Dijitalleşme, günlük hayatımızda birçok alanda derin ve kalıcı bir etki yaratıyor, yaratmaya da devam edecek. İletişimden bilgi erişimine, çalışma hayatından eğlenceye kadar birçok alanda hayatımızın evrilmesine neden olurken alışveriş alışkanlıklarımız ve deneyimlerimiz üzerindeki etkisi de tartışılmaz. Evimizin rahat ve sıcak ortamında, koltuğumuzda otururken birkaç tıklama ile dünyanın her yerinden ürün satın alabiliyoruz. Ancak dijitalleşmenin bize yaşattığı bu alışveriş deneyimine, rahatlığa ve pratikliğe rağmen fiziksel mağazalardan alışveriş yapmaktan da vazgeçemiyoruz. Bu makalede, tüketicilerin alışveriş kanalı tercihlerinin arkasında yatan dinamikleri ve fiziksel alışverişin kaybolmayan cazibesi ile nasıl evrimleştiğini inceleyeceğiz.
“Güven” dijital alışveriş için hala bir bariyer
Öncelikle tüketicilerin alışveriş kanallarını nasıl değerlendirdiklerine bakacak olursak, Ipsos‘un Türkiye genelinde 1.205 kişiyle gerçekleştirdiği “Online Shopper 2023” çalışmasının raporuna göre tüketiciler online alışverişi pratik, ekonomik, stressiz ve keyifli bulurken, fiziksel mağazalardan yapılan alışverişi sorunsuz ve güvenilir olarak değerlendiriyorlar. “Güven” hala dijital alışverişte bir bariyer olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de toplumun yarıya yakını güven sorunundan dolayı internetten alışveriş yapmaya çekiniyor. Tüm teknolojik gelişmelere ve güvenlik önlemlerine rağmen bu tutum seneler içinde çok da değişmedi. Ipsos’un “Türkiye’yi Anlama Kılavuzu 2022” raporuna göre 2018 yılında internetten alışveriş yapmaya çekinenlerin oranı yüzde 46 iken 2022 yılında sadece 3 puanlık bir düşüşle yüzde 43 olarak gerçekleşti. Internet alışverişine karşı çekimser olma durumu sadece Türkiye’ye özgü de değil; dünyada da sebepleri farklı olsa da internet alışverişine karşı çekimser bir kitle var. Ipsos’un “Global Trends 2023” raporuna göre her 10 kişiden 4’ü online alışverişi fiziksel mağazalardan yapılan alışverişe göre daha zor buluyor.
Fiziksel mağaza demek gezmek demek, dokunmak demek
Peki tüketicileri online alışverişe ya da fiziksel mağazalardan alışverişe yönlendiren şey ne? Ipsos‘un “Online Shopper 2023” raporuna göre fiziksel bir mağazaya gitmek yerine online alışverişi tercih etmedeki en temel motivasyonlar evden çıkılamayan zamanlarda ürünlerin kapıya gelmesi, 7/24 alışveriş yapma olanağı, ürünleri taşımak zorunda kalmamak, sipariş takibinin kolay olması, ürünlerin fiyatlarının anlaşılır ve net olması, sepette ek indirim ya da kupon / kod gibi fırsatlar sunulması, ürün ve fiyat çeşitliliğinin olması. Yine aynı raporda, fiziksel alışverişin başlıca motivasyonları ise ürünleri yakından görme, dokunma, inceleme fırsatı, teslimatı beklemek zorunda kalmama, mağazada gezip dolaşmanın keyfi ve kargo / teslimat ücreti ödememe olarak karşımıza çıkıyor.
Fiziksel mağazalar alışverişi bir deneyime dönüştürme konusunda benzersiz bir avantaja sahip. Mağazalar, atmosferleri, müzikleri, ürün düzenlemeleri ve genel sunumlarıyla tüketicilere online kanalların sunamadığı bir deneyim sunuyor. Son trendlere baktığımızda, birçok fiziksel mağazanın teknolojiyi kullanmaya başladığını görüyoruz. Artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve yapay zeka gibi teknolojiler, mağazaların tüketicilere daha interaktif ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmasını sağlıyor. Bu tür yenilikler fiziksel mağazaların, online alışverişin sunduğu rahatlıkla rekabet etmelerine yardımcı oluyor.
Fiziksel mağazacılık ölüyor mu?
Zaman zaman “Fiziksel mağazacılık ölüyor mu?” sorusu gündeme geliyor. Hayır elbette ölmüyor ancak farklılaşıyor. Pandemi dijital alışverişin kapılarını ardına kadar açsa da, pandeminin ortadan kalkması ile birlikte tüketiciler fiziksel mağaza alışverişine dönüş yaptı. Ipsos’un 15 ülkede 10.017 kişiyle yaptığı araştırmanın sonuçlarını içeren “Essentials 2022” raporuna göre, tüketiciler alışveriş zamanlarının önemli bir kısmını (kategoriye bağlı olarak yüzde 38 ile yüzde 74 arasında değişmektedir) fiziksel mağazalarda (gezinme, araştırma, satın alma) geçiriyor. Satın aldıkları ürünlerin de yüzde 29 ile yüzde 77’sini fiziksel mağazalardan alıyorlar.
Fiziksel mağazalar duyusal bir deneyim sunuyor
Fiziksel mağazaların rolü ülkeden ülkeye, kültürden kültüre, kategoriden kategoriye ve kanaldan kanala büyük farklılıklar gösteriyor. Ancak geleneksel olarak fiziksel mağazaların tarihsel rolü keşfetme, sergileme, gösterim, işlem ve belki de bazı satış sonrası hizmetler etrafında toplanmış olup, tüm bunlar değişken bir müşteri deneyimine yol açıyor. Perakendecilerin veya markaların bakış açısından fiziksel mağazalar hem satış hem de pazarlama hedeflerine hizmet etse de, alışveriş yapanların bakış açısından mağazalar bir dizi işlevsel, deneyimsel ve insani amaçlara hizmet ediyor. Fiziksel mağazaların bu rolleri zaman içinde genişlemiş olup müşterilerin marka deneyimi tüm bu yönlerden etkileniyor. Fiziksel mağazalar, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi dijital araçların tam anlamıyla sağlayamadığı bir şekilde içine çeken, etkileyici, eğlenceli ve duyusal bir deneyim sunma yeteneğine sahip. Bu, özellikle dokunma, koklama ve tat alma duyularını aktive etmesiyle meydana gelen bir durum (görme ve işitme dijital olarak taklit edilebilir). Böylece beş duyunun tümüne de sesleniyor diyebiliriz. Ürünlere dokunma, fiziksel temas kurma ve deneme üst yaş grupları için ve taze meyve-sebze ve giyim gibi belirli kategoriler için özellikle önemli.
