Arter’den ilk özel koleksiyon sergisi “Farz Et Ki Sen Yoksun”

Arter’de gerçekleştirilen ilk özel koleksiyon sergisi olan “Farz Et Ki Sen Yoksun” sergilenen eser ve nesnelerin çeşitliliği kadar, kapsadığı mecralar ve ilişki kurduğu temalar bakımından da geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Ömer Hayyam’ın Rubailer’inde yer alan bir dizeden esinle isimlendirilen ve farklı dönemlerde üretilmiş 600’ün üzerinde sanat yapıtı, işlevsel nesne, nadide eser, mobilya ve kitaptan oluşan sergi, bir koleksiyonun yan yana getirmeler aracılığıyla doğurabileceği bağları keşfetmeye davet ediyor.

Heyecanla beklenen Gladiator 2'nin çekimleri tamamlandı

Heyecanla beklenen Gladiator 2’nin çekimleri tamamlandı

Ridley Scott’ın imzasını taşıyan yeni Gladiator filminin grevler yüzünden sıkıntılı geçen çekimleri nihayet tamamlandı. Heyecanla beklenen Gladiator 2, bu yıl sinemaseverlerle buluşacak.

Bu yıl sinemaseverlerle buluşacak en dikkat çekici yapımlardan biri de Gladiator’ın yıllar sonra gelen devam filmi olacak. Usta yönetmen Ridley Scott’ın imzasını taşıyan Gladiator 2, 22 Kasım 2024’te gösterime girecek. Heyecanla beklenen film, vizyon tarihine yetişmeye dün bir adım daha yaklaştı.

Halihazırda oldukça maliyetli bir film olan Gladiator 2, grevler yüzünden bütçesini aşmak zorunda kaldı. Çekimleri Malta’da gerçekleşen filmin prodüksiyonu sürerken oyuncu grevinin başlaması, film için kurulan dev setlerin haftalarca boş bekletilmesine sebep oldu. Tabii stüdyo bu sürede hem setlerin hem de ekibin ücretlerini ödemeye devam etti. Tüm bu sürecin filmin bütçesine bir 10 milyon dolar daha eklediği düşünülüyor.

Gladiator 2 gibi yıllar sonra gelen devam filmleri genelde popüler bir fikri mülkiyetin ekmeğini yemek isteyen stüdyoların dayatmasıyla olsa da bu kez farklı bir durumla karşı karşıyayız. Çünkü Gladiator 2 stüdyonun siparişi üzerine değil, ilk filmin de yönetmeni olan Ridley Scott’ın isteği üzerine ortaya çıkmış bir proje. Bu da filmden beklentilerimizi daha da yukarı çekiyor.

Yeni Gladiator filminin konusu hakkında bilinenler oldukça kısıtlı. Ancak devam filminin, ilk filmde Joaquin Phoenix’in canlandırdığı İmparator Commodus’un yeğeni olan Lucius’a odaklanacağı biliniyor. Connie Nielsen, Lucius’un annesini canlandırmak için ilk filmdeki rolüyle geri dönüyor. Bunun ötesinde ise tamamen yeni bir oyuncu kadrosu ve karakter grubuyla karşı karşıya olacağız.

Filmde Lucius’a son dönemin yükselen yıldızı Paul Mescal hayat verirken, ona Denzel Washington, Pedro Pascal, Joseph Quinn, Connie Nielsen ve Peter Mensah gibi isimler eşlik ediyor.

TÜAD başkanlığına Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik seçildi!

Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD), 18 Ocak 2024 tarihinde, İstanbul’da gerçekleştirdiği olağan genel kurulunda yeni yönetimini seçti.

Dernekte iki yıl süreyle görev yapacak yeni yönetim kurulu, veri toplama kurulu, denetleme kurulu, etik kurulu ve disiplin kurulu üyelerinin seçildiği olağan genel kurulda, Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) Başkanlığına Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik getirildi.

