Negmar’dan stratejik filo yatırımı Türkiye’nin önde gelen armatör gruplarından Negmar Denizcilik, dünya denizcilik devi Maersk’ten iki adet 2.500 TEU kapasiteli konteyner gemisi satın aldı.
Operasyonel verimlilik artacak Yeni gemiler, şirketin operasyonel gücünü artırırken hizmet çeşitliliğini genişletecek. Bu adım, Negmar’ın kontrollü ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Negmar hakkında 2008’de kurulan Negmar, denizcilik ve lojistik sektörlerinde edindiği tecrübe, güçlü finansal yapısı ve çevresel sürdürülebilirlik odaklı projeleriyle Türkiye’nin önde gelen armatör grupları arasında yer alıyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-1-23.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 16:56:312025-11-22 13:58:06Negmar, Maersk’ten iki konteyner gemisi satın aldı
Epson Türkiye’den 2026 vizyonu Epson Türkiye, düzenlediği basın toplantısında 2026 hedeflerini ve sürdürülebilirlik odaklı yol haritasını duyurdu. Ülke Müdürü Yalın Vanlıoğlu, pazar ihtiyaçlarını dinleyerek uygun fiyatlı, güvenilir ve çevre dostu çözümler sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Sürdürülebilirlik çalışmaları Epson, dünya çapında yüzde 100 yenilenebilir elektriğe geçen ilk şirket oldu. Türkiye ofisinde de bu dönüşüm tamamlanarak I-REC sertifikası alındı. Şirket, 2050’ye kadar karbon negatif ve yer altı kaynaklarından bağımsız olmayı hedefliyor.
Ürünlerde inovatif çözümler EcoTank yazıcılar lazer yazıcılara kıyasla %96’ya varan enerji tasarrufu sağlıyor. Epson projektörler ise 3LCD teknolojisiyle daha parlak ve doğal görüntüler sunuyor. Orient markası Epson çatısı altında yer alan Orient, 75 yıllık Japon saatçilik mirasıyla uygun fiyatlı ve kaliteli mekanik saatler sunmaya devam ediyor.
Yeni marka elçisi Shakira Uluslararası müzik ikonu Shakira, META-CWA bölgesinde Epson’un yeni marka elçisi oldu. İş birliği, yaratıcılığı ve eğitimi teknolojiyle güçlendirmeyi amaçlıyor.
#EpsonTürkiye #Epson2026 #Sürdürülebilirlik #EcoTank #Orient #Shakira #Teknoloji #YenilenebilirEnerji
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-58.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 15:54:002025-11-22 13:56:10Epson Türkiye 2026 hedeflerini ve yeni yol haritasını açıkladı
Sarıkamış’ta eşsiz yılbaşı programı Kars Sarıkamış’ın kristal kar örtüsüyle çevrili Duja Chalet Ski Resort, 30 Aralık 2025 – 4 Ocak 2026 tarihleri arasında misafirlerine unutulmaz bir yılbaşı deneyimi sunuyor.
Celil Nalçakan ile Yılbaşı Galası 31 Aralık akşamı ünlü sanatçı Celil Nalçakan sahne alacak. Özel gala menüsü, zarif dekorasyonlar ve canlı performans eşliğinde misafirler yılın en özel gecesini yaşayacak.
Doğukan Manço ile After Party 2 Ocak’ta müzik dünyasının sevilen ismi Doğukan Manço, DJ seti ve enerjik performansıyla Sarıkamış’ta unutulmaz bir geceye imza atacak.
Kristal karın kalbinde tatil Türkiye’de yalnızca Sarıkamış’ta görülen kristal kar yapısı, kayak pistleri ve Duja Chalet’in kusursuz hizmet anlayışıyla birleşerek misafirlere hem eğlence hem de doğa ile iç içe bir tatil fırsatı sunuyor.
