Coğrafi işaret tesciline aday Mersin kan portakalı
Metro Türkiye; ‘Yerelin İzinde’ projesi kapsamında, Coğrafi İşaret tescilli ve tescile aday ürünlere dikkat çekmeye devam ediyor.
Boğaziçi Lüferi, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri ve Şile ormanlarındaki yerel mantarların ardından gastronomi keşif yolculuğunun beşinci durağında, Mersin Kan Portakalı’nın izi sürüldü.
Metro Türkiye, “Yerelin İzinde” projesiyle yerelleşme alanında farkındalık yaratmaya devam ediyor. Özgün doğa koşullarında yetiştirilen Coğrafi İşaret tescilli ürünleri korumayı, mutfaklarda daha fazla kullanılmasını ve yerel olanı ulusal ve global çapta tanıtmayı amaçlayan proje, yerel üreticiye ve ülke ekonomisine katkı sunuyor.
Mersin Kan Portakalı’nın ağaçtan sofraya tüm yolculuğuna şahit olmak için Mersin’in en büyük kan portakalı bahçesi ziyaret edildi. Mersin ve Tarsus’un çok kültürlü mutfağı, Mersin Kan Portakalı’nın üretimi, tarihi ve kullanım alanları gezinin gündemiydi. Geziye portakal bahçesinde başlayan katılımcılar, Mersin Kan Portakalı’nın yok olmaması için yapılan çalışmaları ve Coğrafi İşaret tescil adayı ürün olma yolculuğunu dinleyerek olgunlaşan portakalları hasat etti.
3 kat daha fazla antioksidana sahip!
Kendine has bir renk, koku ve aromaya sahip. Bu özelliğiyle diğer tüm portakallardan ayrılan bu çok özel ürünün bir başka özelliği ise 3 kat daha fazla antioksidan ve C vitamini bulundurması. Raf ömrü çok uzun olmayan Mersin Kan Portakalı, faydalarını bilen bölge halkı tarafından ev bahçelerinde aile içi tüketim için yetiştiriliyor ve kurutularak daha uzun süre saklanabiliyor. Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından üretilen kan portakalının kurusuna raflarında yer veren Metro Türkiye, son olarak Mersin Kan Portakalı suyunu da tüketicilerle buluşturmaya başladı.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/m.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-21 14:41:472024-02-21 12:43:27Coğrafi işaret tesciline aday Mersin kan portakalı
Kas ve eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açarak yaşam konforunu önemli ölçüde düşüren romatizmal hastalıklar soğuk havaların da etkisiyle daha fazla ve sancılı yaşanıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş “Soğuk hava koşulları genellikle kan damarlarını daraltıp, eklem ve çevresindeki dokuların kanlanmasını azaltarak ağrı ve rahatsızlık hissini artırabilir. Bu nedenle bazı romatizmal hastalıkların seyrini kötü yönde etkileyebilir. Özellikle romatoid artrit gibi iltihaplı romatizmal hastalıklara sahip kişilerde soğuk hava koşulları eklem iltihaplanmasını şiddetlendirebilir” diyor. Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş romatizmal hastalıklar hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı, soğuk havalarda kas ve eklem ağrılarına karşı alınabilecek önlemleri açıkladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Halk arasında sıklıkla ‘romatizmalarım arttı’ şeklinde yakınışlarla ifade edilen ve yaşlılık hastalığı olarak bilinen romatizma en çok ağrı ile kendini gösteriyor. Özellikle soğuk havalarda iyice tetiklenen bu ağrılar kimi geceler uyku uyutmazken, gün içerisinde de kas ve eklemlerde şişlik ve sertliğin de etkisiyle yaşam konforunu iyice düşürüyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş romatizmanın, bilinenin aksine bir değil çok sayıda farklı hastalığı içeren bir grubun genel ismi olduğunu belirterek “Romatizma terimi, genellikle bir dizi eklem, kas, tendon ve bağ dokusunu etkileyen romatolojik hastalıkları kapsıyor. Osteoartrit, romatoid artrit, lupus, fibromiyalji gibi birçok farklı hastalık romatizma olarak adlandırılabiliyor” diyor. Romatizmanın sadece yaşlılıkta değil genç yaşlarda da görüldüğünü, romatizmal hastalıklara neden olan pek çok faktör olduğunu söyleyen Dr. Mert Öztaş şöyle konuşuyor: “Romatoid artrit, lupus gibi otoimmün hastalıklar bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularına karşı bir tepki geliştirmesi olarak nitelendiriliyor. Bu hastalıkların birçoğu genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Ailesel öykü, bireyin bu tür hastalıklara yatkınlığını etkileyebiliyor.”
