Beyaz Group İnşaat, Büyükçekmece’de ‘Finance Center’ projesine başladı

Beyaz Group İnşaat, Büyükçekmece Mimaroba’da E-5 karayolu üzerinde konumlanan yeni projesi ‘Finance Center’ için hafriyat çalışmalarına başladı. 2027 Haziran’da tamamlanması planlanan proje, finans ve danışmanlık ofislerinden teknoloji şirketlerine, avukatlık bürolarından kurumsal eğitim merkezlerine kadar geniş bir iş yelpazesine ev sahipliği yapacak.

Beyaz Group İnşaat Yönetim Kurulu Eş Başkanı Emrah Beyaz, şirketin bölgede yürüttüğü kentsel dönüşüm projeleriyle önemli bir deneyim kazandığını belirterek, “Finance Center, kurumsal markalar için görünürlük ve erişilebilirlik sağlayan stratejik bir merkez olacak” dedi.

Projenin yatay mimarisi, geniş cephe etkisi ve deniz manzarasına açılan cam ofisleriyle öne çıktığını belirten Eş Başkan Samet Beyaz, çatıda ve uygun cephelerde yer alan güneş panelleri sayesinde ortak alanların enerji ihtiyacının büyük bölümünün karşılanacağını, bunun da işletme giderlerini düşüreceğini ifade etti.

Toplam 25 bin m² inşaat alanına sahip proje; iki blok, iki otopark katı, bir ticari kat ve yedi ofis katından oluşuyor. 13 ticari ünite ve 98 ofis için 47 m² ile 222 m² arasında modüler seçenekler sunuluyor. E-5’e cephe konumu, TEM’e 10 dakika, İstanbul Havalimanı’na 25 dakika mesafesiyle ulaşım avantajı sağlıyor.

‘Finance Center’, A+ ofis standartları, doğal ışık alan geniş cam cepheleri ve enerji verimliliği odaklı altyapısıyla bölgenin yeni iş ve yatırım merkezi olmaya hazırlanıyor.

#FinanceCenter #BeyazGroupİnşaat #EmlakGündemi #TicariGayrimenkul #Büyükçekmece #OfisProjesi #YatırımFırsatları #İnşaatSektörü #EnerjiVerimliliği #YeniProje

Till Lindemann İstanbul’da arenayı salladı

Till Lindemann, “Meine Welt” turnesi kapsamında 6 Aralık Cumartesi akşamı Ülker Sports Arena’da kapalı gişe bir konser verdi. Turnenin 19. durağı olan İstanbul konseri, yüksek prodüksiyon kalitesi, endüstriyel sahne tasarımı ve güçlü görsel diliyle izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı.

Konser tam 21.17’de “Meine Welt” introsuyla başladı ve “Fat” ile sert, mekanik ve teatral atmosfer ilk andan itibaren salona hâkim oldu. Katmanlı platformlar, lazer ağırlıklı ışık mimarisi ve dönüşen sahne yapısı, turnenin karakteristik estetiğini İstanbul’da da ortaya koydu. 90 dakikalık performans boyunca 19 şarkı seslendiren Lindemann, “Und Die Engel Singen”, “Platz Eins” ve “Ich Hasse Kinder” gibi parçalarla tempoyu yüksek tuttu.

Gecenin en dikkat çeken anlarından biri, “Tanzlehrerin” sırasında sahneye çıkan balerin ve lazer koreografisi oldu. Ardından gelen “Allesfresser” ise grotesk görselleri ve sahneye fırlatılan cheesecakelerle performansın kırılma noktası hâline geldi. Davulda Joe Letz ve klavyede Constance Antoinette, enerjileriyle sahneye ayrı bir dinamizm kattı.