Lenf dolaşımının doğuştan veya sonradan ortaya çıkan bazı durumlar nedeniyle bozulması sonucu proteinden zengin sıvının dokular arasında birikmesiyle oluşan lenfödem tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Genellikle kol veya bacaklarda şişlik ve dolgunluk hissiyle kendini gösteren bu hastalık, tedavide gecikildiğinde oluşan enfeksiyonlar, ağrı, ağırlık hissi ve ciltte derin yaralar gibi önemli sorunlara yol açması nedeniyle hastaların yaşam kalitelerini düşürüyor. Hastalık ilerlediğinde kıyafet seçimi zorlaşırken, yazı yazmak, yürümek ve ayakkabı giymek gibi basit işler bile güçleşebiliyor. Lenfödemin sadece fiziksel değil, psikolojik yönü de önemli. Hastalar, estetik kaygılar veya hareket kısıtlılığı nedeniyle sosyal ortamlardan uzaklaşırken, aile ve iş hayatında da sorunlarla karşılaşabiliyor. Tüm bunlar kaygı bozukluğuna ve depresyona yol açabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Meltem Vural, erken tanının lenfödem tedavisinden etkin sonuç alınmasında kritik bir öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Erken tanı için kol veya bacak bölgesinde hassasiyet, dolgunluk, ağırlık hissi veya hafif bir şişlik olduğunda mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı bu ilk adımda hastanın öyküsü ile detaylı bir fizik muayene, ihtiyaç halinde laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleriyle lenfödemi tespit edebilmektedir. Erken tanı sayesinde ciltte enfeksiyon ve derin yaralar gibi gelişebilecek olan sorunlara yönelik önleyici tedbirler alınabilmektedir. Erken tanı ve tedavinin yanı sıra hastaların kontrollerini düzenli olarak yaptırmaları tedavinin başarısı için çok önemlidir” diyor.
Dünyada yaklaşık 250 milyon kişi bu sorunu yaşıyor!
Bebeklik döneminden itibaren her yaşta görülebilen lenfödem dünyada ve ülkemizde yaygın görülen bir sorun. Öyle ki dünya çapında yaklaşık 250 milyon insanın lenfödemden etkilendiği belirtiliyor. Ülkemizde de benzer şekilde yaygın görülen bu hastalığın son yıllarda daha sık teşhis edildiğini belirten Prof. Dr. Meltem Vural, “Bunun en önemli nedeni ise kanser gibi hastalıkların artmasıdır. Bu hastalıklarda uygulanan cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler sonrasında ikincil sebeplerle lenfödem gelişebilmektedir” bilgisini veriyor.
En riskli grup meme kanseri hastaları olsa da…
Lenfödem; lenf bezleri ile damarlarının gelişim sorunları ve lenfatik akım bozuklukları nedeniyle oluşuyor. Sıklıkla kol veya bacaklarda görülse de genital bölge, baş ile boyun gibi vücudun farklı bölgelerinde de rastlanabiliyor. Cerrahi girişimler, radyoterapi, travma veya enfeksiyon gibi sebeplerin yanı sıra doğuştan da görülebiliyor. Ancak, kanser hastalarının en yüksek risk grubunda olduğuna işaret eden Prof. Dr. Meltem Vural, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kanserle ilişkili lenfödem sebebi olarak en sık meme kanseri karşımıza çıkmaktadır. Meme kanseri sonrasında lenfödem gelişme oranı yaklaşık yüzde 25 civarındadır. Hastalarda tedavi sonrasında çoğunlukla kol, önkol ve el bölgesinde lenfödem gelişebilmektedir. Bu durum genellikle lenf nodlarının alınması veya radyoterapi sonrasında ortaya çıkmaktadır. En önemli nedeni, işlemler sebebiyle dokularda oluşan etkilenmeler sonucunda lenfatik akımın bozulması ve dokular arasında lenf sıvısının birikmesidir.”
Tedavisinde gecikmeyin, çünkü!
Prof. Dr. Meltem Vural, lenfödemin genellikle etkilenen kol veya bacak bölgesinde; şişlik, dolgunluk, hassasiyet ve ağırlık hissiyle kendini gösterdiğini belirterek, “Örneğin, yüzük veya kıyafetler dar gelmeye başlamışsa, dikkatli olunmalıdır. Şişlik ve dolgunluk hissi başlangıç evresinde hafifken; zamanında müdahale edilip tedavi edilmezse karşımıza daha ciddi bulgular çıkabilir. Şişlik artabilir, ciltte renk değişiklikleri, kalınlaşmalar, ağrı ve enfeksiyonlar gelişebilir” diyor. Prof. Dr. Meltem Vural, ilerleyen durumlarda ciltte yaraların, derinlemesine çukurların, papillom adı verilen kabartıların ve skar dokularının da oluşabileceğine işaret ederek, “Gelişen bu sorunlar nedeniyle elde, kolda veya bacakta fonksiyon kaybı sonucunda; ellerini kapatma, bir şeyi kavrama, kaldırma, itme, çekme, yürüme ve oturup-kalkma gibi aktivitelerde hareket kısıtlılıkları oluşabilmektedir” diyor.
