Yeni yılın büyüsü Cafe Marmara’da

Yeni yılın büyüsü Cafe Marmara’da

İstanbul’un kalbinde yer alan Café Marmara, bu yılbaşında sizi benzersiz bir deneyime davet ediyor.

Taksim Meydanı’na bakan pencerelerinde yıllar boyu birçok anıya ev sahipliği yapan Café Marmara, yeni yıla özel bir dönüşümle karşınızda. Yılın bu özel zamanının coşkusunu, mutlu anlara ev sahipliği yapma düsturuyla tüm meydana ışık veren bir biçimde karşılıyor.

Yılbaşı menüsü

Café Marmara, yılbaşı akşamına özel bir seçki sunuyor. Balkabağı Çorbası, Enginarlı avokado tartar ve topik ile sunulan Fümelenmiş Norveç Somonu, Yılbaşı’na çok yakışan Fırınlanmış Yılbaşı Hindisi ve Tereyağı ve deniz tuzu ile marine edilmiş Dana Bonfile yer alıyor. Yeni yıla tatlı bir başlangıç içinse menüde Kestaneli Krem Brüle ile Ilık Kestaneli Kek ve Hindistan Cevizli Parfe İkilisi seçmekte zorlanacağınız alternatifler yaratıyor.

Tatlı lezzetler

Café Marmara, yeni yıla özel olarak hazırladığı, bir masalın içindeymiş gibi hissettiren atmosferine, yılbaşı ruhunun olmazsa olmazsa lezzetlerini de ekliyor. Café Marmara’nın deneyimli mutfağından, zencefilli kurabiyeler, çikolata çanlar, yılbaşına özel kütük pastaların yanı sıra sıcak şarap ve sıcak çikolata gibi içecekler yılbaşı süslemeleriyle bütünleşiyor.

Ayrıca misafirlerin ister hediye olarak ister kendileri ve sevdikleri için alabilecekleri yılbaşı sepetleri de Café Marmara’da yerlerini alıyor. Şık ve zarif tasarımlarıyla öne çıkan bu sepetlerde el yapımı çikolatalar, lokumlar ve Noel kurabiyeleri ile yılbaşı temasıyla hazırlanan pasta ve şekerlemeler bulunuyor.

Bilgi:+90 212 334 83 00

2024’ü BİZ’de karşılıyoruz!

2024’ü BİZ’de karşılıyoruz!

BİZ İstanbul, misafirlerini yeni yıl coşkusunu yansıtan şık atmosferinde geceye özel olarak sunulacak lezzetlerle unutulmaz bir yılbaşı akşamına davet ediyor.

Bar alanında açık büfe olarak sunulacak soğuk antre büfesi, taramadan lakerdaya, pırasalı levrek marinden karides söğüş ve midye dolmaya uzanan deniz köşesinin yanı sıra kuşkonmaz, kereviz, yer elması, lahana gibi zeytinyağlıları içeren tarla köşesi ve kaz pate, kuzu cotto, kuru Boşnak eti, çeşitli peynir ve şarküteri ürünlerini ihtiva eden ince kiler köşesi ile misafirlerine adeta bir ziyafet sunacak.

BİZ İstanbul’un imza lezzetlerinden talaş böreği, mantar kavurmalı mantı ve soğan dolması ara sıcak olarak servis edilecek. Levrek, rozbif, kuzu tandır, hindi taşfırın misafirlerin a la carte olarak tercih edebileceği lezzetler arasında… Bir yılbaşı klasiği olan büş Noel pastası, kestaneli baklava, odun ateşinden kabak tatlısı, elmalı elmasiye ve tarçınlı kaymak damaklarda tatlı bir iz bırakacak. Bu enfes lezzetlere, BİZ İstanbul’un misafirlerine sınırsız olarak sunacağı şaraplar ve içkiler eşlik edecek.

Bilgi:  0212 806 07 66

Kış enfeksiyonlarından korunmanın yolları!

Kış enfeksiyonlarından korunmanın yolları!

