Kışın vücut direncinizi artırmak için…

Kış ayları; soğuk hava ve kapalı alanlarda uzun süre kalma sonucunda artan enfeksiyon riski nedeniyle bağışıklık sistemimizin en çok desteğe ihtiyaç duyduğu bir dönem. Güçlü bir bağışıklık sadece hastalıklardan korunmamız için değil, mevsimsel yorgunluklara karşı direnç gösterebilmemiz için de önemli. Acıbadem Fulya Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, doğru ve dengeli beslenmenin bağışıklık sistemimizin en temel yakıtı olduğuna dikkat çekerek, “Çünkü vücudumuz savunma hücrelerini üretmekten onları aktive etmeye kadar her aşamada kaliteli besin öğelerine ihtiyaç duyar” diyor. Kış mevsiminde sağlıklı beslenmenin sadece yeterli miktarda yemek anlamına gelmediğine işaret eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, “Sağlıklı beslenmek; doğru vitamini, minerali ve antioksidanı doğru şekilde ve gerekli miktarda almak anlamına gelir. Bu nedenle C, D, A ve E vitaminleri ile çinko, selenyum ve omega-3 kaynaklarını günlük beslenmede tüketmek büyük önem taşır. Ayrıca, uzun açlıklardan kaçınmalı, her öğünde kaliteli protein, sağlıklı yağ ve lifli besinlere yer verilmelidir” bilgisin veriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, kış aylarında bağışıklık sistemimizi güçlendiren beslenme kurallarını anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Yemeklerinize günde bir diş sarımsak ekleyin

Sarımsak, içeriğindeki allicin sayesinde antibakteriyel ve antiviral etki gösteriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, düzenli tüketildiğinde sarımsağın bağışıklık hücrelerinin aktivitesini artırdığını belirterek, “Günde bir diş çiğ veya ezilerek yemeğe eklenen sarımsak soğuk algınlığına karşı koruma sağlar. Özellikle çorbalara ve sulu yemeklere pişirme sonunda eklendiğinde daha fazla etkili olur” diyor.

Çorbalarınıza kemik suyu ilave edin

Kolajen, prolin ve glisin gibi bağışıklık sistemini destekleyen aminoasitler açısından zengin olan kemik suyu ayrıca bağırsak bariyerini güçlendirerek vücudun iltihap yanıtını da  dengeliyor. Çorbalarınıza veya yemeklerinize günde bir kepçe (yaklaşık 100 ml) eklemeniz kış aylarında güçlü bir savunma sağlayacaktır. Ancak, kan kolesterol düzeyiniz yüksekse kemik suyunu haftada iki kezden fazla tüketmemelisiniz.

Zerdeçal ve karabiberi birlikte kullanın

Zerdeçalın ana etken maddesi olan kurkumin vücutta tek başına yüzde 2 oranında emilirken, karabiberdeki piperin ile birlikte tüketildiğinde emilim yüzde 20’lere çıkıyor. Bu kombinasyon güçlü bir anti-inflamatuar etki oluşturarak bağışıklığı destekliyor. Günde bir çay kaşığı zerdeçal ve bir tutam karabiberi çorba, omlet veya sıcak sütle tüketebilirsiniz.

C vitamini kaynağı meyve şart

C vitamini bağışıklığın temel savunucusu olan beyaz kan hücrelerinin üretimini artırmak gibi önemli bir işlev üstleniyor. Portakal, mandalina, kivi ve çilek gibi C vitamini içeren meyveler hem antioksidan sağlıyor hem de enfeksiyon süresini kısaltıyorlar. Dolayısıyla, günde bir porsiyon, yani 100-150 gram C vitamini kaynağı meyve tüketmeye özen gösterin. Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, ancak C vitamininin depolanan bir vitamin olmadığını vurgulayarak, “Bu vitaminin fazlası idrar yoluyla vücuttan atılır. Bu nedenle, C vitamini içeren meyveyi fazla tüketmek kan şekeri regülasyonunu bozabilir ve gereksiz şeker alımına yol açabilir. Dolayısıyla, özellikle diyabetik hastalar bir porsiyondan fazla tüketmemelidir” bilgisini veriyor.