Erken tedaviyle kontrol altına alınabiliyor!
Lenfödem tedavi edilebilir olmakla birlikte tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık değil. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Meltem Vural, lenfödemin erken tanı ve tedaviyle önemli ölçüde kontrol altına alınabildiğini ve ilerlemesinin önlenebildiğini vurgulayarak, “Lenfödemin tüm dünyada altın standart tedavi yöntemi; lenfödem rehabilitasyonu, yani hastaların eğitimi, manuel lenf drenajı, çok tabakalı bandaj, kompresyon giysileri, egzersiz ve cilt bakımıdır. Hastaların düzenli takip ve tedavilerinin yapılması da vazgeçilmezdir” diye konuşuyor.Bazı özel durumlarda veya ileri evrelerde cerrahi müdahale gerekebildiğini ifade eden Prof. Dr. Meltem Vural, “Süper mikrocerrahi teknikleri, lenf sıvısının dolaşıma kazandırılmasını sağlayarak şikayetleri azaltabilmektedir. Lenfovenöz anastomoz (LVA) ve lenf nod transferi (LNT) gibi yeni cerrahi yöntemler, lenfödem tedavisinde uygulanabilmektedir” bilgisini veriyor.
Lenfödeme karşı 10 önemli öneri!
Lenfödem açısından riskli olan kişilerin veya lenfödem sorunu yaşayan hastaların kol ve bacak gibi uzuvlarına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Prof. Dr. Meltem Vural, lenfödeme karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıralıyor:
Sorunlu olan kol veya bacağınıza yönelik zorlayıcı aktivitelerden kaçının. Ağırlık kaldırma, itme veya çekme gibi güç gerektiren hareketler yapmayın.
Etkilenen kol bölgesinden tansiyon ölçümü yapmayın. Damar yolu açılacaksa lenfödem sorunu olduğunuzu bildirin, bu durumda işlem diğer kolunuzdan yapılacaktır.
Cilt temizliğine ve kuruluğuna önem verin. Etkilenen bölgeye uygun PH içeriğine sahip temizleyici ürünlerle yıkanın. Ardından, cildinizi nazik bir şekilde kurulayın ve yağsız dermatolojik nemlendiriciler ile nemlendirin. Tırnaklarınızı cildinize zarar vermeyecek şekilde kısaltın.
İlgili bölgelerinizi güneşten koruyun, yüksek faktörlü güneş kremlerini tercih edin.
Etkilenen uzuvlarınızı böcek ısırmalarına, yara ve çiziklere karşı koruyun.
Sıkı ve dar giysilerden, takılardan kaçının.
Uyurken, etkilenen uzvun altta kalmamasına dikkat edin.
Uçak yolculuklarında basınç değişimlerine karşı bası giysileri giyin.
Dengeli beslenin ve kilo kontrolüne özen gösterin.
Hekiminizin önerileri doğrultusunda; tempolu yürüyün, temiz olduğu bilinen denizde yüzün, lenfödeme yönelik egzersizler ve nefes egzersizleri yapın. Ayrıca, uzun süre hareketsiz kalmamaya çalışın.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-1-22.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 13:24:462025-11-22 13:25:07Yüzük ve kıyafetleriniz dar geliyorsa, dikkat! Nedeni lenfödem olabilir!
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/10/MELIS.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 01:50:332025-11-22 01:55:56Courchevel’in Zirvelerinde Sanat
Ege Bölgesi ihracatta rekor kırdı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2025 yılı ekim ayında 179 milyon dolarlık ihracatla tarihinin en yüksek aylık performansına ulaştı. Türkiye genelinde sektörün yaptığı 382 milyon dolarlık ihracatın %47’sini tek başına gerçekleştiren birlik, geçen yılın aynı dönemine göre %15 artış sağladı.
Su ürünleri sektörü öne çıktı 143 milyon dolarlık ihracatla toplamın %80’ini oluşturan su ürünleri sektörü, Ege’nin gururu oldu. Kanatlı sektörü 27,6 milyon dolar, süt ürünleri 4 milyon dolar, bal 1,4 milyon dolar, kırmızı et ve canlı hayvan ihracatı ise 3 milyon dolar döviz geliri sağladı.
90 ülkeye ihracat Ekim ayında 90 ülkeye ihracat yapılırken, Rusya 30 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. İtalya %44 artışla 23 milyon dolara yükselerek ikinci sıraya çıktı. Yunanistan, İngiltere ve Hollanda ise diğer önemli pazarlar oldu.
