Nissan Formula E Takımı, 2025/26 ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nın 2. turu için Mexico City’ye hazırlanıyor. Geçen sezon Autódromo Hermanos Rodríguez pistinde Oliver Rowland’ın dördüncü sıradan başlayarak kazandığı zaferi tekrarlamak isteyen Japon ekip, bu yıl da zirveye oynamayı hedefliyor.
Rowland ve takım arkadaşı Norman Nato, São Paulo’daki güçlü sezon açılışının ardından Meksika’da piste çıkacak. 2,63 km uzunluğundaki pist, deniz seviyesinden 2.250 metre yükseklikte olmasıyla sürücülere eşsiz bir deneyim sunacak. Etkinlik, serbest antrenmanlarla başlayıp sıralama turları sonrası 36 turluk yarışla tamamlanacak.
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/01/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-11.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-01-07 11:11:152026-01-07 01:13:08Rowland ve Nato, 2. Tur İçin Hazır
İBB Beyoğlu Sineması’nın büyük ilgi gören Ülke Sineması programı, 2026’nın ilk ayında Fransa’yı konuk ediyor. İBB Kültür’ün hazırladığı özel seçki, ocak ayı boyunca Fransız sinemasının önde gelen yapımlarını ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşturacak.
Fransız Sinemasından Özel Seçki
Programda, sinema tarihine damga vurmuş ve farklı dönemlerden örnekler sunan filmler yer alıyor. Gösterilecek yapımlar arasında Jacques Demy’nin “Cherbourg Şemsiyeleri”, Costa Gavras’ın “Ölümsüz”, Chris Marker’ın “Güneşsiz”, François Truffaut’nun “Cep Harçlığı” ve Gérard Oury’nin “Şahane Oyun” gibi klasikler bulunuyor. Ayrıca Raoul Peck, Stéphane Demoustier, Julie Navarro, Cédric Kahn, Iris Kaltenbäck ve Jeanne Herry gibi çağdaş yönetmenlerin dikkat çeken filmleri de seçkide yer alıyor.
Animasyon ve Kısa Film Gösterimleri
Ocak ayı boyunca yalnızca uzun metrajlı filmler değil, animasyon ve kısa film seçkileri de izleyicilerle buluşacak.
Animasyon Seçkisi: 11 ve 25 Ocak’ta “Fil ve Balina”, “İki Kız Kardeş Arasında”, “Boris’in Fırını”, “Koyun, Kurt ve Çay Bardağı” ve “Kapibara” gösterilecek.
Kısa Film Seçkisi: 11 Ocak’ta “Hoşça Kal”, “Katarak” ve “Yelken Bayraklar” izleyiciyle buluşacak.
Beyoğlu’nda Kültür Buluşması
İstiklal Caddesi’nin simge yapılarından biri olan İBB Beyoğlu Sineması, haftanın altı günü kapılarını açarak sinemaseverlere kültür ve sanat dolu bir program sunuyor. Etkinlikler ücretsiz olup, detaylı bilgi ve biletler için İBB Beyoğlu Sineması’nın sosyal medya hesapları takip edilebiliyor.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası, 2025 yılını üç gün üst üste kapalı gişe gerçekleşen yeni yıl konserleriyle tamamladı. Orkestra, 2026’ya ise sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü öne çıkaran güçlü bir repertuvarla giriyor.
2025 yılı boyunca 43 bin 306 dinleyiciye ulaşarak Eskişehir’in kültür hayatında belirleyici bir rol üstlenen orkestra, yeni yılda da anma konserleri, tematik programlar, sahne yapıtları ve evrensel başyapıtları bir araya getiren kapsamlı bir takvim sunacak.
Kapalı Gişe Yeni Yıl Konserleri
Orkestra Şefi Ender Sakpınar yönetiminde sahnelenen yeni yıl konserlerinde solistler Eylem Demirhan, Ayşe Şenoğul, Aydın Uştuk ve Burak Dabakoğlu yer aldı. Klasik müziğin usta bestecilerinden oluşan seçkin program, üç gün boyunca salonu dolduran sanatseverler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
Konserleri izleyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, yaptığı konuşmada sanatın toplumsal gücüne vurgu yaparak:
“2025 zorlu bir yıl oldu; ancak sanatın birleştirici ve iyileştirici gücüyle 2026’ya umutla giriyoruz,” dedi.
2026’nın İlk Konseri
Yeni yılın ilk konseri 8 Ocak Perşembe akşamı Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Eskişehir Senfoni Orkestrası, nitelikli repertuvarı, güçlü solistleri ve kentle kurduğu derin bağ ile 2026’da da kültür sanat yaşamına değer katmayı sürdürecek.
OCAK-ŞUBAT-MART 2026 PROGRAMI
8 Ocak 2026 Perşembe
Hasan Ferit Alnar’ın 120. Doğum Yılı Kutlama Konseri
Orkestra Şefi: Orçun Orçunsel
Solistler: Tahir Aydoğdu (Kanun), İbrahim Aydoğdu (Viyolonsel)
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/01/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-1-3.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-01-07 09:58:592026-01-07 01:00:45Yeni Yılda Kapsamlı Konser Takvimi Sanatseverleri Bekliyor
İş Sanat’ın edebiyat dinletileri, bu kez Aziz Nesin’in toplumsal sorunları mizahi bir incelikle ele alan öykülerine yer veriyor. “Bar Fedaisi” başlıklı dinleti, 26 Ocak Pazartesi akşamı saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleşecek.
