ETİ Tutku’dan Ecem Erkek’li Yeni Reklam Serisi

ETİ Tutku, yeni reklam kampanyası Tutkulu Zeka ile günlük hayatın tanıdık anlarını mizah ve lezzetle buluşturuyor. Başarılı oyuncu Ecem Erkek’in rol aldığı reklam serisi; iş görüşmeleri, eski sevgili karşılaşmaları ve kayınvalide ilişkileri gibi hayatın içinden sahneleri eğlenceli bir bakış açısıyla ekrana taşıyor.

Serinin ilk filminde iş görüşmesinde patronu etkilemenin sıra dışı yolları mizahi bir dille anlatılıyor. ETİ Tutku’nun akışkan kremasının gömleğe damlaması, beklenmedik bir samimiyet yaratıyor ve görüşmenin atmosferini değiştiriyor. İkinci filmde eski sevgili karşılaşması, ETİ Tutku’nun lezzetiyle eğlenceli bir ana dönüşüyor. Son filmde ise kayınvalide ilişkileri mizahi bir yorumla ele alınıyor; ETİ Tutku’nun akışkan kreması mesafeleri samimiyete dönüştürüyor.

Ecem Erkek’in enerjisi ve güçlü oyunculuğuyla dikkat çeken seri, izleyiciyi hayatın küçük anlarına “Tutkulu” çözümler bulmaya davet ediyor. Kampanya, ETİ Tutku’nun enfes bisküvisi ve akışkan kremasını hikâyenin merkezine alarak, küçük anların büyük çözümler yaratabileceğini gösteriyor.

Künye

Reklamveren: ETİ

Reklamveren Yetkilileri: Alper Eroğlu, Zübeyde Erce Özmen, Burcu Kaya, Eda Yılmaz, Mihriban Şeyda Durmaz, Emir İşeri, Cansu Uçar, Tunay Dönmez

Reklamveren Prodüksiyon Danışmanı: MCA – Tolga Kaya, Güniz Uysal Konuman

Reklam Ajansı: TBWA\Istanbul

CCO: Sami Basut

ECD: Mesut Koçarslan, Serdar Güngör

Kreatif Direktör: Orkun Süslü

Yaratıcı Grup Liderleri: Gizay Samancı, Hilal Erdem

Kreatif Ekip: Ezgi Kitapçı, Kadir Dalmış

CSO: Toygun Yılmazer

Executive Director, Strategy & Consultancy: Nisan Danışman

Grup Strateji Direktörü: Damla Bal

Strateji Ekibi: Güzin Turgut

Genel Müdür: Tuğyan Çelik

Genel Müdür Yardımcısı & İş Geliştirme Direktörü: Ömer Üstündağ

Müşteri İlişkileri Ekibi: Sıla Gözüm, Yağmur Çelik, Rabia Akkoyun

Optimizasyon ve Satınalma Direktörü: Neslihan Gücüm

Optimizasyon ve Satınalma Prodüktörü: Gözde Bilir

Ajans Prodüktörü: Tümce Yağcı, Mert Adabaş

Prodüksiyon Şirketi: Riders Film

Post Prodüksiyon: Tonic Effects Post Production

Yönetmen: Gürcan Güreşçi

Müzisyen: Mehmet Can Erdoğan

#ETİTutku #TutkuluZeka #EcemErkek #ReklamFilmi #ReklamKampanyası #MizahVeLezzet #BisküviKeyfi #ETİReklam #TutkuluAnlar #ReklamHaberi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Efeler Yolu Ultra Trail İzmir’de Sporcuları Bekliyor

İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Birgi’de 16–17 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek Efeler Yolu Ultra Trail, ikinci kez doğa ve macera tutkunlarını bir araya getiriyor. İzmir Valiliği koordinasyonunda Argeus Travel & Events tarafından düzenlenen organizasyon; Ödemiş Kaymakamlığı, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla hayata geçiriliyor.

50K, 30K, 15K ve 5K’lık parkurlarıyla sporculara tarihin izinde benzersiz bir yolculuk sunacak yarışların start ve finişleri Birgi merkezde gerçekleşecek. 16 Mayıs Cumartesi günü 50K parkuru saat 07:00’de, 30K parkuru 09:00’da; 17 Mayıs Pazar günü ise 15K parkuru 09:00’da, 5K parkuru ise 10:00’da başlayacak. Ödül töreni 17 Mayıs Pazar günü saat 12:00’de Birgi’de yapılacak.