Konserin ilerleyen bölümünde Lindemann’ın “Platz Eins” sırasında sahneden inerek seyircilerin arasına karışması salonu coşturdu. Bis bölümünde “Übers Meer”, “Knebel”, “Fish On” ve “Ich Hasse Kinder” ile final yapan sanatçı, “Fish On” sırasında seyirciye fırlatılan balıklarla performatif anlatıyı zirveye taşıdı.

NTRteam organizasyonuyla gerçekleşen İstanbul konseri, turnenin en akıcı ve sorunsuz duraklarından biri olarak öne çıktı. Sahne geçişleri, ışık–ses dengesi ve dakik akışıyla uluslararası standartlarda bir prodüksiyon sunuldu. Biletlerin mticket üzerinden satışa çıktıktan kısa süre sonra tükenmesi, Lindemann’ın Türkiye’deki güçlü etkisini bir kez daha gösterdi.

#TillLindemann #MeineWeltTour #ÜlkerSportsArena #NTRteam #KonserGecesi #İstanbulEtkinlik #KapalıGişe #RockKonseri #LindemannLive #MüzikGündemi

Menopoz genellikle 40’lı yaşlarda başlıyor ve yıllarca sürebiliyor!

Kadınların doğal yaşam döngüsünde biyolojik bir evre olan menopoza geçiş dönemi, diğer bir deyişle perimenopoz, son yıllarda artan farkındalık çalışmalarıyla daha görünür hale geliyor. Genellikle 40’lı yaşlarda başlayan bu dönem, kadından kadına değişen belirtilerle kendini gösteriyor ve ortalama 5 ila 8 yıl sürüyor. Perimenopoz döneminde yaşanan hormon seviyelerindeki dalgalanmalar en sık sıcak basmaları, gece terlemeleri, uyku sorunları, eklem ağrıları, duygu durum bozuklukları ve cinsel istekte azalma gibi belirtiler ile kendini gösteriyor.  Yaşanan bu sorunlar kadınların aile, iş ve sosyal ilişkilerinde gerginliğe neden olabilirken, cinsel yaşamlarını da olumsuz etkileyebiliyor.  Acıbadem International Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Deniz Genç, perimenopozun  bu etkileriyle sadece biyolojik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir geçiş süreci olduğuna dikkat çekerek, “Kadınların yaşam kalitelerini artırmaları için  bu dönemde tıbbi ve duygusal destek almaları son derece önemlidir. Ayrıca, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve düzenli fiziksel aktiviteyi içeren bir yaşam tarzı perimenopoz döneminde hormon dalgalanmalarının olumsuz etkilerini azaltırken, enerji seviyesini  dengede tutmaya yardımcı olmaktadır. Bunların yanı sıra ruh hali ve genel yaşam kalitesi üzerinde de olumlu etkiler sağlamaktadır” diyor.

 Akdeniz tipi diyetle beslenin

Perimenopoz döneminde Akdeniz tipi diyetle beslenmeye özen gösterin. Çünkü, doymamış yağ içeriğinin zeytinyağı ve avokado gibi bitkisel yağlardan; karbonhidrat içeriğinin meyve, tam taneli tahıllar ve baklagillerden; protein içeriğinin de balık, kümes hayvanları ve süt ürünlerinden karşılandığı Akdeniz diyeti gibi sağlıklı beslenme programları hormon dalgalanmalarını dengelemeye yardımcı oluyor. Ayrıca, yapılan çalışmalar; keten tohumu, soya fasulyesi, susam, sarımsak, nar, orman meyveleri, brokoli, badem ve ceviz gibi fitoöstrojenden zengin besinlerin sıcak basmaları ve terlemelerin hafiflemesinde, kan basıncının düzenlenmesinde, kemik sağlığının korunmasında ve cinsel işlev  sorunlarının iyileştirilmesinde etkili oldukları gösterilmiş.

Kahve, şeker ve baharatı sınırlayın

Kafein, alkol, şeker ve baharat içeren gıdalar ile içecekler sıcak basmalarının yanı sıra duygu durum dalgalanmalarını da artırabiliyor. Dolayısıyla, bu tür gıda ve içeceklerin tüketimini sınırlandırmaya özen gösterin.