Nesin’in “İntikam”, “Sınır Üstündeki Ev”, “Bar Fedaisi”, “Nasıl Buldunuz?” ve “Çamaşır Günü” adlı öyküleri; Tilbe Saran, Metin Belgin, Bülent Emin Yarar ve Hakan Gerçek tarafından seslendirilecek. Metni Atilla Birkiye hazırlarken, müzik direktörlüğünü Serdar Yalçın, sahne uyarlamasını ise Mehmet Birkiye üstleniyor. Dinletiye çello, keman ve piyano eşlik edecek.
Etkinlik ücretsiz olup, rezervasyonlar Biletix üzerinden yapılabiliyor.
Geceleri uykudan uyandıran inatçı öksürüğünüz, göğüs ağrınız varsa, kendinizi sürekli halsiz hissediyor, değil merdiven- yokuş çıkmak oturduğunuz yerde bile nefes alamıyor gibi oluyorsanız dikkat! Ülkemizde son yıllarda KOAH ve astım başta olmak üzere akciğer hastalıklarının hızla arttığını belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai “Bilimsel araştırmalara göre, 35-40 yaşından sonra her yıl akciğer kapasitemizin yaklaşık yüzde 1’i kaybolur. Yani, 50 yaşındaki bir kişinin akciğer kapasitesi, 40 yaşındaki haline göre yaklaşık yüzde 10 daha az olabilir. Bu kayıp sigara içilmesi ve sigara dumanına maruz kalınması başta olmak üzere yanlış yaşam alışkanlıkları ve bazı çevresel etkenlerle çok daha hızlanır. Ama bazı püf noktalarına dikkat ederek akciğerlerimizi yenilememiz ve yıpranma sürecini yavaşlatmamız mümkün olabilir” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Naurzvai, yeni yılda akciğerlerinizi 7 adımda yenilemenin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Sigaradan ve sigara dumanından uzak durun
Sigara, nargile, puro ve elektronik sigara akciğerlerin en büyük düşmanıdır. Sadece içenler değil, pasif içiciler de büyük risk altındadır. Bilimsel araştırmalar; sigara dumanının, akciğerlerdeki hücrelerde onarılmaz hasarlar bıraktığını, onları hızla yaşlandırdığını ve kendini yenileme kapasitesini azalttığını ortaya koymaktadır. Bu zararlı maddelerden kaçının, içilen ortamlardan da uzak durun. Eğer sigara içiyorsanız bırakmak için bir adım atın, içmiyorsanız da sigara dumanına maruz kalmayın, pasif içici olmayın.
Her gün sebze ve meyve tüketin
Fast-food yiyecekler, aşırı yağlı ve işlenmiş gıdalar, yeterince sebze-meyve tüketmemek akciğerleri savunmasız bırakır. Antioksidan eksikliği, akciğer hücrelerinin daha çabuk yaşlanmasına yol açar. Akciğerlerimizin düşmanı olan serbest radikallerle savaşmanın en iyi yolu, antioksidanlardan zengin beslenmektir. C ve E vitamini gibi antioksidanlar, taze sebze ve meyvelerde bolca bulunur. Özellikle portakal, kivi, brokoli, havuç, ıspanak gibi besinler akciğer sağlığı için çok faydalıdır. Bilimsel çalışmalar; bu tür besinlerin akciğer hücrelerini koruduğunu ve yaşlanmayı yavaşlattığını gösteriyor. Her gün tabağınızda renkli sebze ve meyvelere yer verin.
Hareket edin, nefesinizi açın
Hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, egzersiz yapmamak, sürekli oturmak akciğer kapasitesini düşürür. Akciğerler de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir; hareketsizlik onları zayıflatır ve yaşlandırır. Düzenli egzersiz yapmak, akciğer kapasitesini artırır, dokuların oksijenlenmesini sağlar. Yürüyüş, yüzme, bisiklet, dans… Hangisini seviyorsanız onu yapın! Haftada en az 3 gün, 30 dakika tempolu yürüyüş bile akciğer sağlığınıza çok önemli katkıda bulunur.
Bağışıklığınızı güçlü tutun
Sürekli stresli olmak ve yeterince uyumamak, bağışıklık sistemini zayıflatır, vücudu hastalıklara açık hale getirir. Akciğerler de bundan olumsuz etkilenir ve yaşlanma süreci hızlanır. Akciğerlerimiz, mikroplara ve virüslere karşı ilk savunma hattımızdır. Yeterli uyku, dengeli beslenme ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemini güçlü tutar.