2026 hedefi: 200 milyon dolar Birlik Başkanı Bedri Girit, ihracat yasakları ve fonların kaldırılması halinde 2026’da aylık 200 milyon dolarlık ihracata ulaşabileceklerini belirtti.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-56.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 00:40:052025-11-21 21:42:04Ege’den 90 ülkeye protein ihracatı
Negmar, Maersk’ten iki konteyner gemisi satın aldı
Negmar’dan stratejik filo yatırımı Türkiye’nin önde gelen armatör gruplarından Negmar Denizcilik, dünya denizcilik devi Maersk’ten iki adet 2.500 TEU kapasiteli konteyner gemisi satın aldı.
Operasyonel verimlilik artacak Yeni gemiler, şirketin operasyonel gücünü artırırken hizmet çeşitliliğini genişletecek. Bu adım, Negmar’ın kontrollü ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Negmar hakkında 2008’de kurulan Negmar, denizcilik ve lojistik sektörlerinde edindiği tecrübe, güçlü finansal yapısı ve çevresel sürdürülebilirlik odaklı projeleriyle Türkiye’nin önde gelen armatör grupları arasında yer alıyor.
#Negmar #Maersk #Denizcilik #KonteynerTaşımacılığı #Lojistik #FiloYatırımı #Ekonomi #SürdürülebilirBüyüme
Epson Türkiye 2026 hedeflerini ve yeni yol haritasını açıkladı
Epson Türkiye’den 2026 vizyonu Epson Türkiye, düzenlediği basın toplantısında 2026 hedeflerini ve sürdürülebilirlik odaklı yol haritasını duyurdu. Ülke Müdürü Yalın Vanlıoğlu, pazar ihtiyaçlarını dinleyerek uygun fiyatlı, güvenilir ve çevre dostu çözümler sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Sürdürülebilirlik çalışmaları Epson, dünya çapında yüzde 100 yenilenebilir elektriğe geçen ilk şirket oldu. Türkiye ofisinde de bu dönüşüm tamamlanarak I-REC sertifikası alındı. Şirket, 2050’ye kadar karbon negatif ve yer altı kaynaklarından bağımsız olmayı hedefliyor.
Ürünlerde inovatif çözümler EcoTank yazıcılar lazer yazıcılara kıyasla %96’ya varan enerji tasarrufu sağlıyor. Epson projektörler ise 3LCD teknolojisiyle daha parlak ve doğal görüntüler sunuyor. Orient markası Epson çatısı altında yer alan Orient, 75 yıllık Japon saatçilik mirasıyla uygun fiyatlı ve kaliteli mekanik saatler sunmaya devam ediyor.
Yeni marka elçisi Shakira Uluslararası müzik ikonu Shakira, META-CWA bölgesinde Epson’un yeni marka elçisi oldu. İş birliği, yaratıcılığı ve eğitimi teknolojiyle güçlendirmeyi amaçlıyor.
#EpsonTürkiye #Epson2026 #Sürdürülebilirlik #EcoTank #Orient #Shakira #Teknoloji #YenilenebilirEnerji
Duja Chalet Ski Resort’tan “Benzersiz bir yılbaşı”
Sarıkamış’ta eşsiz yılbaşı programı Kars Sarıkamış’ın kristal kar örtüsüyle çevrili Duja Chalet Ski Resort, 30 Aralık 2025 – 4 Ocak 2026 tarihleri arasında misafirlerine unutulmaz bir yılbaşı deneyimi sunuyor.
Celil Nalçakan ile Yılbaşı Galası 31 Aralık akşamı ünlü sanatçı Celil Nalçakan sahne alacak. Özel gala menüsü, zarif dekorasyonlar ve canlı performans eşliğinde misafirler yılın en özel gecesini yaşayacak.
Doğukan Manço ile After Party 2 Ocak’ta müzik dünyasının sevilen ismi Doğukan Manço, DJ seti ve enerjik performansıyla Sarıkamış’ta unutulmaz bir geceye imza atacak.
Kristal karın kalbinde tatil Türkiye’de yalnızca Sarıkamış’ta görülen kristal kar yapısı, kayak pistleri ve Duja Chalet’in kusursuz hizmet anlayışıyla birleşerek misafirlere hem eğlence hem de doğa ile iç içe bir tatil fırsatı sunuyor.