Burun akıntısı, birbiri ardına gelen hapşırıklar, hafif bir öksürük, boğazda kaşıntı, halsizlik, soluk alırken zorlanma gibi şikayetler kışın olağan hallerinden sayılıyor. Çünkü havaların giderek soğuması  hastalıkları, özellikle de üst solunum yolu enfeksiyonlarını arttırıyor. Öyle ki yetişkinler yılda ortalama 2 ila 4 kez, çocuklar ise 5 ila 8 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçiriyor. Nüfusun yüzde 30’unun yılda en az bir kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiği bilgisi ise toplumun ne kadar büyük bir kesiminin bu hastalıklardan etkilendiğini gözler önüne seriyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Kenan Çekem, havaların soğumasıyla birlikte kış aylarında görülme sıklığı artan enfeksiyon hastalıklarını “Nezle (soğuk algınlığı), grip (influenza), farenjit (yutak-geniz iltihabı), larenjit (ses telleri-gırtlak iltihabı), sinüzit, astım, bronşit, pnömoni (zatürre) ve otit (orta kulak iltihabı)” olarak sıralıyor. Bu hastalıkların kış aylarında daha yaygın görülmesinin nedenlerine değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Kenan Çekem, “Soğuk hava virüslerin kendi koruma tabakalarını kalınlaştırarak dirençli ve güçlü hale getiriyor. Soğuk havalarda vücut mekanizmalarımız burun, hava yolları ve akciğerler gibi solunum sistemimizi daha zor ısıtıp nemlendiriyor. Bu da virüslerin tutunmasını kolaylaştırıp vücuttan atılmasını zorlaştırıyor” diyor. Ayrıca kışın vücut hareketleri, metabolizma gibi fonksiyonların yavaşlaması ile beslenme düzeninin daha tatlı, yağlı, kalorili, sağlıksız gıdalara yönelmesi de vücut direncini düşürüyor ve bağışıklık sistemini daha savunmasız bir hale getiriyor” diyor.  İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Kenan Çekem, kişisel olarak alacağımız önlemlerle bu enfeksiyon hastalıklarından büyük oranda korunabileceğimizi söylüyor.

Dr. Kenan Çekem

Dr. Kenan Çekem

Ellerinizi sık sık yıkayın

Özellikle burun ile ağız teması, hapşırma, mendil kullanma sonrası, tokalaşma sonrası, yemek öncesi olmak üzere eller usulüne uygun şekilde sık sık yıkanmalıdır. Yıkama, elleri sabunla en az 15-20 saniye ovalayarak ve yavaşça suyla durulayarak yapılmalıdır. Arada burun ve boğaz da suyla hafifçe temizlenip gargara yapılmalıdır. El yıkamanın mümkün olmadığı zamanlarda dezenfektan kullanılmalıdır.

Maske kullanın

Özellikle hasta olan bireyler başta olmak üzere, kalabalık ortamlarda hem kendimizi hem de çevremizi korumak amacı ile maske takılmalıdır. Maske virüslerin yayılımını engellemede çok önemlidir.

Teması azaltın

Salgınların arttığı dönemlerde zorunlu olmadıkça seyahat, gezi ve ziyaretler yapılmamalı, tokalaşma-öpüşme ve sarılma gibi sosyal temaslardan kaçınılmalıdır. Zorunlu olmadıkça kalabalıktan, özellikle hasta bireylerden uzak durulmalıdır.

Aşı olun

Kronik hastalığı olanlar başta olmak üzere, 65 yaş üzeri bireyler, kalabalık ortamlarda çalışan veya bulunan kişiler her sonbahar başında grip aşısı olmalıdır. Ayrıca astım ve bronşit gibi kronik hastalığı olan kişilerin 5 yılda bir zatürre aşısı da olmaları önerilmektedir.

Dr. Kenan Çekem

Sağlıklı beslenin

Bağışıklık sistemini korumak ve desteklemek amacıyla yeterli miktarda taze sebze ile meyve yenmeli, bol sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. Taze limon suyu ile tatlandırılmış ılık baharat ve bitki çayları tüketilmesi de tavsiye edilmektedir.