Kirli havadan uzak durun
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai “Hava kirliliği, egzoz dumanı, fabrika gazları, tozlu ve kimyasal ortamlarda çalışmak akciğerleri yıpratır, yaşlanmasını hızlandırır. Büyük şehirlerde yaşıyorsanız, hava kirliliği maalesef kaçınılmaz bir gerçek. Mümkünse sabah erken saatlerde ya da trafiğin az olduğu zamanlarda dışarı çıkın. Evi sık sık havalandırmak akciğerleri korumaya fayda sağlar” diyor.
Temizlik deterjanlarına maruz kalmayın
Evde ve işyerinde parfüm, oda spreyi, toz, küf ve kimyasallara uzun süre maruz kalmak akciğerlere büyük zarar verir. Temizlik yaparken aşırı kimyasal kullanmayın, rutubetli, tozlu ve küflü ortamlarda bulunmayın, gerekirse maske takın. Özellikle astım ve KOAH hastaları için bu alışkanlıklar çok zararlıdır.
Aşılarınızı yaptırın
Dr. Naurzvai “Sık sık solunum yolu enfeksiyonu geçirmek ve tedaviyi ihmal etmek, grip ve bronşit gibi hastalıkları önemsememek, doktora gitmemek, ilaçları yarım bırakmak akciğerlerde kalıcı hasara ve yaşlanmaya yol açabileceğinden dolayı, bu tür olası alışkanlıklarınızı mutlaka terk edin. Ayrıca grip ve zatürre aşılarını yaptırmak, ellerin temizliğine dikkat etmek, kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre kalmamak da akciğer sağlığı açısından çok önemlidir. Doğru yaşam alışkanlıkları kazanmak, akciğerlerimizi genç ve sağlıklı tutmanın en önemli yoludur” diyor.
Rahim ağzı (serviks) kanseri, dünyada ve ülkemizde kadın sağlığını tehdit eden en önemli kanser türleri arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen kanserler arasında dördüncü sırada bulunuyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 660 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulurken, yaklaşık 350 bin kadın ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, Türkiye’de de her yıl yaklaşık 2 bin 400 yeni rahim ağzı kanseri vakası görülürken, yaklaşık bin 200 kadının bu hastalık sebebiyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek, “Bu kayıpların en önemli nedenlerinden biri, ülkemizde uzun yıllardır uygulanmakta olan tarama programlarına katılımın yetersiz olmasıdır. Ayrıca, hastalığın erken dönemde belirti vermemesi ve hastalarımızın anormal vajinal kanama ile kasık ağrısı gibi yakınmalarında hekime geç başvurmaları diğer önemli sebepleri oluşturmaktadır” diyor.
Oysa rahim ağzı kanserinin erken tanı konulduğunda başarıyla tedavi edilebilen, hatta önlenebilen bir kanser türü olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, “Hiçbir yakınması olmasa bile her kadının düzenli olarak jinekolojik muayenelerini yaptırması, gerekli testlerden geçmesi ve rahim ağzı kanseri aşısını olması son derece değerlidir. Zira, tarama testlerinde tespit edilen kanser öncüsü lezyonlar LEEP (Loop elektrocerrahi eksizyonu prosedörü) veya konizasyon gibi günübirlik cerrahi işlemlerle kansere dönüşmeden ortadan kaldırılmaktadır. Rahim ağzı kanseri aşısı da kanser oluşumunu büyük oranda önleyebilmektedir” diye konuşuyor.
En yaygın sebebi HPV enfeksiyonu
Rahim ağzı kanserinin yaklaşık yüzde 99’u Human Papilloma Virüsü (HPV) ile ilişkili oluyor. Çalışmalar, her 10 kadından 8’inin yaşamları boyunca en az bir kez Human Papilloma Virüsü ile enfekte olduğunu gösteriyor. Cinsel temas yoluyla bulaşan ve son derece yaygın bir virüs olan Human Papilloma Virüsü, herhangi bir belirti vermeden vücutta uzun yıllar kalabiliyor. Bağışıklık sistemi gerilediğinde virüs kendini yeniden gösterebiliyor. Bazı yüksek riskli HPV tipleri ise rahim ağzındaki hücrelerde zamanla kanser öncüsü değişikliklere ve tedavi edilmediğinde rahim ağzı kanserine yol açabiliyor. Rahim ağzı kanseri genellikle ileri evreye kadar sessiz seyrettiği için düzenli yapılan muayene ve taramalar hayati önem taşıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, rahim ağzı kanserine karşı hayat kurtaran 4 önlemi anlattı; önemli uyarılarda bulundu!
Jinekolojik muayene
Düzenli jinekolojik muayeneler, rahim ağzı kanserinin erken tanısında ilk ve en önemli adımı oluşturuyor. Kadınların hiçbir yakınmaları olmasa bile 21 yaşından itibaren yılda en az bir kez jinekolojik muayene olmaları öneriliyor. Muayene sırasında hekimin gerekli gördüğü tarama testleri planlanıyor ve detaylı bilgilendirme yapılıyor.
Pap Smear testi
Pap smear testi, rahim ağzından yumuşak bir fırça ile alınan hücre örneklerinin patoloji doktoru tarafından incelenmesiyle yapılıyor. Bu test, kanser öncesi hücresel değişiklikleri erken dönemde saptayarak hastalığın gelişmesini önlemek için doktora ve hastaya zaman tanıyor. Kadınların hiçbir yakınmaları olmasa bile, 21 yaşından itibaren smear testine başlamaları ve testi 3 yılda bir düzenli olarak yaptırmaları öneriliyor.