#DujaChalet #Sarıkamış #Yılbaşı2026 #KristalKar #CelilNalçakan #DoğukanManço #KayakKeyfi #YeniYılCoşkusu
Yüzük ve kıyafetleriniz dar geliyorsa, dikkat! Nedeni lenfödem olabilir!
Lenf dolaşımının doğuştan veya sonradan ortaya çıkan bazı durumlar nedeniyle bozulması sonucu proteinden zengin sıvının dokular arasında birikmesiyle oluşan lenfödem tüm dünyada önemli bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Genellikle kol veya bacaklarda şişlik ve dolgunluk hissiyle kendini gösteren bu hastalık, tedavide gecikildiğinde oluşan enfeksiyonlar, ağrı, ağırlık hissi ve ciltte derin yaralar gibi önemli sorunlara yol açması nedeniyle hastaların yaşam kalitelerini düşürüyor. Hastalık ilerlediğinde kıyafet seçimi zorlaşırken, yazı yazmak, yürümek ve ayakkabı giymek gibi basit işler bile güçleşebiliyor. Lenfödemin sadece fiziksel değil, psikolojik yönü de önemli. Hastalar, estetik kaygılar veya hareket kısıtlılığı nedeniyle sosyal ortamlardan uzaklaşırken, aile ve iş hayatında da sorunlarla karşılaşabiliyor. Tüm bunlar kaygı bozukluğuna ve depresyona yol açabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Meltem Vural, erken tanının lenfödem tedavisinden etkin sonuç alınmasında kritik bir öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Erken tanı için kol veya bacak bölgesinde hassasiyet, dolgunluk, ağırlık hissi veya hafif bir şişlik olduğunda mutlaka bir hekime başvurulmalıdır. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı bu ilk adımda hastanın öyküsü ile detaylı bir fizik muayene, ihtiyaç halinde laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme yöntemleriyle lenfödemi tespit edebilmektedir. Erken tanı sayesinde ciltte enfeksiyon ve derin yaralar gibi gelişebilecek olan sorunlara yönelik önleyici tedbirler alınabilmektedir. Erken tanı ve tedavinin yanı sıra hastaların kontrollerini düzenli olarak yaptırmaları tedavinin başarısı için çok önemlidir” diyor.
Dünyada yaklaşık 250 milyon kişi bu sorunu yaşıyor!
Bebeklik döneminden itibaren her yaşta görülebilen lenfödem dünyada ve ülkemizde yaygın görülen bir sorun. Öyle ki dünya çapında yaklaşık 250 milyon insanın lenfödemden etkilendiği belirtiliyor. Ülkemizde de benzer şekilde yaygın görülen bu hastalığın son yıllarda daha sık teşhis edildiğini belirten Prof. Dr. Meltem Vural, “Bunun en önemli nedeni ise kanser gibi hastalıkların artmasıdır. Bu hastalıklarda uygulanan cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi gibi tedaviler sonrasında ikincil sebeplerle lenfödem gelişebilmektedir” bilgisini veriyor.
En riskli grup meme kanseri hastaları olsa da…
Lenfödem; lenf bezleri ile damarlarının gelişim sorunları ve lenfatik akım bozuklukları nedeniyle oluşuyor. Sıklıkla kol veya bacaklarda görülse de genital bölge, baş ile boyun gibi vücudun farklı bölgelerinde de rastlanabiliyor. Cerrahi girişimler, radyoterapi, travma veya enfeksiyon gibi sebeplerin yanı sıra doğuştan da görülebiliyor. Ancak, kanser hastalarının en yüksek risk grubunda olduğuna işaret eden Prof. Dr. Meltem Vural, sözlerine şöyle devam ediyor: “Kanserle ilişkili lenfödem sebebi olarak en sık meme kanseri karşımıza çıkmaktadır. Meme kanseri sonrasında lenfödem gelişme oranı yaklaşık yüzde 25 civarındadır. Hastalarda tedavi sonrasında çoğunlukla kol, önkol ve el bölgesinde lenfödem gelişebilmektedir. Bu durum genellikle lenf nodlarının alınması veya radyoterapi sonrasında ortaya çıkmaktadır. En önemli nedeni, işlemler sebebiyle dokularda oluşan etkilenmeler sonucunda lenfatik akımın bozulması ve dokular arasında lenf sıvısının birikmesidir.”
Tedavisinde gecikmeyin, çünkü!
Prof. Dr. Meltem Vural, lenfödemin genellikle etkilenen kol veya bacak bölgesinde; şişlik, dolgunluk, hassasiyet ve ağırlık hissiyle kendini gösterdiğini belirterek, “Örneğin, yüzük veya kıyafetler dar gelmeye başlamışsa, dikkatli olunmalıdır. Şişlik ve dolgunluk hissi başlangıç evresinde hafifken; zamanında müdahale edilip tedavi edilmezse karşımıza daha ciddi bulgular çıkabilir. Şişlik artabilir, ciltte renk değişiklikleri, kalınlaşmalar, ağrı ve enfeksiyonlar gelişebilir” diyor. Prof. Dr. Meltem Vural, ilerleyen durumlarda ciltte yaraların, derinlemesine çukurların, papillom adı verilen kabartıların ve skar dokularının da oluşabileceğine işaret ederek, “Gelişen bu sorunlar nedeniyle elde, kolda veya bacakta fonksiyon kaybı sonucunda; ellerini kapatma, bir şeyi kavrama, kaldırma, itme, çekme, yürüme ve oturup-kalkma gibi aktivitelerde hareket kısıtlılıkları oluşabilmektedir” diyor.
Erken tedaviyle kontrol altına alınabiliyor!
Lenfödem tedavi edilebilir olmakla birlikte tamamen ortadan kaldırılabilen bir hastalık değil. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Meltem Vural, lenfödemin erken tanı ve tedaviyle önemli ölçüde kontrol altına alınabildiğini ve ilerlemesinin önlenebildiğini vurgulayarak, “Lenfödemin tüm dünyada altın standart tedavi yöntemi; lenfödem rehabilitasyonu, yani hastaların eğitimi, manuel lenf drenajı, çok tabakalı bandaj, kompresyon giysileri, egzersiz ve cilt bakımıdır. Hastaların düzenli takip ve tedavilerinin yapılması da vazgeçilmezdir” diye konuşuyor. Bazı özel durumlarda veya ileri evrelerde cerrahi müdahale gerekebildiğini ifade eden Prof. Dr. Meltem Vural, “Süper mikrocerrahi teknikleri, lenf sıvısının dolaşıma kazandırılmasını sağlayarak şikayetleri azaltabilmektedir. Lenfovenöz anastomoz (LVA) ve lenf nod transferi (LNT) gibi yeni cerrahi yöntemler, lenfödem tedavisinde uygulanabilmektedir” bilgisini veriyor.
Lenfödeme karşı 10 önemli öneri!
Lenfödem açısından riskli olan kişilerin veya lenfödem sorunu yaşayan hastaların kol ve bacak gibi uzuvlarına çok dikkat etmeleri gerekiyor. Prof. Dr. Meltem Vural, lenfödeme karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıralıyor:
#Lenfödem #Sağlık #FizikTedavi #Rehabilitasyon #ErkenTanı #YaşamKalitesi #Acıbadem #MideSağlığı #PsikolojiVeSağlık #HastalıklarlaMücadele
Courchevel’in Zirvelerinde Sanat
Ege’den 90 ülkeye protein ihracatı
Ege Bölgesi ihracatta rekor kırdı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2025 yılı ekim ayında 179 milyon dolarlık ihracatla tarihinin en yüksek aylık performansına ulaştı. Türkiye genelinde sektörün yaptığı 382 milyon dolarlık ihracatın %47’sini tek başına gerçekleştiren birlik, geçen yılın aynı dönemine göre %15 artış sağladı.
Su ürünleri sektörü öne çıktı 143 milyon dolarlık ihracatla toplamın %80’ini oluşturan su ürünleri sektörü, Ege’nin gururu oldu. Kanatlı sektörü 27,6 milyon dolar, süt ürünleri 4 milyon dolar, bal 1,4 milyon dolar, kırmızı et ve canlı hayvan ihracatı ise 3 milyon dolar döviz geliri sağladı.
90 ülkeye ihracat Ekim ayında 90 ülkeye ihracat yapılırken, Rusya 30 milyon dolarla ilk sırada yer aldı. İtalya %44 artışla 23 milyon dolara yükselerek ikinci sıraya çıktı. Yunanistan, İngiltere ve Hollanda ise diğer önemli pazarlar oldu.
2026 hedefi: 200 milyon dolar Birlik Başkanı Bedri Girit, ihracat yasakları ve fonların kaldırılması halinde 2026’da aylık 200 milyon dolarlık ihracata ulaşabileceklerini belirtti.
#Egeİhracat #SuÜrünleri #HayvansalMamuller #Ekonomi #İhracat #TürkiyeEkonomisi #EgeBölgesi #Rekorİhracat