Hava koşullarına göre giyinin

Mevsime uygun, pamuklu-yünlü, nefes alabilen kıyafetler giyilmelidir. Ayakların üşümemesine dikkat edilmelidir. Terlememek ve üşümemek için tek kalın bir kıyafet yerine, gerektiğinde kat kat çıkarılabilecek ve tekrar giyilebilecek kısmen daha ince kıyafetler tercih edilmelidir.

Odanızı havalandırın

Çalışılan, ders yapılan ya da dinlenilen odalar başta olmak üzere, kalabalık şekilde bulunulan veya çok kişinin girip çıktığı ortamlar sık sık havalandırılmalıdır. Ortak kullanılan alet, eşya ve yüzeyler her gün silinmeli ve dezenfekte edilmelidir.

“39 Buçuk Basamak” seyircilerle buluşmak için gün sayıyor

“39 Buçuk Basamak” seyircilerle buluşmak için gün sayıyor

Ünlü casusluk romanı “39 Basamak”tan Tiyatroadam tarafından sahneye uyarlanan “39 Buçuk Basamak”, İstanbul, Ankara ve Bolu’da seyirciyle buluşuyor.

İskoç yazar John Buchan’ın 1915 yılında kaleme aldığı casusluk romanı “39 Basamak”tan Tiyatroadam tarafından sahneye uyarlanan “39 Buçuk Basamak”, seyirciyle buluşuyor. 1935 yılında Alfred Hitchcock tarafından sinema filmi de çekilen oyunun biletleri Türkiye’nin lider etkinlik biletleme platformu Biletinial’da satışa çıktı.

“BLACK FRİDAY”de neler oldu, neler yaşandı, neler satıldı, ne kadar satış yapıldı

“BLACK FRİDAY”de neler oldu, neler yaşandı, neler satıldı, ne kadar satış yapıldı

Ipsos Araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen « Gündeme Dair » ​araştırma verilerinden derlenen dosya içeriğinde;

  • Kasım indirimlerinden haberdar olan ve alışveriş yapan bireylerin oranı 2022 senesi ile karşılaştırıldığında tutumlar nasıl?
  • Kampanyalar sırasında alışveriş yapıldı mı?
  • Bu indirimler sayesinde alınan ürünlerin daha iyi fiyata alındığı görüşünde olanların oranı ne?
  • Kampanyalara tamamen karşı olanlar var mı?
  • Bu dönemde alışveriş yapmamaya gayret gösterenlerin oranı ne?
  • Satın alınan ürünlerde geçen yıla göre farklılaşma var mı?
  • Geçen sene online kanallardan alışveriş yapma oranı ne idi? Bu yıl karşılaştırıldığında veriler nasıl?

BLACK FRİDAY Kasım indirimlerinden haberdar olan ve alışveriş yapan bireylerin oranı 2022 senesi ile benzer seviyede. Her 10 kişiden 7’si Kasım ayında markalar tarafından yapılan indirim kampanyalarından haberdar ve bu bireylerin yarısı bu kampanyalar sırasında alışveriş yaptığını belirtiyor.

Ipsos Türkiye

İNDİRİMLER GEREĞİNDEN FAZLA ALIŞVERİŞE SEBEBP OLUYOR MU? Her 10 kişiden 6’sı kasım ayında markaların yapmış olduğu indirimlerin kişilerin gereğinden fazla alışveriş yapmasına sebep olduğunu düşünüyor. Bu indirimler sayesinde alınan ürünlerin daha iyi fiyata alındığı görüşünde olanların oranı %42 ve bu oran geçen seneye göre 5 puan gerilemiş durumda. Her 4 kişiden 1’i ise bu kampanyalara tamamen karşı, her 3 kişiden 1’i de bu dönemde alışveriş yapmamaya çalışıyor.