HPV tarama testleri
HPV tarama testleri; rahim ağzı kanserine yol açabilen yüksek riskli Human Papilloma Virüs tiplerini saptıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, özellikle 30 yaşından itibaren önerilen bu testlerin kanser riskini belirlemede son derece etkili olduklarını anlatarak, “Bazı HPV tipleri düşük riskli olup genital siğiller ile sınırlı kalırken, yüksek riskli olan bazı tipleri ise rahim ağzı kanserine neden olabilmektedir. HPV taraması sayesinde, risk altındaki kadınlar erken dönemde belirlenerek, yakın takibe alınmaktadır” diyor. Doç. Dr. Murat Yassa, smear veya HPV testlerinde virüsün tespit edilmiş olmasının kadınlarda kansere yakalanma kaygısına neden olabildiğini ifade ederek, “Bu durum hastalarımızın cinsel yaşamlarını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilmektedir. Aslında, anormal smear sonucu ve HPV pozitifliği hastanın kanser olduğu anlamına gelmemektedir. Bunlar potansiyol kanser öncüsü lezyonlardır ve çoğu durumda erken müdahale ile kontrol altına alınmaktadır” bilgisini veriyor.
Human Papilloma Virüsü aşısı
Dünyadaki tek kanser aşısı olan HPV (Human Papilloma Virüsü) aşısı, rahim ağzı kanserine neden olan yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlıyor. Günümüzde 9’lu HPV aşısının ülkemizde de uygulandığını belirten Doç. Dr. Murat Yassa, bu aşının rahim ağzı kanseriyle ilişkili en yaygın ve en riskli HPV tiplerine karşı geniş koruma sağladığını vurguluyor. HPV aşısının ideal olarak 9-14 yaş arasında uygulanmakla birlikte, 15 yaş ve sonrasında da tüm kadınlara ve erkeklere yapılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Murat Yassa, sözlerine şöyle devam ediyor: “Rahim ağzı kanseri aşısı HPV ile daha önce karşılaşmamış bireylerde en yüksek koruyuculuğu sağlamaktadır. Ancak, HPV enfeksiyonu pozitif olan kadınlarda da fayda sağlayabilir; diğer HPV tipleriyle oluşan enfeksiyonu engelleyebilir ve hastalığın ilerlemesini önlemeye katkıda bulunabilir. Bu nedenle aşı kararı, yaş ve bireysel riskler göz önünde bulundurularak, kadın hastalıkları ve doğum hekimiyle birlikte değerlendirilmelidir.”
https://pausejournal.com/wp-content/uploads/2026/01/foto-kopyasi-800-x-550-piksel-2-2.jpg550800pausehttps://pausejournal.com/wp-content/uploads/2025/11/p.jpgpause2026-01-06 10:37:142026-01-06 00:39:21Ölümcül kanserler arasında yer alıyor, oysa…
Rowland ve Nato, 2. Tur İçin Hazır
Nissan Formula E Takımı, 2025/26 ABB FIA Formula E Dünya Şampiyonası’nın 2. turu için Mexico City’ye hazırlanıyor. Geçen sezon Autódromo Hermanos Rodríguez pistinde Oliver Rowland’ın dördüncü sıradan başlayarak kazandığı zaferi tekrarlamak isteyen Japon ekip, bu yıl da zirveye oynamayı hedefliyor.
Rowland ve takım arkadaşı Norman Nato, São Paulo’daki güçlü sezon açılışının ardından Meksika’da piste çıkacak. 2,63 km uzunluğundaki pist, deniz seviyesinden 2.250 metre yükseklikte olmasıyla sürücülere eşsiz bir deneyim sunacak. Etkinlik, serbest antrenmanlarla başlayıp sıralama turları sonrası 36 turluk yarışla tamamlanacak.
#NissanFormulaE #MexicoCityEPrix #FormulaE #OliverRowland #NormanNato #ABBFormulaE #Motorsporları #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Ocak Boyunca Ücretsiz Gösterimler İstanbulluları Bekliyor
İBB Beyoğlu Sineması’nın büyük ilgi gören Ülke Sineması programı, 2026’nın ilk ayında Fransa’yı konuk ediyor. İBB Kültür’ün hazırladığı özel seçki, ocak ayı boyunca Fransız sinemasının önde gelen yapımlarını ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşturacak.
Fransız Sinemasından Özel Seçki
Programda, sinema tarihine damga vurmuş ve farklı dönemlerden örnekler sunan filmler yer alıyor. Gösterilecek yapımlar arasında Jacques Demy’nin “Cherbourg Şemsiyeleri”, Costa Gavras’ın “Ölümsüz”, Chris Marker’ın “Güneşsiz”, François Truffaut’nun “Cep Harçlığı” ve Gérard Oury’nin “Şahane Oyun” gibi klasikler bulunuyor. Ayrıca Raoul Peck, Stéphane Demoustier, Julie Navarro, Cédric Kahn, Iris Kaltenbäck ve Jeanne Herry gibi çağdaş yönetmenlerin dikkat çeken filmleri de seçkide yer alıyor.