TÜAD’ın Asbaşkanlığına GfK Türkiye&İsrail Genel Müdürü Kıvanç Bilgeman seçilirken, Genel Sekreter Kantar Insights Division’dan Hande Beceren, Sayman ise Kantar Media Genel Müdür Yardımcı Erdem Tolon  oldu. TÜAD Yönetim Kurulunda yer alan diğer isimler ise Publicis Groupe Türkiye Head of DataWise’dan Cihan Bozkuş, Datacredence Kurucusu Çağla Bakış, Eti Kıdemli Tüketici ve Pazar Araştırma Müdürü Didem Ansel, Estima Araştırma ve Danışmanlık Yönetici Ortağı Hasan Tanla, Sia Insight Genel Müdürü Hüseyin Tapınç, Girişim Araştırma Genel Müdürü Taşkın Işık, ThinkNeuro CEO’su ve Uluslararası Final Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yener Girişken.

Türkiye Araştırmacılar Derneği

TÜAD Başkanı seçilen Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik sektör ile ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade etti: “Araştırma sektörü olarak uzun yıllardır kurumlara, markalara yol gösteriyoruz. Ürettiğimiz içgörüler ile insanı hızla değişen koşullarda daha iyi anlamak için çalışıyoruz. Araştırma dünyasının buluştuğu ve sektörümüzün kalbinin attığı derneğimize iki yıl süreyle başkanlık edecek olmak benim için gurur verici. TÜAD’ın yeni yönetimi, mevcut üyeleri ve gelecekte aramıza katılacak yeni üyelerle birlikte hem birbirimize hem de sektörümüze güç vermek için derneğimizin çatısı altında heyecanla çalışacağız.

Türkiye araştırma sektörü ekonomik büyüklük olarak hakettiği yerde değil. Hacmi itibarı ile ülke ekonomisinden çok daha büyük bir hızla büyümesi gerekirken enflasyon seviyesini göz önüne aldığımızda yılı büyümeden kapattı. ESOMAR’ın 2022 yılı sektör raporuna göre global araştırma sektörü 2022 yılında yüzde %12 büyüdü, bu yaklaşık 130 milyar dolarlık bir endüstri için çok önemli bir büyüme oranı. TÜAD’ın 2022 sektör büyüklüğü raporuna göre ise Türkiye araştırma sektörü, 2022 yılında bir önceki seneye göre % 66 büyüdü. Ülkemizin G20 üyesi olduğu bir dünyada biz sektör olarak maalesef o seviyede değiliz. ESOMAR raporuna göre Türkiye araştırma sektörü büyüklük olarak Dünya’da 45. sırada yer alıyor. Bu noktada ülkemizin araştırma sektöründe gidilecek çok yolu olduğu gözler önüne seriliyor. Araştırmanın markalar için bir yatırım kalemi olduğu anlayışını yerleştirmemiz sektörümüz için büyük önem taşıyor. Çünkü araştırma yapmadan öngörüde bulunmak, başarılı olabilmek çok zor ve hatta genellikle imkansız. Karar vericilerin bu gerçekten hareket etmeleri çok önemli. Biz ülke sektörünün oyuncuları olarak en yeni yaklaşımlar, teknolojiler ve kıymetli insan kaynağı ile karar vericilerin araştırma yatırımlarını artırmalarını bekliyoruz.”

Bademcik enfeksiyonu minik kalbini vurabilir!

Bademcik enfeksiyonu minik kalbini vurabilir!