Ipsos Türkiye

YAPILAN ALIŞVERİŞLERİÇİN ÖZELLİKLE KASIM KAMPANYALARINI BEKLEDİĞİNİZ OLUYOR MU? Kasım ayı indirimlerinden alışveriş yapanların %70’i bu kampanyaları beklediklerini belirtiyor. Bir sene öncesinde de tüketicilerin davranışlarının aynı olduğu görülüyor. Ancak satın alınan ürünler bu sene farklılaşıyor. Geçen sene temizlik ürünleri en fazla alınan ürün kategorisiyken bu sene giyim ilk sırayı alıyor.

Ipsos Türkiye

ENÇOK ALIŞVERİŞ HANGİ KANALDAN YAPILDI Geçen sene online kanallardan alışveriş yapma oranı %80 iken 2023 senesinde bu oran %83’e yükseldi.

Ipsos Türkiye

Ipsos Türkiye CEO’SU SİDAR GEDİK verilerle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu; Black Friday markası ile tüm Dünya’yı saran indirim dönemi kasım ayının neredeyse tüm haftalarına yayıldı. Perakendeciler, markalar indirim yarışına giriyor ve bazı alışveriş tutkunları ihtiyacı olsun olmasın “kaptığı” ürünü sepetine dolduruyor. Sosyal medyada mağazada birbirinin elinden ürünlerini zorla almaya çalışan bireylerin videolarına bile tanık oluyoruz.

Kasım kampanyaları markalar için online alışveriş platformları başta olmak üzere mağazalara da yayılmış ve oldukça popülerleşmiş bir kampanya dönemi. Geçtiğimiz sene olduğu gibi her on kişiden yedisi bu kampanyalardan haberdar. Haberdar olanların yarısından fazlası ise bu dönemde kampanyalar kapsamında alışveriş yapmışlar. Hatta alışveriş yapmak üzere özellikle Kasım ayını bekleyenler var.

Sidar Gedik

Yüksek enflasyon, geçim sıkıntısı nedeni ile temizlik ürünleri, giyim gibi temel ihtiyaç kategorilerinde dahi kasım indirim dönemi bekleniyor. Ancak yine de her 10 kişiden 6’sı kasım ayında markaların yapmış olduğu indirimlerin bireylerin gereğinden fazla alışveriş yapmasına sebep olduğunu düşünüyor.

Bu indirimler sayesinde ihtiyaç duyulan ürünlerin daha iyi fiyata alındığı görüşünde olanların oranı ise %42, ancak bu oran geçen yıla kıyasla %5 düşük. Kasım kampanyalarına tamamen karşı olanların oranında da %3’lük bir yükselme var. Geçen yıl da, bu yıl da her 3 kişiden 1’i de bu dönemde alışveriş yapmamaya çalıştığını belirtti. Tüm bunlar kampanyaların samimiyetine dair soru işaretleri anlamına geliyor olabilir, bu durumu gelecek yıl daha iyi anlayacağız.

Çocuklarda bronşioliteye dikkat!

Çocuklarda bronşioliteye dikkat!

Kış ayı hastalık mevsimi demek. Hele ki bazı yaş grupları için kaçınılmaz olabiliyor. Virüslerin havalarda uçuştuğu bu dönemde çocuklarımızı soğuk algınlığı, burun akıntısı, hafif öksürük ve burun tıkanıklığı gibi şikayetlerle başlayan bronşiolitten nasıl koruyabileceğimizi, tedavisinde nelere dikkat etmemiz gerektiğini Liv Hospital Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gizem Güvener anlattı.
Akut bronşiolit, özellikle iki yaş altı çocuklarda, en sık olarakta 6 aylık bebeklerde görülür, küçük hava yollarının inflamatuar darlığı sonucu ortaya çıkar. Alt solunum yollarının en sık görülen hastalığıdır. Mevsimlere göre görülme sıklığı değişmektedir. Özellikle kış aylarında ve ilkbahar başlarında daha sık görülür. Virüsler; hastaların aksırmaları, öksürmeleri sırasında damlacık yolu ile havaya karışır ve solunum yoluyla bulaşır.