Dr. Mert Öztaş
Yanlış yaşam alışkanlıkları da zemin hazırlıyor!
İltihaplı ve iltihapsız şekilde kendini gösteren romatizma sadece şikayetin olduğu bölgeyle sınırlı kalabilirken vücudun tümünü de olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Romatizmaya genetik faktörler gibi, geçirilen kaza sonrası zedelenmelerin, mikrobik hastalıkların ve bazı ilaçların da neden olabildiğini belirten Dr. Mert Öztaş, yanlış yaşam alışkanlıklarının da bu hastalıklara davetiye çıkarabildiğini vurguluyor. Yapılan bilimsel çalışmalarda; özellikle son yıllarda hızla yaygınlaşan hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, aşırı stres, alkol ve sigara gibi bir çok etkenin romatizmal hastalıklarla ilişkisi olduğunun gösterildiğini belirten Romatoloji Uzmanı Dr. Öztaş sözlerine şöyle devam ediyor: “Romatizmal hastalıklarla yaşayan kişilerin sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeleri önemlidir. Düzenli doktor kontrolleri, sağlıklı beslenme, stresten kaçınma ve uyku düzenine dikkat etmeleri bu hastalıkların yönetimine yardımcı olabilir.”
Soğuk havalarda bu uyarılara dikkat!
Soğuk havanın, romatizmal hastalıkları tetikleyerek mevcut belirtileri kötüleştirdiğine dikkat çeken Dr. Mert Öztaş, soğuk havalarda sürekli ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığı sorunları yaşayanların kalın kıyafetler giyerek mutlaka düzenli egzersiz yapmaları gerektiğini söylüyor. Kas gücünü ve eklem esnekliğini korumak için haftada dört-beş kez en az yarım saat yürümek ve yüzmek en önemli önlemlerin başında yer alıyor. Bunlara rağmen kas ve eklem şikayetlerinin devam etmesi durumunda, herhangi bir tanı almamış olanların mutlaka Romatoloji uzmanına başvurarak gerekli tetkikleri yaptırmalarını öneren Dr. Mert Öztaş “Erken tanı ile tedaviye bir an önce başlanması sayesinde hastalığın ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmak mümkün olabiliyor” diyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-107.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-21 13:24:582024-02-22 11:45:05Soğuk neden eklem ağrısına neden olur?
Yıllık 250.000 ton hurda kâğıdı toplayarak mamule dönüştüren Varaka Kâğıt, fabrika bünyesinde oluşturduğu sürdürülebilir enerji sistemleriyle kendi enerjisini de kendisi üretiyor.
Hammadde olarak ağaçların değil, sadece hurda kâğıtların kullanıldığı, su ve enerjinin pek çok benzer tesisten 5 kat daha az tüketildiği Varaka Kâğıt tesisleri sürdürülebilirlik çalışmaları için önemli bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, Sıfır Atık Belgesi gibi lisanslara sahip olan Varaka, 2023-2025 yılı planına Atık Su İleri Arıtma Tesisi ve GES Projesi’ni dahil etmiş durumda.
Üretimin esasını sürdürülebilirlik olarak belirleyen Varaka, %100 hurda kağıt kullanarak kâğıt ve ambalaj atıklarını ekonomiye geri kazandırıyor.
Sürdürülebilirlik noktasında buhar ve elektrik enerjisi ihtiyacı için kendi kojenerasyon tesisini kuran Varaka, 320.000 MW elektrik üretimi kapasitesine ulaştı.
Tesiste kullanılan en son teknoloji FGD baca gazı giderim sistemleriyle yasal emisyon sınırlarının altında kalarak çevre duyarlılığı öne çıkarılırken, yüksek verimlilikle çalışabilme becerisine sahip buhar türbiniyle de sürdürülebilir bir enerji tasarrufu sağlanıyor.