Diğer yandan, dijital ve fiziksel alışverişin birbirine rakip değil, birbirini tamamlayıcı olduğu inkar edilemez bir gerçek. Her iki kanalın da kendi benzersiz avantajları ve dezavantajları var ve bu nedenle genellikle farklı alışveriş ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Bu iki kanalın birbirini tamamladığı birçok örnek var. Birçok tüketici, online olarak araştırma yapmayı ve daha sonra fiziksel mağazadan satın almayı tercih ediyor (“webrooming”). Öte yandan, bazı tüketiciler de bir mağazada bir ürünü denemeyi ve daha sonra online olarak daha iyi bir fiyata bulmayı tercih ediyor (“showrooming”).
Sonuç
Fiziksel mağazalar elbette ortadan kalkmayacak, ancak rolü evrim geçiriyor ya da dönüşüyor diyebiliriz. Ticaret kanallarının bol olduğu, fiziksel ve çevrimiçi alışveriş arasındaki sınırların bulanıklaştığı ve alışverişin bir yer olmaktan çok bir aktivite haline geldiği bir dünyada, fiziksel mağazaların evdeki alışverişin rahatlığından daha fazla kişisel alışveriş yapma sebebi sunması gerekiyor. Ve bu sebepler işlevsel, deneyimsel ve insani bir kombinasyonla bütünleşmeli. Temel olarak işlemsel bir alan olmanın ötesine geçen fiziksel mağazalar, tüketicilerin ticaret ekosistemi ihtiyaçlarını karşılamak için rollerini, formatlarını, deneyimlerini ve operasyonlarını geliştirmeye devam etmeli. Öngörülü perakendeciler ve markalar fiziksel mağazalara yeni bir perspektifle bakıyorlar. Mağaza ziyaretlerinin, marka hikayelerini pekiştirmek, deneyimler aracılığıyla izlenimler yaratmak ve dönüşüm sağlamak için bir fırsat olduğunu anlıyorlar. Fiziksel mağazalar, müşterilerin kesintisiz ekosisteminin bir parçası, dijitalden ayrı tutulamaz. Bu, perakendecilerin ve markaların ayrı ayrı çalışan fiziksel ve dijital ekipler yerine birleşik operasyonlara bakmaları gerektiği anlamına geliyor. Tüketicilerin ticaret ekosistemlerini derinlemesine anlamak, çok kanallı müşteri yolculuklarını haritalamak, tasarlamak ve ardından ölçümlemek önemli. Bu da, alışveriş yapanların kanallar arasında nasıl gezindiğini anlamak ve farklı kategoriler için fiziksel mağazanın rollerini yeniden değerlendirmek anlamına geliyor. Fiziksel mağazanın rolleri dönüşürken, modellerin, deneyim tasarımının, uygulamanın, ölçümün ve yönetimin de dönüşmesi gerekiyor.
Yazan: Beste Yıldız
Ipsos Stratejik Araştırmalar Bölüm Lideri ve İcra Kurulu Üyesi
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j-1.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-01 12:49:002024-02-01 12:49:54Dijital çağda fiziksel alışverişin evrimi
Son dönemde adını sıkça duyduğumuz Grand Müziğin Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Güneş ile bir araya geldik. Hayrettin Güneş, Grand Müzik ve gelecek projelerini bizimle paylaştı.
Hayrettin Bey merhabalar. Adını son zamanlarda çok sık duyduğumuz şirketiniz Grand Müzik nasıl ortaya çıktı.
Müzik hayatımızın hep bir parçasıydı Grand Şirketler Grubu’nun bünyesinde eğlence sektöründe de varlığımızı sürdürüyorduk. Türkiye’den isimli bir çok sanatçıyla konser çalışmalarımız oldu. Bir projemizde Şuan hala beraber olduğumuz kıymetli sanatçılarımız Doğuş ve Mustafa Yılmaz bizim organize ettiğimiz kendi mekanımız da aynı sahneyi paylaştılar. Daha sonra Doğuş’un Mustafa Yılmaz’ın sesini beğenmesinden dolayı bir şarkı için bir proje anlaşması yaptık. Sonra bu bir şarkının 5 şarkı olmasına, dolayısıyla albüm çıkartmaya karar verdik. Uzun uğraşlar sonucu hazırladığımız bu albümü herhangi bir şirketten çıkartmayı doğru bulmadığım için Grand Müziğin temelini 2020 yılı Ocak ayında attık. Şirketimizi kurduk ve şirketimizin ilk çalışmasını Mustafa Yılmaz’a Doğuş imzalı 5 şarkıdan oluşan “DUY” albümünü yaparak şirketimizin ilk işini duyurduk.
Grand Müzik’te bir çok isimle çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz. Şarkı ve sanatçı seçimlerinde nelere dikkat ediyorsunuz?
Grand Müzik olarak hedefimiz en iyi şirketler arasında olmak. Türkiye’nin şu anda 90’larda popüler olan Zerrin Özer, Doğuş, Cengiz İmren, Reyhan Karaca, Songül Karlı, Cansever, Ozan Orhon, Murat Başaran ve Ebru Polat gibi bir çok başarılı ve sevilen sanatçılarla çalışmalarımız hali hazırda devam ediyor. Amacımız sanat camiasına hareketlilik kazandırmak. Şarkı seçimlerine genelde karışmıyoruz. Tamamıyla sanatçının ruhuna duygusuna bırakıyoruz. Sonuçta bir şarkıyı önce sanatçının hissetmesinin doğru olduğunu düşündüğümüz için tabi fikir alışverişleri muhakkak yapıyoruz. Ama sonuç olarak şarkı seçiminde tamamıyla sanatçının ruh haline bırakıyoruz.