Dr. Gizem Güvener

Dr. Gizem Güvener

Bronşiolit etkenleri nelerdir?

  • En sık virüsler sebep olmaktadır.
  • Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) olguların %50’sinden sorumlu olan viral etkendir.
  • Bunun yanında parainfluenza, influenza, rinovirüs, adenovirüs, coronavirüs gibi virüsler etkenlerin arasında sayılabilir.

Bronşiolit tanısı nasıl konur?

  • Akut bronşiolit tanısı klinik bulgularla konulur.
  • Soğuk algınlığı gibi burun akıntısı, hafif öksürük, burun tıkanıklığı şikayetleri ile başlar. Ateş normal veya hafif yüksek olabilir.
  • Semptomların şiddeti gün geçtikçe artar. Birkaç gün içerisinde öksürük şiddetlenir ve hırıltılı solunum ortaya çıkar. Hızlı nefes alıp verme, solunum sıkıntısının ilerlemesi ile nefes darlığı, kalp hızının artması, yardımcı solunum kaslarının ve burun kanatlarının solunuma eşlik etmesi görülebilir.
  • Bunun yanında, huzursuzluk, beslenme bozukluğu, uyku problemleri de görülebilir.
  • Bazı bebeklerin tedavisi hastaneye yatırılarak yapılmakta ve tekrarlama riskinden dolayı da aileleri endişelendirmektedir.

Bronşiolit tedavisi nedir?

Temel tedavisi destekleyici tedavidir. Çoğunluğuna virüslerin neden olması nedeniyle antibiyotiklerin yeri yoktur. Yeterli oksijenlenmenin sağlanması, düzgün bir burun temizliği, beslenmeye dikkat edilmesi, solunum sıkıntısını arttırmamak adına az ve sık beslenme, bol sıvı alımının sağlanması sağlanır, gereklilik halinde nebül ve ilaç tedavileri uygulanır.

Fakat bazı durumlarda ilk 6 ay, özellikle ilk 3 aylık bebeklerin, risk faktörlerine sahip çocukların (prematüreler, beslenmesi bozulan bebekler, kalp ve akciğer hastalığına sahip olanlar) ve ciddi solunum sıkıntısına sahip bebeklerin yakın izlem ve gereklilik durumunda hastanede yatırılarak tedavisi gerekebilir. Bazen bronşiolite zatürre tablosu da eşlik edebilir. Zatürrenin eşlik ettiği, ateşli veya laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri ile bakteriyel olduğu düşünülen hastalarda antibiyotik tedavisi de tercih edilebilir.

Belirtiler yaklaşık 7-10 günde düzelir.

Nelere dikkat edilmeli?

Anne sütü ile yetersiz beslenmiş bebekler, sigara dumanına maruz kalan bebekler, doğuştan gelen kalp veya akciğer hastalığı olan bebekler ve prematüre doğan bebekler bronşiolite diğer bebeklere oranla daha yatkındır.

Bebeğin özellikle bronşiolitin yaygın olarak görüldüğü kış aylarında kreş gibi kalabalık ortamlarda bulunması, bebeğin öpülmesi veya yakın temasta bulunulması, okul çağında kardeşleri olması bronşiolit riskini yükselten durumlardır.

Önlem olarak ellerimizi sık sık su ve sabun ile yıkamalı, kalabalık ve havalandırılmayan ortamlardan uzak durmalı, sigara kullanılmamalı, oyuncaklar veya çocuğun sık kullandığı eşyalar sık sık temizlenmelidir.

Tekrarlayan düzelmeyen veya tedaviye yanıtsız bronşioliti olan bebekler için ileri araştırma mutlaka yapılmalıdır. Yabancı cisim aspirasyonu, doğuştan olan akciğer ve kalp anomalileri, gastroözefageal reflü, kistik fibrozis gibi altta yatan hastalıklar açısından değerlendirilmelidir.