513 Kilometrelik Efsanevi Rota

Organizasyona adını veren Efeler Yolu, Bornova’dan başlayıp Nif, Bozdağ ve Aydın sıradağlarını aşarak Selçuk’taki Meryem Ana Evi’ne kadar uzanan 513 kilometrelik uzunluğuyla Türkiye’nin dikkat çeken yürüyüş rotalarından biri. Yaylalar, dağ geçitleri ve tarihi köyler arasından geçen bu rota, Ege’nin kültürel mirasını günümüze taşıyor.

Vali Elban’dan Spor ve Turizm Vurgusu

İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, “Efeler Yolu Ultra Trail, kadim tarihimiz ile doğa sporlarını bir araya getiren çok değerli bir organizasyon. Sporcular yalnızca parkurlarda koşmuyor; aynı zamanda Ege’nin kültürünü, yaşam biçimini ve misafirperverliğini de yakından hissediyor” dedi. Elban, organizasyonun yerel kalkınmaya katkı sunduğunu, spor turizmi açısından İzmir’in uluslararası tanıtımına büyük fırsat sağladığını vurguladı.

Son yıllarda dünya genelinde doğa sporlarına artan ilgiye dikkat çeken Vali Elban, “Efeler Yolu Ultra Trail, İzmir’in spor turizmi vizyonuna önemli katkılar sağlayacak. Yerli ve yabancı sporcuların yanı sıra çok sayıda ziyaretçi bölgemize geliyor. Bu da konaklamadan yeme içmeye, yerel üretimden kırsal turizme kadar ekonomik hareketlilik oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

 

 

#EfelerYoluUltraTrail #İzmirSporTurizmi #DoğaSporları #UltraTrail #Birgi #Ödemiş #KoşuEtkinliği #EgeKültürü #SporTurizmi #ValiElban #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Türkiye’de Kahve Tüketimi 10 Yılda 4 Kat Arttı

Türkiye’nin hızlı büyüyen kahve zincirlerinden Coffee Factory, 10 ilde 45’in üzerinde mağazasıyla büyümesini sürdürürken, orta vadede Türkiye’de 100, Avrupa’da 20 mağaza açarak toplamda 150+ mağazaya ulaşmayı hedefliyor. IPSOS’un Hane Tüketim Paneli verilerine göre, Türkiye’de kahve tüketimi son 10 yılda 4 kat artarak kişi başı yaklaşık 1,5 kilograma ulaştı. Bu artış, kahvenin yalnızca bir içecek değil, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini gösteriyor.

Kahve Ekonomisinde Tüketim Artışı

Türkiye’de kahve tüketiminin artışında şehirleşme, genç nüfusun dinamizmi ve global kahve kültürünün etkisi büyük rol oynuyor. Özellikle üçüncü dalga kahve akımıyla birlikte tüketiciler yalnızca kahve içmekle kalmıyor; deneyim, atmosfer ve sürdürülebilir kalite de talep ediyor. Bu dönüşüm, kahve zincirlerinin büyüme stratejilerini doğrudan etkiliyor.

Coffee Factory CEO’su Erol Şahin, “Tüketici beklentileri artık çok daha farklı. İnsanlar kahvenin yanında deneyim ve sürdürülebilir kalite arıyor. Biz de mağazalaşma sürecinde yüzde 113 büyüme kaydederek ölçeklenebilir bir operasyon modeli oluşturduk” dedi.

Global Hedefler ve 5 Ülke Stratejisi

Coffee Factory, önümüzdeki 5 yıl içinde en az 5 ülkede aktif operasyon kurmayı hedefliyor. Avrupa ve Orta Doğu başta olmak üzere birçok bölgede marka tescil süreçleri ve iş geliştirme görüşmeleri devam ediyor. Şahin, “Uluslararası pazarda kalıcı olabilmek için güçlü operasyon modeli, doğru lokasyon stratejisi ve tutarlı marka deneyimi büyük önem taşıyor. Biz de erişilebilir premium yaklaşımımızı koruyarak farklı pazarlarda sürdürülebilir şekilde büyüyen güçlü bir marka yapısı oluşturmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Merkezi Operasyon ve Yerli Tedarik Gücü

Coffee Factory, büyüme stratejisinde merkezi operasyon modelini öncelikli alanlardan biri olarak konumlandırıyor. Franchise modeliyle kısa sürede yaygınlığa ulaşan marka, artık daha kontrollü ve sürdürülebilir büyümeye odaklanıyor. İstanbul’da işlenen kahve çekirdekleri, süt, gıda, ambalaj ve operasyonel ürünlerde güçlü yerli tedarikçi ağıyla destekleniyor. Bu yapı, hem operasyonel verimliliği artırıyor hem de kalite standardını koruyor.

