzamayı arttırabilecek sık ve sıcak su ile banyo yapmak yine cilt bariyerinde hasarlanmaya neden olarak kuruluk ve egzama sıklığında artışa sebep olabilir. Bu nedenle mümkün olduğu kadar ılık su ile ve yaz dönemine göre daha az sıklıkta duş almanız cilt bariyerimizi koruma adına önemli bir basamaktır.
Uygun nemlendirici kullanımı önemli
Ciltteki kuruluğu önlemek için düzenli ve yeterli bir şekilde cildimize uygun nemlendirici kullanmak kış aylarında çok önem arz etmektedir. Özellikle dudak ve el gibi soğuğa karşı hassasiyeti daha fazla olan bölgelerin nemlendirilmesine daha fazla özen gösterilmelidir.
Kış güneşi de leke yapıyor
Kış güneşi de ciltte lekelenmeye sebep olabilir. Bu nedenle kış döneminde de UVB koruma faktörü en az SPF30 olan ve aynı zamanda UVA’ya karşı da koruyucu olan bir güneş kreminin düzenli olarak kullanılması önemlidir.
Dermakozmetik işlem için en uygun zaman
Aslında kış mevsimi cilt bakımı için uygulanabilecek birçok dermakozmetik işlem için en uygun zaman dilimidir. Bu nedenle yaz döneminde yapılması uygun olmayan işlemleri bu dönem dermatoloji uzmanı ile görüşüp yaptırabilirsiniz.
Legrand Türkiye Grubu, Arborus tarafından oluşturulan ve Bureau Veritas Certification tarafından denetlenen Avrupa ve Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çeşitlilik Sertifikası’nı (GEEIS) almaya hak kazandı.
Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk, “Toplumsal cinsiyet eşitliğini de içine alan çeşitlilik ve kapsayıcılık çalışmalarımızla 2024 yılının başında Avrupa ve Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Standartı’na (GEEIS) göre bağımsız bir kuruluş tarafından sertifikalandırıldık. Bu sertifikayı Türkiye’de alan ilk üretim şirketiyiz.” ifadelerinde bulunuyor.
Legrand Türkiye Grubu, Arborus tarafından oluşturulan ve Bureau Veritas Certification tarafından denetlenen Avrupa ve Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çeşitlilik Sertifikası’nı (GEEIS) almaya hak kazandı. Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk, “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu oluşturduğumuz kurumsal sosyal sorumluluk yol haritaları kapsamındaki ana hedefler doğrultusunda, önceliklerimizden biri de toplumsal cinsiyet eşitliğinin de içinde yer aldığı çeşitlilik ve kapsayıcılığı teşvik etmektir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini de içine alan çeşitlilik ve kapsayıcılık çalışmalarımızla 2024 yılının başında Avrupa ve Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Standartı’na (GEEIS) göre bağımsız bir kuruluş tarafından sertifikalandırıldık. Bu sertifikayı Türkiye’de alan ilk üretim şirketiyiz. Şu ana kadar bu alanda yaptığımız çalışmaların onandığını görmek bize yeni projelerimiz için güçlü bir motivasyon kaynağı oldu.” dedi.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-97.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-18 19:04:242024-02-18 19:04:24Cinsiyet Eşitliği Çeşitlilik Sertifikası sahibi oldu
Örnekevler Yaşam Köyü’ne Destek için Düzenlenen “Kelebek Etkisi” Sergisi Sanatseverlerle Buluşuyor
İyilik İçin Sanat Derneği, Türkiye’nin önde gelen çağdaş sanat galerilerinden Galeri Nev İstanbul kurucusu Haldun Dostoğlu’nun katkılarıyla düzenleyeceği “Kelebek Etkisi” adlı sergi ile Örnekevler Yaşam Köyü’ne destek arayışını sanat dünyasına taşıyor. Bu özel sergi, 21-24 Mart tarihleri arasında Kethüda Hamamı Beşiktaş Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Türk sanatçılarını uluslararası alanda tanıtmayı, genç sanatçıların görünürlüklerine katkıda bulunmayı, atölye ve mentorluk desteği sağlamayı amaçlayan İyilik İçin Sanat Derneği, sanatın gücüyle destek olmayı sürdürdüğü projelerine bir yenisini ekleyerek, Örnekevler Yaşam Köyü’ne katkı sağlamak üzere “Kelebek Etkisi” sergisini hayata geçiriyor.