Şirketiniz şuan başarılı bir grafik çiziyor. Kısa sürede ki bu başarıyı nelere bağlıyorsunuz?
İş ve mesleki hayatımda babamdan öğrendiğim olmazsa olmazlarımdan disiplin ve güven konusu başarımızın en püf noktası. Çok kıymetli bir ekibin var çok çalışan çok üreten ve her koşulda onları fikir alışverişlerimizi destekliyorum. Tüm yeniliklere açık olan birisi olarak müzikle alakalı başarı odaklı elimizden ne geliyorsa onu yapmaya gayret ediyoruz. Daha da yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Grand Müziği kurduktan sonra mı müzikle ilgilenmeye başladınız yoksa daha önceden ilginiz ve deneyiminiz var mıydı?
Babam 1980 yıllarında ilk Türk marketini açtığında ikinci dükkan olarak müzik kasetleri CD’leri filmleri Yeşilçam filmleri bunları satardık. Dolayısıyla eskiden gelen müzikle alakalı bir deneyimimiz var. Tabi bunu ilerleyen yıllarda eğlence sektöründe varlığımızı daha güçlü göstermeye başladık. Disko ve türkü bar gibi sektörlerde bir çok sanatçılara ev sahipliği yaptık. Daha sonra Grand müzik gelişti.
Grand Müzik nasıl bir müzik şirketidir? Sanatçılar neden sizi tercih etmeli?
Grand müzik hem sanatçıya destek veren hem sanatçısının arkasında duran projelerini destekleyen bir şirkettir. Tüm yeniliklere açık prestiji yüksek hiç kimsenin emeğini zedelemeden kendi haline bırakmadan arkasında duran bir şirkettir. Günümüzde sanatçılara verdiğimiz desteği veren daha ikinci bir şirket göremedim dolayısıyla sanatçılara bakış açımız farklı olduğu için tercih edilen bir şirket haline geldik.
Sizi diğer müzik şirketlerinden ayıran en büyük özellik nedir?
Aslında burada kimseyi kimseden ayırt edemem. Çünkü herkesin işe bakış açısı farklıdır. Ben bakış açımı tamamıyla uygulamaya çalışıyorum. Benim açım bazılarına göre doğru olmayabilir, yanlış olabilir. Dolayısıyla şirketler arasında farklılıklar olmak zorunda. Bizi biz yapan en büyük nedende bu zaten. Yani burada ben doğru yapıyorum onlar yanlış yapıyor, cümlesini kullanmak çok büyük bir yanlış olur. O yüzden şirket olarak en iyisini yapmaya gayret ediyoruz.
Grand Müziğin ileriye dönük hedefleri nelerdir?
Türkiye’nin sayılı şirketleri arasında konumunu koruması hedeflerimiz ve kendimizi her gün yenilerek daha fazla gelişebilmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Evet, şu an şirket olarak Türkiye’de çok iyi bir konumdayız ama durmak yok. Çok daha iyi olabilmek için sürekli üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz.
Bünyenizde bulunan sanatçılarla diyaloglarınız nasıl? Prodüktör olarak sanatçıların sizlerden beklentileri nelerdir?
Tüm sanatçılarımızla samimi abi kardeş ilişkimiz var. Ben hiç kimseye tepeden bakan bir insan olmadım sevmiyorum. Öyle insanları da alçakgönüllü olmayı her zaman tercih etmişimdir. Karşımdaki insanların da aynısını olmasını istiyor ve diliyorum. Sanatçılarımıza gerekli olan desteği şirket olarak bugüne kadar hep verdik. Vermeye de devam edeceğimizi bilmenizi istiyorum.
Bir şarkıda nelere dikkat edersiniz? Evet bu şarkı bizde olmalı demenize neden olan en büyük etken nedir?
Günümüzde müziğin dili çok hızlı gelişmekte ve değişmekte. Dijital bir çağda yaşadığımızdan dolayı müziğin farklı dilleri mevcut. Her farklı tarzı şirketimize koymaya gayret ediyoruz. Her tarzın alıcısı dinleyicisi var. Emek verilerek yapılan tüm işlere saygı gösteriyoruz. Ben arabesk dinlemeyi çok seviyorum ama oğluma sorarsan yeni nesil dinlemeyi çok seviyor. Burada en çok dikkat etmemiz gereken hem arabesk dalında en iyi şarkıyı hem yeni nesil tarzda en iyi şarkıları şirketimize kazandırma gayret ediyoruz.
Prodüktör olarak sıfırdan başlanan bir çalışmada dikkat edilmesi gereken en önemli şey nedir? Şarkı, Aranje, Klip vs..
Ben her zaman kaliteyi ön planda tutan bir insan oldum. Bu müzikte de kesinlikle böyle olmalı. Amatör çalışmaları muhakkak destekliyoruz ama bir şarkı hem aranje hem klip hem stüdyo çalışmaları titizlikle ve çok iyi olmak zorunda. Önce ben o şarkıyı dinlediğimde alabilmeliyim ki bir başkasına dinletebilelim. İlk dinlediğimde bir şarkıya heyecan duymam gerekiyor ki ona gereken tam desteği verebileyim.
Sizi heyecanlandıran projeler oldu mu hiç..
İnanmadığım Hiç bir projenin arkasında durmadım ilgilenmedim, Mesela, Cengiz İmren’in tüm şarkılarını her zaman severek dinliyorum. Yılan, Hele bakın Kim Gelmiş gibi çok sevdiğim şarkıların bizim şirketimizden yayınlanması bana çok büyük heyecan katan projelerden birisidir. Yakın dostluğumuzun enerjisi projemize yansıdı diyebilirim.
Zerrin Özer, Doğuş, Cengiz İmren, Songül Karlı, Reyhan Karaca ve Cansever gibi 90’lı yıllara damgasını vurmuş sanatçılar ile çalışmak nasıl bir duygu?