Kojenerasyon tesisi ile sadece elektrik üretilmiyor; aynı zamanda saatte maksimum 150 ton buhar üretimi ile tesisin kurutma ihtiyacı da karşılanıyor. Enerji kaynaklarını doğru ve verimli kullanarak fabrikanın çevreciliği ön plana çıkarken prosesten çıkan atık suları, fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtma ünitelerinden oluşan ve günlük 9400 metreküp kapasiteye sahip arıtma tesisinde arıtılarak deşarj ediliyor aynı zamanda yapılan iyileştirmeler ile su tüketimi 6.000 m³ verilerine indirgenmiş durumdadır.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-106.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-21 12:06:112024-02-21 12:06:11250 bin ton kâğıdı dönüştürdü
Coca-Cola İçecek, Bangladeş’te faaliyet gösteren Coca-Cola Bangladesh Beverages Limited (CCBB) hisselerinin tamamını satın aldı.
Anadolu Grubu’nun hâkim ortak olduğu Coca-Cola İçecek A.Ş. (CCI), Bangladeş’te faaliyet gösteren iki Coca-Cola şişeleyicisinden biri olan Coca-Cola Bangladesh Beverages Limited (CCBB) hisselerinin tamamını satın aldı. Böylece, faaliyet gösterdiği ülke sayısı 12’ye yükseldi.
CCI,tamamına sahip olduğu bağlı ortaklığı CCI International Holland B.V. (CCIHBV) ile, The Coca-Cola Company (TCCC)’nin Coca-Cola Bangladesh Beverages Limited’daki tüm hissesinin satın alınması için hisse alım sözleşmesini (SPA) 15 Şubat 2024 tarihinde imzalamıştı. İşlem, hisse devri başvurusu ve tescil edilmesinin ardından 20 Şubat 2024 tarihinde tamamlandı. CCI’ın CCBB’deki sahiplik oranı doğrudan ve dolaylı olmak suretiyle %100’e ulaştı.
Tuncay Özilhan: “Çorlu’dan Çin sınırına kadar uzanan bir coğrafyada bayrağımızı gururla dalgalandırıyoruz”
Anadolu Grubu ve Coca-Cola İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Bangladeş satın almasıyla birlikte CCI’ın, Türkiye’den Çin’e kadar uzanan operasyon coğrafyasında 34 üretim tesisinde Türk bayrağını gururla dalgalandırmasının mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Özilhan sözlerine şöyle devam etti: “Bangladeş’in potansiyeli ile CCI’ın yeteneklerini birleştirerek önemli bir büyüme potansiyeli yakalayabileceğimize ve tüm paydaşlarımıza değer katabileceğimize inanıyoruz. CCBB’nin satın alınmasıyla Coca-Cola İçecek şirketimizin coğrafi ayak izini genişletmiş ve çeşitlendirmiş oluyoruz.”
Karim Yahi: “Bu satın alma ile CCI 600 milyon nüfusa ulaşacak”
CCI CEO’su Karim Yahi ise dünyanın en kalabalık 8. ülkesi olan Bangladeş’teki bu satın alma sonrası toplamda 600 milyonluk bir nüfusa ulaştıklarını belirtti. Yahi, “Bangladeş’te IMF raporlarına göre %6’nın üzerinde olan ekonomik büyüme potansiyeli bekleniyor. Bangladeş’in büyüme beklentisi ve nüfusun büyük oranda genç olmasının CCI’ın dış pazarlardaki gücüne güç katacağına inanıyorum. 300’den fazla çalışanı, 1 şişeleme fabrikası ve 3 ana deposu ile CCBB, yaklaşık 300 bin satış noktasına hizmet veriyor ve 500’e yakın distribütörle çalışıyor. CCI olarak Bangladeş’in parlak geleceğine ortak olmak ve katkıda bulunmak için sabırsızlanıyoruz” dedi.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/f-4.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-21 10:54:182024-02-21 12:06:45Coca-Cola İçecek, Bangladeş’te satın alma yaptı
On yıldır İtalyan mutfağı tutkunlarını bir lezzet yolculuğuna çıkaran Asmalı Mescit ’teki Pizzeria Pera yenilendi.
10’uncu yaşının heyecanını müdavimleriyle paylaşan restoran, günümüz şartlarına uyum sağlayarak yoluna devam ediyor.
Kullanılan orijinal ürünlerle gerçek İtalyan lezzetleri sunduğu ve kaliteden asla ödün vermediği için hem İtalyanlar hem de iyi yemek peşinde koşanlar hala Pizzeria Pera’yı sık sık ziyaret ediyor. Aradan geçen on yılda restoranın müdavimleri artarken Pizzeria Pera da daha tatmin edici ve keyifli bir deneyim sunmaya başladı.
Yaz ve kış olmak üzere iki ayrı menü sunuyor Pizzeria Pera. Kâğıt peçeteler yerine bez peçeteler kullanılıyor. Böylece gezegene büyük zararı olan kâğıt israfının da önüne geçiliyor.
Yeni yılın ilk ayında Türkiye ihracatı toplamda artış kaydederken demir-çelik sektörü ihracatın yüzde 10,3’ünü oluşturdu. Demir ve demir dışı metallerde küresel çapta yaşanan düşüş ocak ayında da etkisini gösterirken çelik sektöründe ise artan talep neticesinde yüzde 2,1’lik artış yaşandı
Yıla beklentileri doğrultusunda bir ihracat performansıyla başladıklarını ifade eden ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, özellikle çelik sektöründeki artışın sektöre moral verdiğini belirtti. Çelik sektöründe 2023 yılının zor bir yıl olduğunu dile getiren Tosyalı, 2024’de özellikle yılın ikinci yarısından itibaren ertelenen taleplerin de gelmesiyle beraber hem demir ve demir dışı metaller hem de çelik sektöründe ihracatın daha iyi olacağını beklediklerini söyledi.
Türkiye’nin ihracatı 2024 yılına pozitif bir başlangıç yaptı. Ocak ayında ihracat yüzde 3,6 artışla 20 milyar doları aştı. Bu ayda Türkiye demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 10,5 oranında azalış ile 940 milyon dolar, çelik ihracatı yüzde 2,1 artış ile 1,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın 12 ayında da düşüş gösteren çelik sektöründe, 1 yıllık düşüş sürecinin ardından kaydedilen artış sektörün 2024 yılına ilişkin umutlarını da artırdı.
Demir ve demir dışı metaller ihracatı Türkiye toplam ihracatından yüzde 4,7 pay alırken, çelik ihracatının aldığı pay yüzde 5,6 oldu.
Ocak ayında Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 8,5 azalışla 63 milyon dolar olurken, çelik ihracatı ise yüzde 32,3’lük rekor artışla 121 milyon dolara ulaştı.
Avrupa ülkelerine çift haneli ihracat artışları
Ocak ayında Türkiye’nin demir-çelik ihracatında ilk sıradaki ülke 178 milyon dolar ile Almanya oldu. Bu ülkeyi, 113 milyon dolar ile İtalya ve 105 milyon dolar ile Romanya izledi. İlk 10 pazar içinde en dikkat çekici artışlar yüzde 42 ile İspanya’ya, yüzde 32 ile Romanya’ya, yüzde 28 ile Birleşik Krallık’a yapılan ihracatta görüldü.
ADMİB’in ihracatında ise Cezayir’in 16,9 milyon dolar ihracat ile ilk sırada olduğu görüldü. Bu ülkeyi 16,3 milyon dolarla Irak ve 12,3 milyon dolarla Almanya takip etti. İlk 10 pazar içinde Yunanistan’a yüzde 465, Cezayir’e yüzde 260, Romanya’ya yüzde 90, Birleşik Krallık’a ise yüzde 79’luk artışlar kaydedildi.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/f-3.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-20 23:06:132024-02-20 23:06:13İhracatta ‘çelik’ gibi başlangıç
Coğrafi işaret tesciline aday Mersin kan portakalı
Coğrafi işaret tesciline aday Mersin kan portakalı
Metro Türkiye; ‘Yerelin İzinde’ projesi kapsamında, Coğrafi İşaret tescilli ve tescile aday ürünlere dikkat çekmeye devam ediyor.
Boğaziçi Lüferi, Aydın Kestanesi, Bursa Siyah İnciri ve Şile ormanlarındaki yerel mantarların ardından gastronomi keşif yolculuğunun beşinci durağında, Mersin Kan Portakalı’nın izi sürüldü.
Metro Türkiye, “Yerelin İzinde” projesiyle yerelleşme alanında farkındalık yaratmaya devam ediyor. Özgün doğa koşullarında yetiştirilen Coğrafi İşaret tescilli ürünleri korumayı, mutfaklarda daha fazla kullanılmasını ve yerel olanı ulusal ve global çapta tanıtmayı amaçlayan proje, yerel üreticiye ve ülke ekonomisine katkı sunuyor.
Mersin Kan Portakalı’nın ağaçtan sofraya tüm yolculuğuna şahit olmak için Mersin’in en büyük kan portakalı bahçesi ziyaret edildi. Mersin ve Tarsus’un çok kültürlü mutfağı, Mersin Kan Portakalı’nın üretimi, tarihi ve kullanım alanları gezinin gündemiydi. Geziye portakal bahçesinde başlayan katılımcılar, Mersin Kan Portakalı’nın yok olmaması için yapılan çalışmaları ve Coğrafi İşaret tescil adayı ürün olma yolculuğunu dinleyerek olgunlaşan portakalları hasat etti.
3 kat daha fazla antioksidana sahip!
Kendine has bir renk, koku ve aromaya sahip. Bu özelliğiyle diğer tüm portakallardan ayrılan bu çok özel ürünün bir başka özelliği ise 3 kat daha fazla antioksidan ve C vitamini bulundurması. Raf ömrü çok uzun olmayan Mersin Kan Portakalı, faydalarını bilen bölge halkı tarafından ev bahçelerinde aile içi tüketim için yetiştiriliyor ve kurutularak daha uzun süre saklanabiliyor. Mersinden Kadın Kooperatifi tarafından üretilen kan portakalının kurusuna raflarında yer veren Metro Türkiye, son olarak Mersin Kan Portakalı suyunu da tüketicilerle buluşturmaya başladı.
Soğuk neden eklem ağrısına neden olur?
Kas ve eklemlerde ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açarak yaşam konforunu önemli ölçüde düşüren romatizmal hastalıklar soğuk havaların da etkisiyle daha fazla ve sancılı yaşanıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş “Soğuk hava koşulları genellikle kan damarlarını daraltıp, eklem ve çevresindeki dokuların kanlanmasını azaltarak ağrı ve rahatsızlık hissini artırabilir. Bu nedenle bazı romatizmal hastalıkların seyrini kötü yönde etkileyebilir. Özellikle romatoid artrit gibi iltihaplı romatizmal hastalıklara sahip kişilerde soğuk hava koşulları eklem iltihaplanmasını şiddetlendirebilir” diyor. Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş romatizmal hastalıklar hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı, soğuk havalarda kas ve eklem ağrılarına karşı alınabilecek önlemleri açıkladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Halk arasında sıklıkla ‘romatizmalarım arttı’ şeklinde yakınışlarla ifade edilen ve yaşlılık hastalığı olarak bilinen romatizma en çok ağrı ile kendini gösteriyor. Özellikle soğuk havalarda iyice tetiklenen bu ağrılar kimi geceler uyku uyutmazken, gün içerisinde de kas ve eklemlerde şişlik ve sertliğin de etkisiyle yaşam konforunu iyice düşürüyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Romatoloji Uzmanı Dr. Mert Öztaş romatizmanın, bilinenin aksine bir değil çok sayıda farklı hastalığı içeren bir grubun genel ismi olduğunu belirterek “Romatizma terimi, genellikle bir dizi eklem, kas, tendon ve bağ dokusunu etkileyen romatolojik hastalıkları kapsıyor. Osteoartrit, romatoid artrit, lupus, fibromiyalji gibi birçok farklı hastalık romatizma olarak adlandırılabiliyor” diyor. Romatizmanın sadece yaşlılıkta değil genç yaşlarda da görüldüğünü, romatizmal hastalıklara neden olan pek çok faktör olduğunu söyleyen Dr. Mert Öztaş şöyle konuşuyor: “Romatoid artrit, lupus gibi otoimmün hastalıklar bağışıklık sisteminin vücudun kendi dokularına karşı bir tepki geliştirmesi olarak nitelendiriliyor. Bu hastalıkların birçoğu genetik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Ailesel öykü, bireyin bu tür hastalıklara yatkınlığını etkileyebiliyor.”
Dr. Mert Öztaş
Yanlış yaşam alışkanlıkları da zemin hazırlıyor!
İltihaplı ve iltihapsız şekilde kendini gösteren romatizma sadece şikayetin olduğu bölgeyle sınırlı kalabilirken vücudun tümünü de olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Romatizmaya genetik faktörler gibi, geçirilen kaza sonrası zedelenmelerin, mikrobik hastalıkların ve bazı ilaçların da neden olabildiğini belirten Dr. Mert Öztaş, yanlış yaşam alışkanlıklarının da bu hastalıklara davetiye çıkarabildiğini vurguluyor. Yapılan bilimsel çalışmalarda; özellikle son yıllarda hızla yaygınlaşan hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, aşırı stres, alkol ve sigara gibi bir çok etkenin romatizmal hastalıklarla ilişkisi olduğunun gösterildiğini belirten Romatoloji Uzmanı Dr. Öztaş sözlerine şöyle devam ediyor: “Romatizmal hastalıklarla yaşayan kişilerin sağlıklı bir yaşam tarzını benimsemeleri önemlidir. Düzenli doktor kontrolleri, sağlıklı beslenme, stresten kaçınma ve uyku düzenine dikkat etmeleri bu hastalıkların yönetimine yardımcı olabilir.”
Soğuk havalarda bu uyarılara dikkat!
Soğuk havanın, romatizmal hastalıkları tetikleyerek mevcut belirtileri kötüleştirdiğine dikkat çeken Dr. Mert Öztaş, soğuk havalarda sürekli ağrı, şişlik, sertlik ve hareket kısıtlılığı sorunları yaşayanların kalın kıyafetler giyerek mutlaka düzenli egzersiz yapmaları gerektiğini söylüyor. Kas gücünü ve eklem esnekliğini korumak için haftada dört-beş kez en az yarım saat yürümek ve yüzmek en önemli önlemlerin başında yer alıyor. Bunlara rağmen kas ve eklem şikayetlerinin devam etmesi durumunda, herhangi bir tanı almamış olanların mutlaka Romatoloji uzmanına başvurarak gerekli tetkikleri yaptırmalarını öneren Dr. Mert Öztaş “Erken tanı ile tedaviye bir an önce başlanması sayesinde hastalığın ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmak mümkün olabiliyor” diyor.
250 bin ton kâğıdı dönüştürdü
Yıllık 250.000 ton hurda kâğıdı toplayarak mamule dönüştüren Varaka Kâğıt, fabrika bünyesinde oluşturduğu sürdürülebilir enerji sistemleriyle kendi enerjisini de kendisi üretiyor.
Hammadde olarak ağaçların değil, sadece hurda kâğıtların kullanıldığı, su ve enerjinin pek çok benzer tesisten 5 kat daha az tüketildiği Varaka Kâğıt tesisleri sürdürülebilirlik çalışmaları için önemli bir örnek olarak karşımıza çıkıyor. ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi, Sıfır Atık Belgesi gibi lisanslara sahip olan Varaka, 2023-2025 yılı planına Atık Su İleri Arıtma Tesisi ve GES Projesi’ni dahil etmiş durumda.
Üretimin esasını sürdürülebilirlik olarak belirleyen Varaka, %100 hurda kağıt kullanarak kâğıt ve ambalaj atıklarını ekonomiye geri kazandırıyor.
Sürdürülebilirlik noktasında buhar ve elektrik enerjisi ihtiyacı için kendi kojenerasyon tesisini kuran Varaka, 320.000 MW elektrik üretimi kapasitesine ulaştı.
Tesiste kullanılan en son teknoloji FGD baca gazı giderim sistemleriyle yasal emisyon sınırlarının altında kalarak çevre duyarlılığı öne çıkarılırken, yüksek verimlilikle çalışabilme becerisine sahip buhar türbiniyle de sürdürülebilir bir enerji tasarrufu sağlanıyor.
Kojenerasyon tesisi ile sadece elektrik üretilmiyor; aynı zamanda saatte maksimum 150 ton buhar üretimi ile tesisin kurutma ihtiyacı da karşılanıyor. Enerji kaynaklarını doğru ve verimli kullanarak fabrikanın çevreciliği ön plana çıkarken prosesten çıkan atık suları, fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtma ünitelerinden oluşan ve günlük 9400 metreküp kapasiteye sahip arıtma tesisinde arıtılarak deşarj ediliyor aynı zamanda yapılan iyileştirmeler ile su tüketimi 6.000 m³ verilerine indirgenmiş durumdadır.
Coca-Cola İçecek, Bangladeş’te satın alma yaptı
Coca-Cola İçecek, Bangladeş’te faaliyet gösteren Coca-Cola Bangladesh Beverages Limited (CCBB) hisselerinin tamamını satın aldı.
Anadolu Grubu’nun hâkim ortak olduğu Coca-Cola İçecek A.Ş. (CCI), Bangladeş’te faaliyet gösteren iki Coca-Cola şişeleyicisinden biri olan Coca-Cola Bangladesh Beverages Limited (CCBB) hisselerinin tamamını satın aldı. Böylece, faaliyet gösterdiği ülke sayısı 12’ye yükseldi.
CCI,tamamına sahip olduğu bağlı ortaklığı CCI International Holland B.V. (CCIHBV) ile, The Coca-Cola Company (TCCC)’nin Coca-Cola Bangladesh Beverages Limited’daki tüm hissesinin satın alınması için hisse alım sözleşmesini (SPA) 15 Şubat 2024 tarihinde imzalamıştı. İşlem, hisse devri başvurusu ve tescil edilmesinin ardından 20 Şubat 2024 tarihinde tamamlandı. CCI’ın CCBB’deki sahiplik oranı doğrudan ve dolaylı olmak suretiyle %100’e ulaştı.
Tuncay Özilhan: “Çorlu’dan Çin sınırına kadar uzanan bir coğrafyada bayrağımızı gururla dalgalandırıyoruz”
Anadolu Grubu ve Coca-Cola İçecek Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, Bangladeş satın almasıyla birlikte CCI’ın, Türkiye’den Çin’e kadar uzanan operasyon coğrafyasında 34 üretim tesisinde Türk bayrağını gururla dalgalandırmasının mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Özilhan sözlerine şöyle devam etti: “Bangladeş’in potansiyeli ile CCI’ın yeteneklerini birleştirerek önemli bir büyüme potansiyeli yakalayabileceğimize ve tüm paydaşlarımıza değer katabileceğimize inanıyoruz. CCBB’nin satın alınmasıyla Coca-Cola İçecek şirketimizin coğrafi ayak izini genişletmiş ve çeşitlendirmiş oluyoruz.”
Karim Yahi: “Bu satın alma ile CCI 600 milyon nüfusa ulaşacak”
CCI CEO’su Karim Yahi ise dünyanın en kalabalık 8. ülkesi olan Bangladeş’teki bu satın alma sonrası toplamda 600 milyonluk bir nüfusa ulaştıklarını belirtti. Yahi, “Bangladeş’te IMF raporlarına göre %6’nın üzerinde olan ekonomik büyüme potansiyeli bekleniyor. Bangladeş’in büyüme beklentisi ve nüfusun büyük oranda genç olmasının CCI’ın dış pazarlardaki gücüne güç katacağına inanıyorum. 300’den fazla çalışanı, 1 şişeleme fabrikası ve 3 ana deposu ile CCBB, yaklaşık 300 bin satış noktasına hizmet veriyor ve 500’e yakın distribütörle çalışıyor. CCI olarak Bangladeş’in parlak geleceğine ortak olmak ve katkıda bulunmak için sabırsızlanıyoruz” dedi.
Beyoğlu’nun İtalya’nı yenilendi
Beyoğlu’nun İtalya’nı yenilendi
On yıldır İtalyan mutfağı tutkunlarını bir lezzet yolculuğuna çıkaran Asmalı Mescit ’teki Pizzeria Pera yenilendi.