Şahin, “Büyümenin sürdürülebilir olması için tedarik zincirinin de aynı ölçüde güçlü olması gerekiyor. Yerli iş ortaklarımızla kurduğumuz yapı sayesinde hem verimliliğimizi artırıyor hem de kaliteyi garanti altına alıyoruz” dedi.

Kahve Ekonomisine Katkı

Türkiye’de kahve tüketiminin artışı, gıda ekonomisinde yeni iş modelleri ve yatırımların önünü açıyor. Coffee Factory’nin büyüme stratejisi, yalnızca kahve sektörünü değil; lojistik, ambalaj, tarım ve hizmet sektörlerini de doğrudan etkileyerek ekonomiye çok yönlü katkı sağlıyor.

 

#CoffeeFactory #KahveEkonomisi #KahveTüketimi #GlobalBüyüme #KahveZinciri #ErolŞahin #YerliTedarik #Sürdürülebilirlik #PremiumKahve #TürkiyeKahvePazarı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Anadolu Grubu’ndan Yeni Nesil Oto Kiralama Hamlesi

Anadolu Grubu, mobilite alanındaki büyüme vizyonu doğrultusunda yeni nesil araç kiralama markası Praticar’ı 11 Mayıs 2026’da Rixos Tersane’de düzenlenen lansmanla tanıttı. Araç kiralama deneyimini hız, sadelik ve erişilebilirlik ekseninde yeniden kurgulayan Praticar; güçlü dijital altyapısı sayesinde kullanıcıların beklentilerine kusursuz yanıt vererek sektörde yeni bir dönem başlatıyor.

Türkiye genelinde 11 şehirde 18 ofisle hızlı bir giriş yapan Praticar, yıl sonuna kadar 30 ofis ve 3.000 araçlık filoya ulaşmayı hedefliyor. Mobil uygulama üzerinden rezervasyondan teslimata kadar tüm süreçlerin dakikalar içinde tamamlanabildiği sistem, araç kiralama süresini yalnızca 1 dakikaya indirerek sektörde fark yaratıyor.

Çelik Motor Genel Müdürü Şafak Savcı, lansmanda yaptığı konuşmada “Mobiliteyi yalnızca ulaşım değil, yaşamın temposunu belirleyen stratejik bir sektör olarak görüyoruz. Praticar, kullanıcı deneyimini daha yalın, daha hızlı ve daha anlamlı bir çerçevede yeniden kurguluyor” dedi.

Praticar Pazarlama Müdürü Tarık Teksen Tutal ise markanın kullanıcıya yalnızca bir aracın değil, zahmetsizce hareket etme özgürlüğünün kapılarını açtığını vurguladı. “Amalara yer yok, şimdi yolda olmak var!” söylemiyle önyargıları ortadan kaldıran Praticar, araç kiralamayı planlı bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp hayatın doğal akışı içinde gerçekleşen bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor.

Kullanıcı dostu mobil uygulaması, 7/24 destek hizmeti, dijital sözleşme yönetimi ve yol yardım gibi özellikleriyle Praticar; genç, dinamik ve dijital dünyaya doğmuş kitlelere hitap ederek araç kiralama sektörünün kodlarını yeniden yazmaya hazırlanıyor.

 

#Praticar #AraçKiralama #OtoKiralama #AnadoluGrubu #Mobilite #DijitalDeneyim #HızlıRezervasyon #YeniNesilKiralama #TürkiyeOtoKiralama #SeyahatKolaylığı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Akyapı Ticarethaneler İstanbul’da Üretime Yeni Soluk Getiriyor

İş hayatında dönüşümün odağı haline gelen ticarethaneler, küçük esnaftan büyük sanayicilere kadar farklı üreticileri aynı çatı altında buluşturuyor. Deprem dayanıklılığı, çevreci üretim donanımı ve modern altyapısıyla öne çıkan Akyapı Ticarethane projeleri, İstanbul’un Hadımköy, Başakşehir ve Dudullu bölgelerinde hızla yükseliyor.