Grand Müzikten yayınlanan hiç bir sanatçıyı diğer bir sanatçıyla asla kıyaslamadım kıyaslamamda. Çünkü hepsi kendi alanında çok başarılı ve hepsi şahsım adına ve Grand müzik şirketim adına çok kıymetli ve değerli kendilerini sevenlerine karşı ispatlamış ve çalışmaları herkesin gönlünde taht kurmuş sanatçılar. Dolayısıyla şirketim de böyle güzel sanatçılarla birlikte çalışıyor olmak benim içinde bir gurur.
2024 yılı içerisinde nasıl bir planlama içerisinde olacaksınız?
Şirket olarak sürekli ileriyi ve daha iyisini hedefliyoruz. Hâli hazırda görüştüklerimiz ve anlaşmaya vardığımız değerli sanatçılarımızda var. Bunlar arasında proje olarak yola çıkacağımız sevgili Ajda Pekkan, Funda Arar ve Altay’da var.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/02/j.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-02-01 11:37:062024-02-01 12:05:41Hayrettin Güneş “Şu an şirket olarak Türkiye’de çok iyi bir konumdayız”
Six Senses Kocataş Mansions, Istanbul, bünyesinde yer alan ünlü restoranlarında Sevgililer Günü’ne özel sunduğu lezzetler ile romantik anlara imza ediyor.
Londra kökenli İtalyan restoranı Scalini İstanbul Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan menüsünde şunlar var.
Başlangıçlarda enginar salatası, Polpettone, ıspanak ve ricotta peyniri ile hazırlanan ravioli yer alırken, ana yemekte sunulan dana yanak ve jumbo karidesten oluşan Surf&Turf tabağı unutulmaz bir lezzet şöleni sunuyor. Gül sosu ile servis edilen Rose Panna Cotta ise sevdiğinizle geçireceğiniz akşam yemeğine en romantik şekilde noktalıyor.
Latin Amerika ve Asya kültürünün en lezzetli örneklerini sunduğu Toro Latin Gastro Bar ise paylaşımlı tabaklar ile sevdiğinizle birlikte deneyimleyeceğiniz eşsiz bir akşam yemeği sunuyor. Dünyaca ünlü, ödüllü şef Richard Sandoval’ın kendi yorumlarını taşıyan yemekleriyle misafirlerine benzersiz lezzetler sunan Toro Latin Gastro Bar’ın sadece bu özel gece için tasarladığı menüsünde, ızgara armut salatası, pembe sushi rol, pembe mole soslu fırınlanmış tavuk veya Peru sosu ile çupra balığının eşsiz uyumundan oluşan Pescadı Frito yer alıyor. Şefin Aşk Bombası ismiyle sunduğu final tatlısı ise bu özel geceyi unutulmaz kılıyor.
Chef Erdal ise Anadolu mutfağından vazgeçemeyen çiftleri ağırlıyor. Chef Erdal, imza lezzetleri arasında yer alan Alinazik, fettah, acılı Antep ezme, Girit ezme, muhammara, çiğ köfte ve yaprak salatanın yanı sıra ara sıkacaklarda sunduğu kızarmış içli köfte ve fındık lahmacun ile bu özel geceyi şölene dönüştürüyor. Ana yemeklerde sunulan Adana kebap, tavuk şiş ve Erdal et ise gecenin yıldızı oluyor.
1996’dan beri düzenlenen Winterfest’te Türkiye’nin en sevilen sanatçıları sahne alıyor! 15 Şubat’a kadar devam edecek festivalde, sahneyi Simge Sağın’dan Sefo’ya, Mert Demir’den Motive’ye birçok yıldız paylaşacak.
04 Şubat – 15 Şubat 2024 tarihleri arasında Uludağ’da düzenlenecek olan Bitexen Winterfest, yıldız isimleri binlerce katılımcıyla buluşturacak. Simge Sağın, Sefo, Mert Demir, Motive, Köfn, Madrigal, Reckol, Hera, Arem Özgüç & Arman Aydın, Ayla Balyemez, Simge Eğrilmez, Sude, Cielo ve farklı tarzdan müzik yapan bir çok DJ bu yıl Bitexen Winterfest’te sahne alacak.
Yerel seçimlere sayılı günler kala CHP’nin Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak eski Şişli Belediye Başkanı ve halen Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül belirlendi. CHP Ordu İl Teşkilatı, Sarıgül’ün adaylığını CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e iletti ve Özel de bu talebe olumlu yaklaştı.
Yerel seçimlere sayılı günler kala partilerin aday belirleme ve açıklama süreci devam ediyor. Son gelişmeye göre CHP’nin Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı için Mustafa Sarıgül’ün isminin öne çıktığı öğrenildi. CHP’nin Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı eski Şişli Belediye Başkanı ve halen Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül oldu. CHP Ordu İl Teşkilatı, Ankara’da CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşerek Sarıgül’ün CHP Ordu Büyükşehir Belediye Başkan adayı olması talebini iletti. Özel da bu talebe olumlu yaklaştı. Özel, “Adaylığı önünde bir engel yok. Birkaç içinde açılama yaparız.” ifadelerinde bulundu.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/01/j-83.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-01-31 13:34:222024-01-31 12:35:35Mustafa Sarıgül Ordu yolunda
CHP’nin Çeşme adayı Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli oldu
Çeşme’den aday gösterilen isim ise ünlü teknik direktör Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli oldu.
Haftalardır merakla beklenen CHP’nin İzmir büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları belli oldu. CHP, büyükşehir için Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı aday gösterirken, Çeşme ilçesinde ise teknik direktör Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli aday oldu.
LAL DENİZLİ KİMDİR?
Lal Denizli, 1991 yılında dünyaya geldi.
Milli Futbol Takım’ın yanı sıra Galatasaray ve Beşiktaş’ın da teknik direktörlüğünü yapan Mustafa Denizli ile Çiğdem Kayalı’nın kızıdır.
Pierre Loti Fransız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nü bitirdi.
Ardından Uluslararası İlişkiler üzerine yüksek lisans yaptı.