Sofranızda haftada en az iki kez balık olsun

Haftada en az iki kez somon, uskumru veya sardalya tüketmeyi alışkanlık edinin. Bu balıklardaki omega-3 yağ asitleri inflamasyonu, yani yangıyı azaltıyor ve bağışıklık hücrelerinin işlevlerini güçlendiriyor. Ancak, sağlığınız için fırın veya ızgara pişirme yöntemini tercih etmelisiniz.

Her gün bir avuç kuruyemiş tüketin

E vitamini, çinko ve sağlıklı yağlar açısından zengin olan kuruyemişler bağışıklık hücrelerini oksidatif stresten koruyor. Cevizdeki alfa-linolenik asit ayrıca antiviral savunmayı da destekliyor. Bu nedenle, günde bir avuç (25–30 gr) çiğ fındık, badem veya ceviz tüketmeniz bağışıklığınızın güçlenmesinde etkili oluyor.

Probiyotik kaynaklarını unutmayın

Bağışıklığın yüzde 70’i bağırsaklarda olduğu için probiyotikler güçlü bir bağışıklık sisteminin sağlanmasında kritik bir rol oynuyor. Kefir ve yoğurttaki lactobacillus ile bifidobacterium türleri enfeksiyona karşı koruma sağlıyor. Günde iki su bardağı (350-400 gr) probiyotik kaynaklı yoğurt veya kefir tüketmek bağışıklığı belirgin şekilde güçlendiriyor.

Bir tutam maydanozu limonla birlikte tüketin

Maydanoz hem C vitamini hem de klorofil bakımından zengin bir besin. Klorofil oksijenlenmeyi artırırken toksinlerin de atılmasına yardımcı oluyor. Kahvaltıda veya salatalarda bir avuç maydanoz tüketmek kış hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Limonla birlikte yenildiğinde C vitamini etkisi daha da güçleniyor.

Her gün bir yumurta önemli

Yumurta; A vitamini, D vitamini, çinko ve kaliteli protein içeriyor. Bu vitamin ile minerallerin bağışıklık hücrelerinin oluşumu ve onarımı için gerekli olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Müzeyyen Çelik, “Günde bir adet yumurta tüketmek, özellikle mevsim geçişlerinde vücudun direncini artırır. Ancak, kan kolesterol seviyesi yüksek olan kişiler haftada üç adet yumurta tüketmeliler” bilgisini veriyor.

Günde 1,5 litre su içmeyi unutmayın

Bağışıklık hücrelerinin büyük kısmı lenf sistemi içinde taşınıyor. Su olmazsa lenf akışı yavaşlıyor ve bağışıklık yanıtının gecikmesine sebep oluyor. Su aynı zamanda vücuttan toksinlerin atılmasını ve mukozaların savunma gücünü destekliyor. Dehidratasyon ise bağışıklığı hızla düşürüyor. Bu nedenle, susama hissiniz az olsa bile günde 1.5 litre (6–8 bardak) su içmeyi asla ihmal etmeyin.

#BağışıklıkGüçlendirme #KışBeslenmesi #SağlıklıYaşam #AcıbademHastanesi #MüzeyyenÇelik #DengeliBeslenme #VitaminMineral #Omega3 #KışAylarındaSağlık #BeslenmeÖnerileri #DiyetUzmanı

Rotavirüsten korumanın 5 temel kuralı!

Sonbahar ve kış mevsiminde havaların soğuması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması enfeksiyonların hızla ve kolaylıkla yaygınlaşmasına neden oluyor. Dünya genelinde özellikle 5 yaş altındaki çocuklarda yaygın görülen rotavirüs de o enfeksiyonlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ekin Pasinlioğlu özellikle Aralık-Ocak aylarında yoğunlaşan rotavirüsün, her yıl 25 milyon çocuğu etkilediğini,  215 binden fazla çocuğun da hayatını kaybetmesine neden olduğunu belirterek, bu nedenle önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguluyor.