Animasyon ve Kısa Film Gösterimleri
Ocak ayı boyunca yalnızca uzun metrajlı filmler değil, animasyon ve kısa film seçkileri de izleyicilerle buluşacak.
Animasyon Seçkisi: 11 ve 25 Ocak’ta “Fil ve Balina”, “İki Kız Kardeş Arasında”, “Boris’in Fırını”, “Koyun, Kurt ve Çay Bardağı” ve “Kapibara” gösterilecek.
Kısa Film Seçkisi: 11 Ocak’ta “Hoşça Kal”, “Katarak” ve “Yelken Bayraklar” izleyiciyle buluşacak.
Beyoğlu’nda Kültür Buluşması
İstiklal Caddesi’nin simge yapılarından biri olan İBB Beyoğlu Sineması, haftanın altı günü kapılarını açarak sinemaseverlere kültür ve sanat dolu bir program sunuyor. Etkinlikler ücretsiz olup, detaylı bilgi ve biletler için İBB Beyoğlu Sineması’nın sosyal medya hesapları takip edilebiliyor.
#İBBBeyoğluSineması #FransızSineması #ÜlkeSineması #KültürSanat #FilmGösterimi #İstanbulEtkinlikleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Yeni Yılda Kapsamlı Konser Takvimi Sanatseverleri Bekliyor
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası, 2025 yılını üç gün üst üste kapalı gişe gerçekleşen yeni yıl konserleriyle tamamladı. Orkestra, 2026’ya ise sanatın birleştirici ve iyileştirici gücünü öne çıkaran güçlü bir repertuvarla giriyor.
2025 yılı boyunca 43 bin 306 dinleyiciye ulaşarak Eskişehir’in kültür hayatında belirleyici bir rol üstlenen orkestra, yeni yılda da anma konserleri, tematik programlar, sahne yapıtları ve evrensel başyapıtları bir araya getiren kapsamlı bir takvim sunacak.
Kapalı Gişe Yeni Yıl Konserleri
Orkestra Şefi Ender Sakpınar yönetiminde sahnelenen yeni yıl konserlerinde solistler Eylem Demirhan, Ayşe Şenoğul, Aydın Uştuk ve Burak Dabakoğlu yer aldı. Klasik müziğin usta bestecilerinden oluşan seçkin program, üç gün boyunca salonu dolduran sanatseverler tarafından uzun süre ayakta alkışlandı.
Konserleri izleyen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, yaptığı konuşmada sanatın toplumsal gücüne vurgu yaparak:
“2025 zorlu bir yıl oldu; ancak sanatın birleştirici ve iyileştirici gücüyle 2026’ya umutla giriyoruz,” dedi.
2026’nın İlk Konseri
Yeni yılın ilk konseri 8 Ocak Perşembe akşamı Atatürk Kültür Sanat ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Eskişehir Senfoni Orkestrası, nitelikli repertuvarı, güçlü solistleri ve kentle kurduğu derin bağ ile 2026’da da kültür sanat yaşamına değer katmayı sürdürecek.
OCAK-ŞUBAT-MART 2026 PROGRAMI
8 Ocak 2026 Perşembe
Hasan Ferit Alnar’ın 120. Doğum Yılı Kutlama Konseri
Orkestra Şefi: Orçun Orçunsel
Solistler: Tahir Aydoğdu (Kanun), İbrahim Aydoğdu (Viyolonsel)
Program: H.F. Alnar – Prelud ve İki Dans
H.F. Alnar – Kanun Konçertosu
H.F. Alnar – Viyolonsel Konçertosu
15 Ocak 2026 Perşembe
Orkestra Şefi: Orhun Orhon
Solist: Gülsin Onay (Piyano)
Program: W.A. Mozart – KV.467 Piyano Konçertosu No:21
22 Ocak 2026 Perşembe
Uğur Mumcu’yu Anma Konseri
Orkestra Şefi: Rengim Gökmen
Solistler: Tayfun Bozok (Keman), Derya Bozok (Keman)
Program: A. Schnittke – Konçerto Grosso No:1
30-31 Ocak – 1 Şubat 2026 (Cuma / Cumartesi / Pazar)
Orkestra Şefleri: Aytuğ Ülgen / Orhun Orhon
Program: C.R. Rey – Lüküs Hayat
5 Şubat 2026 Perşembe
6 Şubat Depremi Kayıplarımızı Anma Konseri
Orkestra Şefi: İbrahim Yazıcı
Solist: Elvin Hoxha Ganiyev (Keman)
Program: M. Karlowicz – Op.8 Keman Konçertosu
12 Şubat 2026 Perşembe
Sevgililer Günü Konseri
Orkestra Şefi: Ender Sakpınar
Program: Film Müzikleri
19 Şubat 2026 Perşembe
Orkestra Şefi: Burak Tüzün
Solist: Deniz Yakın (Keman)
Program: P.I. Çaykovski – Op.35 Keman Konçertosu
P.I. Çaykovski – Op.13 Senfoni No:1