Lal Denizli, CHP Gençlik Kolları’nda aktif olarak çalışıyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2024/01/jj-1.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2024-01-31 12:24:572024-01-31 12:24:57CHP’nin Çeşme adayı Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli oldu
Dijital çağda fiziksel alışverişin evrimi
Dijitalleşme, günlük hayatımızda birçok alanda derin ve kalıcı bir etki yaratıyor, yaratmaya da devam edecek. İletişimden bilgi erişimine, çalışma hayatından eğlenceye kadar birçok alanda hayatımızın evrilmesine neden olurken alışveriş alışkanlıklarımız ve deneyimlerimiz üzerindeki etkisi de tartışılmaz. Evimizin rahat ve sıcak ortamında, koltuğumuzda otururken birkaç tıklama ile dünyanın her yerinden ürün satın alabiliyoruz. Ancak dijitalleşmenin bize yaşattığı bu alışveriş deneyimine, rahatlığa ve pratikliğe rağmen fiziksel mağazalardan alışveriş yapmaktan da vazgeçemiyoruz. Bu makalede, tüketicilerin alışveriş kanalı tercihlerinin arkasında yatan dinamikleri ve fiziksel alışverişin kaybolmayan cazibesi ile nasıl evrimleştiğini inceleyeceğiz.
“Güven” dijital alışveriş için hala bir bariyer
Öncelikle tüketicilerin alışveriş kanallarını nasıl değerlendirdiklerine bakacak olursak, Ipsos‘un Türkiye genelinde 1.205 kişiyle gerçekleştirdiği “Online Shopper 2023” çalışmasının raporuna göre tüketiciler online alışverişi pratik, ekonomik, stressiz ve keyifli bulurken, fiziksel mağazalardan yapılan alışverişi sorunsuz ve güvenilir olarak değerlendiriyorlar. “Güven” hala dijital alışverişte bir bariyer olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’de toplumun yarıya yakını güven sorunundan dolayı internetten alışveriş yapmaya çekiniyor. Tüm teknolojik gelişmelere ve güvenlik önlemlerine rağmen bu tutum seneler içinde çok da değişmedi. Ipsos’un “Türkiye’yi Anlama Kılavuzu 2022” raporuna göre 2018 yılında internetten alışveriş yapmaya çekinenlerin oranı yüzde 46 iken 2022 yılında sadece 3 puanlık bir düşüşle yüzde 43 olarak gerçekleşti. Internet alışverişine karşı çekimser olma durumu sadece Türkiye’ye özgü de değil; dünyada da sebepleri farklı olsa da internet alışverişine karşı çekimser bir kitle var. Ipsos’un “Global Trends 2023” raporuna göre her 10 kişiden 4’ü online alışverişi fiziksel mağazalardan yapılan alışverişe göre daha zor buluyor.
Fiziksel mağaza demek gezmek demek, dokunmak demek
Peki tüketicileri online alışverişe ya da fiziksel mağazalardan alışverişe yönlendiren şey ne? Ipsos‘un “Online Shopper 2023” raporuna göre fiziksel bir mağazaya gitmek yerine online alışverişi tercih etmedeki en temel motivasyonlar evden çıkılamayan zamanlarda ürünlerin kapıya gelmesi, 7/24 alışveriş yapma olanağı, ürünleri taşımak zorunda kalmamak, sipariş takibinin kolay olması, ürünlerin fiyatlarının anlaşılır ve net olması, sepette ek indirim ya da kupon / kod gibi fırsatlar sunulması, ürün ve fiyat çeşitliliğinin olması. Yine aynı raporda, fiziksel alışverişin başlıca motivasyonları ise ürünleri yakından görme, dokunma, inceleme fırsatı, teslimatı beklemek zorunda kalmama, mağazada gezip dolaşmanın keyfi ve kargo / teslimat ücreti ödememe olarak karşımıza çıkıyor.
Fiziksel mağazalar alışverişi bir deneyime dönüştürme konusunda benzersiz bir avantaja sahip. Mağazalar, atmosferleri, müzikleri, ürün düzenlemeleri ve genel sunumlarıyla tüketicilere online kanalların sunamadığı bir deneyim sunuyor. Son trendlere baktığımızda, birçok fiziksel mağazanın teknolojiyi kullanmaya başladığını görüyoruz. Artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve yapay zeka gibi teknolojiler, mağazaların tüketicilere daha interaktif ve kişiselleştirilmiş bir deneyim sunmasını sağlıyor. Bu tür yenilikler fiziksel mağazaların, online alışverişin sunduğu rahatlıkla rekabet etmelerine yardımcı oluyor.
Fiziksel mağazacılık ölüyor mu?
Zaman zaman “Fiziksel mağazacılık ölüyor mu?” sorusu gündeme geliyor. Hayır elbette ölmüyor ancak farklılaşıyor. Pandemi dijital alışverişin kapılarını ardına kadar açsa da, pandeminin ortadan kalkması ile birlikte tüketiciler fiziksel mağaza alışverişine dönüş yaptı. Ipsos’un 15 ülkede 10.017 kişiyle yaptığı araştırmanın sonuçlarını içeren “Essentials 2022” raporuna göre, tüketiciler alışveriş zamanlarının önemli bir kısmını (kategoriye bağlı olarak yüzde 38 ile yüzde 74 arasında değişmektedir) fiziksel mağazalarda (gezinme, araştırma, satın alma) geçiriyor. Satın aldıkları ürünlerin de yüzde 29 ile yüzde 77’sini fiziksel mağazalardan alıyorlar.
Fiziksel mağazalar duyusal bir deneyim sunuyor
Fiziksel mağazaların rolü ülkeden ülkeye, kültürden kültüre, kategoriden kategoriye ve kanaldan kanala büyük farklılıklar gösteriyor. Ancak geleneksel olarak fiziksel mağazaların tarihsel rolü keşfetme, sergileme, gösterim, işlem ve belki de bazı satış sonrası hizmetler etrafında toplanmış olup, tüm bunlar değişken bir müşteri deneyimine yol açıyor. Perakendecilerin veya markaların bakış açısından fiziksel mağazalar hem satış hem de pazarlama hedeflerine hizmet etse de, alışveriş yapanların bakış açısından mağazalar bir dizi işlevsel, deneyimsel ve insani amaçlara hizmet ediyor. Fiziksel mağazaların bu rolleri zaman içinde genişlemiş olup müşterilerin marka deneyimi tüm bu yönlerden etkileniyor. Fiziksel mağazalar, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi dijital araçların tam anlamıyla sağlayamadığı bir şekilde içine çeken, etkileyici, eğlenceli ve duyusal bir deneyim sunma yeteneğine sahip. Bu, özellikle dokunma, koklama ve tat alma duyularını aktive etmesiyle meydana gelen bir durum (görme ve işitme dijital olarak taklit edilebilir). Böylece beş duyunun tümüne de sesleniyor diyebiliriz. Ürünlere dokunma, fiziksel temas kurma ve deneme üst yaş grupları için ve taze meyve-sebze ve giyim gibi belirli kategoriler için özellikle önemli.