Rotavirüsün kuluçka süresinin yaklaşık iki-dört gün olduğunu, sonrasında ateş ve kusma, ardından günde 10’a kadar çıkabilen ishal, karın ağrısı ve halsizlik gibi şikayetlere yol açtığını  belirten Dr. Pasinlioğlu “Genel olarak her çocuk 5 yaşına gelene kadar en az bir kez rotavirüs enfeksiyonu geçirir. Rotavirüse karşı özel bir antiviral ilaç yoktur. Tedavinin temel amacı, kaybedilen sıvıyı yerine koymaktır. Aileler doktora başvurmak yerine ‘geçer diye beklemek’ ya da gelişigüzel antibiyotik ve ishal kesici ilaç kullanmak gibi hatalara çok sık düşüyorlar. Oysa zaman kaybetmeden mutlaka doktora başvurmak gerekir” diyor.

Dr. Ekin Pasinlioğlu çocukları rotavirüsten korumamada ihmale gelmez 5 önemli kuralı ve en sık yapılan hataları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Aşısını zamanında yaptırın

Rotavirüsten korunmanın en güçlü ve etkili yolunun rotavirüs aşısı olduğunu belirten Dr. Pasinlioğlu şöyle konuşuyor: “Rotavirüse karşı ağızdan uygulanan iki tip aşı vardır. Her ikisi de canlı aşıdır ve etkinlik açısından birbirlerine üstünlükleri yoktur. Aşıya altıncı haftadan itibaren başlanabilir. İlk dozun 14 hafta 6 günden önce yapılması gerekir. Son doz bebek 8 ayı doldurmadan tamamlanmalıdır. Hangi aşıyla başlandıysa o aşı serisine aynı marka ile devam edilmelidir. İlk dozun marka bilgisi bilinmiyorsa 3 dozluk şema uygulanır. Rotavirüs aşısı devlet takviminde bulunmasa da, hekim önerisiyle yapılan aşılama, çocukların hastalığı daha hafif geçirmesine ve ağır sıvı kaybı riskinin azalmasına yardımcı olur.”

El hijyenine dikkat edin

Rotavirüs kirli su ve gıdalar, dışkı ile temas etmiş eller, yüzeyler, oyuncaklar ve kişiden kişiye temas yoluyla çok kolay bulaşır. Özellikle tuvaletin ardından, bez değiştirdikten sonra ve dışarıdan eve gelince mutlaka sabunla en az 20 saniye el yıkamak gerekir. Bez değiştirirken eldiven kullanılması faydalıdır. Kreş gibi kalabalık ortamlarda hijyene dikkat edilmesi ve yüzeylerin iyi temizlenmesi bulaş riskini azaltmada önemlidir. Unutmayın, küçük çocukların ellerini temiz tutmak büyüklerin elindedir!

Oyuncakları ve ortak yüzeyleri sık sık temizleyin

Rotavirüs yüzeylerde saatlerce, hatta bazen günlerce canlı kalabilir. Bebekler oyuncakları ağızlarına götürebildiği için özellikle oyuncakların, mama sandalyesinin tepsisinin, kapı kollarının ve ortak dokunulan yerlerin düzenli olarak temizlenmesi çok önemlidir.

Yiyecek ve içme suyunda hijyene dikkat edin

Biberonlar, emzikler ve mama hazırlanan kaplar hijyen açısından büyük önem taşır. Hazırlanan mamalarla temiz su kullanılması, biberonların düzenli sterilize edilmesi ve yiyeceklerin hijyenik koşullarda yıkanıp saklanması enfeksiyon riskini azaltır. Dışarıda ise çocuğun sadece kendi bardağının kullanılmasına özen gösterilmelidir.

Hasta kişilerle teması sınırlayın

Rotavirüs özellikle çocuklar arasında çok kolay ve çok hızlı bulaşıp yayılabilen bir enfeksiyondur. Çevrede ishal veya kusma şikayeti olan kişiler varsa temasın mümkün olduğunca azaltılması gerekir.

Dikkat! Bu hatalara çok sık düşülüyor!

Rotavirüse karşı özel bir antiviral ilaç olmadığını, tedavide en kritik noktanın, sıvı kaybını  zamanında yerine koymak olduğunu belirten Dr. Pasinlioğlu şöyle konuşuyor: “Öncelikle bu bir virüs olduğu için antibiyotik etkisizdir, yalnızca uzun hastane yatışlarında ikincil enfeksiyonu önlemek amacıyla kullanılabilir. O nedenle ebeveynler gelişigüzel antibiyotik başlamamalıdır. Kusma ilaçları sadece hastane koşullarında ve doktor gözetiminde kullanılmalıdır. İshal kesiciler bağırsak hareketlerini yavaşlatarak durumu kötüleştirebileceği için kaçınılmalıdır. Ateş, kusma, ishal ve karın ağrısı gibi şikayetler başladığında en kısa sürede doktora başvurulması gerekir ancak ne yazık ki en sık karşılaştığımız problem, ailelerin hastaneye geç başvuru yapması, öncesinde ise bu tür fayda yerine aslında daha zarar veren uygulamalara yönelmeleri oluyor.”

#Rotavirüs #ÇocukSağlığı #Enfeksiyon #Sağlık #KışHastalıkları #Hijyen #Dikkat #AltunizadeHastanesi

The Ritz-Carlton Istanbul’da Altın Nocturne ışıltısıyla yılbaşı sofrası

The Ritz-Carlton, Istanbul, 2026 yılbaşı gecesini “The Golden Nocturne” temasıyla zarif bir atmosferde karşılıyor. Yves Saint Laurent iş birliğiyle hazırlanan özel yılbaşı ağacı, üç farklı restoranın seçkin menüleri ve etkileyici müzik performanslarıyla misafirlerine unutulmaz bir gece sunuluyor.

Ödüllü restoran Atölye, Buse Akyıldız’ın canlı performansı eşliğinde 6 aşamalı özel menüsüyle öne çıkarken; Nobu Istanbul, yeni baş şef Michael De Jesus’un imzasını taşıyan omakase menüsü ve DJ performansıyla misafirlerine benzersiz bir deneyim yaşatıyor. Limoré ise İtalya’nın kıyı lezzetlerini Boğaz manzarasıyla buluşturan özel à la carte menüsüyle yılbaşı akşamına ayrı bir tat katıyor.

Konaklama, kahvaltı seçkisi, SPA ritüelleri ve Ritz-Kids alanıyla The Ritz-Carlton, Istanbul; yeni yıla şehrin en prestijli adreslerinden biri olarak damga vuruyor.

Bilgi: +90 533 745 30 68

#RitzCarltonIstanbul #Yılbaşı2026 #GurmeDeneyim #Atölye #NobuIstanbul #Limoré #GoldenNocturne #BoğazManzarası #FineDining #LuxuryLifestyle

DenizBank VI. IAAF İstanbul Sanat Fuarı başlıyor

Türkiye’nin önde gelen sanat etkinliklerinden IAAF İstanbul Sanat Fuarı, bu yıl DenizBank’ın ana desteğiyle 4–7 Aralık 2025 tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek. Fuar, 3 Aralık’ta özel bir açılışla sanatseverlere kapılarını aralayacak.

Resim, heykel, fotoğraf ve tasarım gibi farklı disiplinlerdeki klasik, modern ve çağdaş eserler, yerli ve yabancı sanatçıların katılımıyla koleksiyonerler ve sanatseverlerle buluşacak. DenizBank’ın kültür ve sanata erişimi artırma misyonu doğrultusunda fuarın kapsamı genişletilirken, ziyaretçilere unutulmaz bir deneyim sunulması hedefleniyor.

Sergilerin yanı sıra söyleşi, panel ve özel koleksiyon sunumları da programda yer alacak. Uluslararası katılımcılar ve yeni galerilerle fuarın önceki yıllara kıyasla daha yoğun geçmesi bekleniyor.

#DenizBank #IAAF #İstanbulSanatFuarı #Sanat #Kültür #ÇağdaşSanat #LütfiKırdar

Anadolu Leasing 50 milyon TL’lik ilk kira sertifikası ihracı 

Anadolu Finansal Kiralama A.Ş. (Anadolu Leasing), sermaye piyasalarındaki varlığını güçlendirmek ve alternatif finansman kaynaklarını çeşitlendirmek amacıyla ilk kira sertifikası ihracını yoğun yatırımcı talebiyle gerçekleştirdi.

13 Kasım 2025 tarihinde 50 milyon TL tutarındaki sukuk ihracı, Türkiye Emlak Katılım Bankası A.Ş. ve bağlı ortaklığı Emlak Varlık Kiralama A.Ş. aracılığıyla başarıyla tamamlandı. Elde edilen fonlar, Anadolu Leasing’in finansal kiralama sözleşmeleri kapsamında taşınır ve taşınmaz malların finansmanında kullanılacak. Şirket, bu kaynakla reel sektör yatırımlarına destek sağlayarak büyüme hedeflerine ulaşmayı ve operasyonel kapasitesini artırmayı amaçlıyor.

Genel Müdür Neslihan Oruç, “Katılım finans piyasasına sunduğumuz ilk ürünümüz olan sukuk ihracı ile yatırımcılara reel varlıklara dayalı bir alternatif sunduk. Bu kaynağı müşterilerimizin makine ve ekipman yatırımlarının finansmanında kullanacağız. Önümüzdeki dönemde sukuk ihraçlarımızı artırarak sermaye piyasalarında daha aktif rol alacağız” dedi.

Yoğun yatırımcı ilgisiyle gerçekleşen ihraç, Anadolu Leasing’in sermaye piyasalarındaki gücünü pekiştirirken katılım finans sektöründeki etkisini de artırdı. Şirket, güçlü mali yapısı ve etkin risk yönetimiyle kârlı büyüme rotasında ilerlemeye devam edecek.

#AnadoluLeasing #Sukuk #KiraSertifikası #Finans #Ekonomi #Yatırım #KatılımFinans

“Aslı’da Dükkan Senin” ile sermayesiz iş kurma fırsatı

Türkiye’nin önde gelen kafe-fırın zincirlerinden Aslı, girişimcilere sermayesiz iş kurma imkânı tanıyan yeni franchise modeliyle büyük ilgi gördü. “Aslı’da Dükkan Senin” adıyla duyurulan model, sadece iki ayda 1000’e yakın başvuru aldı.

Model kapsamında giriş bedeli talep edilmiyor; mağaza kurulumu, dekorasyon ve ekipman temini Aslı tarafından karşılanıyor. Başvurusu kabul edilen girişimcilere 90 gün içinde anahtar teslim şube sunuluyor.

Beş yıllık işletmecilik sürecinin ardından mağaza mülkiyetinin işletmeciye avantajlı koşullarla devredilmesi, girişimcilere uzun vadeli yatırım fırsatı sağlıyor.

Genel Müdür Caner Bayıralan: “Ezberleri bozarak girişimcilerin önündeki bariyerleri kaldırdık. Yoğun başvurular doğru modeli sunduğumuzu gösteriyor.”

Yeni modelle ilgili başvurular 31 Aralık tarihine kadar aşağıdaki linkten yapılabiliyor:

www.asli.com.tr/dukkansenin

 

#Aslı #Franchise #EkonomiHaber #Girişimcilik #KafeFırın #YatırımFırsatı #AnahtarTeslim #AslıdaDükkanSenin #SermayesizİşKurma #Ekonomi