Vücudumuzun savunma organlarından biri olan bademcikler, burun ile ağızdan giren mikropları yakalamak ve süzmek gibi son derece önemli işleve sahipler. Dolayısıyla solunum yolu hastalıklarına karşı adeta ‘bariyer’ görevini üstleniyorlar. Ancak çocukların sağlıklı bir yaşam sürmelerinde kilit konumda olan bademcikler bazen kendileri enfeksiyon odağına dönüşüp, ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, bu nedenle ihtiyaç halinde bademciklerin tümüyle veya kısmen alınmalarının büyük önem taşıdığına işaret ederek, “Bademcik enfeksiyonunun 1-3 yaş aralığında az görülmesi, geniz bölgesinde yerleşmiş olan adenoid dokusunun tıkayıcı özelliğe sahip olacak boyutta büyümesine nadir rastlanması ve bademciklerin bağışıklık sistemindeki rolleri nedeniyle bademcik ameliyatları genellikle 3-6 yaş aralığında yapılıyor. Ancak toplumdaki yaygın inanışın aksine, bademcik ameliyatı için ideal bir yaş yoktur. Bademcik ve geniz eti ile ilgili sorunlar hangi yaşlarda oluştuysa ameliyatın ertelenmeden o zaman yapılması gerekiyor. Zira ideal yaş yanılgısıyla ameliyatı ertelemek çocuğa büyük zararlar verebiliyor. Örneğin bademcikler, geçirilen enfeksiyonlar sonrasında akut eklem romatizmasına ve romatizmaya bağlı kalp kapak hastalıkları ile daha pek çok önemli sağlık sorununa neden olabiliyor” diyor.

Prof. Dr. Haluk Özkarakaş

Prof. Dr. Haluk Özkarakaş

Enfeksiyon kalp kapaklarını vurabilir! 

Bademcikler özellikle kış aylarında enfeksiyon odağı ve bakteri deposu haline gelebiliyor. Bunun sonucunda çocuk, örneğin beta hemolitik streptokok taşıyıcısı olabiliyor. Geçirilen enfeksiyonlar sonrasında akut eklem romatizması, romatizmaya bağlı kalp kapak hastalıkları, böbreklerde küçük filtrelerin iltihaplanması, cilt döküntüleri (kızıl) gibi enfeksiyona bağlı önemli hastalıklar gelişebiliyor. Bunların yanı sıra bademcikler hacimsel büyümeye yönelerek nefes yolunda tıkanmalara yol açabiliyor. Damakta, yüzde, dişlerde ve üst çenede gelişim anomalileri de yine büyüyen bademcikler sonucu oluşan diğer önemli problemleri oluşturuyor.

Bademcik ameliyatı ne zaman gerekli?

Sadece büyük olup enfeksiyona neden olmuyorsa, bademciği her zaman almak gerekmeyebiliyor, küçültme işlemi yeterli geliyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, bademcik veya bademcik-geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumları şöyle özetliyor:

  • Son bir yıl içinde yedi kez ateşli enfeksiyon veya son iki yıl içinde toplam 10 kez ateşli enfeksiyon ya da son üç yıl içinde yılda beş veya daha fazla boğaz ağrısı ve ateş gelişmesi
  • Bademciklerde ve / veya genizde nefes yolunu daraltan, gürültülü solunum ya da nefes durmasına yol açan büyümeler
  • Meme hattı üzerinde, sırt ve göğüste, ensede ve saçlı deride terleme yapması
  • Sık aralıklarla ateşlenme sorunu nedeniyle okuldan geri kalmaya neden olması
  • Bademciğin kendisinde veya çevresinde apse oluşması (Bir kez bile olsa tekrarlama riski yüksek olduğu için bademciğin alınması öneriliyor)
  • Bademcik üzerinde bir ayı geçmiş iyileşmeyen yara varlığı
  • Tek taraflı, ani ve hızlı büyümenin başlaması (tümör gelişme olasılığına karşı patolojik inceleme için)

Bademcik enfeksiyonu

Ameliyat sonrasında bağışıklık düşmez!

Toplumda bademcikler alındıktan sonra vücudun ağız ve boğaz yoluyla giren bakteri ile virüslere karşı savunmasız kaldığına, bu nedenle boğaz enfeksiyonlarının daha sık görülmesinin yanı sıra akciğerlere ineceğine yönelik yaygın bir kaygı var. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, sanılanın aksine bademcik ameliyatının ardından bağışıklığın düşmediğini belirterek, “Ameliyat ile almakta olduğumuz, bir organdır. Dolayısıyla kar-zarar terazimizde bademciklerin ve/veya geniz etinin alınmasını gerektirecek sorunlar oluştuysa almak yoluna gidiyoruz. Ayrıca bazı durumlarda bademciğin tümüyle alınmayıp küçültülmesi de doğal olarak organı koruma düşüncesinin bir sonucudur” bilgisini veriyor.