Diğer yandan, dijital ve fiziksel alışverişin birbirine rakip değil, birbirini tamamlayıcı olduğu inkar edilemez bir gerçek. Her iki kanalın da kendi benzersiz avantajları ve dezavantajları var ve bu nedenle genellikle farklı alışveriş ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Bu iki kanalın birbirini tamamladığı birçok örnek var. Birçok tüketici, online olarak araştırma yapmayı ve daha sonra fiziksel mağazadan satın almayı tercih ediyor (“webrooming”). Öte yandan, bazı tüketiciler de bir mağazada bir ürünü denemeyi ve daha sonra online olarak daha iyi bir fiyata bulmayı tercih ediyor (“showrooming”).
Sonuç
Fiziksel mağazalar elbette ortadan kalkmayacak, ancak rolü evrim geçiriyor ya da dönüşüyor diyebiliriz. Ticaret kanallarının bol olduğu, fiziksel ve çevrimiçi alışveriş arasındaki sınırların bulanıklaştığı ve alışverişin bir yer olmaktan çok bir aktivite haline geldiği bir dünyada, fiziksel mağazaların evdeki alışverişin rahatlığından daha fazla kişisel alışveriş yapma sebebi sunması gerekiyor. Ve bu sebepler işlevsel, deneyimsel ve insani bir kombinasyonla bütünleşmeli. Temel olarak işlemsel bir alan olmanın ötesine geçen fiziksel mağazalar, tüketicilerin ticaret ekosistemi ihtiyaçlarını karşılamak için rollerini, formatlarını, deneyimlerini ve operasyonlarını geliştirmeye devam etmeli. Öngörülü perakendeciler ve markalar fiziksel mağazalara yeni bir perspektifle bakıyorlar. Mağaza ziyaretlerinin, marka hikayelerini pekiştirmek, deneyimler aracılığıyla izlenimler yaratmak ve dönüşüm sağlamak için bir fırsat olduğunu anlıyorlar. Fiziksel mağazalar, müşterilerin kesintisiz ekosisteminin bir parçası, dijitalden ayrı tutulamaz. Bu, perakendecilerin ve markaların ayrı ayrı çalışan fiziksel ve dijital ekipler yerine birleşik operasyonlara bakmaları gerektiği anlamına geliyor. Tüketicilerin ticaret ekosistemlerini derinlemesine anlamak, çok kanallı müşteri yolculuklarını haritalamak, tasarlamak ve ardından ölçümlemek önemli. Bu da, alışveriş yapanların kanallar arasında nasıl gezindiğini anlamak ve farklı kategoriler için fiziksel mağazanın rollerini yeniden değerlendirmek anlamına geliyor. Fiziksel mağazanın rolleri dönüşürken, modellerin, deneyim tasarımının, uygulamanın, ölçümün ve yönetimin de dönüşmesi gerekiyor.
Yazan: Beste Yıldız
Ipsos Stratejik Araştırmalar Bölüm Lideri ve İcra Kurulu Üyesi
Hayrettin Güneş “Şu an şirket olarak Türkiye’de çok iyi bir konumdayız”
Son dönemde adını sıkça duyduğumuz Grand Müziğin Yönetim Kurulu Başkanı Hayrettin Güneş ile bir araya geldik. Hayrettin Güneş, Grand Müzik ve gelecek projelerini bizimle paylaştı.
Hayrettin Bey merhabalar. Adını son zamanlarda çok sık duyduğumuz şirketiniz Grand Müzik nasıl ortaya çıktı.
Müzik hayatımızın hep bir parçasıydı Grand Şirketler Grubu’nun bünyesinde eğlence sektöründe de varlığımızı sürdürüyorduk. Türkiye’den isimli bir çok sanatçıyla konser çalışmalarımız oldu. Bir projemizde Şuan hala beraber olduğumuz kıymetli sanatçılarımız Doğuş ve Mustafa Yılmaz bizim organize ettiğimiz kendi mekanımız da aynı sahneyi paylaştılar. Daha sonra Doğuş’un Mustafa Yılmaz’ın sesini beğenmesinden dolayı bir şarkı için bir proje anlaşması yaptık. Sonra bu bir şarkının 5 şarkı olmasına, dolayısıyla albüm çıkartmaya karar verdik. Uzun uğraşlar sonucu hazırladığımız bu albümü herhangi bir şirketten çıkartmayı doğru bulmadığım için Grand Müziğin temelini 2020 yılı Ocak ayında attık. Şirketimizi kurduk ve şirketimizin ilk çalışmasını Mustafa Yılmaz’a Doğuş imzalı 5 şarkıdan oluşan “DUY” albümünü yaparak şirketimizin ilk işini duyurduk.
Grand Müzik’te bir çok isimle çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz. Şarkı ve sanatçı seçimlerinde nelere dikkat ediyorsunuz?
Grand Müzik olarak hedefimiz en iyi şirketler arasında olmak. Türkiye’nin şu anda 90’larda popüler olan Zerrin Özer, Doğuş, Cengiz İmren, Reyhan Karaca, Songül Karlı, Cansever, Ozan Orhon, Murat Başaran ve Ebru Polat gibi bir çok başarılı ve sevilen sanatçılarla çalışmalarımız hali hazırda devam ediyor. Amacımız sanat camiasına hareketlilik kazandırmak. Şarkı seçimlerine genelde karışmıyoruz. Tamamıyla sanatçının ruhuna duygusuna bırakıyoruz. Sonuçta bir şarkıyı önce sanatçının hissetmesinin doğru olduğunu düşündüğümüz için tabi fikir alışverişleri muhakkak yapıyoruz. Ama sonuç olarak şarkı seçiminde tamamıyla sanatçının ruh haline bırakıyoruz.
Şirketiniz şuan başarılı bir grafik çiziyor. Kısa sürede ki bu başarıyı nelere bağlıyorsunuz?
İş ve mesleki hayatımda babamdan öğrendiğim olmazsa olmazlarımdan disiplin ve güven konusu başarımızın en püf noktası. Çok kıymetli bir ekibin var çok çalışan çok üreten ve her koşulda onları fikir alışverişlerimizi destekliyorum. Tüm yeniliklere açık olan birisi olarak müzikle alakalı başarı odaklı elimizden ne geliyorsa onu yapmaya gayret ediyoruz. Daha da yapacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Grand Müziği kurduktan sonra mı müzikle ilgilenmeye başladınız yoksa daha önceden ilginiz ve deneyiminiz var mıydı?
Babam 1980 yıllarında ilk Türk marketini açtığında ikinci dükkan olarak müzik kasetleri CD’leri filmleri Yeşilçam filmleri bunları satardık. Dolayısıyla eskiden gelen müzikle alakalı bir deneyimimiz var. Tabi bunu ilerleyen yıllarda eğlence sektöründe varlığımızı daha güçlü göstermeye başladık. Disko ve türkü bar gibi sektörlerde bir çok sanatçılara ev sahipliği yaptık. Daha sonra Grand müzik gelişti.
Grand Müzik nasıl bir müzik şirketidir? Sanatçılar neden sizi tercih etmeli?
Grand müzik hem sanatçıya destek veren hem sanatçısının arkasında duran projelerini destekleyen bir şirkettir. Tüm yeniliklere açık prestiji yüksek hiç kimsenin emeğini zedelemeden kendi haline bırakmadan arkasında duran bir şirkettir. Günümüzde sanatçılara verdiğimiz desteği veren daha ikinci bir şirket göremedim dolayısıyla sanatçılara bakış açımız farklı olduğu için tercih edilen bir şirket haline geldik.
Sizi diğer müzik şirketlerinden ayıran en büyük özellik nedir?
Aslında burada kimseyi kimseden ayırt edemem. Çünkü herkesin işe bakış açısı farklıdır. Ben bakış açımı tamamıyla uygulamaya çalışıyorum. Benim açım bazılarına göre doğru olmayabilir, yanlış olabilir. Dolayısıyla şirketler arasında farklılıklar olmak zorunda. Bizi biz yapan en büyük nedende bu zaten. Yani burada ben doğru yapıyorum onlar yanlış yapıyor, cümlesini kullanmak çok büyük bir yanlış olur. O yüzden şirket olarak en iyisini yapmaya gayret ediyoruz.
Grand Müziğin ileriye dönük hedefleri nelerdir?
Türkiye’nin sayılı şirketleri arasında konumunu koruması hedeflerimiz ve kendimizi her gün yenilerek daha fazla gelişebilmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Evet, şu an şirket olarak Türkiye’de çok iyi bir konumdayız ama durmak yok. Çok daha iyi olabilmek için sürekli üretmeye ve çalışmaya devam edeceğiz.
Bünyenizde bulunan sanatçılarla diyaloglarınız nasıl? Prodüktör olarak sanatçıların sizlerden beklentileri nelerdir?
Tüm sanatçılarımızla samimi abi kardeş ilişkimiz var. Ben hiç kimseye tepeden bakan bir insan olmadım sevmiyorum. Öyle insanları da alçakgönüllü olmayı her zaman tercih etmişimdir. Karşımdaki insanların da aynısını olmasını istiyor ve diliyorum. Sanatçılarımıza gerekli olan desteği şirket olarak bugüne kadar hep verdik. Vermeye de devam edeceğimizi bilmenizi istiyorum.
Bir şarkıda nelere dikkat edersiniz? Evet bu şarkı bizde olmalı demenize neden olan en büyük etken nedir?
Günümüzde müziğin dili çok hızlı gelişmekte ve değişmekte. Dijital bir çağda yaşadığımızdan dolayı müziğin farklı dilleri mevcut. Her farklı tarzı şirketimize koymaya gayret ediyoruz. Her tarzın alıcısı dinleyicisi var. Emek verilerek yapılan tüm işlere saygı gösteriyoruz. Ben arabesk dinlemeyi çok seviyorum ama oğluma sorarsan yeni nesil dinlemeyi çok seviyor. Burada en çok dikkat etmemiz gereken hem arabesk dalında en iyi şarkıyı hem yeni nesil tarzda en iyi şarkıları şirketimize kazandırma gayret ediyoruz.
Prodüktör olarak sıfırdan başlanan bir çalışmada dikkat edilmesi gereken en önemli şey nedir? Şarkı, Aranje, Klip vs..
Ben her zaman kaliteyi ön planda tutan bir insan oldum. Bu müzikte de kesinlikle böyle olmalı. Amatör çalışmaları muhakkak destekliyoruz ama bir şarkı hem aranje hem klip hem stüdyo çalışmaları titizlikle ve çok iyi olmak zorunda. Önce ben o şarkıyı dinlediğimde alabilmeliyim ki bir başkasına dinletebilelim. İlk dinlediğimde bir şarkıya heyecan duymam gerekiyor ki ona gereken tam desteği verebileyim.
Sizi heyecanlandıran projeler oldu mu hiç..
İnanmadığım Hiç bir projenin arkasında durmadım ilgilenmedim, Mesela, Cengiz İmren’in tüm şarkılarını her zaman severek dinliyorum. Yılan, Hele bakın Kim Gelmiş gibi çok sevdiğim şarkıların bizim şirketimizden yayınlanması bana çok büyük heyecan katan projelerden birisidir. Yakın dostluğumuzun enerjisi projemize yansıdı diyebilirim.
Zerrin Özer, Doğuş, Cengiz İmren, Songül Karlı, Reyhan Karaca ve Cansever gibi 90’lı yıllara damgasını vurmuş sanatçılar ile çalışmak nasıl bir duygu?
Grand Müzikten yayınlanan hiç bir sanatçıyı diğer bir sanatçıyla asla kıyaslamadım kıyaslamamda. Çünkü hepsi kendi alanında çok başarılı ve hepsi şahsım adına ve Grand müzik şirketim adına çok kıymetli ve değerli kendilerini sevenlerine karşı ispatlamış ve çalışmaları herkesin gönlünde taht kurmuş sanatçılar. Dolayısıyla şirketim de böyle güzel sanatçılarla birlikte çalışıyor olmak benim içinde bir gurur.
2024 yılı içerisinde nasıl bir planlama içerisinde olacaksınız?
Şirket olarak sürekli ileriyi ve daha iyisini hedefliyoruz. Hâli hazırda görüştüklerimiz ve anlaşmaya vardığımız değerli sanatçılarımızda var. Bunlar arasında proje olarak yola çıkacağımız sevgili Ajda Pekkan, Funda Arar ve Altay’da var.
Boğazda romantik Sevgililer Günü
Six Senses Kocataş Mansions, Istanbul, bünyesinde yer alan ünlü restoranlarında Sevgililer Günü’ne özel sunduğu lezzetler ile romantik anlara imza ediyor.
Londra kökenli İtalyan restoranı Scalini İstanbul Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan menüsünde şunlar var.
Başlangıçlarda enginar salatası, Polpettone, ıspanak ve ricotta peyniri ile hazırlanan ravioli yer alırken, ana yemekte sunulan dana yanak ve jumbo karidesten oluşan Surf&Turf tabağı unutulmaz bir lezzet şöleni sunuyor. Gül sosu ile servis edilen Rose Panna Cotta ise sevdiğinizle geçireceğiniz akşam yemeğine en romantik şekilde noktalıyor.
Latin Amerika ve Asya kültürünün en lezzetli örneklerini sunduğu Toro Latin Gastro Bar ise paylaşımlı tabaklar ile sevdiğinizle birlikte deneyimleyeceğiniz eşsiz bir akşam yemeği sunuyor. Dünyaca ünlü, ödüllü şef Richard Sandoval’ın kendi yorumlarını taşıyan yemekleriyle misafirlerine benzersiz lezzetler sunan Toro Latin Gastro Bar’ın sadece bu özel gece için tasarladığı menüsünde, ızgara armut salatası, pembe sushi rol, pembe mole soslu fırınlanmış tavuk veya Peru sosu ile çupra balığının eşsiz uyumundan oluşan Pescadı Frito yer alıyor. Şefin Aşk Bombası ismiyle sunduğu final tatlısı ise bu özel geceyi unutulmaz kılıyor.
Chef Erdal ise Anadolu mutfağından vazgeçemeyen çiftleri ağırlıyor. Chef Erdal, imza lezzetleri arasında yer alan Alinazik, fettah, acılı Antep ezme, Girit ezme, muhammara, çiğ köfte ve yaprak salatanın yanı sıra ara sıkacaklarda sunduğu kızarmış içli köfte ve fındık lahmacun ile bu özel geceyi şölene dönüştürüyor. Ana yemeklerde sunulan Adana kebap, tavuk şiş ve Erdal et ise gecenin yıldızı oluyor.
Bilgi: +90 212 355 55 00
Vinterfest Uludağ’da başlıyor
1996’dan beri düzenlenen Winterfest’te Türkiye’nin en sevilen sanatçıları sahne alıyor! 15 Şubat’a kadar devam edecek festivalde, sahneyi Simge Sağın’dan Sefo’ya, Mert Demir’den Motive’ye birçok yıldız paylaşacak.
04 Şubat – 15 Şubat 2024 tarihleri arasında Uludağ’da düzenlenecek olan Bitexen Winterfest, yıldız isimleri binlerce katılımcıyla buluşturacak. Simge Sağın, Sefo, Mert Demir, Motive, Köfn, Madrigal, Reckol, Hera, Arem Özgüç & Arman Aydın, Ayla Balyemez, Simge Eğrilmez, Sude, Cielo ve farklı tarzdan müzik yapan bir çok DJ bu yıl Bitexen Winterfest’te sahne alacak.
Mustafa Sarıgül Ordu yolunda
Yerel seçimlere sayılı günler kala CHP’nin Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak eski Şişli Belediye Başkanı ve halen Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül belirlendi. CHP Ordu İl Teşkilatı, Sarıgül’ün adaylığını CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e iletti ve Özel de bu talebe olumlu yaklaştı.
Yerel seçimlere sayılı günler kala partilerin aday belirleme ve açıklama süreci devam ediyor. Son gelişmeye göre CHP’nin Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adaylığı için Mustafa Sarıgül’ün isminin öne çıktığı öğrenildi. CHP’nin Ordu Büyükşehir Belediye Başkan Adayı eski Şişli Belediye Başkanı ve halen Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül oldu. CHP Ordu İl Teşkilatı, Ankara’da CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşerek Sarıgül’ün CHP Ordu Büyükşehir Belediye Başkan adayı olması talebini iletti. Özel da bu talebe olumlu yaklaştı. Özel, “Adaylığı önünde bir engel yok. Birkaç içinde açılama yaparız.” ifadelerinde bulundu.
CHP’nin Çeşme adayı Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli oldu
CHP’nin Çeşme adayı Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli oldu
Çeşme’den aday gösterilen isim ise ünlü teknik direktör Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli oldu.
Haftalardır merakla beklenen CHP’nin İzmir büyükşehir ve ilçe belediye başkan adayları belli oldu. CHP, büyükşehir için Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı aday gösterirken, Çeşme ilçesinde ise teknik direktör Mustafa Denizli’nin kızı Lal Denizli aday oldu.
LAL DENİZLİ KİMDİR?
Lal Denizli, 1991 yılında dünyaya geldi.
Milli Futbol Takım’ın yanı sıra Galatasaray ve Beşiktaş’ın da teknik direktörlüğünü yapan Mustafa Denizli ile Çiğdem Kayalı’nın kızıdır.
Pierre Loti Fransız Lisesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nü bitirdi.
Ardından Uluslararası İlişkiler üzerine yüksek lisans yaptı.
Lal Denizli, CHP Gençlik Kolları’nda aktif olarak çalışıyor.