Sigarayı bırakın ve pasif içicilikten kaçının

Sigara etkilediği mekanizmalarla hipoöstrojenemi tablosuna, yani östrojen düzeylerinin daha hızlı ve belirgin düşmesine yol açarak perimenopozal yakınmaların şiddetini arttırıyor. Ayrıca, cilt yaşlanmasını hızlandırırken kemik ve kardiyovasküler sağlığı da olumsuz etkiliyor. Sigara içiyorsanız bırakmanız ve pasif içicilikten kaçınmanız sağlığınız için büyük bir önem taşıyor.

Düzenli olarak egzersiz yapın

Tempolu yürüyüş ve ağırlık egzersizleri gibi düzenli fiziksel aktiviteler hayat kalitesinin artmasını, ideal vücut ağırlığının korunmasını ve sağlıklı ruh halini destekliyor. Bunların yanı sıra kalp damar sağlığının sürdürülmesine ve osteoporoz riskinin azalmasına destek oluyor. Pelvik taban egzersizleri, özellikle kegel egzersizleri de ürolojik, genital ve cinsel şikayetleri azaltıyor.

Yatak odanız serin ve karanlık olsun

Düzenli uyku rutini oluşturmak hormon dalgalanmalarının etkisini azaltmaya destek oluyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Deniz Genç,  ancak perimenopoz döneminde özellikle gece oluşan sıcak basmalarının ve gece terlemelerinin uyku kalitesini olumsuz yönde etkilediklerini vurgulayarak, “Serin, karanlık ve iyi havalandırılmış bir yatak odası uyku kalitesini artırmaktadır. Ayrıca, melatonin ve magnezyumdan zengin besinler de uyku kalitesini desteklemektedir. Uykusuzluğa neden olabileceği için kafein içeren kahve tüketiminden ise özellikle geç saatlerde kaçınılması gerekmektedir” diyor.

Düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırın

Perimenopoz döneminde düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırmanız ve sağlığınızı destekleyen medikal tedavilerden faydalanmanız son derece önem taşıyor. “Örneğin, kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla düzenli görüşmek hem hormon düzeylerinin hem de sorunların takibini kolaylaştırmaktadır”  bilgisini veren Dr. Deniz Genç,  sözlerine şöyle devam ediyor: “Kemik ve kalp sağlığı risklerini azaltmak için D vitamini, kalsiyum, tiroit ve kolesterol gibi değerlerin düzenli kontrolü önemlidir. Vajinal kuruluk, sıcak basması ve uyku sorunları gibi yakınmalarda; hayat tarzı değişiklikleri, hormonal veya hormonal olmayan tedaviler, bitkisel takviyeler ve lazer tedavileriyle büyük rahatlama sağlanılabilmektedir.”

Stresinizi yönetin ve duygusal destek alın

Perimenopozda stres hormonları daha hassas hale geliyor. Nefes egzersizleri, meditasyon, tai-chi, yoga, pilates ve hobi aktiviteleri gibi yöntemler stresle başa çıkma becerilerini geliştiriyor, duygusal dalgalanmaları azaltıyor ve vücuda esneklik ile güç kazandırıyor.  Gerekirse bir uzmanla (kadın hastalıkları ve doğum uzmanı, psikolog, endokrinoloji uzmanı) görüşmek ve destek almak süreci kolaylaştırıyor. Sosyal destek almanın yanı sıra arkadaşlar, aile veya benzer dönemden geçen kadınlarla konuşmak da duygusal yükü hafifletiyor.