Kolay ve kısa süren bir ameliyat

Tonsillektomi (bademciklerin alınması) oldukça kolay uygulanabilen ve çoğu zaman çocuğun ameliyattan birkaç saat sonra taburcu olduğu bir yaklaşım. Günümüzde bademcik ameliyatlarında en yaygın olarak ‘soğuk teknik’ olarak da adlandırılan ‘klasik yöntem’ uygulanıyor. Bu yöntemde bademcikler neşter ve makas yardımıyla çıkarılıyor. Bunların yanı sıra plazma koblasyon ve thermal welding  gibi yüksek frekanslı dalga enerjisi kullanılan yöntemler  ile yüksek ısı oluşturan koterizasyon ve lazer yöntemleri de yine  başvurulan diğer ameliyat yöntemlerinden.  Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, bademcik ameliyatlarında ‘plazma koblasyon’ yönteminin sağladığı faydalar nedeniyle oldukça sık tercih edildiğini belirterek, “Bu yöntemde, bademcikler tuzlu su solüsyonu içinde işlevini yapan radyofrekans yöntemiyle küçültülüyor. Plazma koblasyon yönteminin en önemli faydaları çok çabuk yapılabilmesi, yok denecek kadar az kanamaya neden olması ve  ameliyat sonrası ağrısının düşük dereceli olmasıdır. Koter veya lazerle de küçültme yapılabiliyor, ancak bu yöntemlerin muhtemelen yakıcı özelliklerinden dolayı acısı ve kanama yapıcı etkileri daha fazla oluyor” diyor.

Ameliyat sonrasında ‘bol su içmek’  şart!

Bademcik küçültme veya alma ameliyatının ardından  genelde soğuk ve sıvı olan gıdalar içeren bir diyet listesi veriliyor. Zamanla daha katı, daha ılık gıdalara geçiş yapılıyor. Prof. Dr. Haluk Özkarakaş, bademcik ameliyatından sonra dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘su içmek’ olduğuna dikkat çekerek, “Zira susuzluk başladığında ağrı ve ateş artıyor. Dolayısıyla yemeği reddetse de çocuğa düzenli su içirilmesi çok önemli. Ayrıca dondurma yüksek besin değeri ve soğuk etkisiyle ağrıyı azalttığı için ameliyat sonrasında çocuklara en çok verdiğimiz ve en sevilen gıdalardan. Dondurma çocuklarda ameliyatın ardından ödül gibi oluyor adeta” diyor.

Alkole bağlı karaciğer hasarında erken önlem!

Son yıllarda gerek sağlıksız beslenme gerekse hareketsiz yaşam tarzı derken karaciğer yağlanması sorunu yaşayanların sayısı hızla artıyor! Acıbadem Taksim Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Atakan Yeşil, yanlış yaşam alışkanlıkları nedeniyle günümüzde karaciğer yağlanmasının artık genç yaşlarda da sık görülür hale geldiğini belirterek “Türk Gastroenteroloji Derneği’nin çalışmasına göre; ülkemizde her 10 kişiden 6’sında karaciğer yağlanması sorunu bulunmaktadır. Karaciğer yağlanması, özellikle ilk aşamalarda genellikle ciddi belirtiler göstermezken, bu durum zamanla karaciğerde iltihaplanmaya ve hücre hasarına neden olarak karaciğerin işlevlerini önemli ölçüde bozup siroz veya karaciğer kanserine yol açabilir” diyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Atakan Yeşil karaciğer yağlanmasına yol açan etkenleri ve alınması gereken önlemleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Atakan Yeşil,

Prof. Dr. Atakan Yeşil

  • Sağlıklı beslenin

Modern diyetlerde işlenmiş gıdaların ve yüksek fruktoz içeren besinlerin tüketiminin artması, karaciğer yağlanmasına yol açabilir ve insülin direncini artırabilir. Diyetinizi işlenmiş gıdalardan, yüksek fruktoz içeren şekerlerden ve doymuş yağlardan uzak tutun. Akdeniz diyeti gibi zeytinyağı, balık, sebze ve meyve ağırlıklı diyetler tercih edilebilir.

