Sel ve Su Baskınları Sigorta Açığını Yeniden Gündeme Taşıdı

Sel ve Su Baskınları Sigorta Açığını Yeniden Gündeme Taşıdı

Aşırı Hava Olayları Sigorta Güvencesinin Önemini Artırıyor

İstanbul’da son dönemde etkili olan yoğun yağışlar ve su baskınları, konut, araç ve iş yerlerinde meydana gelebilecek hasarlara karşı sigorta güvencesinin önemini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, aşırı hava olaylarının artmasıyla birlikte bireylerin ve işletmelerin olası mali kayıplara karşı daha kapsamlı risk yönetimi yapması gerektiğine dikkat çekiyor.

Sigorta sektöründe paylaşılan verilere göre Türkiye’de araçların önemli bir bölümü kasko güvencesine sahip değil. Toplam araçlarda kasko sigortalılık oranı yaklaşık yüzde 26 seviyesinde bulunurken, özel konut sigortalarında bu oranın yüzde 20 civarında olduğu belirtiliyor.

Kaskosuz Araç Sayısı Dikkat Çekiyor

Sigorta uzmanları, sel ve su baskını gibi doğal afetlerin araçlarda ciddi hasarlara yol açabildiğini belirtiyor. Zorunlu trafik sigortası üçüncü şahıslara verilen zararları kapsarken, araç sahibinin kendi aracında oluşan hasarlar için genellikle kasko poliçesine ihtiyaç duyuluyor.

Artan bakım, onarım ve yedek parça maliyetleri dikkate alındığında, beklenmedik hasarların araç sahipleri üzerinde önemli bir ekonomik yük oluşturabileceği ifade ediliyor.

Konutlarda Güvence Açığı Sürüyor

Sektör verilerine göre konut sigortası sahipliği de istenilen seviyelerde değil. Uzmanlar, sel ve su baskını kaynaklı zararların yalnızca binayı değil; elektronik eşyaları, mobilyaları ve kişisel eşyaları da etkileyebildiğine dikkat çekiyor.

Ayrıca, Zorunlu Deprem Sigortası’nın (DASK) yalnızca deprem kaynaklı belirli riskleri kapsadığı, sel ve su baskını gibi afetlerin ise standart kapsam içerisinde bulunmadığı hatırlatılıyor.

Poliçe Seçiminde Kapsam Ön Plana Çıkıyor

Sektör temsilcileri, sigorta tercihi yapılırken yalnızca prim tutarına odaklanılmaması gerektiğini vurguluyor. Poliçelerin hangi riskleri kapsadığı, teminat limitleri, muafiyetler ve ek güvencelerin detaylı şekilde incelenmesi gerektiği belirtiliyor.

Aksigorta tarafından yapılan değerlendirmelerde de, ihtiyaçlara uygun sigorta çözümlerinin beklenmedik olaylar sonrasında oluşabilecek mali kayıpların azaltılmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi.

Son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak artan aşırı hava olayları, sigorta ürünlerinin bireyler ve işletmeler açısından daha fazla önem kazanmasına neden oluyor.

Aksigorta Operasyonlar Genel Müdür Yardımcısı Metin Demirel,

“Bu veriler, Türkiye’de araçların önemli bir bölümünün kendi araçlarında oluşabilecek hasarlara karşı kasko güvencesine sahip olmadığını gösteriyor. Yüksek onarım ve yedek parça maliyetleri düşünüldüğünde, beklenmedik bir hasar araç sahipleri için ciddi bir mali yük oluşturabiliyor” dedi.

Zorunlu trafik sigortası ile kasko arasındaki farkın doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayan Demirel, “Zorunlu trafik sigortası, aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere verilen zararlar nedeniyle doğan sorumluluklara yönelik güvence sağlıyor. Araç sahibinin kendi aracında sel veya su baskını nedeniyle meydana gelen hasar ise trafik sigortası kapsamında karşılanmıyor. Bu nedenle kasko poliçesinin sunduğu teminatların ve sel, su baskını gibi risklere ilişkin koşulların dikkatle incelenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

 

#Sigorta #Aksigorta #Kasko #KonutSigortasi #SelFelaketi #SuBaskini #EkonomiHaberleri #Sigortacilik #RiskYonetimi #DASK #DogalAfet #IklimDegisikligi #FinansHaberleri #TasitSigortasi #EvSigortasi #IsYeriSigortasi #MaliGuvence #EkonomiGundemi #TurkiyeEkonomisi #SigortaSektoru #HasarYonetimi #KisiselFinans #FinansalGuvence #KaskoSigortasi #YasamMaliyeti #SEOHaber #GEOUyumluHaber #GuncelEkonomi #SigortaHaberleri #FinansGundemi