ABD’nin son 10 yılda en hızlı büyüyen gıda şirketlerinden biri haline gelen Chobani, ABD’nin kahve devi La Colombe’u 900 milyon dolarlık bir anlaşmayla satın alarak yeni bir büyüme adımı attı.
La Colombe, Chobani’nin bir parçası haline gelirken, aynı zamanda bağımsız bir marka olarak faaliyetlerine devam edecek.
Chobani’nin Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya, gıda sektörünün satışları artırmak için zorluklarla karşılaştığı bir dönemde, Chobani’nin çift hanelere ulaşan hacim odaklı satış büyümesi ve önemli bir kar marjı genişlemesi sağladığını ifade etti.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/h-5.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-18 15:53:062024-02-18 16:35:16Chobani, ABD’li kahve şirketini satın aldı
Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın kredi kartıyla ilgili açıklamalarına destek vererek, kayıt dışıyla mücadele için nakit ödemelerin kaldırılması gerektiğini söyledi.
Sayın Aran röportajında, kredi kartlarında asgari ücret limiti 20 bin liraya kadar olanların tedbir tartışmalarının dışında bırakılması gerektiğine işaret ediyor.
Ben daha da artırıyorum, kredi kartı kullanımına getirilecek kısıtlamaları son derece yanlış bulmanın ötesinde, en doğru karar “Nakiti ortadan kaldırmaktır” diyorum.
30 yılı aşkın zamandır perakendeciyim. Rahmetli Nuri Güven amcadan (YKM kurucusu) öğrendik ki müşterinin takside ihtiyacı var. Bu ihtiyacı biz icat etmedik.
On yıllar boyunca mağazalarda senetli satış yaparak müşterilerimizin derdine derman olduk. Advantage ile, biz sadece senet enstrümanını plastik karta taşıdık, bizden sonra da bankalar kredi kartına taşıdı.
Çok açıkça ifade etmek isterim ki, kredi kart kullanımına kısıtlama getirmek, esas meseleyi gözden kaçırmak demektir. Tüm alışverişler kredi kartı üzerinden yapılsa ne vergi kaçağı kalır ne de bankacılık sistemi dışında bir hayat ne yolsuzluk…
Ekonomi politikaları ya cesur ve kararlı olabilir ya da günü kurtarmak kabilinden olabilir.
Kamu harcamalarını kısmak doğru karardır, kalıcıdır, ancak vatandaşın harcamalarını kısmak geçici bir uygulamadır. Şayet bu kısıtlama gelirse de uzun süremez, çünkü hiçbir yönetim yurttaşının arzusu hilafına onun hayatını zorlaştıracak, hayat kalitesini bozacak, canını sıkacak kararları uzunca süre uygulayamaz, hemen geri döner.
Önerim açık; limitlerle taksitleri kısarak vatandaşın hayatını zorlaştırmak yerine, ödemelerde nakit yerine kredi kartının kullanılmasına odaklanmak! Bu, vergi gelirlerini artırmanın da en çabuk ve pratik yollarından biridir.
Bu önerimin perakendeciye, bankalara, vatandaşa ve devlete, yani bu dört oyuncuya da yarar sağlayacak en doğru çözüm olduğunu düşünüyorum.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/c-3.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-18 14:50:522024-02-18 14:50:52Kart sistemine geçmek lazım
Oba Makarna’nın halka arzı onaylandı
Oba Makarna’nın halka arz başvurusu Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylandı.
Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, ÜNLÜ Menkul Değerler, Ziraat Yatırım ve QNB Finansinvest liderliğinde gerçekleştirilecek halka arzda pay başına satış fiyatı 39,24 TL olarak belirlendi. Oba Makarna’nın halka arzında, çıkarılmış sermayesinin 407 milyon 169 bin 500 TL’den 479 milyon 421 bin 759 TL’ye çıkarılması nedeniyle ihraç edilecek 72 milyon 252 bin 259 TL nominal değerli paylar ile mevcut ortaklardan Alpinvest Yatırım Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ve Turkey Pasta Holding Ltd’ye ait toplamda 24 milyon 84 bin 86 TL nominal değerli paylar olmak üzere toplam 96 milyon 336 bin 345 adet pay satışa sunulacak olup, halka arz büyüklüğü 3 milyar 780 milyon 238 bin 178 TL olarak hedefleniyor. Bireysel yatırımcıya eşit dağıtım yöntemi uygulanacak halka arzda halka açıklık oranının da %20,1 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.