  • Düzenli egzersiz yapın

Yapılan bilimsel çalışmalar; hareketsiz yaşam tarzı ve düşük fiziksel aktivite düzeylerinin karaciğer yağlanmasına yol açan etkenler arasında önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Düzenli şekilde haftada birkaç kez yapılan orta düzeyde egzersiz, yağ yakımını artırarak genel sağlık durumunu iyileştirir ve karaciğer sağlığını korumaya da yardımcı olur.

  • İdeal kilonuzu koruyun

Türkiye’de obezite oranının son yıllarda artması, karaciğer yağlanması vakalarının artmasında büyük bir etken olmuştur​​. Obezite ve aşırı kilo, karaciğer yağlanmasının en yaygın nedenlerinden biridir. Fazla kilo, karaciğerde yağ birikimini artırarak zamanla karaciğer sağlığını bozabilir. Bu nedenle sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek fazla kilolarınızdan kurtulun.

Karaciğer yağlanması

  • Alkolden kaçının

Alkol tüketiminin karaciğer üzerindeki etkileri kişiden kişiye değişirken, bazı kişiler alkol metabolizmasında genetik farklılıklar nedeniyle karaciğer hasarına daha yatkın olabiliyor.  Bilimsel çalışmalar; kronik ve aşırı alkol tüketiminin karaciğerin normal işlevlerini bozarak karaciğerde yağ birikmesine, iltihaplanmaya ve sonrasında siroza neden olabildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle alkol kaynaklı karaciğer hasarının önlenmesi için, alkol tüketiminin azaltılması veya tamamen bırakılması hayati önem taşımaktadır.

  • Sağlık kontrollerinizi aksatmayın

Prof. Dr. Atakan Yeşil “Tip 2 diyabet ve insülin direnci, karaciğer yağlanması riskini artıran önemli faktörlerdir. Diyabet hastalarında karaciğer yağlanması sıklığının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir​​. Bazı genetik ve metabolik faktörler, zayıf veya normal kilodaki bireylerde bile karaciğer yağlanmasına yol açabilir. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri, karaciğer fonksiyon testleri, fibroscan (karaciğer hasarını gösterir) gibi tetkikler karaciğer sağlığınızı izlemenize ve olası sorunları erken evrede tespit etmenize yardımcı olabilir” diyor.

Karaciğer yağlanmasının 7 önemli nedeni!

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Atakan Yeşil, karaciğer yağlanmasının 7 önemli nedenini şöyle sıralıyor;

  • Düzensiz beslenme alışkanlıkları
  • İşlenmiş gıdaların tüketimi
  • Alkol tüketimi
  • Fiziksel aktivite azlığı
  • Diyabet hastalığı ve insülin direnci
  • Genetik ve metabolik faktörler
  • Metabolik sendrom
Karlar altında sanat festivali

Karlar altında sanat festivali

Uluslararası Piroteknik sanat festivali Courchevel Frans 9 Şubat 2 Mart

Fransız Alpleri’nde yer alan büyüleyici bir köy olan Courchevel, kendisini “dağdaki havai fişek gösterileri için önde gelen tatil yeri” olarak adlandırıyor. Festival boyunca havai fişek ve müzikten oluşan muhteşem ses ve ışık gösterileri yaşayacaksınız. Farklı ülkelerden piroteknik sanatçıları, havai fişek dünyasının uzmanlarını bir araya getiren, türünün en güzel gösterilerinden birinde yarışıyor. Bölgedeyken köpek kızağı, snowboard veya kayak yapmayı mutlaka deneyin.