Cilt ve saç bakımınıza özen gösterin

Perimenopoz sürecinde azalan östrojen seviyesi ciltte kuruluk ve kırışıklık gibi sorunların yanı sıra saçlarda incelme ile dökülmeye yol açabiliyor. Besleyici ve nemlendirici ürünler cilt ile saç bakımı için önem taşırken, aşırı ısı ve kimyasal işlemler ise hassas doğal yapıyı daha da yıpratarak kuruluk, elastikiyet kaybı gibi sorunları arttırabiliyor. Cilt ile saç sağlığınızı desteklemek için dengeli ve omega3, B vitaminleri, çinko ile demir açısından zengin beslenmeye özen gösterin. Cildinizin ve saçlarınızın nem dengesini korumak amacıyla her gün yeterli su içmeyi de ihmal etmeyin.

#Perimenopoz #MenopozDönemi #KadınSağlığı #HormonalDenge #SağlıklıYaşam #UykuKalitesi #DuygusalDestek #YaşamTarzıDeğişikliği #SıcakBasmaları #KadınHastalıkları #SağlıkGündemi #Wellbeing #MenopozFarkındalığı

L’Oréal Türkiye, genç bilim kadınlarını desteklemeye devam ediyor

L’Oréal Türkiye’nin UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü “Bilim Kadınları İçin” Programı, 23 yıldır Türkiye’de genç kadın bilim insanlarını desteklemeye devam ediyor. Bugüne kadar 128 araştırmacıyı ödüllendiren program, bu yıl Orta Doğu Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Sevinç Figen Öktem Seven’i düşük maliyetli ve taşınabilir hiperspektral görüntüleme sistemleri üzerine geliştirdiği yenilikçi projesiyle onurlandırdı.

NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde edindiği deneyimi Türkiye’ye taşıyan Öktem Seven, pahalı ve sınırlı kullanım alanına sahip hiperspektral kameraların yerine daha erişilebilir, kompakt ve yapay zekâ destekli bir sistem geliştirmeyi hedefliyor. Bu teknoloji sayesinde tarımda erken hastalık tespiti, çevresel kirleticilerin izlenmesi ve tıbbi teşhis süreçlerinde daha hızlı ve doğru sonuçlar elde edilebilecek.

L’Oréal–UNESCO programı bugüne kadar dünya genelinde 4.700’den fazla bilim kadınını desteklerken, Türkiye bu küresel ağın en aktif ülkelerinden biri konumunda. Program kapsamında ödül alan araştırmacıların 100’ü akademik kariyerlerinde doçentlik ve profesörlük seviyelerine yükseldi.

ODTÜ’de kurduğu laboratuvarda çalışmalarını sürdüren Öktem Seven’in prototip sisteminin bir yıl içinde tamamlanması ve sanayi iş birlikleriyle sahada test edilmesi planlanıyor. Projenin, Türkiye’nin yerli teknoloji üretimi, bilimsel inovasyon kapasitesi ve teknolojik bağımsızlığı açısından önemli bir potansiyel taşıdığı belirtiliyor.

L’Oréal Türkiye, bilime yön veren genç kadın araştırmacıları destekleyerek Türkiye’nin bilimsel ekosistemine katkı sunmayı sürdürüyor.

#BilimKadınlarıİçin #LOrealTürkiye #UNESCO #ODTÜ #HiperspektralGörüntüleme #TeknolojiVeBilim #KadınBilimİnsanları #ArGe #BilimGündemi

İşNet, müşteri deneyimini stratejik bir değere dönüştürüyor

İşNet, müşteri odaklı hizmet anlayışını güçlendirmek amacıyla kurduğu Müşteri Deneyimi Ekibi ile müşteri memnuniyetini operasyonel bir süreçten çıkarıp şirketin iş yapış biçimini yönlendiren stratejik bir değere dönüştürüyor. 230 bini aşkın müşteriye 100’den fazla bilgi teknolojileri hizmeti sunan şirket, yalnızca altyapı sağlayıcısı değil, aynı zamanda güvenilir bir teknoloji iş ortağı olarak konumlanıyor.