Akyapı Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Dinçel, Avrupa Birliği ile ticaret yapan sanayicilerin çevreci ve modern üretim alanlarına geçiş zorunluluğuna dikkat çekerek, “Girişimciler teknolojiye, KOBİ’ler esnek alan kullanımına, esnaf ise güçlü müşteri ve tedarikçi ağına ihtiyaç duyuyor. Ticarethane projeleri bu talepleri karşılayarak üreticilerin rekabet gücünü artırıyor” dedi.

Toplamda 640 bin metrekarelik inşaat alanına sahip projelerde 1.169 ünite hayata geçiriliyor. Ticarethane Hadımköy, Ticarethane Başakşehir ve Ticarethane Dudullu projeleri; imalat, ofis, depolama ve sosyal yaşam ünitelerini tek merkezde sunarak üreticilere iş çevresi kurma ve büyüme fırsatı sağlıyor.

Projelerde 8 metreye varan kat yüksekliği, her kata tır çıkışı, yükleme-boşaltma alanları, ortak çalışma ve toplantı alanları, fitness merkezi, banka, market ve mescit gibi sosyal donatılar bulunuyor. Ayrıca Yeşil Bina Sertifikası ile düşük enerji tüketimi ve sürdürülebilirlik avantajı da yatırımcılara sunuluyor.

Dinçel, “Depreme dayanıklı, modern ve çevreci altyapımız ile ticari hayata güven getirdik. Ticarethaneler yalnızca üretim için değil, aynı zamanda değerini sürekli artıran güçlü bir yatırım modeli olarak da öne çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.

 

#AkyapıTicarethane #İstanbulEmlak #TicariGayrimenkul #DepremeDayanıklıBina #YeşilBina #SanayiAlanları #KOBİ #Esnaf #YatırımModeli #İstanbulProjeleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Bu hatalar kalbe zarar veriyor!

Ülkemizde son yıllarda çocuklarda kalp hastalıklarının görülme sıklığı hızla artıyor. Geçmişte sadece ileri yaş hastalığı olarak bilinen kalp hastalıkları, artık gençlerde de kapıyı çalıyor hatta çocuk yaşta kalp krizi vakalarıyla da karşılaşılabiliyor. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin genetik etkenlerin yanı sıra günlük yaşamda yapılan bazı hataların da kalbe ciddi zararlar verebildiğini belirterek “Çocuklarda kalp hastalıkları çoğu zaman sinsi ilerlemektedir. Özellikle çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma ve spor yaparken zorlanma gibi kalp hastalığının belirtileri olabilecek şikayetler varsa mutlaka Çocuk Kardiyolojisi uzmanına başvurulmalı, ‘büyüme döneminde olur’ gibi yanlış bir algıya kapılıp zaman kaybedilmemelidir” diyor. Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, günümüzde çocuk kalbini tehdit eden 9 etkeni, hatalı davranışları ve erken tanı için ailelerin dikkat etmeleri gerekenleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Hazır ve paketli gıdaların aşırı tüketimi

Hazır gıdalar; yüksek tuz, şeker ve trans yağ içerdiklerinden çocukların damar yapısını olumsuz etkiler, zamanla damar sertliğine zemin hazırlayarak kalp hastalıklarının erken yaşta başlamasına neden olabilir. Bu tarz paketli ürünler, aşırı tuz içeriğinden dolayı çocukluk çağında da tansiyon yüksekliğine yol açabilmektedir. Bu nedenle çocuğa ev yapımı, doğal ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı, paketli ürünler sınırlandırılmalıdır.

Hareketsiz yaşam tarzı

Tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsizlik kalbin yeterince çalışmamasına, dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açar, obezite riskini artırır. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle kardiyovasküler sistem ayarı kendini hep istirahatte gibi algıladığı için, ani hareketlerde baş dönmesi, göz kararması ve bayılma da görülebilmektedir. Çocukların açık havada her gün 60 dakika aktif hareket etmesi ve düzenli spor yapmaları desteklenmelidir.

Çocukluk çağı obezitesi

Fazla kilo, kalbin üzerine ekstra yük bindirir. Obez çocuklarda yüksek tansiyon, kolesterol ve insülin direnci gibi kalp hastalıklarını tetikleyen riskler daha erken ortaya çıkar. Çocukların sağlıklı ve dengeli beslenmesi, ekran süresinin azaltılması ve spora yönlendirilmeleriyle kilolarının olması gereken ideal seviyeye ulaşmaları sağlanmalıdır.