27-28 Şubat – 1 Mart 2026 (Cuma / Cumartesi / Pazar)
Orkestra Şefleri: Aytuğ Ülgen / Orhun Orhon
Program: C.R. Rey – Lüküs Hayat
5 Mart 2026 Perşembe
Dünya Emekçi Kadınlar Günü Konseri
Orkestra Şefi: Öykü Yanık
Solistler: Gülen Ege (Keman), Pınar Basalak (Viyola)
Program: G. Verdi – La Traviata Operası Uvertürü
12 Mart 2026 Perşembe
Tıp Bayramı Konseri
Orkestra Şefi: Rengim Gökmen
Solistler: Arcan İsenkul (Viyola), Ezgi Görkem Yıldırım (Soprano)
Program: Y. Tura – Viyola Konçertosu
P.I. Çaykovski – Op.32 Franceska da Rimini Senfonik Şiiri
18 Mart 2026 Çarşamba
Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. Yılı
Orkestra Şefi: Burak Tüzün
Solistler: Hülya Kazan (Soprano), Serdar Rasul (Viyolonsel)
Program: C. Atilla – Senfoni No:2 “Gelibolu – 57. Alay”
27-28-29 Mart 2026 (Cuma / Cumartesi / Pazar)
Dünya Tiyatrolar Günü
Orkestra Şefleri: Aytuğ Ülgen / Orhun Orhon
Program: C.R. Rey – Lüküs Hayat
#EskişehirSenfoni #KültürSanat #KlasikMüzik #SanatınGücü #EskişehirEtkinlikleri #YeniYılKonseri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
“Bar Fedaisi” Dinletisi 26 Ocak’ta
İş Sanat’ın edebiyat dinletileri, bu kez Aziz Nesin’in toplumsal sorunları mizahi bir incelikle ele alan öykülerine yer veriyor. “Bar Fedaisi” başlıklı dinleti, 26 Ocak Pazartesi akşamı saat 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda gerçekleşecek.
Nesin’in “İntikam”, “Sınır Üstündeki Ev”, “Bar Fedaisi”, “Nasıl Buldunuz?” ve “Çamaşır Günü” adlı öyküleri; Tilbe Saran, Metin Belgin, Bülent Emin Yarar ve Hakan Gerçek tarafından seslendirilecek. Metni Atilla Birkiye hazırlarken, müzik direktörlüğünü Serdar Yalçın, sahne uyarlamasını ise Mehmet Birkiye üstleniyor. Dinletiye çello, keman ve piyano eşlik edecek.
Etkinlik ücretsiz olup, rezervasyonlar Biletix üzerinden yapılabiliyor.
#AzizNesin #İşSanat #BarFedaisi #KültürSanat #EdebiyatDinletisi #İstanbulEtkinlikleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Dikkat! Bu etkenler akciğerleri yaşlandırıyor!
Geceleri uykudan uyandıran inatçı öksürüğünüz, göğüs ağrınız varsa, kendinizi sürekli halsiz hissediyor, değil merdiven- yokuş çıkmak oturduğunuz yerde bile nefes alamıyor gibi oluyorsanız dikkat! Ülkemizde son yıllarda KOAH ve astım başta olmak üzere akciğer hastalıklarının hızla arttığını belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai “Bilimsel araştırmalara göre, 35-40 yaşından sonra her yıl akciğer kapasitemizin yaklaşık yüzde 1’i kaybolur. Yani, 50 yaşındaki bir kişinin akciğer kapasitesi, 40 yaşındaki haline göre yaklaşık yüzde 10 daha az olabilir. Bu kayıp sigara içilmesi ve sigara dumanına maruz kalınması başta olmak üzere yanlış yaşam alışkanlıkları ve bazı çevresel etkenlerle çok daha hızlanır. Ama bazı püf noktalarına dikkat ederek akciğerlerimizi yenilememiz ve yıpranma sürecini yavaşlatmamız mümkün olabilir” diyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Naurzvai, yeni yılda akciğerlerinizi 7 adımda yenilemenin püf noktalarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Sigara, nargile, puro ve elektronik sigara akciğerlerin en büyük düşmanıdır. Sadece içenler değil, pasif içiciler de büyük risk altındadır. Bilimsel araştırmalar; sigara dumanının, akciğerlerdeki hücrelerde onarılmaz hasarlar bıraktığını, onları hızla yaşlandırdığını ve kendini yenileme kapasitesini azalttığını ortaya koymaktadır. Bu zararlı maddelerden kaçının, içilen ortamlardan da uzak durun. Eğer sigara içiyorsanız bırakmak için bir adım atın, içmiyorsanız da sigara dumanına maruz kalmayın, pasif içici olmayın.