Müşteri Deneyimi Ekibi, gelen tüm talepleri analiz ederek en uygun teknik ekibe yönlendiriyor, uçtan uca takip sağlayarak süreçlerin hızlı ve minimum etkiyle tamamlanmasını hedefliyor. İşNet, bulut bilişim, siber güvenlik, e-dönüşüm ve yapay zekâ destekli çözümlerle müşterilerinin iş süreçlerini hızlandırırken, sürekli iyileştirme metodolojisiyle kalıcı çözümler üretiyor.

İşNet Müşteri Deneyimi ve Operasyon Yönetimi Grup Müdürü Ahmet Ersin Yıldırım, müşteri deneyiminin kurum kültürünün merkezinde yer aldığını belirterek, “Teknolojiyi insan dokunuşuyla birleştirerek her gün daha iyi bir İşNet deneyimi yaratıyoruz” dedi.

Şirketin müşteri memnuniyeti stratejisi, sürdürülebilirlik ve güvenlik odaklı ilerliyor. LEED v4 Gold Tier IV ve TS EN 50600-3 sertifikalarına sahip Atlas Veri Merkezi, çevresel duyarlılık ve yüksek performansı bir araya getirirken, yapay zekâ destekli RF sistemleri enerji tüketimini azaltıyor.

İşNet, güvenli, kesintiye dayanıklı ve sürdürülebilir teknolojik çözümler sunarak müşteri deneyimini kurumsal bir değer haline getiriyor.

#İşNet #MüşteriDeneyimi #TeknolojiYatırımları #DijitalDönüşüm #SiberGüvenlik #BulutBilişim #AtlasVeriMerkezi #EkonomiGündemi #YapayZeka #SürdürülebilirTeknoloji

Trouw Nutrition, Polatlı OSB’de sıfır emisyonlu fabrikanın temelini attı

Dünyanın önde gelen hayvan besleme şirketlerinden Trouw Nutrition, Türkiye’deki en büyük yatırımlarından birine imza atarak Ankara Polatlı Organize Sanayi Bölgesi’nde sıfır emisyon hedefiyle tasarlanan yeni üretim tesisinin temelini attı. 2027’nin ilk yarısında faaliyete geçmesi planlanan tesis, şirketin Türkiye’deki üretim kapasitesini iki katına çıkaracak.

Trouw Nutrition Türkiye Ülke Müdürü Gonca Altıntaş, fabrikanın tamamen fosil yakıtsız, tam otomasyonlu bir yapıda tasarlandığını belirterek, “400 kWp’lik güneş enerjisi santrali, ısı geri kazanım sistemleri ve yüksek verimli HVAC altyapısıyla kendi enerjisini üretecek; sıfır karbon ve sıfır toz emisyonu hedefliyoruz” dedi.

Yeni tesis, Türkiye’yi bölgesel üretim ve inovasyon üssü haline getirmeyi amaçlıyor. Polatlı OSB’nin stratejik konumu sayesinde Türkiye geneline, Orta Asya’ya ve Kafkasya’ya hızlı erişim sağlanacak. Altıntaş, tam otomatik üretim hatları ve bulut tabanlı MES sistemiyle tüm süreçlerin gerçek zamanlı izleneceğini, kalite ve verimliliğin üst seviyeye taşınacağını vurguladı.

Trouw Nutrition CEO’su Eduardo Alberto, yatırımın Türkiye’nin kıtalar arası köprü konumuna duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu belirterek, “Bu tesis yalnızca kapasite artışı değil; sürdürülebilir hayvan beslenmesinde Türkiye’nin yenilik merkezi olma potansiyeline yaptığımız bir yatırımdır” ifadelerini kullandı.

#TrouwNutrition #PolatlıOSB #SıfırEmisyon #SürdürülebilirÜretim #HayvancılıkTeknolojileri #Endüstri40 #YemKatkı #GüneşEnerjisi #EkonomiGündemi #İnovasyon