Cildinizi nemsiz bırakmayın
Kış mevsimi sadece hastalıkların en çok yaşandığı dönem değil, cilt problemlerinin de yine benzer artışta olduğu bir dönemdir. Bunun da sebeplerinin başında; kuru hava ve ısıtma sistemlerinden kaynaklı ortamdaki nemli havanın azalması gelmektedir. Cildin kendini korumasız bıraktığı bu dönemde güç kalkanı oluşturmak adına nemlendirmek çok önemli. Bununla birlikte kış güneşinin de ciltte yanma ve lekelenmelere de sebep olabileceği ihtimalini de unutmamak gerekir. Bu yüzden güneş koruma kremlerinizi de her daim çantanızda taşımanızda fayda var. Dermakozmetik işlemler için de yine uygun zaman olan kış döneminde dikkat edilmesi gerekenleri Liv Hospital Dermatoloji Uzmanı Doçent Dr. Anıl Gülsel Bahalı anlattı.
Doç. Dr. Anıl Gülsel Bahalı
Azalan nem cilt problemlerine sebep oluyor
Kızarıklık, kaşıntı, egzama gibi şikayetler artışta
Uygun nemlendirici kullanımı önemli
Ciltteki kuruluğu önlemek için düzenli ve yeterli bir şekilde cildimize uygun nemlendirici kullanmak kış aylarında çok önem arz etmektedir. Özellikle dudak ve el gibi soğuğa karşı hassasiyeti daha fazla olan bölgelerin nemlendirilmesine daha fazla özen gösterilmelidir.
Kış güneşi de leke yapıyor
Kış güneşi de ciltte lekelenmeye sebep olabilir. Bu nedenle kış döneminde de UVB koruma faktörü en az SPF30 olan ve aynı zamanda UVA’ya karşı da koruyucu olan bir güneş kreminin düzenli olarak kullanılması önemlidir.
Dermakozmetik işlem için en uygun zaman
Aslında kış mevsimi cilt bakımı için uygulanabilecek birçok dermakozmetik işlem için en uygun zaman dilimidir. Bu nedenle yaz döneminde yapılması uygun olmayan işlemleri bu dönem dermatoloji uzmanı ile görüşüp yaptırabilirsiniz.
Cinsiyet Eşitliği Çeşitlilik Sertifikası sahibi oldu
Legrand Türkiye Grubu, Arborus tarafından oluşturulan ve Bureau Veritas Certification tarafından denetlenen Avrupa ve Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çeşitlilik Sertifikası’nı (GEEIS) almaya hak kazandı.
Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk, “Toplumsal cinsiyet eşitliğini de içine alan çeşitlilik ve kapsayıcılık çalışmalarımızla 2024 yılının başında Avrupa ve Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Standartı’na (GEEIS) göre bağımsız bir kuruluş tarafından sertifikalandırıldık. Bu sertifikayı Türkiye’de alan ilk üretim şirketiyiz.” ifadelerinde bulunuyor.
Legrand Türkiye Grubu, Arborus tarafından oluşturulan ve Bureau Veritas Certification tarafından denetlenen Avrupa ve Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çeşitlilik Sertifikası’nı (GEEIS) almaya hak kazandı. Legrand Türkiye Grubu CMO’su Gül Sevinç Selçuk, “Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu oluşturduğumuz kurumsal sosyal sorumluluk yol haritaları kapsamındaki ana hedefler doğrultusunda, önceliklerimizden biri de toplumsal cinsiyet eşitliğinin de içinde yer aldığı çeşitlilik ve kapsayıcılığı teşvik etmektir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini de içine alan çeşitlilik ve kapsayıcılık çalışmalarımızla 2024 yılının başında Avrupa ve Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Standartı’na (GEEIS) göre bağımsız bir kuruluş tarafından sertifikalandırıldık. Bu sertifikayı Türkiye’de alan ilk üretim şirketiyiz. Şu ana kadar bu alanda yaptığımız çalışmaların onandığını görmek bize yeni projelerimiz için güçlü bir motivasyon kaynağı oldu.” dedi.