Fast-food yiyecekler, aşırı yağlı ve işlenmiş gıdalar, yeterince sebze-meyve tüketmemek akciğerleri savunmasız bırakır. Antioksidan eksikliği, akciğer hücrelerinin daha çabuk yaşlanmasına yol açar. Akciğerlerimizin düşmanı olan serbest radikallerle savaşmanın en iyi yolu, antioksidanlardan zengin beslenmektir. C ve E vitamini gibi antioksidanlar, taze sebze ve meyvelerde bolca bulunur. Özellikle portakal, kivi, brokoli, havuç, ıspanak gibi besinler akciğer sağlığı için çok faydalıdır. Bilimsel çalışmalar; bu tür besinlerin akciğer hücrelerini koruduğunu ve yaşlanmayı yavaşlattığını gösteriyor. Her gün tabağınızda renkli sebze ve meyvelere yer verin.
Hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı, egzersiz yapmamak, sürekli oturmak akciğer kapasitesini düşürür. Akciğerler de tıpkı kaslar gibi çalıştıkça güçlenir; hareketsizlik onları zayıflatır ve yaşlandırır. Düzenli egzersiz yapmak, akciğer kapasitesini artırır, dokuların oksijenlenmesini sağlar. Yürüyüş, yüzme, bisiklet, dans… Hangisini seviyorsanız onu yapın! Haftada en az 3 gün, 30 dakika tempolu yürüyüş bile akciğer sağlığınıza çok önemli katkıda bulunur.
Sürekli stresli olmak ve yeterince uyumamak, bağışıklık sistemini zayıflatır, vücudu hastalıklara açık hale getirir. Akciğerler de bundan olumsuz etkilenir ve yaşlanma süreci hızlanır. Akciğerlerimiz, mikroplara ve virüslere karşı ilk savunma hattımızdır. Yeterli uyku, dengeli beslenme ve stresi yönetmeyi öğrenmek bağışıklık sistemini güçlü tutar.
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Nurgül Naurzvai “Hava kirliliği, egzoz dumanı, fabrika gazları, tozlu ve kimyasal ortamlarda çalışmak akciğerleri yıpratır, yaşlanmasını hızlandırır. Büyük şehirlerde yaşıyorsanız, hava kirliliği maalesef kaçınılmaz bir gerçek. Mümkünse sabah erken saatlerde ya da trafiğin az olduğu zamanlarda dışarı çıkın. Evi sık sık havalandırmak akciğerleri korumaya fayda sağlar” diyor.
Evde ve işyerinde parfüm, oda spreyi, toz, küf ve kimyasallara uzun süre maruz kalmak akciğerlere büyük zarar verir. Temizlik yaparken aşırı kimyasal kullanmayın, rutubetli, tozlu ve küflü ortamlarda bulunmayın, gerekirse maske takın. Özellikle astım ve KOAH hastaları için bu alışkanlıklar çok zararlıdır.
Dr. Naurzvai “Sık sık solunum yolu enfeksiyonu geçirmek ve tedaviyi ihmal etmek, grip ve bronşit gibi hastalıkları önemsememek, doktora gitmemek, ilaçları yarım bırakmak akciğerlerde kalıcı hasara ve yaşlanmaya yol açabileceğinden dolayı, bu tür olası alışkanlıklarınızı mutlaka terk edin. Ayrıca grip ve zatürre aşılarını yaptırmak, ellerin temizliğine dikkat etmek, kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre kalmamak da akciğer sağlığı açısından çok önemlidir. Doğru yaşam alışkanlıkları kazanmak, akciğerlerimizi genç ve sağlıklı tutmanın en önemli yoludur” diyor.
#AkciğerSağlığı #KOAH #Astım #SigaraBırak #NefesAl #SağlıklıYaşam #Egzersiz #Antioksidan #Bağışıklık #HavaKirliliği #SağlıkHaberi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity
Ölümcül kanserler arasında yer alıyor, oysa…
Rahim ağzı (serviks) kanseri, dünyada ve ülkemizde kadın sağlığını tehdit eden en önemli kanser türleri arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre, rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen kanserler arasında dördüncü sırada bulunuyor. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 660 bin kadına rahim ağzı kanseri tanısı konulurken, yaklaşık 350 bin kadın ise bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, Türkiye’de de her yıl yaklaşık 2 bin 400 yeni rahim ağzı kanseri vakası görülürken, yaklaşık bin 200 kadının bu hastalık sebebiyle yaşamını yitirdiğine dikkat çekerek, “Bu kayıpların en önemli nedenlerinden biri, ülkemizde uzun yıllardır uygulanmakta olan tarama programlarına katılımın yetersiz olmasıdır. Ayrıca, hastalığın erken dönemde belirti vermemesi ve hastalarımızın anormal vajinal kanama ile kasık ağrısı gibi yakınmalarında hekime geç başvurmaları diğer önemli sebepleri oluşturmaktadır” diyor.
Oysa rahim ağzı kanserinin erken tanı konulduğunda başarıyla tedavi edilebilen, hatta önlenebilen bir kanser türü olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, “Hiçbir yakınması olmasa bile her kadının düzenli olarak jinekolojik muayenelerini yaptırması, gerekli testlerden geçmesi ve rahim ağzı kanseri aşısını olması son derece değerlidir. Zira, tarama testlerinde tespit edilen kanser öncüsü lezyonlar LEEP (Loop elektrocerrahi eksizyonu prosedörü) veya konizasyon gibi günübirlik cerrahi işlemlerle kansere dönüşmeden ortadan kaldırılmaktadır. Rahim ağzı kanseri aşısı da kanser oluşumunu büyük oranda önleyebilmektedir” diye konuşuyor.