Aşırı tuz tüketimi

Yapılan bilimsel çalışmalar; fazla tuz tüketiminin çocuklarda da yüksek tansiyona neden olabileceğini, bu durumun uzun vadede kalp ve damar sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini gösteriyor. Yemeklere ekstra tuz eklenmemesi, hazır atıştırmalıkların tuz oranına dikkat edilmesi ve başta cips olmak üzere aşırı tuzlu atıştırmalıklardan uzak durulması konusunda bilinçlendirilmeleri çok önemlidir.

‘Büyüme döneminde olur’ algısı

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı veya bayılma gibi belirtiler çoğu zaman ‘büyüme dönemi’ denilerek göz ardı edilebiliyor. Oysa bu belirtiler kalp hastalıklarının erken sinyalleri olabileceğinden, bu tür şikayetler mutlaka ciddiye alınmalı ve vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır” diyor.

Şekerli ve gazlı içecekler

Şekerli, gazlı ve kolalı içecekler hem kilo artışına hem de metabolik dengesizliklere yol açarak kalp sağlığını dolaylı olarak bozar. Ayrıca insülin direnci ve diyabet riskini artırır. Kafeinli içeceklerin de çocuk beslenmesinde yeri yoktur. Çok fazla kahve tüketimi çocuklarda ritim bozukluklarını tetikleyebilmektedir. Su, ayran ve doğal içecekler tercih edilmeli; şekerli içecekler alışkanlık haline getirilmemelidir.

Yetersiz uyku

Yeterli ve kaliteli uyku çocukların kalp sağlığı için de kritik öneme sahiptir. Yetersiz uyku; stres hormonlarını artırarak kalp ritmini ve tansiyonu olumsuz etkileyebilir. Ayrıca çok geç uyuma alışkanlığı olan çocuklarda, vücudun biyolojik ritmi bozulabilmektedir. Bu nedenle mutlaka çocuğun yaşına uygun düzenli uyku saatleri oluşturulmalı ve uyku hijyenine dikkat edilmelidir.

Duruş ve oturuş bozukluğu

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin “Çocuklar uzun süre tablet, telefon ve bilgisayar başında oturma sırasında, eğilerek bel desteksiz oturdukları için omurgada eğrilikler ve göğüs kafesi şekil bozuklukları ortaya çıkabilmektedir. Bu duruş ve oturuş bozuklukları, çocuklarda göğüs ağrısını tetikleyebilmektedir” diyor.

Ailede kalp hastalığı öyküsünü göz ardı etmek

Genetik faktörler çocuklarda kalp hastalıkları açısından önemli bir risk oluşturur. Ailede erken yaşta kalp hastalığı varsa ya da ailede doğuştan gelen kalp hastalığı olan bireyler varsa çocuk da risk altında olabilir. Bu nedenle, aile öyküsü mutlaka doktora belirtilmeli ve çocuk düzenli kontrollerden geçirilmelidir.

Çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik test

Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Dr. Murat Şahin, çocuklarda kalp sağlığı için 3 kritik testi şöyle açıklıyor;

EKG (Elektrokardiyografi): Ritim bozuklukları, düzensiz kalp atımı ve bazı yapısal sorunlar hakkında bilgi verir. Çarpıntı, bayılma, göğüs ağrısı veya ani halsizlikte ilk tercih edilen, hızlı ve ağrısız bir testtir. Göğüse yerleştirilen elektrotlarla kalp ritmi değerlendirilir.

EKO (Ekokardiyografi): Kalbin yapısı ve işleyişini ultrasonla gösterir. Kapaklar, kalp kası, doğuştan kalp delikleri ve kan akışı incelenir. Üfürüm (kalpte ses), nefes darlığı, morarma veya gelişme geriliği varsa bu test büyük önem taşır.

Efor Testi (Gerekli Durumlarda): Egzersiz sırasında kalbin performansını ve ritmini değerlendirir. Genellikle koşu bandında yürüyerek yapılır. Aktif spor yapan veya çabuk yorulan çocuklarda hayati önem taşıyabilir. Spor öncesi değerlendirmelerde de tercih edilir.

 

#ÇocukKalpSağlığı #KalpHastalıkları #ÇocukKardiyolojisi #ErkenTanı #KalpKrizi #GençlerdeKalpSorunları #SağlıklıYaşam #KalpSağlığı #ÇocuklardaKalpKrizi #KalpAlarm #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity