Koç Holding’den  kargoda büyüme kararı

Koç Holding, Türkiye’nin önde gelen kargo şirketleri olan Sendeo ve Kolay Gelsin’i birleştirme kararı aldı.

Sendeo’nun tamamına sahip olan Koç Holding ile Kolay Gelsin markasını bünyesinde bulunduran Ekol Ekspres Kargo’nun arasında imzalanan birleşme niyet mektubu, sektörde önemli bir birleşmeye işaret ediyor.

Aygaz tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamaya göre, bu birleşme eşit ortaklık ilkesi çerçevesinde gerçekleşecek.

İki kargo şirketi arasında imzalanan anlaşma, hukuki ve finansal incelemelerin tamamlanmasının ardından bağlayıcı sözleşmenin imzalanması ve düzenleyici kurumlardan izinlerin alınmasıyla yılın ilk yarısında tamamlanması bekleniyor.

Türkiye'nin en zengin ismi değişti

Türkiye’nin en zengin ismi değişti

2024 yılına girilmesiyle birlikte, dünyanın en zengin isimlerini sıralayan Forbes 500 listesinin tepesinde yer alan Türk milyarderlerin sıralaması değişti. Geçen yılın birincisi olan İbrahim Erdemoğlu, bir yıl içerisinde servetinin yarısını kaybederken, liderlik koltuğuna Murat Ülker oturdu.

Geçen yıl açıklanan listenin aksine bu yıl Türk milyarderler dünya genelinde ilk 500’e isimlerini yazdıramazken, bu düşüşün gerekçesi olarak son bir yıl içerisinde yaşanan kur artışları gösterildi. Türk milyarderlerin tamamına yakını temel olarak Türkiye bazlı üretimi esas alırken, yaşanan dolar kuru artışları listenin tepesinde yer alan Türk milyarderi ancak 572. sıraya yükseltebildi.

Türkiye’nin ilk 10 zengini

  1. Murat Ülker (5.2 milyar dolar)
  2. Semahat Sevim Arsel (2.9 milyar dolar)
  3. İpek Kıraç (2.8 milyar dolar)
  4. Mustafa Rahmi Koç (2.6 milyar dolar)
  5. İbrahim Erdemoğlu (2.5 milyar dolar)
  6. Erman Ilıcak (2.4 milyar dolar)
  7. Ferit Faik Şahenk (2.4 milyar dolar)
  8. Filiz Şahenk (2.2 milyar dolar)
  9. Ali Erdemoğlu (2.2 milyar dolar)
  10. Nihat Özdemir (2 milyar dolar)
Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi kapılarını açılıyor

200 yıllık tarihi zeytinyağı fabrikası kapsamlı bir restorasyon sonucunda Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi olarak 19 Ocak’ta kapılarını açıyor.

Türkiye’nin ulaşım, endüstri ve iletişim tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk ve tek sanayi müzesi Rahmi M. Koç Müzesi, kültür sanat dünyasına yeni bir müze daha kazandırdı. İstanbul, Ankara ve Cunda’daki üç müzenin ardından Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi de dünya endüstri tarihinin seçkin örneklerini ziyaretçileriyle buluşturacak.

Müzede klasik otomobiller, motosikletler, bebek arabaları, buharlı makine modellerinden oluşan kıymetli objeler yer alıyor. Birbirinden değerli lokomotif modelleri, oyuncaklar ve denizcilik ile ilgili objeler bulunuyor. İstanbul, Ankara ve Cunda Rahmi M. Koç Müzeleri’nin bir benzeri gibi oluşturulan koleksiyonda ayrıca çeşitli arkeolojik eserler de görülebilecek.

Yağhane ve sabunhane olmak üzere iki bölümden oluşan fabrika, kâgir duvarlar içine ahşap döşeme kirişler yerleştirilerek inşa edilmiş. Kuruluşundan itibaren 1950’li yıllarda en gelişmiş haline ulaşan fabrika, 2000’li yılların başında kullanım dışı kaldı ve zamanla çeşitli tahribatlara uğradı. 2021 yılında RMK Kültür Faaliyetleri A.Ş. tarafından satın alındı ve Ark İnşaat A.Ş. tarafından yapının özgün malzeme ve yapım teknikleri korunarak onarımı gerçekleştirildi. Titizlikle yürütülen restorasyon çalışmasından sonra kültür sanat odaklı bir konseptle Ayvalık’a kazandırıldı.

Denizbank,  Epözdemir hakkında suç duyurusunda bulunulacak

Denizbank, Avukat Rezan Epözdemir’in ile ilgili olarak, “Önceki dönemde olduğu üzere mesnetsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları ve söz konusu tekzip metnine konu olan ifadelerinden hareketle, mensubu olduğu baroya şikayette ve Cumhuriyet Savcılığına da suç duyurusunda bulunulacaktır.” açıklamasında bulundu.

Denizbank tarafından konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada şöyle denildi:

“13 Ocak 2024 tarihinde, Avukat Rezan Epözdemir’in bir televizyon kanalına canlı yayın konuğu olarak katılıp, asılsız beyanlar ve saptırılarak verilen bilgilerle Genel Müdürümüz Hakan Ateş’in de adını geçirmek suretiyle, kurum ve yöneticilerimizin itibarına kasıtlı şekilde zarar verme amacı güden açıklamalarda bulunması dolayısıyla aşağıdaki bilgilendirmeyi yapma ihtiyacı doğmuştur:

Kamuoyunun gündeminde yer alan Seçil Erzan davası kapsamında, hem 12 Ocak 2024 tarihinde gerçekleşen duruşmada hem de 13 Ocak 2024 tarihinde bahse konu televizyon kanalında yapılan canlı yayında Avukat Rezan Epözdemir’in, sanık Seçil Erzan’ın dava dosyasına giren bilirkişi raporundaki Whatsapp yazışmalarına atıfta bulunarak, Seçil Erzan ile kuzeni Tanın Yılmaz arasında 28.01.2023 tarihinde gerçekleştiği belirtilen:

Tanın Yılmaz: “Nerde bu uyuz, yurt dışı mı?”

Seçil Erzan: “Megeve Avusturya’da mı”

Tanın Yılmaz: “Fransa”

Tanın Yılmaz: “Oh vallah yesinler gezsinler”

Tanın Yılmaz: “Hacı, bunlar parayı nereden buluyor ki, şunların hesap hareketlerine bakalım mı?”

Seçil Erzan: “Hacı ben bunları ihya ettim zamanında”

şeklindeki yazışmalarda geçen kişilerin kim olduğu, bahsedilen kişinin DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş olup olmadığı yönündeki sorusu üzerine Seçil Erzan, Tanın Yılmaz’ın eşi olan Merve’nin kız kardeşlerinin Fransa Megeve’ye kayağa gittiklerini ve bunun hakkında konuştuklarını, konuşmada bahsedilen kişinin Hakan Ateş olmadığını belirtmiş: akabinde adı geçen Avukat tarafından içlerinde Genel Müdürümüz Hakan Ateş’in de bulunduğu bir grup kişinin farklı kayak merkezinde çektirdikleri fotoğraf mahkemeye sunularak, söz konusu konuşmada geçen tatilin ve tatil yapanların bu kişiler olduğu iddia edilmiştir.

Gerçek şu ki; canlı yayında ve mahkemede gösterilen fotoğraf, ilgili yazışma tarihinden tam 2 yıl önce, 29 Ocak 2021 – 31 Ocak 2021 tarihleri arasında, Erzurum Palandöken’deki kayak merkezi Sway Hotels önünde çekilmiş aile ve arkadaş grubu fotoğraflarını yayımlayan dergilerden alınmıştır.

Bunun en kolay ispatı da, aynı tarihlerde (3-17 Şubat 2021 arası) Hürriyet Kelebek, Sabahla Günaydın, Hello Dergisi, Şamdan Dergisi, Yenigün ve Yeni Birlik de dahil olmak üzere ekte paylaşılan haber kupürlerinde mevcuttur.

2021 yılında çekilen bir fotoğrafın, Ocak 2023 yılında çekilmiş gibi sunulması gerek Mahkemeyi gerek kamuoyunu manipüle etmeye yönelik, etik kuralları hiçe sayan bir davranış olduğu gibi, Türk Ceza Kanunu açısından da suç teşkil eden bir eylemdir.

Zira, gerek mahkemede gerek söz konusu yayında gösterilen 28.01.2023 tarihli yazışmaların devamında yer alan;

Tanın Yılmaz: “Haciiiii, 27 ocak no3 ün d.günü, börtdey viiiyk end yaptı onlar”

Seçil Erzan: “Bin defa dedim”

Seçil Erzan: “Anlamıyorlar hacım”

Tanın Yılmaz: “sanada çok mersi, hacı megeve, okudum Cenevre ye gidiyorsun, oradan buraya, montblanc dağı eteğinde, az biraz sosyetik, başka kim var baksana”

şeklindeki yazışmadan, Fransa’nın Megeve kayak merkezinde tatil yapan kişilerin Merve Yılmaz’ın kardeşleri olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

Söz konusu televizyon kanalına tekzip gönderilmiş olup; hedefe giden her yolu mubah kabul eden, ilgisi olmadığını bildiği kağıt parçalarıyla televizyon kanallarını dolaşan, DenizBank ismini karalayarak medya üzerinden algı operasyonu yapmak ve popülarite kazanmak amacıyla hareket eden bu kişiyle ilgili, önceki dönemde olduğu üzere mesnetsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları ve söz konusu tekzip metnine konu olan ifadelerinden hareketle, mensubu olduğu baroya şikayette ve Cumhuriyet Savcılığına da suç duyurusunda bulunulacaktır.

Kamuoyunun, kurum itibarını kasten zedeleme amacı güden Rezan Epözdemir’in mesnetsiz suçlamaları ve asılsız beyanlarına ilişkin doğru bilgilendirilmesi adına gerçeklerin tüm açıklığıyla paylaşılması önem arz etmektedir.

Kamuoyunun bilgisine sunarız.”

Melankolide kişi iç dünyasında yalnızlaşıyor

Gizemli bir duygu hali olan melankoli, sıklıkla hüzünle eş anlamlı olarak kullanılsa da uzmanlar bu kelimenin depresyon ve hüzün arasında farklı bir kavram olduğunu belirtiyor. Melankoli kişinin kendisini yataktan kaldıracak sebebi dahi bulamadığını ifade eden Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Hayatta ve ayakta kalacak hedefler yok olmaya başlar melankolide, bu noktada depresyonla örtüşen taraflar vardır. Melankolik depresyon ise depresyonun çok ağır bir türüdür.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, melankoli hakkında bilgi verdi.

Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, sanatçı Erol Evgin’in seslendirdiği şarkıda ‘’Dipsiz bir kuyu gibi karardı dünya’’ dediğini hatırlatarak, “Melankoli tam da dünyamızın dipsiz bir kuyu gibi kararması aslında, zaman zaman melankoli kelimesini biz hüzün gibi kullansak da melankoli, depresyon ve hüzün arasında kavramsal olarak farklar vardır.” dedi.

Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız

Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız

Derin acılı bir mutsuzluk, umutsuzluk var…

Melankoli kelimesinin Milattan Önce 400’lü yıllardan itibaren Hipokrat tarafından bir takım ruhsal hastalıkları tanımlamak için kullanılan kadim bir kelime olarak karşımıza çıktığını anlatan Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Özellikle tarih boyunca sanat ve felsefe açısından yaratıcılığın ön koşulu gibi görülüp romantize edilse de psikolojik açıdan değerlendirdiğimizde çok acı verici bir tablo karşımıza çıkar. Keder, derin acılı bir mutsuzluk, umutsuzluk, kişinin sevme kapasitesinin kaybı, hüzün, dış dünyaya karşı ilgisizlik, basit gündelik aktivitelerden kaçınmalar da bulunması, kendisine yönelmiş suçluluk duyguları, öz saygını azalması gibi belirtiler söz konusu melankolide.” diye konuştu.

Melankolik depresyon depresyonun çok ağır bir türü

Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, bu kelimenin zamanın ruhuna göre de anlamını değiştiren bir kelime olduğunu, melankolik depresyon olarak ele alındığında duygu durumunda melankolinin depresyonla örtüşen taraflarının var olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

“Biz melankoliye baktığımızda kişinin egosundan, benliğinde, o enaniyetinde büyük ölçüde bir zayıflama görürüz. Ego boş ve değersiz haldedir. Kişi adeta cezalandırılmayı bekleyen, kendini kötüleyen, eleştiren bir haldedir. Melankoli kişi kendisini yataktan kaldıracak sebebi dahi bulamaz. Hayatta ve ayakta kalacak hedefler yok olmaya başlar melankolide, bu noktada depresyonla örtüşen taraflar vardır. Melankolik depresyon ise depresyonun çok ağır bir türüdür. Özellikle melankoli içerisindeki kişide terk edilmişlikle dolu bir ruh hali vardır. Yalnızlıkla örülmüştür. Ruhu kasvet, iç sıkıntısı umutsuzluk, karamsarlık tüm bunlar melankolik depresyonda gördüğümüz belirtilerdir.”

Freud melankoliyi acı verici bir yara gibi tarif ediyor

Freud’un melankoliyi “Kişinin kendilik değerinde bir düşüş vardır, kişi kendi ihtiyaçlarından ve arzularından uzaklaşmaya neredeyse sebep olan bir geri çekilme biçimine girer; benliği ıssızlaşır, güçsüzleşir’’ diye acı verici bir yara gibi tarif ettiğini anlatan Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Bu noktada depresyonla melankoliyi karşılaştırdığımızda melankoli ne hüzün diye hafifletebileceğimiz bir durumdur ne de depresyondaki belirtilerle tek başına karakterizdir. Melankoli aslında depresyonun ağır halidir.” dedi.

Kişide belirgin zayıflama, halsizlik görülür

Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, melankoli kişinin ruhsal durumundaki çökkünlükten ziyade fiziksel belirtilerin de görüldüğünü ifade ederek, “Kişinin hareketlerinde yavaşlama söz konusudur. Bununla birlikte kişinin önceden yapmayı sevdiği şeylerden hoşlanmadığı, keyif almadığı bu sebeple davranışsal olarak birtakım kaçınmalar yaşadığı görülür. Gittikçe dış gerçeklikten iç gerçekliğe doğru kapandığı birtakım davranışsal bozulmalar da görülür. İştahsızlık, uykusuzluk gibi fizyolojik belirtiler de olur. Kişide belirgin zayıflama, halsizlik, postüründe içe kapanık pozisyon karşımıza çıkabilir.” dedi.

Çevresel stres faktörlerinin melankoliyi de depresyonu da etkilediğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Dolayısıyla deneyimlediğimiz her şey melankolik bir ruh haline girmemize etki gösterebilir. Mizacımızın bir etkisi vardır, genetiğimizin bir etkisi vardır, çevresel faktörlerin de etkisi vardır.” diye konuştu.

Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız

Depresif belirtiler geçicidir, kişinin karakterini değiştirmez

Melankolide kişinin iç dünyasında yalnızlık ve sıkıntı olduğunu, neredeyse zihinsel uğraşısının da sadece kendisiyle ilgili olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Tüm zihinsel uğraşları da ona suçluluk, pişmanlık gibi duyguları hissettiren, yaralayan hatta neredeyse cezalandırılma arzusu doğuran şekilde işgalci düşüncelerdir. Kişi melankolik bir depresyondaysa bu depresif belirtileri onun kişilik özellikleriyle karıştırmamamız gerekiyor. Depresif belirtiler geçicidir, kişinin karakterini değiştirmez.  Bu durumda kişilik özellikleriyle hastalığı ayırt etmek durumundayız.” dedi.

Güneş ışığının daha az ve günlerin daha kısa olması melankoliyi etkiliyor

Hormonlar, mevsimsel değişiklikler, yaşamımızdaki çevresel streslerin artması karşısında melankolinin etkilenebildiğini de söyleyen Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Bununla birlikte melankolinin şiddeti etkilenebilir. Yastayken sevdiğimiz bir nesnenin somut olarak kaybını yaşarız, fakat melankolide gerçeklikte var olan sevdiğimiz bir nesnenin kaybından ziyade bunu kaybetme ihtimali gibi daha soyut bir düzlem söz konusudur. Her ikisinde de ortak birçok nokta vardır. Hissedilen duygular birtakım güçlükler gibi. Fakat ayrıştıkları nokta özellikle yasta sevilen bir kişinin somut olarak kaybının yaşanmasıdır. Melankolide kişi daha çok iç dünyasında yalnızlaşır.” şeklinde devam etti.

Güneş ışığının daha az olması ve günlerin daha kısa olmasının melankoliyi etkileyip etkilemediğine ilişkin de Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Elbette etkilemektedir. Klinik açıdan değerlendirdiğimizde sonbahar, kış ayları itibariyle depresyon artmaktadır.” dedi.

Sevgililer Günü’ne ışıltılı bir dokunuş

The Ritz-Carlton, Istanbul, Sevgililer Günü’nde Atölye Restaurant’ın büyülü atmosferi eşliğinde unutulmaz bir gece sunuyor.

The Ritz-Carlton, Istanbul’un Gault & Millau Türkiye Rehberi’nde ve Michelin listesinde yer alan restoranı Atölye, yılın en romantik gününü özgün menüsü ve piyona resitali ile kusursuz bir deneyime dönüştürüyor.

Şehrin gastronomi mirasına saygı duruşunda bulunan Atölye Restaurant, orijinal reçetelerle hazırlanmış 6 aşamalı menüsünü sunuyor. Taze deniz mahsullerinin ağırlıklı olduğu Atölye seçkisinde; külahta Oscıetre havyarı, istakoz kuyruğu, deniz tarağı tava servisinin ardından rezeneli portakallı sos eşliğinde vanilyalı karnabahar püresi, kum midyesi, bamya turşusu tempura, zencefilli hibiskus sorbe ile devam eden gastronomi deneyimi İngiliz mutfağının eşsiz tatlarından Beef Wellington’ın sunumuyla taçlandırılıyor. Sevgililer Günü’nün olmazsa olması tatlı menüsü ise bitter-beyaz vişneli çikolata köpüğü, fıstıklı bademli Dacquoise ve orman meyveleri ile rüya gibi bir tabağa imza atıyor.

Konfor, mahremiyet ve seçkinliği aynı lokasyonda buluşturan The Ritz-Carlton, Istanbul, unutulmaz bir gece geçirmek isteyenlerin adresi oluyor.

Bilgi: +90 533 745 30 68