En yaygın sebebi HPV enfeksiyonu
Rahim ağzı kanserinin yaklaşık yüzde 99’u Human Papilloma Virüsü (HPV) ile ilişkili oluyor. Çalışmalar, her 10 kadından 8’inin yaşamları boyunca en az bir kez Human Papilloma Virüsü ile enfekte olduğunu gösteriyor. Cinsel temas yoluyla bulaşan ve son derece yaygın bir virüs olan Human Papilloma Virüsü, herhangi bir belirti vermeden vücutta uzun yıllar kalabiliyor. Bağışıklık sistemi gerilediğinde virüs kendini yeniden gösterebiliyor. Bazı yüksek riskli HPV tipleri ise rahim ağzındaki hücrelerde zamanla kanser öncüsü değişikliklere ve tedavi edilmediğinde rahim ağzı kanserine yol açabiliyor. Rahim ağzı kanseri genellikle ileri evreye kadar sessiz seyrettiği için düzenli yapılan muayene ve taramalar hayati önem taşıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, rahim ağzı kanserine karşı hayat kurtaran 4 önlemi anlattı; önemli uyarılarda bulundu!
Jinekolojik muayene
Düzenli jinekolojik muayeneler, rahim ağzı kanserinin erken tanısında ilk ve en önemli adımı oluşturuyor. Kadınların hiçbir yakınmaları olmasa bile 21 yaşından itibaren yılda en az bir kez jinekolojik muayene olmaları öneriliyor. Muayene sırasında hekimin gerekli gördüğü tarama testleri planlanıyor ve detaylı bilgilendirme yapılıyor.
Pap Smear testi
Pap smear testi, rahim ağzından yumuşak bir fırça ile alınan hücre örneklerinin patoloji doktoru tarafından incelenmesiyle yapılıyor. Bu test, kanser öncesi hücresel değişiklikleri erken dönemde saptayarak hastalığın gelişmesini önlemek için doktora ve hastaya zaman tanıyor. Kadınların hiçbir yakınmaları olmasa bile, 21 yaşından itibaren smear testine başlamaları ve testi 3 yılda bir düzenli olarak yaptırmaları öneriliyor.
HPV tarama testleri
HPV tarama testleri; rahim ağzı kanserine yol açabilen yüksek riskli Human Papilloma Virüs tiplerini saptıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, özellikle 30 yaşından itibaren önerilen bu testlerin kanser riskini belirlemede son derece etkili olduklarını anlatarak, “Bazı HPV tipleri düşük riskli olup genital siğiller ile sınırlı kalırken, yüksek riskli olan bazı tipleri ise rahim ağzı kanserine neden olabilmektedir. HPV taraması sayesinde, risk altındaki kadınlar erken dönemde belirlenerek, yakın takibe alınmaktadır” diyor. Doç. Dr. Murat Yassa, smear veya HPV testlerinde virüsün tespit edilmiş olmasının kadınlarda kansere yakalanma kaygısına neden olabildiğini ifade ederek, “Bu durum hastalarımızın cinsel yaşamlarını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilmektedir. Aslında, anormal smear sonucu ve HPV pozitifliği hastanın kanser olduğu anlamına gelmemektedir. Bunlar potansiyol kanser öncüsü lezyonlardır ve çoğu durumda erken müdahale ile kontrol altına alınmaktadır” bilgisini veriyor.
Human Papilloma Virüsü aşısı
Dünyadaki tek kanser aşısı olan HPV (Human Papilloma Virüsü) aşısı, rahim ağzı kanserine neden olan yüksek riskli HPV tiplerine karşı koruma sağlıyor. Günümüzde 9’lu HPV aşısının ülkemizde de uygulandığını belirten Doç. Dr. Murat Yassa, bu aşının rahim ağzı kanseriyle ilişkili en yaygın ve en riskli HPV tiplerine karşı geniş koruma sağladığını vurguluyor. HPV aşısının ideal olarak 9-14 yaş arasında uygulanmakla birlikte, 15 yaş ve sonrasında da tüm kadınlara ve erkeklere yapılabildiğini ifade eden Doç. Dr. Murat Yassa, sözlerine şöyle devam ediyor: “Rahim ağzı kanseri aşısı HPV ile daha önce karşılaşmamış bireylerde en yüksek koruyuculuğu sağlamaktadır. Ancak, HPV enfeksiyonu pozitif olan kadınlarda da fayda sağlayabilir; diğer HPV tipleriyle oluşan enfeksiyonu engelleyebilir ve hastalığın ilerlemesini önlemeye katkıda bulunabilir. Bu nedenle aşı kararı, yaş ve bireysel riskler göz önünde bulundurularak, kadın hastalıkları ve doğum hekimiyle birlikte değerlendirilmelidir.”
#RahimAğzıKanseri #ServiksKanseri #KadınSağlığı #ErkenTanı #TaramaProgramı #HPVaşısı #JinekolojikMuayene #SağlıkHaberi #AcıbademHastanesi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity