Beslenme davranışları ile kültürel faktörler arasındaki ilişkinin önemli bir araştırma alanı olduğunu belirten uzmanlar, yemekleri ödül olarak görmek, tıkanırcasına yeme ya da anoreksiya nervoza gibi bozukluklarda görülen besin kaygısı gibi davranışların, kültürel kodlardan etkilenebildiğini söylüyor.
Bulimia nervozanın, kontrolsüz yeme krizleri ve telafi edici davranışlarla hem psikolojik hem fiziksel riskler yaratabildiğini aktaran Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Anoreksiya nervoza ise kişinin düşük kiloda olmasına rağmen kendisini kilolu görmesi ve aşırı kısıtlayıcı beslenme davranışlarıyla tanımlanır. Her iki bozuklukta da beden imajı kaygısı, yoğun kilo alma korkusu ve yeme davranışında bozulmalar görülür.” dedi. Erken teşhis ve multidisipliner tedavinin, komplikasyonları önlemede kritik rol oynadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, ailelerin destekleyici tutumu ve partnerlerin farkındalığının, iyileşme sürecini hızlandırdığını vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, yeme bozukluklarının kültürel ve psikolojik etkilerini, bulimia ve anoreksiya nervoza farklarını, tedavi yöntemlerini ve aile ile partner desteğinin önemini anlattı.
Beslenme alışkanlıkları büyük ölçüde kültürel normlarla şekilleniyor
Beslenme davranışları ile kültürel faktörler arasındaki ilişkinin, psikoloji ve antropoloji literatüründe önemli bir araştırma alanı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Çeşitli kültürlerde beslenme alışkanlıkları ve yemekle ilgili sosyal pratikler büyük ölçüde kültürel normlar tarafından şekillenir.” dedi.
Türk kültüründe aile ve arkadaşlarla birlikte yemek yemenin önemli bir sosyal etkinlik olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Bol yiyecek sunulması ve bereket vurgusu yaygındır. Buna karşın Kuzey Avrupa kültürlerinde daha minimalist ve işlevsel bir yemek anlayışı görülür. Yemekleri ödül olarak görmek, tıkanırcasına yeme ya da anoreksiya nervoza gibi bozukluklarda görülen besin kaygısı gibi davranışlar, bu kültürel kodlardan etkilenebilir.” şeklinde konuştu.
Bulimia nervoza, kontrolsüz yeme krizleri ve telafi edici davranışlarla ciddi sonuçlara yol açabilir!
Bulimia nervozanın, kontrol edilemeyen yeme krizleriyle başlayan ve bu davranışı telafi etmek için kusma, laksatif kullanımı, aşırı egzersiz ya da katı diyetler gibi yöntemlerin uygulandığı bir yeme bozukluğu olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Bireyler genellikle suçluluk, utanç ve yoğun kilo alma kaygısı yaşarlar. Fiziksel olarak normal kilo aralığında olsalar bile bu kaygı devam eder ve davranışlar çoğunlukla gizli gerçekleşir. Tedavi edilmediğinde hem psikolojik hem fiziksel açıdan ciddi sonuçlara yol açabilir.” dedi.
Bulimia Nervoza ve Anoreksiya Nervoza arasındaki farklara ve benzerliklere değinen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, şunları söyledi:
“Bulimia nervoza; hızlı ve kontrolsüz yeme, ardından telafi edici davranışlar ile karakterize edilir. Bu kişiler genellikle normal kilo aralığındadır. Anoreksiya nervoza ise kişinin düşük kiloda olmasına rağmen kendisini kilolu görmesi ve aşırı kısıtlayıcı beslenme davranışlarıyla tanımlanır. Her iki bozuklukta da beden imajı kaygısı, yoğun kilo alma korkusu ve yeme davranışında bozulmalar görülür. Tedavi edilmediğinde depresyon, anksiyete ve sosyal izolasyon gibi sorunlara neden olabilir.”
Güzellik baskısı gençlerde yeme bozukluklarına yol açabiliyor!
Toplumsal normların, medya etkisinin ve kişisel özgüvenin, insanların dış görünüşe verdiği önemi belirlediğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Güzellik standartlarının yarattığı baskı, özellikle gençlerde beden algısını olumsuz etkileyerek yeme bozukluklarına zemin hazırlayabilir.” dedi.
Yeme bozukluklarının genetik, biyolojik ve psikolojik faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıktığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Erken teşhis, semptomların şiddetlenmesini önlemek ve ciddi komplikasyonları engellemek açısından kritiktir. Psikiyatrist, psikolog, diyetisyen ve diğer uzmanlardan oluşan multidisipliner bir ekip, hem fiziksel hem ruhsal sağlığın iyileştirilmesinde etkili olur. Komorbid durumların yönetimi de tedavinin önemli bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.
Tedavi sonrasında nüks riski devam edebilir; düzenli takip ve profesyonel destek önemli!
Yeme bozukluklarıyla mücadelede bireyin kendi sağlık durumunu anlaması ve ihtiyaç duyduğunda profesyonel yardım almasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Erken müdahale, uzun vadeli sorunların önüne geçebilir.” dedi.
Teşhisin genellikle bir psikiyatrist tarafından konduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, şöyle devam etti:
“Fiziksel muayene, kan testleri, elektrolit ölçümleri ve gerekirse görüntüleme yöntemleriyle desteklenir. Psikiyatrik değerlendirme ve yeme davranışının gözlemlenmesi teşhisin temel aşamalarıdır. Medikal tedavi, çeşitli psikoterapi yöntemleri ve diyetisyen desteği tedavinin temel bileşenleridir. Uygulanan yöntem bireyin ihtiyacına göre belirlenir. Tedavi sonrasında nüks riski devam edebilir. Bu nedenle düzenli takip ve profesyonel destek önemlidir. Hastanın kendi durumunu izlemesi ve gerektiğinde yardım alması nüks riskini azaltır. Multidisipliner ekip, tedavinin kişiye özel ve etkili ilerlemesini sağlar. Ekip çalışması hem fiziksel hem psikolojik açıdan bütünsel bir yaklaşım sunar.”
Belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalı!
Ailelerin destekleyici, baskıcı olmayan bir tutum sergilemesinin de önemli olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Mevcut yeme rutinlerinin aşırı şekilde değiştirilmemesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve stresin azaltılması iyileşme sürecine katkı sağlar. Ailenin hastalık belirtilerini tanıması ve profesyonel yardım aramada destek olması kritik önem taşır.” dedi.
Partnerlerin, kısıtlayıcı tutumlardan kaçınarak, belirtileri fark ederek ve duygusal destek sunarak tedavi sürecine olumlu katkıda bulunabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Yeme bozuklukları ciddi tıbbi sorunlara yol açabileceği için belirtileri fark eden bireylerin en kısa sürede bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmaları önerilir. Tedavi süreci sabır gerektirir ve yakın desteği iyileşmenin önemli bir parçasıdır.” uyarısında bulunarak sözlerini tamamladı.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-3-13.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 19:19:312025-11-22 14:21:22Bulimia ve anoreksiya nervozada aile desteği iyileşmeyi hızlandırıyor
Titanic Live Türkiye’de ilk kez sahneleniyor James Cameron’ın kült filmi Titanic, 7 Şubat’ta Volkswagen Arena’da dev perdede gösterilecek. Film, James Horner’ın unutulmaz müzikleri eşliğinde Şef Timothy Henty yönetimindeki 130 kişilik İstanbul Film Orkestrası, Sirene Korosu ve Kelt müzisyenleri tarafından canlı olarak icra edilecek.
Efsanevi soundtrack 30 milyondan fazla kopya satan Titanic müzikleri, tarihin en çok satan orkestral film müziği albümü olma unvanını taşıyor. Film, 2 milyar doları aşan gişe geliri ve 11 Oscar® ödülüyle sinema tarihine geçti.
Kaçırılmayacak deneyim Piu Entertainment organizasyonuyla gerçekleşecek bu özel gece, sinemaseverler ve müzik tutkunları için unutulmaz bir buluşma olacak.
Biletler Etkinlik biletleri biletinial.com.tr, biletix.com.tr, passo.com.tr ve bubilet.com.tr üzerinden satışta.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-59.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 18:06:532025-11-22 14:08:34Sinema ve müzik tutkunlarına özel: Titanic Live İstanbul’da
11. yıl coşkusu Yıldız Holding’in gelenekselleşen Mutlu Et Mutlu Ol Günü, bu yıl 11. kez dünyanın farklı coğrafyalarındaki ofislerde eş zamanlı kutlandı. Merkez kutlama, İstanbul Çamlıca kampüsünde gerçekleşti.
Sanatın gücü Etkinliğin özel konuğu ünlü ressam Devrim Erbil oldu. Sanatçı, gazeteci Aysun Öz moderatörlüğünde düzenlenen söyleşide sanat ve hayata dair görüşlerini paylaştı. Erbil’in eserlerinden oluşan özel seçki, Çamlıca Kampüsü’nde 1 ay boyunca sergilenecek.
Kapanış coşkusu Kutlamalar, dünyanın dört bir yanındaki Yıldız Holding çalışanlarıyla canlı bağlantılarla paylaşıldı. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun katılımı ve milli sporcuların video mesajlarıyla renklenen etkinlik, Oğuzhan Koç konseri ile sona erdi.
Murat Ülker’den mesaj pladis ve Godiva Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, “Farklı kültürlerden on binlerce çalışma arkadaşımızla ortak bir mutluluk dili konuşuyoruz. Mutlu Et Mutlu Ol Günü, bu ortak kültürün en güçlü yansımalarından biri” dedi.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-2-11.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 17:02:212025-11-22 14:04:05Murat Ülker: “Ortak Bir Mutluluk Dili Konuşuyoruz”
Negmar’dan stratejik filo yatırımı Türkiye’nin önde gelen armatör gruplarından Negmar Denizcilik, dünya denizcilik devi Maersk’ten iki adet 2.500 TEU kapasiteli konteyner gemisi satın aldı.
Operasyonel verimlilik artacak Yeni gemiler, şirketin operasyonel gücünü artırırken hizmet çeşitliliğini genişletecek. Bu adım, Negmar’ın kontrollü ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Negmar hakkında 2008’de kurulan Negmar, denizcilik ve lojistik sektörlerinde edindiği tecrübe, güçlü finansal yapısı ve çevresel sürdürülebilirlik odaklı projeleriyle Türkiye’nin önde gelen armatör grupları arasında yer alıyor.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-1-23.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 16:56:312025-11-22 13:58:06Negmar, Maersk’ten iki konteyner gemisi satın aldı
Epson Türkiye’den 2026 vizyonu Epson Türkiye, düzenlediği basın toplantısında 2026 hedeflerini ve sürdürülebilirlik odaklı yol haritasını duyurdu. Ülke Müdürü Yalın Vanlıoğlu, pazar ihtiyaçlarını dinleyerek uygun fiyatlı, güvenilir ve çevre dostu çözümler sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Sürdürülebilirlik çalışmaları Epson, dünya çapında yüzde 100 yenilenebilir elektriğe geçen ilk şirket oldu. Türkiye ofisinde de bu dönüşüm tamamlanarak I-REC sertifikası alındı. Şirket, 2050’ye kadar karbon negatif ve yer altı kaynaklarından bağımsız olmayı hedefliyor.
Ürünlerde inovatif çözümler EcoTank yazıcılar lazer yazıcılara kıyasla %96’ya varan enerji tasarrufu sağlıyor. Epson projektörler ise 3LCD teknolojisiyle daha parlak ve doğal görüntüler sunuyor. Orient markası Epson çatısı altında yer alan Orient, 75 yıllık Japon saatçilik mirasıyla uygun fiyatlı ve kaliteli mekanik saatler sunmaya devam ediyor.
Yeni marka elçisi Shakira Uluslararası müzik ikonu Shakira, META-CWA bölgesinde Epson’un yeni marka elçisi oldu. İş birliği, yaratıcılığı ve eğitimi teknolojiyle güçlendirmeyi amaçlıyor.
#EpsonTürkiye #Epson2026 #Sürdürülebilirlik #EcoTank #Orient #Shakira #Teknoloji #YenilenebilirEnerji
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-58.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2025-11-22 15:54:002025-11-22 13:56:10Epson Türkiye 2026 hedeflerini ve yeni yol haritasını açıkladı
Sarıkamış’ta eşsiz yılbaşı programı Kars Sarıkamış’ın kristal kar örtüsüyle çevrili Duja Chalet Ski Resort, 30 Aralık 2025 – 4 Ocak 2026 tarihleri arasında misafirlerine unutulmaz bir yılbaşı deneyimi sunuyor.
Celil Nalçakan ile Yılbaşı Galası 31 Aralık akşamı ünlü sanatçı Celil Nalçakan sahne alacak. Özel gala menüsü, zarif dekorasyonlar ve canlı performans eşliğinde misafirler yılın en özel gecesini yaşayacak.
Doğukan Manço ile After Party 2 Ocak’ta müzik dünyasının sevilen ismi Doğukan Manço, DJ seti ve enerjik performansıyla Sarıkamış’ta unutulmaz bir geceye imza atacak.
Kristal karın kalbinde tatil Türkiye’de yalnızca Sarıkamış’ta görülen kristal kar yapısı, kayak pistleri ve Duja Chalet’in kusursuz hizmet anlayışıyla birleşerek misafirlere hem eğlence hem de doğa ile iç içe bir tatil fırsatı sunuyor.
Bulimia ve anoreksiya nervozada aile desteği iyileşmeyi hızlandırıyor
Beslenme davranışları ile kültürel faktörler arasındaki ilişkinin önemli bir araştırma alanı olduğunu belirten uzmanlar, yemekleri ödül olarak görmek, tıkanırcasına yeme ya da anoreksiya nervoza gibi bozukluklarda görülen besin kaygısı gibi davranışların, kültürel kodlardan etkilenebildiğini söylüyor.
Bulimia nervozanın, kontrolsüz yeme krizleri ve telafi edici davranışlarla hem psikolojik hem fiziksel riskler yaratabildiğini aktaran Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Anoreksiya nervoza ise kişinin düşük kiloda olmasına rağmen kendisini kilolu görmesi ve aşırı kısıtlayıcı beslenme davranışlarıyla tanımlanır. Her iki bozuklukta da beden imajı kaygısı, yoğun kilo alma korkusu ve yeme davranışında bozulmalar görülür.” dedi. Erken teşhis ve multidisipliner tedavinin, komplikasyonları önlemede kritik rol oynadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, ailelerin destekleyici tutumu ve partnerlerin farkındalığının, iyileşme sürecini hızlandırdığını vurguladı.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Erman Şentürk, yeme bozukluklarının kültürel ve psikolojik etkilerini, bulimia ve anoreksiya nervoza farklarını, tedavi yöntemlerini ve aile ile partner desteğinin önemini anlattı.
Beslenme alışkanlıkları büyük ölçüde kültürel normlarla şekilleniyor
Beslenme davranışları ile kültürel faktörler arasındaki ilişkinin, psikoloji ve antropoloji literatüründe önemli bir araştırma alanı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Çeşitli kültürlerde beslenme alışkanlıkları ve yemekle ilgili sosyal pratikler büyük ölçüde kültürel normlar tarafından şekillenir.” dedi.
Türk kültüründe aile ve arkadaşlarla birlikte yemek yemenin önemli bir sosyal etkinlik olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Bol yiyecek sunulması ve bereket vurgusu yaygındır. Buna karşın Kuzey Avrupa kültürlerinde daha minimalist ve işlevsel bir yemek anlayışı görülür. Yemekleri ödül olarak görmek, tıkanırcasına yeme ya da anoreksiya nervoza gibi bozukluklarda görülen besin kaygısı gibi davranışlar, bu kültürel kodlardan etkilenebilir.” şeklinde konuştu.
Bulimia nervoza, kontrolsüz yeme krizleri ve telafi edici davranışlarla ciddi sonuçlara yol açabilir!
Bulimia nervozanın, kontrol edilemeyen yeme krizleriyle başlayan ve bu davranışı telafi etmek için kusma, laksatif kullanımı, aşırı egzersiz ya da katı diyetler gibi yöntemlerin uygulandığı bir yeme bozukluğu olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Bireyler genellikle suçluluk, utanç ve yoğun kilo alma kaygısı yaşarlar. Fiziksel olarak normal kilo aralığında olsalar bile bu kaygı devam eder ve davranışlar çoğunlukla gizli gerçekleşir. Tedavi edilmediğinde hem psikolojik hem fiziksel açıdan ciddi sonuçlara yol açabilir.” dedi.
Bulimia Nervoza ve Anoreksiya Nervoza arasındaki farklara ve benzerliklere değinen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, şunları söyledi:
“Bulimia nervoza; hızlı ve kontrolsüz yeme, ardından telafi edici davranışlar ile karakterize edilir. Bu kişiler genellikle normal kilo aralığındadır. Anoreksiya nervoza ise kişinin düşük kiloda olmasına rağmen kendisini kilolu görmesi ve aşırı kısıtlayıcı beslenme davranışlarıyla tanımlanır. Her iki bozuklukta da beden imajı kaygısı, yoğun kilo alma korkusu ve yeme davranışında bozulmalar görülür. Tedavi edilmediğinde depresyon, anksiyete ve sosyal izolasyon gibi sorunlara neden olabilir.”
Güzellik baskısı gençlerde yeme bozukluklarına yol açabiliyor!
Toplumsal normların, medya etkisinin ve kişisel özgüvenin, insanların dış görünüşe verdiği önemi belirlediğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Güzellik standartlarının yarattığı baskı, özellikle gençlerde beden algısını olumsuz etkileyerek yeme bozukluklarına zemin hazırlayabilir.” dedi.
Yeme bozukluklarının genetik, biyolojik ve psikolojik faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıktığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Erken teşhis, semptomların şiddetlenmesini önlemek ve ciddi komplikasyonları engellemek açısından kritiktir. Psikiyatrist, psikolog, diyetisyen ve diğer uzmanlardan oluşan multidisipliner bir ekip, hem fiziksel hem ruhsal sağlığın iyileştirilmesinde etkili olur. Komorbid durumların yönetimi de tedavinin önemli bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.
Tedavi sonrasında nüks riski devam edebilir; düzenli takip ve profesyonel destek önemli!
Yeme bozukluklarıyla mücadelede bireyin kendi sağlık durumunu anlaması ve ihtiyaç duyduğunda profesyonel yardım almasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Erken müdahale, uzun vadeli sorunların önüne geçebilir.” dedi.
Teşhisin genellikle bir psikiyatrist tarafından konduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, şöyle devam etti:
“Fiziksel muayene, kan testleri, elektrolit ölçümleri ve gerekirse görüntüleme yöntemleriyle desteklenir. Psikiyatrik değerlendirme ve yeme davranışının gözlemlenmesi teşhisin temel aşamalarıdır. Medikal tedavi, çeşitli psikoterapi yöntemleri ve diyetisyen desteği tedavinin temel bileşenleridir. Uygulanan yöntem bireyin ihtiyacına göre belirlenir. Tedavi sonrasında nüks riski devam edebilir. Bu nedenle düzenli takip ve profesyonel destek önemlidir. Hastanın kendi durumunu izlemesi ve gerektiğinde yardım alması nüks riskini azaltır. Multidisipliner ekip, tedavinin kişiye özel ve etkili ilerlemesini sağlar. Ekip çalışması hem fiziksel hem psikolojik açıdan bütünsel bir yaklaşım sunar.”
Belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden bir ruh sağlığı uzmanına başvurulmalı!
Ailelerin destekleyici, baskıcı olmayan bir tutum sergilemesinin de önemli olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Erman Şentürk, “Mevcut yeme rutinlerinin aşırı şekilde değiştirilmemesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının teşvik edilmesi ve stresin azaltılması iyileşme sürecine katkı sağlar. Ailenin hastalık belirtilerini tanıması ve profesyonel yardım aramada destek olması kritik önem taşır.” dedi.
Partnerlerin, kısıtlayıcı tutumlardan kaçınarak, belirtileri fark ederek ve duygusal destek sunarak tedavi sürecine olumlu katkıda bulunabileceğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Şentürk, “Yeme bozuklukları ciddi tıbbi sorunlara yol açabileceği için belirtileri fark eden bireylerin en kısa sürede bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmaları önerilir. Tedavi süreci sabır gerektirir ve yakın desteği iyileşmenin önemli bir parçasıdır.” uyarısında bulunarak sözlerini tamamladı.
#YemeBozukluğu #Bulimia #Anoreksiya #ErkenTeşhis #Sağlık #Psikiyatri #ÜsküdarÜniversitesi #NPİSTANBUL
Sinema ve müzik tutkunlarına özel: Titanic Live İstanbul’da
Titanic Live Türkiye’de ilk kez sahneleniyor James Cameron’ın kült filmi Titanic, 7 Şubat’ta Volkswagen Arena’da dev perdede gösterilecek. Film, James Horner’ın unutulmaz müzikleri eşliğinde Şef Timothy Henty yönetimindeki 130 kişilik İstanbul Film Orkestrası, Sirene Korosu ve Kelt müzisyenleri tarafından canlı olarak icra edilecek.
Efsanevi soundtrack 30 milyondan fazla kopya satan Titanic müzikleri, tarihin en çok satan orkestral film müziği albümü olma unvanını taşıyor. Film, 2 milyar doları aşan gişe geliri ve 11 Oscar® ödülüyle sinema tarihine geçti.
Kaçırılmayacak deneyim Piu Entertainment organizasyonuyla gerçekleşecek bu özel gece, sinemaseverler ve müzik tutkunları için unutulmaz bir buluşma olacak.
Biletler Etkinlik biletleri biletinial.com.tr, biletix.com.tr, passo.com.tr ve bubilet.com.tr üzerinden satışta.
#TitanicLive #TitanicFilm #JamesHorner #VolkswagenArena #PiuEntertainment #İstanbulEtkinlik #SinemaVeMüzik
Murat Ülker: “Ortak Bir Mutluluk Dili Konuşuyoruz”
11. yıl coşkusu Yıldız Holding’in gelenekselleşen Mutlu Et Mutlu Ol Günü, bu yıl 11. kez dünyanın farklı coğrafyalarındaki ofislerde eş zamanlı kutlandı. Merkez kutlama, İstanbul Çamlıca kampüsünde gerçekleşti.
Sanatın gücü Etkinliğin özel konuğu ünlü ressam Devrim Erbil oldu. Sanatçı, gazeteci Aysun Öz moderatörlüğünde düzenlenen söyleşide sanat ve hayata dair görüşlerini paylaştı. Erbil’in eserlerinden oluşan özel seçki, Çamlıca Kampüsü’nde 1 ay boyunca sergilenecek.
Kapanış coşkusu Kutlamalar, dünyanın dört bir yanındaki Yıldız Holding çalışanlarıyla canlı bağlantılarla paylaşıldı. Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun katılımı ve milli sporcuların video mesajlarıyla renklenen etkinlik, Oğuzhan Koç konseri ile sona erdi.
Murat Ülker’den mesaj pladis ve Godiva Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, “Farklı kültürlerden on binlerce çalışma arkadaşımızla ortak bir mutluluk dili konuşuyoruz. Mutlu Et Mutlu Ol Günü, bu ortak kültürün en güçlü yansımalarından biri” dedi.
#YıldızHolding #MutluEtMutluOl #KurumsalKültür #DevrimErbil #Sanat #OğuzhanKoç #MuratÜlker #GlobalKutlama
Negmar, Maersk’ten iki konteyner gemisi satın aldı
Negmar’dan stratejik filo yatırımı Türkiye’nin önde gelen armatör gruplarından Negmar Denizcilik, dünya denizcilik devi Maersk’ten iki adet 2.500 TEU kapasiteli konteyner gemisi satın aldı.
Operasyonel verimlilik artacak Yeni gemiler, şirketin operasyonel gücünü artırırken hizmet çeşitliliğini genişletecek. Bu adım, Negmar’ın kontrollü ve sürdürülebilir büyüme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Negmar hakkında 2008’de kurulan Negmar, denizcilik ve lojistik sektörlerinde edindiği tecrübe, güçlü finansal yapısı ve çevresel sürdürülebilirlik odaklı projeleriyle Türkiye’nin önde gelen armatör grupları arasında yer alıyor.
#Negmar #Maersk #Denizcilik #KonteynerTaşımacılığı #Lojistik #FiloYatırımı #Ekonomi #SürdürülebilirBüyüme
Epson Türkiye 2026 hedeflerini ve yeni yol haritasını açıkladı
Epson Türkiye’den 2026 vizyonu Epson Türkiye, düzenlediği basın toplantısında 2026 hedeflerini ve sürdürülebilirlik odaklı yol haritasını duyurdu. Ülke Müdürü Yalın Vanlıoğlu, pazar ihtiyaçlarını dinleyerek uygun fiyatlı, güvenilir ve çevre dostu çözümler sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Sürdürülebilirlik çalışmaları Epson, dünya çapında yüzde 100 yenilenebilir elektriğe geçen ilk şirket oldu. Türkiye ofisinde de bu dönüşüm tamamlanarak I-REC sertifikası alındı. Şirket, 2050’ye kadar karbon negatif ve yer altı kaynaklarından bağımsız olmayı hedefliyor.
Ürünlerde inovatif çözümler EcoTank yazıcılar lazer yazıcılara kıyasla %96’ya varan enerji tasarrufu sağlıyor. Epson projektörler ise 3LCD teknolojisiyle daha parlak ve doğal görüntüler sunuyor. Orient markası Epson çatısı altında yer alan Orient, 75 yıllık Japon saatçilik mirasıyla uygun fiyatlı ve kaliteli mekanik saatler sunmaya devam ediyor.
Yeni marka elçisi Shakira Uluslararası müzik ikonu Shakira, META-CWA bölgesinde Epson’un yeni marka elçisi oldu. İş birliği, yaratıcılığı ve eğitimi teknolojiyle güçlendirmeyi amaçlıyor.
#EpsonTürkiye #Epson2026 #Sürdürülebilirlik #EcoTank #Orient #Shakira #Teknoloji #YenilenebilirEnerji
Duja Chalet Ski Resort’tan “Benzersiz bir yılbaşı”
Sarıkamış’ta eşsiz yılbaşı programı Kars Sarıkamış’ın kristal kar örtüsüyle çevrili Duja Chalet Ski Resort, 30 Aralık 2025 – 4 Ocak 2026 tarihleri arasında misafirlerine unutulmaz bir yılbaşı deneyimi sunuyor.
Celil Nalçakan ile Yılbaşı Galası 31 Aralık akşamı ünlü sanatçı Celil Nalçakan sahne alacak. Özel gala menüsü, zarif dekorasyonlar ve canlı performans eşliğinde misafirler yılın en özel gecesini yaşayacak.
Doğukan Manço ile After Party 2 Ocak’ta müzik dünyasının sevilen ismi Doğukan Manço, DJ seti ve enerjik performansıyla Sarıkamış’ta unutulmaz bir geceye imza atacak.
Kristal karın kalbinde tatil Türkiye’de yalnızca Sarıkamış’ta görülen kristal kar yapısı, kayak pistleri ve Duja Chalet’in kusursuz hizmet anlayışıyla birleşerek misafirlere hem eğlence hem de doğa ile iç içe bir tatil fırsatı sunuyor.
#DujaChalet #Sarıkamış #Yılbaşı2026 #KristalKar #CelilNalçakan #DoğukanManço #KayakKeyfi #YeniYılCoşkusu