10’uncu yaşının heyecanını müdavimleriyle paylaşan restoran, günümüz şartlarına uyum sağlayarak yoluna devam ediyor.
Kullanılan orijinal ürünlerle gerçek İtalyan lezzetleri sunduğu ve kaliteden asla ödün vermediği için hem İtalyanlar hem de iyi yemek peşinde koşanlar hala Pizzeria Pera’yı sık sık ziyaret ediyor. Aradan geçen on yılda restoranın müdavimleri artarken Pizzeria Pera da daha tatmin edici ve keyifli bir deneyim sunmaya başladı.
Yaz ve kış olmak üzere iki ayrı menü sunuyor Pizzeria Pera. Kâğıt peçeteler yerine bez peçeteler kullanılıyor. Böylece gezegene büyük zararı olan kâğıt israfının da önüne geçiliyor.
Adres: Asmalı Mescit Mah. Gönül Sokak 6/A Beyoğlu/İstanbul
İhracatta ‘çelik’ gibi başlangıç
İhracatta ‘çelik’ gibi başlangıç
Yeni yılın ilk ayında Türkiye ihracatı toplamda artış kaydederken demir-çelik sektörü ihracatın yüzde 10,3’ünü oluşturdu. Demir ve demir dışı metallerde küresel çapta yaşanan düşüş ocak ayında da etkisini gösterirken çelik sektöründe ise artan talep neticesinde yüzde 2,1’lik artış yaşandı
Yıla beklentileri doğrultusunda bir ihracat performansıyla başladıklarını ifade eden ADMİB Başkanı Fuat Tosyalı, özellikle çelik sektöründeki artışın sektöre moral verdiğini belirtti. Çelik sektöründe 2023 yılının zor bir yıl olduğunu dile getiren Tosyalı, 2024’de özellikle yılın ikinci yarısından itibaren ertelenen taleplerin de gelmesiyle beraber hem demir ve demir dışı metaller hem de çelik sektöründe ihracatın daha iyi olacağını beklediklerini söyledi.
Türkiye’nin ihracatı 2024 yılına pozitif bir başlangıç yaptı. Ocak ayında ihracat yüzde 3,6 artışla 20 milyar doları aştı. Bu ayda Türkiye demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 10,5 oranında azalış ile 940 milyon dolar, çelik ihracatı yüzde 2,1 artış ile 1,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Geçen yılın 12 ayında da düşüş gösteren çelik sektöründe, 1 yıllık düşüş sürecinin ardından kaydedilen artış sektörün 2024 yılına ilişkin umutlarını da artırdı.
Demir ve demir dışı metaller ihracatı Türkiye toplam ihracatından yüzde 4,7 pay alırken, çelik ihracatının aldığı pay yüzde 5,6 oldu.
Ocak ayında Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin (ADMİB) demir ve demir dışı metaller ihracatı yüzde 8,5 azalışla 63 milyon dolar olurken, çelik ihracatı ise yüzde 32,3’lük rekor artışla 121 milyon dolara ulaştı.
Avrupa ülkelerine çift haneli ihracat artışları
Ocak ayında Türkiye’nin demir-çelik ihracatında ilk sıradaki ülke 178 milyon dolar ile Almanya oldu. Bu ülkeyi, 113 milyon dolar ile İtalya ve 105 milyon dolar ile Romanya izledi. İlk 10 pazar içinde en dikkat çekici artışlar yüzde 42 ile İspanya’ya, yüzde 32 ile Romanya’ya, yüzde 28 ile Birleşik Krallık’a yapılan ihracatta görüldü.
ADMİB’in ihracatında ise Cezayir’in 16,9 milyon dolar ihracat ile ilk sırada olduğu görüldü. Bu ülkeyi 16,3 milyon dolarla Irak ve 12,3 milyon dolarla Almanya takip etti. İlk 10 pazar içinde Yunanistan’a yüzde 465, Cezayir’e yüzde 260, Romanya’ya yüzde 90, Birleşik Krallık’a ise yüzde 79’luk artışlar kaydedildi.