“Kelebek Etkisi” sanatseverlerle buluşuyor
Örnekevler Yaşam Köyü’ne Destek için Düzenlenen “Kelebek Etkisi” Sergisi Sanatseverlerle Buluşuyor
İyilik İçin Sanat Derneği, Türkiye’nin önde gelen çağdaş sanat galerilerinden Galeri Nev İstanbul kurucusu Haldun Dostoğlu’nun katkılarıyla düzenleyeceği “Kelebek Etkisi” adlı sergi ile Örnekevler Yaşam Köyü’ne destek arayışını sanat dünyasına taşıyor. Bu özel sergi, 21-24 Mart tarihleri arasında Kethüda Hamamı Beşiktaş Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Türk sanatçılarını uluslararası alanda tanıtmayı, genç sanatçıların görünürlüklerine katkıda bulunmayı, atölye ve mentorluk desteği sağlamayı amaçlayan İyilik İçin Sanat Derneği, sanatın gücüyle destek olmayı sürdürdüğü projelerine bir yenisini ekleyerek, Örnekevler Yaşam Köyü’ne katkı sağlamak üzere “Kelebek Etkisi” sergisini hayata geçiriyor.
Chobani, ABD’li kahve şirketini satın aldı
ABD’nin son 10 yılda en hızlı büyüyen gıda şirketlerinden biri haline gelen Chobani, ABD’nin kahve devi La Colombe’u 900 milyon dolarlık bir anlaşmayla satın alarak yeni bir büyüme adımı attı.
La Colombe, Chobani’nin bir parçası haline gelirken, aynı zamanda bağımsız bir marka olarak faaliyetlerine devam edecek.
Chobani’nin Kurucusu ve CEO’su Hamdi Ulukaya, gıda sektörünün satışları artırmak için zorluklarla karşılaştığı bir dönemde, Chobani’nin çift hanelere ulaşan hacim odaklı satış büyümesi ve önemli bir kar marjı genişlemesi sağladığını ifade etti.
Kart sistemine geçmek lazım
Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın kredi kartıyla ilgili açıklamalarına destek vererek, kayıt dışıyla mücadele için nakit ödemelerin kaldırılması gerektiğini söyledi.
Sayın Aran röportajında, kredi kartlarında asgari ücret limiti 20 bin liraya kadar olanların tedbir tartışmalarının dışında bırakılması gerektiğine işaret ediyor.
Ben daha da artırıyorum, kredi kartı kullanımına getirilecek kısıtlamaları son derece yanlış bulmanın ötesinde, en doğru karar “Nakiti ortadan kaldırmaktır” diyorum.
30 yılı aşkın zamandır perakendeciyim. Rahmetli Nuri Güven amcadan (YKM kurucusu) öğrendik ki müşterinin takside ihtiyacı var. Bu ihtiyacı biz icat etmedik.
On yıllar boyunca mağazalarda senetli satış yaparak müşterilerimizin derdine derman olduk. Advantage ile, biz sadece senet enstrümanını plastik karta taşıdık, bizden sonra da bankalar kredi kartına taşıdı.
Çok açıkça ifade etmek isterim ki, kredi kart kullanımına kısıtlama getirmek, esas meseleyi gözden kaçırmak demektir. Tüm alışverişler kredi kartı üzerinden yapılsa ne vergi kaçağı kalır ne de bankacılık sistemi dışında bir hayat ne yolsuzluk…
Ekonomi politikaları ya cesur ve kararlı olabilir ya da günü kurtarmak kabilinden olabilir.
Kamu harcamalarını kısmak doğru karardır, kalıcıdır, ancak vatandaşın harcamalarını kısmak geçici bir uygulamadır. Şayet bu kısıtlama gelirse de uzun süremez, çünkü hiçbir yönetim yurttaşının arzusu hilafına onun hayatını zorlaştıracak, hayat kalitesini bozacak, canını sıkacak kararları uzunca süre uygulayamaz, hemen geri döner.
Önerim açık; limitlerle taksitleri kısarak vatandaşın hayatını zorlaştırmak yerine, ödemelerde nakit yerine kredi kartının kullanılmasına odaklanmak! Bu, vergi gelirlerini artırmanın da en çabuk ve pratik yollarından biridir.
Bu önerimin perakendeciye, bankalara, vatandaşa ve devlete, yani bu dört oyuncuya da yarar sağlayacak en doğru çözüm olduğunu düşünüyorum.